Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

velayeti annede bulunan çocuğun soyismi

Yanıt
Old 23-11-2007, 13:43   #1
seam

 
Varsayılan velayeti annede bulunan çocuğun soyismi

Arkadaşlar merhaba,
Müvekkilim Bayan (H) 10 yıl evvel boşandı.Boşanma neticesinde,ortak çocul (O)'nun velayeti bayan(H)'de olup ayrıca mahkeme çocuk lehine nafaka bayan H)lehine tazminatta hükmetti.Eski eş bu konuda şu ana kadar ne maddi ne de çocuk ile şahsi ilişki kurmak için hiç bir şey yapmadı.(O) 16 yaşında olup babanın herhangi bir katkısı olmakdan yaşamı idame ettirmektedir.Bayan (H)'nın talebi şu:
Ben (O)'nun babasının soyadını taşımasını istemiyorum ve değişimini istiyorum demektedir.Bu konunun AHİM'e taşınması durumu mevcut olup görüşlerinizi bekliyorum.Saygılarımla...
Old 23-11-2007, 13:51   #2
miss_lawyer

 
Varsayılan

öncelikle soyisim tashihi davası açılmalı, ben davanın kabul göreceğini düşünüyorum. AHİM'e başvuru için ilk şart iç hukuk yolları tüketilmelidir.
Old 23-11-2007, 14:30   #3
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan seam
.Bayan (H)'nın talebi şu:
Ben (O)'nun babasının soyadını taşımasını istemiyorum ve değişimini istiyorum demektedir.Bu konunun AHİM'e taşınması durumu mevcut olup görüşlerinizi bekliyorum.Saygılarımla...

TMK 321 inci madde emredici mahiyettedir. Soyadı; kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Velayet hakkı annede olsa bile, çocuğun soyadını değiştirmek için dava açamaz.

Hal böyle iken, davayı hangi mevzuata dayanarak AİHM'e taşımayı düşünmektesiniz. Öncelikle dayandığınız ulusalüstü bir sözleşme varsa onu belirtin ki tartışalım.

Saygılarımla
Old 23-11-2007, 15:22   #4
miss_lawyer

 
Varsayılan

bence haklı neden varsa ve çocuk da soyadının değiştirilmesini istiyorsa dava kabul olur. şahsa sıkı sıkıya bağlı hak olduğundan çocuğun bu davayı açması mümkün olmuş olur.
Old 23-11-2007, 15:32   #5
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan miss_lawyer
bence haklı neden varsa ve çocuk da soyadının değiştirilmesini istiyorsa dava kabul olur. şahsa sıkı sıkıya bağlı hak olduğundan çocuğun bu davayı açması mümkün olmuş olur.

Soruda çocuğun 16 yaşında olduğu belirtilmiş.

Saygılarımla
Old 23-11-2007, 15:33   #6
uye8490

 
Varsayılan

Çocuk henüz ergin değildir.Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar üzerinde tasarrufu sözkonusu olamaz.
Ancak çocuk 18 yaşını tamamladıktan sonra soyadının değiştirilmesini -haklı nedenin varlığını ispatlayarak-mahkemeden isteyebilir.
Old 23-11-2007, 20:56   #7
Av.Hülya İREN

 
Varsayılan

Müvekkilin bu istemi yanlış neden dersen öncelikle çocuk ne istiyor o önemli yoksa kendi egolarını tatmin için babanın soyadını taşımasını istememesi doğru değil.Şimdi çocuk anneye muhtaç olduğu için sesini çıkarmıyordur bence.böyle boş şeylerle uğraşıp gençlerin kafasını bulandırmanın anlamı yok
Old 23-11-2007, 21:39   #8
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan seam
.Eski eş bu konuda şu ana kadar ne maddi ne de çocuk ile şahsi ilişki kurmak için hiç bir şey yapmadı.(O) 16 yaşında olup babanın herhangi bir katkısı olmakdan yaşamı idame ettirmektedir.Bayan (H)'nın talebi şu:
Ben (O)'nun babasının soyadını taşımasını istemiyorum ve değişimini istiyorum demektedir....
Yasanın cevaz vermediği bir talebi yerine getirmeniz mümkün olmamalıdır.
T.C. YARGITAY
18.Hukuk Dairesi
Esas: 1996/10269
Karar: 1996/11112
Karar Tarihi: 11.12.1996
ÖZET: Babanın soyadı değişikliğine muvafakat vermiş olması ya da soyadını alacağı kişinin (davacının kocası) buna onay vermesi kamu düzeni ile ilgili olan yasa hükmü karşısında sonucu etkilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

(743 S. K. m. 259)
Dava: Dava dilekçesinde oğlu Oğuz’un Solovyev olan soyadının Dedeoğlu olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı Nüfus İdaresi temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Medeni Kanunun 259. maddesi hükmüne göre, doğru nesepli çocuk babasının ismini taşır. Boşanma veya ölüm üzerine velayetin annede olması soyadında herhangi bir değişikliğe neden olamaz. Babanın soyadı veya çocuk reşit olduktan sonra kendi soyadını usulüne uygun olarak açacağı bir dava sonunda verilecek kararla değişmedikçe çocuğun da soyadı değişmez. O halde velayete sahip ana dahi bu hakka dayanarak çocuğun soyadının değiştirilmesi davasını açamaz.
Bu konuda babanın soyadı değişikliğine muvafakat vermiş olması ya da soyadını alacağı kişinin (davacının kocası) buna onay vermesi kamu düzeni ile ilgili olan yasa hükmü karşısında sonucu etkilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.12.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)


Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************
Old 23-11-2007, 21:58   #9
Av.Beyhan

 
Varsayılan

Babanın çocukla şahsi ilişki kurmamış ve maddi yardımda bulunmamış olması çocuğun soyadını değiştirmesi için yeterli ve haklı bir neden değildir. Kaldı ki küçük çocuk için velayeten açılacak bu davada annenin şahsi tatmininin önlenmesi açısından da davanın reddedilmesi gerektiği düşüncesindeyim.
Old 24-11-2007, 00:14   #10
sprolza

 
Varsayılan

Sanırım bu kararda sizin talebinizin geçerli olamayacağına delalet etmektedir.

T.C.
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/8139
K. 2002/10431
T. 25.10.2002
• SOYADIN DEĞİŞTİRİLMESİ ( Velayeti Kendisine Verilen Ananın Çocuğun Soyadını Değiştirmek İçin Dava Açamaması )
• DAVA AÇMA HAKKI ( Velayeti Kendisine Verilen Ananın Çocuğun Soyadını Değiştirmek İçin Dava Açamaması )
• EVLİLİK BİRLİĞİ İÇİNDE DOĞAN ÇOCUK ( Babanın Soyadını Taşıması )
4721/m.321
2525/m.4
ÖZET : Evlilik birliği içinde doğan çocuk, babanın soyadını taşır. Babanın soyadı veya çocuk reşit olduktan sonra kendi soyadı, usulüne uygun olarak açacağı bir dava sonunda verilecek kararla değişmedikçe, çocuğun soyadı değişmez.

DAVA : Dava dilekçesinde soyadın değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece dava nın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm dahili davalı tarafından temyiz edilmiştir:

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bü tün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 321. maddesi hükmüne göre, evli lik birliği içinde doğan çocuk ailenin yani babanın soyadını taşır. Boşanma veya ölüm üzerine velayetin annede olması soyadında herhangi bir değişikliğe sebep olamaz. Ayrıca; 2525 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası da evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babanın seçtiği veya seçeceği soyadını alacağı emredici kuralını getirmiştir. Babanın soyadı veya çocuk reşit olduktan sonra kendi soyadını usulüne uygun olarak açacağı bir dava sonunda verilecek kararla değişmedikçe çocuğun da soyadı değişmez. O halde velayete sahip ana dahi bu hakka dayanarak kişiye sıkı sıkıya bağlı kişilik haklarıyla ilgili çocuğun soyadının değiştirilmesi davasını açamaz. Bu sebeple; mahkemenin, ananın velayeti altındaki çocuğun soyadının değiştirilmesi konusunda açtığı davaya tayin edilen kayyım önünde babanın muhalefetine rağmen bakması kanuna aykırıdır.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde oldu ğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince ( BOZULMA SINA ), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 24-11-2007, 13:32   #11
ali ekmekçi

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
Onsekizinci Hukuk Dairesi
E: 2002/8139
K: 2002/10431
1:25.10.2002

SOYADIN DEĞİŞTİRİLMESİ
ÖZET: Evlilik birliği içinde doğan çocuk, babanın soyadını taşır. Babanın soyadı veya çocuk reşit olduktan sonra kendi soyadı, usulüne uygun olarak açacağı bir dava sonunda verilecek kararla değişmedikçe, çocuğun soyadı değişmez.
(4721 s. MK. m. 321)
(2525 s. Soyadı K. m. 4)

Dava dilekçesinde soyadın değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm dahili davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 321. maddesi hükmüne göre, evlilik birliği içinde doğan çocuk ailenin yani babanın soyadını taşır. Boşanma veya ölüm üzerine velayetin annede olması soyadında herhangi bir değişikliğe sebep olamaz. Ayrıca; 2525 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası da evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babanın seçtiği veya seçeceği soyadını alacağı emredici kuralını getirmiştir. Babanın soyadı veya çocuk reşit olduktan sonra kendi soyadını usulüne uygun olarak açacağı bir dava sonunda verilecek kararla değişmedikçe çocuğun da soyadı değişmez. O halde velayete sahip ana dahi bu hakka dayanarak kişiye sıkı sıkıya bağlı kişilik haklarıyla ilgili çocuğun soyadının değiştirilmesi davasını açamaz. Bu sebeple; mahkemenin, ananın velayeti altındaki çocuğun soyadının değiştirilmesi konusunda açtığı davaya tayin edilen kayyım önünde babanm muhalefetine rağmen bakması kanuna aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 24-11-2007, 13:50   #12
üye19870

 
Varsayılan

TMK 321. maddesi emredici mahiyette olduğundan soyadı; kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olmakla velayet hakkı sahibi kişi kim olursa olsun geçersiz bir nedenden dolayı çocuğun soyadını değiştirmek için dava açamaz. Ancak, çocuğun çıkarına ise ve de zaruri ise o zaman mahkeme değişiklik için izin verebilecektir. (Ahlaka aykırı bir soyadı ise veya benzeri bir şey ise..)

saygılarımla
Old 24-11-2007, 15:04   #13
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan mayahukuk
TMK 321. maddesi emredici mahiyette olduğundan soyadı; kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olmakla velayet hakkı sahibi kişi kim olursa olsun geçersiz bir nedenden dolayı çocuğun soyadını değiştirmek için dava açamaz. Ancak, çocuğun çıkarına ise ve de zaruri ise o zaman mahkeme değişiklik için izin verebilecektir. (Ahlaka aykırı bir soyadı ise veya benzeri bir şey ise..)

saygılarımla

Yukarıdaki kararlara göre, bu yazdıklarınız soyut kalmaktadır. Dayanağınız nedir?

Saygılarımla
Old 25-11-2007, 22:27   #14
Gemici

 
Varsayılan

Önce söz konusu olay hakkındaki düşüncem: Bence, olayda soyadı değiştirilmesini haklı gösterecek bir sebep yok; anlıyabildiğim kadarı ile, anne sırf çocuğun babasından intikam almak, çocuğu ondan koparmak düşüncesi ile hareket ediyor. Hukuken korunmaması gereken bir durum.

Geriye üzerinde durmak istediğim asıl konu kalıyor. Katılımcılar: ‘TMK 321 inci madde emredici mahiyettedir. Soyadı; kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır’.
Ve
‘Çocuk henüz ergin değildir.Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar üzerinde tasarrufu sözkonusu olamaz. Ancak çocuk 18 yaşını tamamladıktan sonra soyadının değiştirilmesini -haklı nedenin varlığını ispatlayarak-mahkemeden isteyebilir’.

Bu iki ifadeden çıkan sonuç: Çocuğun kişiye sıkı sıkıya bağlı şahsi hakları söz konusu olduğunda, ne çocuk ne de başka birisi bu haklar konusunda bir tasarrufta bulunamaz. Bu hakların kullanılması ancak ve ancak erginlik yaşına geldikten sonra çocuk tarafından olur.

Benim görüşüme göre MK’nın bizzat kendisi ana ve babaya çocuğun soyadını değiştirme hakkı tanıyor; yani yasa ana ve babaya çocuğun soyadı hakkı üzerinde tasarruf hakkı veriyor. MK Madde 321 ‘Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; evli değilse ananın soyadını taşır’.. diyor. Madde ‘Çocuk, doğduğu andaki aile adını kullanır diye bir hüküm getirmiyor. Sadece çocuğun aile adını taşıyacağını belirtiyor. Benim bundan çıkardığım sonuç: Aile adı (yasa buna neden aile adı demiş anlıyamadım, çünkü sözkonusu olan aslında babanın soyadı. Yasada ananın adı aile adı olur diye bir hüküm yok. MK Madde 187 ‘Kadın evlenmekle kocasının soyadını alır’ hükmünü taşıyor.) haklı bir nedene dayalı olarak değiştiği takdirde otomatikman çocuğun adı da değişir(bak: 11 nolu mesajdaki Yargıtay kararı). Çocuğun soyadı aile adı ile beraber değişmez dediğimiz andan itibaren ortaya çıkacak sonuç, çocuğun aile adını taşımaması olacak. Böyle bir durumsa yasanın ‘Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin...adını taşır’ hükmüne ters düşer. Sonuç: Aile dolaylı olarak çocuğun kişiliğine sıkı sıkıya bağlı hak üzerinde tasarrufta bulunmuş oluyor.

Bence haklı bir sebep olduğu takdirde, çocuğun adının değiştirilmesi olanağının, çocuğun menfaati göz önünde bulundurularak ve erginlik yaşı beklenmeden, tanınması gerekir. Bir sonraki mesajda kısaca değinmek istediğim ve ad üzerindeki hakkı kişiliğe bağlı mutlak bir hak olarak gören bazı Avrupa ülkelerinin hukukları, bu arada Alman hukuku böyle bir olanak tanıyor.

Yukarıda belirttiğim durumu göz önünde bulundurduğumuzda Yargıtay kararında (11 nolu mesaj ) belirtilen ‘O halde velayete sahip ana dahi bu hakka dayanarak kişiye sıkı sıkıya bağlı kişilik haklarıyla ilgili çocuğun soyadının değiştirilmesi davasını açamaz’ gerekçesini tatmin edici bulmuyorum. Eğer gerekçe sadece MK Madde 321 deki emredici hükümse ve bu hükmün amacı kamudüzenini korumaksa ona bir diyeceğim yok.

Not: Aile adını ve çocuğun soyadını bir de 'Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir'... 'Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz...' hükmünü getiren Anayasa'nın 10. Maddesi ile karşılaştırmak ta fayda vardır derim.

Saygılarımla
Old 15-05-2012, 12:17   #16
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Yukarıdaki kararlara göre, bu yazdıklarınız soyut kalmaktadır. Dayanağınız nedir?

Saygılarımla

Forum 2007 yılında açılmış, cevapları da o günkü mevzuata göre vermişim. Yasal dayanak 2012 yılında Anayasa Mahkemesi kararıyla ortaya çıktı. Kararın tam metni aşağıdaki linkte yer almaktadır. Kısaca artık dava açmak mümkündür.

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=70539
Old 23-09-2016, 16:39   #17
Av.Erdinç Cenker

 
Varsayılan anayasa mahkemesinin konuya ilişkin kararı

Alıntı:
Yazan seam
Arkadaşlar merhaba,
Müvekkilim Bayan (H) 10 yıl evvel boşandı.Boşanma neticesinde,ortak çocul (O)'nun velayeti bayan(H)'de olup ayrıca mahkeme çocuk lehine nafaka bayan H)lehine tazminatta hükmetti.Eski eş bu konuda şu ana kadar ne maddi ne de çocuk ile şahsi ilişki kurmak için hiç bir şey yapmadı.(O) 16 yaşında olup babanın herhangi bir katkısı olmakdan yaşamı idame ettirmektedir.Bayan (H)'nın talebi şu:
Ben (O)'nun babasının soyadını taşımasını istemiyorum ve değişimini istiyorum demektedir.Bu konunun AHİM'e taşınması durumu mevcut olup görüşlerinizi bekliyorum.Saygılarımla...
http://www.anayasa.gov.tr/icsayfalar.../2013-3434.pdf
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Çocuğun velayeti avangardea Meslektaşların Soruları 6 21-03-2009 22:45
almanyaya taşınan ve velayeti annede olan çocuğu babanın görme hakkı elvankakici Meslektaşların Soruları 3 20-03-2007 10:24
velayeti annede olan çocuğun annenin soyadını almak istemesi barisugan Meslektaşların Soruları 1 23-11-2006 11:50
Çocuğun Velayeti NACİ Hukuk Soruları Arşivi 1 27-02-2002 18:36


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05789399 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.