Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

ikinci zümrenin reddi mirası?

Yanıt
Old 28-04-2008, 14:08   #1
Av.Ayse E.

 
Varsayılan ikinci zümrenin reddi mirası?

murisin birinci zümreden kızı mirası red etmiştir.Muris eşi ile yıllar önce boşanmıştır.Muris bankalara ve çeşitli yerlere hayli yüklü borç bırakmıştır..Şimdi ikinci zümre olan kardeşleri ile annesinin icra takiplerine maruz kalmamaları için mirası red davası yada tescili davası açması gereklimidir...cevap veren meslektaşlarıma şimdiden teşekkurler...saygılarımla...
Old 28-04-2008, 16:07   #2
recepbarlas

 
Varsayılan

Mirasın reddi süresi,murisin ölümünden itibaren 3 aydır. Veya murisin ölümünü öğrenmesinden itibaren bu süre başlar. Kardeşlerinin ve annesinin de red davası açması gerekir.Çünkü anladığım kadarı ile alt zümre olarak sadece kızı var.Eğer bu süreler kaçmışsa davanız reddedilir. Ancak, muris borca batıksa miras reddedilmiş sayılır. Bu durumda da murisin borca batık olduğunu dava ile ispatlamanız gerekecek.
Old 28-04-2008, 19:11   #3
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

Sayın meslektasım öncelikle cevabınız için teşekkür ederim... davayı açtık..ancak hakimle görüşmemiz sonucunda tıkandığımız bir yer var...tıkandıgımız nokta bu durumda bizce Medeni kanun 611 uygulanarak (mirasçılığın ikinci zümreye geçmesi nedeni ile ) davamızın kabul edilmesi gerekir... ancak davaya bakan hakimde 611 de uygulanabilir 612 de (en yakın mirasçısı olan tek kızı var ve kızı mirası red ettiğinden bu maddede uygulanabilir) diyor...ben davayı red edeyim...612 madde gereğince alacaklılar tasfiye istesinler..bizde bu davalarla çok karşılaşıyoruz ortada net cevap yok...sizde temyiz edin içtihat oluşturalım dedi..:).görüşlerinizi bekliyorum..iyi çalışmalar...saygılarımla...

sonradan eklenmiştir...
1.zümre kızı ve eşi (ölümden önce boşanma olduğu için bu zümrede tek mirasçı kızı kalıyor)
1.zümre mirası red etmiştir..
2 zümrede murisin annesi ve murisin kardeşleri (murisin babasından kendilerine düşen mirasdan dolayı) vardır...
Old 28-04-2008, 20:05   #4
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

En yakın mirasçı olarak tek bir kişi, mesela mirasbırakanın bir oğlu varsa ...bu takdirde de 612 madde hükmü uygulanmak gerekir mi ? Buna olumlu cevap vermek ve böyle bir halde de, resmi tasfiye yoluna gidilmek gerektiği kanaatindeyiz . ( Yarg.2.hd.34.4.1981 t, 3041/3099 saylılı kararı )
Zahit İMRE, Hasan ERMAN, Miras Hukuku 2003 sh. 348)

T.C.
YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 1981/3041

K. 1981/3099

T. 23.4.1981

DAVA : Lütfiye tarafından açılan reddi miras davasının yapılan muhakemesi sonunda, davanın reddine dair verilen hükmün Lütfiye tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İstek mirasın reddinin tesciline ilişkindir.
KARAR : MK.nun 551. maddesi, birden çok mirasçının mevcut olması ve bunlardan bir kısmının mirası kabul etmesine, rağmen bir kısmının mirası reddetmesi hali için öngörülmüş olup, bu gibi durumlarda mirası red edenin yerini altsoyu (füruu) alır. Yani onlar ölenin mirasçısı olurlar. Mirasçıların tümü mirası red ederler ise bu takdirde MK. nun 552-553. maddlerine göre işlem yapılır.
Miras bırakanın sadece bir çocuğunun bulunması ve onun da mirası red etmesi halinde de bütün mirasçıları red etmiş gibi MK. nun 552-553. maddeleri çerçevesinde uyuşmazlık çözülür. Bu durumda MK.nun 551. maddesi uygulanamaz.
Olayda Ülfet ölmüş, tek çocuğu (evladlığı) Fatma kalmış ve süresinde mirası reddetmiştir. Yukarıda açıklandığı gibi ölenin tek mirasçısı olan kızı mirası reddettiğine göre onun yerini kendi füruu yani davacı alamaz. Çünkü MK.nun 551. maddesinin şartı gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca MK.nun 552-553. maddeleri çerçevesinde işlem yapılması gerekir.
Az önce açıklanan gerekçeler karşısında davanın reddi sonucu bakımından kanuna uygun bulunduğundan kararın ONANMASINA ve onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23.4.1981 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (KAZANCI)
-----------
MK. madde 551= TMK mad.611
Old 28-04-2008, 20:33   #5
recepbarlas

 
Varsayılan

Sayın Üstadlarım bilgisizliğimi maruz görün.Şimdi ben şunu anlayamadım. Sn.Ayşe Hanım'ın olayında yasal mirasçılar kim? Bildiğim kadarı ile kızı ve annesi. Kızı mirası reddettiğinden annesi ve ikinci zumreden olan kardeşleri. 611/1'de açıkça Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.Olayda da kızı reddetmiş.Annesi de zaten muris öldüğünde yasal mirasçı. Kardeşler de, kız reddettiği için mirasçı oldular.
Daha bunlar da reddetmedi ki 612 uygulansın.Bence önce mirasçı durumunda olanların hepsi reddedecek ki,612 uygulansın.
Yani daha en yakın mirasçıların tamamı henüz reddetmemiş ki.
(eğer yanlış anladıysam lütfen düzeltin)
Old 29-04-2008, 12:03   #6
Av. Ali Özcan

 
Varsayılan

sayın Recep BARLAS ın görüşlerine katılmakla birlikte tüm yasal mirasçıların mirası reddetme hususunun süresi konusunda kafam biraz karışık. süre üç ay ve bu süre kişinin yasal mirasçı olduğunu öğrendiğini tarihten itibaren başlayacaktır. bu durumda mirası ölenin yasal varisi olan kızının reddettiği olayda bu durum uygulamada nasıl sonuç buluyor? yani o reddedince yasal mirasçı durumuna geçen diğer kişilere yasal mirasçı sıfatını kazandıkları tebliğ mi ediliyor. tebliğ edilmezse üç aysüre başlamıyor mu?
Old 29-04-2008, 15:15   #7
recepbarlas

 
Varsayılan

Genelde mahkemeler,sonradan mirasçı olmuşlarsa beyana bağlı kalarak süreyi başlatıyorlar.Şu tarihte öğrendim deniliyorsa bununla yetiniyorlar.Ama mirasın reddi kararı tebliğ edilmiyor.Edilirse de süre tebliğ tarihinden itibaren başlar tabi.
Old 29-04-2008, 16:51   #8
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

"Ölenin tek mirasçısı oğlu A.H. mirası ret etmiştir.
Olayda Medeni Kanunun 551 maddesi değil , 552-553 maddelerinin uygulanması gerekir.
Hal böyle olunca miras ölenin kardeşlerine geçmez.
Tereke tasfiye olunur. " (Y.2.HD.2.6.1977 T. 4309-4574)
Esat ŞENER, Miras Hukuku Şerhi,1988 ,sh: 1368)
Old 05-08-2008, 15:46   #9
uye8490

 
Varsayılan

Konu benzerliği dolayısıyla ayrı bir forum açmak yerine

bu forumda siz değerli meslektaşlarımızın görüşünü sormak istiyorum.

Anne baba ,ölen çocuklarının mirasını yasal süresi

içerisinde reddetmek istiyorlar.

Bu durumda ,anne baba ve kardeşlerin aynı davada reddi

miras talebinde bulunmalarının sakıncası var mı?Çocukların henüz yasal mirasçı sıfatını

taşımadıklarından bahisle dava reddedilebilir mi?

Emek verip yanıtlayan meslektaşlara şimdiden teşekkür ederim.
Old 05-08-2008, 19:24   #10
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre hükme bağlanır kuralı uyarınca, erken (zamansız) açılmış dava olarak değerlendirilebilir, kanaatindeyim.


Alıntı:
Konu benzerliği dolayısıyla ayrı bir forum açmak yerine

bu forumda siz değerli meslektaşlarımızın görüşünü sormak istiyorum.

Anne baba ,ölen çocuklarının mirasını yasal süresi

içerisinde reddetmek istiyorlar.

Bu durumda ,anne baba ve kardeşlerin aynı davada reddi

miras talebinde bulunmalarının sakıncası var mı?Çocukların henüz yasal mirasçı sıfatını

taşımadıklarından bahisle dava reddedilebilir mi?

Emek verip yanıtlayan meslektaşlara şimdiden teşekkür ederim.
Old 06-08-2008, 10:17   #11
uye8490

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım yanıtınız için teşekkürler.
Ben de anne ve babanın reddi miras taleplerinin kabulünden sonra yasal mirasçı sıfatını kazanacak olan kardeşlerin reddi miras talebinde bulunmalarının daha doğru olacağını düşünüyorum.Ama insan bildiği bir konuda bile "hata yaparım" korkusuyla bazen tereddüte düşebiliyor.
Old 26-04-2009, 21:32   #12
hermes53

 
Varsayılan

kızının çocuğu olmadığı için miras yukarı çıkar anne ve babasına bunlar ölü ise veya mirası red ederlerse miras bunların mirascılarına geçer yani bu durumda kardeşine kardeşi ikinci zümre mirascıdır. Bu da red ederse üçüncü zümreye geçer bunlarda red etmesi halinde miras devlete geçer.Bu durum tasfiye kararını garektirir diye düşünüyorum.
Old 17-05-2009, 13:23   #13
hermes53

 
Varsayılan mirasın reddi yükümü

Mirasın reddi konusunda iki durum önemli .Mirasçılardan birisi mirası red etmişse TMK 611. madde uygulanır, tamamı red etmişse 612 ve 613. madde uygulanarak mirasın tasfiyesi kararı verilmesi gerekir. Yukarıdaki açıklamamı bu açıklamayla düzeltme gereği duydum .Saygılarımla
Old 10-05-2016, 12:54   #14
Av. V. Gözde Arıkaya

 
Varsayılan

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

Esas No : 2006/20121
Karar No : 2007/15469



DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davacı,alacağı karşılığı 1719 ada 257 parseldeki davalı-borçlu Tahsin ve kardeşi Mahmut'un hisselerine haciz konulduğunu,Mahmut P.'ın ölümüyle eş ve çocuklarının mirası red ettiklerini,1. İcra Tetkik Hakimliğine ait 2004/243 sayılı dosyada verilen yetkiye istinaden Mahmut'un mirasçılarının anne ve babası olduğuna dair veraset ilamı aldıklarını,baba Feti'nin mirası ret etmeden öldüğünü,davalı borçlu Tahsin'in bu gayrimenkul dışında malvarlığı olmadığını,babası Feti'nin kardeşi Mahmut'tan gelen miras nedeniyle babanın mirasını ret ettiğini bu ret kararının iptalini istemiştir.

Türk Medeni Kanunu'nun 613. maddesi uyarınca; "altsoyun tamamının mirası reddetmesi halinde bunların payı sağ kalan eşe geçer." 612. maddesi uyarınca da; "en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir."

Mahmut P. 17.3.2004 tarihinde vefat etmiştir. En yakın mirasçı olan eş ve çocukları 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 5.5.2004 tarih 403/486 sayılı ilamı ile mirası red etmişlerdir.

Mahmut P.'ın mirası en yakın kanuni mirasçı sıfatı taşımayan anne,babasına intikal etmez. Tasfiye sonunda arta kalan değerler mirası ret etmemişler gibi Mahmut mirasçılarına verilir. (TMK.612/2.fıkrası) Bu yasal hükümlerin aksine verilmiş mirasçılık belgesi ve ret kararları sonuca etkili değildir.

Davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA,temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,12.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.


Sayın meslektaşlarım, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından ret durumunda bir sonraki zümrenin de mirası reddetmesine gerek yoktur. Örneğin, muris öldüğünde eşi v 3 kızı hayattadır. Eşi ve üç kızı mirası reddetmiştir. Bu durumda, murisin hayatta olan annesinin de mirası reddetmesi gerekmez diye düşünüyorum. Çünkü en yakın yasal mirasçıları eşi ve üç kızıdır. Ve hepsi de reddetmiştir, iflas hükümlerine göre tasfiye edilmelidir.
Old 22-07-2016, 14:11   #15
ekinheval

 
Dikkat

YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2010/16264
K. 2011/5468
T. 28.3.2011

• MİRASIN REDDEDİLMESİ ( Mirasçılar Mirası Reddederken Kendilerinden Sonra Gelen Mirasçılardan Mirası Kabul Edip Etmeyeceklerinin Sorulmasını Tasfiyeden Önce İsteyebilecekleri - Ret Sulh Hakimi Tarafından Sonra Gelen Mirasçılara Bildirilir ve Bunlar Bir Ay İçinde Mirası Kabul Etmezlerse Reddetmiş Sayılacakları )
• MİRASIN KABUL EDİLMEMESİ ( Mirasçılar Mirası Reddederken Kendilerinden Sonra Gelen Mirasçılardan Mirası Kabul Edip Etmeyeceklerinin Sorulmasını Tasfiyeden Önce İsteyebilecekleri )
• MİRASIN TASFİYESİ ( Miras İflas Hükümlerine Tasfiyeye Tabi Olduğu - Miras Mirasbırakanın Kardeşine Geçmediği/Bu Kişinin Ret Hakkı Bulunmadığı/Bu Husus Gözetilmeden Davacının Ret Beyanının Tespit ve Tesciline Karar Verilemeyeceği )
4721/m.612,614/1-2
ÖZET : Mirasçılar, mirası reddederken, kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu takdirde ret, Sulh hakimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirilir, bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse, reddetmiş sayılırlar. Olayda miras en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunmuş, bunlar kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmediklerinin sorulması yönünde bir talepte bulunmamışlardır. Bu halde miras iflas hükümlerine tasfiyeye tabidir. Miras, mirasbırakanın kardeşine geçmemiştir, bu kişinin ret hakkı bulunmamaktadır. Bu husus gözetilmeden davacının ret beyanının tespit ve tesciline karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Mirasbırakan 25.05.2008 tarihinde ölmüş, en yakın yasal mirasçıları olan eşi ve çocukları üç ay içinde mirası kayıtsız ve şartsız reddetmişlerdir. En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, Sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. ( TMK.md.612 ). Mirasçılar, mirası reddederken, kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu takdirde ret, Sulh hakimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirilir, bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse, reddetmiş sayılırlar ( TMK.md.614/1-2 ). Olayda miras en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunmuş, bunlar kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmediklerinin sorulması yönünde bir talepte bulunmamışlardır. Bu halde miras iflas hükümlerine tasfiyeye tabidir. Miras, mirasbırakanın kardeşine geçmemiştir, bu kişinin ret hakkı bulunmamaktadır. Bu husus gözetilmeden davacının ret beyanının tespit ve tesciline karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 28.03.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Davacı, SGK borçları olan mirasbırakanın yasal mirasçısı değildir. TMK 612.madde gereğince en yakın mirasçıların tamamı tarafından reddolonan miras Sulh hakimince iflas hükümlerince tasfiye edilecektir.
Eş ve çocukların mirasçı olarak kaldığı durumda, eş ve çocukların tamamı tarafından Türk Medeni Kanununun 605/1, 609. maddeleri gereğince mirasın gerçek reddi yoluyla miras reddolunmuşsa; Türk Medeni Kanununun 612.maddesindeki en yakın mirasçı kavramı içine, mirasbırakanın kardeşleri girmez. Böyle bir davada mirasın iflas hükümleri gereğince resmen tasfiye edilmesi gerekir.
Mirasbırakanın kardeşi ve davalı SGK. Borçlusu olan davacının; açıklandığı gibi, en yakın mirasçı kavramına dahil olmadığı ve bu nedenle Türk Medeni Kanununun 605/1.maddesi gereğince mirasın gerçek reddi işlemini yapma veya Türk Medeni Kanununun 605/2.maddesi gereğince "terekenin borca batıklığının tespiti" davası açmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı mirasçı sıfatıyla SGK borçlusu olan mirasbırakanın borçlarından sorumlu olmadığından; incelenen davayı açmasında hukuksal yararı yoktur. Davacı, dava açmadaki beklediği sonucu, SGK tarafından kendi aleyhine açılan rücu davasında savunma yoluyla ileri sürebileceği gibi; taraf sıfatı da dava koşulu olduğundan mahkemece de kendiliğinden gözetilecektir. Bu nedenle, hukuksal yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Hükmün açıkladığım bu değişik gerekçeyle bozulması gerektiğini düşünüyorum.
Üye
İrfan Okur
Old 01-03-2018, 13:16   #16
av.hande85

 
Varsayılan

Merhabalar benimde bir sorum olacaktı. Muris çocuksuz bekar vefat ediyor miras ikinci zümrede anne ve babasına geçiyor ancak baba muristen önce vefat etmiş ve başkaca çocuk yok. ikinci zümrede sadece anne var. Ancak baba ile anne yıllar önce boşanmış olması dikkate alındığında babanın payı 3. zümreye geçer mi yoksa boşanma olsada tüm miras anneye kalacak mıdır?
Old 01-03-2018, 21:59   #17
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.hande85Miras
Merhabalar benimde bir sorum olacaktı. Muris çocuksuz bekar vefat ediyor miras ikinci zümrede anne ve babasına geçiyor ancak baba muristen önce vefat etmiş ve başkaca çocuk yok. ikinci zümrede sadece anne var. Ancak baba ile anne yıllar önce boşanmış olması dikkate alındığında babanın payı 3. zümreye geçer mi yoksa boşanma olsada tüm miras anneye kalacak mıdır?
TMK MADDE 496 :Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar.

Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.

Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır
----------------------------
1.) Miras bırakanın bekar ve çocuksuz olarak ölümü ile altsoyu bulunmadığından mirası kural olarak 1/2 pay olarak anaya 1/2 pay olarak da babaya gider.(TMK 496/1)

2.) Baba miras bırakandan önce öldüğünden alt soyu olsaydı kendisine ait 1/2 pay halefiyet yolu ile diğer 2.zümre mirasçıları olan babanın alt soyuna giderdi. (TMK 496/2)

3.) Halefiyet yukarıya doğru işlemeyeceğinden 3.zümre mirasçı olamaz. Babanın alt soyu da olmadığına göre, baba tarafında hiç mirasçı bulunmadığından artık 1 fıkra gereği baba tarafına 1/2 pay ayrılmaz ve mirasın tamamı kanun icabı sağ olan anaya kalır.(TMK 496/3) Ana babanın boşanması kendilerine ait miras payının dağıtımında etkili olur ölen müşterek çocuklarının miras payının dağıtımını etkilemez.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hakimin reddi talebinin reddi veya kabulü halinde bu kararın temyizi ultrantalya Meslektaşların Soruları 14 04-07-2010 13:34
Boşanmanın Reddi,nesebin Reddi,Velayet KONUK Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 02-08-2007 19:30
Yetki itirazının reddi kararından sonra dava davalı vekili tarafından takip edildiğinden karar düzeltme talebinin reddi dark Hukuk Soruları Arşivi 6 30-11-2006 23:58
Mirası Red Mağdur Hukuk Soruları Arşivi 1 13-02-2002 18:09


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05357790 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.