Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Emlakçı ile imzalanan yer gösterme sözleşmelerinde süre

Yanıt
Old 23-12-2006, 23:26   #1
roni

 
Varsayılan Emlakçı ile imzalanan yer gösterme sözleşmelerinde süre

Sayın meslektaşlarım,
Emlakçı ile imzalanan bir ALICI/KİRACI BİLGİ FORMU var. Bundan iki ay sonra emlakçının gösterdiği yer, fiyatı düşüren ev sahibinden satın alınıyor. Bu durumda emlakçı tellaliye ücretini hak eder mi? Bu tür yer gösterme formlarının süresi var mıdır?
İlginize ve bilginize şimdiden teşekkürler...
Old 26-12-2006, 21:24   #2
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

BORÇLAR KANUNU
Alıntı:
I - İSTİHKAK ZAMANI

MADDE 405 - Yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına müncer olunca, tellal ücrete müstahak olur.


Kanunda emlakçının komisyon ücreti alabilmesi için emlakçının ara bulma işine "müncer" olması yani son bulması gerektiğini vurgulamıştır.

Bu sebeple 2 ay önce emlekçının icrası müncer olmamıştır, komisyon sözleşmesi yer gösterme ile son bulmaz, emlakçı ücreti haketmemiştir.
Old 26-12-2006, 22:38   #3
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan Konuyla ilgili karar-1

T. 3.2.1999
• KOMİSYON ÜCRETİ TALEBİ ( Kendisiyle Tellallık Sözleşmesi Yaptığı Halde Aynı Taşınmazı Başka Komisyoncudan Alan Kişiden Komisyoncunun )
• TELLALLIK SÖZLEŞMESİ ( Alıcının Gayrimenkulü Başka Bir Komisyoncu Aracılığıyla Alması Üzerine Emlakçının Komisyon Ücreti Talebi )
818/m.19
2004/m.67
ÖZET : Davacıyla davalı arasında tellallık sözleşmesi yapılmış ve aynı zamanda satın alınacak emlak gösterilmiştir. Bundan sonra davalı başka bir komisyoncu aracılığıyla aynı taşınmazı satın almıştır. Davalı, davacı ile yapmış olduğu sözleşmeyi ortadan kaldırmadan ve onun gösterdiği daireyi satın almakla sözleşme gereği davacıya ödemeyi taahhüt ettiği komisyon ücretini ödemekle yükümlüdür. Davalı, gösterilen bu daireyi tapuda satın aldığına göre aktin icrasına davacının tavassut etmediği söylenemez. Bu yön gözetilmeden davanın reddine karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.

DAVA : Taraflar arasındaki "itirazın iptali ve alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 29. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 6.2.1998 gün ve 1996/531-1998/40 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 4.5.1998 gün ve 1998/3413-3904 sayılı ilamı ile; ( ...Davacı, emlak komisyoncusu olarak gazeteye ev ilanı verdiğini, davalının bundan sonra kendisine başvurduğunu ve davaya konu evi gezdirdiğini, aralarında sözleşme düzenlediklerini, daha sonra davalının kendisini safdışı bırakarak daireyi satın aldığını, kendisine komisyon ücreti ödenmediğini komisyon ücreti alacağı için takipte bulunduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacı tarafından evin kendisine gezdirildiğini, ancak bu yerin başkasına satılması için opsiyon verilmesi nedeniyle satışı gerçekleştiremediklerini daha sonra aynı yeri başka bir komisyoncu vasıtasıyla satın aldığını savunmuş, davanın reddine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine, davalı lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacıyla davalı arasında 15.3.1996 tarihinde tellallık sözleşmesi yapıldığı ve aynı zamanda satın alınacak emlağın gösterildiği, bundan sonra 19.3.1996 tarihinde davalının bu kez komisyoncu Naci Canalp aracılığıyla aynı taşınmazı satın aldığı anlaşılmaktadır. Davalı, davacı ile yapmış olduğu sözleşmeyi ortadan kaldırmadan ve onun gösterdiği daireyi satın almakla sözleşme gereği davacıya ödemeyi taahhüt ettiği komisyon ücretini ödemekle yükümlüdür. Davalı, gösterilen bu daireyi tapuda satın aldığına göre aktin icrasına davacının tavassut etmediği söylenemez. Bu yön gözetilmeden davanın reddine karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 3.2.1999 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Old 26-12-2006, 22:40   #4
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan Konuyla ilgili karar-2

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2002/13-233
K. 2002/257
T. 3.4.2002
• İTİRAZIN İPTALİ ( Davacı Tellalın Yapmış Olduğu Komisyonculuk İşi Nedeniyle Davalıdan Alacağının Ortaya Çıkması Üzerine Buna Dayanarak Yapılan Takibe İtiraz Edilmesi )
• KOMİSYONCULUK ( Davacı Tellalın Yapmış Olduğu Komisyonculuk İşi Nedeniyle Davalıdan Alacağının Tahsili İçin Başlatılan İcra Takibine Vaki İtiraz )
• İCRA İNKAR TAZMİNATI ( Yapılan Takibe Haksız Olarak İtiraz Edilmesi Halinde Bu Tazminata Hüküm Kılınması )
• TELLALLIK ( Davacı Tellalın Yapmış Olduğu Komisyonculuk İşi Nedeniyle Davalıdan Alacağının Ortaya Çıkması-Alacağın Tahsili İçin Başlatılan İcra Takibine Vaki İtiraz )
• CEZAİ ŞART ( Satıcının Alıcıya Tapuda Temlikten Tek Taraflı Olarak Vazgeçmesi - Tellala Ödemesi Gereken %2 lik Ücretin Sözleşme Hükmü Uyarınca Ceza Koşulu Olarak İstenebileceği )
2004/m.67
818/m. 161/son
ÖZET : Tellal sözleşmede açıkça kararlaştırılmış ise, hazırlık işlemlerinin ikmali halinde dahi ücrete hak kazanır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, sözleşenlerin cayması hali için ayrıca ücret öngörüldüğüne göre, hazırlık işlerinin ikmali halinde, davacı tellala ücretin ödeneceğinin kabulü gerekir. O nedenle davalı satıcı %2 lik ücreti sözleşme hükmü uyarınca her halükarda davacıya ödemekle yükümlüdür.

DAVA : Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 29. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.11.2000 gün ve 2000/269-749 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 14.5.2001 gün ve 2001/4287-5142 sayılı ilamı ile, ( ...Davacı tellal, davalının dairesinin satılması konusunda sözleşme yaptıklarını, davalının sözleşmeden döndüğünü, bu durumda sözleşme gereğince %4 komisyon ücreti ödemesi gerektiğini öne sürerek yaptığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 icra inkar tazminatı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı tellalın davalı satıcı ile dava dışı alıcıyı bir araya getirdiği ve böylece taşınmazın alım satımına aracılık ettiği, taraflarca imzası inkar edilmeyen sözleşme içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkeme kabulünün aksine tellal sözleşmede açıkça kararlaştırılmış ise, hazırlık işlemlerinin ikmali halinde dahi ücrete hak kazanır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, sözleşenlerin cayması hali için ayrıca ücret öngörüldüğüne göre, hazırlık işlerinin ikmali halinde, davacı tellala ücretin ödeneceğinin kabulü gerekir. O nedenle davalı satıcı %2 lik ücreti sözleşme hükmü uyarınca her halükarda davacıya ödemekle yükümlüdür. Hazırlık işlemlerinin ikmalinden sonra davalı satıcı, dava dışı alıcıya tapuda temlikten tek taraflı olarak vazgeçtiğine göre davacı alıcının ödemesi gereken %2 lik ücreti de, yine sözleşme hükmü uyarınca, bu defa ceza koşulu olarak davalı satıcından isteyebilir. Ne var ki ceza koşulu miktarının belirlenmesinde, Mahkemenin BK. nun 161/son maddesi hükmünü de tartışması araştırması, gerektiğinde bu miktardan indirim yapılıp yapılmayacağını da değerlendirilmesi gerekir. Mahkemenin yasa hükmünü yorumlama ve değerlendirmede yanılgıya düşerek, yazılı şekilde davanın reddine karar vermesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir... )gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre,Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 03.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Old 26-12-2006, 23:15   #5
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/1009
K. 2003/5710
T. 6.5.2003
• ALACAK DAVASI ( Emlakçılık Yapan Davacının Davalıya Karşı İşini Yapmasına Rağmen İş Bedelinin Ödenmemesi )
• TELLALLIK ÜCRETİ ( Tellalın Yaptığı Hazırlık ve İcra Eylediği Tavassufu Akdin İcrasına Müncer Olunca Ücrete Hak Kazanması )
• EMLAKÇININ ÜCRETİ ( Tellalın Yaptığı Hazırlık ve İcra Eylediği Tavassufu Akdin İcrasına Müncer Olunca Ücrete Hak Kazanması )
818/m.404,405
ÖZET : Tellal yaptığı hazırlık ve icra eylediği tavassufu akdin icrasına müncer olunca ücrete hak kazanır. Oysa dosyada davacının satıcı ile alıcıyı biraraya getirip anlaştırdığına ilişkin delil bulunmamaktadır. Salt yer göstermenin ücrete müncer olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından davacıdan bu konuda yasal delilleri sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı, emlak komisyonculuğu yaptığını, davalının taşınmaz almak için kendilerine başvurduğunu ve 10.9.2000 tarihli sözleşmeyi imzalayarak bir çok taşınmaz gösterdiklerini ve davalının bu taşınmazlardan birini satın almasına rağmen sözleşmede öngörülen komisyon bedelini ödemediğini belirterek 3000 dolar komisyon bedelinin faizi ile davalıdan alınmasını istemiştir.

Davalı, davacı ile imzalanan sözleşmenin geçerli olmadığını, başka bir firma aracılığı ile taşınmaz satın aldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 1.978.580.160 TL nın dava tarihinden faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş, bu hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında yazılı tellallık sözleşmesi bulunduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı BK 404 ve devamı maddelerine göre edimini yerine getirdiğinden bahisle ücret istemiş, davalı ise taşınmazı başka bir tellal aracılığı ile satın alıp tellallık ücretini ödediğini bildirerek belgesini ibraz etmiştir. Tellallığın tanımını yapan BK 404 maddesi; "Tellallık, bir akittir ki onunla tellal, ücret mukabilinde bir akdin yapılması imkanını hazırlamaya veya akdin icrasına tavassut etmeye memur edilir. " hükmünü getirmiş, 405. md ise; " yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına müncer olunca tellal ücrete müstehak olur" hükmünü taşır. Şu hale göre tellalın yaptığı hazırlık ve icra eylediği tavassufu akdin icrasına müncer olunca ücrete hak kazanır. Oysa dosyada davacının satıcı ile alıcıyı biraraya getirip anlaştırdığına ilişkin delil bulunmamaktadır. Salt yer göstermenin ücrete müncer olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından davacıdan bu konuda yasal delilleri sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2003 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.

yarx
Old 27-12-2006, 23:32   #6
roni

 
Varsayılan

Tüm ccevaplar için teşekkürler. Ancak süre ile ilgili bir bilgi veya içtihat var mı?
Old 28-12-2006, 00:15   #7
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Taraflar arasında " Ticari olmayan iş" tellallığı (adi tellallık)ilişkisi olduğu anlaşılmakta. Zamanaşımı süresi BK.nun 125 maddesine göre 10 yıldır. Eğer " Ticari iş " tellallığı ilişkisi bulunsaydı zamanaşımı süresi TTK 106/2 md. göre 1 yıl olacaktı.
Saygılarımla.

T.C.

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

E. 1995/2274

K. 1995/3725

T. 24.4.1995

• TİCARET İŞLERİ TELLALLIĞI ( Ticari Sözleşmeler Yapılmasına Aracılığı Meslek Edinmiş Olma Koşulu - Zamanaşımı Süresinin Tellallığın Cinsine Göre Uygulanacağı )

• TİCARİ SÖZLEŞMELER YAPILMASINA ARACILIĞI MESLEK EDİNMİŞ OLMA KOŞULU ( Ticari İşler Tellallığı İçin - Zamanaşımı Süresinin Tellallığın Adi veya Ticari Olmasına Göre Değişmesi )

• ZAMANAŞIMI ( Tellallığın Adi veya Ticari Olmasına Göre Değişeceği )

• TELLALLIK SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN KOMİSYON TALEBİ ( Tellallık Faaliyetinin Adi veya Ticari Olmasına Göre Zamanaşımı Süresinin Değişeceği )

• EKSİK İNCELEME ( Tellallığın Ticari mi Yoksa Adi mi Olduğu Konusunda )

6762/m.100

818/m.125,396,404,409

ÖZET : Dava tellallık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir. Davalı, zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Bir kimse hakkında ticaret kanunu'nun ticaret işleri tellallığı ile ilgili hükümlerinin uygulanabilmesi için, bu kimsenin ticari işlere ilişkin sözleşmelerin akdi hususunda taraflar arasında aracılık yapmayı meslek edinip edinmediği araştırılmalıdır.
DAVA : Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.3.1994 tarih ve 692-346 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle HUMK.nun 2494 sayılı kanunla değiştirilen 438/1. maddesine gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra, dosyadaki kağıtlar okunda gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca davalının ürettiği inşaat katkı malzemesinin dava dışı müteahhit firmaya satılmasında müvekkili şirketin üstlendiği tellallık hizmeti karşılığında, satılan malzemenin beher kilogramda ( 900 ) liranın üzerindeki fiyat farkı için komisyon ödenmesinin, fiyatlarının zamlanması halinde ise komisyonun % 25 oranında arttırılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin bu hizmete karşılık üç ayrı tarihte toplam ( 11.649.000 ) lira tahsil ettiğini, ancak daha sonra davalının ödemede bulunmadığını ve önceden alıcı adına düzenlediği satış faturalarını artık kendi bayisine hitaben düzenlemeye başladığını, davalının bu şekilde 1990 Ocak ayından itibaren ( 198.130 ) kg malzeme sattığı halde komisyonunu ödemediğini, davalıya gönderilen ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik ( 60.000.000 ) liranın, ihtar tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aracılığıyla satılan malzemelerden ötürü davacıya ödenen ( 11.649.000 ) lira dışında müvekkilinin borcu bulunmadığını, sonraki satımlarda davacının aracılık etmediğini ve davanın bir yıllık zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, mübrez belgeler ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının tellallık sözleşmesine dayalı yoksun kalınan ifa menfaatinin tazmini istemesi nedeniyle BK.nun 96. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 125. maddesinde öngörülen ( 10 ) yıllık genel zamanaşımına tabi olan davada zamanaşımı def'inin geçerli olmadığı, taraflar arasında 18.11.1988 tarihinde kurulan tellalık sözleşmesinin 30.12.1989 tarihine kadar uygularak X firmasına satılan malzemeler için davacıya komisyon ödendiği, 1.1.1989 tarihinden itibaren dava dışı Y firmasına bayilik verilmesinin haklı bir nedene dayanmadığı, bu durumda BK.nun 404. maddesinin atıfta bulunduğu BK.nun 396. maddesi uyarınca davalı, davacı tellalı her zaman azledebilme hakkına sahip olmakla beraber uygunsuz zamandaki asilden ötürü tellalın uğradığı ücret kaybını tazmin etmesi gerektiği, sözleşmede ücretin miktarının kesin biçimde tayin edilmediği, davalının önceden sattığı ( 6 ) fatura içeriği malın bedelinden dolayı davacının % 25,46 oranında fatura ettiği komisyon ücretinin davalı tarafca itirazsız ödendiği, BK.nun 406. maddesinin akitle veya tarifeyle belirlenmeyen tellallık ücretinin esas almayacağı ve müteamil ücret sayılmak gereken ( 56.619.954 ) liranın talep edilebileceği, ancak dava tarihinden önce davalı BK.nun 101. maddesine uygun biçimde temerrüde düşürülmediğinden davacının birikmiş temerrüt faizini talep edemiyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ( 56.619.954 ) liranın dava tarihinden itibaren yıllık % 30 yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacı şirketin, davaya konu tellallık faaliyetini meslek mi edindiği, yoksa arızi olarak mı üzerine aldığının belirlenemediği gerekçe gösterilerek, uyuşmazlığa, ticaret işleri tellallığını düzenleyen TTK.nun ilgili madde hükümleri değil, TTK.nun 100/3. maddesinin yollama yaptığı BK.nun 404 ile 409. maddeleri uygulanmış ve davalı tarafın, davanın TTK.nun 106/2. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımına uğradığı def'i geçerli kabul edilmeyerek olayda BK.nun 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık genel zamanaşımı hükmünün cereyan edeceği sonucuna varılmak suretiyle sözü edilen savunma reddedilmiştir.
Davacı şirket, anonim şirket olarak kurulup faaliyet yürüten bir tacir olduğuna göre, tüm iş ve eylemlerinin ticari nitelik taşıması gerektiği kuralı asıldır. Ayrıca, davaya konu uyuşmazlığın kaynaklandığı taraflar arasında mevcut yegane yazılı belge olan davalı şirketin icap mahiyetindeki davacıya yönelik 18.11.1988 tarihli faksla, davalı şirketin uyuşmazlığa konu işten ayrı olarak, K. D. JV. konsorsiyumunun yürüttüğü otoyol yapımı ile ilgili bir başka benzer iş üstlenmiş olması gerçeği karşısında, tellallık faaliyetini arızi olarak yürüttüğü varsayımı da zayıflamaktadır. Mahkemece yapılacak iş, yukarıda değinilen kanuni karinenin aksini ispat zımnında, davacı şirkete ait esas mukavele ve global faaliyetlerini dökümleyen belgeleri getirtip inceleyerek davacının, tellallık işini, arzi mi, yoksa az veya çok sürekli mi yaptığını uyuşmazlıkta uygulanması gereken hükümlerin ticari tellallık mı, yoksa adi tellallık hükümleri mi olduğu ve buna göre davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda bir karar vermekten ibarettir. Davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan ve yeterince irdelemeden, davacının faaliyet kolları ve türleri konusunda doğan belirsizliğin, kanuni karinenin aksi yorumuna varılarak çözümü doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hüküm davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.04 1995 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
yarx
Old 27-11-2020, 19:53   #8
LLM. Avukat Ömer Faruk İlgün

 
Varsayılan

Sözleşmede süre yazılıdır.
Bu süre boyunca taraflar sözleşme ile bağlıdır.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Tüketici Sözleşmelerinde Genel İşlem Şartlarının İçerik Denetimi Av.Ceylan Pala Karadağ Borçlar Hukuku Çalışma Grubu 0 25-07-2006 14:37
Emlakcı Tarafından Dolandırıldım Emlakzede Hukuk Soruları Arşivi 1 04-03-2002 19:57
5 Yıl Ve Üzeri Kira Sözleşmelerinde Artış Oranı Aynı Mı? Semih Hukuk Soruları Arşivi 2 01-03-2002 21:59
Emlakçı Komisyonu Ayfer Dağ Hukuk Soruları Arşivi 2 20-02-2002 20:17


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05257297 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.