Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2 Adet Yargıtay Kararının Yorumu

Yanıt
Old 20-08-2011, 19:18   #31
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

[quote=Zeytinn][quote=tiryakim]
Alıntı:
Yazan Av.Cengiz Aladağ
Sorun da burada zaten. Siz kararlardaki sürelere takılıp kalıyorsunuz. Oysa onlar o davalardaki somut duruma ilişkin, temerrüdün oluşumu ile dava tarihi arasındaki süreler.


) Yargıtay kararlarının sadece işine yarayan kısmını yazan, geri kalanını silen karşı taraf vekili gibi yapmışsınız, Cengiz Bey öyle dememiş)


Old 20-08-2011, 19:30   #32
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
valla üstadım bence kararları çok dikkatli okuyun..
kararları okumadan yorum yaptığınız belli ..

Sayın tiryakim,
Size yanıt verenlere kararları okuyun diyorsunuz. Okumadan yanıt vermeyecek kadar deneyimli avukatlar olduğumuzu gözden kaçırarak. Bu saygısızca bir tavır. Oysa siz yanıtları bile okumuyorsunuz ve çarpıtıyorsunuz. Artık bu konuya yanıt yazmak anlamsız.
Old 20-08-2011, 19:57   #33
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Cengiz bey cevaplamış, elfida ise izah etmiş. Yargıtay 'ın kararları da hiç olmadığı kadar açık.
Old 20-08-2011, 20:18   #34
tiryakim

 
Varsayılan

üstadlarım 2 kararda tahliye ile ilgili karralar...

1989 tarihli kararda ;

Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davayı kabul etmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı, 1.07.1986 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira aktine göre her ayın 5'ine kadar aylık peşin ödenmesi gereken kira paralarından 1987 yılı kira paralarının zamanında ödenmediğinden yasal içerikli ve 16.7.1987 keşide ve 28.7.1987 tebliğ tarihli ihtarname gönderdiğini ileri sürüp 11.11.1988 tarihinde açtığı dava ile taşınmazın tahliyesini istemiştir.

1.Kararda 28.07.1987 tarihli ihtarnameye istinaden taşınmazın tahliyesi davası 11.11.1988 tarihinde açılmış...( Taşınmazın tahliyesi davası ya sulh , yada icra hukuk mahkemesinde istenir ) ( itirazın kaldırılması davası ile icra hukuk mahkemesinde taşınmazın tahliyesini isterseniz 6 ay , itirazın iptali davası ile taşınmazın tahliyesini isterseniz ihtanamenin veya ödeme emrnin tebliğinde itibaren 1 yıllık süre vardır .)
1.Kararda 28.07.1987 tarihli ihtanamye ilşkin olarak taşınmazın tahliyesi 11.11.1988 tarihinde istenmiştir. yani davanın itirazın iptali davası olduğunu düşünürsek 1 yıllık süre geçilmiş sonra tahliye istenildiği için dava rededilmiştir.davanın itirazın kaldırılması davası olduğunu düşünürsek 6 aylık dava açma süresi geçtiği için dava reddedilmiştir.

2005 Tarihli Kararda ise ;

Davacı vekil tarafından davalı hakkında kira alacağı ve tahliye istemli olarak yapılan icra takibi üzerine düzenlenen Örnek 51 ödeme emri borçluya 30.1.2002 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir. İstek 2001 yılı kirasına ilişkin olup, davalı borçlu asıl kira alacağı olan 665.000.000.- TL'yi yasal otuz günlük ödeme süresi geçirildikten sonra 31.3.2003 tarihinde ödediğinden temerrüt gerçekleşmiştir. Ne var ki dava 10.2.2005 tarihinde açılmıştır.

2 numaralı kararda ise davanın temerrüdün gerçekleşmesinden 3 yıl sonra açıldığı rededilmiştir.dava neden reddedilmiştir.
davanın itirazın iptali davası olduğunu düşünürsek 1 yıllık süre geçilmiş sonra tahliye istenildiği için dava rededilmiştir.davanın itirazın kaldırılması davası olduğunu düşünürsek 6 aylık dava açma süresi geçtiği için dava reddedilmiştir.
Old 20-08-2011, 20:27   #35
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
Valla ben hala ısrarla sizlerin kararı yanlış yorumladığınız iddia ediyorum.

Sayın tiryakim,

Eklediğiniz bu iki karara bu kadar hakimseniz ve yorumunuz dışındaki yorumları da ısrarla kabul etmiyorsanız, o halde ne maksatla "birlikte yorumlama ve yardım çağrısı" niteliğinde konu açtınız ki... Can sıkıntısından konu açılmayacağına göre..

İlk mesajnız üzerine burada zaman ayırıp fikir üreten (ve kararları okumadıklarını belirttiğiniz) meslektaşlarımız, sitenin önde gelen yetkin hukukçuları bir de üstelik... Soru soran ve yardım isteyen sizsiniz..

Size cevap yazmanın faydasız ve zaman kaybı olacağı izlenimi bırakmamanızı öneririm..
Old 20-08-2011, 20:38   #36
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.elfida
. Kira akdi yenilendikten ve hatta kiralayan yeni dönem kira paralarını tahsil ettikten sonra geçmişte ödenmeyen kira parası nedeni ile tahliye davası açması tamamen kötü niyetlidir.

Borçlar kanunun 126.maddesinde neden 5 yıllık eksik ödenen kira paraları istenir diyor..

Bu kararlarda davalar birinde 1 yıl 3 ay sonra açıldığı için diğerinde 3 yıl sonra açıldığı için rededilmiştir.

O zamaman B.K neden geçmişe yönelik 5 yılın kira parasını isteyebilrisizini diyor. O zaman borçlar kanunun neden 5 yıllık süre öngörüyor.
Old 20-08-2011, 20:46   #37
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
Borçlar kanunun 126.maddesinde neden 5 yıllık eksik ödenen kira paraları istenir diyor..

Bu kararlarda davalar birinde 1 yıl 3 ay sonra açıldığı için diğerinde 3 yıl sonra açıldığı için rededilmiştir.

O zamaman B.K neden geçmişe yönelik 5 yılın kira parasını isteyebilrisizini diyor. O zaman borçlar kanunun neden 5 yıllık süre öngörüyor.
Kira parası alacağını talep etmek ile tahliyeyi talep etmek farkli şeylerdir.
Old 21-08-2011, 00:49   #38
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
.......

Üstadım özel mesaj atarak yorumumu talep etmişsiniz. Fikrime değer verdiğiniz için öncelikle teşekkür ederim.

Konuyu ilk mesajdan itibaren okudum, tüm meslektaşlarımın yorumlarını gördüm.

Konu başlığı doğrultusunda üstadlarım ve deneyim/tecrübe itibarı ile daha yeni gördüğüm meslektaşlarım yorumlarını dile getirmiş ve konu başlığı doğrultusunda kararlara karşı fikirlerini belirtmişlerdir.

Ne var ki benim ekleyeceğim yorum konuya çok birşey katmayacak olup, sorunun soruluş amacını aştığını görüyorum. Kaldı ki, konudaki doğrultuda bir hukuki probleminiz olmadığını ve somut olay olmaksızın tartışma konusu açıldığı da anlaşılmaktadır.

Konu hakkında sayın Aladağ ve sayın Ergin'in (diğer meslektaşlarım alınmasın, onların da fikirlerine iştirak ediyorum ama bu abilerimiz konunun uzmanları ve isimleri yazılması gerekenler) görüşlerine iştirak ediyorum.

Her arkadaşımızın, mesleğini icra ederken ilgi duyduğu özellikle bazı alanlar vardır. Sizin de ilgi alanınızın İcra Hukuku'na yöneldiği mesajlarınızın genel seyrinden anlaşılmaktadır. Ve bu alanı da yakından ilgilendiren icra yolu ile tahliyeye yönelik problemleri aşmak istemenizi de anlıyorum. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki 100 kişinin 99'u aynı şeyi söylese de, doğruyu kalan 1 kişinin söyleme ihtimalini de kabul ederim. Ancak aklın yolu da birdir.

Fazla naz aşık usandırır. Konudaki mesajların yarıdan fazlasının sizin soru ve fikirlerinizi yansıttığını görmeli ve bir noktada ipin ucunu bırakmalısınız. 1 yıllık süreyi beklemeden ..
Old 21-08-2011, 01:01   #39
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Üstadım özel mesaj atarak yorumumu talep etmişsiniz. Fikrime değer verdiğiniz için öncelikle teşekkür ederim.

Konuyu ilk mesajdan itibaren okudum, tüm meslektaşlarımın yorumlarını gördüm.

Konu başlığı doğrultusunda üstadlarım ve deneyim/tecrübe itibarı ile daha yeni gördüğüm meslektaşlarım yorumlarını dile getirmiş ve konu başlığı doğrultusunda kararlara karşı fikirlerini belirtmişlerdir.

Ne var ki benim ekleyeceğim yorum konuya çok birşey katmayacak olup, sorunun soruluş amacını aştığını görüyorum. Kaldı ki, konudaki doğrultuda bir hukuki probleminiz olmadığını ve somut olay olmaksızın tartışma konusu açıldığı da anlaşılmaktadır.

Konu hakkında sayın Aladağ ve sayın Ergin'in (diğer meslektaşlarım alınmasın, onların da fikirlerine iştirak ediyorum ama bu abilerimiz konunun uzmanları ve isimleri yazılması gerekenler) görüşlerine iştirak ediyorum.

Her arkadaşımızın, mesleğini icra ederken ilgi duyduğu özellikle bazı alanlar vardır. Sizin de ilgi alanınızın İcra Hukuku'na yöneldiği mesajlarınızın genel seyrinden anlaşılmaktadır. Ve bu alanı da yakından ilgilendiren icra yolu ile tahliyeye yönelik problemleri aşmak istemenizi de anlıyorum. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki 100 kişinin 99'u aynı şeyi söylese de, doğruyu kalan 1 kişinin söyleme ihtimalini de kabul ederim. Ancak aklın yolu da birdir.

Fazla naz aşık usandırır. Konudaki mesajların yarıdan fazlasının sizin soru ve fikirlerinizi yansıttığını görmeli ve bir noktada ipin ucunu bırakmalısınız. 1 yıllık süreyi beklemeden ..


Üstadım

1. kararda ;

28.8.1987 tarihinde elde edilen dava hakkı 1 yıl 3 ay 13 gün süre geçtikten sonra kullanıldığı için rededilmiş.

2. Kararda ise ;

elde edilen Dava hakkı 3 yıl sonra kullanıldığı için rededilmiş..

Açılan davalar temerrüt nedeniyle tahliye davaları.

Davacı - alacaklının Tahliye davalarını açma bakımından 2 tane seçeneği var

1-) Sulh hukuk mahkemesi yada
2-) İcra hukuk mahkemesi

Sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali icra hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılması davaları açılır.

Bu davaları açmak içinde belli bir süre gerekir.

itiraın iptali davası itirazın tebliğden itibaren 1 yıl, itirazın kaldırılması davası ise itirazın tebliğden itibaren 6 içinde açılmalıdır.

1. kararda dava mahalli mahkemede açılmaktadır. burda dava açma süresi 1 yıldır dava hakkı 1 yıl 3 ay sonra kullanıldığı için rededildiğini düşünüyorum.

2. dava ise icra mahkemesinde açılmıştır.Burda dava açma hakkı 6 aydır. Burda dava hakkı 3 yıl sonra kullanıldığı için rededilmiştir.

Bence yargıay kararlarındaki davanın tarafları elde ettikleri dava hakkını sürelerinde kullanmadıkları için yargıtay yerel mahkeme kararını bozmuştur.

Benim görüşümde bu yöndedir.

Teşekkürler..
Old 21-08-2011, 01:24   #40
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim

1. kararda dava mahalli mahkemede açılmaktadır. burda dava açma süresi 1 yıldır dava hakkı 1 yıl 3 ay sonra kullanıldığı için rededildiğini düşünüyorum.

2. dava ise icra mahkemesinde açılmıştır.Burda dava açma hakkı 6 aydır. Burda dava hakkı 3 yıl sonra kullanıldığı için rededilmiştir.

...


Üstadım, malumunuz usul bizde önemlidir. Sorunuza yanıt veren meslektaşlarınızın yorumlarına karşı " siz yanlış biliyorsunuz " ve/veya " öyle değil böyle " şeklinde cevap vermenin doğru olmadığını düşünüyorum. Bu ifadelerin yerine " üstadım ben sizin gibi düşünmüyorum. Zira ... " şeklinde karşılık vermenizin daha yerinde olacağını düşünüyorum. Ve hukuki görüş olarak sadece yukarıda yaptığım alıntıya cevap vereceğim başka bir mesaj da yazmayacağım. Aksi halde bir önceki mesajımın pek bir anlamı kalmayacak

1. kararda bir takip bulunmamaktadır. 30 gün süreli ihtarnameyi müteakiben 1 yılı aşkın bir süre sonra dava hakkı kullanılmış olup, Yargıtay da makul sürede dava açılmamıştır vs. demiştir. Yani bir takip ve bu takibe bir itiraz yoktur. Bu nedenle de itirazın iptali davası diye nitelendiremezsiniz ve 1 yıllık dava süresi de bulunmamaktadır.

2. kararda da davanın İcra Mahkemesinde açılması için sürenin 6 ay olduğu ve davacının bu sürede dava açmadığı belirtilmemiş aksine aynen 1. karardaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Bilginizde yanlış yok, icra mahkemesinde 6 aylık süre içinde tahliye talepli dava açılmalıdır ancak itirazın tebliğinden itibaren. Eğer sizin dediğiniz gibi davanın yasal 6 aylık sürede açılmadığı temyizen istenmiş olsa idi, Yargıtay 6 ay içinde dava açılmadığından diye bozardı. Ancak böyle bir yasal itiraz yok. Belki itiraz yapıldı ancak tebliğ edilmedi ve davanın açılmasından 1 ay önce tebliğ edildi. Yani davanın açılma tarihi ile itirazın tebliğ tarihi arasında 6 aydan daha az bir süre var. Bu karardaki red gerekçesi de aynen 1. karardaki red gerekçesi ile aynıdır. Tek fark birincide takip yok, genel mahkemede dava açılmıştır, 2. de takip var, icra mahkemesinde dava açılmıştır.

Kolay gelsin.
Old 21-08-2011, 01:53   #41
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Tüm görüşleri okudum ve tamamına aynen katılıyorum.
Tek ekleyebileceğim husus şudur.
1. Kararda borçlu ihtarname ile temerrüde düşürülmüş ve genel mahkemede temerrüt nedeniyle tahliye davası açılmıştır. Bu kararda Yargıtay açıkça "Temerrüt ihtarına dayanan tahliye davaları yasal içerikli ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde ihtara konu edilen aylara ait kira parasının ödenmemiş olmasıyla temerrüt olgusu gerçekleşir ve o tarihten itibaren davacı davasını açabilir. Dava açılması için yasada bir tavan süre sınırlaması olmamakla beraber bu hakkı elde eden kiralayanın makul ve münasip uzun bir süre kullanmaması ve bunun bir tehdit amacına dönüştürülmesini iyi niyet kuralları ile bağdaştırmak mümkün değildir." demektir. Demek ki yasada belirtilen 1 yıl ve 6 aylık sürelerle konunun bir ilgisi yoktur.
2. Kararda borçlu Örnek 51 (13) ile temerrüde düşürülmüştür. Örnek 13 gönderilen borçlunun borcu 30 gün içerisinde ödememesi ile temerrüt oluşur. Alacaklının İcra Mahkemesine gitmek gibi bir zarureti yoktur. Dilerse Sulh Hukuk mahkemesinde davasını açabilir. Böyle bir davada örnek 13 noterden gönderilen ihtarname gibi değerlendirilir. Mahkemeyi bağlayan 6 aylık süre itirazın kaldırılması için söz konusudur. Her iki kararda da borçlunun itirazı bulunmamaktadır Aynen 1. karardaki gibi davanın makul bir süre içerisinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi gerekir.

Sözün özü temerrütten sonraki kira paralarını ihtirazi kayıtsız kabul eden alacaklının kira döneminin bitimi üzerine kira sözleşmesinin yenilenmiş sayılmasına da sebep olacak şekilde geçmişe dönük temerrüt için tahliye davası açması iyiniyetli kabul edilmemektedir. Her durumda somut olayın özellikleri makul süreyi değiştirebilir. Bana göre alacaklının her ay kirasını ihtirazi kayıtla kabul etmesi halinde dava 5 yıllık zamanaşımı süresinin sonlarına doğru bile açılabilir. Yeter ki koşullar alacaklıyı haklı göstersin. Örneğin alacaklının düzenli kira parasına zaruri nedenlerle muhtaç olması alacaklıyı haklı gösteren bir sebep olarak kabul edilebilir.
Old 21-08-2011, 01:59   #42
tiryakim

 
Varsayılan

Peki birinci kararda elde ed,ilen dava hakkı 1 yıl 3 ay sonra değilde 10 ay sonra kullanılmış olsaydı dava reddedilirmiydi.
Old 21-08-2011, 02:02   #43
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

İki kararda da borçlunun borca itirazı söz konusu değil. İtirazın konumuzla bir ilgisi yok.
Old 21-08-2011, 02:16   #44
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Evet 30 günlük ödeme süresi geçtikten sonra makul bir süre içerisinde tahliye davası açılmalıdır. Senelerce kira paralarını kabul edip, bilmem kaç sene önceki temerrüt nedeniyle tahliye davası açılması kötüniyetli bir hareket olup, hukukça korunmamaktadır.

İtirazın olup olmaması çok şey fark ettirir. İtiraz varsa ön sorun itirazı bertaraf etmektir. İtirazı 6 ay ve 1 yıllık süreler içinde bertaraf etmek üzere dava açmazsanız bir daha aynı konu ve aynı dönemle ilgili ilamsız takip yapamazsınız. Zorunlu olarak genel mahkemede alacak ve tahliye davası açmanız gerekir. Ben parasında değilim tahliye istiyorum diyorsanız bile itirazı kaldırmak zorunda olduğunuzdan 6 ay ve 1 yıllık sürelere takılmadan davanızı açmalısınız.

İtiraz yok ise (yukarıdaki kararlarda olduğu gibi) doğrudan tahliye davanızı yasada tavan süre belirtilmediğinden "makul bir süre içerisinde" açmanız gerekir. Konu son derece basittir. 10 ay sonra açsaydı ne olurdu gibi sorularınızın bir manası yoktur. Zira herkesin mutabık olduğu gibi makul sürenin ne kadar olduğu somut olaya göre belirlenecektir. Yerine göre 3-4 ay geçmesi bile makul sürenin aşılması olarak değerlendirilebilir. Kiracının, kira sözleşmesinin yenilendiğine güvenerek bir takım masraflar yapmış olması gibi..
Old 21-08-2011, 02:31   #45
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Borçlunun itiraz sebebi olarak neyi gösterdiğini bilmek gerekir. 15 yıl eksik kira alınmasına rağmen buna ses çıkartılmaması hayatın olağan akışına aykırıdır. Borçlunun itiraz sebebine ve delillerine göre kötüniyet var denilebilir. Zaten geriye dönük 5 yıldan öncesi zamanaşımına uğradığından süresi içerisinde zamanaşımı defi ileri sürülürse reddedilir.
Old 21-08-2011, 02:33   #46
tiryakim

 
Varsayılan

5 yıllık zamanaşımı definin mahkeme tarafından kabul edildiğini düşünelim geçmişse yönelik 5 yıllık kira parasının eksik alındığından bahisle dava rededilir mi yoksa kabul edilip davalının tahliyesine mi karar verilir.
Old 21-08-2011, 02:45   #47
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

1- Borçlunun itiraz sebebi nedir?
2- Alacaklı ihtirazi kayıt koymuş mudur?

Bu soruların cevabı olmadan bir şey söylenemez.

2. soruya verilecek cevap hayır ise ispat yükü yer değiştirebilir.
Old 21-08-2011, 02:55   #48
tiryakim

 
Varsayılan

1 - borçlunun itiraz sebebi kira paralarının tam olarak ödendiği eksik ödenmediği ayrıca davacının davasında kötüniyetli olduğu

2- kiralar banka aracılığı ile ödenemektedir. Makbuzların bir kısmında ihtirazi kayıt koyulmuş, bir kısmına koyulmamıştır.Bankaya yatırılan kira paralarına ihtirazi kayıt koyulmadan paranın çekilmesi önceki dönem kira paralarının alındığını göstermez.Yani ihtirazi kayıtın önemi yoktur.Çünkü kira paraları bankaya ödenmektedir.

Aşağıdaki alıntı talih uyardan yapılmıştır.

Alıntı:
Kiralayana -sonraki aylara ait kira parasını- PTT ile gönderen ya da bankaya veya tevdi yerine yatıran kiracı, önceki aylara ait kira borcunu da ödemiş sayılmaz yani bir aya ait kira parasının yatırıldığını belgeleyen «PTT makbuzları» ve «banka dekontları» BK. mad. 88'in uygulanmasını gerektirmez. Çünkü bu hüküm, sadece «alacaklının imzasını içeren alındı makbuzunun varlığı halinde» uygulama alanı bulur. Kiracının kendiliğinden, bir aya ait kira parasını kiralayana PTT ile göndermesi veya kiralayana ödenmek üzere bankaya yatırması, daha önceki aylara ait kira borcunun dayatırıldığını -daha önceki aylara ait kira borcunun bulunmadığını, alacaklı tarafından alındığını- ifade etmez.
Old 21-08-2011, 07:48   #49
S.Orhan

 
Varsayılan

[quote=tiryakim][quote=Zeytinn]
Alıntı:
Yazan tiryakim

en azından ben kararın hepsini eklemişim değil mi ?


Sayın Tiryakim,
Zeytinn hanım eklediğiniz yargıtay kararlarını değil, sizin görüşünüze katılmadığı halde kendi fikrinizin doğruluğuna dayanak yapmak için Cengiz beyden alıntıladığınız ''eksik cümleyi'' kastediyor Size cevap yazan meslektaşlara sürekli ''kararları okuyun'' diyorsunuz da, bence siz cevapları iyi okuyun derim Çünkü size cevap yazan arkadaşlardan tanıdıklarım yazılanları iyi okudukları gibi, yazmadan önce düşünürler ve araştırılması gereken birşey varsa araştırıp öyle yazarlar.Tanımadığım diğer arkadaşların da öyle yaptığını sanıyorum.

Kendi alanım olmadığı için özel hukuk konusundaki tartışmalara katılmamaya çalışırım.Ancak eklediğiniz Yargıtay kararlarının öyle çok fazla yorum gerektirdiğini düşünmüyorum.Öyle bile olsa diğer meslektaşların hemen hemen tamamı aynı görüşte ve sizin gibi düşünmüyor. Yapmanız gereken şey,burda değerli zamanlarını ayırarak size cevap yazan meslektaşları ısrarla sizin gibi düşünmeye ikna etmeye çalışmak olmamalı. Çünkü burda yargılama yapılmıyor. Eğer elinizde somut bir dava varsa ve bu Yargıtay kararlarının davanıza ışık tutacağını düşünüyorsanız hukuki yoldan ikna etmeniz gereken merci ilgili mahkemedir.

Son mesajınızda somut birşeylerden bahseder gibi olmuşsunuz.Eğer eliinizde somut bir olay varsa ve bunu ayrıntılı olarak açıklarsanız (yargıtay kararını eksik bildiren taraf vekili gibi yapmamak kaydıyla), benden değil ama diğer yetkin hukukçu meslektaşlardan daha fazla somut hukuki yardım ve meslektaş görüşü alabileceğinizi, bu kısır döngünün de sonlanacağını düşünüyorum
Saygılarımla.
Old 21-08-2011, 08:41   #50
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

- İçinde hiç İİK maddesi geçmeyen içtihatlar yorumlarken İİK'ya dayanıyorsunuz.
- Kararın özetindeki ilgili maddelere bakacak kadar özen göstermiyor; iki içtihatın da MK 2 ile ilgili olduğunu, içtihat metinlerinde geçen "makul süre" terimi ve iyiniyet kuralları ile bozma gerekçesinin bunlara dayandığı gözden kaçırıyorsunuz.
- Böylelikle içtihatlarda sözedilen süreler "temerrüt tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre" iken, bunu "itirazın iptali için İİK'da öngörülmüş süre" sanıyorsunuz.
- İçtihat metninde olmayan 6 aylık ve 1 yıllık süreyi oraya zorla koymaya çalışıyorsunuz.
- Sorularınız bitmiyor. Her yanıta bir sorunuz var ve bu sorularınızın çoğu forum konusu içtihatlarla ilgisiz. Yazılanları anlamıyor ama herkes sizin gibi düşünsün istiyorsunuz. Bu amaçla, yazılan yanıtı bile çarpıtıyorsunuz.
- İnsanlara "dikkatli okumadan yanıt veriyorsunuz" diyorsunuz ama dikkatli okumayanın siz olabileceği aklınıza gelmiyor.
Old 21-08-2011, 13:44   #51
üye31284

 
Varsayılan

Alıntı:
en azından ben kararın hepsini eklemişim değil mi ?

Hergün birbirinden ilginç psikolojik deneyler mi yapmak istiyorsunuz?
Old 21-08-2011, 13:50   #52
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Zeytinn
Hergün birbirinden ilginç psikolojik deneyler mi yapmak istiyorsunuz?

ne alakası var avukat hanım
Old 21-08-2011, 13:58   #53
üye31284

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
ne alakası var avukat hanım

Çünkü bana sorduğunuz sorunun cevabının hayır olduğunu biliyorsunuz.

Bahsettiğimin Yargıtay Kararı olmadığını da biliyorsunuz.

Değil mi?

Dolayısıyla sorunuzu şaka olarak yorumluyorum.
Old 21-08-2011, 14:06   #54
S.Orhan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Zeytinn
Çünkü bana sorduğunuz sorunun cevabının hayır olduğunu biliyorsunuz.

Bahsettiğimin Yargıtay Kararı olmadığını da biliyorsunuz.

Değil mi?

Dolayısıyla sorunuzu şaka olarak yorumluyorum.


Bence sayın tiryakim cevabınızda yargıtay kararından bahsettiğinizi anladığı için öyle yazdı
Old 21-08-2011, 14:11   #55
üye31284

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan S.Orhan
Bence sayın tiryakim cevabınızda yargıtay kararından bahsettiğinizi anladığı için öyle yazdı

Tamam o zaman. Gerekli açıklamayı siz yapmışsınız zaten, ekleyecek birşey yok.
Old 23-08-2011, 11:12   #56
kezzy

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Zeytinn
Tamam o zaman. Gerekli açıklamayı siz yapmışsınız zaten, ekleyecek birşey yok.

Sayın Tiryakim, özel mesajla konuyu bir de benim değerlendirmemi istemişsiniz. Ancak benim de yorumum çok değerli Üstatlarım Sayın Aladağ, Sayın Ergin ve diğer meslaktaşlarımdan farklı olmayacak.
Israrla herkesin yanlış değerlendirdiğini söyleyip yorumları kabul etmeyeceğinize, kendinizin yanlış yorumluyor olabileceğini düşündünüz mü ?
Old 23-08-2011, 11:32   #57
Av.Evran KIRMIZI

 
Varsayılan

Sayın tiryakim, forumun başında eklediğiniz kararlarda 1 yıllık yasal süre geçtiğinden bahsedilmiyor. Böyle bir süre yok. İtirazın iptali davası için düzenlenen 1 yıllık sürenin bu dava ile ilgisi de yok. Örneğin temerrüt ihtarından 8 ay sonra yeni kira dönemi girdi ve kiralayan herhangi bir itiraz öne sürmeden artırılmış kiraları tahsil etti. 11. ayda davasını açtı. Bir yıllık süre dolmamış olmasına rağmen (kötü niyet ve makul süre) gerekçesiyle davası reddedilir.
Öte yandan 3-5 yıl süreli bir kira sözleşmesinde temerrüt ihtarına rağmen 1 yıldan uzun sürede de dava açılabilir.
Son olarak kira alacaklarında zamanaşımının 5 yıl olduğundan bahisle geriye dönük 5 yıl kira istenebildiğinden bahsetmişsiniz. Evet ihtarnamenizde veya 13 örnek ödeme emrinde 5 yıla kadar birikmiş kira alacaklarınızı talep edebilirsiniz. Bu durum, ihtarnameden sonra dava açmak için 5 yıl süreniz olduğu anlamına gelmez.
Old 25-08-2011, 20:29   #58
tiryakim

 
Olumlu iddiamın ispatı

İddiamın ispatı ile ilgili shiftdelete sitesinde yayınlanan Stj.Av.Mehmet Aykut Cihangirin hazırladığı tezin 66. sayfasını okumanızı öneririm.

(((( a-)İhtarnamedeki mehil(süre) dolduktan sonra dava açma hakkı bir süre ile sınırlı değildir...))) başlığını okuyunuz

Tezinde 6. hukuk dairesinin Esas: 2005/10230 Karar: 2005/11590 Karar Tarihi: 13.12.2005

Yukarıda esas ve karar numarası yazılan karar 66.ve 67 sayfasında yorumlanmış ...benim yorumlanmasını istediğim kararın aynısı mahiyeti aynıdır.

Tezin bulunduğu adres; ( 66. ve 67. sayfayı okuyunuz )

http://www.slideshare.net/aykutcihan...e-presentation

Stj.Avukatın yorumladığı kararın tam metni

Alıntı:
T.C. YARGITAY

6.Hukuk Dairesi
Esas: 2005/10230
Karar: 2005/11590
Karar Tarihi: 13.12.2005


TAHLİYE DAVASI - TEMERRÜT - OTUZ GÜNLÜK SÜRE - UZUN SÜRE DAVA AÇILMAMIŞ OLMASI - İYİNİYET KURALLARINA AYKIRILIK

ÖZET : Kiracıya gönderilen ihtar veya ödeme emrinde ödeme için verilen otuz günlük sürenin geçmesiyle dava hakkı doğar. Yasada bu tür davalar herhangi bir süreye tabi tutulmamış ise de bu hakkı elde eden kiralayanının bu hakkını uzun süre kullanmaması iyi niyet kuralları ile bağdaşmaz.

(818 S. K. m. 260)

Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Uyuşmazlık temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağına ilişkin olup, mahkemece davalının temerrüt nedeniyle tahliyesine, kira alacağının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hüküm yerinde yazılan gerekçelere göre davalının kira alacağına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.09.1998 başlangıç tarihli ve on ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. 6570 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince sözleşme on aylık sürenin 01.07.1999 tarihinde bitimiyle yıldan yıla yenilenmiştir. Davacının 29.07.2003 tarihinde başlattığı icra takibi üzerine düzenlenen 01.09.2001 tarihinden takip tarihi olan 29.7.2003 tarihine kadar yirmiki aylık kira bedelinin ödenmesini içeren ödeme emri davalıya 31.07.2003 tarihinde tebliğ edilmiş olup, dava 31.12.2004 tarihinde açılmıştır.

B.K.'nun 260. maddesine dayanılarak temerrüt nedeniyle açılan tahliye davalarında yasal içerikli olarak düzenlenen ihtarnamenin veya ihtarname yerine geçen ödeme emrinin tebliğinden itibaren otuz günlük ödeme süresi içerisinde istenen aylara ilişkin kira parasının ödenmemesiyle temerrüt olgusu gerçekleşir ve ihtarda veya ödeme emrinde ödeme için verilen otuz günlük sürenin geçmesiyle dava hakkı doğar. Yasada bu tür davalar herhangi bir süreye tabi tutulmamış ise de bu hakkı elde eden kiralayanın bu hakkını uzun süre kullanmaması iyi niyet kuralları ile bağdaşmaz. Davacı ödeme emrini davalıya 31.07.2003 tarihinde tebliğ ettirmiş olup, davayı akdi ilişki yenilendikten ve temerrüde ilişkin dönem geçirildikten uzun süre sonra 31.12.2004 tarihinde açmıştır. Açıklanan bu durum karşısında davacı iyi niyetli kabul edilemez.

Bu nedenle tahliye isteminin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenle hükmün alacağa ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. bentte yazılı nedenle temerrüt nedeniyle tahliyeye ilişkin kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 13.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)

Old 25-08-2011, 21:33   #59
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
İddiamın ispatı ile ilgili shiftdelete sitesinde yayınlanan Stj.Av.Mehmet Aykut Cihangirin hazırladığı tezin 66. sayfasını okumanızı öneririm.

(((( a-)İhtarnamedeki mehil(süre) dolduktan sonra dava açma hakkı bir süre ile sınırlı değildir...))) başlığını okuyunuz

Tezinde 6. hukuk dairesinin Esas: 2005/10230 Karar: 2005/11590 Karar Tarihi: 13.12.2005

Yukarıda esas ve karar numarası yazılan karar 66.ve 67 sayfasında yorumlanmış ...benim yorumlanmasını istediğim kararın aynısı mahiyeti aynıdır.

Tezin bulunduğu adres; ( 66. ve 67. sayfayı okuyunuz )

http://www.slideshare.net/aykutcihan...e-presentation

Stj.Avukatın yorumladığı kararın tam metni






Sayın Tiryakim,

Bu karar, cevap veren karşı görüşteki üyelerin görüşünden farklı bir görüş içermiyor ki.

Alıntı:
Yasada bu tür davalar herhangi bir süreye tabi tutulmamış ise de bu hakkı elde eden kiralayanının bu hakkını uzun süre kullanmaması iyi niyet kuralları ile bağdaşmaz.

Hani şaka yapıyorsunuz desem şaka da yapmıyorsunuz. Yorum yaptığını iddia ettiğiniz ve sevinerek atıf yaptığınız Stj. Av. arkadaşımız bu konuda yorum da yapmamış.. (Uzun süre dava açılmaması kötü niyetli bir tutum olarak değerlendirilebilir demiş ve bu kararı eklemiş)

Not: Bari sizin için amorti kabilinden güzel bir söz ekleyeyim, belki imza yaparsınız...:

"Yalnızlığın en kötüsü, anlamayanların arasında kalmaktır".
Mevlana
Old 25-08-2011, 21:54   #60
tiryakim

 
Varsayılan

benim konuyu açarken eklediğim kararlar aynı şuanda eklediğim karar mahiyetinde değil mi ?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
yargıtay 12. hukuk dairesinin bir kararını arıyorum g.emre Meslektaşların Soruları 3 19-04-2011 16:18
İki adet Yargıtay kararının metnine ihtiyacım var. Av.Özgür KARABULUT Meslektaşların Soruları 4 22-01-2010 17:24
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin kararını arıyorum hak 198 Meslektaşların Soruları 2 25-05-2009 11:28
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2004/10639 E. sailor1981 Meslektaşların Soruları 1 04-05-2008 23:48


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08033204 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.