Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hayasızca hareketten ceza

Yanıt
Old 27-06-2008, 15:29   #1
Av. Selin Nakıpoğlu

 
Varsayılan Hayasızca hareketten ceza

Galata Köprüsü’nde balık tutarken, vücudunu teşhir ettiği iddiasıyla yargılanan kadına “hayasızca hareket” suçundan 5 ay hapis verildi. Mahkeme, kadının bir yıl izlenmesine ve bir daha suç işlemezse cezanın ertelenmesine hükmetti.


“Galata Köprüsü’nde uygunsuz giysiyle balık tutarak çevreyi rahatsız ettiği” iddiasıyla yargılanan kadının davası bitti. İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanık da, avukatı da katılmadı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Galata Köprüsü’nün özel güvenlik görevlisi Gökhan Gülbahar, Gülcan Köse’nin olay günü saat 11.30’da balık tutma malzemeleriyle köprüye geldiğini anlattı. Gülbahar, “Üzerinde gecelik türünde vücudunu gösteren bir giysi vardı. Benim de dikkatimi çekti, ancak müdahale etmedim. Hareketleriyle de vücudunu teşhir ediyordu. Bir süre sonra köprüden geçenler şikayet etmeye başladı. Ben de bayanı uyardım. Bana, ‘ben polisim, sen işine bak’ dedi” şeklinde ifade verdi.

Bunun üzerine olay yerine polis çağırdığını belirten Gülbahar, polislerin gelmesinin ardından sanığın polis olmadığının anlaşıldığını ifade etti.

Davayı karara bağlayan mahkeme, “köprüye balık tutmak için giden kadının, çevreden gelip geçenleri rahatsız edecek ve cinsel organını teşhir edecek şekilde kıyafetler giydiği” gerekçesiyle, TCK’nın “hayasızca hareketler” başlıklı 225. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası verdi. Sanığın mahkemeye karşı tutumunu indirim sebebi sayarak cezayı 5 ay hapse indiren mahkeme, sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluştuğunu belirterek, 5 aylık hapis cezasının, 1 yıllık denetim süresinde bir daha suç işlememesi koşuluna bağlı olarak ertelenmesine hükmetti.

Old 27-06-2008, 16:34   #2
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Bir kadın Galata Köprüsü’nde balık tutunca...



28 yaşında bir kadın Galata Köprüsü’nde kendi başına balık tutabilir mi? Tabii ki tutamaz. Haliç kenarında ve Galata Köprüsü üzerinde balık tutanlar arasında pek az kadın gördüm.
Galata Köprüsü’ndeki güvenlik görevlisi Gökhan Gülbahar da daha önce bölgede balık tutan kadına rastlamadığı için olacak ki balık tutan kadını görünce heyecanlanmış. Onu süzmeye başlamış. Bu arada onun giyim kuşamını da erkek balıkçılarla birlikte denetlemiş. Bu ‘denetim’ sonucunda iki çocuk annesi Gülcan Köse’nin üzerindeki tişörtün şeffaf olduğunu saptamış. Çevreye karşı hareketlerini de ‘hayasızca’ bulmuş.
Olaydan haberdar edilen polisler Köse’yi savcılığa sevk etmişler. Hakkında kamu davası açılmış. Böylece Galata Köprüsü gibi her milletten turistin gelip geçtiği bir mekânda, bir Türk kadınının ‘müstehcen giysiler’le hepimizi utandıran bir görüntü vermesinin önüne geçmişler. Türk Ahlak Tarihi, onları saygıyla anacaktır.
***
Gülcan Köse’nin giysisinin şeffaf olduğu iddia ediliyor. Şeffafsa da onlara ne?.. Kaldı ki fotoğraflarda da görüldüğü gibi üzerinde tayt ve penye bir elbise bulunuyor. Gülcan Köse’nin asıl aykırı eyleminin ‘kadın başına’ Galata Köprüsü’nde balık tutmaya kalkışmak olduğu ortada. Erkek balıkçılarla erkek güvenlik güçlerinin bu durumu kaldıramadığı anlaşılıyor.
Mahkeme kararına göre olay şöyle gerçekleşmiş: Tanık Gökhan Gülbahar, Gülcan Köse’yi balık tutma malzemeleriyle köprüye geldiğinde görmüş. Köse’nin üstünde vücudunu teşhir eden gecelik şeklinde bir elbise varmış. Yurttaşların şikâyeti üzerine Köse’yi uyardığını ifade eden tanık, kadının kendisine karşı gelmesi üzerine polisleri çağırmış. Hâkim de Gülcan Köse’yi ‘hayasızca hareketlerde’ bulunduğu gerekçesiyle altı ay hapse mahkûm etmiş.
***
Gülcan Köse, Galata Köprüsü’ndeki olayın 12 Haziran 2007 tarihinde iki güvenlik görevlisinin laf atmasıyla başladığını söylüyor. Kendisine karakolda tacizde bulunulduğuna dair şikâyetçi olmuş, başına gelenleri gazetecilere de anlatmış ve yaşadıklarını şöyle özetlemişti:
Polisler onu önce Küçükpazar Karakolu’na götürüyorlar. Orada iki saat tuttuktan sonra ifadesini almadan Sirkeci’ye götürüyoruz diyerek Sarayburnu’na götürüyorlar. Orada bir otoparkta tutuyorlar. Dört-beş saat sonra Eminönü’nde bırakıyorlar. Bu arada ’Hiçbir karakola gitme, kimliğin bizde. Sabah çok kötü şeyler yaparız’diyerek tehditlerini sürdürüyorlar. Buna rağmen Gülcan Köse hakkını aramaya karar veriyor. Sirkeci Polis Merkezi’ne gidip şikâyette bulunuyor. Köse’yi bırakan polisler bu kez Sirkeci’ye gelip onu dövüyorlar, içlerinden biri de karakolun içinde ona tabanca çekiyor. Köse, yediği dayaktan bayılıyor, hastaneye kaldırılıyor. Darp ve işkenceye uğradığını belirten ‘boynunda iz, dudakta patlak’ yazan hastane raporunu da mahkemeye sunuyor.
Bu ifadelere rağmen Gülcan Köse ‘hayasızlık’tan mahkûm ediliyor.
Yargının, güvenlik kuvvetlerinin bizi ‘şeriat’, ‘gericilik’, ‘dini bağnazlık’ gibi tehlikelere karşı koruduğu yönünde her gün sayfalar dolusu yorumlar yazılıyor...
***
Toplumsal Tarih Dergisi’nin en çok ilgimi çeken bölümlerinden birisi ‘Osmanlı Basınında Yüzyıl Önce Bu Ay’dır. Orada, erkek egemen söylemin, ‘kadınlara toplumsal hayata karışmasının yarattığı kötülükler’in öykülerini bulurum. Bazen de bu haberlere yansıyan ilkel anlayışları köşeme taşır ve okuyucularımla paylaşırım.
İki gün önce, önde gelen gazetelerimizde yer alan ‘Galata Köprüsü’ndeki müstehcen kılıklı kadın mahkûm oldu’ haberini okurken kendimi yüz yıl öncesinde sandım.
Savcılığın iddianamesini de, mahkemenin kararını da bugün içinde bulunduğumuz tabloyu çok net bir şekilde anlatan birer belge olarak bir yerlere kaydetmekte yarar bulunuyor.


27/06/2008
oralcalislar
Old 28-06-2008, 01:15   #3
Av.muhittinköylüoğlu

 
Varsayılan

bu olayda önemli olan nedir acaba.
1-özel güvenlik görevlisinin kendi değer yargılarına göre bir hanımefendi hakkında kolluğa ihbarda bulunması mı
2-kolluğun bu ihbar neticesi bir hanımı suç işlediği iddiası ile yakalayıp karakola götürmesi mi
3-hanımefendinin hakkını aramak konusundaki ısrarımı
4-hak arayan bu hanım hakkında savcılığın suç işlediği iddiası ile dava açmasımı
5-açılan dava neticesi hak dağıtan hakimin hanımefendiye verdiği caza mı
sonuç olarak tuz kokmuşsa ne yapacağız.
özel güvenlik görevlisi ve kolluk hukukçu değil suç kavramına yabancı olabilir.
savcı dünyanın bir çok ülkesinde kolluğun suçlu tanımlaması ile getirdiği insanları mahkum ettirmeye çalışır .savcı alt kültürü tüm dünyada böyledir.
Amma hakim için bu gerekçe ve beyanları ileri sürmek nasıl mümkün olacaktır
ama tecrübemle gelecek tepkileri biliyorum.dosyanın özelliğini bilmiyoruz.yorum yapmayalım.hakimleri incitmeyelim.karar yanlışsa yargıtay bozacaktır.
arkadaşlar ben bir adım ileri gidiyorum.Ya bu hanımefendi altında kısa ve şeffaf bir şort ve üzerinde sadece mayo üstü ile balık tutsa idi.o zaman cezasını normal ve hakimin kararını doğrumu sayacaktık.
hanım avukat arkadaşlar.sorun daha çok sizin bizim değer yargılarımıza karşı kendi doğrularınızı ve haklarınızı lütfen dile getirin ve hassasiyet ile koruyup mücadelesini verinsaygılarımla
Old 30-06-2008, 18:09   #4
Av. Selin Nakıpoğlu

 
Varsayılan

"Ya bu hanımefendi altında kısa ve şeffaf bir şort ve üzerinde sadece mayo üstü ile balık tutsa idi.o zaman cezasını normal ve hakimin kararını doğrumu sayacaktık."
kısmı epey ilgimi çekti. Elbette ki cezanın ve hakimin kararının normal sayılacak bir yanı "hiçbir surette" yoktur.
Ve eklemek isterim ki bu sorun hepimizin.

Biz kadın avukatlar olarak bu dosyayı takibe aldık ve dosya münderacatını inceledikten sonra bu hususun üzerine gideceğiz. Henüz gerekçeli karar yazılmadı. Temyiz aşamasında elbette ki bu davayı takip edeceğiz.
Old 01-07-2008, 00:02   #5
Av.muhittinköylüoğlu

 
Varsayılan

Ve eklemek isterim ki bu sorun hepimizin.
Sorun elbette hepimizin.Ama ben özel olarak sahiplenilmesinin daha hoş ,verimli ve amaca uygun olduğunu düşündüğüm için öncelikle hanımların ve hanım avukatların sorunu olduğunu düşünüyorum.Zira biz erkekelere bırajkırsanız sizlerden farklı düşünebiliriz.Sizlere kendi görüşlerimizi angaje etmeğe çalışabiliriz.Ne yazık ki biz erkeklerinde siz hanımlarında kültürü bu yapıya müsait.
O nedenle mücadeleniz sizin destek olmak bizim mücadele yöntemini belirlemek sizin katkıda bulunmak bizim görevimiz olsun diyorum.
saygılarımla
Old 01-07-2008, 00:14   #6
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Sokakta eşimi öpmemin suç olduğunu düşünen hukukçuların olduğu bir ülkede ben bu kararı hayretle karşılamıyorum.
Old 01-07-2008, 00:58   #7
Gemici

 
Varsayılan

Alıntı:
Galata Köprüsü’nün özel güvenlik görevlisi Gökhan Gülbahar, Gülcan Köse’nin olay günü saat 11.30’da balık tutma malzemeleriyle köprüye geldiğini anlattı. Gülbahar, “Üzerinde gecelik türünde vücudunu gösteren bir giysi vardı. Benim de dikkatimi çekti, ancak müdahale etmedim. Hareketleriyle de vücudunu teşhir ediyordu. Bir süre sonra köprüden geçenler şikayet etmeye başladı. Ben de bayanı uyardım. Bana, ‘ben polisim, sen işine bak’ dedi” şeklinde ifade

İnmisin cinmisin ey hatun kişi, durup dururken erkeklerin balık tuttuğu bu köprüde nasıl belirdin, gökten mi indin yoksa Haliç'in sularından mı 'hayasızca hareket!' etmek için çıktın? Yoksa öyle sıradan vatandaşa görünmeyen, sadece ve sadece Köprü'nün özel güvenlikçilerine görünen, onların yetkili olduğu çevreye dadanan ve o çevreyi rahatsız eden birisi misin sen?

Sen sıradan birisi olamazsın, mutlaka Lilith'lik yapmak için birileri tarafından köprüye gizlice getirildin veya gönderildin.

“Üzerinde gecelik türünde vücudunu gösteren bir giysi'ile nasıl oldu da hiç kimseye görünmeden ve hiç kimsenin dikkatini çekmeden köprüye kadar geldin ve şapp diye hemen özel güvenlik görevlisine takılıp adamın dikkatini çektin? Ama bak adamın kalbi geniş, sana hemen müdahale etmemiş, ama sen onunla da kalmamışsın birde vücüdunu teşhir etmişsin. Eee adam da dayanamamış, dayanamayınca neler olacağını da öğrendin şimdi.

Balık tutmak senin neyine, git gez Çarşıkapı'daki, Kapalıçarşı'daki dar geçit ve sokaklarda, çok çok birkaç çimdik yersin ve vücudun biraz morarır, mahkemelere düşmezsin en azından.

Saygılarımla
Old 04-07-2008, 21:35   #8
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Feministlerden ‘hayasızca’ protesto

Feministler ve kadın örgütleri ‘Galata Köprüsü’nde uygunsuz giysiyle balık tutarak çevreyi rahatsız ettiği’ iddiasıyla yargılanan ve 5 ay hapis cezasına çarptırılan Gülcan Köse’ye verilen kararı Galata Köprüsü’ne giderek proteste edecek.

http://www.ntvmsnbc.com/news/452184.asp#storyContinues

Basın Açıklaması

BASINA VE KAMUOYUNA


-Kadinlar ne giyeceklerine kendileri karar verebilir mi?

-Kadinlar Galata Koprusu’nde istedikleri gibi gezebilir mi?

-Kadinlarin hareket ozgurlugu var midir?

Biz kadinlar bu sorularin cevabinin evet oldugunu biliyoruz. Oysa, ulkemizde her gun yeni bir sey ogreniyoruz. Son dersimizi Galata Koprusu’nde aldik. Ogrendik ki bir kadin, tek basina, tayti ve tshirtuyle balik tutuyorsa, “hayasizlik sucu”ndan 5 ay hapse mahkum edilebiliyormus . Cunku bu kadin koprudeki bazi erkeklere gore “genel ahlaki” rencide etmis.

Biz feministler ve kadin orgutleri bu karari protesto ediyoruz ve TCK’nin kadinlara karsi ayrimcilik yapan 225. maddesi “Hayasizca Hareketler”in derhal iptal edilmesini talep ediyoruz!

Yeni TCK amacini kisilerin hak ve ozgurluklerini korumak olarak tanimliyor. Oysa gecen hafta sahit oldugumuz gibi TCK’daki “hayasizca hareketler” maddesi biz kadinlarin hak ve ozgurluklerini ihlal ediyor. Turkiye’de kadin hareketi 2002-2004 yillari arasindaki mucadelesi ile kadinlarin bedenlerinin ve cinselliklerinin sadece kendilerine ait oldugu gerceginin yasalar tarafindan kabul edilmesini sagladi." Kabul edilmeyen taleplerimiz icin mucadelemiz devam ediyor.

2002 yilindan beri talep ettigimiz gibi TCK’dan “Hayasizca Hareketler” maddesi cikartilmalidir. Cunku, “genel ahlak kurallari,” “edep toreleri,” “hayasizca hareket” gibi kavramlar zamana ve topluma gore degiskenlik gosterir ve gorecelidir. Kimine gore kadinin omzunun, kime gore kadinin dizinin gorunmesi “hayasizlik” sayilabilir. Hukuk sisteminde bu kavramlarin yer almasi kadinlara karsi ayrimciligi ve esitsizligi mesrulastirmaktadi r. Tum ugraslarimiza ragmen bu madde yasadan cikartilmadi. Ve bugun, bir kadin Galata Koprusu’nde balik tuttugu icin hayasizca davrandigi gerekcesiyle bes ay hapis cezasina carptirildi. Mahkemenin ceza gerekcesi ve erkek egemen zihniyeti gundelik yasamda da kadinlari vurmaya devam ediyor. Tayt giydigi, “cilveli” saat sordugu icin kocalari tarafindan oldurulen kadinlarin katilleri, ayni mahkemelerde aklanip “haksiz tahrik” indirimi ile odullendiriliyor. Yilbasinda Taksim’de binlerce erkek tarafindan gerceklestirilen cinsel saldiri sucunun karsili gi 57 Lira oluyor!

Bizler, erkeklerin, ailenin ve devletin bedenlerimiz uzerindeki denetimine karsi cikiyoruz. Nerede ne giyecegimizin yargi kararlariyla belirlenmesine, kiyafetlerimiz uzerindeki sozlu ve yazili her turlu kural ve denetime itirazimiz var. Bugun bedenlerimizin denetim altinda tutulmasini saglayan, kadina yonelik suclar hala mesru. Bu mesruiyet yuzunden hala siddet goruyoruz. Kadinlarin bedenleri uzerinde erkek egemen sistemin denetimi ve toplumdaki genel muhafazarkarlas ma “genel ahlak” adi altinda mesrulastirilip yasalastiriliyor.

Biz kadinlar uzun mucadelemiz sonunda degisen yasal duzenlemelere ragmen, kazanimlarimizin yok sayilmasina izin vermeyecegiz! “Genel ahlak” bahanesiyle en temel insan haklarimizin ihlal edilmesine ve bedenlerimizin erkek egemen sistemin denetimine birakilmasina izin vermeyecegiz!

Bedenimiz Bizimdir!

Bedenimiz Bizimdir! Insiyatifi
Old 06-07-2008, 10:47   #9
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Kadınlardan ‘hayasız hareket’ protestosu

“Bedenimiz Bizimdir İnisiyatifi” üyeleri, Gülcan Köse’nin Galata Köprüsü’nde balık tutarken “hayasızca hareket” ettiği gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılmasını protesto etti.



İSTANBUL - Beyoğlu Tünel Meydanı’nda toplanan “Bedenimiz Bizimdir İnisiyatifi” üyesi kadınlar, ellerindeki pankartlarla yürümeye başladı. “Devlet Elini Bedenimden Çek”, “Kadınlarınız Değil Kadınlarız.”, “Yaşasın Kadın Dayanışması” ve “Cinselliğimiz Bizimdir” şeklinde slogan atan kadınlar, yürüyüşünü Galata Köprüsü üzerine kadar sürdürdü.


http://www.ntvmsnbc.com/news/452249.asp

http://www.hurriyet.com.tr/anasayfa/
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/93...d=229&sz=45158

http://www.milliyet.com.tr/default.a...ticleID=890356

http://www.radikal.com.tr/Default.as...&CategoryID=97

http://haber.gazetevatan.com/haberde...5&Categoryid=7

http://www.bianet.org/bianet/kategor...nu-terk-etmedi

http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=388979

http://www.kenthaber.com/Arsiv/Haber...er_421277.aspx

http://www.hurhaber.com/news_detail.php?id=133980

http://onpunto.com/ShowBlog2.aspx?We...ate=06.07.2008

http://www.atilim.org/haberler/2008/...ldirilsin.html

http://www.birgun.net/actuel_index.p... nth=07&day=06

http://www.nethaber.com/Toplum/68292...-sloganlariyla

__._,_.___
Burada grup adına açıklama yapan Zelal Yalçın, “hayasızca” Galata Köprüsü’ne geldiklerini belirterek, “Son dersimizi Galata Köprüsü’nde aldık. Öğrendik ki bir kadın, tek başına, taytı ve t-shirt’yle balık tutuyorsa, ‘hayasızlık suçu’ndan 5 ay hapse mahkum edilebiliyormuş. Çünkü bu kadın köprüdeki bazı erkeklere göre genel ahlakı rencide etmiş” dedi.

‘HAYASIZCA HAREKETLER’ TCK’DAN ÇIKARILSIN
Feministlerin ve kadın örgütlerinin bu kararı protesto ettiğini ifade eden Yalçın, TCK’dan “hayasızca hareketler” ifadesinin çıkarılmasını istediklerini belirtti.

Zelal Yalçın, genel ahlak kurallarının zamana ve topluma göre değişkenlik gösterdiğini, göreceli olduğunu kaydederek, “Hukuk sisteminde kavramların yer alması kadınlara karşı ayrımcılığı ve eşitsizliği meşrulaştırmaktadır. Tüm uğraşlarımıza rağmen TCK’nın 225. maddesi yasadan çıkartılmadı. Kabul edilene kadar mücadelemiz devam edecek” diye konuştu.

Yalçın sözlerini şöyle sürdürdü:

“Temel ahlak kuralları zamana ve topluma göre değişebilir ve anayasada bu tip maddelerin bulunması kadınların özgürlüğünü kısıtlandırmaktadır. Bu meşrutiyet ve erkek egemenliği yüzünden kadınlar zarar görmektedir. Bu inisiyatifin platform biçimini alması için çalışmalarımız devam edecek. Biraz daha çalışma yapılması gerekiyor. Bu son yaşanan olaylarla ilgili Türkiye’nin her yerindeki kadın kuruluşlarından tepkiler geliyor. Biz bedenlerimizin yazılı ya da sözlü yöntemlerle denetim altında tutulmasına izin vermeyeceğiz. Erkek egemen sistemin, güvenlik mensuplarının ve yargının bu maddeleri aleyhimize kullanmalarına izin vermeyeceğiz ve kazanımlarımızı korumaya devam edeceğiz.”

KARAKUŞ: TBMM’YE DİLEKÇE SUNACAĞIZ

İnisiyatif yürüyüşüne katılan feminist aktivistlerden Filiz Karakuş ise “Bu, temsili ve politik mesajları fazla olan bir eylemdi, gerekli katılımın sağlandığını düşünüyorum. Çünkü İstanbul’daki pek çok kadın derneğinden insanlar geldi ve bunu çok olumlu buluyorum” dedi.

Karakuş, şunları söyledi:

“225’nci maddenin iptal edilmesini talep ediyoruz, çünkü bu madde Güncel Köse örneğinde olduğu gibi, genel ahlak adına genel cezaya dönüştürülmesine yol açıyor. Bu yüzden tüm kadın kuruluşlarından tek tek imza toplayarak, bu konudaki dilekçemizi TBMM’ye sunacağız ve sadece 225’nci madde değil, genel ahlakla ilgili diğer maddelerin de iptal edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü bu bir zincirdir ve genel olarak toplumda gelişen muhafazakar halkanın kadınlara yansıtılmasına sebep oluyor. Maalesef 225’nci madde, yoruma açık bir gelişme bu madde geriye gitti ve iki sevgilinin sokakta dolaşırken dudağına bir buse kondurmasını bile teşhircilik olarak sayan bir maddedir. Uluslararası anayasalardaki bu tip maddeler alenen cinsel ilişkiyi kapsadığı halde bizim anayasamızdaki bu madde, gerekçesiyle bu işi genişletmiştir.”

5 AY HAPİS CEZASI
Galata Köprüsü’nde uygunsuz giysiyle balık tutarak çevreyi rahatsız ettiği iddiasıyla İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Gülcan Köse, Türk Ceza Kanunu’nun, “Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmünü içeren TCK’nın 225. maddesi gereğince 5 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Mahkeme, sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluştuğu, Köse’nin 5 aylık hapis cezasının, 1 yıllık denetim süresinde bir daha suç işlememesi koşuluna bağlı olarak ertelenmesine hükmetmişti.
http://www.ntvmsnbc.com/news/452249.asp#story
Old 11-07-2008, 10:25   #10
illa_adalet

 
Varsayılan

Ben olaya farklı bir perspektiften bakılmasını rica edeceğim..Elbetteki herkes giyiminde kuşamında serbesttir.Fakat toplum içerisinde yaşamının vermiş olduğu sorumluluk çerçevesinde de ahlaki kurallara uymak zorundadır..Tabi somut olay eğer gazetelerde anlatıldığı gibiyse elbette karşı çıkmak lazım ama bedenim benimdir mantığı da yerel mahkeme kararı kadar askıda kalıyor
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
ankara üniversitesi hukuk fakültesinde ceza ve ceza usul alanında yüksek lisans slide Yüksek Hukuk Eğitimi 3 29-09-2017 13:38
Ceza Yargılamasında Birden Fazla Ceza Artırım Sebebi uygulanabilir mi avmehmetkaramanli Meslektaşların Soruları 3 23-05-2008 10:51
Tck Ve Diğer Ceza Kanunlarında 2001 Yılı İçin Hangi Oranda Ceza Artırımı Yapılacak? mahmut savaşçı Hukuk Soruları Arşivi 2 14-02-2002 01:44


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05048394 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.