Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

acil- borçlunun,mirası red etmesi

Yanıt
Old 30-10-2007, 10:42   #1
Av.Kemal

 
Varsayılan acil- borçlunun,mirası red etmesi

değerli meslektaşlarım,aşağıdaki konu hakkında evvelce açılmış bir konu bulamadım.yardımlarınız için şimdiden teşekkür ediyorum.konu şöyle:
-- borçlu A ' nın ,murisinden(babası) intikal edecek miras hissesine olmak üzere tapuda (murisin taşınmaz kaydına) haciz koyduk.
-- borçlu A, mirası kayıtsız şartsız red ettiğine dair karar ibraz etti.
-- murisin eşi /borçlunun annesi sağ. (ek bilgidir)
-- yine de borçlunun miras hissesini satamazmıyım.
-- alacaklıların zararına mirası red yokmudur burada?

sevgi ve saygılarımla.
Old 31-10-2007, 00:52   #2
kadirtoprak

 
Varsayılan

üstadım size fikir vermesi açısından bir kaç yargıtay kararı gönderiyorum..
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/3256
K. 2004/6456
T. 18.5.2004
• MİRASIN REDDİ ( Müddeti İçinde Reddedilmemesi Halinde Mirasın Kayıtsız Şartsız İktisap Edilmiş Sayılacağı )
• MİRAS BIRAKANIN ÖLÜM TARİHİ ( Mirasçılık Ve Mirasın Geçişinin Belirleneceği Tarih )
• TEREKEDEN BİR MALIN ZİMMETE GEÇİRİLMESİ ( Mirasçının Mirası Reddetmek Hakkından Mahrum Kalacağı )
743/m. 550
ÖZET :Müddeti içinde reddetmiyen mirasçı, mirası kayıtsız ve şartsız iktisap etmiş olur. Müddet hitamından evvel alelâde idarenin ve mirasa ait işleri idamenin istilzam etmediği bir muameleyi yapan ve terekeden bir malı zimmetine geçiren veya ketmeden mirasçı, mirası reddetmek hakkından mahrumdur.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. ( 4722 S.K. md.17 )

Türk Kanunu Medenisinin 550. maddesine göre " müddeti içinde reddetmiyen mirasçı, mirası kayıtsız ve şartsız iktisap etmiş olur. Müddet hitamından evvel alelâde idarenin ve mirasa ait işleri idamenin istilzam etmediği bir muameleyi yapan ve terekeden bir malı zimmetine geçiren veya ketmeden mirasçı, mirası reddetmek hakkından mahrumdur. Davacılar murise ait iki taşınmazı 8.3.1999 ve 23.3.1999 tarihinde tapuda kendi adına intikal ettirmişlerdir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre mirasın reddi için ek süre verilmesine ilişkin tarafların temyizinin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.05.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2006/2-464
K. 2006/471
T. 28.6.2006
• MİRASIN REDDİ ( Malvarlığı Borçlarını Karşılamaya Yetmeyen Mirasçı - Alacaklılarına Zarar Vermek Amacıyla Reddederse Alacaklıların Red Tarihinden İtibaren Altı Aylık Süre İçinde Reddin İptali İçin Dava Açabilecekleri )
• MİRASIN REDDİNİN İPTALİ DAVASI ( Alacaklıların Red Tarihinden İtibaren Altı Aylık Süre İçinde Dava Açabilecekleri - Malvarlığı Borçlarını Karşılamaya Yetmeyen Mirasçının Alacaklılarına Zarar Vermek Amacıyla Reddi )
• REDDİ MİRASIN İPTALİ DAVASI AÇABİLMENİN KOŞULLARI ( Malvarlığı Borçlarını Karşılamaya Yetmeyen Mirasçının Alacaklılarına Zarar Vermek Amacıyla Reddi - Alacaklılara Yeterli Güvence Verilmemesi )
• SÜRE ( Mirasın Reddinin İptali Davası - Alacaklıların Red Tarihinden İtibaren Altı Aylık Süre İçinde Dava Açabilecekleri )
4721/m. 609, 617
743/m. 557
ÖZET : Davacı, ilama dayalı alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibine geçmiş, borçluya annesinden intikal edecek olan taşınmaza haciz koydurmuş, borçlunun mirası reddetmesi üzerine reddin iptali talebinde bulunmuştur. Malvarlığı borçlarını karşılamaya yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklılar kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde, red tarihinden itibaren altı aylık süre içinde reddin iptali için dava açabilirler. Eldeki davada, red beyanı ile davanın açıldığı tarih arasında altı aylık hak düşürücü süre geçmiştir. Bu durumda davanın reddi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 8. Aliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 07.04.2005 gün ve 2004/461 - 2005/157 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2 Hukuk Dairesi'nin 12.09.2005 gün ve 2005/9178-11843 sayılı ilamı ile, ( ...Türk Medeni Kanunu'nun 609. maddesi "mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Sulh hakimi sözlü veya yazılı red beyanını bir tutanakla tespit eder" hükmünü içermektedir. Red beyanı mahkemeye 24.03.2004 günü yapılmıştır. Bu tarihten itibaren davanın açıldığı 27.09.2004 tarihine kadar Türk Medeni Kanunu'nun 617/1. maddesindeki altı aylık hak düşürücü süre geçmiştir. Hak düşürücü süre mahkemece re'sen nazara alınır. Davanın hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır... )

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

KARAR : Davacı vekili, ilama dayalı alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibinde bulunmuş, davalı borçlunun annesinden intikal edecek taşınmazı üzerine haciz koydurmuş; davalının mirası Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesi uyarınca reddetmesi üzerine reddin iptalini talep etmiştir.

Davalı, amacının mal kaçırmak olmadığını, davanın reddi gerektiğini cevaben bildirmiş; mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak kurulan hüküm özel dairece, yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.

Yerel mahkeme ile özel daire arasındaki uyuşmazlık, Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesindeki altı aylık hak düşürücü sürenin, mirasçının mirası red beyanında bulunduğu tarihte mi, yoksa mahkemece reddin tesciline karar verildiği tarihte mi işlemeye başlayacağı noktasında toplanmaktadır.

Türk Medeni Kanunu'nun 609. maddesi hükmü "...mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı bir beyanla yapılır.

Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir.

Sulh hakimi, sözlü veya yazılı red beyanını bir tutanakla tespit eder..." biçiminde düzenlenmiştir.

Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesi ise "malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, red tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali için dava açabilirler..." hükmünü içermektedir.

Eski kanunun mirasın reddini düzenleyen 557. maddesinde, mirasın reddine karşı reddeden mirasçının alacaklılarının üç ay içinde itiraz hakları olduğu kabul edilmişti. Yeni kanunun bunu karşılayan 617. maddesi, bu süreyi altı aya çıkarmıştır.

Bu madde ile getirilen ikinci önemli yenilik, redde itiraz süresinin hangi tarihten itibaren işlemeye başlayacağının hükme bağlanmış olmasıdır. Maddeye göre altı aylık redde itiraz davasını açma süresi "red tarihinden itibaren" başlayacaktır. İsviçre Medeni Kanunu'nun bu maddeyi karşılayan 578. maddesinde böyle bir değişiklik yapılmamıştır.

Yeni kanun bu eksikliği gidererek itiraz süresinin "red tarihinden itibaren" işlemeye başlayacağını kabul etmiştir ( Prof. Dr. Ahmet Kılıçoğlu, Miras Hukuku, 2006 baskı, s. 256 ).

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda davalı, İzmir Abkamı Şahsiye 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne 24.03.2004 günü red beyanında bulunmuştur. Anılan mahkemece bu beyanın 29.03.2004 günü tesciline karar verilmiş; görülmekte olan dava, 27.09.2004 günü açılmıştır.

Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesinin açık hükmü karşısında red beyanı ile davanın açıldığı gün arasında altı aylık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.

O halde, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi, usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan ve özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 28.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/4454
K. 2002/5478
T. 18.4.2002
• MİRASIN REDDİ ( Davacıların Murise Ait SSK Tarafından Gönderilen Maaşı Almaları Nedeniyle Mirası Red Hakkından Mahrum Kalmaları )
• MİRASÇI SIFATIYLA DAVA AÇILMASI ( Davacıların Mirası Red Hakkından Mahrum Kalmaları )
• MURİSE AİT MAAŞIN MİRASÇILAR TARAFINDAN ALINMASI ( Davacıların Mirası Red Hakkından Mahrum Kalmaları )
743/m.550
ÖZET : Davacılar murise ait Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından gönderilen maaşı aldıkları gibi İcra Tetkik Merciinde mirasçı sıfatı ile dava açmışlardır. Bu suretle de alelade idarenin dışına çıkmışlardır. Davacılar mirası reddetmek hakkından mahrum kalmışlardır.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR : Davacılar murise ait Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından gönderilen Haziran 1998 maaşını aldıkları gibi Mersin İcra Tetkik Mercii Hakimliğinin 1999/926 esas sayılı dosyasında mirasçı sıfatı ile dava açmışlardır. Bu suretlede alelade idarenin dışına çıkmışlardır. Medeni Kanunun 550. maddesi şartları oluşmuş ve davacılar mirası reddetmek hakkından mahrum kalmışlardır.

Davanın reddi gerekirken kabulü doğru değildir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi.
Old 08-07-2009, 11:00   #3
foam

 
Varsayılan

Merhabalar,yeni bir konu başlığı açmak yerine sorumu bu başlık altında sormak istiyorum. Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür ederim.
Olay:
Bir şirkette % 40 pay sahibi olan bir kişi 2004 yılında vefat ediyor. Bu kişinin mirasçısı olarak 5 çocuğu bulunmaktadır.Bu çocuklardan 2 si mirası reddediyor. Geriye kalan çocuklar mirası reddetmiyorlar. Ölen kişiye ait bir evi satıp parasını da paylaşıyorlar. Ancak birkaç yıl sonra bu şirketin çok yüksek bir vergi borcu olduğu ortaya çıkıyor.Satılan ev ile borç arasında çok büyük bir fark söz konusu.Mirası kabul eden çocuklar mirası kabul etmeden önce resmi defter tutulmasına ilişkin herhangi bir talep te bulunmamışlar.Bu vergi borcu miras bırakanın öldüğü tarihleri de kapsıyor ancak ölüm tarihinde bu borçtan kimsenin haberi yok. Mirası kabul eden çocukların bu vergi borcundan kurtulmak için gidebilecekleri bir yol var mıdır? ben bu olayın içinden çıkabilmek için hiçbir yol bulamadım. Yardımlarınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Ölü borçlu - Mirası red yok - Tereke mümessili yok advokat34 Meslektaşların Soruları 6 07-07-2008 14:46
TMK.619 (Mirası redde veya kabule esas olacak defterin tutulması) Avamka Meslektaşların Soruları 0 14-09-2007 15:43
Üvey Kardeşin Mirası av.remzieroglu Meslektaşların Soruları 6 18-04-2007 13:47
Yetkisiz İcra Dairesinde Başlatılan Takip. borçlunun Sadece Borca İtiraz Etmesi avmhy Meslektaşların Soruları 1 27-04-2005 09:38
Mirası Red Mağdur Hukuk Soruları Arşivi 1 13-02-2002 18:09


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04036808 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.