Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Haberleri Hukuk Haberleri, duyuruları, güncel hukuki gelişmeler. [Haber Ekleyin]

Artık Polis de demokratik tepki eylemi yapabilir...

Yanıt
Old 21-11-2006, 08:48   #1
Serhat Arasan

 
Varsayılan Artık Polis de demokratik tepki eylemi yapabilir...

Yargıtay: Polis de demokratik tepki eylemi yapabilir...



Yargıtay, İstanbul'da çevik kuvvet otobüsüne düzenlenen silahlı saldırıda 2 polisin şehit olmasının ardından yapılan izinsiz yürüyüşe katılan polis memurlarına verilen mahkumiyet kararlarını, eylemin 'demokratik tepki' niteliğinde olduğuna işaret ederek, bozdu.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, İzmir 2 ve 11. asliye ceza mahkemelerince yaklaşık 200 polis memurunun 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet suçundan 1 yıl 3 ay ile 1 yıl 8 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırılması ve cezaların ertelenmesine ilişkin temyiz başvurularını karara bağladı.
Daire kararında, İstanbul Gaziosmanpaşa'daki olay üzerine, İzmir Bozyaka'daki hizmet binasından Konak Meydanı'na yürüyen çevik kuvvet polislerinin, suç teşkil etmeyen sloganlar attığı belirtildi.
'ÜZÜNTÜDEN KAYNAKLANAN DEMOKRATİK TEPKİ'
Konak Meydanı'nda saygı duruşunda bulunan ve İstiklal Marşını okuyan polislerin daha sonra görevlerine döndükleri anlatılan kararda, 'Sanık polis memurlarının güvenlik güçlerine yapılan olaylara karşı seslerini duyurmak amacıyla yaptıkları eylem, içinde bulundukları üzüntü nedeniyle demokratik tepki niteliğindedir' denildi.
Kararda, 2911 sayılı yasada tanımlanan suç unsurları oluşmadığından, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği kaydedildi.
OLAY VE EYLEMLER
İstanbul Gaziosmanpaşa'da 11 Aralık 2000 tarihinde çevik kuvvet otobüsüne gerçekleştirilen silahlı saldırıda 2 polis memuru şehit olmuştu.
İstanbul, İzmir, Adana, Gaziantep, Bursa, Antalya ve İçel'de olaya tepki göstermiş ve özlük haklarıyla ilgili taleplerde bulunmuşlardı.
Yürüyüşe katılan bazı polisler hakkında davalar açılmıştı. Açılan davaların bazılarında polis memurları beraat etmiş, bazı davalar ise mahkumiyetle sonuçlanmıştı.
'Çevik Kuvvet Yürüyüşü' olarak adlandırılan eylemlerle ilgili idari soruşturma başlatan Emniyet Genel Müdürlüğü de 30 polise '24 ay kıdem durdurma', bin 449 polise de uyarma ve çeşitli sürelerle kıdem durdurma cezası vermişti.
kaynak: 09.11.2006 Milliyet
Old 23-11-2006, 11:35   #2
Av. R. Onur ÇINAR

 
Varsayılan

işte doğru bir karar... devlet memurunun hakkını savunamazsa memur da hakkını bu şekilde alır
Old 23-11-2006, 12:38   #3
semih

 
Varsayılan Tebrikler..

Gayet yerinde bir karar olmus,katılmamak elde degil..
Old 23-11-2006, 12:50   #4
kum

 
Varsayılan Yargıtayın çelişkili kararlarından biri

O eylemde polisler şehit arkadaşlarının kanı üzerinden ekonomik taleplerini gündeme getirmişti.Silahları havada salladıkları eylem " tehdit" içeriyordu. Ayrıca izinsizdi.Aynı şekil izinsiz gösteri yapan diğer memurlara polisler hiç acımadan jop salladı,sallıyor.Polislerin "demokratik tepki" samimiyetlerine inanmıyorum.
Old 23-11-2006, 17:53   #5
semih

 
Önemli ''Önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur.'' Albert Einstein

Eylemin nedenini sizde biliyorsunuz ama bilerek saptırdıgınızıda biliyorsunuz..
Dolayısıyla görüsünüze verilmis bir cevap olarak algılamayın lutfen..
Sadece kayıtsız kalmak istemedim.

Siz geceleri yatagınızda sıcak sıcak uyurken,sokaklarda kimler dolaşıyor biliyormusunz -özellikle istanbulda- ?
Ben söyliyeyim kediler,köpekler(ki onlarda bu sogukta dolaşmaz bir kuytu kosede ısınmaya calısırlar),halk tabiriyle ugursuz,cakal,serseri,suca meğilli insanlar,,malesef evsizler,,ve birde eylemlerine inanmadıgınız POLİSLER..
Hangi polisin ne kadar fazla mesai ucreti aldıgını,mesai ye istegiyle kalıp kalmadıgını,calıstıgı gun işlem yaptıysa istirahatli gundede yaptıgı işlemin hesabını vermediğini lutfen bilen varsa cevaplasın, merak ediyorum..
İş hukukunda gece calısma ucretini,1 hafta gece calısıldıktan sonra verilmesi gereken arayı,eminm benden daha iyi biliyorsunuzdur..Haklısınız Polisler işci statusunde degiller ama fark goremiyorum onlarda etten kemikten insanlar..

Çakalla karşı karşıya kalır canını cebinde tasır,silahı var kullanamaz anca karsıdaki kişi ondan once silahını cekicek ona ates edecek ama ne şanski isabet ettiremeyecek polisde silahını kullanacak.

OLDU !

Hırsızı yakalr ilk mahkemede serbest,neden ? yası kucuk..
Evde suc ustu yakalanan hırsıza işlem yapar adliyeye sevk eder.. serbest.. nedn? ''Hırsızn cevabını veriyorum''Kapı acıktı,seslendim kimse duyamadı,yardım istemeye girmistim..''
Veya baska bir ornek.. Nezaretteki piskopat,kendini duvara vurur,rahat etmesi icin konulan kanepe yardımıyla bir tarafını keser ,sanra polis yaptı..hadi bakalım mahkeme mahkeme polis dolassın..

Yani butun bunları içinde olmayan birisinin dusunmeden bilmesi zor..ama tabi dusunememesi dahada vahim bir durum..
o yuzden saygı deger arkadaslar yorum yaparken lutfen bilinçli yorum yapalım..
Önyargılarımızdan sıyrılalım..
Polisler halkın guvenliği için mucadele eden insanlar,kendi guveenliğini saglayamayan bir polisten bizim guvenliğimizi saglamasını istemek sanırım dogru olmaz..Yetkilerinin,calısma kosullarının evet saygıdeger arkadasımın belirttiği gibi maddi imkanlarınında bir kez daha gozden gecirmekte yarar var..
ne demiş unlu bilim adamı Albert Einstein ''onyargıları parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur.''
AMA LUTFEN SAKIN
Alıntı:
O eylemde polisler şehit arkadaşlarının kanı üzerinden ekonomik taleplerini gündeme getirmişti
şeklinde bir yorum yapma gafletinde bulunmayalım..Cunku bu yorum sanılan
Alıntı:
Silahları havada salladıkları eylem " tehdit" içeriyordu.
tehditten ,daha tehlikeli,dikkat edelim LUTFEN!
Saygılarımla..
Old 25-11-2006, 00:32   #6
kum

 
Varsayılan Sayın Semih

Ben yorum yapmadım: müfettiş raporlarından alıntı yaptım."Şehitlerin kanı kurumadan yapılan eylemi asla affetmiyorum" sözü dönemin İçişleri bakanına aiittir.Gece çalışan bir tek polisler değil,belediye temizlik görevlileri,maden işçileri,özel güvenlik görevlileri,doktorlar vs. Ama hiç biri ben çalışıyorum diye veya az kazanıyorum diye kimseye kaba saba davranma, insan hakkı ihlali yapma,hakaret etme,,işkence hakkını kendinde görmüyor.Toplumda rüşvetn en yaygın olduğu alan neresidir?Herhalde bugüne kadar karakola işiniz düşmedi.Br polisle kişisel sürtüşmeye girmediniz.Yada polis yakınınız var.Olabilir.Ne denebilir ki.Ama bu işe yargıyı niye karıştırıyorsunuz anlamadım.Polis yakalar yargı serbest bırakır.Bunun için polise değil mağdura üzülürüm.Yargı sistemini eleştiririm.O zaman sanıkları savunan avukatlarıda eleştirin.Polisin yakalayıp adalete teslim ettiği kişiyi niye savunuyorsunuz diye.
Saygılar
Old 25-11-2006, 04:44   #7
semih

 
Varsayılan Sayın Kum -ilginize-

Öncelikle belirtmeliyim ki,yazımdada belirttiğim gibi yorumumun bir cevap niteliği tasımamasını istemiştim..
ancak 'Sayın Semih' başlıklı yazınız üzerine cevap verme ihtiyacı hissediyorum..

1-
Alıntı:
O eylemde polisler şehit arkadaşlarının kanı üzerinden ekonomik taleplerini gündeme getirmişti.

İlk yazınız ve alıntı olduğunu belirten herhangi bir ibare yok.

Alıntı:
Ben yorum yapmadım: müfettiş raporlarından alıntı yaptım."Şehitlerin kanı kurumadan yapılan eylemi asla affetmiyorum" sözü dönemin İçişleri bakanına aiittir.

Şahsi fikrim : Yukarıda belirttiğiniz cümle,o cümleyi sarfeden kişiyi bağlar.Bu kişinin dönemin İç İşleri Bakanı olması sözün herkes için bağlayıcı mutlak doğru olduğunu göstermez.

2-
Alıntı:
Gece çalışan bir tek polisler değil,belediye temizlik görevlileri,maden işçileri,özel güvenlik görevlileri,doktorlar vs.

Ben gece calısan sadece polisler şeklinde bir ibare kullanmadım,ayrıca ;
belirttiğiniz meslek guruplarınada tek tek girersem,yazım fazla uzun olabilir ,değerli vaktinizi almak istemiyorum.
Kastedilen manayı sizde dahil olmak üzere, yazımı önyargısız okuyan her ilgilinin kavradığını düşünüyorum.

3-
Alıntı:
Ama hiç biri ben çalışıyorum diye veya az kazanıyorum diye kimseye kaba saba davranma, insan hakkı ihlali yapma,hakaret etme,,işkence hakkını kendinde görmüyor.

Talihsiz bir acıklama,farkındamısınız.+Umarım TCK 125/1 veya 125/3-a girmez.

4-
Alıntı:
Toplumda rüşvetn en yaygın olduğu alan neresidir?

Neresi olduğunu bilmiyorum ama iyiki kastınızı acıkca belirtip de Emniyet Teşkilatı dememişsiniz.Lutfen bu sorunuzun cevabınıda sizden ve -VARSA- somut delillerle bekliyorum.

5-
Alıntı:
Herhalde bugüne kadar karakola işiniz düşmedi.

Mutlaka işim düşmüştür,(En son ehliyetimi ilgili trafik şubesinden almıstım)karakollar halkın güvenliği için faaliyet gösteren yerler değil mi ? Normal bir vatandasın(sucsuz) karakoldan cekindigini yada sikayetci oldugunu gormedim.

Alıntı:
Br polisle kişisel sürtüşmeye girmediniz.

Kişisel sürtüşmeden kastınız tartısma ise,girmedim,zaten girmem.Tabirinizle-kişisel sürtüşmelerle- herhangi bir sorunun cözüleceğine de inanmıyorum.

Alıntı:
Yada polis yakınınız var.Olabilir.Ne denebilir ki.

Evet,bizzat babam polis memuru.Yaptığı her davranısın arkasına haddim olmamkla birlikte imzamı koyarım.Hangimizin yakını yoktur ki polis olmayan,uzaydan getirilmedi bu polisler,sizin bizim gibi halk arsında secilen insanlar.Ama bu demek degildir ki herkes görevini dört dörtlük yapıyor.Yapılması ise bir ütopyadan baska birşey olamaz.Dileğimiz tabiki herkesin her yerde aldığı görevi layıkıyla yapmasıdır.
Ancak tepkimin sebebiyle bir baglantısı olmadıgını dusunuyorum,aynı yorum doktorlar,muhendisler,avukatlar,temizlik elemanları,bekçiler... vs bilgim dahilinde bulunan ve haksız olarak yapıldıgına inandıgım meslek gruplarınada yapılsa aynı tepkiyi gösterirdim.Baglantı ise sadece, -buyuk paylı olarak-babamdan dolayı, meslek hakkındaki bilgilerimde vardır.
Zaten cevabı da vermişsiniz 'Ne denebilirki',size katılıyorum.

6-
Alıntı:
Ama bu işe yargıyı niye karıştırıyorsunuz anlamadım.Polis yakalar yargı serbest bırakır.Bunun için polise değil mağdura üzülürüm.Yargı sistemini eleştiririm.

Anlatayım; Yargıyı karıstırmak olarak değilde, yasalara eleştirel bir bakış getirmek dersek daha dogru anlasılacagımı sanıyorum.
Siz SADECE magdura üzülürsünüz,, ben HEM magdura HEMDE magdurun hakkı için çaba sarfeden polise uzulurum.

7-
Alıntı:
O zaman sanıkları savunan avukatlarıda eleştirin.Polisin yakalayıp adalete teslim ettiği kişiyi niye savunuyorsunuz diye.

Savunduğu kişinin haklı olmadığına inanarak savunan avukat arkadasları elestirmediğimi kimse soyleyemez.Hukuk fakultelerindeki degerli hocaların hayalide bu yondedir emin olun.
Zorunlu müdafilikete olan,-uzak değil bilirsiniz- bebek tecavüzcülerini savunmak zorunda kalacak arkadaslara, yada gecen gun mahkemede rastladıgım 6 yasındaki cocuga tecavuze kalkısan sanıgı savunmak zorunda bırakılan arkadsların durumuna sadece uzuluyorum.

Sorularınıza içtenlikle cevap verdim,amacım polemik yaratmak degil,umarım cevaplarım yeterli olmustur.

Saygılarımla...
Old 25-11-2006, 11:00   #8
Serhat Arasan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan semih
bebek tecavüzcülerini savunmak zorunda kalacak arkadaslara, yada gecen gun mahkemede rastladıgım 6 yasındaki cocuga tecavuze kalkısan sanıgı savunmak zorunda bırakılan arkadsların durumuna sadece uzuluyorum...

savunmayı yapan avukatların bunu pekte isteyerek yapmadığına eminim.. bu hususta gözlemlediğim kadarıyla bu tür müdafiilikte avukatlatlar cok uyanıkca davranıyor ve duruşmada davanın esasına ilşkin savunmalarını klasik sözlerle geçiştiriken usule ilşkin savunmalrını layıkıyla yerıne getırmeye çalışıyorlar.. avukata önüne gelen dava ve sanığı seçme hakkının olması gerektiği kanatindeyim.. 6 yaşında bir kızı olan avukattan yine aynı yaşında ki bir cocuğa taciz girişiminde bulunmuş bir sanığı layıkıyla savunmasını bekleyemeyiz değil mi?
Old 25-11-2006, 14:56   #9
kum

 
Varsayılan Sn. Semih;

Babanızın polis olması herşeyi açıklıyor.Şöyle diyelim : içlerinden iyi ve insan evladı olanlar elbette vardır.Sanıyorum yakınınız polis olunca teşkilkata yöneltilen eleştirilerden haklı olrak rahatsız oluyorsunuz.Öncelikle şunu bilin o olayda şehit olan polislerimiz ve aileleri için biz kahrolurken birilerinin çıkıp yürümesi bir vatandaş olarak tuhafıma gitmişti. Yargının bile haksız yere eleştrildiği bir ortamda (Orhan Pamuk davası vs.) polis teşkilatına da haklı veya haksız eleştriler yapılabilir. Anlayışlı olmanız lazım.RüşvetİN yaygın olduğu kesimlerle ilgili olarak MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU,KAMUOYU ARAŞTIRMA ŞİRKETLERİ,SVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN (TOBB,ASO vs.),EMNİYETİN kendi bazı raporlarına bakabilirsiniz.
Saygılarımla;
Old 25-11-2006, 16:04   #10
Av.Ömer KAVİLİ

 
Varsayılan Yemine bağlılık

Anımsadıklarım:
O yıllarda İstanbul Barosunda Çağdaş Avukatlar Grubu yönetimde idi; CMUK Servisi diye bilinen servis kurulmuş, hukuksal yardımı -savunma hakkından yararlanmayı- herkese (yani ücretli avukat tutamayacak yoksul olanlara da)sağlamaya çalışıyordu; basın değişik soruşturmalarda duyguları kışkırtıcı yayınlarla CMUK uygulamasına tepkileri artırıyordu ve yukarıda tartışılan olaylı yürüyüş ve gösteri yapıldı.
O gösteride Çevik Kuvvet birimindekiler ağırlıkta olarak, dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın da bulunduğu protokolün önünden:
* silahlarını kabza yerine namlularından ters tutarak,
* "kahrolsun cmuk" diye slogan atarak
yürümüşlerdi.

Şimdi şunu düşünelim. Yasayı uygulamakla sorumlu ve yetkili ve de yasaya bağlı kalacağına yemin eden görevlilerin, bağlı kalacaklarına yemin ettikleri yasaya kahrolsun demeleri çelişkili değil midir ?

Ömer KAVİLİ
Hukukçu, yeni sanık
Old 26-11-2006, 02:19   #11
semih

 
Varsayılan Cevap niteliğindedir..

Sayın Arasan..

Bende bu avukat arkadsların bu durumu isteyerek yaptıklarını düsünmüyorum..Normal bir insan zaten bunu isteyerek yapamaz..yazımda belirttiğim gibi ''savunmak zorunda bırakılan arkadslara sadece uzuluyorum '' demek , elimden yapacak bişey gelmediği için söylenmiş bir cumledir..Eger yanlıs anlasıldıysa,kastımın anlaşılması temennesiyle..

Saygılarımla..



Sayın Kum :

Tabiki her bilinçli insan gibi bende elestirilere acığım,ki teşkilatla sadece manevi bir bağım var.yani avukatı da değilim ..
Ancak benim takıldığım konu genelleme yapılıp,belki talihsizce yapılmıs olan sizinde incelediğinizde fark edeceğiniz hakarete kacan yorumlardı.. Eminim ki kastınız hakaret etmek değildir ancak verilen tepki uslubunuza yonelikti. önceki yazımdada belirttiğim yerlerde göreceginiz gibi elestiriyi aşan ibareler vardı.İnanın bu tepkiyi sadece polis teşkilatı için vermedim,yazınızın içinde polisler yerine doktorlar gecseydi yine aynı tepkiyi verirdim. Beni anladığınızı düşünüyorum

Saygılarımla..




Sn Kavili :

Sounuzun cevabı;
kesinlikle çelişkilidir..
Yanlışı kimse savunmamalıdır.Ama onceki yazımdada belirttiğim gibi büyük cogunlukla kurumlar ve şahıslar görevlerini 4/4 lük yapmıyor.yapanları tenzih ederek konusuyorum.
Belirttiğim gibi bunu ummak,bir ütopyaya umut baglamak olur.

Keske herkes sözüne ve yeminine sadık olsa!!!

Saygılarımla..
Old 26-11-2006, 19:08   #12
av.seçil

 
Varsayılan

Semİh Bey Nekadar GÜzel İzah EtmİŞsİnİz Tebrİk Ederİm,ama İlla Ters YÖne ÇekmİŞler...fİkİrlerİnİzİ Ve Yazinizi Çok BeĞendİĞİmİ Belİrtmek İsterİm..yorum Yaparkende Bence Dİkkat Etmek Lazim Yada Sİte YÖnetİmİ Kontrolden GeÇİrİlmelİ...asil Kasti AŞanlarin Yazilari Da Konulmamali.......
Old 27-11-2006, 00:26   #13
semih

 
Varsayılan

Seçil Hanım , fikirlerimi ve yazımı begenmeniz tarafımca sevindiricidir.Benim gibi düşünen baska hukukcu insanların varlığını hissetmek beni mutlu etti.
Güzel sözlerinizin kaynağını yazımdan ziyade sizin zarif ve nazik davranışınız olarak görüyorum.

TEŞEKKÜR EDERİM..

Saygılarımla..
Old 27-11-2006, 20:09   #14
av.seçil

 
Varsayılan

ne demek;doğru söze ne diyebilirim ki karar ortada zaten...ben teşekkür ederim...
Old 27-11-2006, 20:35   #15
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan Yorumsuz

T.C. ANAYASASI

B. TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ DÜZENLEME HAKKI

Madde 34.- (Değişik: 4709 - 3.10.2001 / m.13) Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Old 27-11-2006, 22:43   #17
kum

 
Varsayılan Değerli Arkadaşlar

Sayın Ergin Ne demek istediğimizi hukuki dayanağı ile izah etmiş.Benimde Sayın Kavillininde anlatmaya çalıştığı buydu.Ama bu kanun maddesi karşısında şahsen ben iyi anlatamadığımı şimdi daha iyi anlıyorum.Zaten hukukçu olmadığım için bir sorumu veya yorumumu "son söz hukukçularındır" diye bağlamaya özen gösteriyorum.Burda da son sözü Sn . Ergin mesleğine yakışır şekilde bağlamıştır.
Saygılarımla
Old 29-11-2006, 10:22   #18
semih

 
Mesaj Yorumlu - Çelişkili - Değerli Arkadaşlar

Sn. Av. Suat ERGİN

İLGİNİZE

YORUMLU

Konu ile iligili olarak gördüğünüz Anayasa Maddesi için teşekürler.
Ancak 'Yorumsuz'
başlıklı yazınızda 'silahsız' kelimesine yaptığınız vurguyu yorumsuz olarak görmüyor,hatta yanlıs vurgulu bir yorum olarak değerlendiriyorum.

Ben 2006 mezunuyum,hukuk fakultesi 2.fakültem.Yabancı Dİl Ağırlıklı Ekonomi ile ilgili bir fakültede daha okudum.Bunu belirtmemin nedeni, o yabancı dil ağırlıklı ekonomi ile ilgili fakültede dahi hukuk başlangıcı dersi vardı.Yani hukuk başlangıcı dersinden iki defa başarılı olarak gectim.Önce bu duruma istemeden de olsa üzülmüştüm, 'neden gectigim bir dersten tekrar sorumlu oluyorum' diye.
Birde hukuk fakültesinde okutulan hukuk sosyolojisi ile hukuk felsefesi derslerine cok zaman ayrıldığını düşünürdüm.
işte bütün bu düşüncelerim ile üzüntüm sizin 'yorumsuz' başlıklı yazınızla değişti.
İyi ki de hukuk başlangıcı dersini iki defa görmüşüm,keşke hukuk sosyolojisi ve hukuk felsefesi dersleri daha fazla okutulsa.
Takdir edersiniz ki o dersleri iyi kavrayanlar hukukcu, iyi kavrayamayanlar ise hukuk teknisyeni oluyor.
Polislere silahları devlet veriyor,halkın ve kendi güvenliğini koruması için
ki polis silahını ne zaman yanında ayırmalı acaba?
Peki şöyle desek ; Polisler görev dısında silah tasımamalı (!)
O zamanda polisin görevli olmadığı istirahatli olduğu bir anda her hangi bir tehlikeli olayla karsılastığında ' ben görevli değilim' desin,zaten silahınıda tasımıyor. sizce nasıl olur ?
Orda polislerin ellerindeki namlusundan ters olarak tutulan silahları siz silahlı gösteriye dahil ediyorsanız, bu ülkede asla gösteri yapılmamalı (!) Silah; Uzaktan ve yakından canlıları öldürebilen, yaralayan, etkisiz bırakan, canlı organizmaları hasta eden, cansızları parçalayan, yok eden araç ve aletlerin tümü” olarak tanımlanmaktadır.
.Yada şöyle diyelim,polislerin gösteri hakkı olamaz(!)
Polislerin bu demokratik hakları olamaz(!)Çünkü her zaman silahlılar.
Yada söyle düşünelim sizin vurgunuz dogru olsaydı;
(her zaman silahlılar) Polislerin silahları belinde olacaktı,o zaman silahsız eylemmi olacaktı ?Polislerde elbette vatandaş ve hukuk devletinin gereği olan demokratik haklarını kullanabilirler.Aksi düşünülebilir mi ?

Silah, 'uzaktan ve yakından canlıları öldürebilen, yaralayan, etkisiz bırakan, canlı organizmaları hasta eden, cansızları parçalayan, yok eden araç ve aletlerin tümü” olarak tanımlanmaktadır.,demiştik üst paragraflarda,
o zaman ,son günlerde özellikle yaygınlasan,pankartlarda kullanılan,amacları polise saldırıdan baska baska birsey olmayan,pankartların saplarıda silah.Hiç kimse pankartala gösteri yapamaz(!)
Yada gösteri yapan herhangi bir insanın üzerindeki -aklınıza ne gelirse- örneğin metal bir kalem de silah olabilir.Olamaz mı ?
işte burda hukukcu ve hukuk teknisyenini farkı,kanun maddelerini yorumlamanın önemi ortaya cıkıyor.

Saygılarımla..


Sn. Kum

İLGİNİZE

Çelişkili

Bu yazımdan bir önceki yazınızda ;

Alıntı:
Zaten hukukçu olmadığım için bir sorumu veya yorumumu "son söz hukukçularındır" diye bağlamaya özen gösteriyorum.

demişsiniz.
Bence her vatandas gibi sizinde yorum yapmaya hakkınız olduğu gibi son söz hukukcularındır seklinde,,- ki konu ne ile ilgili olursa olsun-,bir cumle kullanmanızın gerekmediğini düsünerek sunu belirtmek istiyorum;

Madem yukarıdaki alıntıda olduğu gibi özen gösteriyorsunuz,bu özeninizi bu konuda, -ki yargitayın verdiği bir karar, hukuki bir mesele- göstermemişsiniz.

Ayrıca bu özeni toplam 53 mesajınız veya yorumunuzdan sadece 1 inde Sn Ergin e yazdığınız bir cevapta göstermişsiniz.


Alıntı:
http://www.turkhukuksitesi.com/images/icons/icon1.gif Sayin Ergİn;
Asıl ben sizin fikirlerinizden çok yararlanıyorum.Endüstri Mühendisiym.Ticaretle uğraştığım için başıma gelen vakalar sebebi ile Hukuğa özel merakım var.Yoksa herkes kendi işini yapmalı,son söz siz değerli Hukukçularındır.


şeklinde.
Yanlış anlaşılmasın,yukarıda belirttiğim gibi ,ben, böyle yapmalısınz demiyorum.
Ancak bu yorumunuzdaki çelişki dikkatimi çekti.

Birde ;

Alıntı:
Burda da son sözü Sn . Ergin mesleğine yakışır şekilde bağlamıştır.
Seçil Hanım ve bende aday olmakla birlikte, Sn Erginle aynı mesleği paylaşıyoruz sanırım..
Mesleğimize yakısmayan sekilde yorumlar yaptıgımızı sanmıyorum.
Aksine , Yargıtay gibi temyiz merciinin vermiş olduğu doğru bir kararı savunmanın mesleğimize daha cok yakıstığını düşünüyorum..

Saygılarımla..


Seçil Hanım ve Sn İpek

İLGİNİZE

Değerli Arkadaslar..

Seçil Hanım ; Teşekkürlerimle birlikte..

Alıntı:
doğru söze ne diyebilirim ki karar ortada zaten...

cümlenizdede belirttiğiniz gibi, Yargıtay Üyelerimiz doğru bir karar vermiş

Saygılar , başarılar..



Sn Deniz İpek

Bu konu ile ilgili ikinci yorumumun başlığını tekrar etmek istiyorum..
'Ön yargıları parçalamak,atomu parçalamktan daha zordur ' Albert Einstein..
Ne kadar dogru söylemiş Einstein katılmamak elde değil..

Saygılarımla..









Not:
Acele yazılan bir yazıydı ve yazımı inceleme fırsatım olmadı,hatalarım için simdiden özür dilerim..
SAYGILAR
Old 22-02-2007, 05:52   #19
hakal35

 
Varsayılan

Arkadaşlar konu baya bir uzamoş bende bir bilgi vermek istiyorum bahsettiğiniz yürüyüşün çıkış noktası İstanbul Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şubesinde çalışan iki polis memurunun polis minübüsüne açılan ateş sonucu şehit olmasıdır bu olayın asıl görünen tarafı.Olay esnasındaki memurların çoğuna o dönem hükümeti ihaleyi yapmadığı için beylik silahı verimemiş ve geçici olarak Kırıkkale marka emniyetin bir dönem kullanıp daha sonra standart dışı olduğu gerekçesiyle topladığı silahlar dağıtılmıştı.Olay esnasında araç taranırken polislerin hiçbirinin silahı ateş almamış,iki arkadaş şehit olmuş ve failler yakalanamamıştır.Dönemin içişleri bakanı sayın Tantan'ın polisin karşısında bir ifade kullanması elbetteki gayet normaldir çünkü kırıkkale tabancaların dağıtılmasında kendiside hatalıdır kaldıki meslek içinden yetişmiş bir şahıstır bir polis için silahın ne demek oldugunu gayet iyi bilir.
Gelelim yürüyüş anına yürüyüşte herhangi bir şekilde ekonomik talep yönünde bir slogan atılmamıştır silahın havaya kaldırılarılması tehdit değil ellerindeki silahların kameralar tarafından görülmesidir ki hakikatende çağın tamamen gerisinde kalmış silahlardı.Atılan sloganda silahların değişmesi,içisleri bakanını protesto ve o dönem yeni yürürlüğe giren yasayı protestoya yöneliktir.
Yine yukarıda denmişki 'polis diger memurlara acımasızca jop salladı sallıyor' şimdi arkadaşım yasa önünde herkes eşittir değilmi?Karşıdakinin memur,işçi,işsiz yada zengin fakir olması benim açımdan hiçbirşeyi değiştirmez.Eğer yapılan eylem suçsa ve yetkili merciiler müdahale yönünde bir emir veriyorsa müdahale edilir.Sizin tamamen masum gösterdiğiniz memur eylemlerinde neler oluyor neler içlerindeki provakatörlere kanacak kadar gözleri kapalı arkadaşlar var maalesef ve bunlar asıl sorun polisle aralarında olmamasına rağmen belli zaman sonra polise dönüyor vuruyor hakaret ediyor.Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinide kimse kafasına göre yapamaz belirli şartları vardır yürüyüş bu şartlara haiz değilse gruyp uyarılır uyarıda dikkate alınmazsa grup dağıtılır ve buda yasa gereğidir keyfi bir muamele değildir.
Sayın Semih yorumlarınız için teşekkürler.
SAYGILAR...
Old 22-02-2007, 19:27   #20
Av.Ömer KAVİLİ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan hakal35
...Toplantı ve gösteri yürüyüşlerini de kimse kafasına göre yapamaz belirli şartları vardır yürüyüş bu şartlara haiz değilse grup uyarılır, uyarı da dikkate alınmazsa grup dağıtılır ve bu da yasa gereğidir keyfi bir muamele değildir.
Sayın Semih yorumlarınız için teşekkürler.
SAYGILAR...

Sayın "hakal35",

İletinizden alıntıladığımız özellikler ile yukarıdaki "polislerin silahlı gösteri yürüyüşü" konusundaki düşüncelerinizi paylaşır mısınız ?
Çünkü konu içerisindeki polisler Sayın Ergin'in aktardığı hukuk kuralına karşın eylem yapıyor, bu eylemi dağıtmakla görevli olanların hukuk kuralını bozmaları düşünce tartışmasında çelişkili görünüyor.

İyi ve kurallı nöbetler.

Ömer KAVİLİ
Hukukçu.
Old 22-02-2007, 21:44   #21
hakal35

 
Varsayılan

Sayın Kavilli bahsettiğiniz konuya sayın Semih gerekli cevabı vermiş.Ama birde ben şu noktadan yaklaşayım konuya.Bildiğiniz üzre yapılan yürüyüş polislerin resmi olarak gerçekleştirdikleri bir yürüyüştür ve üniforma silahsız giyilmez.Kaldıki yürüyüşte herhangi bir şekilde silah kullanılmamıştır sadece yine yukarda bahsettiğimiz sebeplerden ötürü silahlar teşhir edilmiştir.Yürüyüşün asıl nedenleri arasında belirttiğimiz üzre silah konusunda yaşanan sıkıntının olması hasebiyle buda normal bir olay diye düşünüyorum.Eğer yürüyüş esnasında polisler herhangi bir şekilde silahını ateşleseydi yada bir hedefe doğrultsaydı size hak vermemek imkansız olurdu.Birde arkadaşlar zaten bu konuda yargılandılar ve silahlarını kabzasından değilde namlusundan tutarak havaya kaldırmaları mahkemece kendi lehlerine bir anekdot oldu.Çünkü silah namlusundan tutulduğunda herhangi bir şekilde ateşlenemez.Bu arkadaşlarında silahı namlusundan tutması silahı ateşlemek için değilde sadece göstermek için kılıfından çıkardıklarının samimi bir göstergesi olarak mahkemelercede kabul görmüştür...
Demişsiniz ki'bu eylemi dağıtmakla görevli olanların hukuk kuralını bozmaları düşünce tartışmasında çelişkili görünüyor'.Bu mantıkla bakarsak konuya yargıtayın verdiği kararın aksine polis toplantı ve gösteri yürüyüşü yapamaz sonucu çıkıyor ortaya...
Old 12-01-2010, 01:25   #22
Huk-Kol

 
Varsayılan

Arkadaslar, Polisimiz o tarihte maaşının az olmasından dolayi değil tabancalarının o dönemde kullanilan kirikkale marka ateşlemde tutukluk yapan sağlıklı çalışmayan bir tabanca olduğu için ve orda şehit düşen arkadaşlarının ise bu tabancaların ateşlenmemesinden dolayı yaşamlarını yitirdiğini düşünerek yola cikmiştir geçmişe bakarsak, geçmişi incelersek bunun maddi bir sorundan dolayı değilde kullanmış oldukları teşhizatin (tabancanın) düzenli çalışmamasından olduğunu görürüz.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Demokratik Bir Anayasa Nasıl Oluşturulabilir? abdullah arıkan Hukuk Sohbetleri 4 09-10-2009 03:17
Barolar'dan Hükümete Tepki PINAR YILMAZ Hukuk Haberleri 5 05-12-2006 13:46
Adalet sarayı önünde oturma eylemi PINAR YILMAZ Hukuk Haberleri 3 07-09-2006 14:46
Hakim-Savcı Yönetmeliğine Tepki ahmetsacit Hukuk Haberleri 2 12-08-2006 00:21
Zorunlu avukat eylemi ertelendi PINAR YILMAZ Hukuk Haberleri 0 11-08-2006 23:53


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07910991 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.