Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

6111 sayılı kanun kamulaştırmasız el atma

Yanıt
Old 14-05-2013, 14:13   #181
avcetin

 
Varsayılan

İktidar partisi milletvekilleri tarafından TBMM'ne sunulan torba yasanın 16. maddesinde yer alan "kamulaştırmasız el atma" ile ilgili kanun maddesi teklifi:
(Not: kanun metninin tamamına şu linkten ulaşabilirsiniz. Ben sadece ilgili kısmı kopyaladım. http://www2.tbmm.gov.tr/d24/2/2-1524.pdf)

"MADDE 16- 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Kamulaştınlmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti

GEÇİCİ MADDE 6- Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 31/12/2012 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bedel talep edilmesi halinde bedel tespiti, idare adına tescili, terkini ve diğer işlemleri bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.

İdarenin daveti veya malikin müracaatı üzerine, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının İdarenin daveti veya malikin müracaat ettiği tarihteki tahmini değeri; bu Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre teşkil edilen kıymet takdir komisyonu marifetiyle, taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınmak ve bu Kanunun 11 inci ve 12 nci maddelerine göre hesaplanmak suretiyle tespit edilir. Tespitten sonra, bu Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre teşkil olunan uzlaşma komisyonunca, idarenin daveti veya malikin müracaat tarihinden itibaren en geç altı ay içerisinde 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ edilen bir yazı ile, tahmini değer bildirilmeksizin, talep sahibi uzlaşma görüşmelerine davet edilir.

Uzlaşma; idareye ait taşınmazın trampası, idareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak tanınması veya imar mevzuatı çerçevesinde başka bir yerde imar hakkı kullandırılması suretiyle veya bunların mümkün olmaması halinde nakdi bedel üzerinden yapılabilir.

Uzlaşma görüşmeleri, hukuki veya fiili engel bulunmadığı takdirde davete icabet tarihinden itibaren en geç altı ay içerisinde sonuçlandırılır ve uzlaşmaya varılıp varılmadığı, malik veya temsilcisi ile komisyon üyeleri tarafından imzalanan bir tutanağa bağlanır. Bu tutanak ile uzlaşma görüşmelerine ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhine delil teşkil etmez. Uzlaşmaya varılması halinde, üzerinde uzlaşılan hakkın türünü, tanınma şart ve usullerini, nakdi ödemede bulunulacak ise miktarını ve ödeme şartları ile taşınmazların tesciline veya terkinine dair muvafakati de ihtiva eden bir sözleşme akdedilerek bu sözleşme çerçevesinde işlem yapılır ve uzlaşma konusu taşınmazlar resen tapuya tescil veya terkin edilir.

Uzlaşılan bedel malik veya temsilcisinin talebi üzerine, bütçe imkanları dahilinde, sonraki yıllara sari olacak şekilde taksitli olarak da ödenebilir. Taksitli ödeme süresince, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir.

İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir. Dava açılması halinde, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, ikinci fıkranın birinci cümlesindeki esaslara göre mahkemece bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir. Tespit edilen bedel, bu maddenin 8. fıkrasına göre idarece ödenir. Tescile veya terkine ilişkin hüküm kesin olup tarafların hükmedilen bedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır.

Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.

Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması halinde, merkezi yönetim bütçesine dahil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerden (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır. Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması halinde, ödemeler, sonraki yıllara sari olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme karan gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.

Bu maddenin bedele ilişkin hükümleri, vuku bulduğu tarih itiban ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı açtıkları tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır. Evvelce açtıklan davalar sonunda tazminat almaya hak kazanmış veya süre dışındaki sebeplerden dolayı davalan reddedilmiş olanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, gerek iç hukuka ve gerekse milletlerarası hukuka göre evvelce açtıkları davalar sonunda hak kazanmış olduklan tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare tarafından nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yollan teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.

Vuku bulduğu tarih itiban ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir. Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunlann uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya karan kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Karan kesinleşen davalara ise, bu maddenin sadece sekizinci fıkrası uygulanır.

Bu madde uyannca ödenecek olan bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez.

Bu madde hükümleri 2981 sayılı Kanuna göre yapılan imar uygulamalarından doğan bedele ilişkin uyuşmazlıklarda da uygulanır. Ancak 2981 sayılı Kanun gereği yapılan imar uygulamalanndan doğan bedele ilişkin alacaklann tahsilinde uygulama tarihinden başlayarak 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun genel hükümleri uygulanır."
Old 15-05-2013, 14:18   #182
Av. Yasin Yıldız

 
Varsayılan

Sanırım avukatın vekalet ücretine yapılan saldırılardan bir örnek daha geliyor. İşin ilginç tarafı kesinleşen davalarada dahi vekalet ücretine göz dikmişler.

Eyvah eyvah eyvah...

Tasarının 17 maddesi daha da ilginç. O maddede dava açmayı tamamen engellemişler. Hak arama hürriyetine alenen aykırı olan bu yasa inşallah çıkmaz. Ama tasarıyı sunanlar ve tbmm'nin mevcut durumu gereği bu pek mümkün görünmüyor.
Old 17-05-2013, 14:19   #183
Av. Yasin Yıldız

 
Varsayılan

Neden kimse yorum yapmıyor. Acaba ben yanlış mı düşünüyorum. Ya da meslektaşalarım bunu çok mu önemsiz görüyor??

Bu teklif halen plan bütçe komisyonunda görüşülüyor. muhtemelen de bu şekilde meclise sunulacak.
Old 21-05-2013, 13:33   #184
Pandekt

 
Varsayılan

""Ancak, gerek iç hukuka ve gerekse milletlerarası hukuka göre evvelce açtıkları davalar sonunda hak kazanmış olduklan tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare tarafından nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yollan teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir."

Bu halde uzlaşılamazsa ne olacak??? Ödememek için türlü sebepler, sürüncemede bırakmak için türlü sebepler..
Old 21-05-2013, 21:40   #185
Cengiz Kesici

 
Varsayılan

MADDE 17- 2942 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 7- Mülga 31/8/1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlak Kanununun 16 ve 17 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanunun mülga 16 ve 17 nci maddeleri uyarınca mahkemelerce idare adına tescil kararı verilen kamulaştırmalarda tebligatlar ve diğer kamulaştırma işlemleri tamamlanmış sayılır. Bu kamulaştırma işlemleri sebebiyle hiçbir hak ve alacak talebinde bulunulamaz, kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz, açılmış ve devam eden davalar bu madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır."

Garabet kelimesi hafif kalır.
1- Teklifin 16. Maddesinin son fıkrası imar uygulamasından doğan bedel artırım davalarını 10 senelik zamanaşımına sokma gayesiyle hazırlanmış
2- Tapu idareye yolsuz olarak tescil olunmuş ise madde 17 ye hiçbir dava açılmayacak. Fiili el atma varsa bu durumda uzlaşma dava şartı. O süreç ise yine çelişkili uzun ve suistimale son derece açık.
3- Genel olarak kamulaştırma bedeli artırımı/kamulaştırmasız el atma davası açılmayacak( 2942 mülga 16 ve 17 uyarınca idare adına tescil varsa) veya el atma nedeniyle dava açmadan önce uzlaşma prosedürünün aşılması gerekecek. İmar uygulamasından doğan bedel davaları ise 10 senelik genel zamanaşımına tabi kılınmaya çalışılıyor - 10 senelik zamanaşımının yazılı bildirim ile başlayacağına dair HGK kararı mevcut-
4- Yargıtay 5 HD üyeleri değiştiriliyor. Tetkik hakimleri değişltiriliyor.
5- Düzenleme kesinleşmeyen davalarıda kapsar nitelikte. Tabi bu sürece gelinceye kadar -yaklaşık bir senedir- olmadık seneplerle bu davalar uzadı. Uyuşmazlık mahkemesinin sağa sola göz kırpan kararları ve yanlış yorum yapan yargıçlarımız yüzünden dosyalar görevden reddedilerek yargıtaya veya uyuşmazlık çıkarılması talebiyle danıştay başsavcılığına gitti ve uzayan davalar yüzünden karar ve kesinleşmeler sağlanamadı.
6- Tekliften açıkça anlaşılıyor ki hazırlanırken tamamen belediyelerin menfaatleri doğrultusunda be vatandaşı hiçe sayarak düzenleme yapılmış.

Ne diyelim meclisteki çoğunluğa sahip meslek grubunu avukatlar oluşturuyor ve fakat yasa bu haliyle komisyondan geçmek üzere.

Ne diyelim..!!!
Old 21-05-2013, 23:55   #186
Av. Yasin Yıldız

 
Varsayılan

Kanun teklifi alt komisyondan oldugu gibi gecmis.

Bu asamadan sonra ozellikle acilan davalarin akibeti beni dusunduruyor. Vekalet ucretlerimize goz koyulmus olunmasina soylenecek hicbirsey yok. acilan davalara hatta yargitaydaki davalarda dahi uygulsnacak olmasi acik bir hukuk gasbi. 17 madde ise tam bir garabet ve hukuk tanimazlik ornegi. Umarim bu yanlistan donulur veya dondurulur.

Benim merak ettigim 17 madde ile dava yolunun tamamen kapatilmasi nedeniyle insan haklari mahkemesine basvurulup basvurulamayacagi. Zira benim bu kapsamda birkac davam var ve tebligatlar bariz usulsuz olmasina ragmen ( ki olu kisilere tebligat cikarilmis) hukmen tescil ile tasinmazlar idare mulkiyetine gecmis. Yasa bu haliyle cikarsa sanirim hakli taleplerimiz gume gidecek.

Bu arada Barolardan neden ses cikmiyor. Bu tur mevzular biz avukatlari dogrudan ilgilendiriyor ve hicbir baski ve ciddi elestri gelmedn kanunlasiyor. Barolarin bu konuda daha etkin olmasi gerektigini dusunuyorum acikcasi.
Old 22-05-2013, 10:46   #187
avcetin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Yasin Yıldız
Bu arada Barolardan neden ses cikmiyor. Bu tur mevzular biz avukatlari dogrudan ilgilendiriyor ve hicbir baski ve ciddi elestri gelmedn kanunlasiyor. Barolarin bu konuda daha etkin olmasi gerektigini dusunuyorum acikcasi.

Yasin Bey, maalesef barolarımızın tamamına yakını mesleğimiz ve meslektaşlarımız ile ilgili meselelerle değil; siyasi meselelerin peşindeler. Barolar siyasi meselelerle tabi ki ilgilenecek, açıklama yapacaklar ancak öncelikle kuruluş amaçlarına uygun davranmaları gerekir.

Çek davalarını kaldırdılar, barolardan ses yok. İcra-İflas Kanunu'nda birçok aleyhimize değişiklik oldu, barolardan yine ses yok. İş davaları ile ilgili olarak hakem heyeti getiriliyor, barolardan yine ses yok. Hocası dahi olmayan bir çok hukuk fakültesi almış başını gitmiş, her sene yaklaşık 15000 öğrenci hukuk fakültelerine giriyor ama barolardan yine ses yok. Ve kamulaştırma ile kamulaştırmasız el atma davaları ile ilgili bu son garabetlerle ilgili barolardan yine ses yok.

Bu son değişiklikler şu anlarda plan ve bütçe komisyonunda görüşülüyor. Belediyeler Birliği'nin tüm temsilcileri ve avukatları oradalar. Ama hiçbir barodan ya da TBB'den bir tek kişi, bizim ve müvekkillerimizin haklarını korumak için orada değiller.

Bu TBB veya barolar, bana şimdi destek olmayacaksa; bundan sonra da olmasın zaten. Saygılarımla..
Old 22-05-2013, 14:31   #188
Av. Fırat BİLBAY

 
Varsayılan

Layıkıyla inceleme yapmadan, bol keseden mükellefe milyonlarca liralık vergi cezası kes, haksız çıkarsan nasıl olsa en fazla maktu vekalet ücreti ödersin.

vatandaşın mülkiyet hakkını hiçe say, arsasına imar planında el koy, bir de üstüne bütçe ayırıp kamulaştırmaya da zahmet etme. İmar planını tashih etmene de gerek yok. Öylece dursun yahu ne fark eder, en kötü ihtimalle maktu vekalet ücreti ödersin..

Her yönüyle, her uzvuyla, hatta yasalarıyla dahi gayri hukuki, gayri adil, gayri ahlaki olan bir ülkeye dönüşme sürecini tamamlamak üzere artık Türkiye. Bundan sonrası herkes için hayırlı olsun...
Old 22-05-2013, 18:52   #189
Cengiz Kesici

 
Varsayılan

Esas konisyondan da geçti

Sen kalk maddi hukuka ilişkin düzenleme yap bi de bunu derdest davalara uygula hatta bu da yetmesin geriye yürütmeye kalk!!
Bu nasıl bir garabet

İlgili davası olan her asliye hukuk hakimi iptal için anayasa mahkemesine başvurmalı.
Old 22-05-2013, 19:17   #190
Cengiz Kesici

 
Varsayılan

Alkolle ilgili düzenlemenin içinde kamulaştırmaya ilişkin maddelerin ne işi var
Belediyelere milyarlarca liralık haksız kazanım sağlanacak.
17 maddenin gerekçesi bizdeki hukuk anlayışını gösteriyor.
Anlamak mümkün değil.
İdare aleyhine tazminat davası açılıyormuş, açılmamalıymış..... Bu nasıl mantık
YD talepli başvuru olmalı muhakkak.
Old 24-05-2013, 09:14   #191
Av. Yasin Yıldız

 
Varsayılan

Teklif dün gece meclis genel kurulundan apar topar çıktı ve kanunlaştı.
Old 24-05-2013, 11:32   #192
Av.Nevin Canruh

 
Varsayılan

Bedel artırım davasının önünü tamamen kesmiş ; açılmış olan davaların da red olacağına dair hüküm eklemiş.Üstüne bir de red olacağı için belediyeler lehine vekalet ücreti ödeyeceğiz.Hiç mi düşünmezler bunca vatandaşa ne anlatılır, bu avukatların durumu ne olur? Baro neden sesini çıkarmaz; meslektaşlar neden bir olmaz? Bizler her şeyi sineye çekmeye, unutmaya hazırız.Üstelik avukatız.Kendi hakkımızı koruyamıyoruz ki müvekkilinkini koruyalım.
Old 24-05-2013, 11:55   #193
Cengiz Kesici

 
Varsayılan

Geçici 7 mülkiyet hakkını kısıtlıyor. Anayasa ya aykırı.
Ayrıca maddi hukuka ilişkin düZenleme geriye dönük olarak uygulanamaz.
Derdest davalarında bu madde hükmü uygulanarak sonuçlanmasına imkan yok.
Yargıçlarımızı ikna edip Anayasa Mahkemesine gidicez, ana muhalefet partisi YD TALEPLİ iptal davası açacak. YD kararını alıp dosyalara sunacağız.
O da olmadı Anayasa ya başvuruları bekletici mesele yapacağız
Başka yol çare yok

Şu hususu da tartışalım geçici 6 vekalet ücretlerini mAktu hale getiriyor ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanacığını hükme bağlıyor.

Bu mümkün müdür? Anayasa ya aykırlık teşkil eder mi?
Avukatlık Kanunu 168 son fıkra da gözçnüne alınarak mevcut davalar açısından kazanılmış haktan bahsedebilir miyiz

Birde yasa be zaman yürürlüğe girer bilgisi olan var mı?
Old 24-05-2013, 12:44   #194
avcetin

 
Varsayılan

Maalesef olmaz, olamaz dediğimiz herşey oluyor. Biliyorsunuz bu maddenin bir benzeri( 6111 sayılı yasanın geçici 2. maddesi) Anayasa Mahkemesi tarafından oy birliği ile iptal edilmişti. Buna rağmen uzlaşma, haciz yasağı, dava açma süreleri gibi hususlar Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına rağmen yeniden yasalaşmak üzere..Amaç, yerel seçimler öncesinde, idareler ve özellikle belediyelere 1-2 sene daha nefes aldırmak.

Bu vesileyle 18. Hukuk Dairesi'nin 1983 öncesi el atılan bir taşınmazla ilgili olarak vermiş olduğu "uzlaşma'nın dava şartı" olduğuna dair bir kararını da siz meslektaşlarımla paylaşmak isterim. Herkese iyi çalışmalar..

T.C.
YARGITAY
18. Hukuk Dairesi
Y A R G I T A Y İ L A M I
ESAS NO : 2013/2176
KARAR NO : 2013/5886

MAHKEMESİ : ELAZIĞ 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :12/11/2012
NUMARASI :2012/8-2012/349
DAVACI :B.D.
DAVALI : Elazığ Belediyesi Başkanlığı

Dava dilekçesinde,kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı taşınmaz bedelinin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde;mülkiyeti müvekkiline ait taşınmaz mala kamulaştırmasız el attığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla bedeline hükmedilmesini istemiş,mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6.madde ve 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılıYasa ile 2942 sayılı yasaya eklenen Geçici 2.maddede;Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamuyararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle ,malik tarafından mülkiyet hakkına dayanılarak ilgili idareden zararın giderilmesini isteyebileceği belirtilip buna ilişkin düzenlemeler getirilmiştir.

Yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere göre ;malik olan kişiler taşınmazlarına fiilen el konulması nedeniyle istedikleri tazminat şeklini belirterek(nakti ödeme,idareye ait taşınmazın trampası,idareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak tanınması veya imar mevzuatı çerçevesinde başka bir yerde imar hakkı kullandırılması)öncelikle idare ile uzlaşma yoluna başvurması,idarenin de kanunda belirtilen esaslar dahilinde oluşturulan kıymet takdir komisyonu marifetiyle taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınmak suretiyle idareye müracaat tarihindeki değerini tespit ettirmesi,müracaat tarihinden en geç 6 ay içerisinde 7201 sayılı Kanun hükümleri kapsamında bir tebligat ile talep sahibini uzlaşma görüşmelerine davet etmesi öngörülmüştür.

Müracaat tarihinden itibaren 6 ay içerisinde talep sahibinin hiç uzlaşmaya çağrılmaması,uzlaşma görüşmelerine başlandıktan sonra 6 ay içerisinde sonuçlandırılmaması durumunda ,bu tarihtlerden itibaren 3 aylık süre içerisinde mahkemede dava açılması gerekmektedir.

Yapılan yasal düzenlemelere göre uzlaşmak için idareye başvuru hususunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun114.maddesi kapsamında sonradan giderilemeyecek bir dava şartı ve getirilen n3 aylık sürenin de hak düşürücü bir süre olduğu görülmektedir.Nitekim uzlaşmak için idareye başvurma hususunun dava şartı olarak öngörülmesi ve 3 aylık süre tanınmasınailişkin getirilen düzenlemelerin hak arama özgürlüğüne ve mülkiyet hakkının kullanımınaengel olduğu gerekçesiyle iptali istenilmiş,Anayasa Mahkemesinin 01.11.2012 gün 2010/83-2012/169 sayılı kararında "Anayasa'nın 36.maddesinde ,hak arama özgürlüğü için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte,bunun hiçbir şekilde sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez.Dava açma hakkının kapsamına ve kullanım koşullarına ilişkin bir kısım düzenlemelerin hak arama özgürlüğünün doğasından kaynaklanan sınırlarıortaya koyan ve hakkın norm alanını belirleyen kurallar olduğu açıktır.Anayasa'nın 13.maddesine göre temek hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamalar hak ve özgürlüklerin özlerine dokunamaz.Hak arama özgürlüğümümkün olan en geniş şekilde güvence altına alınmalıdır.Diğer taraftan hukuki işlem ve kuralların sürekli dava tehdidi altında bulunması hukuk devletinin unsurları olan hukuki istikrar ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmaz.Bu nedenle hak arama özgürlüğü ile hukuki istikrar ve hukuki güvenlik arasında makul bir denge gözetilmelidir.Hem dava açmadan önce idareye başvuruda bulunmak zorunda olması hem de uzlaşmazlıkla sonuçlanması halinde dava açmak için getirilen 3 aylık sürenin hak arama hürriyetine ölçüsüz bir müdahale,hak aramayı aşırı derecede zorlaştıran ya da ortadan kaldıran ,dolayısıyla hakkın özüne dokunanbir sınırlama olmadığı açıktır"gerekçeleri ile yasal düzenlemelerin iptal taleplerini red etmiş,böylece uzlaşma yoluna gidilmesini zorunlu bir unsur,uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği ya da altı aylık süre uzlaşmaya davet olmaksızın sona ermesi halinde bu tarihten itibaren işleyecek ve üç aylık süre de dava açılmasında hak düşürücü süre olarak benimsenmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafça;30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6.maddede öngörülen uzlaşma yoluna gitmek üzere ilgili idareye başvuru şartı yerine getirilmeden dava açıldığı anlaşıldığından,6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanununun 155/2.maddesinin 1.cümlesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görüşmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince ,BOZULMASINA ,temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine,09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 24-05-2013, 16:03   #195
Yada

 
Varsayılan

Yaşananlar inanılır gibi değil doğrusu. Şimdi ne olacak 5. hukuk dairesi ile içtihat farklılığından içtihatların birleştirilmesi kararı çıkana kadar 5hd onayacak 18 hd bozma verecek muhtemelen içtihatların birleştirilmesinden de uzlaşmanın dava şartı olduğuna dair karar çıkacaktır.

Bu durumda ise yeni torba yasa ile gelecek olan gecici 16. maddenin 10. fıkrasına göre uzlaşmak istenmediğinin mahkemeye bildirilmesi durumunda davaya devam edilmesi gerekir diye düşünüyorum. Sonuçta kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalar için bu hakkı tanıyor olacak.

Öte yandan torba yasada gelecek olan maktu vekalet ücreti için mevcut davalarda 5. Hukuk Dairesi nisbi vekalet ücretlerini onar diye düşünüyorum ama 18 hukuk dairesi kesinlikte maktu uygulacaktır. Bu sebeple de içtihadı birleştirme kararı çıkar sanıyorum.

5999 sayılı yasa ile getirilen geçici 16. madde mülkiyet hakkı ihlal edilenlerin AİHM den aldığı kararlar neticesinde çıkarılmıştı ve bu doğrultuda hak ihlallerinin önlenmesi amacı güdüyordu. Oysa son değişiklik özellikle geçici 17. madde ile mülkiyet hakkının çok açık ihlalidir.Anayasa mahkemesi özellikle geçici 17'yi iptal eder diye düşünüyorum geçici 16 da önceki iptallerden farklı bir şey çıkacağınıda sanmıyorum. Görünen o ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde yine dosyalar yığılacak.
Old 24-05-2013, 17:07   #196
ümitkar

 
Varsayılan

Bu madde gereğince idarenin mal ve hakları haczedilemez. Vekalet ücreti maktu olacak. uzlaşma için 6 ay bekle ondan sonra bir üç ay daha bekle ondan sonra Anayasa mahkemesi iptal etsin. Hükumet yeni bir kanun çıkarsın böyle uzayıp gitsin. işin sonu nereye varır bilemiyorum. Karar düzeltme aşamasında bir tane dosyam var. O zaman vatandaşa açılan davalarında vekalet ücretlerini düşürsünler hatta mahkemeler yargılama dahi yapmasınlar bizim yerimize karar versinler. Hayırlısı....
Old 24-05-2013, 20:49   #197
armegedon23

 
Varsayılan

Köprüyü geçenlerin marifeti bunlar...

Hukuk katliamı...

Yaşasın AİHM...
Old 24-05-2013, 22:48   #198
Cengiz Kesici

 
Varsayılan

17 ile geçici 7 iptal olur.
16 ile gelen geçici 6 ile maktu vekalet ğcreti nasıl uygulanır.
Her türlü vekalet ücreti maktu olur ile kast edilen nedir?
Mevcut davalar nispi mi maktu mu olacak
Kanaatimce nispi olmalı ama dava neticesinde yaptığımız
İcra takibinde nasıl uygulanacak!
Old 24-05-2013, 22:50   #199
armegedon23

 
Varsayılan

5999 sayılı yasanın geçici 6.maddesi 1956-1983 yılları arasında meydana gelen uyuşmazlıklarda davalı idareye başvuru yapılması halinde uzlaşmanın esas olacağını emrediyordu. Kanun metninde davalı idareye başvuru yapılmasının zorunlu olduğuna dair hiç bir hüküm olmamasına rağmen yerel mahkemelerin bazıları dava şartı yokluğundan davaların reddine karar verdi. Akabinde Yargıtay 5. Hukuk Dairesi bu yasanın dava açma hakkını ortadan kaldırır mahiyette olmadığını ve hak arama özgürlüğüne sınırlama getirilemeyeceğinden bozmuştu. Şimdide 18. Hukuk dairesi başta kanun lafzına aykırı olarak Anayasa Mahkemesinin kararını eksik yorumlayarak, 5. Hukuk dairesinin de kararlarının tam aksine bir karar verdi.

1- 5999 sayılı yasanın geçici 6.maddesinde başvuru zorunluluğuna dair emredici bir hüküm yok. Nitekim kanunda başvuru yapılması halinde ibaresi geçmektedir.

2- Anayasa mahkemesine yapılan başvuruda 3 aylık sürede dava açmayan kişilerin dava hakkını yitirmeleri başvuru sebebi olarak gösterilmiş, Anayasa Mahkemesi ise sadece bu 3 aylık süre ile ilgili başvuruyu reddetmiştir. Anayasa mahkemesinin kararında 3 aylık sürenin hak arama özgürlüğüne sınırlama getirmediği belirtilmiştir. Maalesef aynı Anayasa Mahkemesi 2003 yılında Kamulaştırma kanununda yer alan 20 yıllık hak düşürücü süreyi mülkiyet hakkına sınırladığı görüşü ile bu maddeyi iptal etmişti. 20 yıllık süreyi mülkiyet hakkına getirilen bir sınırlama gören Anayasa mahkemesi bu kararından 10 yıl geçtikten sonra 3 aylık süreyi sınırlama olarak görmemiştir.
Old 24-05-2013, 22:58   #200
armegedon23

 
Varsayılan

Anayasa mahkemesi bu kanunu hele hele yeniden düzenlenen geçici 6. maddeyi tümden iptal eder diye temenni ediyorum.

Zira kanun sana kamulaştırma kanunu gereğince özel mülkiyete konu taşınmazları satın alma yolunu bahşetmişken sen vatandaşın malını gasp edeceksin. Sonra kanun çıkaracak ve diyeceksin ki ben senin malını gasp etsem de ben değil sen ayağıma geleceksin, sadece açacağın dava tazminat davası olacak ve hatta bu davayı 3 ayda açmazsan bu hakkını da kaybedeceksin.

Bir zamanlar Anayasa Mahkemesi 3 kez iptal etmesine rağmen Bütçe Kanunları ile ilama bağlı borçlara düşük faiz ödemek isteyen mantığa benziyor.
Old 26-05-2013, 10:38   #201
Av.Nevin Canruh

 
Varsayılan

Neredeyse her çıkan kanunu Anayasa Mahkemesine götüren anamuhalefet bu yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi ne başvurmayacakmış.Hayırlı olsun
Old 26-05-2013, 12:54   #202
Cengiz Kesici

 
Varsayılan

Derdest davalardaki vekalet ücretleri ne olacak
İcra vekalet ücreti ne olacak
Yargıçlarında kafası karışmış durumda
Old 26-05-2013, 15:27   #203
Av. Yasin Yıldız

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Nevin Canruh
Neredeyse her çıkan kanunu Anayasa Mahkemesine götüren anamuhalefet bu yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi ne başvurmayacakmış.Hayırlı olsun




Kaynak nedir ustad?
Old 26-05-2013, 15:57   #204
criminal

 
Varsayılan

Düzenleme, vatandaşın hak arama imkanını elinden tamamen alıyor.Madde metni tamamen bir garabet.Bu metnin hukukçu milletvekilleri tarafından kabul edilmesi ise çok daha vahim.
Old 27-05-2013, 08:49   #206
Av. Yasin Yıldız

 
Varsayılan

Bu kanunun çıkması tam bir hukuk garabeti olmakla birlikte gerek Barolar birliğinin gerekse mensubu olduğumuz baroların bu konuda yeterince duyarlılık göstermemesi esasında çok acı bir durumdur.
Biliyorusunuz ki kanun Genel Kurulda kabul edildi. Mevcut durum gereği Cumhurbaşkanın yasayı olduğu gibi onaylayarak yayınlayacağını düşünüyorum. Bu durumda tek umudumuz Anayasa Mahkemesi kalıyor. Ancak muhalefet partilerinin de bu konuda yeteri kadar duyarlılık gösterecekleri hususunda şüpheliyim. Dolayısıyla eğer bu yasada değişiklik yapılacaksa bu biz avukatlar ve bağlı olduğumuz meslek örgütlerinin çabaları ile olacaktır.

Ben konuya dikkat çekmek ve gerekli girişimlerde bulunmak hususunda İstanbul barosu ile Barolar Birliğine aşağıda yazılı olan maili gönderdim. Eğer bu tür mail ve başvurular çoğalırsa konuya daha duyarlı bakacaklarına inanıyorum. Dolayısıyla siz sayın Meslektaşlarımdan gerek barolara gerekse Barolar Birliğine buna benzer başvurular yapmanızı rica ediyorum. Belki işe yaramayacaktır ama en azında biz elimizden geleni yapalım.

-----------------------------------------------------------------

Sayın Meslektaşlarım.

Biliyorsunuz ki son günlerde, gündemde alkol yasası olarak da bilinen bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkındaki kanunda oldukça tepki çeken bir takım yasal düzenlemeler yapıldı. Ancak düzenlemelerin devam maddelerinde, özellikle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda yapılan değişiklikler ve konulan ek maddeler biz avukatları oldukça yakından ilgilendirmektedir.



Bu düzenlemeler tamamen hukuk ve adalet duygularını rencide etmekte, Anayasanın amir hükümlerini hiçe saymaktadır. Özellikle açtığımız ve/veya Yargıtay’da olan fakat henüz kesinleşmemiş olan dosyalarımızda dahi, Mahkemelerin nisbi oranda tayin etmiş olduğu karşı taraf vekalet ücretlerinin geçmişe yönelik olarak maktu vekalet ücretine çevrilmiş olması tam bir hukuk katliamıdır. Bu düzenlemenin devamı olan 23. maddeyi ise açıklayabilecek hiçbir söz yoktur. Zira bu düzenleme de insanların hak arama hürriyetine ve Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına açıkça yapılan bir saldırı söz konusudur.


Mesleğim gereği bu düzenlemelerin, tekliften kanunlaşmasına kadar tüm aşamalarını yakıdan takip ettim. Ancak üzülerek söylüyorum ki ne İstanbul Barosunun ne de diğer baroların bu yasanın çıkmaması veya düzeltilerek çıkması konusunda bir girişimde bulunduklarını göremedim.



Kanun halen TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiştir. Cumhurbaşkanının da mevcut durum gereği düzenlemeyi olduğu gibi onaylayacağı kanaatindeyim. Bu durum karşısında tek umudumuz yasanın Anayasa Mahkemesince iptal edilmesidir. Ancak muhalefet partilerinin bu konuda yeteri kadar duyarlılık gösterecekleri hususunda şüpheliyim.



Özetle; avukatın sorunları ile ilgilenen ve onların hak ve çıkarlarını korumak misyonunu üstlendiğine inandığım İstanbul Barosu ile siz sayın meslektaşlarımdan, konuyu duyarlılıkla takip etmenizi ve Anayasa ve milletlerarası hukuk normlarına açıkça aykırı olan bu yasanın iptali ve/veya düzeltilmesi hususunda gerekli girişimlerde bulunmanızı saygılarımla rica ediyorum.
Old 27-05-2013, 12:41   #208
Av.Nevin Canruh

 
Varsayılan

Ne İstanbul Barosu internet sitesinde ne de Barolar Birliği internet sitesinde kanuya ilişkin hiç bir bilgi haber yok.Oysa Belediyeler birliği anasayfa yapmış haberi ve zaferlerini Ben gazeteci olan tüm arkadaşlarıma aynı değişikliklerin 2010 yılında yapılıp Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesine rağmen şuan tekrar kabul edilmesini ,belediyelerin zaman kazanmaya çalıştığını anlattım.Haber yapacaklar ancak gazeteler de yer alıp almayacağı tabi ki onların takdirinde değil

Ayrıca Yasin Beyin dilekçesini aynen kopyalayıp bende İstanbul Barosu ve Barolar Birliği'ne gönderdim.En azından davalarım için hiçbir şey yapmadım demeyeceğim.
Old 27-05-2013, 14:39   #209
avcetin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan criminal
Kısmen düzeltilerek Genel kurulda kabul edilen madde metni:
http://www.tbb.gov.tr/download.php?d...cin-tiklayiniz

Yasin Bey, öncelikle iyi günler diliyorum.

Belirtmiş olduğunuz linkteki önemli bir hususu belirtmek istdim. Maddenin teklif edilen halinde giriş kısmında "....olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 31/12/2012 tarihi arasında..." ibaresi vardı. http://www2.tbmm.gov.tr/d24/2/2-1524.pdf bu linkten teklif metnine ulaşabilirsiniz.

Sizin belirtmiş olduğunuz linkte ise tarih kısmı "...09/10/1956 ile 04/11/1983 tarihleri..." olarak görünüyor.

Acaba bu hususta, kanun teklifi meclis gündemiyken bir önerge mi teklif edildi? Bu hususta bilginiz var mı? Saygılarımla..
Old 27-05-2013, 15:31   #210
armegedon23

 
Varsayılan

1983 ile 2012 yılları arasında çıkacak uyuşmazlıklarda daha once aynı duzenleme yapılmış ve anayasa mahkemesince iptal edilmisti, bu nedenle metinden çıkararılmış. 6111 sayili yasanın geçici 2. Maddesi olması gerek iptal edilen madde.

Şimdi vatandaş beni dava acmaya zorladınız bende avukat tuttum ve avukatıma avukatlik kanunu madde 164 gereğince %... verdim dese vatandaşın zararını kim karşılayacak?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Kamulaştırmasız El Atma Davasında Müstakbel El atma Olur Mu? avukat.derviş.yıldızoğlu Meslektaşların Soruları 4 19-08-2011 15:04
6111 sayılı ( TORBA ) kanun kapsamında yapılandırılması öngörülen kamu alacakları Muhsin KOÇAK Mali Hukuk Çalışma Grubu 3 21-03-2011 10:29
6111 sayılı kanun kapsamında yapılandırma yapılırken dikkat ! Muhsin KOÇAK Mali Hukuk Çalışma Grubu 0 16-03-2011 00:35
İdari para cezası -6111 sayılı yasa ekinheval Meslektaşların Soruları 1 02-03-2011 17:07


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06482911 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.