Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Alacaklısını Zarar Sokmak Kastıyla Mevcudunu Azaltmak - İSPAT -

Yanıt
Old 27-03-2013, 11:51   #1
av_abay

 
Varsayılan Alacaklısını Zarar Sokmak Kastıyla Mevcudunu Azaltmak - İSPAT -

Merhaba değerli arkadaşlar.
Takibe koyduğumuz bir senette ödeme emri borçluya tebliğ edildikten 4 gün sonra borçlu gayrimenkullerini oğluna tapuda satış göstermek suretiyle devrediyor. Bu taşınmazların dışında borçlu adına haczi kabil hiçbirşey bulunmamakta.
Borçlu için İİK 331 e göre şikatte bulunmak istiyorum. Yargılama sırasında borçlunun yapmış olduğu satış işleminin tarihini, karşı tarafın oğlu olduğunu ve alacağımıza kavuşamadığımızı ispat etmem yeterlimi, yoksa ispat açısından başka delillere ihtiyacım olacak mı.?
Konu hakkında bilgilerini paylaşan değerli meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim. iyi çalışmalar.
Old 27-03-2013, 13:15   #2
Av.Nevin Canruh

 
Varsayılan

Merhabalar,
Bende bundan 1 ay önce borçlunun aracını ve gayrimenkullerini devretmesi sebebiyle İcra ceza mahkemesinde şikayette bulundum.Kalemde çalışanlar bu zamana kadar açılan davalardan henüz sonuç alınmadığını, şirketse defter incelemesine gidildiğini,bu nedenle davaların uzadığını söyledi.
Bu nedenle benim de umudum biraz azaldı açıkcası. Ancak bende sizin gibi İcra dosyasını ,devirlerin yapıldığına dair delilleri sundum.Sanırım başkaca sunacak bir delil yoktur.
Old 27-03-2013, 13:24   #3
av.kct

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım, öncelikle İ.K.K. 331. maddesi gereğince yukarıda bahsettiğiniz şekilde bir dilekçe hazırlamanızın ardından başkaca bir olguya gerek duymadan sayın mahkeme haklı olduğunuza kanaat getirerek borçlu sanık hakkında cezaya karar verebilecektir.Ancak ilgili maddedeki karar tazyik hapsi olmaması nedeniyle temyize tabi olup uzunca bir süre sürecektir.Ayrıca tazyik hapsi olmaması nedeniyle de kişiyi cezaevine gönderip tahsilinizi yapmak zor olacaktır. Nedeni ise yeni çıkan yargı paketinde denetimli serbestlik şeklinde cezaların infazıdır.
Bu yolu tercih etmeniz mümkündür.Ancak yeni çıkan yasalar gereğince işlemez bir sürece başlayacaksınız.
Bence, tapu iptaline gidip satış istemeniz çok daha hızlı ve yararlı olacaktır ve de sonuca daha yararlı olacaktır.
Ayrıca satışta olsa oğlu olduğu için işlemin iptali ilgili kanunlar gereğince altsoyu olduğundan kaçılınmazdır.
Ayrıca bu hususta hem İ.K.K. madde 331 hem de anlatmak istediğim yola başvurabilmek için aciz belgesi almak gerekir.
Ancak tapu iptali için sonradan bu belgenin alınabileğini de vurgulamak isterim.
Sgk-araç-tapu-posta çek-sorgulamlarını yapın ve hacze gidin özellikle tutanağa yazdırın hacze kabil başkaca mal yoktur diye..
Bunları tamamladıktan sonra haklılığınızda anlattığınız gibiyse satım aşamasından önce sizi bulup borcu kapatacaklardır.
Şimdiden başarılar dilerim.
Old 27-03-2013, 13:31   #4
Av. Özge Çavuş

 
Varsayılan

Benzer bir olayı ben de yaşadım bir süre önce ancak ben malların satıldığı alakasız 3. kişinin vekiliydim. Alacaklı muvazaalı olarak satış yapıldığını, satış bedelinin alınmadığını iddia ediyordu.Ortada doğru düzgün delil olmamasına rağmen mahkeme 2 sene sürdü, mahkeme alacaklı tarafın tüm delil toplama taleplerini kabul etti, ne alakasız yerlere yazılar yazıldı.

Sizin durumda adam oğluna satmış görünüyor, şansınız var.
Old 27-03-2013, 17:03   #5
Lpolat

 
Varsayılan

Sayın meslekteşım bu konuda İİK 280.maddesi bence yeterince açık bu maddenin içeriğinin konunuza yeterince açıklık getirdiği kanaatindeyim. Zira devredilen kişinin borçlunun çocuğunun olması ispat külfetini sizin üzerinizden alıp üçüncü kişiye yüklemektedir.

Zarar verme kastından dolayı iptal(1)
Madde 280 – (Değişik: 18/2/1965 - 538/115 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/66 md.) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar
verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer
tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin
gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.
(Mülga ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/55 md.) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye
kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan
durumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir.
Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan
yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve
borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış
veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir
levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek
şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.
Old 27-03-2013, 17:03   #6
Lpolat

 
Varsayılan

Sayın meslekteşım bu konuda İİK 280.maddesi bence yeterince açık bu maddenin içeriğinin konunuza yeterince açıklık getirdiği kanaatindeyim. Zira devredilen kişinin borçlunun çocuğunun olması ispat külfetini sizin üzerinizden alıp üçüncü kişiye yüklemektedir.

Zarar verme kastından dolayı iptal(1)
Madde 280 – (Değişik: 18/2/1965 - 538/115 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/66 md.) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar
verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer
tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin
gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.
(Mülga ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/55 md.) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye
kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan
durumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir.
Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan
yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve
borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış
veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir
levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek
şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.
Old 27-03-2013, 18:10   #7
av_abay

 
Varsayılan

Bu durum İİK 331 md içinde kullanılabilir mi.?
Old 27-03-2013, 19:40   #8
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

331'le vakit kaybetmeyin derim

En doğrusu tasarrufun iptali davası açmak ve hadi yanında "süs" ve "sos" olsun diye 331'den şikayet etmek...

Muhtemelen 331 yargılaması yapan mahkeme tasarrufun iptali davasını bekletici mesele yapacaktır.

Tasarrufun iptali davası, anlattığınız şartlarda %99 kabul edilir...

Ama Talih Uyar'ın Tasarrufun İptali Davaları eserini okumadan açmayın derim... Çokça incelik vardır bu davada...

faydalı olması dileğiyle...
Old 28-03-2013, 19:35   #9
Av. Duygu T

 
Varsayılan

Öncelikle İİK 331'e göre açılan davalarda tazyik hapsi olmadığından hapis cezası para cezasına çevriliyor. Bunun da pek bir caydırıcılığı olmadığı için işinize yaramayacaktır.

Borçlu olan bir baba-oğul arasında yapılan alışverişin mal kaçırma maksatlı olduğu açıktır. Bir an önce muvazaaya dayalı tapu iptali davası açmalısınız. Bunun avantajı da BK.19'a göre açılan davalarda icra dosyasından aciz belgesi almanızın gerekmemesi.
Old 28-03-2013, 21:45   #10
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Duygu T
Öncelikle İİK 331'e göre açılan davalarda tazyik hapsi olmadığından hapis cezası para cezasına çevriliyor. Bunun da pek bir caydırıcılığı olmadığı için işinize yaramayacaktır.

Borçlu olan bir baba-oğul arasında yapılan alışverişin mal kaçırma maksatlı olduğu açıktır. Bir an önce muvazaaya dayalı tapu iptali davası açmalısınız. Bunun avantajı da BK.19'a göre açılan davalarda icra dosyasından aciz belgesi almanızın gerekmemesi.

Tasarrufun iptali davalarının handikapı olarak görünen aciz vesikası aslında cok da buyuk bir sorun degil. Bu aciz vesikasının "kesin" olması şart degil; geçici de olabilir. Bu birincisi.

İkincisi, bu aciz vesikası yargılamanın son aşamasına dek hatta Yargiyay aşamasında bile sunulabilir. Dava acilirken aciz vesikasının mevcut olması şart değildir.

Tasarrufun iptali davası ya da muvazaaya dayalı tapu iptal davası acmak bir tercih meselesidir. şahsen benim tercihim cok daha sekli olan tasarrufun iptali davası acmak olur.

Saygılarımla...
Old 18-03-2020, 15:47   #11
çarşı1903

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.kct
Sayın meslektaşım, öncelikle İ.K.K. 331. maddesi gereğince yukarıda bahsettiğiniz şekilde bir dilekçe hazırlamanızın ardından başkaca bir olguya gerek duymadan sayın mahkeme haklı olduğunuza kanaat getirerek borçlu sanık hakkında cezaya karar verebilecektir.Ancak ilgili maddedeki karar tazyik hapsi olmaması nedeniyle temyize tabi olup uzunca bir süre sürecektir.Ayrıca tazyik hapsi olmaması nedeniyle de kişiyi cezaevine gönderip tahsilinizi yapmak zor olacaktır. Nedeni ise yeni çıkan yargı paketinde denetimli serbestlik şeklinde cezaların infazıdır.
Bu yolu tercih etmeniz mümkündür.Ancak yeni çıkan yasalar gereğince işlemez bir sürece başlayacaksınız.
Bence, tapu iptaline gidip satış istemeniz çok daha hızlı ve yararlı olacaktır ve de sonuca daha yararlı olacaktır.
Ayrıca satışta olsa oğlu olduğu için işlemin iptali ilgili kanunlar gereğince altsoyu olduğundan kaçılınmazdır.
Ayrıca bu hususta hem İ.K.K. madde 331 hem de anlatmak istediğim yola başvurabilmek için aciz belgesi almak gerekir.
Ancak tapu iptali için sonradan bu belgenin alınabileğini de vurgulamak isterim.
Sgk-araç-tapu-posta çek-sorgulamlarını yapın ve hacze gidin özellikle tutanağa yazdırın hacze kabil başkaca mal yoktur diye..
Bunları tamamladıktan sonra haklılığınızda anlattığınız gibiyse satım aşamasından önce sizi bulup borcu kapatacaklardır.
Şimdiden başarılar dilerim.


3 yılın altında ceza alacağı için denetimli serbestlikten faydalanması kesin gibi bir şey demi ?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mevcudunu eksiltmek alperyldrm Meslektaşların Soruları 6 22-03-2020 14:45
Çıplak mülkiyet sahibi ile intifa hakkı sahibinin kiracıyı zarara sokmak kastıyla intifa hakkını kaldırmaları sclnergiz Meslektaşların Soruları 0 22-05-2012 14:53
Alacaklısını zarara sokmak kasdıyla mevcudunu eksiltmek ABUKAT Meslektaşların Soruları 6 04-09-2009 14:32
alacaklısını zarara sokmak için mevcudunu eksilten borçlular suçunda şikayet ?? Av. Oğuz YILMAZ Meslektaşların Soruları 8 19-04-2007 16:11
eşin katılma alacağını azaltmak maksadıyla muvazaalı devir ruze Meslektaşların Soruları 5 17-10-2006 02:19


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04996896 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.