Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

zamanaşımı ve tazminat davası

Yanıt
Old 06-11-2006, 17:41   #1
mustafaaladag

 
Varsayılan zamanaşımı ve tazminat davası

sayın meslektaşlarım. Müvekkilime ait bir araç 2001 yılında kaçakçılıkta kullanıldığından bahisle zapt altına alındı. yargılama 2006 yılında zamanaşımı ndeniyle sona erdi. Aracın müvekkile aidesine karar verildi. Araç yaklaşık 6 yıl zapt altında kaldı. Bu sürede çalıştırılmamasından kaynaklı olarak açacağım tazminat davasında davanın zamanaşımından bittiğinden bahisle davanın reddine karar verilebilirmi. benzer yargıtay kararı olan arkadaşların göndermesi ricasıyla.
Old 06-11-2006, 22:28   #2
nisa

 
Varsayılan

Tazminat davalarında malümunuz olduğu üzere zaman aşımı 1yıl her halükarda 10 yıldır.Fakat anlattığınız olayda tazminata neden olan olay 6 yıldır devam ediyor.Bu nedenle dezaman aşımı süresi zarara neden olayın sona erdiği tarihten itibaren başlaması gerekir.Yani zarar süre geldikçe dava açma süresi en son zararın meydana geldiği tarihten itibaren başlar. Dolayısıyla olayınızda henüz süre geçmiş değil.
Old 07-11-2006, 00:53   #3
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Açacağınız davanın yasal dayanağı CMK 141/1-j bendidir. Buna göre; "Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. Burada "...veya zamanında geri verilmeyen." noktası sizin için tehlikeli. Zamanından kasıt nedir? Dava düşünce iade ettik işte denilebilir mi? Karar beraat olsa idi tazminata hak kazanacağınıza hiçbir şüphe yoktu ama zamanaşımı nedeniyle düşme olunca tartışmalı bir hal alıyor. Büyük ihtimalle mahkeme devletçi davranacak ve talebi reddedecektir diye düşünüyorum ama öte yandan bir zarar bulunduğu da açık. Devletin adli yargılamanın süresi ile ilgili hizmet kusuru başka bir yönden belki de lehinize bir sonuç doğuruyor. Çünkü mahkumiyet halinde araç gidecekti. Ancak belki de beraat verilecekti. Benim görüşüm devletin yargılamayı makul süre içerisinde gerçekleştirme yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle, kendi kusurunu gerekçe göstererek tazminat ödemekten kaçınamayacağı yönündedir. Talebin reddi halinde AİHM'lik bir konu...
Old 07-11-2006, 01:08   #4
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan zamanaşımı ve tazminat davası

Ben sn nisaya katılıyorum.

BK. 41 vd. gereğince zamanaşımı ZARARIN ÖĞRENİLDİĞ TARİHTEN İTİBAREN BİR YIL, HER KOŞULDA 10 YILDIR.

Zararın öğranilmesini de duyum tarihi değil GERÇEK ZARARIN NE OLDUĞUNUN TESPİT EDİLEBİLDİĞİ TARİH olarak algılamak gerekir. Bu konuda öok sayıda Yargıtay kararı var.

Saygılarımla
Old 07-11-2006, 01:26   #5
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Zararın öğrenildiği an ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararının kesinleştiği gündür. Beraat veya diğer nedenlerle düşme halinde de bu kararların kesinleştiği gündür. Soruyu dikkatli okursanız sayın mustafaaladag'ın da bu hususta bir şüphesi yok zaten. O, ceza davasının zamanaşımı nedeni ile düşmüş olmasının tazminatın reddi (esastan) sonucunu doğurup doğurmayacağını soruyor.
Old 07-11-2006, 11:24   #6
mustafaaladag

 
Varsayılan

Arkadaşlar sayın Doğanel benim sorumu doğru anlamış. 15.02.2001 tarihinde bir soruşturma sırasında kaçakçılıkta kullanıldığından bahisle araca el konuluyor. araç yabancı menşeeli. Aracın zulalı olduğu iddia ediliyor. sanık ısrarla aracın zulalı olmadığını standartında aracın böyle olduğunu ve yakalanan mallarında zula olduğu iddia edilen yerde yakalnmadığını beyan ediyor. keşifte araç bilirkişisi olarak makine mühendisi değil polis memuru dinleniyor. polis memuru aracın gizli bölmeli olduğunu ancak gizli bölmenin kapağı olduğu için hemen farkedilebildğini söylüyor. buna rağmen mahkeme aracı zulalı kabul edip 1918 sayılı yasanın 21. maddesi gereği teminatla iade etmiyor. yargılama mayıs 2001 de mahkumiyetle bitiyor. aracın müsaderesine karar veriliyor. dosya yargıtaydan usuli nedenlerle bozuk geliyor. bu esnada kaçakçılık yasası değişiyor. yeni kaçakçılık yasası 4926 sayılı yasa da araç zulalı da olsa iade edilebilir. ancak bu defa yurtdışında olan sanıklara ulaşılamıyor..önödeme emri tebliğ edilemiyor. 3 yıl böyle geçiyor. ve 2006 yılında dosya zamanaşımına uğruyor. aracın müsaderesi yeni kanunda düzenlenmedeiğinden aracın iadesine karar veriliyor. durum bu. şimdi karar kesinleştiğinde, araç ortada yok çünkü parçalanmış durumda aracı hiç korumamış devlet. bundan kaynaklı zararı ödeyecek bunda sorun yok. ancak 6 yıl boyunca çalıştırılamamasından kaynaklı zararı ödemesinde problem olacakmı olmayacakmı. teşekkürler.
Old 08-11-2006, 18:43   #7
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan Meslektaşların Soruları > zamana

Tartışmada bir çelişki yok "zararın öğrenildiği zaman tüm sonuçları ile (zarar veren ve zarar miktarı) belirlendiği zamandır.

Ceza davası bitmeden araca haksız olarak el konulduğu açıklanamayacağına göre

6 yıl haksız olarak kullanıma engel olması nedeni le ortaya çıkan zararın tarihi de bu zararın oluştuğunu öğrendiğiniz (davanın bittiği) tarihtir. Zararın miktarı ancak o zaman itibariyle saptanabilir.

Ancak zamanaşımı süresini inceleyin. Örneğin haksız tutuklamada zamanaşımı süresi daha kısa diye hatırlıyorum. Benzer bir hüküm var mı yok mu bilemiyorum.

Saygılar
Old 08-11-2006, 22:49   #8
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Bu husus CMK 142. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."
Old 08-11-2006, 23:16   #9
Çaba

 
Varsayılan

Yanlış hatırlamıyorsam 4926 Sayılı Kanunun 21 ve 23. maddeleri zoralımı ve eşyanın suç delili olarak saklanmasına gerek olmadığına dair karar alınabileceğini belirtiyor Zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kalkması hallerinde suça konu eşyanın yada taşınmasında kullanılan aracın müsaderesine dair karar verilmesi gerekiyor.Müsadereye karar verilmemişse dahi başvuru halinde müteferrik karar veriliyor.Talep üzerine bilirkişi incelemesi yapılarak müsadere kararı verilebilir.Hazine Avukatı bunu istememişse sorumludur. Beraate dair bir hüküm söz konusu olmadığından tazminatta istenemiyor.
Old 12-11-2006, 23:52   #10
avsel

 
Varsayılan

merhabalar;orman kanununa muhalefettedn dolayı orman arazisine yapılan binanın zoralımına karar veren 1986 tarihli bir hüküm var elimde.orman suçlarında verilen müsadere kararlarına karşı zamanaşımı süresi varmı?hükümden sonra 1992 tarihli orman genel müdürlüğünün ihtar yazısı var.ancak son olarak mayısa kadar boşaltılması için mühlet vermişler.zamanaşımından yaralanılıp acaba infazı ortadan kalkabilirmi?bilgi paylaşımlarınızı ve yardımlarınızı bekliyorum..teşekürler
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
maddi manevi tazminat davasında zamanaşımı avukatcivanım Meslektaşların Soruları 6 20-05-2013 13:14
Zamanaşımı Nedeniyle Davanın Düşürülmesİ - Kaybolan Tazminat Hakları Av. Başak SANCAR Ceza Hukuku Çalışma Grubu 0 01-12-2006 00:46
alacak ve tazminat davası alikemal Hukuk Soruları Arşivi 3 11-07-2006 02:23
Tazminat Davası... ZİLİF Hukuk Soruları Arşivi 5 25-08-2004 18:01
Tazminat Davası ayse Hukuk Soruları Arşivi 1 27-02-2002 17:35


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04770088 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.