Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Kaçak elektrik kullanım bedelinin iadesi

Yanıt
Old 10-03-2012, 16:13   #1
avsezgin

 
Varsayılan Kaçak elektrik kullanım bedelinin iadesi

Kaçak elektrik kullanım bedelinin geriye dönük olarak iadesi hususunda gelinen son nokta nedir? Konuyla alakalı açılmış veya sonuçlanmış bir dava ya da Yargıtay kararı mevcut mu?
Old 10-03-2012, 23:20   #2
Ali Özdel

 
Varsayılan

Malesef bende çok araştırmama karşın böyle bir karar bulamadım. Bildiğim kadarıyla hakem heyetleri kişilerle ilgili olarak olumlu karar veriyor iadesine ilişkin. Şirketler ve tüzel kişiler başvuru yapamıyor...
Old 11-03-2012, 12:11   #3
andrius

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Ali Özdel
Malesef bende çok araştırmama karşın böyle bir karar bulamadım. Bildiğim kadarıyla hakem heyetleri kişilerle ilgili olarak olumlu karar veriyor iadesine ilişkin. Şirketler ve tüzel kişiler başvuru yapamıyor...

Başvurabilenler tüketici sıfatına sahip olanlardır başvuramayanlar alışverişi mesleki veya ticari amaçla yapanlardır,şirketler ticaret şirketi olduğu için istisnalar hariç tüketici sıfatına sahip değildir,tüzel kişiler başvuramaz diye bir kural yoktur ama genelde tüzel kişilerin tüzükleri neyse ehliyeti o olduğundan mesleki veya ticari olmayan amaçlarla hareket etmesi az ihtimaldir ama dernek veya vakıflar da tüzel kişi olduğundan tüketici olup olmadıkları değerlendirmeye muhtaçtır.
4077 sayılı kanun madde 3
e) Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi,
Old 11-03-2012, 22:01   #4
criminal

 
Varsayılan

Her Tüketici Hakem Heyetine göre farklı kararlar çıkmakta.İtiraz mercii olan Tüketici Mahkemelerinin de kararları kesin olduğundan temyiz yoluna gidilemiyor.Sanırım bu yüzden henüz Yargıtayca istikrar kazanmış bir karar verilmedi.
Old 12-03-2012, 09:33   #5
avsezgin

 
Varsayılan

cevaplarınız için teşekkür ederim. Yalnız şirketler konusunda hakem heyetlerine veya tüketici mahkemelerine başvuramama konusuna katılmakla birlikte, şirketler açısından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre genel mahkemelerde dava açılabileceğini düşünüyorum. Özellikle elektrikle çalışan fabrikaların bu konudaki zararı çok fazla ve ortada büyük paralar dönmekte.. Diğer bir sorun geriye dönük olarak talep edilebiliyor mu?
Old 21-03-2012, 11:28   #6
av.mertt_06

 
Varsayılan

Kaçak elektrik bedelin iade edilmesinde vatandaşın birden fazla evi varsa ve bu evlerin elektrik aboneliği malikin üzerineyse ozaman bütün abone olduğu ve üzerine kayıtlı olan bu bedelleri de talep edebiliyormu yoksa sdc kendi oturduğu evin bedelinimi istiyor.Bunu şundan dolayı soruyorum kiracılar ödedikleri kaçak fatura bedelini müvekkilden talep ediyorlarmış.Bunun için nasıl bir yol izlenmeli.
Old 29-03-2012, 11:19   #7
Av. Şükrü

 
Varsayılan

Sayın Mert, bence kiracıların mal sahibinden böyle bir talepde bulunmaya hakları yok zira Hakem Hakları Heyetlerine başvuruda bulunabilmek için nihai tüketici olma şartı var bildiğim kadarı ile bu durmda müvekkiliniz değil kiracılar tüketici sıfatına haiz oldukları için kira sözleşmesine dayanarak dağıtım firmasından iadesini bizzat kendileri isteyebilirler kanısındayım.
Old 31-03-2012, 11:55   #8
AV.SERTANn

 
Varsayılan

KAYIP KAÇAK BEDELİNE İLİŞKİN DUYURU

4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu (Kanun)’nun;
1 inci maddesinde elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması amaçlanmıştır.
“Lisans genel esasları ve lisans türleri” başlıklı 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendindeki “… 5. Yönetmelik uyarınca, hizmet maliyetlerinin yansıtılmasına dair kurallar ile kayıp ve kaçakları asgariye indirecek önlemlerin uygulanmasına dair esasları içeren hükümler…” hükmü Kurum tarafından verilecek lisansların tabi olacağı usul ve esaslar ile lisanslarda yer alacak asgari hükümlerden birisi olarak yer almaktadır.
4 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında Kurum’un “... bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten” sorumlu olduğu belirtilmektedir.
5 inci maddesinin 6 ncı fıkrasının (c) bendinde Kurulun görevleri arasında “Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak.” hususu yer almaktadır.
Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğin 4 üncü maddesinde “Gelir düzenlemesinde, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerin dağıtım lisanslarına aşağıdaki parametrelerin değerleri derç edilir:
…
KKH dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin lisansında her tarife dönemi için belirlenen kayıp-kaçak hedefleri,”
hükmü yer almaktadır.
Gelir ve Tarife Düzenlemesi Kapsamında Düzenlemeye Tabi Unsurlar ve Raporlamaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin 19 uncu maddesinde “b) Kayıp-kaçak hedeflerine ilişkin olarak, bu Tebliğin ekinde yer alan GD04.2 formundaki veriler,” lisans sahibi tüzel kişiler tarafından, kendi faaliyetleri ile ilgili olması halinde, düzenlemeye esas işletme gideri ve yatırım harcamalarına temel teşkil eden ve sağlanma zorunda olan veriler arasında sayılmaktadır.
Kayıp-kaçağa ilişkin uygulama mezkur mevzuat hükümlerinin yanı sıra Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği ve ilgili tebliğlerinde, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Şebeke Yönetmeliği, Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliklerinde yer alan diğer hükümler de dikkate alınarak gerçekleştirilmektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında 16/12/2010 tarih ve 2932 sayılı Kurul Kararıyla 2011-2015 dönemini kapsayan ikinci uygulama dönemi için 21 dağıtım şirketi için kayıp kaçak hedefleri belirlenmiştir.
Kayıp-kaçak miktarı, dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı göstermektedir. Dağıtım sistemine giren enerji ile tahakkuk ettirilen enerji arasında oluşan bu fark elektriğin dağıtımı için gerekli olan hat, trafo ile sayaçlarda meydana gelen teknik kayıp miktarı (yaklaşık % 7-8) (ayrıca ölçümlenemeyen bir kısım enerji) ve yasal olmayan bir şekilde elektriğin kaçak kullanılması sonucunda oluşan miktarın toplamından oluşmaktadır. Kaçak elektrik tüketiminin tamamen ortadan kaldırıldığı bir durumda dahi teknik kayıp söz konusu olacaktır.
Yukarıda belirtilen Kanun ve ikincil mevzuat hükümleri esas alınarak tüketicilere sunulan elektriğin kesintisiz sağlanabilmesi için her bir dağıtım bölgesinin kayıp-kaçak oranları dikkate alınarak elektriğin üretilmesi gerekmektedir. Üretilen elektriğin maliyetinin tüketicilere yansıtılması, faaliyetin doğal sonucudur. Kurumumuz ilgili mevzuat gereğince kayıp kaçak miktarına ilişkin maliyetin müşterilere yansıtılmasını öngörürken diğer yandan kaçakların sıfırlanmasına ve teknik kayıpların makul seviyeye indirilmesine ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmaktadır.
21 Elektrik Dağıtım Şirketinin bölgesinde uygulayacağı hedef kayıp-kaçak oranları bu bölgelerde gerçekleşen kayıp-kaçak oranları esas alınarak 28/12/2010 tarih ve 2977-2998 sayılı Kurul Kararları ile onaylanmıştır. Tarifeler, bu Kurul Kararlarında yer alan hedef kayıp-kaçak oranları dikkate alınarak 2999 sayılı Kurul Kararı ile ulusal bazda abone grupları bazında Türkiye genelinde tek fiyat olarak belirlenerek 01/01/2011 tarihi itibariyle uygulanmaya başlanmıştır.
Söz konusu Kurul Kararlarında ve aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere her bir bölge için uygulama dönemi içerisinde azalan hedef kayıp-kaçak oranları belirlenerek tüketicilerin daha düşük kayıp-kaçak bedeline maruz kalmaları sağlanırken bu hizmeti yerine getiren dağıtım şirketlerine de riskler yüklenmiştir. Kanunun amacı “elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır.” Bu kapsamda, verilen hedefler şirketlerin performansları da dikkate alınarak belirlenmiş olup performans düzeyi yüksek olan şirketlerin ödüllendirilmesini, performans düzeyi düşük olan şirketlerin ise cezalandırılmasını temin edecek bir mekanizma dahilinde hedef kayıp-kaçak oranları belirlenmiştir. Nitekim düşük performanstan dolayı gerçekleşen yüksek kayıp-kaçak düzeyinin yol açtığı ek maliyet 2007-2010 döneminde sorumlu şirketlerin üzerinde kalmıştır. 2011-2015 döneminde de düşük performans düzeyiyle faaliyet gösteren şirketler hedef kayıp-kaçak oranlarına ulaşamamaktan dolayı ek maliyetlere katlanacaklardır. Bu ek maliyetler hiçbir şekilde tüketicilere yansıtılmamaktadır.


Yukarıda yer alan hedefler esas alındığında 2011-2015 dönem için ortalama hedef kayıp-kaçak oranları sırasıyla yıllar bazında % 15, % 13, %12, % 11 ve % 10 olarak belirlenmiştir.
Bilindiği üzere Kurumumuz Kanun kapsamında 2001 yılında kurulmuştur. Kanunda yer alan tarifelerin düzenlenmesi kapsamında 2003 yılından beri Kurumumuzca düzenlenen tarifelerde enerji bedeli hesaplamalarında hedef kayıp-kaçak oranları da dikkate alınmıştır. 2003 yılı öncesinde de enerji fiyatları içerisinde enerji maliyetinin bir unsuru olarak kayıp-kaçak maliyetleri dikkate alınmaktaydı. 2006-2010 dönemini kapsayan tarife uygulama döneminde hedef kayıp-kaçak oranları 2011-2015 döneminde de olduğu gibi her bir şirket için ayrı ayrı belirlenmiştir. 2006-2010 döneminde enerji bedeli hesaplanırken o dönem için belirlenmiş olan hedef kayıp-kaçak oranları dikkate alınmıştır. 2011 yılından itibaren ise maliyet kalemlerinin ayrıştırılması söz konusu olup faturada daha önce perakende satış (aktif enerji) bedeli içerisinde yer alan kayıp-kaçak bedelinin ayrıştırılarak serbest tüketiciler de dahil tüm dağıtım sistemi kullanıcılarına yansıtılması uygulamasına geçilmiştir. Dolayısıyla daha önce olmayan bir bedelin uygulamaya sokulması değil maliyet kalemlerinin ayrıştırılarak faturalarda da gösterilmesi söz konusudur.
Hatırlanması gereken diğer bir husus da teknik veya teknik olmayan kayıpların (kaçak) elektriğin maliyetinin bir unsuru olacağıdır. Tüketim yerlerinin ihtiyacı olan elektriğin kesintisiz bir şekilde temin edilebilmesi için teknik ve teknik olmayan kayıpların üretilmesi gerekir. Elektrik nakli söz konusu ise teknik kayıp da söz konusudur. Kayıpsız bir elektrik üretimi söz konusu olamaz, aksi takdirde tüketicilerin elektrik kesintisini kabullenmesi gerekir. 73 milyonluk nüfusunun doğrudan gerek evinde gerekse iş yerinde elektrik tüketmek zorunluluğunun söz konusu olduğu bir yapıda kaçak kullanımın da sıfırlanması mümkün değildir. Ancak kaçak tüketimin asgari düzeye indirgenmesine ilişkin düzenlemelerin yapılması gerekir. Bu çerçevede Kurumumuz her bir dağıtım bölgesi için yukarıda gösterilen tablodaki hedef kayıp/kaçak oranları esas alınarak fiyatlar belirlenmiştir.
Mevzuata uygun olarak gerçekleştirilen bu ayrıştırmayı zorunlu kılan bir kısım teknik hususların mevcut olduğu da açıktır. 2011 yılı öncesinde, ilgili mevzuat gereği teknik kayıplar tüm tüketicilere yansıtılırken kaçağı da içeren teknik olmayan kayıplar dağıtım şirketlerinin kayıp-kaçak hedefleri de dikkate alınarak sadece serbest olmayan tüketicilere yansıtılmaktaydı. 2011 yılına ilişkin yapılan değişiklik ile yalnızca perakende satış lisansına da sahip dağıtım şirketinden enerji satın alan abonelerin değil, dağıtım sistemini kullanan her bir tüketicinin hizmet sunulmasında oluşan tüm maliyetlere katlanması öngörülmüştür. Ayrıca Yüksek Planlama Kurulunun 18/05/2009 tarih ve 2009/11 sayılı Kararı ile kabul edilen Elektrik Piyasası Arz Güvenliği Strateji Belgesi’nde (Strateji Belgesi) 2015 yılına kadar tüm tüketicilerin serbest tüketici olması öngörülmektedir. Tüm tüketicilerin serbest tüketici olduğu bir piyasada yeni düzenlemenin yapılmaması halinde teknik olmayan kaybın maliyetinin dağıtım şirketlerine verilen hedeflerle uyumlu olan kısmının karşılanması hususu olanaksız hale gelecektir. Dolayısıyla, söz konusu düzenleme Türkiye elektrik piyasası için öngörülen uzun vadeli yapıyla uyumu tesis etmek, kayıp-kaçağın maliyetinin tüketiciler arasında eşit paylaşımını sağlamak ve Kanun ve Strateji Belgesinde öngörülen mekanizmaya yönelik ileride çıkabilecek sorunları ortadan kaldırmak amacıyla ilgili mevzuat çerçevesinde hayata geçirilmiştir.
Tüm bunlara ilave olarak Kanunun ruhunu ifade eden birinci maddesinde yer alan temel amaçlardan biri de istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının kurulmasının sağlanmasıdır. Yukarıda belirtilen teknik ve hukuki gerekliliklerin yanı sıra; yalnızca abonelerin değil, sistemi kullanan her bir tüketicinin hizmetin sunulması esnasında oluşan maliyet kalemlerine katlanmasının sağlanmasının ve tüketicilere yansıtılan bu maliyetlerin faturada ayrı kalemler olarak gösterilmesinin Kanunun öngördüğü şekilde şeffaf bir piyasanın kurulmasına katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.
Tarifelerin uygulanması, lisans sahibi şirketler bakımından yasal bir zorunluluktur. Lisans sahibi şirketler, tarifeyi değiştiremeyeceği gibi, tarifede yer almayan bir bedeli de tahsil edemez veya düzenlenen tarifeler kapsamında belirlenmiş bir bedeli de tahsil etmeme gibi bir davranışta bulunamazlar. Bu sebeple, perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketlerinin tarifeleri uygulayıp uygulamama ve kayıp-kaçak bedelini tahsil edip etmeme gibi bir inisiyatifi bulunmamaktadır. Tarifelere uyma yükümlülüğünün bir gereği olarak kayıp-kaçak bedeli perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer almaktadır.
Kayıp-kaçak bedeli yukarıda detaylı olarak belirtildiği üzere, Kurumun Kanunun kendisine verdiği yetki çerçevesinde ve Kanunun temel amaçlarına uygun şekilde belirlediği bir bedeldir. Söz konusu bedeli belirlemek üzere alınan Kurul Kararı Kurumun bir düzenleyici işlemi olarak tüm tüzel ve gerçek kişileri bağlayıcı niteliği haizdir. Bu nedenle, dağıtım şirketlerinin söz konusu Karara aykırılık teşkil edecek bir işlemde bulunmaları mümkün değildir.Diğer taraftan, Elektrik Piyasası Kanununun “Dava hakkı” başlıklı 12 nci maddesi “İdari para cezaları dahil, Kurul tarafından alınan bütün Kararlara karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul Kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.” hükmünü amirdir. Bu hüküm çerçevesinde Kurul Kararlarının iptali için yargı yoluna başvurmak her zaman mümkündür. Ancak, yine aynı hüküm kapsamında Kurul Kararlarının iptali için açılacak davaların Danıştayda görüleceği açıkça hükme bağlanmışken, Kurul Kararları ile belirlenerek tahsil edilen bu bedellerin iptali için hakem heyetlerine yapılan başvuruların yetki dâhilinde kabul edilmesi ve olumlu şekilde sonuçlandırılmasının bu husus dikkate alınarak yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

http://www.epdk.gov.tr/.../10157/b76...c-47a511868718
Old 27-12-2012, 10:54   #9
çözümhukuk

 
Varsayılan

BİR GAZETE HABERİ
Erzincan'da Tuğla Fabrikası sahibi Hacı Dalar, fabrikaya gelen 69 bin 200 liralık elektrik faturasındaki 7 bin 853 liralık kayıp kaçak bedeli için başlattığı hukuk mücadelesini kazandı. 2'nci Asliye Hukuk Mahkemesi, 2011 yılının Ekim ayında Hacı Dalar'ın ödediği kayıp kaçak bedelinin faiziyle birlikte kendisine geri ödenmesine karar verdi.

Erzincan'da 1999 yılından bu yana Ağaoğlu Toprak Sanayi ve A.Ş. adı altında faaliyet gösteren ve yıllık 10 milyon tuğla üretimi yapan fabrikaya 2011 yılının Ekim ayında 69 bin 200 liralık elektrik faturası geldi. Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Dalar, 69 bin 200 liralık faturaya 7 bin 853 liralık kayıp kaçak bedeli yansıtıldığını görünce sinirlendi.

İşadamı Hacı Dalar bunun üzerine Aras Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye kayıp kaçak bedeli adı altında ödediği paranın geri verilmesi için 2'nci Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtı. Bir yıl süren davanın görülmesinin ardından mahkeme, 11 Aralık'ta verdiği kararda Hacı Dalar'a ödediği kayıp kaçak bedelinin faiziyle birlikte geri ödenmesine karar verdi.

Başkalarının kullandığı bedeli ödememek için davayı açtıklarını vurgulayan Ağaoğlu Toprak Sanayi ve A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Dalar, davayı kazandıkları için mutlu olduğunu söyledi.

Her ay ortalama 30-40 bin lira elektrik faturası ödediklerini ve bunun 4-5 bin lirasının kayıp kaçak bedeli olduğunu anımsatan Dalar, "Fatura üzerinden sadece bir aylık kayıp kaçak bedeli için dava açtık. Şimdiki faturalar üzerinde zaten kayıp kaçak bedeli görünmüyor. Ama yine de herkesten bu ad altında olmasa da bedel alınıyor. Biz bunun alınmamasını istiyoruz. Geçmiş dönemlere ait olan kayıp kaçak bedellerinin iadesi için de mahkeme yoluna gideceğiz. Bu emsal bir karar oldu. İnşallah başkasının kullandığı elektriği bir başkası ödemez" diye konuştu. - Erzincan
Old 05-02-2013, 15:53   #10
duyguisler

 
Varsayılan kk bedeline iade

“YARGITAY KAYIP KAÇAK BEDELİNDE KARARINI VERDİ!” Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 22.11.2012 Tarih 2012/6102 E. 2012/8281 K. -

Dava Tüketici Hakem Kurulu Kararına İtiraza ilişkindir. Kozan Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının kararı yerinde görülmüştür. Tüketici Hakem Heyeti kararında belirtildiği gibi, faturada yer alan kayıp kaçak bedelinin, kaçak elektrik kullanmayan tüketiciye yansıtılması veya dava dilekçesinde yer alan gerekçeye göre enerji nakli sırasında meydana gelen kaybın tüketiciden tahsil edilmesi açıkça hakkaniyete aykırı olup temel tüketici haklarını ihlal niteliğinde görüldüğünden, tüketicinin kullanımı dışındaki bu gibi ücretlerin, tüketiciye ödettirilmesi kabul edilemeyeceğinden davacı tarafından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş hüküm tesis edilmiştir. Usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
Old 05-02-2013, 23:10   #11
detay82

 
Varsayılan

Son dönem elektrik faturalarına baktığımda söz konusu kısımların kaldırıldığını ancak fatura tutarlarınin eskiye göre daha fazla arttığını görüyorum.

Düşündürücü...
Old 20-03-2013, 12:11   #12
feyzaday

 
Varsayılan

Merhabalar, şirketlerin davacı olduğu kaçak kullanım bedellerine ilişkin davalarda son durum nedir?
Old 20-03-2013, 12:48   #13
olgu

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.İsmail DEĞER
Son dönem elektrik faturalarına baktığımda söz konusu kısımların kaldırıldığını ancak fatura tutarlarınin eskiye göre daha fazla arttığını görüyorum.

Düşündürücü...

Enerji dağıtımının özelleşmesiyle önce biz şefaf bir şirketiz aldığımız her kalemi açıklarız dediler tüketiciler hakem heyetlerine başvurup bedelleri iade alınca, mahkemelerde bu kararlara karşı yapılan itirazları reddedince şefaf kurumlar yine örtünmeye başladılar.

Almaya devam ediyorlar ancak bazı kalemleri gizlemeye devam.
Old 03-09-2013, 15:09   #14
repose

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avsezgin
Kaçak elektrik kullanım bedelinin geriye dönük olarak iadesi hususunda gelinen son nokta nedir? Konuyla alakalı açılmış veya sonuçlanmış bir dava ya da Yargıtay kararı mevcut mu?

T.C.

YARGITAY

7. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/5010

K. 2013/2220

T. 5.3.2013

• ELEKTRİK ABONELİĞİNDEN KAYNAKLANAN İSTİRDAT DAVASI ( Kayıp Kaçak Bedelinin Belirlenmesi İçin Alınan Kurul Kararının EPDK’nın Bir Düzenleyici İşlemi Olarak Tüm Tüzel ve Gerçek Kişileri Bağlayacağı - Kurul Kararlarının İptali İçin Açılacak Davaların Danıştay’da Görülebileceği )

• KAYIP KAÇAK ELEKTRİK BEDELİ ( İstirdat Davası/Kayıp Kaçak Bedelinin Belirlenmesi İçin Alınan Kurul Kararının EPDK’nın Bir Düzenleyici İşlemi Olarak Tüm Tüzel ve Gerçek Kişileri Bağlayacağı - Kurul Kararlarının İptali İçin Açılacak Davaların Danıştay’da Görülmesi Gerektiği )

• YARGI YOLUNUN BELİRLENMESİ ( İstirdat Davası/Kayıp Kaçak Bedelinin Belirlenmesi İçin Alınan Kurul Kararının EPDK’nın Bir Düzenleyici İşlemi Olarak Tüm Tüzel ve Gerçek Kişileri Bağlayacağı - Kurul Kararlarının İptali İçin Açılacak Davaların Danıştay'ın Görev Alanında Olduğu )

• DANIŞTAY'DA GÖRÜLECEK DAVA ( İstirdat Davası/Kayıp Kaçak Bedelinin Belirlenmesi İçin Alınan Kurul Kararının EPDK’nın Bir Düzenleyici İşlemi Olarak Tüm Tüzel ve Gerçek Kişileri Bağlayacağı - Kurul Kararlarının İptali İçin Açılacak Davaların Danıştay’ın Görev Alanında Olduğu )

2004/m.72

ÖZET : Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığı halde ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Kayıp-kaçak bedelini EPDK’nun kanunun kendisine verdiği yetki çerçevesinde ve kanunun temel amaçlarına uygun şekilde belirlediği, kayıp-kaçak bedelinin belirlenmesi için alınan kurul kararının EPDK’nun bir düzenleyici işlemi olarak tüm tüzel ve gerçek kişileri bağlayacağı, dağıtım şirketlerinin kurul kararlarına aykırılık teşkil edecek herhangi bir işlemde bulunamayacakları, Kurul Kararlarının iptali için yargı yoluna başvurmanın her zaman mümkün olduğu ancak Kurul Kararlarının iptali için açılacak davaların Danıştay’da görülebileceğinin açık hükme bağlandığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekir.
DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR : Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığı halde ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre,
SONUÇ : Davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 3,15.TL harcın davacı taraftan alınmasına, 05.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
YEREL MAHKEME KARARI
TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2011/529
KARAR NO: 2012/239
KARAR TARİHİ: 18/04/2012
Mahkememizde görülmekte bulunan İstirdat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı elektrik dağıtım şirketinde 1392780 numaralı sanayi elektrik aboneliğinin bulunduğunu, bu abonelikten kaynaklı olarak müvekkiline toplam 25.365,97 TL tutarında alacak kalemlerini de içeren faturalar tanzim edildiğini, müvekkilinin 2011 Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım dönemlerine ilişkin faturalarını düzenli olarak ödediğini, Türkiye genelinde kaçak elektrik kullanan kötüniyetli gerçek ya da tüzel kişilerin kaçak kullanım bedellerinin fatura tutarlarının belli oranları ile yansıtıldığını, özellikle müvekkili gibi aylık elektrik tüketim miktar ve oranı oldukça yüksek olan şirketler için bu oran ve miktarın oldukça yüksek olduğunu tüm bu nedenlerle elektrik faturalarına yansıtılan kaçak kullanım bedelinin halkız olduğunun tespiti ile müvekkili şirketten bundan sonra kaçak kullanım bedeli adı altında tahsilat yapılmamasına müvekkili tarafından bugüne kadar kaçak kullanım bedeli adı altında ödenen 25.365,00 TL.nin davalı şirketten her birini ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dağıtım şirketleri tarafından kayıp-kaçak bedelinin abonelerden tahsili ile ilgili kanun yönetmelikler ve epdk kurul kararlarına dayandığını bu mevzuat yürürlükte olduğu sürece de kayıp-kaçak bedelinin tahsilinin yasal olduğunu, davacının sözleşme ile uymayı kabul ettiği mevzuat gereğince kayıp-kaçak bedeli tahsil edildiği davacının bu bedelin kendisine iadesine isteminin sözleşmeye aykırı bir talep olduğunu tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, elektrik faturasına yansıtılan kaçak kullanım bedelinden dolayı bunun alınmasının yerinde olup olmadığı yerinde olduğu taktirde istirdatı istemine ilişindir.
Tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket tarafından abonelerden kayıp-kaçak bedelinin tahsilinin yönetmelikler ve EPDK kararlarına dayandığı, mevzuatın yürürlükte olduğu sürece kayıp-kaçak bedelinin tahsilinin yasal olduğu, ayrıca fatura bedelinin belirlenmesine yönelik tarifelerin EPDK tarafından belirlendiği davacı şirketin EPDK tarafından belirlenen tarifeleri uygulamakla yükümlü olduğu, davacı şirket ile davalı tüketici arasında 28.10.2010 tarihli Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi akdedildiği ve davalı-tüketiciye 1392780 abone nosu ile elektrik hizmeti sunulduğu anlaşılmıştır.
Elektrik nakli işleminde teknik kaybın olacağı, kayıpsız elektrik üretiminin söz konusu olamayacağı, 2011 yılı öncesinde ilgili mevzuatlar gereği teknik kayıpların tüm tüketicilere yansıtılırken elektrik kaçağını içeren teknik olmayan kayıpların dağıtım şirketlerinin kayıp-kaçak hedefleri de dikkate alınarak serbest olmayan tüketicilere yansıtıldığı, 2011 yılına ilişkin yapılan değişiklikler ile yalnızca perakende satış lisansına sahip dağıtım şirketlerinden enerji satın alan abonelerin değil, dağıtım sistemini kullanan her bir tüketicinin hizmet sunulmasında oluşan tüm maliyetlere katlanmasının öngörüldüğü, tarifelerin uygulanmasının, lisans sahibi şirketler bakımından yasal zorunluluk olduğu, lisans sahibi şirketlerin tarifeyi değiştiremeyeceği gibi tarifede yer almayan bir bedeli de tahsil edemeyeceği veya düzenlenen tarifeler kapsamında belirlenmiş bir bedeli de tahsil etmeme gibi bir davranışta bulunamayacağı, perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketlerinin tarifeleri uygulayıp uygulamama ve kayıp-kaçak bedelini tahsil edip etmeme gibi bir inisiyatifinin bulunmadığı, tarifelere uyma yükümlülüğünün bir gereği olarak kayıp-kaçak bedelinin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığı, kayıp-kaçak bedelini EPDK’nun kanunun kendisine verdiği yetki çerçevesinde ve kanunun temel amaçlarına uygun şekilde belirlediği, kayıp-kaçak bedelinin belirlenmesi için alınan kurul kararının EPDK’nun bir düzenleyici işlemi olarak tüm tüzel ve gerçek kişileri bağlayacağı, dağıtım şirketlerinin kurul kararlarına aykırılık teşkil edecek herhangi bir işlemde bulunamayacakları, Elektrik Piyasası Kanunu’nun 12.maddesinde,
“idari para cezaları dahil, kurul tarafından alınan bütün kararlara karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülür. Danıştay, Kurul Kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar…” denildiği,
Bu hüküm çerçevesinde Kurul Kararlarının iptali için yargı yoluna başvurmanın her zaman mümkün olduğu ancak Kurul Kararlarının iptali için açılacak davaların Danıştay’da görülebileceğinin açık hükme bağlandığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Hüküm: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Peşin alınan 376,70 TL harçtan alınması gereken 21,15 TL karar harcının mahsubu ile bakiye 355,55 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı vekili için taktir edilen 3.040,15 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı vekili tarafından yatırılan avanstan arta kalan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HUMK. 432 maddesine göre temyiz süresi on beş gün olup, temyiz süreleri ilamın usulen taraflardan her birine tebliği ile başlamak üzere Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18.04.2012
Old 03-09-2013, 15:14   #15
repose

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
E. 2013/2563
K. 2013/8571
T. 27.3.2013
• ELEKTRİK KAYIP KAÇAK BEDELİNİN İADESİ DAVASI ( Davacının Tüketici Sıfatı Bulunmadığı - Taraflar Arasında 4077 S.K. Kapsamında Kalan Mal ve Hizmet Piyasasına İlişkin Bir Hukuki İlişkinin Mevcut Olmadığının Gözetilmesi Gerektiği )
• TÜKETİCİ MAHKEMESİNDE DAVA AÇILAMACAĞI ( Taraflar Arasında 4077 S.K. Kapsamında Kalan Mal ve Hizmet Piyasasına İlişkin Bir Hukuki İlişkinin Mevcut Olmadığı - Uyuşmazlığın Çözümünde Genel Mahkemelerin Görevli Olduğu/Re'sen Gözetileceği )
• DAVACININ TÜKETİCİ SIFATI BULUNMADIĞI ( Tüketici Mahkemelerinin Görevli Olmadığı - Kayıp Kaçak Bedelinin İadesi Davası )
4077/m. 1,2,3,23
ÖZET : Dava, davalı kurumun tahsil etmiş olduğu kayıp kaçak bedelinin iadesi istemine ilişkindir.Yerel Mahkemece, dava reddedilmiştir.Ancak, eldeki davada; davacı 4077 S.K. 3. M. belirtilen tüketici tanımına uymadığından, taraflar arasında 4077 S.K. kapsamında kalan mal ve hizmet piyasasına ilişkin bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Tüketici Mahkemesinde dava açılması mümkün değildir ve uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalı kurumun elektrik abonesi olduğunu, 2011 yılı haziran ayından itibaren tahakkuk ettirilen faturalarda toplam 264.215,23 TL kayıp kaçak bedeli tahsil edildiğini,kaçak kullanım olmadığı halde ve taraflarına kayıp kaçak bedeli hizmeti sunulmadığı halde davalının hukuka aykırı olarak tahsil ettiği 264.215,23 TL alacaklarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı 4077 sayılı kanunun 3. maddesinde belirtilen tüketici tanımına uymadığından ,taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir ilişkinin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca, Tüketici Mahkemesinde dava açılması mümkün değildir. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenip,yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

2 )Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın ( 1 ) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 03-03-2015, 15:20   #16
av aysen

 
Varsayılan

tüzel kişi olan müvekkil şirketin dava açması halinde sonuç nasıl karara çıkıyor acaba zira okuduğum kadarıyla gerçek kişiler açısından sorun yok ama şirketler adına ve lehine pek karar yok yardımlarınızı bekliyorum saygılar
Old 03-03-2015, 21:47   #17
Levent Karakaya

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
BAŞKANLIĞI ESAS NO: 2014/8489
KARAR NO: 2014/8854
Y A RG I T A Y İ L A M I
Davacı ...... ile davalı ........ aralarındaki alacak davasına dair Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 18.06.2013 günlü ve 2012/323 E.-2013/220 K.sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 20.01.2014 günlü ve 2013/16089 E.-2014/607 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y KA R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalı ile imzalanan sözleşmeler uyarınca davacı adına iki ayrı elektrik aboneliği oluşturulduğunu, bu abonelikler aracılığı ile davalıdan elektrik enerjisi temin eden davacıdan yasal dayanağı olmadığı halde Mayıs 2011-Aralık 2011 dönemleri arasında kayıp- kaçak bedeli adı altında .............. TL tahsilat yapıldığını belirterek,bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında; elektrik abonelerinin tükettiği enerji bedelinin ne şekilde fiyatlandırılacağının EPDK kararları ile belirlendiğini, kendilerinin EPDK tarafından belirlenen düzenlemeler doğrultusunda işlem yaptıklarını, EPDK kararları dışında başka tür işlem yapmalarının mümkün olmadığını, EPDK kararlarına karşı ancak Danıştay'da dava açılabileceğini belirterek,davanın öncelikle yargı yolu nedeni ile, bu uygun görülmez ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu kayıp-kaçak bedelinin, ilgili mevzuatlar doğrultusunda tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Verilen bu karar, Dairemizin 20.01.2014 tarih 2013/16089 E. ve 2013/607 K. sayılı kararı ile onanmış, davacı tarafça bu onama kararına karşı karar düzeltme yoluna gidilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, elektrik faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedelinin
tüketiciden alıp alınmayacağına ilişkindir.
Kayıp-kaçak miktarı, dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere
tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı göstermektedir. Yani kayıp-kaçak bedeli elektrik sisteminde ortaya çıkan teknik ve teknik olmayan kaybın maliyetinin kayıp-kaçak bedeli oranları ölçüsünde karşılanabilmesi amacıyla belirlenen bir bedeldir.
Davacı Kurum tarafından elektrik enerjisinin üretiminden, tüketicilere ulaştırılıncaya kadar oluşan elektrik eksikliği kayıp bedeli olarak; enerji nakil hatlarından çeşitli sebeplerle sayaçtan geçirilmeksizin, herhangi bir bedel ödemeden kullanılan elektrik bedeli de kaçak bedeli olarak diğer kullanıcı abonelere yansıtılmaktadır.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 4.maddesinin 1 .fıkrasında, bu Kanun ile verilen görevleri yerine getirmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun kurulduğunu belirtmiş, aynı maddenin 2.fıkrasında ise; “Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur...” hükmüne yer verilmiştir.
Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na tüketicilere yapılacak elektrik satışlarında uygulanacak fıyatlandırmaya esas unsurları tespit etme görevi verilmiştir.
Bu maddede de anlatılmak istenilen hususun 1 kw elektrik enerjisinin tüketicilere ulaşıncaya kadar ki maliyet ve kar payı olup, yoksa Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na sınırsız bir fiyatlandırma unsuru belirleme yetkisi ve görevi vermediği açıktır.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu bu maddeye dayanarak 11.08.2002 gün ve 24843 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Perakende Satış Hizmet Geliri ile Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ”i yayımlamış ve lisans sahibi şirketlerde bu tebliğe uygun olarak tüketiciden kayıp-kaçak bedeli adı altında bedel tahsil etmişlerdir.
Ancak, yukarıda açıklandığı üzere tebliğin dayanağı olan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 4.maddesinde, Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu’na sınırsız bir fiyat belirleme hak ve yetkisi verilmemiştir.
Elektrik enerjisinin nakli esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından kaçak kullanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin, kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmek hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmamaktadır.
Hem bu hal, parasını her halükarda tahsil eden davacı Kurum’un çağın teknik gelişmelerine ayak uydurmasına engel olur, yani davacı kendi teknik alt ve üst yapısını yenileme ihtiyacı duymayacağı gibi; elektriği hırsızlamak suretiyle kullanan kişilere karşı önlem alma ve takip etmek için gerekli girişimlerde de bulunmasını engeller. Oysa ki, elektrik kaybını önleme ve hırsızlıkları engelleme veya hırsızı takip edip, bedeli ondan tahsil etme görevi de bizzat enerjinin sahibi bulunan davacıya aittir.
Bununla birlikte, tüketici olan vatandaşın faturalara yansıtılan kayıp-kaçak bedelinin hangi miktarda olduğunun apaçık denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödediğini bilmesi, yani şeffaflık hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarındandır.
Öyle ise mahkemece, bu ilkelere gözetilerek kayıp kaçak bedelinin tüketicilerden tahsil edilemeyeceği kabul edilip, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi gerekçelerle ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki mahkeme kararının açıklanan bu gerekçeler ile bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakla davacı tarafın bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.01.2014 gün 2013/16088 Esas - 2013/607 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.06.2013 gün 2012/323 E. - 2013/220 Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan sebeplere binaen BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,03.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
EPDK Kaçak Elektrik Bedelinin Tüketicilere Yansıtılması HakiMavi Meslektaşların Soruları 2 24-01-2013 12:07
Kaçak elektrik kullanım bedelinin iadesi haksun Meslektaşların Soruları 4 29-03-2012 11:24
kaçak elektrik selhan Meslektaşların Soruları 2 27-09-2008 13:51


THS Sunucusu bu sayfayı 7,24373293 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.