Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

icra, avukatlığın temeli mi gerçekten?

Yanıt
Old 21-12-2011, 09:59   #1
svejk

 
Varsayılan icra, avukatlığın temeli mi gerçekten?

muhterem meslektaşlar,
gözlemlediğim kadarıyla şöyle bir kanı hakim (en azından çevremdeki) avukatlar arasında:
"icra; hukukun temeli değildir, ama avukatlığın temelidir!"
evet, hukuk davaları da genellikle icra aşamasına geliyor; ancak burada kastedilen, sıcak para teşkil etmesi bakımından, öncülü bir dava bulunmayan icra takipleri.
açıkçası tahsilat yapmak için okumadım. ki bunu söylediğim anda genellikle icra ağırlıklı çalışan avukatlar konuyu kişiselleştirerek henüz acemi olduğumu, zamanla burnumun sürteceğini, bu "küstah" tavrımdan da eser kalmayacağını ima ediyorlar.
oysa ben icra avukatlarını küçümsemiyorum. yalnızca kendi adalet anlayışım doğrultusunda mesleğimi yapmak; meseleyi biraz dramatize etmemi mazur görürseniz eğer, "mazlum" avukatı olmak, inanmadığım hiçbir davayı almamak istiyorum.
zengin olmak gibi bir hayalim yok ama isteğim "hayatın gerçekleri"yle taban tabana zıt mı gerçekten? yok mu memleketin herhangi bir yerinde benim idealimi somutlaştırabilmiş biri? varsa ne düşünür, ne tavsiye eder?..
Old 21-12-2011, 10:36   #2
üye31284

 
Varsayılan

İcra hukukunu, salt "tahsilat yapmak" olarak görmüyorum. İcra hukuku da diğer hukuk dalları kadar önemli ve komplike bir hukuk dalı. Bu dalda yapılan bir hata da ciddi hak kayıplarına yol açabiliyor. Ancak icra hukukunu diğerlerinden üstün gören görüşü de onaylanmıyorum. Hukuk bir bütündür ama aşamalarını takip etmek bölünebilir.

Üniversite ve staj dönemi çalışma hayatımda hep duruşma ağırlıklı bürolarda çalıştım. Dolayısıyla fazla icra tecrübesi edinemedim. Ancak stajım bittikten sonra, ofisimi açmadan, ruhsatımı beklerken, 2 aylığına yoğun icra işi alan bir büroda çalıştım. Sevmedim. Ha yapamaz mıyım yaparım, yaparsam en iyisini de yaparım ama sevmedim.


Uzun bir süre icra işi geldiğinde direkt icra işi almıyorum deyip kestirip attım. Hatta avukatlık iş ve ücret sözleşmelerimde dahi dava sonunda kendi isteğiyle ödeme yapmazsa davalı, icra aşamasını takip etmek zorunda olmadığımı, edersem de ayrı bir ücrete tabi olduğunu özellikle beliritirim.

Bu güne kadar da kimse icra aşamasına kadar gelirse,sen icra almıyorsun deyip işi vermemezlik yapmadı. Dava neticesi icralarda kendi tecrübelerimle hallettim ya da o anki keyfime/yoğunluğuma göre arkadaşlarıma yönlendirdim.

Daha önce de dediğim gibi yakın zamana kadar, direkt gelen icra işlerini asla almıyordum. Ancak bir süre önce icra hukukunda çok iyi olduğunu gördüğüm, beni mahcup etmeyeceğine inandığım ve anlaştığım bir arkadaşımla icra işlerini ortak yürütüyoruz. Daha doğrusu vekaleti ortak alıyoruz. Ofis işlerini ben yürütüyorum saha işlerini arkadaşım yürütüyor.

Yalnız biz asla masrafları cebimizden yapmıyoruz ve mutlaka ücret olarak da önden bir miktar ödemede alıyoruz. Aksi taktirde direkt reddediyoruz. İcra hukukunda en büyük sıkıntı bu sanırım. Kimsenin masraf dahi vermek istememesi...

Not: Tercih meselesi... İcra hukukunu çok seven arakadaşlar da var.
Not not: Hayır icra hukuku hukukun temeli değil, sadece bir parçası.
Not not not: Davayı kazanmışsın ama parayı almamışsın ne işe yarar denilmesi de bana komik geliyor. Davayı kazanmazsam ortada alınacak bir para da olmuyor çünkü...
Old 21-12-2011, 11:05   #3
Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan svejk
"mazlum" avukatı olmak, inanmadığım hiçbir davayı almamak istiyorum.
yok mu memleketin herhangi bir yerinde benim idealimi somutlaştırabilmiş biri? varsa ne düşünür, ne tavsiye eder?..
Sizin idealinizi somutlaştırabilmiş biri değilim. Yine de sorunuza yanıtımı sayfalarca yazdım, sayfalarca sildim. Yazdıklarımı beğenmedim. Size sildiklerimi gönderiyorum.
.......
............ ............... .. ......... ..... ............. ... .

Özetle: Müvekkiller adliyede mazlum olsa da yazıhanenizde zalimdir.

Saygılarımla
Old 21-12-2011, 23:55   #4
Av.PUDY

 
Varsayılan

İcra işlerinden başka iş almayan meslektaşlarıma laf atmamak kaydıyla benim düşünceme göre icra işleri avukatlık mesleğinin biraz hamallığı gibi geliyor bana..Tabi bu benim düşüncem ve ben de sevmiyorum icra işlerini tozlu raflar ve tozlu dosyaların arasında ve icranın sürekli atom bombası gibi ortalıkta gezinen memurları arasında kendimi yıllanmış gbi hissediyorum eğlencesi hevesi yok gibi geliyor bu işin bana ...Bende icra işi almıyorum desem yeridir sevemedim bir türlü yaa..
İlla ki icra işi alacaksam olmazsa olmazım dosyanın masrafını hesaplayarak evrakını bana teslim ederken belirttiğim miktardaki masrafı mutlaka masaya koymasıdır. Dosyanın masrafını almadan asla Hiç bir işlemi başlatmam aldığım masrafıda müvekkilime kalem kalem dosyasıyla birlikte dökümünü yapar veririm.." yawwww avkat hanım şuncacık senet için bu masrafta neyşn nesi neden veriyomuşum yapmayın avkat hanım " cümlelerinden ve o ortamdam uzak durmak için Benden tavsiye size masrafını almadığınız hiç bir işlemi başlatmayın dosyayı kabul etmeyin cebinizden masraf yapmayın müvekkillerimiz aslında en büyük düimanlarımızdır...
Old 22-12-2011, 09:15   #5
svejk

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Kozmik Hippi
İcra hukukunu, salt "tahsilat yapmak" olarak görmüyorum. İcra hukuku da diğer hukuk dalları kadar önemli ve komplike bir hukuk dalı. Bu dalda yapılan bir hata da ciddi hak kayıplarına yol açabiliyor.

icra hukukunu ben de salt tahsilat yapmak olarak görmüyor, hakkıyla öğrenebilmek için de çaba sarfediyorum. ancak gelen bir senedi icraya koyup gerekli prosedürü takip etmek, adına ne derseniz deyin, bir tahsilat işlemidir.

Alıntı:
Yazan Av.Armağan KONYALI
Müvekkiller adliyede mazlum olsa da yazıhanenizde zalimdir.

pek çok manaya gelebilecek bir şey söylemişsiniz. ama dava kadar müvekkil de seçmek niyetim var, dilerim aç kalmam.
Old 22-12-2011, 10:25   #6
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Acizane tavsiyem "bilin"... Sevmeseniz de bilecek kadar yapın...

İcra da yapın, CMK avukatlığı da yapın, idari dava da açın...

Yapabilecek kadar bilin, bilecek kadar yapın...Çünkü biz avukatız. Kimi hangi alanda savunmamız gerekeceğini bilemeyiz.

Selam ve saygılarımla...
Old 22-12-2011, 10:46   #7
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Sayın Eren'in de belirttiği gibi İcra Hukukunda uzman olmasak da bir avukatın bilmesi gerektiği kadar İcra hukukunu da bilmek zorundayız. Sevelim sevmeyelim, yapalım yapmayalım o ayrı mesele.

İcra Hukuku tabi ki alacaklar bakımından tahsilat aşamasıdır. Ama bu durum yoğunlukla icra hukuku ile uğraşan avukatları tahsilatçı durumuna düşürmez. İcra hukukunun da öylesine grift ve teknik konuları var ki bunları hergün bir şekilde görüyoruz.

Birazdan İbrahim Bey gelir, eminim o daha detaylı yazar.
Old 22-12-2011, 11:54   #8
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan svejk
muhterem meslektaşlar,
gözlemlediğim kadarıyla şöyle bir kanı hakim (en azından çevremdeki) avukatlar arasında:
"icra; hukukun temeli değildir, ama avukatlığın temelidir!"
evet, hukuk davaları da genellikle icra aşamasına geliyor; ancak burada kastedilen, sıcak para teşkil etmesi bakımından, öncülü bir dava bulunmayan icra takipleri.
açıkçası tahsilat yapmak için okumadım. ki bunu söylediğim anda genellikle icra ağırlıklı çalışan avukatlar konuyu kişiselleştirerek henüz acemi olduğumu, zamanla burnumun sürteceğini, bu "küstah" tavrımdan da eser kalmayacağını ima ediyorlar.
oysa ben icra avukatlarını küçümsemiyorum. yalnızca kendi adalet anlayışım doğrultusunda mesleğimi yapmak; meseleyi biraz dramatize etmemi mazur görürseniz eğer, "mazlum" avukatı olmak, inanmadığım hiçbir davayı almamak istiyorum.
zengin olmak gibi bir hayalim yok ama isteğim "hayatın gerçekleri"yle taban tabana zıt mı gerçekten? yok mu memleketin herhangi bir yerinde benim idealimi somutlaştırabilmiş biri? varsa ne düşünür, ne tavsiye eder?..
Çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Sizin idealinizi gerçekleştirmişti. Sonra ofisini kapatmak zorunda kaldı ve bir bankanın hukuk müşavirliğine girdi. Bir süre sonra oradan da ayrıldı ve kendi ofisini kurdu. Artık icra işi de alıyor.
Old 24-12-2011, 04:14   #9
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hakan EREN
Acizane tavsiyem "bilin"... Sevmeseniz de bilecek kadar yapın...

İcra da yapın, CMK avukatlığı da yapın, idari dava da açın...

Yapabilecek kadar bilin, bilecek kadar yapın...Çünkü biz avukatız. Kimi hangi alanda savunmamız gerekeceğini bilemeyiz.

Selam ve saygılarımla...

Bence,

Fikir yürütecek kadar "bilin" ama "yapmayın"

Yapmak istediğiniz herşeyi bilmenize imkan yoktur; tıpkı bildiğiniz herşeyi yapmak istemeniz gibi...

Göz doktoru, dişlerime bakmıyor...

Yasaların "avukatlık temeli piramitindeki" yerini kendime göre belirteyim. (deneyeceğim)
(U.K)


(VK)(İYUK)(KMK)


(BK)(TCK)(İİK)(İŞ.K)(TTK)


(HMK)(M.K)(AY)(CMK)(AV.K)(A.S.K.K)


Herşeyi ucundan bilin ama en fazla en alt sırayı bilin... Oldu mu
Old 25-12-2011, 15:46   #10
Cumhur Okyay

 
Varsayılan

İcra, kazanılan bir davanın sonuncu ve nihayetlendirici safhasıdır. İnsanı da pişman eder, o başka.
" Şu icra olmasa, avukatlığı ne güzel yürütürüm" dedirtir, insana.
Old 02-01-2012, 16:16   #11
Av.Özgür KARABULUT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan svejk
muhterem meslektaşlar,
gözlemlediğim kadarıyla şöyle bir kanı hakim (en azından çevremdeki) avukatlar arasında:
"icra; hukukun temeli değildir, ama avukatlığın temelidir!"
evet, hukuk davaları da genellikle icra aşamasına geliyor; ancak burada kastedilen, sıcak para teşkil etmesi bakımından, öncülü bir dava bulunmayan icra takipleri.
açıkçası tahsilat yapmak için okumadım. ki bunu söylediğim anda genellikle icra ağırlıklı çalışan avukatlar konuyu kişiselleştirerek henüz acemi olduğumu, zamanla burnumun sürteceğini, bu "küstah" tavrımdan da eser kalmayacağını ima ediyorlar.
oysa ben icra avukatlarını küçümsemiyorum. yalnızca kendi adalet anlayışım doğrultusunda mesleğimi yapmak; meseleyi biraz dramatize etmemi mazur görürseniz eğer, "mazlum" avukatı olmak, inanmadığım hiçbir davayı almamak istiyorum.
zengin olmak gibi bir hayalim yok ama isteğim "hayatın gerçekleri"yle taban tabana zıt mı gerçekten? yok mu memleketin herhangi bir yerinde benim idealimi somutlaştırabilmiş biri? varsa ne düşünür, ne tavsiye eder?..
Merhabalar;

Üzerine herkesin az-çok bir şeyler yazabileceği ama en nihayetinde kendi tecrübelerinizle cevabına ulaşacağınız bir soru sormuşsunuz...

İstediğinizin; "hayatın gerçekleri" ile değil de "kendi gerçekleriniz" ile zıt olup olmadığını sorgulamalısınız bence. Hatta daha da önce kendi gerçeklerinizi/gerçekliğinizi ve alması muhtemel yeni hallerini... Yaşamda hiçbir şey olduğu yerde durmuyor biliyorsunuz, gerçekler de öyle . Bugünün gerçekleri ile yarınınkiler elbette farklı olacak... Sizin gerçekleriniz de öyle (ki "pişmanlık" da aslen böyle bir değişimin ürünüdür).

Şimdi size kim ne derse desin siz yine bildiğinizi yapacaksınız (ki bence yapmalısınız). Yıllar geçecek, siz değişeceksiniz/her şey değişecek, belki pişman olacaksınız, belki olmayacaksınız... Bunu da yine zaman ve siz belirleyeceksiniz.

Ve neticeten; zengin olmak gibi bir hayalinizin olmamasının sonuca etkili olmadığını düşünüyorum. Çünkü, avukatsınız, sizin yerinize hayal kuran çok olur. Sonra başkalarının hayallerinin altında ezilmemek için kendi hayallerinizden vazgeçersiniz. Sonra başkalarının hayallerini gerçekleştirmek için kendi ideallerinizden vazgeçersiniz. Sonra... bunun arkası gelmez.

Saygılarımla...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Avukatlığın Bırakılması ve derdest dosyaların akıbeti tunca07 Konumuz : Hukukçular 1 20-12-2010 00:26
Stajyer avukatlığın statüsü nedir? korkut68 Hukuk Stajı ve Meslek Seçimi 0 11-03-2010 14:34
3. Kişinin Manevi Tazminatı için Sorumluluk Temeli Av. Recep Meslektaşların Soruları 1 04-03-2010 15:43
Avukatlığın değeri attorneytalay Hukuk Sohbetleri 24 30-04-2007 22:57


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05409408 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.