Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Haklı bir sebep olmaksızın başkalarının aleyhine mal iktisapı hakkında dava açma

Yanıt
Old 06-05-2008, 14:36   #1
ahmet ilhan

 
Varsayılan Haklı bir sebep olmaksızın başkalarının aleyhine mal iktisapı hakkında dava açma

Sayın meslekdaşlarım aşağıda belirttiğim ve içinde bulunduğum durumla ilgili yargıtay kararları var ise bunları edinebilir miyim? Şimdiden çok teşekkürler

Bir gayrimenkulde tapusunda hiçbir kayıtlı payı olmayan bir kişi eline geçirdiği nüfus kayıtlarına dayanmayan rivayetle alınmış bir veraset ilamında hissedar olduğu iddiasında bulunmuştur. Bu yüzden açılan men-i müdahale davası da medeni kanunun ilgili hükmü gereğince hissedarlar birbirlerine men-i müdahale davası açamayacağından reddedilmiştir. daha sonra davacı olan taraf bu kişinin küçük hissedarlardan aldığı paylara karşı şuf'a davası açmıştır. Sebebi ise bu kişinin iddia ettiği veraset ilamından intikalen ilgili tapu sicilinde kendi adına müstakil bir pay kaydını gerçekleştirememiştir. Yani bu ilam hayata geçirilememiştir. Mahkeme de şuf'a davasını reddetmeyip yargılamayı yürütmüş ve şuf'alı payın diğerlerini de keşif yaparak tesbit etmiş ve şimdi dava karara kalmış durumdadır. Bu şuf'a davası kesin kazanıldığında davalının sözünü ettiğimiz men-i müdahale davasında gasp etmiş olduğu kısmın geri alınabilmesi için Borçlar Kanunu'nun 61.maddesine dayanılarak bir dava açılabilir mi? Buna ilişkin yargıtay kararları var ise bunları edine bilirmiyim?
Old 07-06-2008, 11:26   #2
alper olgun

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ahmet ilhan
Sayın meslekdaşlarım aşağıda belirttiğim ve içinde bulunduğum durumla ilgili yargıtay kararları var ise bunları edinebilir miyim? Şimdiden çok teşekkürler

Bir gayrimenkulde tapusunda hiçbir kayıtlı payı olmayan bir kişi eline geçirdiği nüfus kayıtlarına dayanmayan rivayetle alınmış bir veraset ilamında hissedar olduğu iddiasında bulunmuştur. Bu yüzden açılan men-i müdahale davası da medeni kanunun ilgili hükmü gereğince hissedarlar birbirlerine men-i müdahale davası açamayacağından reddedilmiştir. daha sonra davacı olan taraf bu kişinin küçük hissedarlardan aldığı paylara karşı şuf'a davası açmıştır. Sebebi ise bu kişinin iddia ettiği veraset ilamından intikalen ilgili tapu sicilinde kendi adına müstakil bir pay kaydını gerçekleştirememiştir. Yani bu ilam hayata geçirilememiştir. Mahkeme de şuf'a davasını reddetmeyip yargılamayı yürütmüş ve şuf'alı payın diğerlerini de keşif yaparak tesbit etmiş ve şimdi dava karara kalmış durumdadır. Bu şuf'a davası kesin kazanıldığında davalının sözünü ettiğimiz men-i müdahale davasında gasp etmiş olduğu kısmın geri alınabilmesi için Borçlar Kanunu'nun 61.maddesine dayanılarak bir dava açılabilir mi? Buna ilişkin yargıtay kararları var ise bunları edine bilirmiyim?
------------------------------------------------------------

YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ

Tarih
: 10/11/2005
Esas No: 2005/9546Karar No: 2005/9894
ALACAK DAVASI
KESİN HÜKÜM
MEN-İ MÜDAHALE DAVASI

ÖZET : TARAFLAR ARASINDA, 1990 TARİHİNDE VERİLEN KARAR İLE AĞAÇLARIN YARISINI DAVALI MENEVŞE'YE, DİĞER YARISININ İSE KARDEŞİ HASAN'A AİT OLDUĞU, HASAN'IN BU AĞAÇLARI ( KENDİ HİSSESİNİ ) DAVACILARA SATTIĞI KONUSUNDA BİR İHTİLAF BULUNMAMAKTADIR. ANCAK DAVAYA KONU EDİLEN AĞAÇLARIN 1990 TARİHLİ MEN-İ MÜDAHALE DAVASINA KONU EDİLEN AĞAÇLAR OLUP OLMADIĞI MAHKEMECE ARAŞTIRILMAMIŞTIR. EĞER BU AĞAÇLAR MEN-İ MÜDAHALE DAVASI SONUCUNDA DAVALILARDAN MENEVŞE'YE İCRAEN TESLİM EDİLEN AĞAÇLAR İSE, MAHKEME KARARINDA BİR İSABETSİZLİK BULUNMAMAKTADIR. AKSİ HALDE, MAHKEMECE VERİLEN RED KARARI YERİNDE DEĞİLDİR.
DAVA : Dava dilekçesinde 256.525.000 lira tazminatın, yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dilekçesinde, dava konusu ağaçların 1/2 sinin davalıya 1/2 sinin ise davacı ve müştereklerine ait olduğunu, davalıların bu ağaçların kendilerine ait olmayan bölümünü kesip sattıklarını beyan ederek, bedeli olan 2.565.000.000 TL'nın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraf, daha önce aynı konuda verilmiş ve kesinleşmiş bir karar ve icraen teslim olduğunu ifade etmiştir.

Mahkemece, ağaçların davacılara ait olmadığının kesin hüküm ile sabit olduğu, kendilerine ait olmayan bir taşınmazdan kesilen ağaçlar ile ilgili olarak, tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyada mevcut 1990 tarihli men-i MÜDAHALE ve tazminat dosyasının incelenmesinden, davalı tarafından, davacı aleyhine bu davanın açıldığı, verilen ve kesinleşen hüküm ile de ağaçların 1/2 sinin davalılardan Menevşe'ye ait olduğu ve bu ağaçların icra vasıtası ile davalı Menevşe'ye teslim edildiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasında, 1990 tarihinde verilen karar ile ağaçların yarısını davalı Menevşe'ye, diğer yarısının ise kardeşi Hasan'a ait olduğu, Hasan'ın bu ağaçları ( kendi hissesini ) davacılara sattığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak davaya konu edilen ağaçların 1990 tarihli men-i MÜDAHALE davasına konu edilen ağaçlar olup olmadığı mahkemece araştırılmamıştır. Eğer bu ağaçlar men-i MÜDAHALE davası sonucunda davalılardan Menevşe'ye icraen teslim edilen ağaçlar ise, mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Aksi halde, mahkemece verilen red kararı yerinde değildir.

Öyleyse mahkemece, dava konusu ağaçların kime ait olduğunun kesin bir biçimde saptanmasından sonra ( taraflara bu konuda gerekli ispat imkanı tanınacaktır ), hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


birebir olay bulmak mümkün olmadı ama, buradaki somut olaya bakıldığı zaman, mahkemenin ispat külfeti yüklediği ortaya çıkmaktadır.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Haklı sebep, tutanak, süre, yargıtay kararı :) Av.Y.Selim ÜSTÜN Meslektaşların Soruları 1 29-04-2008 17:45
Sadece haklı sebep demek yeterli midir ? SINIRSIZ Meslektaşların Soruları 1 05-03-2008 15:08
ABD Aleyhine Dava dsahutoglu Meslektaşların Soruları 1 06-11-2007 10:47
Nufus İdaresi Aleyhine Dava? ahmet Hukuk Soruları Arşivi 3 11-06-2003 15:25


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03730011 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.