Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Velayet

Yanıt
Old 14-01-2009, 15:38   #1
Av.Elvan Akkaya

 
Kitap Velayet

TÜRK MEDENİ KANUNU

Kanun Numarası : 4721
Kabul Tarihi : 22.11.2001
R. Gazete Tarihi : 08.12.2001
R. Gazete Sayısı : 24607


ALTINCI AYIRIM
VELAYET

A. Genel olarak

I. Koşullar
Madde 335
.- Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz.
Hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar.

II. Ana ve Baba Evli ise
Madde 336.- Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar.Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hakim, velayeti eşlerden birine verebilir.Velayet, ana ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.

III. Ana ve Baba Evli Değilse
Madde 337
.- Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir.Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hakim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velayeti babaya verir.

IV. Üvey Çocuklar
Madde 338
.- Eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdürler.Kendi çocuğu üzerinde velayeti kullanan eşe diğer eş uygun bir şekilde yardımcı olur; durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder.

B. Velayetin Kapsamı
I. Genel Olarak

Madde 339
.- Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar.
Çocuk, ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür.
Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutarlar.Çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terkedemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz.
Çocuğun adını ana ve babası koyar.

II. Eğitim
Madde 340
.- Ana ve baba, çocuğu olanaklarına göre eğitirler ve onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlar ve korurlar.Ana ve baba çocuğa, özellikle bedensel ve zihinsel özürlü olanlara, yetenek ve eğilimlerine uygun düşecek ölçüde, genel ve mesleki bir eğitim sağlarlar.

III. Dini Eğitim
Madde 341
.- Çocuğun dini eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aittir. Ana ve babanın bu konudaki haklarını sınırlayacak her türlü sözleşme geçersizdir. Ergin, dinini seçmekte özgürdür.

IV. Çocuğun Temsil Edilmesi
Madde 342
.- Ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler.İyi niyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilirler.
Vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velayetteki temsilde de uygulanır.

V. Çocuğun Fiil Ehliyeti
Madde 343
.- Velayet altındaki çocuğun fiil ehliyeti, vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibidir.Çocuk, borçlarından ana ve babanın çocuk malları üzerindeki haklarına bakılmaksızın kendi malvarlığı ile sorumludur.

VI. Çocuğun Aileyi Temsil Etmesi
Madde 344
.- Velayet altındaki çocuk, ayırt etme gücüne sahip ise ana ve babanın rızasıyla aile adına hukuki işlemler yapabilir; bu işlemlerden dolayı ana ve baba borç altına girer.

VII. Çocuk ile Ana ve Baba Arasındaki Hukuki İşlemler
Madde 345
.- Çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukuki işlemle çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hakimin onayına bağlıdır.

C. Çocuğun Korunması

I. Koruma Önlemleri
Madde 346
.- Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hakim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır.

II. Çocukların Yerleştirilmesi
Madde 347
.- Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş halde kalırsa hakim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir.
Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu onlardan katlanmaları beklenemeyecek derecede bozuyorsa ve durumun gereklerine göre başka çare de kalmamışsa, ana ve baba veya çocuğun istemi üzerine hakim aynı önlemleri alabilir.
Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu önlemlerin gerektirdiği giderler Devletçe karşılanır.
Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.

III. Velayetin Kaldırılması

1. Genel Olarak
Madde 348
.- Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hakim aşağıdaki hallerde velayetin kaldırılmasına karar verir:
1) ( Değişik bent : 01.07.2005-5378/38 md. ile ) Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi.
2. Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.
Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır.
Kararda aksi belirtilmedikçe, velayetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar.

2. Ana veya Babanın Yeniden Evlenmesi Halinde
Madde 349
.- Velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, velayetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir.

3. Velayetin Kaldırılması Halinde Ana ve Babanın Yükümlülükleri
Madde 350
.- Velayetin kaldırılması halinde ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder.
Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır.
Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.

IV. Durumun Değişmesi
Madde 351
.- Durumun değişmesi halinde, çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerekir.
Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hakim, re'sen ya da ana veya babanın istemi üzerine velayeti geri verir.

.
Old 14-01-2009, 15:40   #2
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
2.Hukuk Dairesi
E:2004/4582
K:2004/5242
T:26.4.2004
• VELAYET DÜZENLEMESİ
• KİŞİSEL İLİŞKİ DÜZENLEMESİ
• ÇOCUK HAKLARINA İLİŞKİN AVRUPA SÖZLEŞMESİ


ÖZET : Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6 maddeleri uyarınca idrak çağındaki çocuklar dinlenilmeksizin yazılı şekilde velayet düzenlemesi yapılması doğru değildir.
(4721 s. kanun m. 182, 337, 348)

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Müşterek çocuklar 1990, 1991 ve 1995 doğumludur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6 maddeleri uyarınca idrak çağındaki çocuklar dinlenilmeksizin yazılı şekilde velayet düzenlemesi yapılması doğru bulunmamıştır.
3-Tarafların ayrı yerlerde oturdukları anlaşılmaktadır. Bu durum gözönünde tutulmaksızın kişisel ilişki düzenlenmesi yapılması da isabetsizdir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın 2. ve 3. bentlerde yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi
Old 21-01-2009, 15:12   #3
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
2.Hukuk Dairesi
E:2004/3313
K:2004/4469
T:07.04.2004

• VELAYET HAKKI
• ANNE BAKIM VE ŞEFKATİNE MUHTAÇ ÇOCUK
• KİŞİSEL İLİŞKİ İLE İLGİLİ KARARLAR

ÖZET : Kişisel ilişki ile ilgili kararlar teknik anlamda kesin hüküm teşkil etmez. İlerde değişen şartlara göre heran yeniden düzenlenebilir. Somut olayda, velayet hakkı anneye verilen müşterek çocuk Orkun Kaan 24.02.2003 doğumlu olup anne bakım ve şefkatine muhtaçtır. Gerçekleşen bu durum karşısında küçüğün gece yatısına kalacak şekilde ve her yılın 1 Temmuz-20 Temmuz tarihleri arasında uzun süreli olarak babaya bırakılması küçüğün bedeni ve fikri gelişimi yönünden olumsuz sonuçlar doğuracağı gibi, anne bakım ve şefkatinden de yoksun bırakacaktır. Bu yönler nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
( 4721 s. MK. m. 335 )
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Kişisel ilişki ile ilgili kararlar teknik anlamda kesin hüküm teşkil etmez. İlerde değişen şartlara göre heran yeniden düzenlenebilir. Somut olayda, velayet hakkı anneye verilen müşterek çocuk Orkun Kaan 24.02.2003 doğumlu olup anne bakım ve şefkatine muhtaçtır. Gerçekleşen bu durum karşısında küçüğün gece yatısına kalacak şekilde ve her yılın 1 Temmuz-20 Temmuz tarihleri arasında uzun süreli olarak babaya bırakılması küçüğün bedeni ve fikri gelişimi yönünden olumsuz sonuçlar doğuracağı gibi, anne bakım ve şefkatinden de yoksun bırakacaktır. Bu yönler nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre kocanın temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi
.
Old 21-01-2009, 15:17   #4
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
2.Hukuk Dairesi
E:2005/19832
K:2006/4479
T:30.03.2006

• YETKİ
• VELAYET ALTINDAKİ KÜÇÜĞÜN YERLEŞİM YERİ
• VESAYET İŞLERİNDE YETKİ


ÖZET : Velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının yerleşim yeridir ( TMK m. 21/1 ). Vesayet işlerinde yetki küçüğün yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.
(4721 s. Kanun m. 21/1)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının yerleşim yeridir ( TMK m. 21/1 ). Vesayet işlerinde yetki küçüğün yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir. Küçük Yasin ve Furkan Haymana nüfusuna kayıtlıdır. Yerleşim yerinin Polatlı ilçesi olduğu da kanıtlanmış değildir. O halde yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 30.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Evlilik Dışında Velayet Hakkının Birlikte Kullanılması ve Velayet Hakkının İçeriği Av.Habibe YILMAZ KAYAR Aile Hukuku Çalışma Grubu 8 12-02-2010 10:54
velayet davası devam ederken karşı velayet davası açılması İLKEM Meslektaşların Soruları 0 22-01-2008 16:07
Velayet Problemı/velayet Hakkı Annnede Olan Çocuğun Baba Tarafından Kaçırılması Konuk(NURCAN) Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 2 04-12-2007 16:57
velayet miss_lawyer Meslektaşların Soruları 1 28-11-2007 20:30
velayet zeynep Hukuk Soruları Arşivi 2 12-02-2002 00:36


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05255198 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.