Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk ve Felsefe Hukukun felsefi yönüne dair sohbetler. Hak, Hakkaniyet, Adalet, Eşitlik kavramlarına hukuk felsefesi gözüyle bakış

Anket Sonucu: Kırmızı ışıkta durmakla Hukuk Devletinde Yurttaş olmak arasında bir ilişki var mıdır?
Evet, ilişki vardır. Yasalara kesinlikle uyulmalıdır 105 75,54%
Yasalara uyulmasa da olur, ara sıra “delinebilir” 5 3,60%
Kendine ve birilerine güvenen uymaz 7 5,04%
Hiçbir ilişki yoktur 22 15,83%
Oy Verenler: 139. Bu ankette oy kullanamazsınız. (Anket no : 18)

Kırmızı Işık...

Yanıt
Old 13-05-2002, 11:59   #1
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Kırmızı Işık...

Merhaba arkadaşlar,

Bir dörtyol . Trafik lambaları var ve çalışıyor.
Vakit, bir gecenin tam yarısı.
Yalnızca bir tek araç (ya da bir yaya)... Başka hiç kimse, hiçbir vasıta yok.
Sürücünün (yayanın) kırmızı ışıkta beklemesi / beklememesi ile, Hukuk Devletinde Yurttaş olmak arasında bir bağlantı kurulabilir mi?

Saygı ve sevgilerimle
Av. Hulusi Metin (İstanbul Barosu)
Old 13-05-2002, 12:31   #2
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Hem de nasıl ilişki var sayın Metin,

ilişkinin has' ı var...

Bu olay karanlık da bile esnerken ağzını kapamaya benzer... İnsan olan yapar, olmayan aydınlık da bile ....

Saygılarımla..
Old 13-05-2002, 14:30   #3
Admin

 
Varsayılan

Lütfen kimse alınmasın ama tüm içtenliğimle birşey söyleyeceğim:

Eğer ankette birinci seçeneğe oy vermiyorsanız, bu sitenin en önemli ilkesi ile ters düştüğünüzden, yanlış siteye üye oldunuz demektir.

Bu sitenin kuruluş (ve yaşayış amaçlarından) belki de en önde geleni Türkiye'nin ve Türk Halkının içinde bulunduğu şu ruh halidir: "Yasalara uymamak konusunda benim çok haklı şöyle bir gerekçem var!"

Bu ülkenin en büyük sorunu da şudur ki, her birimizin muhtelif yasal düzenlemelerden bağışık olmak konusunda kendimize kalkan yaptığımız mazeretlerimiz, yasaların kendisinden bile fazladır.
Old 13-05-2002, 15:20   #4
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Ankete katılıp, hiç bir ilişki yoktur diyebilen katılımcıya bir soru?

Siz gerçek fikrinizi mi belirttiniz?

Saygılarımla..
Old 13-05-2002, 21:34   #5
Cest la vie

 
Varsayılan İtiraf ediyorum!

Sn. Admin, Sn. Metin ve Sn. Tikici..
Suçlu benim Yani "ilgisi yok" diyen katılımcı benim.
Ancak, bu demek değildir ki ben, "ilgisi yok" dediğim için, gecenin bir körü kırmızı ışık yanıyor olmasına karşılık etrafta kimse yok diye yasağı ihlal edeceğim/ediyorum.
Yine bu demek değildir ki, kimsenin olmadıgı zaman ağzım açık esniyorum
Ve, yine bu demek değildir ki, Sn. Metin'e gıcıgım var.. Mesajlarını ilgiyle okuduğum ve çoğunu beğendiğim bir insan oldugunu hep söylemişimdir..
Ayrıca, yanlış siteye üye olduğumu da düşünmüyorum. Zira ikinci veya üçüncü seçeneğe de oy vermiş değilim.

Ancak, dürüstçe söylemem gerekir ki bana gerçekten ilgisiz geldi.

Alıntı:
Sürücünün (yayanın) kırmızı ışıkta beklemesi / beklememesi ile, Hukuk Devletinde Yurttaş olmak arasında bir bağlantı kurulabilir mi?


"Neden?" diyeceksiniz.. Sn Metin'in uyguladığı taktiğe uyarak "önce kavram" diyeyim ve Sn. Tikici'nin her zaman savunduğu üzere düşüncelerimi kaynak belirterek açıklayayım Kaynak,Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük'ün Anayasa Hukuku kitabı.
Sayfa 163te (9. Bası) şöyle yazıyor:

"Anayasa Mahkemesi, hukuk devletini, 'insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyucu adil bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmekle kendisini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan devlet' biçiminde tanımlamıştır. (Anayasa Mahkemesinin 25.5.1976 gün ve E. 76/1, K.76/28 sayılı kararı; AMKD, sayı 14, s. 189 sayılı kararı)"

Yine aynı kitabın 164. sayfasında da "hukuk devletinin gereklerini şöyle sıralanmış; başlıkları vermekle yetinmek istiyorum:
"A)Temel Hakların güvenceye bağlanması
B)Yasaların anayasaya uygunluğu
C)Yasaların genel olması
D)Yönetimin hukuka bağlılığı"


Şimdi, ankete oy verirken de bilgilerim bunlardı. Bu örneği düşünerek bunlar arasında bağlantı kuramamamın sebebi, bende "Hukuk Devleti" olma sorumlulugunun daha çok devlete ait olması izleniminin doğmuş olmasından olabilir. Hım, bu açıdan düşününce (şu an düşündüm ama) belki de hukuk devleti olan devletin yeterince hukuku vatandaşlarının kafasına yerleştirememiş olması veya hukuka uyulmamayı yeterli yaptırıma bağlamamış olması olabilir. Ama bu yine de bana çok dolaylı bir ilişki gibi geliyor. Yani ondan önce hukuk devleti tanımında bulunan o kadar çok şey eksikken, trafik ışıklarına gece yarısı uymamayı Hukuk Devletine yurttaş olmakla ilişkilendirmek, hukuk devletinin tanımına biraz saygısızlık olabilir düşüncesindeyim..
Ayrıca, bilmiyorum orada da öyle mi ama gece yarısı Tarsus'ta ışıklar uyarı şeklinde sarı ışıgın devamlı yanıp sönmesi şeklinde yanar, yani kimse gece kırmızı ışıkta geçsem hukuk devleti yurttaşı olmayı hakeder miyim,haketmez miyim diye düşünmez.
Olaya bir de benim açımdan bakın bu nedenle

Ayrıca Sn Admin ve Sn. Tikici'nin mesajlarındaki suçlayıcı tavır neredeyse suçu(!) kabullenmeme engel olacaktı Bunu da belitmek isterim Gerçi sizin değindiğiniz noktanın "yasalara uymamak" oldugunu farkındayım ama yine de ürktüm biraz açıkçası
Eğer hala hata yapıyorsam, yaşıma ve tecrübesizliğime vererek affetmenizi ve beni doğru şekilde bilgilendirmenizi rica ederim.. Çünkü hala doğrudan ilgisi oldugunu düşünmüyorum
Sevgi ve saygılarımla
Old 13-05-2002, 22:16   #6
glossator

 
Mesaj Hukuk ve Yasa

Merhabalar,

Katılımcılar tarafından ileri sürülen görüşlere katılmakla birlikte, bilindiği gibi,hukuk devleti kavramının yasa devleti kavramından daha öte bir kavram olduğunu ifade etmek isterim.
hukuk devleti kavramında yer alan insan haklarının korunması olgusu, tarihsel süreç içinde, öncelikle yürütme organına karşı koruma şeklinde ortaya çıkmıştır.
zamanla tehlikenin, yasa yapıcıdan da kaynaklanabileceği endişesi, yasanın da üst norma uygunluğunun denetlenmesi gerektiğini ortaya koymuştur.
aslolan hukukun evrensel ilkelerine, hukukun üstünlüğüne saygı.
yine bu anlamda, belki biraz konuyu genişletmiş olacağım ama, hukuk felsefesindeki Sivil İtaatsizlik kavramı da argüman olarak sunulabilir.

saygı ve sevgilerimle.
Old 13-05-2002, 22:32   #7
Admin

 
Varsayılan Ynt: İtiraf ediyorum!

Sayın cest_la_vie,
Alıntı:
Alıntı yapılan mesajın sahibi: cest_la_vie
Sn. Admin, Sn. Metin ve Sn. Tikici..
Suçlu benim Yani "ilgisi yok" diyen katılımcı benim.

Özgür bir sitedeyiz, düşünce belirttiğiniz için "suçlu" olmak söz konusu değil. Zaten düşünce belirtmedikten sonra forumun da bir anlamı kalmıyor..

Ancak ilk mesajımla kendi adıma ben de düşüncemi belirtmiştim (ve özellikle alınılmamasını da rica ettim), bu nedenle ben de o mesajımın "özgür sitenin düşünce belirtme hakkı" çerçevesi içinde değerlendirilmesini istiyorum..

Sayın Tikici adına konuşmam ama benim tahminim onun tepkisinin nedeni kullanılan oyun "kasıtlı" verildiğini düşünmesi olsa gerek..

Alıntı:

Eğer hala hata yapıyorsam, yaşıma ve tecrübesizliğime vererek affetmenizi ve beni doğru şekilde bilgilendirmenizi rica ederim..

Gene samimi bir itiraf yapacağım ve gene üstüne basa basa "alınma" olmamasını rica edeceğim:

Bu sözden ezelden beri NEFRET etmişimdir! Akıl yaşta değil, baştadır. Ne burada, ne de başka hiçbir ortamda "yaş"ı bir kriter kabul ederek kendinizi sınıflamayınız lütfen.
Old 13-05-2002, 22:56   #8
Cest la vie

 
Varsayılan

Alıntı:
Özgür bir sitedeyiz, düşünce belirttiğiniz için "suçlu" olmak söz konusu değil. Zaten düşünce belirtmedikten sonra forumun da bir anlamı kalmıyor..


Sn Admin..
Bu sözü duymuş olmak beni çok mutlu etti.. Çünkü "hukuk devleti" tartışması adı altında ankete verdiğim cevap yüzünden "acaba hukuk sitesi değil de polis sitesi olarak mı düşünmem gerekiyor?" diye aklımdan geçmemiş değildi hani. (Burada "polis sitesi" polislere yapılan bir hakaret değildir, 'hukuk devleti-polis devlet' ayırımını kastederek benzetme yaptım)
Çünkü, ankete vereceğim yanıtın baştan sınırlanmış oldugunu görmek beni üzmüştü.
Lütfen bundan da siz alınmayınız.

Ayrıca,
Alıntı:
Bu sözden ezelden beri NEFRET etmişimdir! Akıl yaşta değil, baştadır. Ne burada, ne de başka hiçbir ortamda "yaş"ı bir kriter kabul ederek kendinizi sınıflamayınız lütfen.

Zaten katı bir şekilde kendimi sınıflanmış olsam, ne ankete oy verirdim, ne de verdiğim oyun arkasında olurdum.. Tabii su an bu cevabı da yazmazdım.. O bilgisizlik ve tecrübesizlik anlamındaydı, alınmadım o yüzden
Sevgi ve Saygılarımla
Ahu
Old 14-05-2002, 00:46   #9
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Yurttaşlık bilinci...

Merhaba katılımcılar,
Evrensel ve anayasal hakların kullanımını ve siyasal yetkenin (otoritenin) denetimini sağlayacak olanlar,
“akılı, uslu” insanlar değil; sorgulayan yurttaşlardır.

Hukuk devleti; yurttaşlık bilincinin kıvılcımları ile, yaratan yurttaşlardan oluşan topluma, uygarlığın 'bu dünya' ödülüdür.

Toplumsal duyarlığın ve tepkinin, yasalardan önce ve onlardan daha etkili olduğu toplumlarda,
yasalara aykırı olmasa bile, kimi tasarıların eyleme dönüşerek dışa vurulması önlenebiliyorsa,
hukuk devleti kavramı, o toplumda anlam ve işlerlik kazanmış demektir.

Yasaya aykırı olmayan fakat evrensel nice kavramları çarpıtan bireysel kimi tasarılar, ancak
eleştirel usa dayanan düşünce ile dogmatik düşünce arasındaki zıtlaşmanın, ikincisi lehine gelişme gösterdiği
toplumlarda eyleme dönüştürülebilir.
Bu tür eylemleri tasarlayıp uygulayanlar, hem hukuk devletinin tüm olanaklarından yararlanırlar ve hem de ceza sahası dışında olmakla, yasaların yaptırımından ve yurttaşlık bilinci yeterince gelişmemiş toplumun gazabından kurtulmuş olurlar.

Bu bağlamda örneğin, kaynağı sorgulanamayan kazancın, vergilendirilerek kutsallaşacağı görüşü (Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır!) Hukuk Devleti kavramı ile bağdaştırılamaz.

Yeryüzünde yasası olmayan devlet yoktur. Yasa devleti ile Hukuk devleti arasındaki farkı fark etmek; yurttaşlık bilincinin uyanmakta olduğunun işaretidir.

“ ... bu Anayasa,
...
Türk Milleti tarafından, demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.”
(182 Anayasası, Başlangıç).

Aşığın bir gözü kör, bir kulağı sağırdır.

Hukuk Devleti’ni var eden / edecek olanlar; “kırmızı da geçerim, yakalanırsam parasını öderim” mantığının hemen her alana uyarlanışına tepki gösteren yurttaşlardır.
Toplumun “Gören, Duyan, Bilen” yurttaşlardan oluşması; Hukuk Devleti olabilmenin koşuludur.

Saygı ve sevgilerimle
Av. Hulusi Metin (İstanbul Barosu)
Old 14-05-2002, 15:41   #10
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Sayın ces't la vie,

Sen küçük değil, tam aksine büyüksün.. Gerçek fikrimdir bu.. Bu tür mazeretler kabul edilmez.))

Hukuk Devleti, sadece Devlet için değil, devlet kavramı içinde bulunan birey, tüzel kişilik ve tüzel olmayan her bir unsuru kapsar.. Bu arada, bireyide aşıp, hayvanları da bu kapsamda değerlendirmek gereği olduğu, çağımızda ihtilafsızdır.

Bu anlamda olaya baktığınızda, hukukun üstün tutulduğu, her türü hareketin hukuki kurallarla sınırlandırıldığı, yahut ters yönde genişletildiği düşünülmelidir..

Bu vücutta, hukukun çizdiği sınırlara riayet etmek de Hukuk devletinde yaşayan birey olmanın bir icabıdır..

Soruya verilen cevabı yadırgadığım için kasıt olduğunu düşünmüştüm ki, senin dürüst tavrın ile yanıldığımı anladım.. Sözüm seni kapsamıyor.. Neyseki sana arkadaşlık edecek bir seçmen daha var aramızda... ilgisi yok diyenler ikilemiş... rast gele

Unutmadan, şifre çözücü edindim.. haberin olsun artık decoder gerektiren yazıları okuyabiliyorum

Saygılarımla..
Old 14-05-2002, 22:21   #11
m.oztop

 
İyi iki

degerli hocam
bu konuda o dediginiz ikinci oyu veren sahıs benım bir hukukçu olmam bence her hukukçuyla aynı fikri paylaşmam gerektiği anlamına gelmez benim düşüncem bu sosyal devlet anlayışına belki aykırı olsada
Old 14-05-2002, 22:36   #12
Cest la vie

 
Yeni Fikir Ankette mi sorun var, nedir?

Sn Tikici..
Öncelikle düşünceleriniz için teşekkür ederim.
Yazdıklarınıza katılıyorum ama Sn. Glossator'un dediği gibi bir kavram anlaşmazlıgı var gibi ortada. Veya ankete verilen cevap seçeneklerinin "hukuk devleti" tanımıyla "yasa devleti" tanımı arasında ithilaf yaratması söz konusu.
Yani cevap seçenekleri şöyle değiştirilse:

Yasalara kesinlikle uyulmalıdır.
Yasalara uyulmasa da olur, ara-sıra "delinebilir".
Kendine ve birilerine güvenen uymaz.


bence herkes anketi ve olayı daha iyi anlar ve ona göre yanıt verirdi... Ama bu sefer de olayı tartışmaya gerek kalmazdı. Böylece ankete verilen farklı cevaplar gerçekten sorun yaratabilirdi.

Ayrıca,
Alıntı:
Unutmadan, şifre çözücü edindim.. haberin olsun artık decoder gerektiren yazıları okuyabiliyorum



O dekoderi nereden temin ettiğinizi öğrenebilir miyim? Bazen ben de ihtiyaç duyuyorum da

Sevgi ve Saygılarımla
Old 15-05-2002, 11:54   #13
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan Sorun diye bir şey yok!

Sevgili meslektaşlarım,

Bir anket sunulmuş ise, ve seçeneklerden birisine oy verme imkanı tanınmışsa tabidir ki, bu seçeneklerden birisine oy vermek mümkündür. Aksi, takdirde seçenek koymamak icap ederdi.. İtirazınızda ve eleştirinizde son derece haklısınız.

Evet, belki de ilişki yoktur denilmesine bu anlamda tepki koymamız hatalıdır. Ben o konuda yazdığım yazıyı geri alıyorum. Kasıt olduğunu düşünmüştüm. Fakat yanıldığımı anladım.

Hem sayın m.oztop, hem de sayın Ces't la vie kardeşlerimizin bilinçli ve iyi eğitimli olduklarını forumdan biliyorum. Bu nedenle, sözüm kendilerini bağlamıyor, esasında kimseyi bağlamıyor çünkü geriye aldım.

Ayrıca, kararlı, ölçülü ve bilinçli eleştirileriniz için de sizi kutluyorum.

Selam, sevgi ve saygılarımla..
Old 15-05-2002, 15:47   #14
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Ve devam...

Merhaba arkadaşlar,

Karşılıklı açıklamalardan sonra .... ner'de kalmıştık ?

Türk toplumunda bireylerin "yurttaşlık bilinci" gelişmiş midir?
Nedir bunun ölçüsü ?
Hukuk Devleti... Soyut bir kavram. Bu kavramı somutlaştıran nedir ?

Bir yöneticinin "benim vatandaşım, işçim, köylüm, memurum...." diyebilmesiyle;
Bir yurttaşın "benim cumhurbaşkanım, benim başbakanım, benim bakanım" diyebilmesi arasında hukuk devleti bağlamında bir fark yok mudur ?

Hukuk devletini kurmakla, hukuk devletine ulaşmak farkında... neler yapılmalı ?

Saygı ve sevgilerimle
Av. Hulusi Metin
Old 16-05-2002, 21:15   #15
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Bir yöneticinin "benim vatandaşım, işçim, köylüm, memurum...." diyebilmesiyle;
Bir yurttaşın "benim cumhurbaşkanım, benim başbakanım, benim bakanım" diyebilmesi arasında hukuk devleti bağlamında bir fark yok mudur ?


Bu arada şunu da inceleyebilir miyiz sayın Metin?

Seçmen ile Millet-vekili arasındaki ilişki hukuki bakımdan nasıl nitelendirilebilir?

Vaadlerde bulunarak oy toplayan ve neticesinde millet-vekili seçilen bir kişi, vaadlerini yerine getirmez ise, hatta kusurlu yerine gitirir ise; seçmenlerin tazminat davası açması halinde, illiyet bağı, zarar bağlamında netice nasıl şekillenir?

Doğrudan tazminat davası açmayıp da, devletin sorumluluğuna gidilebilir mi?

Hukukdevleti, bu soruya ne cevap verir? Seçmeseydin kardeşim diyebilir mi?

Bu konuda düşünceleriniz nedir?

Saygılarımla..
Old 17-05-2002, 01:27   #16
aristo

 
Karar Hukukun üstünlüğünün lafta kaldığı hukuk devletinde yurttaş olamama

Saygı ve sevgilerimle;

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER
HUKUK DEVLETİNDE İYİ BİR YURTTAŞ OLMA BİLDİRİSİ

1- İyi bir yurttaş;her zaman şükretmesini bilmeli;hukuk devletinin her ne ahvalde olursa olsun şefkatli kolları ile yurttaşının yanında olduğunu bilir.
2-İyi bir yurttaş;geçim sıkıntısı nedir bilmez,enflasyonu asla canavar olarak görmez, aksine onun, devlet babasının bir haşmetinin göstergesi,bir sevgi seli olduğunu bilir.
3-İyi bir yurttaş,hukuk devletinde ki yolsuzluklara, fortumlamalara güler geçer,bütün bunların pembe dizi olduğunu düşünür.
4-İyi bir yurttaş,meclisine güvenir,siyasi partilerinden ve liderlerinden asla hesap sormaz,aksine her zaman her yapılanı coşkuyla alkışlar.seçimlerde en güzel masalları kim anlatırsa oyunu ona verir.çünkü masal anlatmak da bir sanat işi olduğunu iyi bilir yurttaşlar,sanata her zaman değer verirler
5-İyi bir yurttaş,kültürünün de gelişmesi için her zaman telovoleli proğramlar ve reklamlar seyreder
6-İyi bir yurttaş,en güzel mesleğin işsizlik olduğunu bilir ve bu mesleği kazanabilmek için yıllarca okuması gerekebilir.
7-İyi bir yuttaş,ehliyeti olmadan veya alkollü araba kullanmasını bilir.iyi bir yurttaşın trafik kurallarına uymasına gerek yoktur,kurallar bilmeyenler içindir oysa iyi bir yurttaş doğuştan bunları bilmektedir.
8-iyi bir yurttaş,mapusa girmişse mutlaka kader mahkumudur;hukuk devletinin onu affedeceğini iyi bilir.
9-İyi bir yurttaş,asla hukukçulara güvenmez,onların herzaman kafa karıştırıcı olduklarını iyi bilir.
10-iyi bir yurttaş,rüşvet alır,rüşvet verir,rüşvete göz yumar
11-İyi bir yurttaş,parasını harçur etmez döviz alır,satar biriktirebilirse mevduatını yutdışına güvenilir bankalara yatırır,amerikadan villa alır,vs.
12-İyi bir yurttaş,yerli malı kullanmaz öncelikle yabancı markalar tercih eder
13-iyi bir yurttaş üretim yapmaz,kitap okumaz,gazeteyi varsa promosyonu alır,best-seller ve reytingi yükselmiş film seyreder
14-İyi bir yurttaş zengin olmayı amaç edinir,bu uğurda engel tanımaz
15-İyi bir yurttaş,kara para aklar,medyatik olur,paparazilere malzeme olur,hak-hukuk tanımaz,susurluk kazağı örer.
16-İyi bir yurttaş,işini bilir,sahte para basar,sahte diploma satar,
17-İyi bir yurttaş,bergama köylüleri gibi mahkeme kararına uyulmasını istemez,siyanürle altın çıkarılması için seferber olur
ancak petrol bulunmuşsa derhal kapatır.
18-İyi bir yurttaş,bulunan tüm hazine arazilerini yerleşime açar,gerekirse ormanları yakar yer açar
19-İyi bir yurttaş,hormonlu gıdaları yer şikayet etmez hatta hormon kebabı adı altında turistlere yemek yapar
20-İyi bir yurttaş,hastanede kuyruğa girer,ambulans,doktor istemez,fala inanır,ısırgan otu kaynatır,okunur,üflenir,deli dana yer,hastalıklardan korkmaz

devamı sizde
Old 17-05-2002, 09:12   #17
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Devlete bakış...

Merhaba katılımcılar,

Bir ülkede millet ile vekili arasında, yalnızca seçimden seçime hesap sorma (!) alışkanlığı varsa,
Asil, “azletme” yetkisini kullanamıyor; vekil, “istifa” kavramını bilmiyorsa (!),

Yasama organının sorumsuzluğu, milletvekilinin dokunulmazlığı bir kalkan gibi kullanılıyorsa,

Bir ülkede iş adamlarının kurduğu dernekle, işçilerin kurduğu dernek arasında, “Politikayla uğraşma yasağı” bağlamında fark varsa,

Bir ülkede bir iş adamı (adıyla anılan), “Polis evi”, karakol yaptırabiliyorsa,

Bir ülkede yurttaşların ve yöneticilerin “Devlet” anlayışlarında bir fark ( hem de dağlar kadar) varsa,

Kırmızı; birileri için bir “yasak”, birileri için yalnızca bir “renk” ya da bir romanın adı ise,

O ülkede hukuk devletinin varlığından söz edilebilir mi?

Saygı ve sevgilerimle

Av. Hulusi Metin
Old 18-05-2002, 01:00   #18
seyyah

 
Varsayılan

merhaba,
konu çok güzel ve özel. öncelikle bunu belirtmeliyim. ancak anketteki seçeneklerin herhangi birinin konuyla ilgili düşündüklerime tam olarak uyduğunu söyleyemeyeceğim. o bakımdan oy kullanmama hakkımı kullanmak istiyorum. fakat gene de konuyla ilgili bir iki şey yazmadan edemedim.
kanımca hukuk devleti sadece kural üreten ve yurttaşlarından o kurallara uymalarını bekleyen bir organizma değil. çağdaş anlayışlara göre hukuk devletinde kurallar, yurttaşlarının yaşamlarını daha mutlu, umutlu, sağlıklı, rafine ve müreffeh geçirmelerini temine yönelik olmalı. bu bakımdan yurttaşlar gerektiğinde kuralları sorgulayabilmeli, nasıl daha iyi bir düzen oluşturulabilir diye kafa yormalı ve oluşturdukları düşünce ürünlerini hukuk devletinin kendilerine sağladığı kanallar aracılığıyla yönetenlere ulaştırabilmeli.
konuya böyle bakınca, verilen ilk örnekten hareketle şunları söylemek istiyorum. hukuk devletinin güzide ve başkalarının her türlü hakkına en az kendisininki kadar saygılı yurttaşı, gecenin geç bir saatinde, tenha bir kavşak noktasında, trafik ışıkları kendisine kırmızı yanıyorsa yeşil yanıncaya değin beklemeli. çünkü, kuralı saygı duyduğu organizma yukarda belirttiğim nedenlerle koymuş ve uyulmasını istiyor. bundan asla kuşku duymamalı, vardır bir hikmeti diye düşünmeli, ama beklerken de bir taraftan da başka bir şey düşünüp üretmeli. mesela "yav, burada, bu saatte bir tarafa kırmızı, diğer tarafa yeşil ışık yanıp verimliliği azaltacağına, her iki yana da dikkatli geçmelerini teminen yanıp yanıp sönen kırmızı ışık koysalar daha iyi olmaz mı? dur, şunu yarın mahalle meclisinde dile getireyim, oradan da belediye meclisine aktaralım!"
ne dersiniz, toplumsal barış, birbirinin hakkına saygılı yurttaşlar, yurttaşlarını dinleyen ve varsa sorunları gideren, mevcut düzeni iyi ve çağdaş amaçlarla daha da geliştirmeye çalışan bir yönetim, hukuk devleti ütopya mı?
Old 19-05-2002, 13:39   #19
nus

 
Varsayılan Önce yurttaşlık bilinci

Merhaba katılımcılar

Alıntı:
hukuk devleti ütopya mı?


Bence evet. Ve öyle de olmalı.
Olmalı ki "mevcut düzeni iyi ve çağdaş amaçlarla daha da " geliştirmek özlemi ve bu özlemi gerçekleştirmeyi görev bilen buna " çalışan" yönetimler olabilsin.

Yasalarımız gözden geçirilmeli, sayısı azaltılmalı, anlatımı somut olmalı... Yargıca geniş takdir yetkisi tanınmalı ve halkın yargıya katılımı sağlanmalı...
Ve yurttaşlık bilinci geliştirilmeli.
Saygılar
Old 20-05-2002, 10:15   #20
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Hukuk devleti ütopyadır. En azından asgari eğitimli vatandaşının, haklarını bildiği ve insan olma onurunun hazzına vardığı bir toplumda yaşamıyorsak, hukuk devleti adı olan fakat, gerçeği olmayan bir ütopyadır.

Devlet otoritesi, kural tesis eder, ancak bu kuralı çeşitli gerekçelerle kendisi ihlal eder. Aleyhine olduğunu düşündüğü kuralı, yenisi ile değiştirir, açıklama yapmaz.. Anayasasını değiştirir, halka danışmaz.. Halkın isteğini, tehlikeli görür dikkate almaz... hukuku devlet için tehlikeli addeddiği an, kamu yararı hikayesini uydurur... çalışanına yaşaması için elzem maaşı vermez, işini bilmesini, başka bir ifade ile üçkağıtçı olmasını bekler,...kısaca, hukuk devleti bizim için bir safsatadır, yutana yutturulan bir hayal hapıdır.

Bizim millet ise; hukuk devleti nedir, neye yarar, kimin içindir, kime yakındır, para mıdır, menfaat midir, ekmek midir, su mudur henüz çözemediğinden problem de değildir, ütopya yahut gerçek olması..
Old 23-05-2002, 12:01   #21
muratcaglar@turkhuku

 
Varsayılan

Merhaba arkadaşlar,

Bazen kırmızı ışıkta durmasam da birinci seçeneği işaretledim.
Diğer seçeneklerin de insanları sınıflamak ve yargılamak için konulmadığından da eminim.
Kırmızı ışıkta durmak;kesinlikle yurttaşlıkla ilgilidir.
Kendisi de bir hukukçu olan Cumhurbaşkanımızın kırmızı ışıkta durması da; bana kalırsa bu tartıştığımız konudaki birinci seçeneğe işaret etmek içindir.saygılarımla Av.Murat Çağlar
Old 14-06-2006, 13:47   #22
Jurist Enes

 
Varsayılan

TAMAMEN KÜLTÜR MESELESİ.
ÜST GEÇİTLERİN KULLANILMAMASI GİBİ.
Old 16-06-2006, 10:32   #23
Av.Duygu Keleş

 
Varsayılan

Değerli Hocamın anlattığı bir fıkra geldi aklıma :
Adamın biri arkadaşıyla trafikte seyir halinde iken kırmızı ışlıkta durmadan geçer ve arkadaşı:
-Ne yapıyorsun kırmızı ışıkta geçilir mi? der.
Adam da:
-Karışma sen ben ustayım,hocayım,bu işleri iyi bilirim. der.
Yollarına devam ederken adam birden yeşil ışıkta durur.Arkadaşı merakla sorar:
-Hani sen ustaydın,hocaydın neden yeşil ışıkta geçmek yerine durdun. der.
Adam eliyle karşı tarafı gösterir ve "bak başka bir usta geçiyor"
Gördüm ki bizim usta meslektaşlar kırmızı ışıkta geçilebilir derken "yeşil ışıkta durulabilir" ide savunuyorlar.
Böyle giderse biz trafiğe!!!!(adalete) daha çok kurban veririz.
Old 21-06-2006, 13:08   #24
avmehmett

 
Varsayılan

sevgli meslektaşım delmar size katılıyorum ayrıca sizin gibi değerli bir meslektaşımla aynı üniversiteden mezun olmak beni çok memnun eti dediklerinize katılıyorum,son olarakta avukatlık sınavıyla birçok genç avukatın idealeriyle oynandığına inanıyorum,sizin bu konu hakkındaki görüşünüz nedir acaba saygılarımla
Old 21-06-2006, 14:18   #25
bertrand

 
Varsayılan

Selam,

Hiçbir ilgisi yoktur seçeneğini tıklayan 5. kişi benim. Çok vaktim olmadığından bütün yorumları okumadım ancak sanırım birtek Ahu hanım ilgisi yok demesinin nedenlerini açıklamış.

Öncelikle sunulan şıklar ve şıkların üzerindeki soruyla, topicin ilk mesajında açıklanan durum birbiriyle tam örtüşmüyor. Bende ilk mesajda açıklanan duruma bakarak ilgisi yoktur şıkkını işaretledim.

Sezinlediğim kadarıyla bir ayrım yapılması ihmal edilmiş. Buna göre hukuk devleti - Yasa devleti veya daha genel ifadesiyle hukuk-yasa ayrımı ortadan kaldırılarak tek bir kavramda "yasa" kavramı altında birleştirilmiş gibi sezinledim.

Bir ülkedeki iktidar ne kadar demokratik yollarla seçilirse seçilsin, çıkarılan yasa ne kadar demokratik yolla çıkarılırsa çıkarılsın, o yasanın hukuka uygunluğu farklı birşeydir. Ayrıca bunun tartışmasının yapılması önemlidir. Ancak herşeyden öte bir yasanın yorumlanmasında ki en önemli yol, "amaca göre yorum ilkesidir" ki bizi asıl hukuka uygunluk noktasında sonuca ulaştıracak yol budur.

Konunun açıldığı örneğe gelirsek:

Trafik ışıkları akan trafiğin düzenlenmesi amacıyla kullanılan unsurlardır. Kendisine kırmızı ışık yanan araç veya yayaya, karşıdan gelen veya kendisine yeşil ışık yanan tarafa yol vermesi gerektiğini bildirir. Ortada ne yaya ne araç bulunmadığı gecenin kör bir saatinde yanan kırmızı ışık, sadece üretim hatasıdır. Zira bir saatten sonra zaten zaten kırmızı ışıklar kendini yanıp sönen sarı ışıklara, yani "dikkatli geçiş" işaretlerine bırakır.

Devletim gecenin 4 ünde bana tek bir canlının bulunmadığı bir yolda 1 dakika boyunca beklemek gibi anlamsız bir külfet yüklemeyeceği ve daha doğrusu yükleyemeyeceği için ben o ışıkta beklemem. Bekle diyen devletin veya yasa yorumlayıcıları veya uygulayıcılarının da iyiniyetli olmadığını düşünürüm.

Sayın admine saygılarımı ileterek isterse forumların esenliği için kendi isteğimle ayrılabileceğimi belirtmek isterim.

Saygılarımla...
Old 21-06-2006, 16:08   #26
Av.Duygu Keleş

 
Varsayılan

Değerli meslektaşım avmehmett;
Güzel sözleriniz için öncelikle teşekkür etmek isterim.
Avukatlık sınavına gelince de ben şanslıydım çünkü sınava yakalanmadım ama şunu belirtmeliyim ki bu sınav kabul edilebilir değil.4 yıl boyunca hukuk eğitimi alıp 2 yıl boyunca hem adliyede hem de hukuk bürosunda staj yaparak eğitiminin yanına bir nebzede olsa tecrübe katan meslektaşlarımın adeta aldıkları eğitime ve yeteneklerine güvenilmeyip ayrıca bir sınava tabi tutulmak istenmeleri beni ziyadesiyle üzüyor ve rahatsız ediyor.Üniversite ve hukuk fakültelerinin mezun sayıları göz önüne alındığı zaman görülüyorki zaten belli bir seviye ve birikime sahip olan arkadaşlarımız fakültemizden mezun olabiliyor.Bu durumda yetersizlik nerede.Neden sınava ihtiyaç var.
Ben sadece şunu gözlemleyebiliyorum:Kişi başı bilmem kaç YTL yi bilmem ne bankasına yatırdığımız zaman sınava girmeye hak kazanıyoruz.Bilmem anlatabildim mi?Ama kimse durup düşünmüyor ki 4 yıl boyunca canını dişine takarak fakülteden mezun olmuş bir genç hukukçu 2 yıl stajı boyunca sınavı kazanıp kazanamam endişesi içinde pratik namına ne kazanabilir?4+2=6 6 yıl boyunca kitap okuyup teorik bilgiler içinde sıkışıp kalacak meslektaşlarım belkide 30 yaşına geldiklerinde avukat ünvanını olacak ve pratik bilgiler edinmeye başlayacak.Yani en verimli ve herşeyin üstesinden gelinebilecek yaşlarda kitaplarla boğuşurken,artık olgun seviyede bürosunu düzenini oturtmuş olacağı yaşlarda da adliye koridorlarında oradan oraya koşuşturacak.
ÜZÜLÜYORUM,KIZIYORUM,KINIYORUM.
SAYGILARIMLA.......
Old 23-06-2006, 17:08   #27
Av.Özgür ODABAŞ

 
Varsayılan

Anket sorusuyla,hukuk devleti arasında doğrudan bir ilişkinin olmadığını düşünüyorum.Hukuk devletinin varoluş amacının,en yalın tabiriyle insanların, ötekinin hakkına saygı duyarak yaşamasını sağlamak olduğunu düşünüyorum.
Bu noktada o kırmızı ışıkta geçmek,başka birinin ya da toplumun hakkının ihlali olmayacağından,gönül rahatlığıyla geçer ve kendimi hukuka inanan,birlikte yaşadığı insanlara ve toplumsal düzene saygı gösteren biri olarak düşünmeye ve tanımlamaya devam ederim.
Yasalara kesinlikle uyulmalıdır tavrı ise,kendi içerisinde o yasanın tartışılmasını engelleyecek bir yargıyı da barındırdığından,bence hukuk devleti ile ve hukukçu kimliğiyle ciddi şekilde çelişmektedir.
Saygılarımla...
Old 10-12-2006, 16:13   #28
Av.Can

 
Varsayılan

Bende hiçbir ilgisi yoktur şıkkını işaretledim.Kısaca hukuk devleti tanımından yasamanın yürütmenin ve yargının kendisinin yargı denetimine tabi olması gerektiği açıklamasını anladığımdan,çünkü anayasa teorisiyle ilintili bir kavramdır hukuk devleti.Örnekte verilen vatandaşın doğru-yanlış hareketiyle bu kavramın hiçbir ilgisi olduğunu düşünmüyorum.Yoksa kırmızı da geçsin kanuna aykırı davransın canım hukuk bundan yara almaz diye düşünmedim.Tamamen anketin iyi kurgulanmamış olması ve hukuk devleti-yasa devleti ayrımını ıskalamış olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.
Old 13-01-2007, 23:40   #29
calikusu_kamuran

 
Varsayılan

Aslında burada kural ile somut olayın uyuşup uyuşmadığı tartışma konusu olmalıdır.

Ortada bir başkasıyla çatışma durumu yaşanmıyorsa çatışma varmış gibi bir kuralın varlığı, somut olaya uygun mudur?

Kırmızı ışık yanıyor iken arıza yapmış ve sürekli yanıyor olsun elbette ışıkta duracak değilsin.
Ayrıca şunu belirtmeliyim ki kırmızı-yeşil ışık düzenlenmesi durumu bir başkasının da varlığını gerektirmez mi? Yani eğer bir başkası var ise ortada şu kural uygulanır anlayışı olmaz mı yani? Ortada bir başkasıyla çatışma durumu yaşanmıyorsa çatışma varmış gibi bir kuralın varlığı somut olaya uygun mudur?

Elbetteki kırmızı ışığın yanıp sönmesi uygulaması ile somut olay ile kural uyumu sağlanmalıdır.
KURALLAR, SOMUT OLAYA UYMAK ZORUNDADIR Kİ KURALLAR SOMUT OLAYLARDAN DOĞAR...Hiç bir kural yoktur ki bir gerçeklikten doğmasın?

SAYGILARIMLA.
Old 14-01-2007, 00:01   #30
calikusu_kamuran

 
Soru Anlamak İsteĞİmdİr

ALINTI: AV.MEHMET.S.DİKİCİ, Hukuk Devleti, sadece Devlet için değil, devlet kavramı içinde bulunan birey, tüzel kişilik ve tüzel olmayan her bir unsuru kapsar.. Bu arada, bireyide aşıp, hayvanları da bu kapsamda değerlendirmek gereği olduğu, çağımızda ihtilafsızdır.
.................................................. ........
Bu vücutta, hukukun çizdiği sınırlara riayet etmek de Hukuk devletinde yaşayan birey olmanın bir icabıdır..
.................................................. ........
Unutmadan, şifre çözücü edindim.. haberin olsun artık decoder gerektiren yazıları okuyabiliyorum.


SORULAR:1-"devlet kavramı içinde bulunan birey, tüzel kişilik ve tüzel olmayan her bir unsuru" cümlesinin ne anlama geldiği
2-"Bu vücutta"... bu vücutta, kelimesinin ne anlama geldiği

husurlarını anlamak istiyorum.

Bu tahvilde, hukuk kamu imkanlarına mı kişi imkanlarına mı öncelik tanımalıdır şeklindeki bir anketli forumda Syn. Armağan Konyalı" ya vermiş olduğum cevaptaki(ikinci perde) anlatımımın doğru olduğunu düşünebilir miyim? Yani bireyin tüm kişisel hakları ile bütünün(kamu) içinde bir unsur-organ-suje olduğunu düşünmem hatalı mı idi? Yani birey çağdaş dünyanın en yüce değerlerine sahip olarak-tüm hakları ile kamunun bir organıdır, demek isterken orada hatam mı vardı?

Yalnızca düşüncelerimin yanlış olup olmadığını öğrenmek adına cevaplamanızı saygıyla rica ederim.

SAYGILARIMLA
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Kırmızı Bülten'in Yasal Düzenlemesi Var Mı? .. Av.Mehmet Saim Dikici Meslektaşların Soruları 0 24-07-2005 18:13
Kırmızı Şarapla Gelen Sağlık Av.Habibe YILMAZ KAYAR Site Lokali 9 03-05-2004 13:32
Şiddet Yaygınlaşırsa -Dr. Demet Işık Av.Habibe YILMAZ KAYAR Kadın Hakları Çalışma Grubu 1 13-08-2003 11:35
Işık İtleri! Kıvılcım Site Lokali 0 08-10-2002 22:52


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07093310 saniyede 17 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.