Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Aracı 2. el satın alan kişinin TKHK hükümleri gereği sözleşmeden dönme hakkını kullanıp kullanamayacağı

Yanıt
Old 26-08-2015, 16:49   #1
manolimato_06

 
Varsayılan Aracı 2. el satın alan kişinin TKHK hükümleri gereği sözleşmeden dönme hakkını kullanıp kullanamayacağı

Müvekkil, aracı, henüz garanti süresi dolmadan, 3. kişiden 2. el olarak satın almıştır. Şimdilerde garanti süresi doldu fakat araçta garanti süresi içerisinde ortaya çıkan ve halen devam eden sorunlar var.

Konuyu uzatmadan, araştırdığım kararlara göre, müvekkilin tüketici sıfatının bulunduğunda şüphe yok. Benim aklıma takılan soru: Her ne kadar müvekkilim, tüketici sıfatına sahip olsa da, satıcı vs. ile arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığından bu kişilere karşı "sözleşmeden dönme" seçimlik hakkını kullanabilir mi?

Bulabildiğim yargıtay kararları, tüketicinin, satıcıya vs. karşı yönelttikleri "ayıpsız misli ile değiştirilmesi" talepleri hakkında davalara ilişkin verilen kararlar ile ilgili fakat ne kadar aradıysam "sözleşmeden dönme" seçimlik hakkının kullanıp kullanılamayacağına dair bir Yargıtay kararı göremedim.

Örneğin, YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2009/13-542 K. 2009/551 sayılı kararında,

• BİR MALIN EL DEĞİŞTİRMİŞ OLMASI ( Garanti Borcunu ve 4077 SK'nın Tüketiciye Sağladığı Hakları Ortadan Kaldırmadığı )
• GARANTİ BORCU ( Bir Malın El Değiştirmiş Olması Garanti Borcunu ve 4077 SK'nın Tüketiciye Sağladığı Hakları Ortadan Kaldırmadığı )
• AYIPLI OLDUĞU İLERİ SÜRÜLEN OTOMOBİLİN YENİSİYLE DEĞİŞTİRİLMESİ İSTEMİ ( Tüketici Niteliğindeki Kişi Bir Malı veya Hizmeti Satıcı Niteliğinde Olmayan Bir Kişiden Satın Almış Olsa Bile Garanti Süresi İçinde Üreticiye Karşı 4077 SK'dan Kaynaklanan Haklarını Kullanabileceği )
4077/m.3
Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik m. 14/a
ÖZET : Dava, ayıplı olduğu ileri sürülen otomobilin yenisiyle değiştirilmesi, bu mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Gerçek veya tüzel kişinin tüketici sayılmasının tek koşulu, mal veya hizmetin ticari veya mesleki olmayan nedenlerle alınmış veya kullanılmış olmasıdır. Tüketici niteliğindeki kişi, bir malı veya hizmeti satıcı niteliğinde olmayan bir kişiden satın almış olsa bile garanti süresi içinde üreticiye karşı 4077 SK'dan kaynaklanan haklarını kullanabilir. Bir malın el değiştirmiş olması garanti borcunu ve 4077 SK'nın tüketiciye sağladığı hakları ortadan kaldırmaz. Otomobil garanti belgesi ile satılması gerekli maldır. Garanti süresi içinde malın el değiştirmiş olması garanti borcunu ortadan kaldırmaz.
denilmiş fakat karar içeriğinde tüketicinin bedelin iadesini (sözleşmeden dönme) isteyip istemeyeceği tartışılmamış.

Şimdiden teşekkürler
Old 27-08-2015, 15:47   #2
Av. Zeynep TÜFEKÇİ

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşım;

Bildirdiğiniz gibi ithalatçı ya da satıcıya karşı "Sözleşmeden Dönme" hakkını kullanamazsınız zira sizin Satıcı ile sözleşmeniz mevcut değil. Şayet Bedel talebiniz olacaksa bu ancak Noter Satış Sözleşmesindeki Araç Bedeli olabilir.

Ayrıca T.K.H.K. kapsamında "Sözleşmeden Dönme" yerine "Ayıpsız Misli ile Değişim" talebi müvekkiliniz lehinedir. Zira İlk Satıştaki rakamı talep etmeniz durumunda faize ancak aracın iade tarihinden itibaren hükmedilecektir. Bu rakam da çoğu zaman aracın bugünkü ikinci el değerine yakın olur. Ayıpsız Misli ile değişim talep etmeniz durumunda ise, firma elinde o model yılına ait 0 km araç bulunamayacağından, İ.İ.K 24. madde uyarınca aracın bugünkü 0 km değeri belirlenir.
Old 27-08-2015, 17:27   #3
manolimato_06

 
Varsayılan

Sizin elinizde bu konuya ilişkin bir Yargıtay kararı var mı acaba?

Bulabildiğim tüm kararlarda, tüketici niteliğindeki kişinin 4077 veya 6502 sayılı kanunların tüketicilere sağladığı hakları kullanabileceği yönünde. Hiçbirisinde de sözleşmeden dönme hariç diğer haklar kullanılabilir denmediğinden tereddüt oluşuyor bende.
Old 28-08-2015, 11:05   #4
Av. Zeynep TÜFEKÇİ

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşım;

Elimde konuya ilişkin bir karar yok. Yalnızca benim kanaatim müvekkilinizin tarafı olmadığı ilk Satış Sözleşmesinden dönemeyeceği yönündedir.

Sizin de bildirdiğiniz gibi, İkinci el araç alıcısının Sözleşmeden Dönme Hakkı elbette var. Buradaki sorun alıcının hangi sözleşmeden dönebileceği ki, ben alıcının ancak taraf olduğu İkinci El Noter Satış Sözleşmesinden dönebileceğini ancak burada da sözleşmenin diğer tarafı İthalatçı ya da satıcı olmadığından sorun yaşayacağınızı düşünüyorum.
Old 28-08-2015, 11:32   #5
olgu

 
Varsayılan

6502 sayılı yasanın 11/2. Maddesine göre malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya ücretsiz onarım talebinden de sorumlu.
Eğer şartları sağlanmışsa ve ayıp devam ediyorsa ürünü 2. El olarak gerçek kişiden almanız üreticinin sorumluluğunu kaldırmaz.
Old 23-02-2016, 13:56   #6
AVOY

 
Varsayılan

Bizim olayımızda da benzer bir durum söz konusu. Tüketici sıfatındaki müvekkil aracı garanti süresi bittikten sonra ikinci el olarak satın alıyor. (Ancak gizli ayıp söz konusu olacağı için garanti hususu zaten problem teşkil etmeyecek)

Yeni kanun ile;
Satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkının önüne getirilen "Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde" kelimeleri ve
Ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme hakkının önüne getirilen "İmkân varsa"
kelimeleri neticesinde diğer iki seçenek olan "satılanı geri verip sözleşmeden dönme" veya "ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme" seçimlik haklarından birini seçecek olsak bu konuda tartışılan husus ortaya çıkıyor.

“Aşırı bir masraf gerektirmediği taktirde” ve “imkan varsa” kelimelerinin açıklaması kanunun 11/3 maddesinde şu şekilde açıklanmış; “Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.”

Motorun tamir masrafı 18.000-TL civarıdır.
2008 model olan aracın ikinci el değeri 90.000-TL civarı, ancak sıfırı 350.000-TL civarıdır.

Sonuç? Tam anlamıyla kafa karışıklığı.
Old 23-02-2016, 13:59   #7
olgu

 
Varsayılan

Ayıpsız mislinden kabul edilen, 2008 model 0 km araç. bu da bulunmadığı için bunun değeri tespit ediliyor ve ticaret odaları genellikle cevap veriyor.

Bu sıkıntılar sıklıkla yaşandığı için tavsiye edilen, aracın iadesi, fatura bedelinin de tüketiciye ödenmesi, araç kullanılmaz halde ise veya satıcıda ise satıcıya teslim tarihinden itibaren faiz işlemesi.

2008 2. el değeri bile 90,000 TL eden araç için 18,000 TL lik tamir masrafı makuldür.
Old 23-02-2016, 14:15   #8
AVOY

 
Varsayılan

Problem zaten "Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme" seçimlik hakkının, o sözleşmeye imza atan tarafın haricinde aracı ikinci el olarak satın alan kişi tarafından istenip istenemeyeceği noktasında toplanmış durumda bu konuda.

2008 yılında örneğin 65.000 Euro ödeyerek aracı satıcı bayiden satın alan kişi yerine 2015 yılında aracı ikinci el olarak 90.000 TL'ye sahibinden satın alan kişi, 65.000 Euro'luk ilk sözleşmeden dönebilecek mi?

Ayrıca aynı markanın aynı model aracının 2015 modeli mevcut. Bulunuyor yani. Dolayısıyla eski kanun yürürlükte olsa ayıpsız misli ile değişim uygun olurdu diye düşünüyorum. Ancak yeni kanundaki bu seçimlik hakka eklenen "imkan varsa" kelimeleri, eğer yukarıdaki mesajımda bulunan anlatım doğru ise ikinci el ile sıfırının fiyatı arasındaki farkı yüksek olacağı için orantısız denilebilir.
Old 23-02-2016, 14:19   #9
olgu

 
Varsayılan

sözleşmeden dönebilmek için MK2 bu davalarda sıkı uygulanmakta, aracın orjinaline uygun arızasının giderilmesi mümkün mü? mümkünse maaliyeti nedir? gibi hususlar irdelenmekte.

Eski BK 202 çok uygulanırdı. örnek vermek gerekirse aracın 2 hava yastığı değişmesi ile arızanın giderilmesi mümkün iken sözleşmeden dönme kabul edilmiyor.
Old 23-02-2016, 15:21   #10
AVOY

 
Varsayılan

Üstadım tüketici kanunu çok açık, ayıp varsa seçimlik haklardan biri seçilebilir ve bu seçimde tüketici zorlanamaz.
Zaten kanunun amacı üreticiyi ayıpsız mal üretmeye teşvik etmek, zorlamak. Tüketiciyi ayıplı mal ile karşı karşıya bırakmamak.

Sadece yukarıda bahsettiğim gibi malesef yeni kanun ile tüketici aleyhine getirilen imkan varsa ayıpsız misli ile değişim ve aşırı masraf gerektirmediği taktirde ücretsiz onarım hakları konusundaki kısıtlamalar var.
Bu kısıtlamaların açıklamasına da kanunun 11/3 maddesinde yer verilmiş, Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği..

HGK kararlarında da seçimlik hakka uyulması gerektiği, zorlama yapılamayacağı hususları yer alıyor. Gizli ayıp veya tamir ile oyalama, gizleme gibi durumlar varsa zamanaşımı da söz konusu olmuyor.

Burada iki problem karşımıza çıkıyor:
-Birincisi yeni kanunda eklenen kelimeler ile c ve ç bentlerindeki ücretsiz onarım ve ayıpsız misli ile değişim seçimlik hakların kullanılabilmesi için getirilmiş kısıtlamalar neticesinde bu haklardan birinin seçilip seçilemeyeceği,
-ikincisi ise a ve b bentlerindeki sözleşmeden dönme ve ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme seçimlik haklarının, aracı ikinci el olarak satın alan, yani ilk satış sözleşmesinde imzası bulunmayan kişilerin satış sözleşmesinden dönüp dönemeyeceği hususu.



Eğer ilk satış sözleşmesinden, o sözleşmede imzası bulunmayan aracı ikinci el olarak alan kişi dönemez veya ayıp oranında satış bedelinden indirim isteyemez der isek;

11/3 maddesinde yer alan şartlardan diğer seçimlik haklara başvuramama nedeniyle geriye
c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,
kalmış oluyor.
Old 23-02-2016, 15:39   #11
olgu

 
Varsayılan

18,000 TL ye ayıp giderilebilirken 65,000 euroluk aracın değişimi yada bedel iadesi sizde adalet ve hakkaniyet ilkesine uyuyor mu?

Borçlar Kanunun 227. maddesindeki "Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir." hükmü tüketici ilişkilerinde de bu sebepten uygulanmakta.

Ortada hile veya gizlenmiş ayıp yoksa karar verirken hakim bu hususu değerlendirmeli. Yargıtay da bu şekilde hüküm kurmaktadır.

Aracın üretim yılı dahi onun niteliklerini etkilemekte, o sebepten ayıpsiz misli ile değişim araçlardan yargılamanın uzun sürmesi sebebiyle pek mümkün olmamakta. Aracın dış görünüşü aynı kalsa bile, model yılının yükselmesi onu ayıpsız misli kavramından çıkartmakta.
Old 23-02-2016, 16:36   #12
AVOY

 
Varsayılan

Üstadım, ücretsiz tamirde de "Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde kısıtlaması" yeni kanunda getirildi, bu kısıtlamaya ihtiyaç duyuldu demekki. Yani bu kısıtlama ile 1000-2000 TL tamir için uygun görülüyor, 18.000 TL uygun görülmüyor da olabilir, böyle bir kısıtlama eski kanunda yok iken yenisinde getirildiğine göre. Sözleşmeden dönmeniz bizim için de uygun anlamı çıkabilir.
Dünyanın en büyük ve en yüksek marka değerine sahip firmalarından biri olan üretici, satıcı, distribütör de 2008 yılında aldığı 65.000 Euro'yu o günden itibaren kullanıyor, işletiyor zaten, satış rakamını arttırıyor, markasını güçlendiriyor, 8 yıldır her servisinden 2000 TL alıyor vs. vs. çok uzun bir konu uzar gider.

Aynı şeylerden bahsediyoruz aslında, bizce de hakkaniyete uygun olmayabilir (belki). Zaten tüketici, üreticinin motorunda olan ve dünya çapında bilinen, üzerine makaleler yazılmış, dünyanın en büyük Televizyon kanallarından birinde bu konuda yayın yapılmış, Amerika'da birden çok eyaleti ve 164.000 kişiyi ilgilendiren grup davada markanın taraflarla tüketicinin epey lehine dava dışı anlaşmaya gittiği bu problem ile ilgili tamir için servise başvuruyor, servisçe de problem belirleniyor yapılan testler ile, ardından 18.000 TL'nin yarısına katılabileceklerini belirtiyorlar, olayımızda hem gizleme, hem birden çok kere aynı şikayetle gidilmesine rağmen her seferinde yağlama vs benzeri geçici çözümler ile müşteriyi oyalama, hem de üretim hatalı gizli ayıp, yani tüm haklı gerekçeler fazlasıyla mevcut bulunmasına rağmen..

Her şeyi uzun uzun anlatamadığımız için ben konu dağılmasın diye problemin ne olduğunu koyultarak yazdım, çünkü ikinci el satın alan kişi sözleşmenin tarafı olmadığı için sözleşmeden dönemiyorsa veya sözleşme bedelinden ayıp oranında indirim isteyemiyorsa geriye mecburen ayıpsız misli ile değişim veya tamir seçimlik hakları kalıyor.

Cebindeki tüm birikimiyle otomobil satın alan sıradan bir vatandaş olan tüketiciyi, milyar dolarlık dünyanın ilk 5 sırasında yer alan üretici karşısında ekonomik ve hukuken korumaktır tüketici kanununun amacı. Bir mahkemeden bu olaydaki gibi 90.000 TL'lik araç için 65.000 Euro satış bedeli çıkarsa veya 350.000 TL'lik ayıpsız sıfır misli ile değişimi çıkarsa, o zaman o dünya devinin Türkiye ayağı, kendisine tamir için iyi niyetle gelen vatandaştan 18.000 TL'nin yarısı olan 9.000 TL'yi ister mi istemez mi, işte bu noktada toplanıyor durum. Üretici, distribütör ve satıcı da bu durumu "olay" olarak eğitimlerinde işliyor, çalışanlarını bilgilendiriyor, üretim hatasını düzeltmek için üretim bandını geliştiriyor vs. vs. (konunun detayları uzadığı için bu örneği verdim, yoksa bahsettiğim gibi tamir istenilen çözümdür olayımızda)

Dolayısıyla tamamen iyi niyetli, ve kimseyi zarara uğratma kastı olmadan, motorun tamir edilmesini isteyip aracını kullanmaya devam etmek isteyen bir tüketici olduğu anlaşıldığına göre tekrar etmekte fayda görüyorum,

Burada iki problem karşımıza çıkıyor:
-a ve b bentlerindeki sözleşmeden dönme ve ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme seçimlik haklarının, aracı ikinci el olarak satın alan, yani ilk satış sözleşmesinde imzası bulunmayan kişilerin satış sözleşmesinden dönüp dönemeyeceği hususu.
-c ve ç bentlerindeki ücretsiz onarım ve ayıpsız misli ile değişim seçimlik hakların kullanılabilmesi için getirilmiş kısıtlamalar neticesinde bu haklardan birinin seçilip seçilemeyeceği.
Old 23-02-2016, 17:38   #13
olgu

 
Varsayılan

Yasa üretici veya ithalatçının hangi hallerde sorumlu olduğunu sınırlı sayı ilkesi ile saymış.

"Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir."

ortada üretici veya ithalçı ile yapılmış bir sözleşme olmadığına göre sözleşmeden dönme hakkı bu kişilere karşı yöneltilemeyeceğini düşünüyorum. eski yasa üretici ve ithalatçı ayıp müteselsil sorumlu iken yeni yasa sadece 2 halde husumet yöneltileceğini belirlemiş.

2. sorunuza gelince ise, hakkaniyet çerçevesinde cevapladım. eğer en ufak ayıpta firma tüketiciyi madur etmesin diye hemen ürün değişimi yaparsanız bu sefer hakkamiyet ölçüsünden uzaklaşmış olursunuz. satıcıyı cezalandırması gerekiyorsa bunu bakanlık para cezası ile duruma göre faaliyetten men gibi yollarla yapar, satıcıya keseceğiniz cezayı tüketiciye ödül olarak vermek bence doğru olmaz.
Old 23-02-2016, 17:54   #14
olgu

 
Varsayılan

Altıntı yaptığınız karar 4077 sayıı yasa döneminde, o dönemde üretici ve ithalatçı ayıptan müteselsil sorumlu. Ayrıca somut olayda giderilemeyen ve üretimden kaynaklı bir ayıp sözkonusu.

Somut olaydaki araç Prosche davalı da Doğuş oto, kararı gayet detalı biliyorum.
Old 23-02-2016, 18:04   #15
AVOY

 
Varsayılan

Üstadım kusura bakmayın kararı paylaştıktan sonra sizin mesajınızı gördüm, bu nedenle yazıyı düzenlemek amacıyla kararı kaldırdım, hemen tekrardan yazıyorum, hangi seçimlik hakkın kimlere yöneltilebileceği konusunda her ne kadar şimdilik bir problemim olmasa da aydınlatmış oldunuz bizleri. Ben ve konuda paylaşımda bulunan diğer meslektaşlarım daha ziyade aracı ikinci el alan kişi imza atmadığı, tarafı olmadığı bir sözleşmeden dönebilir mi veya sözleşmedeki bedel üzerinden ayıp oranında indirim isteyebilir mi kısmına takıldık.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU - 2009/13-542 E. - 2009/551 K. - 25.11.2009 T.

"Somut olaydaki gibi, bir malın satın alınmasının söz konusu olduğu hallerde, malın alıcı tarafından daha sonra başkasına ve hatta onun tarafından da başkalarına satılmış olması, dahası son satıcının metni yukarıda bulunan ( f ) bendi anlamında satıcı niteliğini taşımaması, garanti süresi dolmuş olmadıkça, son alıcı sıfatıyla o malın maliki olan gerçek veya tüzel kişinin tüketici sıfatı taşımasına engel değildir. Başka bir ifadeyle; kanunun aradığı anlamda 'tüketici' niteliğinde bulunan bir kişi, malı ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişi niteliği taşımayan, dolayısıyla kanun anlamında 'satıcı' olarak kabul edilemeyecek durumda bulunan bir kişiden satın almış dahi olsa, malın garanti süresi içerisinde üreticiye karşı kanundan kaynaklanan haklarını ileri sürme ve kullanma olanağına sahiptir. Otomobil, garanti belgesi ile birlikte satılması zorunlu olan bir maldır ve garanti süresi içinde el değiştirmesi durumunda dahi garanti borcu ortadan kalkmaz; satın alan tüketici de sağlanan garantiden yararlanabilir.

Somut olayda, davacının dava konusu aracı ticari veya mesleki bir amaçla edinmediği çekişmesiz ve bu nedenle de yukarıda belirtilen kanun hükümleri çerçevesinde -garantiye ilişkin koşulların mevcut bulunması halinde- tüketici olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır.

Somut olay garanti kavramı yönünden irdelendiğinde:
Dava konusu aracın garanti süresi konusunda yerel mahkemece herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Dosyada Örneği bulunan "Garanti Şartları ( Tüketici )" başlıklı belgenin 1. maddesinde "Garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başlar ve 2 yıl/100.000 km.'dir ( hangisi önce gerçekleşirse )" hükmü bulunmakta ise de; bu belgenin dava konusu araçla ilgili olup olmadığı belirli bulunmadığı gibi, belgede sözü edilen koşulların dava konusu araç yönünden gerçekleşmiş olup, olmadığı yönünde yapılmış bir inceleme ve araştırma da yoktur.
Dahası Hukuk Genel Kurulu'nun 05.10.2005 gün ve Esas: 2005/4-487, Karar: 2005/553 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ortaya çıkan ayıp gizli ayıp niteliğinde ise, garanti süresinin dolmuş olması sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Böylesi bir durumda, alıcı ( malik ) 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine dayanarak hak talebinde bulunma olanağına sahiptir."

Bu karar ışığında Tüketici, sözleşmeyi imzalayan taraf olmasa bile sözleşmeden dönme veya ayıp oranında satış bedelinden indirim isteyebilir gibi geliyor?

Porsche kararı sanıyorum YHGK 2005/4-309 E. 2005/000391 K. 22.06.2005 T. olmalı, dolayısıyla bu karar o değil.
Old 23-02-2016, 22:07   #16
E.YILMAZ

 
Varsayılan

3. Kişi ile sizin aranızdaki ilişki tüketici ilişkisi değil. Genel sözleşme ilişkisi
Old 17-10-2016, 17:46   #17
manolimato_06

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AVOY
Ben ve konuda paylaşımda bulunan diğer meslektaşlarım daha ziyade aracı ikinci el alan kişi imza atmadığı, tarafı olmadığı bir sözleşmeden dönebilir mi veya sözleşmedeki bedel üzerinden ayıp oranında indirim isteyebilir mi kısmına takıldık.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU - 2009/13-542 E. - 2009/551 K. - 25.11.2009 T.

"Somut olaydaki gibi, bir malın satın alınmasının söz konusu olduğu hallerde, malın alıcı tarafından daha sonra başkasına ve hatta onun tarafından da başkalarına satılmış olması, dahası son satıcının metni yukarıda bulunan ( f ) bendi anlamında satıcı niteliğini taşımaması, garanti süresi dolmuş olmadıkça, son alıcı sıfatıyla o malın maliki olan gerçek veya tüzel kişinin tüketici sıfatı taşımasına engel değildir. Başka bir ifadeyle; kanunun aradığı anlamda 'tüketici' niteliğinde bulunan bir kişi, malı ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişi niteliği taşımayan, dolayısıyla kanun anlamında 'satıcı' olarak kabul edilemeyecek durumda bulunan bir kişiden satın almış dahi olsa, malın garanti süresi içerisinde üreticiye karşı kanundan kaynaklanan haklarını ileri sürme ve kullanma olanağına sahiptir. Otomobil, garanti belgesi ile birlikte satılması zorunlu olan bir maldır ve garanti süresi içinde el değiştirmesi durumunda dahi garanti borcu ortadan kalkmaz; satın alan tüketici de sağlanan garantiden yararlanabilir.

[size="1"]Somut olayda, davacının ... tüketici olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır.

... Böylesi bir durumda, alıcı ( malik ) 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine dayanarak hak talebinde bulunma olanağına sahiptir."[/b]

Bu karar ışığında Tüketici, sözleşmeyi imzalayan taraf olmasa bile sözleşmeden dönme veya ayıp oranında satış bedelinden indirim isteyebilir gibi geliyor?

Sayın meslektaşım merhaba,

Konunun üzerinden oldukça zaman geçmiş gerçi ama, Tüketicinin sözleşmeyi imzalayan taraf olmasa bile sözleşmeden dönme ve bedeli talep edebileceğine dair herhangi bir karar bulabildiniz mi?

Konuyu açtıktan sonra ben davamı, ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebi ile açmıştım, şu anda dava karar aşamasına geldi ama ayıpsız misli ile değişimin infazda yaratacağı sorunlar sebebiyle davayı ıslah edip bedelin iadesi talep etmeyi düşünüyorum fakat bu yönde bir karar bulamıyorum.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Tedbir Şerhi Işlenmemesi Sebebiyle Kaçak Aracı Alan İyi Niy. 3.Kişinin Tazminat Hakki Av.Özlem Ay Bilgin Meslektaşların Soruları 8 10-01-2019 14:56
Ticari Krediye Teminat Olarak İpotek Edilen Taşınmazı Satın Alan, İpotek Verenden Satın Alan 3. Kişi Tüketici midir? Av. Musa TAÇYILDIZ Meslektaşların Soruları 10 18-04-2014 11:10
Sözleşmeden dönme avgözde Meslektaşların Soruları 2 12-03-2014 17:24
Sözleşmeden dönme Hukuka Saygı Meslektaşların Soruları 3 10-11-2009 07:41


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05751204 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.