Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Senette Imza Inkari - Asil Borçlunun Imzasini Inkar Etmesi - Kefilin Imzasini Inkar Etmemesi

Yanıt
Old 25-11-2020, 14:25   #1
Av. Haludun ATİK

 
Varsayılan Senette Imza Inkari - Asil Borçlunun Imzasini Inkar Etmesi - Kefilin Imzasini Inkar Etmemesi

Meslektaşlarım Merhabalar,
Senede dayalı yapmış olduğum icra takibinde asıl borçlu imzasını inkar etti ve icra mahkemesine başvuruda bulundu. Kefil ise imzasını inkar etmedi. Asıl borçlunun kötüniyetli olarak senedi 3. kişiye imzalattığını biliyoruz. SORUM ŞU;
Şayet icra mahkemesi senetteki imzanın asıl borçluya ait olmadığına kanaat getirir ise takibi asıl borçlu yönünden mi iptal etmeli yoksa genel olarak bir iptal kararı mı vermelidir. Yani, kefil imzasını inkar etmediği için takip kefil açısından devam eder mi ?
Old 25-11-2020, 16:24   #2
Avukat Kaya

 
Varsayılan

Değerli meslektaşım, aşağıdaki kararlar sanırım sorunuza cevap verir mahiyettedir. İyi çalışmalar


T.C
YARGITAY
12.Hukuk Dairesi
Esas: 2017/ 8410
Karar: 2018 / 8537
Karar Tarihi: 24.09.2018

(2004 S. K. m. 170/A) (6102 S. K. m. 678, 701, 702, 776, 778)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından borçlular hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senet>lerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlu ...'nun, süresi içinde icra mahkemesine başvurusunda; keşideci imzası bulunmayan dayanak bononun kambiyo vasfında olmadığına ilişkin şikayetlerini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 2015/25917 Esas 2016/1900 Karar sayılı 25.01.2016 tarihli ilamı ile "mahkemece borçlunun şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, talebin dışına çıkılarak yazılı gerekçe ile şikayetin usulden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir" gerekçesi ile bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulduğu ve borçlunun yetkisiz temsil ve kefalet hükümlerine göre bonodan şahsen sorumlu olduğu belirtilerek davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

Takibe dayanak yapılan 18/06/2014 düzenleme, 10/09/2014 vade tarihli, 176.000 TL bedelli bonoda keşideci olarak borçlulardan ... Asansör San. ve Tic. A.Ş. ünvanının yazılı olduğu, diğer borçlu ...'nun ise kefil olarak adının yazılı olduğu, senette birbirinin aynı olan iki adet imzanın bulunduğu, takibin her iki borçlu aleyhinde başlatıldığı görülmektedir.

TTK'nun 776/1-g maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için "senedi düzenleyenin imzasını" ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak öngörülmemiştir. TTK'nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 678. maddesi gereğince; şirket yetkilisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imza bizatihi kendisini sorumlu kılar. Yine TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 701 ve 702. maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır.

TTK'nun 702/1. maddesi hükmüne göre; aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmiş ise aynen onun gibi sorumlu olur. Ayrıca, bonoda lehine aval verilen kimse, mutlaka bono borçlusu olmalıdır. Bonoda sorumlu olarak görülmeyen bir kimse için verilen aval geçersizdir (Prof. Dr. Fırat Öztan Kıymetli Evrak Hukuku sayf. 802).

Somut olayda, muteriz borçlu, senet üzerinde keşideci imzasının bulunmadığını bu nedenle senetten dolayı borçlu olmadığını ileri sürmektedir. Takibe konu senet üzerinde keşideci olarak ... Asansör San. ve Tic. A.Ş.'nin yazılı olduğu ve dosya arasında bulunan ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 27.04.2015 tarihli 84329644/63187-47876 sayı numaralı müzekkerede keşideci şirketin yetkilisinin... ve ... olduğunun bildirildiği, muteriz borçlunun şirket yetkilisi olmadığı anlaşılmaktadır. Düzenleyenin imzasının bulunmaması halinde, düzenleyen için aval vermiş olan da senet bedelinden dolayı sorumlu tutulamaz.Bu durumda,senette düzenleyenin imzasının bulunmadığı açık olduğundan, düzenleyen için aval veren şikayetçi borçlu, bono bedelinden dolayı sorumlu tutulamaz.

O halde mahkemece, İİK'nun 170/a maddesi uyarınca şikayetçi borçlu ... hakkındaki takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yetkisiz temsil hükümleri gereğince bonodan şahsen sorumlu olduğu belirtilerek davanın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2018 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
</b



T.C YARGITAY
12.Hukuk Dairesi
Esas: 2016/ 26025
Karar: 2017 / 15573
Karar Tarihi: 14.12.2017
(6102 S. K. m. 701, 702, 778)

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, aval veren borçlunun süresi içinde icra mahkemesine başvurarak, keşideci imzası bulunmadığından bonoların kambiyo vasfında olmadığını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, şikayetçi borçlunun iki imzayı da kabul ettiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.

Takibe dayanak yapılan 11.11.2014 tanzim 30.01.2015 vade tarihli 7.260 TL bedelli bonoda düzenleyen olarak ...Geri Dönüşüm Ltd. Şti. isminin yazılı olduğu, şikayetçi ...'un ise avalist olarak senette yer aldığı, senette birbirinin aynı olan iki adet imzanın bulunduğu, takibin ... Geri Dönüşüm Ltd. Şti. ve ... aleyhinde başlatıldığı görülmektedir.

6102 sayılı T.T.K.’nun 778. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 701. maddesi gereğince; bononun yüzüne konulan her imza aval niteliğinde olduğundan ve bono üzerine "kefil" ibaresi konsa dahi bu ibare, aval olarak nitelendirileceğinden, takip dayanağı senedi kefil sıfatıyla imzalayan muteriz borçlu da aval veren sıfatını taşır.

TTK'nun 702/1. maddesi hükmüne göre; aval veren kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumludur. Ayrıca, bonoda lehine aval verilen kimse, mutlaka bono borçlusu olmalıdır. Bonoda sorumlu olarak görülmeyen bir kimse için verilen aval geçersizdir (Prof. Dr. ...Evrak Hukuku sayf. 802).

Somut olayda, muteriz borçlu, senette düzenleyenin imzasının bulunmadığını ileri sürmektedir. Düzenleyenin imzasının bulunmaması halinde, düzenleyen için aval vermiş olan şikayetçi, senet bedelinden dolayı sorumlu tutulamaz. Bunun tek istisnası, kambiyo senedi düzenlenmesi için vekaletname verilmesidir. Ancak dosyada, düzenleyen tarafından, avaliste verilen ve kambiyo senedi düzenleme yetkisini de içeren bir vekaletname bulunmamaktadır.

Bu durumda, senette düzenleyen imzasının bulunmadığı çekişmesiz olup, senet üzerinde atılı olan her iki imza da aval verene ait olduğundan, düzenleyen için aval vermiş olan şikayetçi borçlu, bono bedelinden dolayı sorumlu tutulamaz.

O halde mahkemece şikayetçi borçlu hakkındaki takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Old 25-11-2020, 17:58   #3
Av. Haludun ATİK

 
Varsayılan

Tam olarak şunu diyebilir miyiz ? Senette yer alan kefil kısmına imza atan kişi TTK anlamında aval dir. Yani TBK. anlamında adi kefalet degil TTK anlamında avaldir diyebilir miyiz ?
Old 26-11-2020, 09:18   #4
Avukat Kaya

 
Varsayılan

Alıntı:
Senette yer alan kefil kısmına imza atan kişi TTK anlamında aval dir.

Aynen meslektaşım, kefil sıfatıyla atılan imzalar aval hükmündedir. Ancak asıl borçlunun senet üzerinde imzası bulunmaması nedeniyle senetten sorumlu olmayacağı gerçeği karşısında aval verenin de sorumluluğu olmayacaktır.

Eldeki yargılama da, imzanın borçluya ait olmadığı anlaşılırsa kambiyo takibine devam edemeyeceğiniz aşikar. Bu durumda asıl ilişkiye dayanmanız gerekeceğinden; eldeki belgenin yazılı delil başlangıcı kabul edilip edilmeyeceği, kefil olarak imza atanın iç ilişkide borçluyla birlikte sorumlu olup olmadığı, eğer kendisi de borcun doğumundan sorumlu ise ona karşı da ilamsız takip yapılabileceği, tanık vs. belgelerin de bir bütün olarak değerlendirilip sonuca gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. İyi çalışmalar dilerim.
Old 26-11-2020, 14:06   #5
Av. Suat

 
Varsayılan

Aval ile kefalet arasından derin fark-lar vardır.
Kefalet sözleşmesi, kıymetli evrak üzerine verilmesi gere-ken avalin aksine (TTK m. 701/1), esas borca ilişkin sözleşmeden ayrı olarak düzenlenebilir. Kefaletin aksine aval veren, poliçe, bono ve çe-kinin unsurlarındaki eksiklik dışında asıl borçludan kaynaklanan hiç-bir def’i ve itirazı ileri süremez (TTK m. 687; TBK m. 591). Hatta şekli unsurları tam ama asıl borçlunun imzası sahte olan kambiyo senedin-deki avalist, avalin bağımsızlığı nedeniyle borçtan sorumlu olur. Kefil asıl borçluya göre fer’i nitelikte sorumlu iken, avalistin sorumluluğu müteselsildir (TTK m. 702, m. 717).

Keşidecinin hiç imzası yoksa avalist de sorumlu olmaz...
Ama sahte de olsa şeklen bir imza var ise avalistin sorumluluğu devam eder...


Y19.HD E. 2013/987 KEŞİDECİ İMZASININ BORÇLUYA AİT OLMAMASI
-Bonoda Keşideci İmzasının Davalı Borçluya Ait Olmamasının Davacı Avalistin Sorumluluğunu Ortadan Kaldırmayacağı - Menfi Tespit Davası

Y6.HD E. 2016/57 AVAL TAAHHÜDÜ
Özet : Aval Veren Sadece Senette Şekle Ait Bir Noksan Bulunması Halinde Sorumluluktan Kurtulabileceği - Bu Hüküm Karşısında Aval İlişkisi Temel İlişkiden Bağımsız Ayrı Bir Taahhüt Olup Keşideci Yönünden Senedin Herhangi Bir Sebeple Bedelsiz Hale Gelmesi Aval Taahhüdünü Bertaraf Etmeyeceği
Old 26-11-2020, 16:07   #6
Avukat Kaya

 
Varsayılan

Değerli meslektaşım, sanırım Av.Suat Bey'in söyledikleri kıymetli evrak hukuku kuralları gereğince daha doğrudur. Öyle ki sorunuzu ilk okuduğumda 'senet üzerinde bulunan her imza diğerlerinden bağımsız olarak geçerlidir' , 'imzaların istiklali' gibi kurallar aklıma geldiği için keşidecinin imzası sahte bile olsa aval veren sorumlu olur diye düşünmüştüm. Ancak konu ile ilgili Yargıtay'ın uygulamasını araştırdığımda, kanaatimi değiştirmeme neden olan kararlar ile karşılaştım. Ancak kararlar detaylı şekilde incelendiğinde, senette keşidecinin hiç imzası olmaması halinde aval verenin sorumlu olmayacağı anlaşılmaktadır. Halbuki sizin olayınızda sahte bile olsa şeklen bir imza söz konusudur.

Özetle keşidecinin imzası sahte olduğu anlaşılırsa, keşidecinin borçtan sorumlu olmadığı kararı verilecek ancak bu durum aval veren diğer borçlunun durumunu etkilemeyecektir. Takip onun aleyhine devam edecektir. İyi çalışmalar dilerim.


Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
2016/11207 E.
2017/2182 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlular hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır. Borçlulardan ... İnşaat Emlak.. Ltd. Şti çekte lehtar, birleşen dosya davacısı ... avalist olup, belirtilen borçlular keşideci ... Turizm ...Ltd. Şti.’nin imza itirazının bir başka dosyada kabul edildiğini çekin kambiyo vasfını yitirdiğini, borçlarının olmadığını belirterek itirazda bulunmuşlar, mahkemece itirazının kabulüyle takibin iptaline karar verilmiştir.

Çekte keşideci konumunda bulunan dava dışı borçlu ... Turizm ...Ltd. Şti. yönünden imza itirazı ... 4. İHM’nin 2014/982 E., 2014/1179 K. sayılı ilamı ile itirazın kabulüne karar verilmiş, ilam 20.10.2015 tarihinde onanarak kesinleşmiştir
TTK.nun 818/1-c maddesinin göndermesi ile çekler hakkında da uygulanan aynı kanunun 677. maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez" hükmü yer almaktadır. Ayrıca TTK'nun 702. maddenin 2. fıkrası "Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir" hükmünü düzenlemektedir. Yukarıda belirtilen bu hükümler gereğince keşideci imzasının sahte olsa bile aval veren ve lehtar sıfatı ile çeki imzalayan şikayetçilerin çekten doğan sorumlulukları imzaların istiklali ilkesi gereğince devam eder. Mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Bir Doktorun Başka Bir Doktorun E-imzasini Kullanmasi Konuk Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM) 1 24-03-2020 18:28
kiracının sözlü kira akdini inkar etmesi Sevdem Meslektaşların Soruları 1 28-09-2013 13:17
Senette asıl borçlunun imzasının bulunmaması ve kefilin hukuki durumu cihatozmen Meslektaşların Soruları 16 25-03-2013 15:57
tahliye talebinde bulunmaksızın Örn 13 tebliği ve borçlunun "kira ilişkisini inkar eden" itirazı halinde... kapbana Meslektaşların Soruları 3 31-03-2011 19:43
inkar edilmeyen imza turkishrock Meslektaşların Soruları 4 30-11-2009 13:05


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04264212 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.