Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

katkı payı davası

Yanıt
Old 27-08-2007, 15:39   #1
avpınar

 
Varsayılan katkı payı davası

herkese iyi günler

Kesinleşen bir boşanma kararının ardından bir gayrimenkulle ilgili katkı payı davası açacağız. Fakat şöyle bir sorum olacak, gayrimenkulün iktisap tarihi 18.04.2001 yani Yeni Medeni Kanunun yürürlük tarihinden önce. Böyle bir durumda katkı payı istenip istenmeyeceğini öğrenmek istiyorum.

Bilgi verecek olan meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.
Old 27-08-2007, 16:20   #2
HÜLYA ÖZDEMİR

 
Varsayılan

T.C.

YARGITAY

13. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/8276

K. 2005/15607

T. 20.10.2005

• KATKI PAYININ TAHSİLİ TALEBİ ( Evlilik Birliği İçinde Edinilen Taşınmaza Katkı Nedeniyle Alacağın Alım Sırasındaki Katkı Paylarının Taşınmazın Dava Tarihindeki Sürüm Değerine Oranlanması Gereği )

• EVLİLİK BİRLİĞİ İÇİNDE EDİNİLEN TAŞINMAZA EDİNİLEN KATKI ( Nedeniyle Alacağın Alım Sırasındaki Katkı Paylarının Taşınmazın Dava Tarihindeki Sürüm Değerine Oranlanması Gereği )

• TAŞINMAZIN DAVA TARİHİNDEKİ SÜRÜM DEĞERİ ( Evlilik Birliği İçinde Edinilen Taşınmaza Katkı Nedeniyle Alacağın Alım Sırasındaki Katkı Paylarının Taşınmazın Dava Tarihindeki Sürüm Değerine Oranlanması Gereği )

743/m. 186

ÖZET : Davacı kadın, davalı ile evli oldukları dönemde birlikte aldıkları taşınmaz payının boşanmadan sonra verilmediğini iddia ederek katkı payının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalının taşınmaz alımına katkısı olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Taşınmazın alımı sırasındaki tarafların gelirleri araştırılıp katkı payları saptanmalıdır. Bulunan katkı payları taşınmazın dava tarihindeki sürüm değerine oranlanmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeden eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması hatalıdır.
DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat A.C. gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı, davalı ile 1985 yılında evlendiklerini, 1 çocukları olduğunu, 1989 yılında boşandıklarım, 1986 yılında evlilik birliği içerisinde kazanılan paralarla ev satın aldıklarım, tamirat ve tadilat yaparak oturulur hale getirdiklerini, kendisinin ses sanatçısı olarak müzisyen olan davalıdan daha fazla para kazandığım, katkısının çok olduğunu ileri sürerek taşınmazın 1/2 değeri karşılığı şimdilik 10.000.000.000.-TL'nin faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı kendi kazanımları ile satın aldığını ve yaptırdığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalı ile evli oldukları dönemde birlikte kazandıkları gelirlerle taşınmaz aldıklarım, boşanmadan sonra taşınmazdaki payının verilmediğini ileri sürerek katkı payının ödetilmesini istemiştir. Davacı ve davalının iş ve mesleklerinin olduğu, davacının taşınmazın alımı sırasında katkısı bulunduğu tanık anlatımları ile anlaşılmaktadır. Mahkemece bilirkişiler aracılığı tarafların taşınmazın alırın sırasındaki gelirleri araştırılıp, satın alım tarihindeki katkılar oranı belirlenip, dava tarihindeki taşınmazın sürüm değerine uygulanmak suretiyle çıkacak miktara talep gözetilerek hükmedilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bent gereğince diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın onama harcından' çıkartılmasına, 400.- YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 20.10.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/4117

K. 2004/7104

T. 1.6.2004

• ARAÇ VE TAŞINMAZ KATKISI TALEBİ ( Malların Mal Ayrılığının Geçerli Olduğu Dönemde Edinilmesi - Davacının Katkı Alacağı Konusundaki Davasının Esasının İncelenerek Sonucu Uyarınca Karar Verilmesi Gereği )

• MAL AYRILIĞI REJİMİ ( Geçerli Olduğu Dönemde Edinilen Araç Ve Taşınmaza Katkısı Talebi - Nisbi Harç da Yatırmasına Göre Davasının Esasının İncelenmesi Gereği )

• KATKI PAYI TALEBİ ( Malların Mal Ayrılığının Geçerli Olduğu Dönemde Edinilmesi - Nisbi Harç da Yatırmasına Göre Davasının Esasının İncelenmesi Gereği )

4721/m.227

ÖZET : Davacı mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde edinilen araç ve taşınmaza katkısını istemektedir. Nisbi harç da yatırılmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacının katkı alacağı konusundaki davasının esasının incelenerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün maddi-manevi tazminat, katkı payı ve vekalet ücreti yönünün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün duruşmalı temyiz eden Serhat Haseki ile vekili Av. Volkan Taşkale ve temyiz eden karşı taraf vekili Av.Turan Aras geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacının araç ve taşınmaza katkıdan temyizine gelince;
1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunundan önce eşler arasında Mal Ayrılığı Rejimi yürürlüktedir. Davacı mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde edinilen araç ve taşınmaza katkısını istemektedir. Nisbi harç da yatırılmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacının katkı alacağı konusundaki davasının esasının incelenerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Temyiz edilen kararın 2. bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin ise 1. bentteki nedenlerle ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 375.000.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.06.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.

YARGITAY

13. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/2232

K. 2005/10034

T. 13.6.2005

• ALACAK DAVASI ( Evlilik Sırasında Alınan Ev için Ödenen Katkı Payının İstenilmesi Nedeniyle )

• TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ ( Taşınmazın Dava Tarihindeki Değerine Oranlanması Suretiyle Davacının Katkı Bedeli Belirlenmesi ve Taleple Bağlı Kalınarak Bulunacak Bedele Hükmedilmesinin Gerekmesi )

• MÜŞTEREK EVE KATKI PAYI ( Taşınmazın Alındığı Tarih İtibariyle Değerinin Tespiti ile Davacının Altınlarının O Tarihteki Değerinin ve Mirasen Kalan Paranı da Evin Alımındaki Katkı Oranının Tespit Edilmesi )

• KATKI PAYI ( Müşterek Taşınmazın Alındığı Tarih İtibariyle Değerinin Tespiti ile Davacının Altınlarının O Tarihteki Değerinin ve Mirasen Kalan Paranı da Evin Alımındaki Katkı Oranının Tespit Edilmesi )

1086/m.74

4721/m.228

ÖZET : Davalı adına kayıtlı taşınmazın alındığı tarih itibariyle değerinin tespiti ile davacının altınlarının o tarihteki değerinin ve mirasen kalan 40.000.000 liranın da evin alımındaki katkı oranı tespit edildikten sonra, bulunan oranın taşınmazın dava tarihindeki değerine oranlanması suretiyle davacının katkı bedeli belirlenmesi ve taleple bağlı kalınarak bulunacak bedele hükmedilmesi gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
KARAR : Davacı, davalı ile 9 yıldır evli iken boşanma davası açtığını, evlilikleri sırasında 22.11.2000 tarihinde aldıkları evin tapu kaydının davalı adına yapıldığını, evin alınması sırasında kendisine ait toplam 2.000.000.000 TL değerindeki altınların bozdurularak ev bedeline katkıda bulunduğunu, ayrıca babasından mirasen kalan taşınmazın 1995 yılında satılması sonucu hissesine düşen 40.000.000 TL’nin de satış sırasında 2.000.000.000 TL olarak evin bedeline eklendiğini, toplam katkısının 4.000.000.000 TL olup taşınmazın bedelinin 2/5’ne denk geldiğini ileri sürerek katkı payı alacağına karşılık fazlası saklı 6.000.000.000 TL’nin faiziyle tahsilini istemiştir. Davalı, dava konusu evin kendi babası tarafından parası ödenmek suretiyle torunlarına güvence olması amacıyla satın alındığını, çocukların yaşlarının küçük olması nedeniyle tapu kaydının kendi adına yapıldığını, davacının evin alınmasında katkısının olmadığını, davacıya ait altınların davacı tarafından satıldığını, davacıya miras kalmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacıya ait altınların evin alınması sırasında bozdurulduğunun kabulü ile altınların değeri tespit ettirilerek taleple bağlı 2 milyar lira altın bedelinin tahsiline, miras payı kaldığı ispatlanamadığından buna ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı ile davalının evli oldukları dönemde 22.11.2000 tarihinde satın alınan mesken nitelikli taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiği sabittir. Yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarından davacının eşi davalı ile evli oldukları sırada davalının ailesi ile birlikte oturdukları, davacının daha evvel evden ayrılması sırasında yanında götürdüğü altınlarının, eve döndüğünde kayınpederi tarafından elinden alındığı anlaşılmakta olup bu altınların bir daha davacıya iade edildiği davalı tarafça ispat edilmemiştir. Ayrıca davacı tanığı Ramazan Yardibi’nin beyanından davacının babasından mirasen intikal eden taşınmazın mirasçılar tarafından 1995 yılında satılması sonucu davacıya düşen 40.000.000 TL’nin davacının kayınpederi tarafından alındığı da anlaşılmaktadır. O halde davalı adına kayıtlı taşınmazın alındığı tarih itibariyle değerinin tespiti ile davacının altınlarının o tarihteki değerinin ve mirasen kalan 40.000.000 liranın da evin alımındaki katkı oranı tespit edildikten sonra, bulunan oranın taşınmazın dava tarihindeki değerine oranlanması suretiyle davacının katkı bedeli belirlenmesi ve taleple bağlı kalınarak bulunacak bedele hükmedilmesi gerekirken miras payı ile yapılan katkı yönünden yanlış değerlendirme sonucu bu isteğin tümden reddi ve altınların da katkı oranı belirlenmeksizin değerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının tüm temyiz itirazının reddine, Temyiz olunan kararın 2.bentte açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.6.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/2121

K. 2004/2907

T. 8.3.2004

• BOŞANMA DAVASI ( Davalı Kadın Lehine Tedbir Nafakasına Hükmedilmesi Gereken Tarih - Müşterek Eşyalardaki Ortaklığın Giderilemeyeceği )

• TEDBİR NAFAKASINA HÜKMEDİLMESİ TARİHİ ( Boşanma Davası Açılmakla Davalı Kadının Ayrı Yaşama Hakkı Kazanması )

• AYRI YAŞAMA HAKKI ( Boşanma Davasının Açılmasıyla - Tedbir Nafakasına Hükmedilmesi Tarihi )

• BOŞANMANIN FER'İ NİTELİĞİNDE OLMAYAN TAPU İPTALİ VE TESCİL TALEBİ ( Tefrik Edilerek Görevsizlik Kararı Verilmesi Gereği )

• DAVANIN TEFRİKİ VE GÖREVSİZLİK KARARI VERİLMESİ GEREĞİ ( Boşanmanın Eki Niteliğinde Olmayan Tapu İptali ve Tescil Talebi Hakkında )

• GÖREVLİ MAHKEME ( Boşanmanın Eki Niteliğinde Olmayan Tapu İptali ve Tescil Talebinin Tefriki ve Görevsizlik Kararı Verilmesi Gereği )

• MÜŞTEREKEN MALİK OLUNAN EŞYALAR ( Boşanma Davasında Ortaklığın Giderilmesine Karar Verilemeyeceği )

743/m.137

ÖZET : 1- Davalı-davacı kadın, hakkında boşanma davası açılmakla ayrı yaşama hakkını kazanır. Tedbir nafakasına kocanın dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken davalı kadının karşı dava tarihinden itibaren hükmedilmesi hatalı olmuştur.
2- Boşanmanın eki niteliğinde olmayan tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde katkı bedelinin ödenmesi isteği yönünden dosyanın tefrik edilip bilahare görevsizlik kararı verilmesi gerekirken dosya tefrik edilmeksizin görevsizlik kararı verilmesi de bozma nedenidir.
3- Tarafların müştereken malik olduğu anlaşılan eşyalar yönünden bu eşyaların nitelikleri de belirtilerek müşterek olduklarının tesbiti ile yetinilmesi gerekirken, görev yönü düşünülmeden ortaklığın giderilmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir. Tarafların müştereken malik olmadıkları eşyaların da kime ait olduklarının karar yerinde belirtilmesi gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafaka, ziynetler, ev eşyaları, katkı payı alacağı yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 4722 sayılı kanunun 1. maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadın hakkında boşanma davası açılmakla ayrı yaşama hakkını kazanır. ( TKM.137.md. ) Tedbir nafakasına kocanın dava tarihi olan 3.1.2001 tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken 19.12.2001 gününden geçerli olacak şekilde tedbir nafakası verilmesi doğru değildir.
3-Boşanmanın eki niteliğinde olmayan tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde katkı bedelinin ödenmesi isteği yönünden dosyanın tefrik edilip bilahare görevsizlik kararı verilmesi gerekirken dosya tefrik edilmeksizin görevsizlik kararı verilmesi de bozma nedenidir.
4-Dava konusu edilen ve tarafların müştereken malik olduğu anlaşılan eşyalar yönünden bu eşyaların nitelikleri de belirtilerek müşterek olduklarının tesbiti ile yetinilmesi gerekirken görev yönü düşünülmeden ortaklığın giderilmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
5-Tarafların müştereken malik olmadıkları eşyalar yönünden de hangi eşyanın hangi tarafa ait olduğu, bu eşyaların nitelik ve değerleri ayrı ayrı gösterilerek infazda tereddüde yer vermeyecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ : Temyize konu kararın 2, 3, 4, 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün temyiz edilen diğer yönlerinin ise 1. bentteki nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 08.03.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 28-08-2007, 09:57   #3
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Tarafların (edinilmiş mallara katılma rejiminin ) evlenme tarihinden itibaren geçerli olacağına dair bir sözleşme yapmadıklarını varsaydığımızda ; taşınmaz eski Medeni Kanunda öngörülen (mal ayrılığı ) rejimine tabi olacak ve tapu malikinin kişisel malı sayılacaktır. Bu yönden kadın Türk Medeni Kanunun 231 maddesinde öngörülen " katılma alacağı/artık değer " isteyemeyecek , fakat 227 maddesinde öngörülen " katkı payı /değer artış payını " şartları varsa isteyebilecektir.
Bunun için, öncelikle boşanma davasında mal varlığı ile ilgili haklardan feragat edilmemeli, dava boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık süre içinde açılmalı, Yapılan katkı her türlü delille ispat edilmedir.
Bu şartların varlığı halinde sayın Özdemir'in yayınladığı kararlardaki yöntemlerle katkı payı karşılığı tazminatın istenebileceğini düşünüyorum.
Saygılarımla.
Old 29-08-2007, 10:50   #4
avpınar

 
Varsayılan

Verdiğiniz cevaplar için çok teşekkür ediyorum.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi,Boşanma Davası,Katkı Payı ve Tasfiye Av.Ali Osman Özdilek Aile Hukuku Çalışma Grubu 56 29-03-2017 02:38
Katkı Payı Alacağında Zamanaşımı Av.Sever Köz Aile Hukuku Çalışma Grubu 23 29-05-2013 12:39
Eşler arasındaki mal davasına - katkı payı tazminat davası - harç Avukat Kamer Akgül Meslektaşların Soruları 14 04-10-2010 14:46
Yargı katkı payı yasa tasarısı süleyman zengin Hukuk Sohbetleri 10 23-12-2008 12:30
maddi tazminat mı-katkı payı mı? seyitsonmez Aile Hukuku Çalışma Grubu 4 12-06-2007 15:39


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04879808 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.