Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Kesin Mehil Nedeniyle Davanın Reddi

Yanıt
Old 02-05-2007, 09:50   #1
Av. Kader DEMİR

 
Varsayılan Kesin Mehil Nedeniyle Davanın Reddi

Daha evvel de bu konu tartışılmıştır. ancak benim sormak istediğim kesin mehil verilmiş olmasına rağmen, ilgili davada dinletilebilecek tanık olmadığından veya tanık olabilecek şahıslara ulaşılamadığından delili lstesi sunulmamasından kaynaklı davanın reddi hailnde izlenebilecek yasal prosedür nedir? Şimdiden teşekkürler yanıtınız için.
Old 03-05-2007, 09:01   #2
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Sn.Efkan,

Dinletilecek tanık yoksa, kesin süre verilmesinin sonuca bir etkisi olmayacağını düşünüyorum. Yani, tanık zaten yok, kesin süre verilmemiş olsa dahi gösterilemeyecekti ve tanıkla ispatı düşünülen hususlar zaten ispat edilemeyecekti.

Diğer konuda ise ( tanıklara ulaşamama ) söylenecek farklı şeyler var. Öncelikle, kesin sürenin yargılamayı hızlandırma amacı güden bir kurum olduğunu önümüze koymamız lazım. Yargıtay uygulaması da bu yönde. Örneğin, kesin sürede tanık bildirmemişseniz, ancak , yargılamanın uzamasına sebebiyet vermeyecek şekilde bir sonraki celsede tanıklarınızı hazır etmişseniz, kesin süreye rağmen tanık dinletilebileceğine ilişkin kararlar hatırlıyorum. Bunun yanında, kesin sürenin karşı taraf için bir usuli kazanılmış hak doğurduğuna ilişkin kararlardan da bahsetmek mümkün.

Kesin süreye uyulmaması nedeniyle dava reddedilmiştir hükmü pek doğru değil. Bence, burada mesele davanın ispat edilememiş olması ve ispat araçlarının sunulması için kesin süre verildiğinin hükme farklı bir dille alınması gerekir. Yani, davacı ( ya da davalı ) verilen kesin süreye rağmen tanıklarını hazır edememiş ve davasını ispatlayamamıştır. Davanın bu nedenle reddine... şeklindeki bir hüküm daha açık ve doğru geliyor bana.

Somut soruna tekrar dönecek olursak, delillerin resen hazırlanması ilkesine dayalı bir dava yürütülüyorsa, kesin sürede de deliller sunulamamış ve yargılamanın uzamasına sebebiyet vermeyecek şekilde tanıklar hazır edilememişse, davanın ispat edilememesi nedeniyle reddinin mümkün olduğu görüşündeyim.

Saygılar.
Old 03-05-2007, 11:35   #3
Av. Kader DEMİR

 
Varsayılan

Sayın Işıl; güzel bir açıklama yapmışsınız teşekkürler... 1-O halde davanın ispat edilememesi dolayısıyla reddi sözkonusu olduğunda temyiz yoluna başvurmanın bir anlamı yok.Öyle mi? 2-somut olayı kısaca aktarmam gerekirse, (mesleğin daha çok başında br avukat olarak mazur görün)kıdem ve ihbar tazminatına ilşkin bir iş davası dosyasında tanık listesi yok ancak dosyada mevcut bir müfettiş raporu var.Verilen mehilde talepleri içerir cevap dilekçesi sunduk ancak buna rağmen delil listesi sunulmadığından bahisle dava reddedildi, mümkün müdür yani?
Old 03-05-2007, 11:48   #4
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Sn. Efkan,

Alıntı:

1-O halde davanın ispat edilememesi dolayısıyla reddi sözkonusu olduğunda temyiz yoluna başvurmanın bir anlamı yok.Öyle mi?

Elbette ki, böyle bir şey net olarak söylenemez. Davayı, dosyayı bilmeden bu kadar net bir cevap verilemez. Benim açıklamalarım, sadece genel bir soruya verilmiş genel bir yanıt idi. Temyize gitmek için temel neden verilen hükmün ( ispat edilemedi dese dahi ) usul ve yasaya aykırı olduğunu düşünmektir. Davanın herhangi bir nedenle reddi usul ve yasaya aykırı olabilir.

İkinci sorunuza gelince, davanın belirttiğiniz nedenle reddinin mümkün olup olmadığı ayrı bir konu. Mesele mümkünat ise, mümkün olmuş, mahkeme reddetmiş. Bizim burada arayacağımız şey, temyiz nedeni. Bence tanığa ihtiyaç yoktur, müfettiş raporu yeterlidir , davalı tanıkları da ( varsa tabii ) aksini ispat edememiştir...gibi nedenlerle davanın ispat edildiğini, mahkemenin buna rağmen usul ve yasaya aykırı hüküm kurduğunu söylemek de mümkündür.

Anlattığınız kadarıyla somut olayda, mahkemenin ne tür hukuki hatalar yaptığını anlamak benim için zor. Biraz daha net açıklama yaparsanız belki daha fazla yardımcı olabilirim.

Saygılar.
Old 06-05-2007, 19:02   #5
nephilis

 
Karar

Bence delil listesinin verilen kesin sürede mahkemeye ibraz edilmemesi davanın reddini gerektirmez.Taraflar verilen kesin sürede delilerini bildirmemişlerse, ileride delil sunma haklarını kaybetmiş olurlar. Kaldıki Yargıtay kararlarında, verilen kesin mehillerin geçerli olması için ara kararda belirtilen sürede işlemin yapılmadığında sonuçlarının ihtar edildiğine dair ibarenin yeterli olmadığı, ayrıca bu sonuçların ne/neler olduğunun da açıkça ara kararda yazılması gerektiğini belirtmektedir..
Old 06-05-2007, 21:36   #6
HÜLYA ÖZDEMİR

 
Varsayılan

Dosya içeriğini tam olarak bilmemekle birlikte;

Bölge Çalışma Müdürlüğü Müfettiş raporları aksi kanıtlanmadıkça mahkemeyi bağlayan delil ve tespit hükmü olma özelliği nedeni ile;

Sizin lehinize / işveren aleyhine hükümler içeriyor ve aksini ispat yükü davalıda iken; sizin delil ibraz etmemeniz nedeni ile davanızı ispat edemediğiniz gerekçesine dayanarak reddedilmişse kararı temyiz edebilirsiniz.
Old 07-05-2007, 06:19   #7
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan Kesin Mehil Nedeniyle Davanın Reddi

Arkadaşlar gerekli açıklamaları yapmışlar. Kasin mehil içinde yeni kanıt sunmamanız davanın reddini gerektirmez. Yeni kanıt sunma hakkını engeller. Mahkeme eldeki kanıtlarla davayı inceler ve kanıtlanamadığından reddeder.

Davanız hizmet tespit davası ise veya bunu içeriyorsa bu konuda mahkemenin size kesin süre veremeyeceği kanısındayım. Böyle bir dava kamu hukukuna ilişkin olacaktır ve siz davayı takip etmeseniz bile mahkemenin davayı sürdürüp delilleri kendiliğinden toplaması gerektiğini düşünüyorum.

Saygılar
Old 07-05-2007, 14:16   #8
av.leyla bişen

 
Varsayılan

Sevgili meslektaşım. Anladığım kadarı ile davanız kıdem tazminatına ilişkin bir iş davası. Yani İş mahkemesinin görev alanına giriyor. Dolayısı ile iş mahkemeleri sizin delillerinizle bağlı değildir. Hakimin resen araşktırması gereken durumlar varsa araştırma yapmalıdır. Ayrıca iş mahkemesinde tanıklar için kesin süre verilemez. Hatta gerektiği durumlarda işyeri dosyaülarından beraber çalışılmış kişileri mahkeme kendisi tespit eder ve duruşmaya çağırır. Bence bu nedenlerle dosyayı iş mahkemesi olduğu için tefhimden itibaren 8 gün içinde temyiz etmeniz ve daha sonra gerekçeli temyizinizi sunmanız gerekmekte. Başarılar.
Old 07-05-2007, 14:55   #9
Av. Kader DEMİR

 
Varsayılan

öncelikle verdiğiniz tüm cevaplar için teşekkürler...
sayın Leyla Hanım; vermiş olduğunuz bilgilere ilişkin ( hakimin re sen incelemesi, tanıklarda kesin süre verilmemesi vs.) dayanabileceğim kanun maddesi nedir ve emsal yargıtay kararı mevcutmudur sizde... ben de hukuk programı olmadığı için araştırma alanım kısıtlı...
artık bir tane edinmem gerek...
saygılar...
Old 07-05-2007, 15:36   #10
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Açıkçası Sayın av.leyla bişen'in yasal dayanağını ben de çok merak ettim.

Saygılarımla
Old 07-05-2007, 16:45   #11
HÜLYA ÖZDEMİR

 
Varsayılan

Yargıtay 9. HD, 17.3.2003 T, 2002/16031 E, 2003/4213 K.
" İş müfettişi raporları aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. İşverenin işçinin devamsızlığını kesin delillerle kanıtlaması gerekir. Bu nedenle davacının iş aktinin davalıca haksız feshedildiği anlaşıldığından ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulüne karar verilmesi gerekir "

Yargıtay 9.HD 9.5.2005 T, 2004/27274 E, 2005/15954 K.
" İş müfettişi raporunda davacını kullanmadığı 89 günlük yıllık ücretli izni olduğunun saptanması, davalının aksine dair kanıt sunmaması nedeni ile davanın kabulünün gerekeceği "

Yargıtay 9. HD 1.12.1992 T, 1992/4801 E, 13097 K.
" Aksi sabit oluncaya kadar İş müfettişi tutanaklarının geçerli olduğu, şahit beyanının aksini kanıtlayacak sarahatte olmaması "

Yargıtay 9. HD, 8.2.1993 T, 1993/105 E, 551 K.
" İş müfettişleri denetim raporları aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir "

Yargıtay 9. HD, 29.1.2001 T, 2000/16898 E, 2001/1379 K.
" İş müfettişliğince tutulan tutanak ve raporların karine niteliği gereğince ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanıldığına delil olabilmesi "

Yargıtay 9. HD, 1.11.1999 T, 1999/13600 E, 16482 K.
" İş müfettişliği tutanağında davacının iş aktinin devamsızlık nedeni ile işverence feshedildiği belirtilmiştir.Tutanak getirtilmeli ve tutanağı imzalayan kişiler mahkemece celp edilerek dinlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalı. "
Old 07-05-2007, 16:57   #12
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Ayrıca iş mahkemesinde tanıklar için kesin süre verilemez. Hatta gerektiği durumlarda işyeri dosyaülarından beraber çalışılmış kişileri mahkeme kendisi tespit eder ve duruşmaya çağırır.

Sayın HÜYA ÖZDEMİR,

Benim aradığım yasal dayanak yukarıdaki ifadeye ilişkindi. Bu konuda elinizde Yargıtay kararı var mı? Ayrıca sunduğunuz kararlar için de teşekkürler...Yazdıklarım mahkemenin kararını doğru bulduğum şeklinde anlaşılmasın lütfen...Tanık listesi verilmeden de eldeki kanıtlara göre hüküm tesis edilebilir.

Saygılarımla
Old 07-05-2007, 17:54   #13
Av.Engin Özoğul

 
Varsayılan

İş yargılamasında hakimin resen araştırma yetkisi esasen mevcuttur. Ama adı üzerinde bu görev değil yetkidir. Dosya içeriğindeki hususları hakim dilerse resen araştırır. Yani müfettiş raporu varsa bunu getirtebilir, tanık dinleyebilir(tanıkları kendi seçebilir), dinlenen tanıkları beğenmeyip yeni tanık getirilmesini isteyebilir vs. Ancak sonuçta hukuk yargılmasında delilleri taraflar getireceğinden ve avukatla temsil yaygın olduğundan uygulamada hakimler bu yetkiyi çoğunlukla kullanmamaktadır. Ama tekrar belirtmek gerekir ki delil toplama işlemi hakimin yetkisi dahilindedir. Kimse hakime neden araştırmadın diyemez. Bu nedenle de hakimin tavrı denetim dışındadır. Bazen Yargıtay dosyada atıf yapılan ve delil olarak gösterilen müfettiş raporlarının getirtilmesini istemektedir. Fakat bu hallerde tarafların delilleri arasında iş müfettişi raporları yer almaktadır. Hizmet tesbiti davalarında ise Yargıtay araştırma yetkisinin kullanımını zorunlu kılmaktadır. Yani tanık gösterilmemişse bile Yargıtay SSK'ya müzekkere yazarak çalışanların listesini istemekte ve bu kişilerden bir kaçını kamu tanığı olarak dinlenmesini istemektedir.

Somut davaya dönersek kıdem tazminatı yargılamasında hakimi delil araştırmaya zorlayacak bir kural bulunmamaktadır. Taraf delil getirmezse, getirilmesini istemezse hakim davanın kantılanamadığını gerekçe göstererek davayı reddedebilir. Araştırma yetkisinin mutlaka kullanılması gerektiğini öngören bir Yargıtay kararına da rastlamadım. Varsa ben de görmek isterim. Bu nedenle de

Alıntı:
Yazan Mr.Ergin
Açıkçası Sayın av.leyla bişen'in yasal dayanağını ben de çok merak ettim.

ben de merak ettim. Bu yönde bir karar varsa ben de görmek isterim. Önemli bir karar olarak arşive koymak gerekir.
Old 07-05-2007, 18:40   #14
HÜLYA ÖZDEMİR

 
Varsayılan

Sn.Suat Ergin;

Yarın alıntı yaptığınız konu yönünden de, mahkeme kararını inceleyen bir araştırma yapalım.
Yukarıda sunduğum içtihatlardan sonuncusu , alıntızdaki sorunuza cevap olabilir mi ?
Umarım olumlu sonuçlar elde ederiz. Hakkın varlığı açıkken , usuli nedenlerle reddedilen davalar üzücü oluyor.


Alıntı yapmayı bilmiyorum. Meslektaşlarımın yardımına ihtiyacım var.
Açıklamaların teknoji özürlü olduğum varsayılarak , anlaşılabilir açıklıkta olmasını rica ederim.
Old 07-05-2007, 21:41   #15
Av.Ayse E.

 
Varsayılan


http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=7278 iyi calısmalar...
Alıntı:
Yazan HÜLYA ÖZDEMİR



Alıntı yapmayı bilmiyorum. Meslektaşlarımın yardımına ihtiyacım var.
Açıklamaların teknoji özürlü olduğum varsayılarak , anlaşılabilir açıklıkta olmasını rica ederim.

Old 08-05-2007, 08:27   #17
avayhanuygur

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Efkan
Daha evvel de bu konu tartışılmıştır. ancak benim sormak istediğim kesin mehil verilmiş olmasına rağmen, ilgili davada dinletilebilecek tanık olmadığından veya tanık olabilecek şahıslara ulaşılamadığından delili lstesi sunulmamasından kaynaklı davanın reddi hailnde izlenebilecek yasal prosedür nedir? Şimdiden teşekkürler yanıtınız için.

Hayırlı günler; Öncelikle davanızın konusunu öğrenmek isterim. Davanız boşanma davasıysa ve davada tanık listesi veya tanık dinlenmesi için kesinmehil verilmiş ve bu süreye riayet edilmemişse bile, Yargıtay, davanın her aşamasında tanıkların dinlenmesi gerektiği doğrultusunda kararlar veriyor.
Old 08-05-2007, 10:53   #18
Av. Kader DEMİR

 
Varsayılan

Sayın Ayhan konumuz kıdem tazminatına dair bir iş davası. forumla ilgili tüm cevapları okuyabilirseniz meseleyi daha net anlayabileceğinizi düşünüyorum.Gaziantep' e de selamlar bu arada.
Biz araştırmalarımıza devam edelim ama en güzel ve doğru cevabı yargıtay verecek sanırım... ilgilenen tüm meslektaşlarıma teşekkürler.
sayglarımla...
Old 08-05-2007, 16:20   #19
HÜLYA ÖZDEMİR

 
Varsayılan

İş mahkemesinde delil ibrazı konusuna ilişkin mevcut Yargıtay kararlarından aşağıda sunuyorum.
(Davacının İş müfettişi tutanakları ile ilgili hakları saklı )
Maalesef pek içaçıcı değil;



Yargıtay 9. HD 01.6.2005 T, 2004/23997 E, 2005/19998 K.

" Mahkemece her iki tarafa da tanıkların dinletilmesi konusunda usulüne uygun olarak kesin süre verilmiş değildir. Buna rağmen tanıklar dinlenmeden sonuca gidilmesi ve eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olmuştur. Tanıkların hangi hususlar yönünden dinletileceği taraflardan sorulmalı ve dosya içindeki istifa belgesi tanıklar dinlendikten sonra yeniden bir değerlendirilmeye tabi tutularak sonuca gidilmeli. "


Yargıtay 9. HD.17.4.2002 T,2002/6423 E, 6328 K.

"Dosyadaki delillerin karar vermeye yeterli olmadığından, taraflara delillerini hasretmesi, tanık listesi ibraz etmesi ve gerekli giderleri karşılaması için kesin mehil verilmeli ve deliller toplandıktan sonra karar verilmelidir."



Yalnız duruma ( forum konusu davaya ) uygulanabilirliği mümkün olmamakla birlikte; kesin mehile riayet edilmemesi halinde, bu engeli aşabileceğimiz bir yol olarak şartlar uygunsa eski hale getirilmesi isteminde bulunmak mümkün.



Yargıtay 2. HD.17.4.2003 T, 2003/4538 E, 5591 K.

" Kesin mehilde yapılması gereken muamele yapılmaz ise, o hak düşer.Kesin mehille son bulan hakkın yeniden kullanılması yasal koşulların varlığı halinde eski hale getirme kararı ile mümkündür. ( HUMK 166 vd. )Hak düştükten sonra .....tarihli oturumda tanınan mehil hukuki sonuç doğurmaz.Davacının eski hale getirme talebi ve eski halin iadesini gerektiren bir nedenin bulunmadığı dikkate alınmadan kesin süreden sonra verilen tanık listesinde gösterilen tanıkların dinlenmesi ve sözlerine değer verilerek hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. "


Yargıtay HGK 30.6.1982 T, 1979/13-1612 E, 1982/ 748 K.

"Geçerli bir işlem için elde olmayan nedenlerle belirli sürenin geçirilmiş olması nedeni ile düşen bir hakkın yeniden elde edilmesine yönelik bir yol olan eski hale getirme dileği usul kanununun tanıdığı bir yoldur ."
Old 09-05-2007, 11:07   #20
AllMcBeal

 
Varsayılan

Kesin sürede yapılması gerekenlerin yapılmaması davanın reddi sonucunu doğurmaz. Bu tür bir olayla karşılaşmıştım, iş hukuku ile ilgili olarak. Kesin mehili kaçırdğımız gerekçesi ile davamız reddolunmuştu. Ancak Yargıtay kararı bozdu. Hem de Yerel Mahkemenin bu lönde verdiği kararla tabiri caizse alay ederek. Yine kesin mehilde ihtarat yapılması da çok önemli. Zabıtta buna da dikkat edin derim.
Old 09-05-2007, 11:29   #21
Av. Kader DEMİR

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AllMcBeal
Kesin sürede yapılması gerekenlerin yapılmaması davanın reddi sonucunu doğurmaz. Bu tür bir olayla karşılaşmıştım, iş hukuku ile ilgili olarak. Kesin mehili kaçırdğımız gerekçesi ile davamız reddolunmuştu. Ancak Yargıtay kararı bozdu. .
sizin de birebir yaşadığınız bu olayı aktarmanıza teşekkür ederim. Ancak şu anda benim en ihtiyaç duyduğum şey somut bir yargıtay kararı. sizin iligli olduğunuz yargıtay karar nosunu yollayabilirmisiniz ?
Old 09-05-2007, 12:00   #22
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

kesin mehil içinde,kesin mehle uymamanın sonuçları mahkemece açıkça anlatılmış ve uyarı yapılmışsa delil bildirilmemesi,delil bildirme hakkının düşmesine yol açarsa da,sırf delil bildirilmememiş olması nedeniyle dava reddedilemez. Mevcut delil durumuna göre dava kabul da edilebilir,mevcut deliller ispata yetmemiş ise,dava,kesin mehle riayet edilmediği için değil,mevcut delillerle ispat edilemediği için reddedilebilir. Sözlü yargılama usulüne tabi iş davalarında kesin mehil verilmemesi gerektiği kanaatindeyim.
Old 09-05-2007, 13:53   #23
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Efkan
Daha evvel de bu konu tartışılmıştır. ancak benim sormak istediğim kesin mehil verilmiş olmasına rağmen, ilgili davada dinletilebilecek tanık olmadığından veya tanık olabilecek şahıslara ulaşılamadığından delili lstesi sunulmamasından kaynaklı davanın reddi hailnde izlenebilecek yasal prosedür nedir? Şimdiden teşekkürler yanıtınız için.

Sayın Efkan,

Her zaman uyardığımız gibi, doğru yanıt alabilmek için, doğru soru sormak gerekir. Size soru sordukça açıklama yapıyorsunuz. İlk mesajınızda davanızın çeşidi dahi belli değildir. Sorudan (Benim gibi) kesin mehilin sadece tanık listesi sunulmasına yönelik olarak verildiğini anlayanlar da olmuştur. Lütfen benim şimdi soracağım sorulara açık ve net yanıt verir misiniz? Sizin mesajınızdan sonra yanıtlar değişebilir.

1- Dava dosyasında müfettiş raporu var demişsiniz. Bu rapor dosyaya nasıl girdi? Siz dava açarken mi sundunuz? Yoksa müvekkiliniz önce idareye müracaat etmiş de; idare İş Mahkemeleri Kanunu 10 uncu madde gereği müracaatı mahkemeye intikal ettirip, raporu da onlar mı dosyaya sundu?

2- Dava kaç duruşma sürdü? Kesin mehil hangisinde verildi?

3- Kesin mehil verilirken zapta geçenlerin tamamını olduğu gibi yazar mısınız?

4- Bazı iş mahkemeleri tensiple birlikte; davalıya iş yeri kayıtlarını sunması için müzekkere yazmaktadırlar. Tensip zaptında buna benzer bir ibare geçmekte midir?

Saygılarımla
Old 10-05-2007, 09:34   #24
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Size verilen kesin süre eğer tanık listesi vermenize dair idiyse,hatırladığım bir Yargıtay İlamı,size yardımcı olabilecektir : Yargıtayımız,tanık listesi verilmesine ilişkin olarak taraflara verilen kesin sürenin,tanık ücreti ve çağrı masraflarının da ara kararında miktar olarak açıkça yazılı olmasını,tanık ücretinin mahkemece belirlenmediği ve ara karara geçirilmediği bir ara kararı ile verilen kesin sürenin, anayasa hükmü gereği hiçkimseye ve tanıklara angarya yaptıralamayacağına dair anayasa hükmüne ve yasa kurallarına aykırı olacağını ve kesin sürenin bu nedenle hüküm ifade etmeyeceğini,anayasaya ve usul yasasına aykırı olarak verilmiş olan bu kesin sürenin geçersiz olduğunu ve bu nedenle kararın bozulmasına karar verilmesi gereğine işaret ederek kararı bozmuştur. Ayrıca kesin süre içinde taraflara yüklenen işin türü ve kapsamının net,.açık ve ayrıntılı olarak tayin edilerek ; kesin süreye uyulmaması halinde mahkemece uygulanacak müeyyidenin ismen ve nev"en belirlenmesi gerektiğine,"kesin sürenin sonuçları hatırlatıldı" denilmek suretiyle klişe bir müeyyidelendirmenin geçersiz olacağına, " tanık listesi vermek hakkından vazgeçmiş sayılacağınız,keşif talebinden vazgeçmiş sayılacağınız ..." gibi ayrıntılı ifadelerle uyarının yapılması gerektiğine dair : ilkeleşmiş ve istikrar kazanmış içtihatlar vermiş ve vermektedir. İstifade edebileceğiniz seçeneklerle ilgili kesin sürelerin geçerli ve geçersiz olmasına dair örnek içtihatları fax numaranıza faxlayarak yardımcı olmak isterim.
Old 10-05-2007, 09:48   #25
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Ve yine,kesin mehlin sonuç doğurabilmesi için yasanın amacına uygun olarak verilmesi gerektiğine,yargılamayı hızlandırma amacı ile verilmesi gerekli kesin sürenin,mahkemece 4 ay gibi uzun bir zaman ertesine duruşmanın ertelenmiş olması halinde yine yasaya uygun olmayacağına,taraflara delil bildirmeleri için 10 gün kesin süre veren mahkemenin 4 ay sonraya duruşmayı ertelemiş olması halinde kesin sürenin yasanın amacına uygun olarak tayin edilmiş olmayacağına ve 10 gün geçtikten sonra,duruşmadan önce delil listesi verilmiş olması halinde tarafların talike sebebiyet vermemiş ve kesin sürenin amacına ulaşmış olduğundan sırf 10 günü geçtiği için,süresinde verilmediği için delillerin toplanmasından sarfınazar edilemeyeceğine v eamacına ulaşan kesin süre içinde bildirilen delillerin toplanması suretiyle davanın çözümlenmesi gerektiğine dair çok sayıda içtihat mevcuttur. Kesin sürelerin davanın reddi v e tarafların delillerini bildirmelerini engelleme sonucuna matuf olmadığı ve eğer kesin süre içinde olmamakla beraber herhangibir zaman kaybına yol açılmamışsa maksadın hasıl olmuş olacağı ve yargılama devamla hüküm kurulması gereğine değinen " amaçsal yorum " yolu ile değerlendirme yapan pek çok içtihat verilmiştir.
Old 10-05-2007, 11:45   #26
HÜLYA ÖZDEMİR

 
Varsayılan

Sn. Efkan ;
Sn.Suat Bey'in soruları cevapsız kaldığı ve de sorunuz yeterince açık olmadığı için, yeni bir varsayımdan yola çıkarak kullanabileceğinizi umduğum bir Yargıtay kararı daha ekliyorum.

Mahkemece kesin mehil verilirken tanık ücretine hükmedilmemişse ;

Yargıtay 2. HD 2000/3961 E, 7009 K.

" Hakim tarafından takdiri zorunlu olan tanık ücretinden söz edilmemiş, kendisine mehil verilen davalıya depo edeceği tanık ücreti açıkça bildirilmemiştir. Bu biçimdeki ara kararı ile davalının tanık dinletme hakkının düştüğünden (HUMK 163 ) söz edilerek eksik tahkikatle hüküm kurulması doğru değildir."
Old 10-05-2007, 16:32   #27
Fatma KAPUÇAM

 
Varsayılan

Öncelikle bu konuyu açan meslektaşıma teşekkür ederim.Kesin mehil özellikle bizim gibi mesleğe yeni başlamış hukukçuların kabusu adeta.Kesin mehil konusunda ben de birçok yargıtay kararı inceledim.Ancak kararlar genelde tanık listesine ilişkin.benim de kesin mehil konusunda canım yandı.Ancak benim olayım tanık listesinden farklı.Biz işveren vekili olarak davalı tarafız.İşçi ücret ödenmediğine veya eksik ücret ödendiğine dair kıdem tazminatı ve ücret alacağı içeren dava açtı.Henüz ikinci duruşmada hakim kesin süre verdi.Ancak biz kesin sürenin verildiği duruşmada gerekli açıklamayı yaptık ve elimizse ödeme belgelerinin mevcut olduğunu ve dosyaya sunacağımızı belirttik.Sonuç itibariyle kesin süreyi kaçırdık.Ortada yazılı belge niteliğinde (işçinin imzası bulunan) ödeme belgeleri olduğuna göre bu mehil ne derece bağlayıcıdır.Bu konuda yargıtay kararına pek rastlamadım.Ayrıca ıslah yoluyla yeni delil listesi sunulması düşünülebilir mi?Yardımcı olursanız sevinirim.tşekkürler.
Old 10-05-2007, 17:10   #28
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Daha evvel makbuzlardan söz ettiğinize göre,onları duruşma gününe kadar ibraz etmeniz makuldür. Aslında davacı tarafça inkar edilmediyse,bu makbuzları her zaman mahkemeye sunmanız mümkündür. yargıtay,zorunlu olmayan hallerde ve yargılamayı hızlandırma gayesine uymayan konularda kesin mehil verilmesini yasaya aykırı bulmaktadır.Bu belgeleri sunmanıza ve imza inkarı,belgeye ilişkin itiraz nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermemişse ve ibraz edilmediği takdirde bu delilden vazgeçmiş sayılacağınız açıkça ihtar edilmemişse zaten kesin mehil aleyhinize sonuç doğurmayacaktır. Eğer hala zamanınız varsa bu belgeleri sunmanızı ve aleyhinize bir sonuç doğmaması gerektiğini,yasanın amacına aykırılık teşkil edeceği fikri veren bu kesin mehile örnek olabilecek çok sayıda içtihat bulabileceğinizi hatırlatır,iyi çalışmalar dilerim.
Old 10-05-2007, 17:12   #29
tosunkartal

 
Varsayılan

Fatma Hanım;

Eğer sorunuzu yanlış anlamadıysam, işçiye haklarının ödendiğine dair işçinin imzaladığı ödeme belgeleri vardı ve siz bunu mahkemeye süresi içerisinde ibraz etmediniz; doğru mu? Bu konuda herhangi bir Yargıtay kararı var mı bilmiyorum ama kesin süre verilmesi diğer taraf için de müktesep hak doğurur. Dolayısıyla sizin kesin süre içerisinde delillerinizi bildirmemeniz diğer taraf için kazanılmış haktır. Bu sebeple artık delillerinizi bildirmeniz bir fayda sağlamayabilir size. Sizin o celse beyanda bulunmanızın bağlayıcı ve de önemli olmadığını düşünüyorum. (yanılma hakkımı saklı tutuyorum )

Sayın Efkan;

Bence de, Av. Suat Ergin' in sorduğu sorulara vereceğiniz cevap tartışmayı daha doğru bir zemine oturtacaktır.

Saygılarımla.
Old 11-05-2007, 09:53   #30
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Kesin sürelerin mahiyeti ve geçerli olduğu durumlara;yasanın amacına uygun olmadığından geçerli sayılmadığı ve hüküm ifade etmeyeceğine dair çeşitli ve çok sayıda içtihat biriktirmiştim. Forum ortamına bu içtihatları teknik olarak taşımayı öğrendiğimde tamamını taşıyıp,birarada ve birlikte değerlendirmek ve en doğru sonuçları çıkarmak,anlamak ve uygulamada faydalanabilmek,
soru ve sorunların tartışılmasında yol gösterici olanlarını birlikte okumak isterim. Ama ne yazık ki,bugünlük bu içtihatları iletemiyorum. En kısa zamanda öğrenip iletmek üzere.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hakimin reddi talebinin reddi veya kabulü halinde bu kararın temyizi ultrantalya Meslektaşların Soruları 14 04-07-2010 13:34
davanın husumet yönünden reddi vekalet ücreti KAANKAL Meslektaşların Soruları 1 31-03-2007 15:11
davanın husumetten reddi-davacının feragati-vekalet ücreti maktu mu nisbi mi? Av.Bülent Özkan Meslektaşların Soruları 3 04-03-2007 13:58
Zamanaşımı Nedeniyle Davanın Düşürülmesİ - Kaybolan Tazminat Hakları Av. Başak SANCAR Ceza Hukuku Çalışma Grubu 0 30-11-2006 23:46
Davanın Açılmamış Sayılması - Temyiz Edilmeyen ek davanın Bozul aeyesilkaya Hukuk Soruları Arşivi 1 08-09-2005 21:28


THS Sunucusu bu sayfayı 0,09251595 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.