Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Özürlülerin prim ödeme gün sayısı

Yanıt
Old 21-12-2006, 18:35   #1
advokat34

 
Varsayılan Özürlülerin prim ödeme gün sayısı

Merhaba arkadaşlar. Müvekkil bir şirkette 2001'de işe başlıyor ve kendisinin ayağında sakatlık var (3.dereceden sakatlık). Bu özrü nedeniyle askerlik yapmamış, GATA'dan %45 sakatlık oranlı sakatlık raporu verilmiş. İşveren ilk 2 senenin sigortasını yapmamış, 2003'te girişini yapıyor. Ayrıca bu durum Vergi dairesine de bildirilmediği için müvekkil özürlülere yönelik vergi muafiyetlerinden yararlanamamış. Sorum, erken emeklilikleri için gerekli prim gün sayısı ne kadardı ya da özürlülerin emeklilikleri için gerekli süre ne kadardı? ve işverene karşı yapılabilecekler nelerdir? Saygılar...
Old 21-12-2006, 23:58   #2
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Alıntı:

506 sayılı yasa
Madde 60.
...

C)
(DEĞİŞİK ALT BENT KANUN NO:4958/34 RGT:06.08.2003 RGNO:25191) a) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce bu Kanunun 53 üncü maddesine göre malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
(DEĞİŞİK ALT BENT KANUN NO:4958/34 RGT:06.08.2003 RGNO:25191) b) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir.


Aşağıdaki karar yol gösterebilir

Alıntı:

**************
TESPİT DAVASI - SAKAT İŞÇİ KONTENJANINDAN YARARLANMA HAKKI - SAKATLIK İNDİRİMİ - SAĞLIK RAPORU - MALULİYET ORANININ SAPTANMASI
KAYIT NO : 20349
**************
Esas Yılı : 1994
Esas No : 12698
Karar Yılı : 1994
Karar No : 18774
Karar Tarihi : 15.11.1994
Daire No : 10
Daire : HD
**************
ÖZET? Sakatlık nedeniyle vergi indiriminden yararlanmak için, işe girmeden önce, Devlet Hastanesinden alınan rapor yeterli olamayacağından, yönetmelikte belirtilen yetkili sağlık kuruluşlarından alınan raporun Merkez Sağlık Kuruluna gönderilerek, kesin maluliyet oranının saptanması gerekir.
**************
(506 S.K. m. 60) (193 S.K. m. 31)
DAVA: Davacı, davalılardan Şirkete ait işyerinde sakat işçi kontenjanından yararlanarak çalıştığının ve sakatlık indiriminden yararlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:

KARAR: Dava, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60/c-b maddesi gereğince sakatlık nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığının tesbitine ilişkindir.

Bu nedenle, bir kişinin, sakatlık indiriminden yararlandığının tesbiti için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2361 sayılı Kanunla değişik 31. maddesinin 3. bendi gereğince çıkarılan Yönetmeliğin 4 ve 5. maddelerinde öngörülen prosedür işletilerek 6, 7 ve 8. maddelerine göre yetkili sağlık kuruluşlarından rapor alınıp bu raporun giderek dosya içinde mevcut Tarsus Devlet Hastanesi'nden alınmış olan 12.1.1983 tarihli raporun-özellikle aynı Yönetmeliğin 10. maddesinde belirtilen Merkez Sağlık Kuruluna gönderilmek
suretiyle kesin maluliyet oranının saptanması gerektiği hususu düşünülmeksizin salt Devlet hastanesinden işe girmeden çok önce alınmış olan rapor esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ? Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA) temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine ve Üye Y. D.'nun muhalefetine karşı Başkan T. O., Üye O. Y., A. H. ve H. M.'nun oylarıyla ve oyçokluğuyla 15.11.1994 gününde karar verildi.

KARŞI OY YAZISI? İdari mercilere ait bulunan bu tür saptama işleminin adli mercilerce yerine getirilmesine yasaca olanak yoktur.

Bu nedenle, sayın Daire çoğunluğunun oluşan görüş ve kararına katılamıyorum.(¤¤)
**************
.: CopyRight by Sinerji A.Ş. :.
Old 22-12-2006, 13:09   #3
m_kesik

 
Varsayılan

eylül hanım can beyin yazdıklarına bir iki şeyde ben eklemek isterim..zaten adı geçen yönetmeliği incelediğinizde hastahanelerden alınan raporlar hem vergi indiriminden faydalanmada hemde ssk 60/c ye göre yaşlılık aylığı hak kazanmada yeterli görülmüyo....son kararı verecek merci MERKEZ SAĞLIK KURULU....merkez sağlık kurulu raporlarına karşı da 30 gün içerisinde vergi mahkemesinde iptal davası açılabiliyo....

D 04 E: 1998/3740 K: 1999/1264 Tarih: 25.03.1999*

VERGİDE SAKATLIK İNDİRİMİ

Sakatlık indirimin tespitinde yönetmelikte belirlenen usullere uygun olarak verilen Adlı Tıp Kurumu raporu esas alınabilir.(Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli ile Uygulanması Hakkında Yön. m. 10, 11) (193 s. GVK. m. 31) (2577 s. İYUK. m. 31) (1086 s. HUMK. m. 275) (2659 s. ATK. m. 2)

Temyiz Eden : ... Defterdarlığı

Karşı Taraf : ...

İstemin Özeti : Davacının sakatlık indiriminden yararlanamayacağı yolunda tesis edilen 3.4.1997 gün ve 2656 sayılı Maliye Bakanlığı işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 5. Vergi Mahkemesi, 12.5.1998 günlü ve E:1998/846, K:1998/475 sayılı kararıyla: davacıya çeşitli hastanelerden verilen raporlarda belirtilen işgücü kayıp oranlarının farklılık göstermesi ve raporlar arasında çelişki bulunması karşısında. Adli Tıp Kurumundan sakatlık derecesinin belirlenmesinin istenildiği. Adli Tıp Kurulu Raporunun yönetmelikte sözü edilen şartlara uygun olarak düzenlendiği, bu kurumun raporuna göre davacının %55 oranında iş görme gücünü kaybettiği görüldüğünden davacının sakatlık indiriminden yararlanması gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Davalı idare, yönetmelikte belirlenen usullere uygun olarak işlem yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.Danıştay Savcısı Nılgün Akpınar''ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Tetkik Hakimi Kumru Örnek Demirtaş''ın Düşüncesi:

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yenide ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 25.3.1999 gününde oybirliğiyle karar verildi.



VG 00 E: 1998/304 K: 1999/78 Tarih: 12.02.1999*

BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ* VERGİDE SAKATLIK İNDİRİMİ

Sakatlık indiriminden yararlandırılamayacağı yolundaki işleme karşı açılan davanın, bu işleme dayanak olan Merkez Sağlık Kurulu kararının da hukuka uygunluğu denetlendikten sonra sonuçlandırılması gerekir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgi birikimiyle çözümlenemeyecek konularda adli tıpla ilgili konularda bilirkişilik yapmak üzere kurulmuş olan Adli Tıp Kurumundan rapor istenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.(Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli ile Uygulanması Hakkında Yön. m. 10, 11) (193 s. GVK. m. 31) (2577 s. İYUK. m. 31) (1086 s. HUMK. m. 275) (2659 s. ATK. m. 2)

Temyiz Eden : Maliye Bakanlığı

Karşı Taraf : ...

İstemin Özeti : Merkez Sağlık Kurulunca sakatlık indiriminden yararlanamayacağına karar verildiğini bildiren 25.7.1994 gün ve 49925 sayılı Maliye Bakanlığı işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.Davayı inceleyen İstanbul 6. Vergi Mahkemesi, 19.6.1996 günlü, E:1994/2279, K:1996/1018 sayılı kararıyla; davacıya çeşitli hastanelerden verilen raporlarda belirtilen işgücü kayıp oranlarının farklılık gösterdiği ve raporlar arasında çelişki bulunduğundan Adli Tıp Kurumundan davacının sakatlık derecesinin tespitinin istendiği, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 26.2.1996 gün ve 1299 sayılı kararında davacının çalışma gücünü, en az 2/3 oranında kaybettiğinin belirtildiği, işgücünde %66 oranında azalma olan davacının sakatlık indiriminden yararlandırılması gerektiği gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir.Maliye Bakanlığının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, 20.1.1997 günlü, E:1996/4667, K:1997/84 sayılı kararıyla; sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli ve Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 10 uncu maddesine göre hastane kurullarının sadece sakatlığın teşhisi konusunda görevli olduğu, çalışma gücünün kayıp oranını merkez sağlık kurulunun belirleyeceği, dolayısıyla sakatlık indiriminden ancak, yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmiş sakatlık derecesini belirleyen bir raporun varlığı halinde yararlanılabileceği, davacının dosyaya sunduğu raporlar ve Adli Tıp Kurumu raporunun, yönetmelikte sözü edilen şartlara uygun olarak alınmadığı, sakatlık derecesinin tespitinde sadece yönetmelikte belirlenen şekilde alınan raporlara itibar edilmesi gerekirken, bu düzenlemeye uyulmadan alınan diğer raporlardaki sakatlık dereceleri ile merkez sağlık kurulu raporu arasındaki çelişkiden söz edilerek işlemin iptaline karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur.Bozma kararına uymayan İstanbul 6. Vergi Mahkemesi, 15.6.1998 günlü, E:1998/601, K:1998/627 sayılı kararıyla; yasal düzenlemeye göre merkez sağlık kurulunun belirlediği oranlara göre ilgililerin sakatlık indiriminden yararlandırılması yada yararlandırılmamasının söz konusu olduğu, idarenin de, merkez sağlık kurulu kararı ile bağlı olduğu ve kurul raporunda belirtilen orana göre işlem tesis etmek zorunda bulunduğu, davacının, sakatlık indiriminden yararlandırılmamasına yönelik işlemi dava konusu ederken, aslında bu işlemin dayanağı olan merkez sağlık kurulunun sakatlık oranını belirleyen kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürdüğü, merkez sağlık kurulu kararlarının yargı denetimine tabi olduğu, davanın sonuçlandırılması amacıyla Adli Tıp Kurumundan davacının sakatlık derecesinin tespit edilmesinin istendiği, bu rapordaki sonuca göre sakatlık indiriminden yararlandırılması gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle ilk kararında direnmiştir.Direnme kararı Maliye Bakanlığı tarafından temyiz edilmiş, yönetmelikte öngörülen usule uygun olarak alınmayan sağlık raporlarının değerlendirmeye esas alınamayacağı, merkez sağlık kurulunun davacının sakatlık indiriminden yararlanamayacağı yolundaki kararı nedeniyle tesis edilen işlemde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Gülsen BİŞKİN''in Düşüncesi :

İleri sürülen iddialar vergi mahkemesi ısrar kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Ayfer ÖZDEMİR''in Düşüncesi:

Sakatlık indiriminden yararlandırılmama işlemine karşı açılan davada, vergi mahkemesinin iptal kararını bozan Danıştay Dördüncü Dairesinin kararına uymayan ve kararında ısrar eden mahkeme kararının temyizen incelenmesi istenmektedir.193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesi uyarınca vergi indiriminden yararlanmak için, tam teşekküllü resmi sağlık kuruluşundan rapor alınması gerektiğinden bu amaçla, davacının çeşitli hastanelere yaptığı başvurular sonucu birbirinden çok farklı teşhis ve tanılara varılarak işgücü kaybı konusunda 5 ayrı görüş ortaya konulmuştur."Sakatlık indiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin" 10 uncu maddesine göre, hastane sağlık kurullarının verdiği rapor üzerine şahsın çalışma gücünün kayıp oranını tayin yetkisi merkez sağlık kuruluna verilmiştir. Dava konusu olayda da davacının çeşitli hastanelerin sağlık kurullarından aldığı raporlardaki çelişki nedeniyle gönderildiği ... Tıp Fakültesinden verilen 13.04.1994 tarih ve 1692 sayılı rapor üzerine Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulunca dava konusu işleme neden olan işgücü kaybının %0 olduğu yolunda 19.07.1994 günlü karar verilmişse de bu görüşün dayanağı 1692 sayılı raporda yalnızca "kronik bel ağrısı" teşhisinin olması, davacının diğer raporlardaki hastalıklarına ilişkin hiçbir ifade yer almaması, oysa aynı merkez sağlık kurulunun 30.03.1993 gün ve 824 sayılı raporla, 20.10.1993 gün ve 7240 sayılı raporlarda davacının çalışma gücünü %30 kaybetmiş olduğu yolunda karar vermiş olmaları karşısında, hukuka ve gerçeklere uygunluğu konusunda tereddütlere neden olan Merkez Sağlık Kurulu görüşüne dayalı, işlemin iptalinde isabetsizlik görülmemiştir.Bu nedenle dava konusu işlemin iptali yolundaki kararında ısrar eden vergi mahkemesi kararının, bu gerekçelerle onanması gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü..

Davacının sakatlık indiriminden yararlandırılamayacağı yolunda kurulan işlemi iptal eden vergi mahkemesi ısrar kararı, temyiz edilmiştir.193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun, ücretlerin vergilendirilmesinde uygulanacak sakatlık indirimini düzenleyen 31 inci maddesinin 2 inci bendinde, çalışma gücünü hangi oranlarda yitiren hizmet erbabının, hangi oran ve miktarda sakatlık indiriminden yararlanacağı düzenlenmiş, sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usullerin; hazırlanacak bir yönetmelikle tespit edileceği kurala bağlanmıştır. Bu yetkiye dayanılarak hazırlanan. Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulanması Hakkında Yönetmelik, 28 Nisan 1981 günlü ve 17324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.Yönetmelik; sakatlık derecelerinin tesbitini yapmak üzere Maliye Bakanlığı bünyesinde oluşturulan merkez sağlık kurulunun kuruluşu, görevleri, inceleme ve karar süreci, sakatlık indirimi istemiyle yapılacak başvuru usulü, sağlık raporu düzenlemeye yetkili kuruluşlar ve niteliklerini düzenlemiştir. İndirim uygulamasında dayanılacak vücut arızaları ile yol açacakları iş gücü kayıp oranları, yönetmeliğe ek cetvelde belirlenmiştir.Maliye Bakanlığı Başhekiminin başkanlığında. Sağlık Bakanlığınca görevlendirilen iki. Sosyal Güvenlik Bakanlığınca görevlendirilen bir uzman hekim ve Gelirler Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden oluşan merkez sağlık kurulu, yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporlarda yer alan laboratuar ve klinik muayene bulguları ile sakatlık bulgularını ve teşhisi incelemek, yönetmeliğe bağlı cetvelde yer alan sakatlık arızalarına göre çalışma gücü kayıp oranlarını dikkate alarak, hizmet erbabının sakatlığı nedeniyle çalışma gücünün kayıp oranını belirlemekle görevlendirilmiştir.Yönetmeliğin 11 inci maddesindeki düzenleme nedeniyle, ilgililerin sakatlık indiriminden yararlanıp yararlanamayacakları, yararlanacakların sakatlık derecelerinin tespiti ise merkez sağlık kurulunca kesin karara bağlanan raporlara göre gelir müdürlüğü, vergi dairesi müdürlüğü ve malmüdürlüğü tarafından yapılacaktır.Sakatlık indiriminden yararlanma başvurusu üzerine açıklanan işleyişten sonra ilgililerin çalıştığı kurumlara veya kendilerine yapılan duyuru ile indirimden yararlanıp yararlanamayacakları ya da hangi derecede yararlanacaklarından bilgi sahibi olan hizmet erbabının, rapor üzerine yazılan karara dayanılarak 193 sayılı Yasanın 31 inci maddesine göre kurulan işlemi dava konusu edebileceklerinde, 2577 sayılı Yasanın 2 inci maddesi karşısında kuşku bulunmamaktadır. Böyle bir dava işlemin sebebini oluşturan ve merkez sağlık kurulunca yapılmış değerlendirmenin yargısal denetimini de sağlayacaktır.Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli İle Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin yedinci fıkrasında, yönetmeliğe bağlı cetvelde yer almayan sakatlıklara ilişkin sakatlık derecesinin tespitinde; tıbbi, bilimsel kurallara göre merkez sağlık kurulunca benzerleri dikkate alınarak resen karar verilmesi, sekizinci fıkrasında kurulun; gerek gördüğü hallerde raporu düzenleyen veya 6 ıncı maddede belirtilen başka bir hastanenin sağlık kurulundan hizmet erbabının yeniden muayenesi ile ek veya yeni bir rapor düzenlenmesini isteyebileceği, beşinci fıkrasında ise gereken hallerde istişari mahiyette bilgi almak üzere resmi hastanelerden uzman veya uzmanlar çağırtabileceği gibi yazılı görüş de istenebileceği belirtildiğinden, merkez sağlık kurulunun kararını en somut ti çimde ve bilimsel dayanaklar oluşturduktan sonra vermesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.Davacının ...''te görev yaptığı sırada sevk edildiği ... Devlet Hastanesinin vermiş olduğu sağlık kurulu raporunun, merkez sağlık kurulunca değerlendirilmesi sonucu çalışma gücünü %42 oranında kaybettiğini belirten merkez sağlık kurulunun 1990 yılında verdiği karar üzerine, üçüncü derecede sakatlık indiriminden yararlandırıldığı, davacının ...''da göreve başlaması üzerine yönetmelikte belirtilen usul dahilinde sevk edildiği ... Devlet Hastanesince verilen 30.3.1993 günlü ve ... Hastanesince verilen 21.10.1993 günlü raporlar merkez sağlık kurulunca değerlendirildiğinde %30 oranında işgücü kaybı olduğuna karar verildiği ve ... Tıp Fakültesine şevki ile düzenlenen raporun yine aynı kurulca değerlendirilmesi ile işgücü kaybı olmadığının belirtilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.Davacının 1990 yılından itibaren %42 oranında iş gücü kaybı nedeniyle sakatlık indiriminden yararlandırıldığı halde bu işleme dayanak alınan karar ve sağlık kurulu raporunda yer alan vücut arızasının ortadan kalktığı ya da iyileşme olduğuna ilişkin herhangi bir belirti olmaması ve üst üste geçirdiği ameliyat nedeniyle işgücü kaybını artırıcı başka nedenler ortaya çıkmasına karşın sadece bel ağrısı nedeniyle verilen raporla yetinilerek işlem kurulması hukuka uygun düşmemiştir.İdari Yargılama Usulü Kanununun gönderme yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 275 inci maddesi ve devamındaki maddeleri gereğince hakimin genel ve hukuki bilgisiyle çözümleyemeyeceği konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir.Bilindiği gibi Adli Tıp Kurumu, adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere Adalet Bakanlığına bağlı olarak 2659 sayılı Kanunla kurulmuştur. Kanunun 2 inci maddesinde kurumun, mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen adli tıp ile ilgili konularda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle yükümlü olduğu belirtilmiş ve sonraki maddelerinde görevin yerine getirilmesiyle ilgili usul ve esaslar belirlenmiştir.Davacının vücut arızasının, çalışma gücünün ne oranda yok olmasına yol açtığı noktasında beliren uyuşmazlık nedeniyle sözü geçen kurumdan, dosyaya sunulan tüm raporlar ve davacının muayenesi suretiyle işgücü kaybının belirlenmesinin istenmesinde yargılama hukukuna aykırılık söz konusu değildir.Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun davacının iş gücünü 2/3 düzeyinde kaybettiğini saptayan kararına dayanılarak, sakatlık indiriminden yararlanamayacağı yolundaki işlemin iptaline ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, 12.2.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında sakatlık indiriminin dereceleri belirtilmiş, sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usullerin Maliye ve Gümrük, Sağlık ve Sosyal Yardım Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmış olup bu nedenle çıkarılan 28.4.1981 günlü ve 17324 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliğin 10 uncu maddesinde de hastane sağlık kurullarına sakatlığın teşhisi görevi verilmiş, sakatlık derecesinin tespiti ise merkez sağlık kuruluna bırakılmıştır.Mahkemenin kararına esas aldığı Adli Tıp Kurumu Yönetmelikte sözü edilen hastane sağlık kurullarından olmadığı gibi bu kurumun belirlediği iş gücü kayıp oranı da anılan yönetmeliğe bağlı cetvelde gösterilen sakatlık derecelerine tekabül eder nitelikte olmadığı cihetle, davacının sakatlık indiriminden yararlandırılması yolunda verilen karar açıkça kanun hükmüne aykırılık teşkil edeceği cihetle çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Old 22-12-2006, 19:42   #4
advokat34

 
Varsayılan

Sayın Doğanel ve sayın Kesik, bilgilerinizi paylaştığınız ve zaman ayırdığınız için çok tşk ederim. Saygılar...
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Avukat Sayısı Sınırlandırılmalı Hamdi Sırrı Duyguseli Hukuk Sohbetleri 69 15-04-2014 10:56
BAĞ-KUR , yersiz prim tahsilatı, ardışık hatalar Av. Şehper Ferda DEMİREL Meslektaşların Soruları 12 10-10-2013 01:20
Üst Düzey Yöneticilerin Prim Borçlarından Sorumluluğu Mahpare Esenlik Meslektaşların Soruları 5 04-10-2009 16:46
İngilizce Bilen Avukat Sayısı Cest la vie Konumuz : Hukukçular 36 21-11-2006 09:00
Ceza Mahkemeleri Dava Sayısı Oya Karabıyık Hukuk Soruları Arşivi 1 02-03-2002 00:35


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03768802 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.