Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Avukatlık Kanununda yapılan değişiklikler

Yanıt
Old 10-02-2002, 13:11   #1
Av. Hulusi METİN

 
Varsayılan Avukatlık Kanununda yapılan değişiklikler

SAVUNMA VE AVUKAT ...
Avukatlık Kanunu’nun değiştirilmesi için yıllardır süren çalışmalar, ancak bazı maddelerinin değiştirilmesiyle sonuçlandı. Bu yazımızda Yasanın birinci ve 22. maddeleriyle konulan hükümler hakkındaki düşüncemizi iletmekle yetineceğiz.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun değişiklikten önceki birinci maddesine göre : Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, görevini yerine getirmede bağımsızdır. Birinci maddenin Avukatın, görevini yerine getirmede bağımsız olduğunu vurgulayan ikinci fıkrası; 4667 sayılı Yasayla değiştirilmiş ve şöyle denilmiştir : “Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder” (2.5.2001 tarih ve 4667 sayılı Yasa m.1, RG.10.5.2001, Sayı: 24398)
Savunma; (avukat değil ) Yargı’nın bir unsurudur. Kabul. Peki, “Kurucu unsur” vurgusunun anlamı nedir ? Ya, “ Bağımsız savunma ...” ne demek ? Savunma ya vardır, ya da yoktur: Varlığı ya da yokluğu anayasal bir konudur. Ve “... serbestçe temsil ...” etmek neyin nesi ?
Yıllardır süren çalışmaların sonunda “ Avukat ... Yargının Kurucu Unsurlarından olan ... bağımsız savunmayı ... serbestçe temsil eder ... “ hükmünün hukuksal mantığı, hikmeti nedir ?
Savunma hakkının düzenlendiği yasa, Anayasadır; Avukatlık Kanunu değildir. Avukatlık Kanunu; iddia ve savunma anayasal hakkının yasal kullanıcısı olan avukatın ve avukatlık mesleğinin yasasıdır. Savunma, anayasal bir haktır. “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir” (Anayasa m.36).
Demokratik hukuk devletinde bu hakkın eylemsel olarak kullanılabilir olması, zorunlu ve yeter koşuldur. Avukat; bu anayasal “ iddia ve savunma hakkının kullanılma koşulu ” kabul edilemez.
Savunmanın; unsur, hele kurucu unsur olarak vurgulanmasının ayrıca hukuksal hiçbir önemi yoktur. Avukat; kullanılma yetkisi verildiğinde, mesleğin “görev” yönüyle, iddia ve savunmaya ilişkin “hakkın” savunucusudur. Hakkı savunan avukat; görevini yerine getirirken bağımsızdır. Yargılamada bağımsızdır. İş sahibi-vekil eden ilişkisinde bağımsızdır (bağımsız olmalı, bağımsızlığı yasasıyla sağlanmalıdır). Bağımsız savunma ile kastedilmek istenilen; “yürütme erkiyle ilgili” sorunlar ise, bu sorunların ele alınıp düzenleneceği yasa, Anayasa olmak gerekir.
“ ... bağımsız savunmayı ... serbestçe temsil “ etmek !... Bağımsız (serbest – Özgür). Serbest (Bağımsız – Özgür). Özgür savunmayı ... Özgürce ... Temsil !.. Laf kalabalığı.
Temsil; aslıyla sınırlıdır. Avukat olmasa da yargılama yapılabilir. Ancak davacı, davalı, mahkeme, yargıç, savcı... olmasa da avukat vardır. Davacı, davalı, mahkeme, yargıç, savcı... yani “hak” için avukat vardır. O halde avukatın varlığını ve işlevini “... temsil etmekle “ sınırlamış olmak; “savunma sanat ve görevini” daraltmıştır.
xxx
Türk Ticaret Kanunu’nda ön görülen (m. 272) esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan Anonim şirketler ile, üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatiflere sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorunluluğu getirilmiş olması, öncelikle yasa yapma tekniğine aykırıdır. Böyle bir hüküm koymaya gerek var idi ise bile, bu hükmün yeri Avukatlık Kanunu değil, Türk Ticaret Kanunu (TTK) olmak gerekirdi.
Kaldık ki, değil Avukatlık Kanununa, Ticaret Kanununa dahi böyle bir hüküm konulmasına, iş dünyasından önce, önce avukatların itiraz etmesi beklenirdi. Anayasanın (m.36) ve Avukatlık Kanununun “Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir” (Av.K.m.35) hükümleri karşısında, 4667 sayılı Yasanın 22. Maddesiyle, Avukatlık Kanununun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına yapılan eklemeyle, özellikleri yasada belirtilen anonim şirketlere ve yapı kooperatiflerine sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorunluluğunun getirilmiş olması; yasal açıdan anayasaya, etik açısından ise, avukatın gerçekleştirilmek istenen “bağımsızlığına” aykırıdır.
Yasakoyucunun “iyiniyetli” amacı, belirtilen şirket ve kooperatiflerde hukuka ve yasalara uygun düzenlemelerin ve eylemlerin gerçekleşmesini sağlamak olsa bile, bu gerekçe ve mantık avukatın bağımsızlığı ile bağdaştırılamaz.
Uygulamada, kendi özgür iradeleriyle “sözleşmeli” olarak çalışmakta olan avukatların yaşadıkları sorunlar bilinmekte iken, böyle bir düzenleme yapılmış olmasını, “bağımsızlık özlem ve savındaki” avukatlık mesleğiyle bağdaştırmak olanaksızdır.
Av. Hulusi METİN
Old 01-06-2007, 08:46   #2
Av.Ünzile Küçüköner

 
Varsayılan Avukatlık Kanununda hangi düzenlemeler olmalı?/Sorunlar nelerdir?

Yıllardan beri avukatlar, mesleki birçok sorunları olmasına rağmen, başkalarının sorunlarını çözmeye çalışmaktan mıdır bilinmez, bir türlü kendi sorunlarını çözememişler, kendi hakları hakkında savunucu olamamışlardır. Daha yeni sağlık güvencesine kavuşmamız da bunun en güzel örneğidir.
*Avukatlar olarak, önümüzde bulunan en büyük sorunlardan birisi de; vekâlet ücretlerinden kesilen vergi KDV oranının çok yüksek ve adaletsiz olmasıdır.
Mesleğimizi, etik kurallara uygun olarak, gereğince ve yaraşır şekilde devam ettirebilmemiz için; avukatlık ücretlerinden alınan vergi KDV oranının makul bir seviyeye indirilmesi zorunludur.

Birleşmiş Milletler Konferansı Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler (Havana Kuralları)’nın 16. maddesinin c bendi ile “Hükümetler avukatların; …. kabul görmüş mesleki ahlak kurallarına, görevlerine, standartlarına uygun faaliyette bulundukları için kovuşturma veya idari, ekonomik veya başka tür yaptırımlarla sıkıntı çekmemelerini veya tehditle karşılaşmamalarını sağlar” denilerek avukatlara ekonomik sıkıntı çektirilmemesi istenmektedir.
Ayrıca genel anlamda, avukatlık hizmetinin bir kamu hizmeti olması düşünüldüğünde, avukatlık ücretine bu kadar yüksek KDV oranı uygulanması kamu hizmeti olgusu ile bağdaşmamaktadır.

Yine tüm bu sebeplerle, gerek Barolar Birliğinin gerekse tüm baroların ve yetkili kurumların konuya hassasiyet göstererek, avukatlarca ifa edilen hizmet karşılığı ödenen vekalet ücreti üzerinden, belirlenen vergi kesintilerinin oranında indirim yapılması yönünde bir düzenleme yapılması için uğraş vermesi zorunludur.

Ayrıca ;
Tüm Baroların ve özellikle de Barolar Birliği’nin !! Yeni bir avukatlık kanunu metninde olması gerekenler konusunda, mutlaka iyi bir çalışma yapması ve bunu ilgili makamlara ulaştırması gerekli.
Herkes üstüne düşen görevi yapmalıdır.

Bizler de kendi adımıza;
Yeni avukatlık kanununda hangi düzenlemeler bulunmalı, sıkıntılarımız nelerdir, bu görüşlerimizi toplayıp, Barolar Birliği’ne, barolara ve ilgili makamlara ulaştırabiliriz kanaatindeyim.
Kanun çıktıktan sonra, eleştirmek yerine, biz şu anda üstümüze düşen görevi yapalım ve görüşlerimizi, sıkıntılarımızı bildirelim.

Ben kendi adıma;
*İdeal olarak,davaların mutlaka bir avukatla takip edilmesi gerekir kanaatindeyim.
Zira, avukatla takip edilmediği için, usul eksikliğinden ya da bilgisizliğinden reddedilen veya gereksiz yere sürünceme de kalan o kadar çok dava var ki. Usul ekonomisi, yargılama sürecinin kısaltılması, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesi ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanması ve bu şeklide insanların adalete güveninin sağlanması için bu husus gerekli.

*Davaların mutlaka bir avukatla takip edilmesi kabul edilmez ise de ( !) ;
Mahkemeye sunulacak dilekçelerin mutlaka bir avukat onayından geçmesi veya avukat tarafından düzenlenmesi tarzında bir düzenleme yapılabilir. Örneğin, noterlerdekine benzer bir uygulama getirilebilir. Avukat, kendisine başvuran şahıslara, talepleri üzerine, serbest meslek makbuzunu da kesmek suretiyle, mahkemeye sunulacak evrakı düzenleyebilir veya onaylayabilir.
Zira; arzuhalcilere yazdırılan dilekçeler konusu var ki, içler acısı. Hem hakimler için hem de sonradan davayı takip eden avukatlar için büyük sıkıntı. Ayrıca, arzuhalci tarafından yazılan dilekçe, hukuki nitelikte bulunmadığı veya da genellikle yanlış açıldığı için çoğunlukla, vatandaşlar için de hak kaybına yol açmakta.
*Ayrıca Avukatlık Kanunu Madde 35 ile yapılan “esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır.
Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgari ücretin bir aylık brüt tutarı kadar para cezası verilir. “

Hükümleri ile yapılan bir düzenleme var ancak, bu hükümlerin bu güne kadar her hangi bir yaptırımı olmadı. Bu konu da daha etkili bir yol bulunması gerekir.

Bu yönde, öncelikle tüm avukatlar olmak üzere gerçekten sıkıntımızı paylaşan herkes duyarlı olur ise ve değişiklik yapılması için güçlü bir grup oluşturarak gündem oluşturur ve ses getirilir ise, bir yasa değişikliği mutlaka olacaktır inancındayım

AVUKATLIK HUKUKU ÇALIŞMA GRUBU BU AÇIDAN SON DERECE FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

Saygı ile.
Av.Ünzile Küçüköner

Old 01-06-2007, 10:27   #3
Av. BNK

 
Varsayılan

Bütün bu konuları kapsayan makalemi bu gün kütüphaneye gönderdim bir kaç gün içerisinde yayımlanmaya başlanır.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
takibi yapılan icra dosyasında avukatlık ücretini talep erzincan Meslektaşların Soruları 5 27-11-2020 18:37
Hukuk Soruları Alanımızda Yapılan Değişiklikler Admin Site Haberleri 3 12-04-2007 16:56
LÜTFEN OKUYUNUZ : Hukuk Soruları Alanımızda Yapılan Değişiklikler ve Alan Kuralları Admin Hukuk Soruları 2 18-03-2007 15:04
Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Av.Habibe YILMAZ KAYAR Hukuk Sohbetleri 2 16-01-2004 16:11
Ticaret Kanununda Değişiklikler Batu Han Meslektaşların Soruları 8 20-12-2003 20:49


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04220891 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.