Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Sİber Zorbalik Ve Çocuklarimiz

Yanıt
Old 26-04-2012, 15:39   #1
Nesl-i Han

 
Varsayılan Sİber Zorbalik Ve Çocuklarimiz

1990’ların başlarında literatürüme giren küreselleşme (globalleşme) artık dünkü çocuklar tarafından bile bilinen bir kavram. McLuhan’ın öngörüsü gün geçtikçe daha da belirgin bir hale geliyor ve “dünya gerçekten küresel bir köy haline geliyor”. Ve küreselleşme internet ve diğer iletişim araçları ile tıpkı bir virüs gibi kanımıza işliyor.



İnternetin en büyük handikapına belki de çocuklarımız kapılıyor. Artık rahatlıkla çocuklarımız bizden ayrı bir dünyaya yelken açıyor. Kontrolünü yapamadığımız, bilemediğimiz ve bizim dışında onların kişiliklerini şekillendiren bir dünyaya.
Bu yazıda siber zorbalıktan bahsetmek istiyorum. Nedir siber zorbalık?
Siber zorbalık, bir çocuk ya da gencin, teknolojik araçlar kullanılarak tehdit edilmesi, taciz edilmesi, aşağılanması, utandırılması demektir ve ciddi bir suçtur. Ve bu suçun sonucunda mağdurlar ya intihar ediyor ya da intikam alma çabasına düşerek demir parmaklıklar ardına düşüyor ya da ömür boyu böyle bir travmanın izdüşümleriyle yaşamayı göze alıyor.
Siber zorbalık türleri şiddet, taciz, gözdağı, tehdit, onur kırıcı sözler içeren mesajlar, iftira, dedikodu şeklinde ifade ediliyor.
Siber zorbalar özellikle başkalarının kimliğine bürünerek, bir başkasının saygınlığını zedeleyen ve tehlikeye atan mesajlar göndererek, kişinin özelini ya da kişi hakkında utandırıcı bilgileri çevrimiçi ortamda yayarak zorbalık yapabiliyor. Bunun yanı sıra bir başkasının utandırıcı bilgileri hileyle elde ederek, kişiyi kasıtlı olarak çevrimiçi bir grup dışına iterek de siber zorbalık yapılabiliyor.
Siber zorbalığın faili meçhul olduğundan mağdurlar çoğunlukla çaresiz kalıyor. Teknolojik araçlardan yoksun kalma korkusuyla veya başka sebeplerle çocuk ne öğretmenine ne de ailesine açılmıyor, ergenlik dönemindeki çocukların zaten tepkisel bir dönemde olmasından mütevellit çoğu zaman sorunları aileleri tarafından gözlenemiyor. Bu da bir kısır döngü olarak failler mağdurları, mağdurlar da yeni failleri oluşturarak cereyan ediyor.
Konuyla ilgili araştırmaları taradığımda karşıma çıkan rakamlar kayda değer.
Geçtiğimiz yıl içerisinde öğrencilerin %43’ü, gençlerin %81’i eğlenceli olduğu için siber zorbalık yaptıklarını ifade etmiş.
Öğrencilerin %30’u kendilerine siber zorbalık yapanlardan intikam almak istemiş.
Sadece %11’i yaşadıkları siber zorbalık hakkında aileleri ile konuşmuş.
Öğrencilerin %17’si çevrimiçi ortamda kendilerine yalan söyleyenler tarafından siber zorbalığa maruz bırakılmış.
Öğrencilerin %70’i etkili önlemin siber zorbalık yapanların engellenmesi olduğunu ifade etmiş.
Görüldüğü üzere çocuklar bu konuda sessiz kalarak kendi başlarına sorunun altından kalkmaya çalışıyor.
Bazıları da “Zorbalık yapmamın tek bir nedeni var. Çünkü o da bana bunu yaptı” şeklinde kendilerini savunuyor.
Siber zorbalıklara karşı çocuklarımızı uyarmak zorundayız. Onların her zaman yanlarında olduğumuzu hissetmelerini sağlamamız önemli. Devir hem ebeveynler için hem de çocuklar için zor bir devir. Hepimiz hazırlıksız yakalandık. Daha bilinçli bir döneme hep birlikte ulaşabilme dileğiyle…


Neslihan Sultan PALA
Old 27-04-2012, 08:42   #2
Av. Engin EKİCİ

 
Varsayılan

Sayın Neslihan Sultan PALA;

Çok ama çok hassas bir konuyu, interneti yasakların egemen olduğu bir alan olarak görmek gibi bir istekten ari olarak ele almışsınız, bu nedenle teşekkür ederim.

Son yıllarda teknolojik gelişmelerden en çok nasibini alan konuların başında sanırım internet dünyası geliyor. Bu anlamda çocukların fiziki ve psikolojik bütünlüklerini, iletişim kanallarını takip etme noktasında, internet yoluyla hangi fikirlere/insanlara/mekanlara/maddelere vs.. ulaşabileceklerini anne babaların kontrol edebilme ve buna müdahale edebilme imkanı neredeyse imkansız hale gelmiş durumda. Zira anne babalar, teknolojik araçların kullanımında çoğu zaman 4 yaşındaki çocuklarının bile gerisinde kalabiliyorlar.

"Güvenli internet" uygulaması bir nebze olsun evde/okulda amacına ulaşabilecekse de çocuklar/gençlerin çoğunlukla mobil cihazlardan internet hizmeti almakta olduğu gerçeği göz önünde bulundurulduğunda gelişmekte olan beyinleri mutlak bir şekilde pornografi/şiddet/bahis/zararlı oyun vb. öğeler içeren alanlardan koruma imkanından uzak olduğu tartışmasızdır. Kaldı ki, güvenli internet kapsamında objektiflikten uzak şekilde bilimsel yayın yapan birtakım sitelere erişimin engellenmekte olduğuna da şahit olduk.

Son yıllarda gelişmiş ülkelerde yapıldığı gibi eğitim faaliyetleriyle siber saldırılara karşı gerçek anlamda bir bilinçlendirme çalışması yapılması gerektiğine inanıyorum. Elbette ki, çocukların meşru ve güvenli internet ortamında kişisel paylaşım siteleri yoluyla birbirlerine verebildikleri zararlar da bu bilinçlendirme faaliyeti kapsamında ele alınmalıdır.Ancak böylesine bir bilinçlendirme çalışmasının, eğitim sistemini tümden değiştiren ve tartışmalı 4+4+4 konusunun gündemde olduğu bir iklimde sağlıklı şekilde yapılabileceğine inanmıyorum.

Belirttiğiniz siber zorbalıklardan mutlak anlamda kaçış imkanı söz konusu olamayacağına göre kanaatimce genç nesilleri "sağlıklı düşünebilen birey" olma noktasında bilinçlendirebilmenin önemi daha da anlaşılmaktadır. Ülke sınırlarını rahatlıkla ve anında aşabilen, etki alanı tüm dünya olan siber saldırılardan kurtulmanın ya da en az zararla atlatabilmenin yolunun da bilinçsizce -ya da bilinçli bir şekilde- yapılan yasaklamalardan geçmemesi, çünkü bu durumun önü alınamayacak ihlalleri beraberinde getireceği de unutulmamalıdır.

Saygılarımla..
Old 29-12-2012, 19:41   #4
Nesl-i Han

 
Varsayılan Çok teşekkür ederim.

Alıntı:
Yazan Av. Taner BAŞ
Tedirginliğinize hak vermekle birlikte Engin Bey'in cevabına katılıyorum.
yazıma yapılan eleştiriler beni çok mutlu ediyor. Çok teşekkür ederim
Old 29-12-2012, 19:42   #5
Nesl-i Han

 
Varsayılan Teşekkürler Engin Bey

Vurguladığınız konulara harfiyen katılıyorum. Çok teşekkür ederim
Old 08-01-2013, 12:36   #6
Av. Taner BAŞ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Nesl-i Han
yazıma yapılan eleştiriler beni çok mutlu ediyor. Çok teşekkür ederim

Estağfurullah, eleştiri demeyelim de, üstad kendi fikirlerini belirtmiş, ben de üstad ile aynı görüşleri paylaşıyorum
Old 08-01-2013, 16:32   #7
Av. Engin EKİCİ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Nesl-i Han
yazıma yapılan eleştiriler beni çok mutlu ediyor. Çok teşekkür ederim
Eleştiri takdirden üstündür.
Old 08-01-2013, 16:37   #8
Av. Engin EKİCİ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Taner BAŞ
Tedirginliğinize hak vermekle birlikte Engin Bey'in cevabına katılıyorum.


Alıntı:
Yazan Av. Taner BAŞ
Estağfurullah, eleştiri demeyelim de, üstad kendi fikirlerini belirtmiş, ben de üstad ile aynı görüşleri paylaşıyorum
Sayın Meslektaşım;

Neslihan Hanım "eleştiri" ile olumlu ve olumsuz anlamdaki değerlendirmeleri kastediyor.

bknz:http://www.tdk.gov.tr/index.php?opti...c92b4.32427088

Alıntı:
Yazan TDK Sözlüğü
Eleştiri:1. isim Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit
"Haklarında yazılan yüceltici eleştirileri de tam anladığımı söyleyemem. O zaman biraz komplekse kapılıyorum." - N. Meriç
2. edebiyat Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik
3. felsefe Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama
"Zengin seçenekleri dinlerken siz de muhayyilenizi, eleştiri bilincinizi bilemiş olurdunuz." - H. Taner

Saygılarımla..
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04281998 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.