Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Soruları Arşivi THS Hukuk Soruları alanına 2000-2007 yılları arasında gönderilmiş eski soruların arşivlendiği forum alanımız. Bu alan yeni mesajlara ve yanıtlara kapalıdır ve sadece arşiv amaçlı olarak yayında tutulmaktadır.

YİBK kararı

 
Old 11-03-2007, 23:53   #1
Alper Özboyacı

 
Varsayılan YİBK kararı

inançlı işlemin yazılı delille ispatlanacağına dair, 5.2.1947 tarih ve 20/6 sayılı bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı mevcutmuş, günümüze dek süregelen gelen içtihatlar da sürekli bu İBK'ya atıf yapmaktadır, lakin bu içtihada bir türlü ulaşamadım, eğer ulaşabilenler olursa paylaşımlarını bekliyorum...çok teşekkürler
Old 12-03-2007, 01:27   #2
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
İÇTİHADI BİRLEŞTİRME GENEL KURULU
E. 1945/20
K. 1947/6
T. 5.2.1947
• NAMI MÜSTEAR ( Gerek Menkule Gerekse Gayrımenkule Taalluk Etsin Meselenin Bir İstihkak ve Mülkiyet Davası Mahiyetini Geçememesi )
• MUVAZAA ( Gerek Menkule Gerekse Gayrımenkule Taalluk Etsin Namı Müstear Meselesinin Bir İstihkak ve Mülkiyet Davası Mahiyetini Geçememesi )
• TAKMA AD ( NAM-I MÜSTEAR ) DAVASI ( Namı Müstear Meselesinin Bir İstihkak ve Mülkiyet Davası Mahiyetini Geçememesi )
• YAZILI KANIT ( Takma Ad Davalarının Dinlenebilmesi ve Yazılı Kanıt İle Kanıtlanmasının Uygun Olması )

ÖZET : Gerek menkule gerekse gayrimenkule taalluk etsin namı müstear hadiselerinde mesele bir istihkak ve mülkiyet davası mahiyetini geçemeyeceğinden ne resmi senet ne de şekil meselesi bahis mevzuu olamaz. Nitekim; ötedenberi mahkemeler vaki olan bu kabil ikrarlara müsteniden hüküm vermekte ve meselede bir şekil meselesi görmemektedirler. Bundan başka meseleyi zatı akitte ve isimlerde muvazaayı dahi şumulüne alan ve netice itibariyle namı müsteara müncer olan on sekizinci madde hükmü çerçevesi içinde mütalaa kanunun ruh ve maksadına muvafık olur. Takma ad davaları dinlenebilir ve yazılı kanıt ile kanıtlanması uygun olur.

Gerek menkule gerekse gayrimenkule taalluk etsin namı müstear hadiselerinde mesele bir istihkak ve mülkiyet davası mahiyetini geçemeyeceğinden ne resmi senet ne de şekil meselesi bahis mevzuu olamaz. Nitekim; ötedenberi mahkemeler vaki olan bu kabil ikrarlara müsteniden hüküm vermekte ve meselede bir şekil meselesi görmemektedirler. Bundan başka meseleyi zatı akitte ve isimlerde muvazaayı dahi şumulüne alan ve netice itibariyle namı müsteara müncer olan on sekizinci madde hükmü çerçevesi içinde mütalaa kanunun ruh ve maksadına muvafık olur.

Bu esasların müzakere ve münakaşasından sonra bir senede karşı dermeyan olunan iddiaların aynı kuvvette senetle ispatı gerekli olup olmaması meselesine de temas edilmiş ve Medeni Kanunun yedi ve yirmi dokuz ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 290. maddeleri sarahatından açıkça anlaşıldığı üzere kanunlarımız daha ziyade nazari olan bu düşünceyi kabul etmediğinden bunun üzerinde daha fazla durulmaya da lüzum görülmemiştir.

Sonuçta oylara başvurularak yukarıdaki sebeplere binaen namı müstear davalarının mesmu ve yazılı delil ile ispatı caiz olduğuna üçte ikiyi geçen çoklukla 5.2.1947 tarihinde karar verilmiştir.
 


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
savunmanın yd kararı ile tebliği yönünde prensip kararı sincap Meslektaşların Soruları 2 22-01-2007 16:15
hakimin kararı halper wise Hukuk ve Felsefe 10 13-01-2007 20:15
görevsizlik kararı melekis Ceza Hukuku Çalışma Grubu 2 22-11-2006 16:26
A.S. kararı ulucsi Hukuk Soruları Arşivi 4 04-04-2002 13:51


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03432488 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.