Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Tavzih

Yanıt
Old 04-04-2002, 15:06   #1
Av.Yüksel Eren

 
Soru Tavzih

Değerli grup üyeleri; aşağıda yazacağım konu hakkında görüş ve önerilerinize ihtiyacım var:

Trafik kazasından kaynaklanan bir hasar söz konusu, öncelikle mahkemeden hasar tespiti yaptırdım ve daha sonra polis tutanaklarındaki bilgilere göre dava açtım. Araç işleteni polis tutanağına göre x A.Ş. Bu arada hasar tespitine itiraz edildi fakat hakimin de benim de atladığımız husus, itiraz dilekçesine x A.Ş. olarak değil x ltd. şti. olarak -imza sirkileri de eklenerek- itiraz edilmiş. Dava, davalısı x A.Ş. olarak yürüdü ve karara çıktı. Karşı taraf duruşmalara gelmedi, bilirkişi raporlarına karşı beyanda bulunmadı. Kararın infazı aşamasında kararda yer alan şirketin ünvanının x ltd.şti. olduğu açıkça ortaya çıktı -ben de o aşamada farkettim- ve haciz uygulanamadı. Şimdi bu aşama HUMK mad.455 ve devamı gereğince tavzih mümkün müdür? Yoksa eski dosyayı delil olarak gösterip x ltd. şti. olarak yeni bir dava açmak mı gerekir? Bu arada 2 yıllık zaman aşımı süresi, önceki davanın açılmış olması nedeniyle kesilmiş olur mu?
Hepinize teşekkür ederim.
saygılarımla,
Av.Yüksel Eren
Old 05-04-2002, 14:13   #2
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan Ynt: Tavzih

Alıntı:
Alıntı yapılan mesajın sahibi: Yüksel Eren
Şimdi bu aşama HUMK mad.455 ve devamı gereğince tavzih mümkün müdür? Yoksa eski dosyayı delil olarak gösterip x ltd. şti. olarak yeni bir dava açmak mı gerekir? Bu arada 2 yıllık zaman aşımı süresi, önceki davanın açılmış olması nedeniyle kesilmiş olur mu?
Hepinize teşekkür ederim.
saygılarımla,
Av.Yüksel Eren


Sn. Eren,

1- Herşeyden önce belirtmek gerekir ki, HUMK.455'-459 arası maddeler ile düzenlenen tavzih hükümlerinin olayda uygulanma şansı yoktur. Bilindiği üzere Tavzih, verilen kararın belirsiz, çelişkili ve gayrıvazıh(açık olmama) olması hallerinde mümkün olan bir usuldür. Sizin olayınızda, karar açıktır, belirlidir ve çelişkili değildir.

2- Açtığınız davada, davalı gösterdiğiniz firmanın taraf sıfatı (husumet ehliyeti) olmadığı , karardan sonra ve muhtemelen kesinleştiğinde tarafınızdan öğrenilmiştir. Bu aşamada, verilen karar , siz ve taraf sıfatı olmayan davalı arasında HUMK.237 kapsamında Kesin Hüküm teşkil edecektir. Bu karar haliyle, Gerçek davalı olması gereken firmayı bağlamayacak, davada taraf olmadığı için de, zamanaşımı kesilmesi gerçek davalı için oluşmayacaktır. Çünkü, verilen hüküm ancak davanın tarafları için kesin hüküm teşkil eder, zamanaşımının kesilmesi ise, BK.133/2 açıklığı ile, sadece davada taraf olanlar için yapılan her usulü işlemle tekrar edilmiş olur... bunun başka bir anlatımı ise şudur: gerçek davacıya yeni baştan dava açmanız gerekecektir, tabi ki bu kişi hakkında geçerli olan 2 yıllık zamanaşımı geçmemiş ise...

Eğer, dava sırasında anlaşılmış olsaydı , bu durumda mahkeme kararı usulden değil, sıfat yokluğu nedeniyle esastan reddedecek, nihayetinde yeni açılacak dava, yine, zamanaşımı süresi geçmemiş olmak kaydı ile değerlendirilecekti..

Size şunu önerebilirim: gerçek davalı olması gereken firmanın hasar tespitine itiraz ettiğini belirtiyorsunuz, hasar tespitine itiraz tarihinin, zamanaşımının başlangıç tarihi olduğunu ileri sürebilirsiniz. Çünkü, tespit mahkeme huzurunda talepe dilmektedir ve açılacak davanın öncüsü olmak amacına matuftur. Bu istem, alacağı talep etme niyetinizi göstermektedir. Bu tespite itiraz ise, BK.133 anlamında bir taraf işlemidir ve zamanaçımını kesmektedir... denilebilir. Umarım bu tarihten itibaren 2 yıl geçmemiştir.

Diğer yandan, bahsettiğiniz trafik kazası neticesinde, ceza davasını gerektiren bir şikayet olup olmadığını bilemiyorum ama varsa, daha uzun süreli ceza zamanaşımı da dikkate alınmalıdır..

3- BK.137. madde de yer alan zamanaşımı için 60 günlük ek sürenin de olayda uygulanma şansı yoktur. Zira, BK.137.nci maddenin aradığı '' hakimin yetkisiz olması, tamiri mümkün olan şekle ilişkin bir yanlışlık bulunması veya zamanından önce açılmış bir dava'' , sizin olayda sözkonusu değildir.

Olayınız bir tür iş kazasıdır ve hepimizin başına gelebilir.

Aslında, hepimiz bu tür atlamaları yapıyoruz. Zaman darlığı yada çeşitli sebeplerle, dilekçeyi verenin kim olduğu, taraf ehliyetinin olup olmadığı vs. gibi hususları hiç okumadan, doğrudan ne yazmış diye dilekçe içeriğini okuyoruz ki bu tür aksaklıklar, musibet kabilinden ancak fayda sağlamakta, kaybedilen zaman, emek ve hak açısından üzücü olmaktadır.

Geçmiş olsun dileklerimi iletir, zamanaşımı süresinin dolmamış olmasını dilerim..

Selam ve saygılarımla..
Old 05-04-2002, 23:02   #3
seyyah

 
Varsayılan

merhaba,
eğer x AŞ aleyhine açtığınız davaya x LTD olarak cevap verilmiş ise, hmuk'nun 459. maddesinin uygulanmasını mahkemeden talep edin derim. ancak öncelikli olan husus xAŞ adında bir şirket bulunmaması. eğer davalı yan cevap dilekçesinde bu hususa hiç değinmemiş ise, husumeti bir anlamda kabul etmiş sayılır. hatta cevap dilekçesinde xAŞ isminde bir şirket olmadığını, olaya karışan şirketin ünvanının aynı olmakla birlikte limited olduğunu, vs. söylemiş ise de husumeti kabul etmiş sayılır.
bu söylediklerimin tıpkısının aynısı yıllar önce bir yargıtay 3HD müzakeresi sırasında tartışılmış ve yüksek heyet dediğim istikamette bir karara varmış idi. tarih ve numarasını sormayın, hatırlamak hiç mümkün değil.
saygılar
Old 06-04-2002, 09:10   #4
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Alıntı yapılan mesajın sahibi: seyyah
merhaba,
eğer x AŞ aleyhine açtığınız davaya x LTD olarak cevap verilmiş ise, hmuk'nun 459. maddesinin uygulanmasını mahkemeden talep edin derim. saygılar


Sn. Seyyah,

Benim anladığım kadarıyla, hasar tespitine itiraz etmiş.. Açılan davaya hiç cevap vermemiş X LTD.

Diğer yandan, HUMk.459 ' de yer alan düzenlemeyi, karardaki taraf isim veya ünvanındaki hata şeklinde anlıyorum ben.

Saygılarımla..
Old 08-04-2002, 17:29   #5
Av.Yüksel Eren

 
Varsayılan

Yardımcı olan herkese teşekkür ederim...

Saygılarımla....
Old 09-04-2002, 01:21   #6
VARTO'LU

 
Varsayılan

Sayın Eren;
Sanırım dava dilekçenizde açıkladığınız olayda, YY plakalı davalıya ait aracın neden olduğu zararın tazmini isteğinde bulunmuş olmalısınız. Anladığım kadarı ile gerçekleşen hatanız sadece şirketin "nev'inde" olmuş. Hukuk Genel Kurulu’nun 13/02/1986 gün ve 1986-4-501 E. 1986/219 karar sayılı kararında da "dava dilekçenizde araç malikinin kim olduğu da belili olduğundan yanlış bildirilen araç maliki adının düzeltilmesi 'hasım değiştirme" olarak yorumlanamaz"; bu bir maddi hata olup bu maddi hatanın düzeltilmesi olası olmalı.
Başarınızı dilerim.
Avukat Turabi Tural - Ankara
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04037690 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.