Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM) Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM), THS Hasta Hakları Çalışma Grubu projesidir. Bu foruma siteye üye olmadan soru gönderilebilir ancak forum sadece hasta haklarına ilişkin konulara açık olup, diğer hukuki soru ve sorunlar alanda yayınlanmaz. [HASDEM Portalı]

Kocanin rizasi alinmadan yapilan kurtaj ve sonuclari.

Yanıt
Old 29-12-2011, 13:39   #1
Konuk14

 
Varsayılan Kocanin rizasi alinmadan yapilan kurtaj ve sonuclari.

Esim yaklasik iki ay once benim yogun direnisime ragmen kurtaj olarak hamileligini sonlandirdi. Bu planlanmamis bir gebelikti. 19 yildir evliyiz ve biri 4 biri 1,5 yasinda olmak uzere iki cocugumuz var.

Olayin detaylari soyledir;

Kontrol sonucunda doktorun dedigine gore cocuk saglikli idi ve anne acisindanda bir risk bulunmuyordu.

Benden yani kocadan kurtaja izin veren yazili, imzali bir izin alinmadi. Boyle bir iznin alinmasinin yasa geregi oldugunu bende kurtajdan sonra ogrendim.

Doktor benim bu kurtaja karsi oldugumu biliyordu. Bu doktor ilk iki cocugumuzun dogumunu gerceklestirdi, arkadas duzeyinde tanisiriz. Doktorun bu konuda bir yanlis anlama icinde olmadigi esiminde aralarinda gecen konusmalardan aktardigi kadariyla son derece acik.

Bu olaydan sonra esimle ciddi tartismalar yasamaya basladik. Bu tartismalar kesinlikle siddet veya hakaret iceren tarzda degildi. Daha cok karsilikli evliligimizi sorgulama seklinde gelisti. Sonucta bu sabah esim bosanmaya karar verdigini bana soyledi. Bu benim tercihim olmasada bu noktadan sonra bosanmaya hayir deme gibi bir sansim yok.

Hayat sartlarimizda zorluklar ve evliligimizde, problemler olsada kurtajdan once bosanma gibi bir konumuz kesinlikle yoktu, ileriye donuk planlarimiz birlikteligimizide iceriyordu.

Bosanma sebebimiz tek bir kurtaj anlasmazligina baglanamaz ama bizi bosanma yoluna bu kurtaj olayi soktu.

Esimin kurtajdan iki hafta sonra ayni doktora birde spiral taktirdigini ogrendim. Bununda oncesinde ve sonrasinda esim tarafindan bilgilendirilmedim. Dahada sonra esim bunu bana bir sekilde soyledigi icin ogrendim. Bu islem icinde benim yazili iznim gerekiyormus.

Buraya kadar esimin benimle olan fikir ayriligi sonucunda kendi iradesiyle beni bu olaylarin disinda tuttugu bir gercek.

Fakat doktorunda aile butunlugumuze ve bir olcude mahremiyetimize, yasayada aykiri olarak bu derecede mudahale etmis olmasini, haklarimi yok saymasini kabul etmekte zorlaniyorum.

Bir kac gun once panik atak sebebiyle acil olarak hastaneye goturuldum. Su anda psikiyatrist kontrolunde Anksiyeteli Depresyon tedavisi goruyorum ve ilac kullaniyorum.

Kendime olan saygim adina, ve ileriye bu konuyuda kapatmis olarak devam edebilmek icin bu doktora karsi yasal girisimde bulunmayi istiyorum, daha dogrusu degerlendiriyorum.

Doktorun benim haklarimi ihlal ederek bana zarar vermesi galiba tibbi malpraktis konusuna girmiyor. Cunku ben onun hastasi degilim.

Birde doktor bosanmaya tam olarak sebep olmasada buna yol acici bir zarar vermis olmasi sozkonusu. Ama doktor benim esim veya bir aile uyem degil.

Konunun esimle aramda kalan boyutlarini degilde sadece doktor ile benim aramdaki boyutlarini degerlendirirsek daha kolay olur sanirim.

Konu,sağlık hukukunu mu,yoksa aile hukukunu mu ilgilendirir?

Olayın hukuksal değerlendirmesi konusunda yardimlariniz icin simdiden tesekkurler.
Old 30-12-2011, 13:49   #2
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Sn.Katılımcı;

Sağlık hizmetlerinden yararlanırken tüm yurttaşlar eşit itibardadır ve güvenceye alınan temel haklardan eşit ve ayrımsız yararlanırlar.

Kadınlar sadece kadın veya evli olmaları sebebi ile haklarından feragat etmezler ve yasaca da kısıtlanamazlar.Yasada bir kısıtlama varsa,bu Anayasa ve taraf olduğumuz ve iç hukuk normu haline gelen Uluslar arası sözleşmelere aykırılık oluşturacaktır.Bilindiği gibi Anayasa mad 90/son gereği yasa ile temel hak ve hürriyetlere ilişkin sözleşme çatışırsa sözleşme öncelikle ve doğrudan uygulanma özelliğine sahiptir.Bu Anayasal bir emirdir.

Mesajınızdaki sorulara gelince:

1-Eşinizin sizin izniniz olmadan kürtaj olması TCK ya göre suç değildir.

1993 tarihli Nüfus Planlaması Kanunu 6/2 maddesi gereği eşten izin alınması düzenlenmiştir.Yasanın bu düzenlemesi eş bakımından değil,hekim bakımından bir düzenleme olup,hekim bu operasyonu sizin izniniz olmadan gerçekleştirmek sebebi ile temel haklar ve meslek etik kuralları savunması yapabilir.

Bilindiği gibi hem meslek ilkeleri hem taraf olduğumuz Biyotıp sözleşmesi,kişinin bedeni üzerindeki müdahale için kişinin rızası gerektiği düzenlemesini yapmış,evli kişiler için ayrıca eşin izni diye bir düzenleme yapmamıştır.Bu ilke hastanın özerkliğine saygı ve müdahalede izin ilkeleri ile açıklanabilir.
Kaldı ki kürtaj olan evli kadın bu konuda tıbbi bilgisinin başkası ile paylaşılmasını istememiş ise hekim meslek sırrı kapsamında bu sırrı saklamakla yükümlüdür.

Konu hakkında yapılmış tartışmalar için:
http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=11756

Aynı durum eşinizin gebeliği önleyici yöntem kullanması içinde geçerli olup tartışmaya sebep olan Nüfus planlaması kanunu dahi bu konuda eşin iznini gerekli kılmamıştır.Kanunda izin gerekliliği –eleştiri hakkı saklı tutularak ve kabul anlamına gelmemek üzere-sterilizasyon içindir.Burada üreme yeteneği cinsel ihtiyaçların karşılanmasına mani olmaksızın izale edilmektedir.

Sonuç olarak Uluslar arası sözleşme güvencelerini dikkate alarak eşinizin sizin onayınız olmaksızın kürtaj olması ve gebeliği önleyici araç kullanması ,eşinizin temel haklarıdır.

Bu hakların kullanılmış olması, geçimsizliğe/boşanmaya yol açıyorsa bu aile hukuku bakımından tartışılması gereken bir konudur.

Konu hakkında daha doğru değerlendirme yapabilmek için bir avukata doğrudan başvurmanızı öneriyoruz.
Old 30-12-2011, 16:43   #3
Konuk14

 
Varsayılan

Verdiginiz bilgiler ve link icin tesekkur ederim habibe hanim. Dedigim gibi benim ozellikle merak ettigim konu hekimin bana karsi yasadaki sorumlulugunu nasil degerlendirmek gerektigidir. Esimle olan anlasmazliklarimi bunun disinda tutuyorum.

Bu konuyu acmadan once arama yaptigim halde diger konuyu goremedim ozur dilerim. Eger forum yoneticileri gerekli gorurse konuya oradan devam edebiliriz.

O konu basligi altinda yaptiginiz bir yorumda ilgili bir kanun maddesinden alinti yapmissiniz, bunu asagiya kopyaliyorum;

************************************************** ****

NÜFUS PLANLAMASI HAKKINDA KANUN
Kanun Numarası : 2827
Kabul Tarihi : 24/5/1983
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 27/5/1983 Sayı: 18059
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 22 Sayfa: 352
Madde 2 - Nüfus planlaması, fertlerin istedikleri sayıda ve istedikleri zaman çocuk sahibi olmaları demektir.

Madde 5/1 Gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar annenin sağlığı açısın dan tıbbi sakınca olmadığı takdirde istek üzerine rahim tahliye edilir.

Gebeliğin sona erdirilmesinde izin:

Madde 6 - 5 inci maddede belirtilen müdahale, gebe kadının iznine,
küçükler de küçüğün rızası ile velinin iznine,
vesayet altında bulunup da reşit veya mümeyyiz olmayan kişilerde reşit olmayan kişinin ve vasinin rızası ile birlikte sulh hakiminin izin vermesine bağlıdır.

5 inci maddenin birinci fıkralarında belirtilen ve rızaları aranılacak kişiler evli iseler, sterilizasyon veya rahim tahliyesiiçin eşin de rızası gerekir.

Bu yasada evli kadının rızası tek başına geçerli sayılmamış ve küçük ve kısıtlıların onaya bağlı rızaları ile eş tutulmuştur.

**********************************************

Burada, besinci maddeyi ben kocanin izni gereklidir olarak algiliyorum. Bunun konuyla ilgili diger kanun maddeleriyle celistigini anliyorum fakat bu celisme durumu yukaridaki besinci maddeyi tamamen hukumsuz kilmaktamidir ?

Eger bu yasa hala yururlukte ise ben buna bagli bir hak arayisinda bulunabilirmiyim ?

Tesekkur ederim.
Old 31-12-2011, 10:35   #4
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

Sn.Katılımcı

1983 Tarihli yasa hala yürürlüktedir.Yürürlükte olan başka hukuksal düzenlemeler de vardır.

Bu yasa kapsamında başvuru yapıldığında sadece bu yasa değil konu ile ilgili diğer hukuk düzenlemeri de birlikte düşünülmelidir.

T.C.Anayasası:Madde 90/sonUsulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7.5.2004-5170/7 md.)Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır

Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi

MADDE 1. Bu Sözleşmenin tarafları, tüm insanların haysiyetini ve kimliğini koruyacak; biyoloji ve tıbbın uygulanmasında, ayrım yapmadan herkese, bütünlüklerine ve diğer hak ve temel hürriyetlerine saygı gösterilmesini güvence altına alacaklardır.

Tarafların her biri, bu Sözleşme hükümlerinin yürürlüğe konulması için kendi iç hukuklarında gerekli tedbirleri alacaktır.

Sağlık Hizmetlerine Erişimde AdaletMADDE 3. Taraflar, sağlık gereksinimleri ve mevcut kaynakları dikkate alarak, kendi yasal yetkileri dahilinde, uygun nitelikteki sağlık hizmetlerinden adil bir şekilde yararlanılmasını sağlayacak uygun tedbirleri alacaklardır.

Muvafakat
Genel Kural
MADDE 5. Sağlık alanında herhangi bir müdahale, ilgili kişinin bu müdahaleye özgürce ve bilgilendirilmiş olarak muvafakat vermesinden sonra yapılabilir.
Bu kişiye, müdahalenin amacı ve niteliği ile sonuçları ve tehlikeleri hakkında önceden uygun bilgiler verilmelidir.

İlgili kişi, muvafakatını her zaman, serbestçe geri alabilir

MADDE 10. 1- Herkes, kendi sağlığı hususundaki bilgilerle ilgili olarak, özel yaşamına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

2- Herkes, kendi sağlığı hususunda toplanmış her bilgiyi öğrenme hakkına sahiptir. Bununla beraber, bireylerin, bilgilendirilmeme istekleri de gözetilecektir.

3- İstisnaî durumlarda, 2’nci paragrafta belirtilen hakların kullanımına, hastanın yararı için kanunî kısıtlamalar getirilebilir.


Yukarıda kısaca sözleşmelerin yasa ile ilişkisi gösterilmiştir.

Uluslararası sözleşmelerin -konu farklı olsa da- uygulamasına ilişkin Yargıtay kararı aşağıdadır.
http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=3233

Hekimin mesleki standartlara uygun davranma ve mesleki sır kapsamı da bu düzenlemelerin ayrılmaz parçası olarak birlikte tartışılmalıdır.

Hasta Haklarını ilgilendiren mevzuatı ise çalışma grubu alanında bulabilirsiniz.
http://www.turkhukuksitesi.com/forumdisplay.php?f=40

Sonuç olarak her aşamada sözleşme okur yazarlığı unutulmamalıdır.

Her aşamada bir avukattan hukuki destek almanız yararınızadır.
Old 03-01-2012, 00:18   #5
Nur Deniz

 
Varsayılan

2 yıldan az sıklıkta ve 35 yaşın üzerindeki gebelikler risklidir. Bu gebelik riskli gebelik kapsamında değerlendirilir ve anne sağlığı yönünden tehlikelidir. Doktor savunmasında bunu da öne sürecektir, üstelik bir de sezeryanla doğum yapmışsa kadın sağlığı için yeni gebelik olumsuzdur denilir.

Herhangi bir hukuki mücadeleye girmeden önce geniş bir araştırma ve bir avukattan yardım almanızı öneririrm.

Saygılarımla.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
SaĞlik Raporu Alinmadan Resmİ Nİkah Yapildi Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 30-11-2010 17:00
Karar Harci Alinmadan İlamli İcra Takİbİ dursunal Meslektaşların Soruları 5 27-05-2010 22:53
Cİnsel İstİsmarda MaĞdurun Rizasi? hukukcu34 Meslektaşların Soruları 6 24-07-2008 19:44
Vekalet Te Vekİlİn Rizasi Aranir Mi av_metehan Meslektaşların Soruları 10 07-02-2007 00:12


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04613590 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.