Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Bonoya müteselsil kefalet ve asıl borçluya rücu

Yanıt
Old 29-09-2007, 14:50   #1
MELEK

 
Varsayılan Bonoya müteselsil kefalet ve asıl borçluya rücu

Merhaba! Müvekkilim bir bonoya müteselsil kefil olmuş ve takip sözkonusu olmadan borcunu ödemiş.şimdi ise asıl borçludan alacağını almak istiyor.Alacağımızı ne şekilde takip etmemiz daha kolay ve kesın olur.Alacak davası mı yoksa icra takibi mi! Tesekkür ederim!
Old 30-09-2007, 11:08   #2
Bugulbay

 
Varsayılan

Ben icra takibini tercih ederim.
alacak davası çoğu zaman daha uzun sürer.İcra takibi daha hızlı olur. Yine kambiyo senedine dayalı takip yaparsınız.kefaleten rücu..Benim görüşüm bu tercih sizin yine de...
Old 30-09-2007, 13:02   #3
Hasan Coşkun

 
Varsayılan

müteselsil kefille asıl borçlu arasındaki ilişki esas itibarıyla rücu ilişkisi olduğundan kambiyo takibi yapılamaz.Ödediğinize dair belgeleri ekleyip ilamsız takip yapmanızı öneririm.
Old 24-05-2009, 13:25   #5
Av.Mirza

 
Varsayılan

Genel Hacİz Yolu İle Takİp Ve Ya Alacak Davasi Tercİh Sİzİn İyİ GÜnler
Old 09-01-2011, 20:04   #6
muratmert

 
Varsayılan zamanaşımı

bu konu da zamanaşımı ne olmalıdır? 1 yıllık sebepsiz zenginleşme süresi mi? yoksa bonoye ilişkin süreler mi? bono takibe konmuş ve müteselsil kefil tarafından maaşından kesilerek ödenmiştir. Asıl borçluya rücu etme de zamanaşımı süresi ne olmalıdır?
Old 10-01-2011, 09:46   #7
üye32062

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
13.Hukuk Dairesi

Esas: 2004/9956
Karar: 2004/17583
Karar Tarihi: 02.12.2004

ÖZET: Davacı kanuni halef olarak talepte bulunmakta olup dava zamanaşımı süresi Borçlar Kanunu’nun 66. maddesine göre değil 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık süreye tabidir. Genel zaman aşımı süresi dolmadan dava açılmıştır. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.


(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 66, 125)

Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: Davacı, davalıya kefil olduğunu borcu icra dosyasına kefil sıfatıyla ödediğini İcra Müdürlüğünden aldığı rücu belgesi ile alacağının tahsili için yaptığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.

Davalı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davalının Çırgı Esnaf Kefalet Kooperatifinden almış olduğu krediye ilişkin sözleşmede kefil olduğunu, davalı borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle yapılan icra takibinde borcu kefil sıfatıyla ödediğini, rücuen tahsili için icra takibi yaptığını belirtmiştir. Borcun ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı-davalı ve dava dışı alacaklı arasında üçlü bir sözleşme ilişkisi vardır. Davacı kanuni halef olarak talepte bulunmakta olup dava zamanaşımı süresi Borçlar Kanunu’nun 66. maddesine göre değil 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık süreye tabidir. Genel zaman aşımı süresi dolmadan dava açılmıştır. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 02.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
Old 10-01-2011, 14:36   #8
muratmert

 
Varsayılan

Çok teşekkür ederim cevabınız için, 2009 nisan ayında kefil olduğu dosya borcuna maaşından son kesintisi olmuş. Zamanaşımına uğradığını düşünürken bu karar çok güzel oldu.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
kefilin asıl borçluya takip yapması yer-sub Meslektaşların Soruları 4 20-07-2007 14:54
kefilin asıl borçluya rücu etmesi hgsahan Meslektaşların Soruları 5 04-08-2006 18:16
Asıl borçluya tebligat yapılamaz ise aval aleyhindeki takip kesinleşir mi? ibreti Meslektaşların Soruları 1 23-06-2006 12:26
İpotek Belgesinde Müteselsil Kefalet Soyyuksel Hukuk Soruları Arşivi 1 14-06-2003 08:43
Ödenen Kefalet Borcunun Asıl Borçludan Tahsili Salak Hukuk Soruları Arşivi 5 20-02-2002 19:31


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04090309 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.