Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Hizmet tespit davası- Ev işinde çalışan

Yanıt
Old 20-09-2008, 12:28   #1
Av. Aylin Kaya

 
Varsayılan Hizmet tespit davası- Ev işinde çalışan

Müvekkilim çalışan bir bayanın evinde 10 yıldır sürekli ve ücretle temizlikçi, çocuk bakıcısı, aşçı ve hizmetçi olarak çalışmış. Sigortaya çalıştığı hiç bildirilmemiştir.Müvekkilim hismet tespit davası açılmasını istiyor.Delil olarak o evde çalışan diğer aşçı, şoför ve komşu işyerlerinde çalışanlar var.Başka yazılı delil yok.Ev hizmetlerinde çalışan kadınların hizmet tespit davası ile ilgili olarak elinde yargıtay kararı olan meslektaşlarım var mı?

Husumeti kime yönelteceğiz?
İspat açısından delil olarak neleri gösterebilriiz?
Ev hizmetlerinde çalışanlar İş Kanunumuz kapsamına girmediğinden kıdem tazminatı vs ücret alacaklarını talep edemeyeceğiz değil mi?



window.google_render_ad();
Old 20-09-2008, 12:53   #2
Sinerji Hukuk Yazılımları

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
21.Hukuk Dairesi

Esas: 2004/4166
Karar: 2004/8108
Karar Tarihi: 07.10.2004

ÖZET : Dava niteliği itibariyle kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece resen inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması gerekir. Bu tür davalar da sigortalı, çalışmasını her tür inandırıcı delil ile ispat edebilir; yazılı delil olması şart değildir. Aynı zamanda çalışmaya ilişkin kayıtların işverence düzenlenip SSK'ya intikal ettirilmesi gerekmekte olup, kayıt düzenlenmemiş ise bunun sorumluluğunu davacıya yüklemek iyiniyetle bağdaşmayacak nitelikte bir tutum ve davranıştır.

(506 S. K. m. 79) (1086 S. K. m. 287)

Dava: Davacılar, murisi B'nin davalılardan işverene ait işyerinde 01.07.1996 31.12.1996 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi D.K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:

Karar: Dava, eşinin 01.07.1996 ile 31.12.1996 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece çalışmaya ilişkin bir kayıt olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Dava niteliği itibariyle kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece resen inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması gerekir. Bu tür davalar da sigortalı, çalışmasını her tür inandırıcı delil ile ispat edebilir; yazılı delil olması şart değildir. Aynı zamanda çalışmaya ilişkin kayıtların işverence düzenlenip SSK'ya intikal ettirilmesi gerekmekte olup, kayıt düzenlenmemiş ise bunun sorumluluğunu davacıya yüklemek M.K.'nun 2. maddesi uyarınca iyiniyetle bağdaşmayacak nitelikte bir tutum ve davranıştır.

Çalışmaya ilişkin belge yok ise de, SSK'ya verilen dönem bordro tanığının beyanından, davacı eşinin istem döneminde davalı işyerinde çalıştığı anlaşılmakla, bu durumda davanın kabulü gerekirken mahkemece reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 07.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Old 20-09-2008, 12:56   #3
Sinerji Hukuk Yazılımları

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
10.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/7867
Karar: 2005/11916
Karar Tarihi: 21.11.2005

ÖZET: Hizmet tespiti davalarında, Sosyal Sigortalar Kurumu yasal hizmet tespiti davalarında, Sosyal Sigortalar Kurumu yasal hasım konumunda olup, elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundadır. Sosyal Sigortalar Kurumu yanında tespiti istenen sürede işyerinde işveren olarak bulunanların tümü kendi hak alanını da ilgilendirdiğinden zorunlu dava arkadaşıdır. Zira davanın niteliği itibariyle alınacak ilam, sonuçta SSK tarafından infaza ve böylece sigortalının bu hakkının tesciliyle sigorta primlerinin işverenden tahsiline yol açacağından sigortalıyı çalıştıran gerçek veya tüzel kişilere karşı da açılması gerekir.

(506 S. K. m. 79)

Davacı, davalılardan işverene ait işyerlerinde 01.01.1985-15.12.1998 tarihleri arasında aralıksız olarak geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davacı ve davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı ile G. Tic. AŞ avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava, 01.01.1985-15.12.1998 tarihleri arasında aralıksız cam kesim ve montaj işçisi olarak çalışmanın tespiti talebine ilişkindir.

506 Sayılı Yasa'nın 79/10. maddesine dayalı hizmet tespiti davalarında, Sosyal Sigortalar Kurumu yasal hizmet tespiti davalarında, Sosyal Sigortalar Kurumu yasal hasım konumunda olup, elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundadır. Sosyal Sigortalar Kurumu yanında tespiti istenen sürede işyerinde işveren olarak bulunanların tümü kendi hak alanını da ilgilendirdiğinden zorunlu dava arkadaşıdır. Zira davanın niteliği itibariyle alınacak ilam, sonuçta SSK tarafından infaza ve böylece sigortalının bu hakkının tesciliyle sigorta primlerinin işverenden tahsiline yol açacağından sigortalıyı çalıştıran gerçek veya tüzel kişilere karşı da açılması gerekir. Aleyhine hüküm kurulan G. San. Tic. Şti'ne usulüne uygun husumet yöneltilmemiş, dava ihbar edilmiştir. Davanın ihbarı husumet yöneltme niteliğinde değildir. Husumet kamu düzeniyle ilgili olup, resen gözetilmelidir. Davacıyı çalıştıran işverenlerden G. San. Tic. Şti'nin yasal yönteme uygun biçimde davaya dahil edilerek, gösterecekleri deliller de toplandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmamış olması isabetsizdir.

Davacı askerlik süresi dışında davalılara ait işyerinde çalıştığını iddia etmiş, Mahkemece; 27.08.1990 tarihinde terhis olan davacının 01.05.1991 tarihinde tekrar işe başladığı kabul edilmiştir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu durumda yapılacak iş; 27.08.1990-01.05.1991 tarihleri arasındaki tespite konu çalışmalara ilişkin olarak -varsa- işveren nezdindeki belgeler getirtilmeli; işbu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanmalı; kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince yeterince araştırılmalı; yukarıda öngörülen nitelikte yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden ise, o dönemde sigortalı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişilerin somut bilgi ve görgülerine başvurulmalı böylece bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı ve davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı ile G. San. Tic. AŞ'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Old 28-01-2012, 12:34   #4
kapgan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Aylin Kaya
Ev hizmetlerinde çalışanlar İş Kanunumuz kapsamına girmediğinden kıdem tazminatı vs ücret alacaklarını talep edemeyeceğiz değil mi?



window.google_render_ad();

Soruya yanıt bulundu mu acaba?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hizmet Tespit Davası... av.knel Meslektaşların Soruları 20 13-11-2017 09:31
Hizmet tespit davası ile işçi alacağı davası birlikte açılabilir mi a.lawyer Meslektaşların Soruları 50 21-09-2016 13:06
Hizmet tespit davası hukukcu15 Meslektaşların Soruları 2 23-03-2012 15:21
Hizmet tespit davası Av.Dilek Salmankurt Meslektaşların Soruları 2 07-03-2008 11:52
Hizmet Tespit Davası ?? VALPER Hukuk Soruları 1 25-12-2007 20:15


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04861093 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.