Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Limited Şirketlerde İmza Yetkisi

Yanıt
Old 31-05-2012, 23:36   #1
AvFıratArslan

 
Varsayılan Limited Şirketlerde İmza Yetkisi

Müvekkiller x limited şirketinin %80 ve % 10 ortaklarıdır.Diğer yüzde 10luk pay sahibi şirket müdürüdür ve şirketin tek imza yetkilisidir.Şirket müdürü hakkında azil davası açıldı ve şu an henüz tensip aşamasındadır.
Sayın Meslektaşlarıma sormak istediğim şudur?

a) %10 PAY sahibi müvekkilimize imza yetkisini(ikinci bir müdür olarak) en kısa sürede nasıl alabiliriz.? TTK 538. MADDE hakkında uygulama nasıl işliyor?

b) Şirket müdürünün azli davası şu an tensip aşamasında bu davada tedbir kararı veriliyor mu? Uygulamada genelde bilirkişi raporundan sonra verilmekte OLDUĞU SÖYLENİYOR. Uzman görüşü ile şirket defterleri incelendiğinde Mahkemenin tavrı ne olur bu konudaki görüşlerinizi bekliyorum.

Herkese çok teşekkür ederim...
Old 01-06-2012, 10:07   #2
Av.Tuğba Elmas

 
Varsayılan

Yargıtay 11 HD 2004/156 E. - 2004/1953 K. 01.03.2004
ÖZET: Esas sermayenin 1/10'una sahip azınlığın genel kurulu toplantıya çağırması için davanın, doğrudan doğruya ortaklığı hasım göstererek ya da ortaklığı temsilen yönetim kurulu aleyhine açılması gerekirken sadece şirket müdürü aleyhine açılan davanın pasif husumetten reddi gerekir.
(6762 S. K. m. 538)

Taraflar arasında görülen davada Niğde Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2003 tarih ve 2003/523 - 2003/778 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin, ortağı olduğu N. Mozaik Üretim Pazarlama Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin umumi heyetinin toplanması için davalı şirket müdürüne müracaat ettiklerini, davalının ortaklar kurulunu toplantıya çağırmadığını ileri sürerek, TTK'nun 538'nci maddesi gereğince ortaklar kurulunun toplantıya çağrılmasına izin verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, Niğde Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nin 2003/259 Esas ve 422 Karar sayılı dosyasının tarafları ve konusunun aynı olduğunu savunarak, dosya temyiz aşamasında olduğu için derdestlik İtirazında bulunmuştur.

Mahkemece, toplanan delillere göre, 2003/259 Esas ve 422 Karar sayılı ilam incelendiğinde davanın, davacıların dava açmadan önce şirket müdürüne müracaat etmemeleri sebebiyle usulden reddedildiğini, basit yargılama usulüne tabi bu davada derdestlik itirazında bulunulamayacağı, esas sermayenin 1/10'undan fazlasını temsil eden davacıların şirket müdürüne umumi heyetin toplanması için müracaat ettikleri ihtarnamenin usulüne uygun olarak davalıya 01.08.2003 tarihinde tebliğ edildiği, buna rağmen davalının süresinde ortaklar kurulunu toplantıya çağırmadığı, TTK'nun 538'nci maddesinde aranan şartların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, limited şirket ortaklar kurulunun mahkemece toplantıya çağrılması isteminden ibarettir. TTK'nun 538/2'nci maddesine göre, limited şirkette esas sermayenin 1/10'unu temsil eden ortak veya ortaklar, toplantının maksadını göstermek suretiyle umumi heyetin toplantıya çağrılmasını isteyebilirler. Dosyanın incelenmesinde şirketin davada temsil edilmeyen başka ortaklarının da bulunduğu anlaşılmaktadır. TTK'nun 538'nci maddesi gereğince esas sermayenin 1/10'una sahip azınlığın genel kurulu toplantıya çağırması için davanın, doğrudan doğruya ortaklığı hasım göstererek ya da ortaklığı temsilen yönetim kurulu aleyhine açılması gerektiği gözetilmeden sadece şirket müdürü aleyhine açılan davanın pasif husumetten reddi gerekirken, esasa girilerek kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda i nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Sayın meslektaşım, TTK m.538'in uygulanmasına ilişkin bulabildiğim emsal Yargıtay kararıdır. Bildiğim kadarıyla, limited şirket müdürünün mahkeme kararıyla azledilmesine ilişkin TTK m.543'ün uygulaması daha farklı biçimdedir.
Old 01-06-2012, 10:18   #3
Av.Tuğba Elmas

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY

11.Hukuk Dairesi
Esas: 1999/3807
Karar: 1999/4474
Karar Tarihi: 26.05.1999

LİMİTED ŞİRKET MÜDÜRÜNÜN AZLİ DAVASI - ŞİRKET MÜDÜRÜNÜN İDARE HAKKININ KALDIRILMASINA KARAR VERİLEBİLMESİNİN ŞARTLARI - AZİL SEBEPLERİNİN GERÇEKLEŞİP GERÇEKLEŞMEDİĞİNİN TESPİTİ GEREĞİ

ÖZET: Davalının azlini haklı gösteren sebeplerin bulunması, özellikle davalının görevini yerine getirmesinde basiretsizliğinin veya ağır ihmalinin yahut idarede iktidarsızlığın sabit olması halinde davalının idare hakkının kaldırılmasına karar verilebilir. Azil sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

(6762 S. K. m. 161, 162, 543)

Dava: Taraflar arasındaki davanın Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülerek verilen 22.12.1998 tarih ve 1998/270-1998/911 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, davalının aile fertleri ile O. vitaminli yem san ve Tic. Ltd. Şti.ni kurduğunu, noter onaylı karar defteri ile de şirkete müdür tayin edildiğini, 14.8.1997 günlü hisse devir senedi ile diğer ortakların payının alındığını böylece şirketin yarı yarıya taraflara ait hale geldiğini, müvekkilinin şirketi birlikte yönetme talebi üzerine 3 aydır şirkete gelmediğini, noter tesbiti ve mahkeme aracılığıyla durumun tesbit edildiğini, şirketin idari işlerinin yürümediğini, çalışanların maaşlarının ödenmediğini, fabrikanın sipariş alamadığını, 10 ton kapasiteli fabrikanın günde 5-6 ton üretim yaptığını, yakınlarını sigortalı gibi gösterdiğini, davalının ayrıca yüz kızartıcı suç işlediğinin öğrenildiğini, değişik iş dosyasından davalının görevinin tahdit edilip, kayyım atandığını, TTK. 161-162 maddelerinin şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, davalının Ltd. Şti. müdürlüğünden azli ile yerine bir şirket müdürü atanması hususunda karar verilmesini talep etmiş, 2.7.1998 günlü dilekçesi ile talebin müdür atanması bölümünü müdürlük görevini yerine getirmek üzere kayyum atanması olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.

Davalı vekili, tarafların şirkette %50 pay sahibi olduğunu, müvekkilinin şirket müdürlüğü görevini kötüye kullanmadığını, ihlal etmediğini davacının başvurusu ile D. iş dosyası ile müvekkilinin satış yetkisinin durdurulduğunu, ayrıca müvekkili aleyhine imza sirkülerinin iptali davası açıldığını, davanın reddine karar verildiğini, o davada da bu davadaki isnatların yapıldığını, dolayısıyla o davanın da aynı nitelikte olduğunu, şirkete müdür tayinine ortaklar genel kurulunca karar verileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından davalının görevini yerine getirmede basiretsizlik ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık içinde olduğunun sübuta ermediğini belirterek davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Şu halde, TTK.nun 543. maddesinin yolmasıyla limited şirkette de uygulanması gereken TTK.nun 161. maddesine göre, davalının azlini haklı gösteren sebeplerin bulunması, özellikle davalının görevini yerine getirmesinde basiretsizliğinin veya ağır ihmalinin yahut idarede iktidarsızlığın sabit olması halinde davalının idare hakkının kaldırılmasına karar verilebilir.

Mahkemece davacı iddia ve delilleri yeterince incelenmeden ve taraflar arasında daha önce görülüp, sonuçlandırılan ancak bu dosyada delil olarak sunulan belgelerin davadan sonra sunulduğu belirtilerek incelenmeyen, kesin hüküm de oluşturma durumu olmayan Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/45 E-329 K sayılı dava dosyası da dayanak gösterilerek eksik inceleme ile dava reddedilmiştir.

Buna göre mahkemece, uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla limited şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tarafların iddia ve savunmalarını cevaplandıracak şekilde inceleme, yaptırılarak TTK. 161 maddesinin öngördüğü azil sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

**********************************************

T.C. YARGITAY

11.Hukuk Dairesi
Esas: 2001/10398
Karar: 2002/2664
Karar Tarihi: 25.03.2002
ORTAKLIKTAN ÇIKARMA KARARININ İPTALİ - LİMİTED ŞİRKET MÜDÜRÜNÜN AZLİ - HUSUMET
ÖZET : T.T.K.nun 543. maddesinin yaptığı atıf ile limited şirketlerde ortaklara ait idare ve temsil yetkilerinin kaldırılması hakkında aynı kanunun 161 ve 162.madde hükümleri uygulanır. T.T.K.nun 161 ve 162.maddelerine dayalı olarak ortaklardan biri tarafından açılan davada temsil yetkisi bulunan ve azli istenen müdürün davalı olarak gösterilmesi yeterli olup, ayrıca şirketin bu davada hasım olarak gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. O halde davacı Leman H.'ın, şirket müdürünün azli istemi yönünden işin esasına girilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
(6762 S. K. m. 161, 162, 543)

Dava: Taraflar arasında görülen davada Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.09.2001 tarih ve 2000/541-2001/596 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, davalı ile müvekkillerinin dava dışı limited şirket ortağı olduklarını, anasözleşme ile davalının müdür seçildiğini, 3/4 sermaye payının ödenmediği gerekçesiyle, müvekkillerinden Cemil ve Şükran'ın ortaklıktan çıkarıldığını, oysa sermaye borcunun hiçbir ortak tarafından ödenmediğini, ödeme şekli ve süresinin de ana sözleşmede kararlaştırılmadığını, davalı hakkında azil sebeplerinin de gerçekleştiğini ileri sürerek, ortaklıktan çıkarma kararının iptalini ve davalının şirket müdürlüğü görevinden azlini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, şirketin ortaklardan sermaye koyma borcunun ifasını isteyebileceği, davacıların iki ihtara rağmen borçlarını ödemediklerini, azil nedenlerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 15.06.2000 tarih 2000/4787-5522 sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacıların mahkeme ara kararı ile verilen kesin mehile rağmen Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususu yerine getirmediği gerekçesiyle ve kesin mehile riayetsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ortaklıktan çıkarma kararının iptali istemine yönelik davada, bozma ilamı gereğinin yerine getirilmesine ilişkin verilen kesin süreye riayet edilmemiş olmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davadaki bir diğer talep, T.T.K.nun 161.maddesine dayalı olarak açılan limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.

Taraflar dava dışı G... Elektrik Mühendislik Hizmetleri Taahhüt ve Ticaret Ltd.Şti.nin ortakları olup, davalı Şükrü M.'in anasözleşme ile yetkili şirket müdürü seçilmiş olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davacılardan Leman H. hakkında alınmış bir ortaklıktan çıkarma kararı bulunmamaktadır. O halde bu davacının davası, davalı müdürün azli istemine yöneliktir. T.T.K.nun 543.maddesinin yaptığı atıf ile limited şirketlerde ortaklara ait idare ve temsil yetkilerinin kaldırılması hakkında aynı kanunun 161 ve 162.madde hükümleri uygulanır. T.T.K.nun 161 ve 162.maddelerine dayalı olarak ortaklardan biri tarafından açılan davada temsil yetkisi bulunan ve azli istenen müdürün davalı olarak gösterilmesi yeterli olup, ayrıca şirketin bu davada hasım olarak gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. O halde davacı Leman H.'ın, şirket müdürünün azli istemi yönünden işin esasına girilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, ortaklıktan çıkarma kararının iptali prosedürünün bu davacının istek kalemi yönünden de uygulanması doğru görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar Cemil T. ve Şükran A. vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Leman H. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İhtiyati tedbir isteminize ilişkin olarak, iç ilişki - dış ilişki kapsamında, iyi niyetli 3. kişilerin korunması bakımından talebinizin kabul edilmeyeceği kanısındayım. (Şu an ki müdürün açıkça görevini kötüye kullandığına ilişkin bariz bir deliliniz mevcut değilse) Umarım işinize yarar, kolay gelsin
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
limited şirketlerde denetim sevrim Meslektaşların Soruları 2 25-07-2011 11:24
Limited Şirketlerde Ortağın Denetim Yetkisi Kibitzer Meslektaşların Soruları 8 28-06-2011 14:19
limited şirketlerde pay rehni yunusemre_85 Meslektaşların Soruları 6 13-08-2009 12:59
Limited Şirketlerde Yetki Emin GÜNEŞ Meslektaşların Soruları 3 26-02-2005 21:53


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03929090 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.