Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

şufa bedelinin DÜŞÜK gösterilmesi

Yanıt
Old 05-01-2009, 17:12   #1
Av.Elvan Akkaya

 
Soru şufa bedelinin DÜŞÜK gösterilmesi

iyi çalışmalar sayın meslektaşlarım;

bilindiği gibi şufa davalarında davacı; 3.şahsın ödediği satış bedelini ve masrafları vererek payın kendisine tescilini sağlayabiliyor.

ancak mahkeme gayrimenkulün gerçek satış bedelini değil, tapu kayıtlarında görünen emlak beyanına göre alınmış bedeli esas alıyor.

şufayı önlemek için tapuda normalden yüksek gösterilmiş bedele davacı itiraz edebilirken, "sözleşmenin tarafları muvazaa iddiasında bulunamaz" ilkesi gereğince olduğundan DÜŞÜK gösterilen bedele davalı 3. şahıs itiraz edemiyor.

bunun sonucunda örneğin 30.000 liralık bir gayrimenkulü 3.000 liraya alabilen davacı lehine sebepsiz zenginleşme durumu ortaya çıkıyor. yargıtayın son dönemde görüş değiştirdiğini ve gerçek bedelin araştırılması gerektiğini öğrendim.mantıklı olan da elbette budur.

bu konu ile ilgili fikirlerinizi ve yargıtayın yeni tarihli kararları var ise paylaşmanızı diliyorum.
Old 06-01-2009, 09:29   #2
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşım;

Böyle bir karara rastlayamadım. Bulduğum en yeni tarihli karar ise, eskinin tekrarından başka bir şey değil. Ben yine de ekleyeyim.

Ama, belki başka mevzuat programlarında vardır.

T.C. YARGITAY
6.Hukuk Dairesi

Esas: 2007/192
Karar: 2007/2265
Karar Tarihi: 06.03.2007

ÖZET: Mahkemece davacıdan tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından yapılan harç ve masraflar toplamı üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanmayacağı sorularak, kabul etmesi halinde önalım bedelini depo etmesi için uygun bir süre tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.


(4721 S. K. m. 732) (1086 S. K. m. 269, 363)

Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Uyuşmazlık önalım hakkının kullanılması nedeniyle tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalının önalım bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili, dava dilekçesinde, davaya konu ... ili, ... ilçesinde bulunan 5 ada 22 parselde hissedar olduğunu, hissedarlardan Ö.'nün 3/9 hissesinin davalıya gerçekte 1.000.000.000.TL'ye satılmasına rağmen şufa hakkım ortadan kaldırmak amacıyla satış bedelinin tapuda 8.000.000.000.- TL olarak gösterdiğini belirterek taşınmazın gerçek satış bedeli olan 1.000.000.000.- TL üzerinden belirlenecek önalım bedeli ile davalı adına kayıtlı payın iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, bedelde muvazaa bunmadığını, taşınmazın gerçek satış bedelinin 8.000.000.000.-TL olduğunu savunmuştur. Mahkemece keşifte belirlenen değer üzerinden önalım hakkının tanınmasına karar verilmiştir.

Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.

Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Ancak davacı, tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.

Olayımıza gelince; davacı, taşınmazın gerçekte 1.000.000.000.-TL bedelle satıldığını, önalım hakkını engellemek amacıyla davalının satış bedelini muvazaalı olarak yüksek gösterdiğini iddia etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Davacı satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddiasını tanık dahil her türlü delil ile kanıtlaması mümkündür.

Ancak dinlenilen davacı tanıkları bedelde muvazaa iddiası konusunda görgüye dayalı bir beyanda bulunmamışlardır. Yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu edilen payın satış tarihi itibariyle değerinin 1.676.020.000.- TL olduğu bildirilmiş ise de, muvazaa iddiasının kanıtlanması için keşif tek başına yeterli delil değildir. Sadece davacının diğer delillerini doğrulamak bakımından önem arz eder. Davacı muvazaa iddiasını kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece davacıdan tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından yapılan harç ve masraflar toplamı üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanmayacağı sorularak, kabul etmesi halinde önalım bedelini depo etmesi için uygun bir süre tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları

Saygılarımla,
Old 06-01-2009, 11:06   #3
halit pamuk

 
Varsayılan

Ben de şu içtihatı değiştiren bir içtihatla karşılaşmadım.

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 1997/6-256
K. 1997/518
T. 11.6.1997
• ŞUF’A BEDELİ
• MUVAZAA ( Tarafı ileri süremez )
743/m.658, 659
818/m.18
ÖZET:1. Şuf’a davasında da, davalı taraf akdin tarafı olduğu için muvazaa iddiasında bulunamaz.

2. Satışı izleyen 1 ay içinde açılan şuf’a davasında, şuf’a bedelinde ekonomik ve objektif nedenlerle değer artışı olduğu iddia olunamaz.

DAVA VE KARAR : Taraflar arasındaki “şuf’a” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin Asliye 1. Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 28.9.1995 gün ve 1995/58-802 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 5.3.1996 gün ve 1996/1857-1993 sayılı ilamı:

( .. Dava şuf’alı payın iptal ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı vekili müvekkilinin hissedar olduğu tapunun 9-15, 16, 17 parsellerinde paydaşlardan Oktay Serbülent’e ait hisseleri 12.1.1995 tarihinde davalının alması nedeniyle süresinde açtığı işbu dava ile şuf’a hakkı nedeniyle iptal ve müvekkili adına tescilini istemiştir.

Davalı taraf tapuda bedelin düşük gösterildiğini gerçek bedelin 900.000.000 lira olduğu davacıya satış öncesi teklif edilip almadığını kötü niyetli olduğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece dava tarihi itibariyle şuf’alı payların değerinin keşfen belirlenmesine karar verilip bilahare davalının savunmasını da nazara alıp 900.000.000 lira satış bedeli ile tapu harçlarının yatırılması için mehil verip davacı tarafça yatırılmıyacağı beyanı üzerine dava reddedilmiştir.

Dava konusu edilen şuf’alı payların davalıya 12.1.1995 tarihinde 30.408.000 lira bedel ile satıldığı tapudan gelen yazıdan anlaşılmaktadır. Davalı akdin tarafı olduğu için bedelde muvazaa iddiasında bulunamaz.

Dava satışı izleyen 1 ay içerisinde açıldığından uzun süre sonra açılmış davalarda ileri sürülen aradan geçen süre içerisinde ekonomik ve objektif nedenlerle değer artışının nazara alınması gerektiği görüşünün olayda uygulama yeride bulunmamaktadır. Bu bakımdan davanın tapuda gösterilen satış bedeli üzerinden kabulü gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi Usul ve Yasa’ya uygun olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa’ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı ( BOZULMASINA ) oybirliği ile karar verildi.
Old 06-01-2009, 11:17   #4
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan elvann
iyi çalışmalar sayın meslektaşlarım;

bilindiği gibi şufa davalarında davacı; 3.şahsın ödediği satış bedelini ve masrafları vererek payın kendisine tescilini sağlayabiliyor.

ancak mahkeme gayrimenkulün gerçek satış bedelini değil, tapu kayıtlarında görünen emlak beyanına göre alınmış bedeli esas alıyor.

şufayı önlemek için tapuda normalden yüksek gösterilmiş bedele davacı itiraz edebilirken, "sözleşmenin tarafları muvazaa iddiasında bulunamaz" ilkesi gereğince olduğundan DÜŞÜK gösterilen bedele davalı 3. şahıs itiraz edemiyor.

bunun sonucunda örneğin 30.000 liralık bir gayrimenkulü 3.000 liraya alabilen davacı lehine sebepsiz zenginleşme durumu ortaya çıkıyor. yargıtayın son dönemde görüş değiştirdiğini ve gerçek bedelin araştırılması gerektiğini öğrendim.mantıklı olan da elbette budur.

bu konu ile ilgili fikirlerinizi ve yargıtayın yeni tarihli kararları var ise paylaşmanızı diliyorum.

Medeni Kanun 2002 yılında değiştirilmiş ve önalım hakkı yeniden düzenlenmiştir. Değişikliklerden biri de, önalım hakkının kullanılmasında ödenecek paranın yasada düzenlenmiş olmasıdır.

MK 734'e göre "Önalım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hâkim tarafından belirlenen süre içinde hâkimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür."

Dolayısıyla mahkemenin kararı doğrudur.
Old 06-01-2009, 11:28   #5
halit pamuk

 
Varsayılan

Sayın Elvann

Aşağıdaki içtihat tapu gösterilen bedelin önalım bedeli olark kabul edilemiyeceği şeklinde yazılmış olsa da bunun hataen yazılmış olduğunu düşünüyorum. İçeriğini okursanız, 2007 tarihli bu HGK kararı hala eski içtihat doğrultusunda devam ettiğini göstermektedir.


T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2007/6-180
K. 2007/174
T. 28.3.2007
• ÖNALIM BEDELİ ( Keşif Sonucu Düzenlenen Bilirkişi Raporları Önalım Bedelinin Tayininde Tek Başına Yeterli Delil Olamayacağı - Tapuda Yazılı Satış Bedelinin Önalım Bedeli Olduğu Kabul Edilemeyeceği )
• ÖNALIM DAVASI ( Adli Yazılı Belge Niteliğindeki “Tarla Satış Sözleşmesinin” Tapu Kaydı ve Akit Tablosu Gibi Resmi Belgelerle Eşdeğerde Olduğu Kabul Edilemeyeceği - Tapuda Yazılı Satış Bedelinin Önalım Bedeli Olduğunun Kabul Edilemeyeceği )
• TAPUDA YAZILI OLAN SATIŞ BEDELİ ( Önalım Bedeli Olduğunun Kabul Edilemeyeceği )
• SATIŞ BEDELİNİN SAPTANMASI ( Adli Yazılı Belge Niteliğindeki “Tarla Satış Sözleşmesinin” Tapu Kaydı ve Akit Tablosu Gibi Resmi Belgelerle Eşdeğerde Olduğu Kabul Edilemeyeceği )
4721/m.732,734
ÖZET : Dava, önalım hakkının kullanılmasına ilişkindir. Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları önalım bedelinin tayininde tek başına yeterli delil olamaz. Adli yazılı belge niteliğindeki “tarla satış sözleşmesinin” tapu kaydı ve akit tablosu gibi resmi belgelerle eşdeğerde olduğu da kabul edilemez. Bu nedenle tapuda yazılı satış bedelinin önalım bedeli olduğu kabul edilemez.

DAVA : Taraflar arasındaki "Önalım Hakkına Dayalı Tapu İptali ve Tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Büyükçekmece Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 10.06.2004 gün ve2004/780-615 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19,09.2005 gün ve2005/6936-8303 sayılı ilamı ile;

( ... Dava, önalım hakkının kullanılmasına ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu andadoğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.

Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilensatış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraşarın toplamından ibarettir.

Olayımıza gelince; dava konusu pay 24.01.2003 tarihinde ZÖ tarafından 17.600.000.000 TL bedelle davalı S.Ç.'ye satılmış, davacı bu payın iptali ile adına tescilini süresinde açtığı bu dava ile istemiştir. Davalı, davakonusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini, satış bedelinin de tapuda masraf az olsun diye düşük gösterildiğini, gerçek satış bedelinin Seksen milyarlira olduğunu, "satış sözleşmesi" başlıklı yazılı bir belge vererek bu belgede de 80 milyara satış yapıldığının yazılı bulunduğunu belirterek davanınreddini savunmuştur.

Mahkemece mahallinde üç kişilik bilirkişi heyeti ile yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda payın dava tarihindeki değerinin 100.440.000.000 TL olduğu belirtilmiş, adi yazılı bir belge niteliğinde bulunan "tarla satış sözleşmesi"ndeki miktara itibar edilerek davacının onalım bedeli olarak bu bedeli ödemesine karar verilmiş ise de davacı kabul etmemiştir.

Keşif sırasında dinlenen tanıklar satış bedeli hakkında beyanda bulunmamışlardır. Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları, onalım bedelinin tayininde tek başına yeterli delil teşkil etmez. Mahkemece kabul gören"tarla satış sözleşmesi", adi yazılı bir belge olup, tapu kaydı ve akit tablosu gibi resmi yazılı bir belgeye karşı aynı değerde kabul edilemeyeceğinden,tapuda yazılı satış bedelinin onalım bedeli olarak kabulü ile davacıya bu bedeli ödemesi için süre tanınması gerekirken, yazılı şekilde davanınreddi hatalı olmuştur.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır... ),

Gerekçesiyle bozularak dosya geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmakgerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK’un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyizpeşin harcının geri verilmesine, 28.03.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Old 11-01-2009, 14:10   #6
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

Hukuk Genel Kurulunun 05.05.1993 Tarih 1993/6-761 E 1993/192 K sayılı kararında "gerçeği yansıtmayan sicildeki düşük bedelin kabul edilmesinin önalım hakkı sahibini sebepsiz zenginleştirirken alıcı olan davalıyı fakirleştirdiği" konusunda önemli bilgiler içeriyor.ayrıca şufa hakkı sahibinin gayrimenkulü ucuza almak istemesi nedeniyle muvazaanın ona karşı ileri sürülmesinde kötüniyet yoktur diyor.

yeni tarihli kararlara ben de ulaşamadım.5 şubattaki duruşmaya kadar hakim bey -varsa- yeni tarihli karar istedi.
vakit ayırdığınız ve yardımlarınız için hepinize çok teşekkür ederim.
Old 08-07-2009, 16:53   #7
avhakanozen

 
Varsayılan

Elvan Hanim Merhaba Daha Önce De Mesaj YazmiŞtim Davaniza Benzer Benİm De Davam Olmasi Hasebeİyle.merak Ettİm Davaniz Ne Durum Da Bu Konu Da Bİzmle PaylaŞim Yaparsaniz Sevİnİrİm.
Old 09-07-2009, 17:48   #8
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

gayrimenkulün gerçek değeri ya da şufa bedeli ile ilgili bir gelişme yok. ancak davacı yanında davaya müdahil olan hissedarlar ile davacıya ne kadar hisse verileceği hususunda bilirkişi raporu alındı. duruşma 16 temmuzda. bu aşamada müvekkilin satın aldığı hisselerin değeri tespit edilecek..

to be contunied..
Old 14-07-2009, 11:12   #9
yeditepelişehir

 
Varsayılan

Elvann hanım 16 temmuz'a az kaldı,gelişmeleri yazarsınız değil mi Hakikaten gerçek bedelin araştırılmaması mantıksız adaletsiz sonuçlara yol açar.Tapuda gösterilen bedeller örnek kararlda ve sizin de değindiğiniz gibi uçuk bedeler ya da komik bedeller olabilir.
Old 14-07-2009, 12:56   #10
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Fatih G
Elvann hanım 16 temmuz'a az kaldı,gelişmeleri yazarsınız değil mi Hakikaten gerçek bedelin araştırılmaması mantıksız adaletsiz sonuçlara yol açar.Tapuda gösterilen bedeller örnek kararlda ve sizin de değindiğiniz gibi uçuk bedeler ya da komik bedeller olabilir.

Neden mantıksız olsun? Yasa öyle. Davalı, kendi taraf olduğu satış işleminindeki bedelin muvazaalı olduğunu iddia edemez; olsa olsa satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiği davacı tarafça iddia edilebilir.
Old 14-07-2009, 14:04   #11
yeditepelişehir

 
Varsayılan

Sayın Aladağ tabi ki kişi kendi muvazaasına dayanamaz hatta ben de yakın zamanda bu cümleyi cevaben yazmıştım bir başka konuda Davacının satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia etmesinde de sorun yok ama misal 100 milyarlık bir taşınmaza tapuda 20 milyar gösterilmesi nedeniyle şufa hakkı sahibinin 5 te 1 fiyatınsa sahip olabilmesi kafamı karıştırdı.Tabi ki muvazaa yapanlar buna katlanacak ama şufa hakkı sahibi de çok karlı bir duruma geçmiş oluyor.Mantıksız kelimesi bu nedenle ağzımdan çıkmış olabilr
Old 17-07-2009, 22:02   #12
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Fatih G
Sayın Aladağ tabi ki kişi kendi muvazaasına dayanamaz hatta ben de yakın zamanda bu cümleyi cevaben yazmıştım bir başka konuda Davacının satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia etmesinde de sorun yok ama misal 100 milyarlık bir taşınmaza tapuda 20 milyar gösterilmesi nedeniyle şufa hakkı sahibinin 5 te 1 fiyatınsa sahip olabilmesi kafamı karıştırdı.Tabi ki muvazaa yapanlar buna katlanacak ama şufa hakkı sahibi de çok karlı bir duruma geçmiş oluyor.Mantıksız kelimesi bu nedenle ağzımdan çıkmış olabilr
Tapuda az harç ödeyip kendi devletine kazık atmadan önce düşünmeleri gerekiyor bunu.
Old 17-07-2009, 22:11   #13
yeditepelişehir

 
Varsayılan

Haklısınız Cengiz Bey.Sanılmasın ki ben ben muvazaa yapan için malı ucuza gitti diye üzülüyorum.Tabi ki ah vah etmek istemiyor idiyse kendisi önce devletine kazık atmayacaktı.Ben bu durumu düşünmeden yazdım cevabımı.Genel hatam da bu oluyor zaten,bir noktada kilitli kalıyorum ona göre yazıyorum.Kazık ! hususunu hatırlattığınız için teşekkürler
Old 20-07-2009, 10:07   #14
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

fatih bey açıkçası ben hata yaptığınızı düşünmüyorum.
zira vatandaşın tapuda düşük bedel gösterebilmesinin nedeni de devletin kendisidir. gayrimenkul beyan değerleri belediyeler tarafından belirlenir ve tapu müdürlüğü bu değere göre harç alır.

devletin kendi işleyişinden kaynaklanan zarardan vatandaşı sorumlu tutması sosyal hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz.

duruşmaya gelince;
gerçek değerin tespit edilmesi için keşif yapılması talebim kabul edilmedi.
kısacası 30.000 tl lık gayrimenkulü 3.000 tl ya alacak olan şufa hakkı sahibi için adalet! gerçekleşti. !!
Old 20-07-2009, 10:44   #15
yeditepelişehir

 
Varsayılan

Açıkçası işleyişi bilmediğim için kafamda soyut kalıyor bazı şeyler.Mesela evimin değeri 100 bin ytl ama satarken diyorum ki 20 bin ytl ve onun üzerinden harç ödenecek vs.Bu aşamada bu nasıl iş,senin evinin muhiti belli özellikleri vs si belli en az 80 bin eder bu işte bir iş var diyen bir kurum/yetkili araştırma safhası falan yok mu? Herhalde böyle birşey yok. O zaman sözkonusu kişiler bunun taşıdığı risklere katlanmalı diye fikrimi değiştirmiştim ama ucuza alıp bu işten karlı çıkanlar olduğu da bir gerçektir diyorum gene de.
Old 20-07-2009, 17:35   #16
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan elvann
fatih bey açıkçası ben hata yaptığınızı düşünmüyorum.
zira vatandaşın tapuda düşük bedel gösterebilmesinin nedeni de devletin kendisidir. gayrimenkul beyan değerleri belediyeler tarafından belirlenir ve tapu müdürlüğü bu değere göre harç alır.

Sayın elvann, harç alma usulü sizin belirttiğiniz gibi değildir. Değer hususu Harçlar Kanunu'nun 63. maddesinde düzenlenmiştir. Devlet kimseyi tapuda satışı emlak beyan değeri üzerinden yapmaya zorlamamaktadır. Tapuda gerçek satış bedeli belirtilseydi, o değer üzerinden harç alınacak, önalım davasında da o değer önalım bedeli sayılacaktı.
Old 21-07-2009, 22:51   #17
Av.muhittinköylüoğlu

 
Varsayılan

Arkadaşlar direkt konu ile ilgisi var mı bilemeyeceğim.Ancak kendiömin taraf olduğu bir davayı size kabaca aktarmak isterim.
Hisseli bir dairenin 2/3 almak istedim.ve de taşınmaz satış vaadi ile alarak tapuya tescil ettirdim.Bu satış işleminde de yarın öbürgün hiç bir sorun olmasın diye (şufa tehlikesini de gözönüne alarak vs. başkaca nedenlerle) gerçek değeri üzerinden işlem yaptım.
Daha sonra 1/3 ünü tapudan satışla bir başka kişi aldı.Bu arad benim hisseme bir üçüncü şahıs talip oldu.Ben 100.000,00 TL ye aldığım hisseyi henüz tapudan devralmadığım için tapudan devredemedim.Bu nedenle tapuda malik gözüken kişiler 20.000,00 TL ye 2/3 hisseyi üçüncü kişiye hep birlikte anlaşmamız gereği sattılar.Ve üçüncü kişi tapu satışı ile bu hisseyi aldı.tabi bu 20.000,00 TL yi ben aldım.Anlaşmamız ise 120.000,00 TL idi.geriye kalan 100.000,00 TL ise bir süre sontra ödenecekti.daha doğrusu şufa tehlikeside gözönüne alınıp hem taksitle satış hemde şufa sorunu halledilmeye çalışılıyordu.Olayın iki tarafı benim sattığım kişide avukat olduğundan dikkatli davranıyorduk.
Bu arada 1/3 sahibi olan şufa davası açtı.Ve de 20.000,00 TL karşılığı gayrimenkulun 2/3 hissesini satın almaya hükmen hak kazandı.
Ancak unuttuğu bir şey vardı.ve de avukatını uyarmamıza rağmen bizi dinlemedi.Tapu kütüğüne işlenmiş olan benim satış vaadi hakkım duruyordu.Onun bu kötü niyetine bir bakıma kurallara uyduğumuz ve harcı eksik ödemediğimiz için bizim de karşı tepki verme imkanımız oldu.Şimdi de ben satış vaadine dayalı olarak tapu tescil davası açtım.tahmin deresinizki davanın yöneltildiği kişilerin bir kısmı zaten kabul edecek.Şufa hakkını kullanan ise hiç bir netice elde demeyecek.Bu da düşük harç ödememe işlemi sayesinde sağlanmış olacak.
Kısacası halkımız belediyenin en az olarak belirlediği bedel üzerinden işlem yapmaktan en az sorun oluşabilecek hallerde olsun vazgeçip sağlıklı iş yaparsa ve de daha önemlisi gayrimenkul alım satımı gibi konularda cüzi bedellerle olsada bir avukata danışma ihtiyacı duysa bu sorunları yaşamayacak.Ama bu sorun ben bildim bileli yaşanır ve avuykatların hukuki myardımından yararlanma kültürü gelişmedikçe de yaşanacak.
Old 02-10-2009, 09:09   #18
avhakanozen

 
Varsayılan

Benim de davalı vekili olduğum , bu tür derdest bir davam var.Ancak yorumları okuduktan sonra şunu belirtmeden geçemeyeğim.
Önalım konusu paya ilişkin satım bedelinin tapu vergi ve masraflardan kaçmak amacıyla tapuda gösterilen düşk bedeli fırsat bilerek ,gerçekte hiç kullanmayacağı halde yasal önalım hakkını kullanmak isteyeceği ve bunun da MK.2 .maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olduğu aşikardır.Doktrinde hakim bir fikre göre de bu şekilde kötüniyetli hareket eden önalım hakkı sahibine bedelde muvazaa iddiasenda bulunulmalıdır.
Öte yandan , nasıl yasal önalım hakkı sahibi tapuda satış bedeli yüksek gösterildiği zamanmuvazaa iddiasında bulunabiliyorsa bu ihtimalde de taraflar tapu da gösterilen bedelin rayiç bedel dlmadığı iddiasında bulunulabilmelidir.Aksi davranış , yasal önalım hakkını kulllanma amacı gütmeden , sadece masraflardan kaçınmak amacıyla yapılmış olan muvazaadan yasal önalım hakkı sahibini yararlandırmak olur.Bu durum dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmektedir.
Ayrıca Tapu harç ve masraflardan kaçmak amacıyla bedelin düşük gösterilmesi açıkcası Vergi kanunlarına aykırıdır.Ve bunun da cezası maliye tarafından çekilmektedir.
Bizim davamıza gelince her ne kadar tapu değeri düşük olsa bile, 3 hissedardan 2 sinin gerçek bedelden tapude şerhli satış vaadi var.Delil olarak dosya da sabit ve davayı gerçek değerden sonuçlandıracağıma çok inanıyorum.Herkese saygılarımı sunuyorum
Old 05-10-2009, 10:17   #19
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

ama sizin elinizde böyle bir delil var.
bizim yok
Old 05-10-2009, 11:01   #20
Av.Serkan DAĞDEVİREN

 
Varsayılan

Şufa davalarında maalesef sizlerinde aktardığı üzere aktin tarafları muvazaa iddiasında bulanamaz.Bu nedenle şufa hakkının kullanıcısı olan taraf lehine düşük bedelle taşınmaz tescili yapılabiliyor.Ancak olayı sadece Bu şekilde düşünmemek gerekli diye düşünüyorum.Zira,şufa hakkının kullanıcısı olan tarafın mk anlamında dürüstlük kuralına aykırı hareket edip etmediği de araştırma konusu yapılabilir.Örneğin şufa hakkını kullanan davacı maksatlı ve kötüniyetli olarak taşınmazı düşük bedelle almak için bu hakkını kullanmışsa ve davacının bu davranışına emare olan bazı delil ve bilgiler var ise (olaylar silsilesinden davacının kötüniyetli olduğu ve sırf düşük bedelle taşınmazı almak için bu davayı açtığı anlaşılıyorsa kanaatimce davacının
bu davranışının ödüllendirilmemesi gerekir.Bu anlamda dosyadaki delillerden ve olaylar silsilesinden mahkemede bu kanaat hasıl olmuşsa mahkemenin tapudaki düşük bedel için değil gerçek bedel için önalı depo emri çıkartması gerekir.Böyle bir durumda davalı yanın davacının suiniyetli davranışını ispat etmesi zorunlu tabiki.Ancak böyle emsal kararla karşılaşmadığımı da belirtmek isterim.sadece hukuk mantığım böyle bir durumda davalı tarafa ispat konusunda imkan tanınması gerektiğini söylüyor.Her ne kadar aktin tarafı davalı olarak muvazaya dayanılamaz ise de davacının muvazaalı/kötüniyetli hareketi var ise davalıya bu iddiyı ispat imkanı tanınmalı ve varılacak sonuca göre bedel için depo emri çıkarılmalı diye düşünüyorum.
saygılarımla
Old 24-10-2009, 01:45   #21
ltınbilek

 
Varsayılan

[ Serkan kardeşim.Bu soruna MK iyiniyet kurallarınnında desteğiyle bir çözüm bulnması gerektiği kanaatindeyim.Çünkü Birçok kötü niyetli ŞUFA hakkı kullanıcısı tapu harç ve masrafları dolayısıyla bedeli düşük gösterilen taşınmazı bu bedel üzerinden alma hakını elde ederek haksız kazanç elde ediyorlar.Bu konunun çözümü ise dava tarihindeki güncel ve reel değerin davaya baz alınması olacaktır.Saygılarımla Av.Nazmi Altınbilek
Old 03-02-2010, 14:41   #22
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

mahkeme gerçek bedelin araştırılması için keşif yapma talebimi (bu yönde yargıtay içtihatları olmadığından) reddetti.

karar verildikten sonra temyiz dilekçeme "yargıtay artık hukuki durumun fiili duruma-gerçek duruma- uygun hale getirilmesi için içtihatlarını değiştirmelidir" cümlesini ekleyeceğim
Old 04-02-2010, 08:06   #23
av.Huseyin Çetin

 
Varsayılan

Herkese İyi ÇAlışmalar. Benim de benzer bir davam var. Ancak benim davamda Noterde yapılmış GArımenkul SAtış Vaadi Sözleşmesi yapılmış, tapuya şerh edilmemiş. Acaba bu satış vaadi sözleşmesini Sayın Mahkeme Delil Olarak kabul eder mi???.
Ayrıca davacılarla müvekkilim paylarını alma konusunda anlaşmışlar, ancak sonra vazgeçip Şuf'a davası açmışlar, bu kötüniyeti Tanıkla ispatlayabilir miyim??? Cevaplarınızı ve Görüşlerinizi merakla bekliyorum.
Old 03-05-2010, 15:41   #24
av.leyla bişen

 
Varsayılan

değerli meslektaşım. benzer bir davamda bedelin tespitini talep ettim ve keşif talebim kabul edildi umarım çok geç değildir ama yargıtayın H:G: 2006/14-91E,2006/115K sayılı ve 29/03/2006 tarihli kararına ve yine 6,H.D. 2004/2574e-2004/2706k 13/04/2004 tarihli kararlarına bakarsanız sevinirim. ben keşfi bu kararları yaparak yaptırdım şimdi raporu bekliyorum. davanız hakkında da bilgi veririseniz sevinirim
Old 18-05-2010, 09:55   #25
avhakanozen

 
Varsayılan

Daha öncede belirttiğim gibi Şufa ile ilgili mevzuat ve içtihatlar adaleti sağlada yetersiz.Muvaazalı olarak satış bedelinin gerçekten yüksek gösterilmesine itiraz edilebilirken,satış bedelinin düşük gösterilmesine taraf itiraz edemiyor ne diye taraflar kendi muvaazasını ileri süremez diye.Tapuda gerçek değerin düşük gösterilmesin cezası vergi usul kanuna göre vergi cezası olarak uygulnmakta ve buna ek olarak değerinden çok düşük olarak sahip olduğu yerin eliden çıkması şufa davası davamısı olarak adaletsiz bir sonuç olmakta ve buda kötüniyetli davacılar tarafından kullanılabilmektedir.
Old 18-05-2010, 10:00   #26
avhakanozen

 
Varsayılan

Hüseyin Beyin sorusuyla alakalı olarak ; benim davamda mhkeme davacının davasını kabul ederek gerçekten çok düşük olarak tapudaki değer üzerinden mahkemeyi bitirdi.Benim davamda elimizde gerçek değerden tapuya şerhli satış vaadi sözleşmesi , gerçek değerden keşif raporu olmasına rağmen çok çok düşük olan tapu değerini kabul etti.Bu sebepzis zenginleşme değilmidir soruyorum avukat arkadaşlara...
Old 28-06-2010, 23:14   #27
av.Huseyin Çetin

 
Varsayılan

Evet Tüm Hukukçulara iyi Akşamlar Diliyorum. Benim Davamda Diğerleri gibi Aleyhime Sonuçlanmak üzere. Sayın Mahkeme Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesine, Keşif Taleplerime Rağmen Tapudaki Satış Bedeli Olan 15.000,00 TL'nin Mahkeme veznesine depo edilmesine karar verdi ve davacı tarafta söz konusu parayı depo etti. Dolyısıyla Davayı Kaybettik. Ben hukukun ne olursa olsun gerçeği ortaya çıkarmasının birinci amacı olduğu kanaatindeyim. Forumda Bazı meslektaşlarımın Düşük Gösterdiyse Bedeline Katlanır Düşüncelerine Katılmıyorum. Tapudaki Satış Rakamı İlgili Belediyeden İstenen Rayiç Bedele Göre Tespit ediliyor. Bu durum Vergi Hukukunu İlgilendirdiği Kanaatindeyim. Bu şekilde verilen kararların hukuka aykırı olduğunu düşünüyorum. Ben Takip Davada temyizden Feragat edip, Satışı yapan Paydaş Hakkında Alacak ve/veya Sebepsiz zenginleşme Davası Açmayı Düşünüyorum.
Old 30-06-2010, 21:34   #28
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.Huseyin Çetin
Evet Tüm Hukukçulara iyi Akşamlar Diliyorum. Benim Davamda Diğerleri gibi Aleyhime Sonuçlanmak üzere. Sayın Mahkeme Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesine, Keşif Taleplerime Rağmen Tapudaki Satış Bedeli Olan 15.000,00 TL'nin Mahkeme veznesine depo edilmesine karar verdi ve davacı tarafta söz konusu parayı depo etti. Dolyısıyla Davayı Kaybettik. Ben hukukun ne olursa olsun gerçeği ortaya çıkarmasının birinci amacı olduğu kanaatindeyim. Forumda Bazı meslektaşlarımın Düşük Gösterdiyse Bedeline Katlanır Düşüncelerine Katılmıyorum. Tapudaki Satış Rakamı İlgili Belediyeden İstenen Rayiç Bedele Göre Tespit ediliyor. Bu durum Vergi Hukukunu İlgilendirdiği Kanaatindeyim. Bu şekilde verilen kararların hukuka aykırı olduğunu düşünüyorum. Ben Takip Davada temyizden Feragat edip, Satışı yapan Paydaş Hakkında Alacak ve/veya Sebepsiz zenginleşme Davası Açmayı Düşünüyorum.

Karar doğru ve yasaya (MK 734) uygundur. Taşınmaz satımlarında harç alma usulü konusunda yukarıdaki 16 no.lu mesajımı okuyunuz.
Müvekkilinizin tapudaki satış akdinde imzası olduğuna göre, satışı yapan paydaşa karşı açacağınız sebepsiz zenginleşme davası da reddedilecektir, müvekkilinize boşuna masraf yaptırmayınız.
Old 01-07-2010, 11:05   #29
av.Huseyin Çetin

 
Varsayılan

Sayın Aladağ. Cevabınız İçin Öncelikle Teşekkürler. Ancak Son Mesajımda Belirtmeyi Unuttum Sanırım. Müvekkilim İle Payını Satan Paydaş Arasında Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi Yapılmıştır. Bu Sözleşme Gereğince Paydaş, İntikal Yapıldıktan Sonra Payımı Satmayı Vaad Ediyorum. KArşılığında 60.000 TL NAkit Aldım Diye Noterde Sözleşme Yapılmıştır. Buna Göre sebepsiz Zenginleşme Hükümlerine Göre Aradaki Fark Bedelini İsteyemez Miyim??? Cevaplarsanız Çok Sevinirim...
Old 19-03-2011, 18:11   #30
Av.Aequitas

 
Varsayılan

Aslında reel olayın araştırılması yoluna da gidilebilinir.
Taşınmazın el değiştirdiği tarih ve civarında satıcının banka hesaplarına herhangi bir giriş yapılmış mı araştırmak lazım.

Eğer bu konuda bir bilgi veya şahit bulabilirseniz mahkemenin değerlendirmesine sunmanız faydalı olacaktır.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
itirazın iptali davasında harca esas değerin düşük gösterilmesi ares139 Meslektaşların Soruları 18 25-02-2011 22:21
Düşük Oranlı Tali Kusurlu Yerleşik Yabancı Meslektaşların Soruları 3 30-01-2008 19:01
Tasarrufun iptali davası-tapuda pek düşük değer gösterilmesi Av.Nur Hayat BURAN Meslektaşların Soruları 3 10-12-2007 09:14
En düşük kira artış oranı ad-hoc Meslektaşların Soruları 2 31-10-2007 13:10
Şufa hakkından feragat, şufa davasında fiili taksim konusu(acil) Av.Eda.P Meslektaşların Soruları 3 08-10-2007 13:53


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06761289 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.