Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Lisanslı Ürün bir başka 2. El Lisanslı Ürünle Fark alınarak değiştirebilir mi?

Yanıt
Old 03-01-2008, 13:09   #1
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan Lisanslı Ürün bir başka 2. El Lisanslı Ürünle Fark alınarak değiştirebilir mi?

Değerli üyeler, saygın meslektaşlarım;

Sizinle paylaşmak istediğim ve değerli görüşlerinizden istifade etmek istediğim bir hukuki sorunum var. Olay şudur:

Bir şirket, bir çok ürün yanında lisanslı pc oyunları da satıyor. Lisanssız hiç bir ürün satışı yoktur. Oldukça ciddi bir firmadır.

Şirket'in Proje Oluşturma Birimi yeni bir satış yöntemi öneriyor. Diyor ki: Daha önce müşteri tarafından satın alınmış ve kullanılmış lisanslı ürünleri, küçük bir ücret farkı alarak yeni ve/veya kullanılmış başka bir lisanslı ürünle değiştirelim.

Ben mevzuatta doğrudan bu tür bir faaliyete engel bir hüküm olmadığını düşünüyorum. Ancak, şöyle bir ihtimalin varlığı da kafamı bulandırıyor: Lisans sahibi şunu diyebilir; bu şekildeki bir satış, lisanslı bir ürünün birden fazla kez satışına neden olabilir ve dolaylı olarak korsan faaliyetten farksız olarak zararıma yol açar... gibi...

BU bir iddia olarak dile getirilebilir endişesine sahibim.

Böyle bir olaya rastlayan, yargı kararını duyan veyahut bilgisini paylaşabilecek bir üyemiz varsa sevinirim.
Old 03-01-2008, 14:20   #2
Admin

 
Varsayılan

Vardığınız sonuca, yani şirketin planladığı hareket tarzının yasal olduğuna katılıyorum. Öte yandan endişenize de katılıyorum, lisans sahibi firmalar yasal olmasa dahi böyle bir iddiada bulunabilir.

Bu konuda öncelikle incelenmesi gereken elbette lisans sözleşmeleri. Bunların yazılım olduğu ve muhtemelen yurtdışı kaynaklı olduğu düşünüldüğünde büyük ihtimalle bir EULA (End User License Agreement) ile korunuyorlardır ve bu sözleşmeyi "reselling" (yeniden satım ve devir) yönünden bir incelemek gerek. Benim kişisel kanaatim bu sözleşmede yeniden satım ve devir yasaklanmış olsa dahi, bu maddenin geçerli ve bağlayıcı olmayacağı yönünde.

Bu konuda Türk Hukukunda bir karar bulabilir misiniz bilmiyorum ve hiç sanmıyorum ancak Amerikan hukukundan örnekler var. Örneğin aşağıdaki karar EULA'da öngörülen yeniden satım ve devir yasağının geçerli olamayacağını hükme bağlayan bir ABD Mahkeme kararı:
http://www.freerepublic.com/focus/f-news/584117/posts

Işık tutabilir ve Türk yargısına da ilham verebilir diye düşünüyorum.
Old 03-01-2008, 17:26   #4
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan Katkı

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2000/7381
K. 2000/8746
T. 9.11.2000
• MARKA TESCİLİNDEN DOĞAN HAKLARIN TÜKETİLMESİ ( O Markayı Taşıyan Malın Sonraki Satışlarına Marka veya Lisans Sahibinin Müdahale Etme Hakkının Ortadan Kalkacağı )
• MARKA VEYA LİSANS SAHİBİ ( Marka Tescilinden Doğan Hakların Tüketilmesi - O Markayı Taşıyan Malın Sonraki Satışlarına Müdahale Etme Hakkının Ortadan Kalkacağı )
• LİSANS SAHİBİ ( Marka Tescilinden Doğan Hakların Tüketilmesi - O Markayı Taşıyan Malın Sonraki Satışlarına Müdahale Etme Hakkının Ortadan Kalkacağı )
KHK-556/m.9/2,13/1-2,61/a
6762/m.56
ÖZET : Markalı bir ürün, marka sahibi veya onun izni ile münhasır lisans sahibi tarafından piyasaya sürülünce,marka tescilinden doğan hak, tüketilmiş olmakta, artık o markayı taşıyan malın sonraki satışlarına davacının ( marka veya lisans sahibi ) müdahale etme hakkı ortadan kalkmaktadır. Ancak marka sahibi, malın piyasaya sunulmasından sonra, üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanılmasını önleme yetkisine sahiptir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın ( Isparta Asliye Birinci Hukuk Mahkemesi )nce görülerek verilen 27.4.2000 tarih ve 1997/104-2000/239 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, Fransız firması adına marka tescilli ve Türkiye'de lisans hakkı müvekkiline ait ""Naf Naf"" markalı hazır giyim eşyalarının yetkili bayi olmadığı halde davalı tarafından, üstelik düşük fiyatla satıldığını, satışa arzetmenin ve şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun bulundurmanın haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, satışın yasaklanmasına, önlenmesine, hükmün ilanına, yoksun kalınan kar olarak 6 milyar TL. maddi tazminat ile 100 milyon TL. manevi tazminata faiziyle birlikte karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusunu markalı malların pek çok yerde satıldığını, müvekkilinin bu yerlerden fatura ile satın alıp satışa sunduğunu, davacının dayandığı sözleşmede bunu engelleyen bir hüküm yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının işyerinde belirtilen markalı çok miktarda malın satışa sunulduğu, davalı şirket defterlerinde kayıtlı alış fiyatı üzerinden % 40 kar eklenerek ve % 20 maliyet indirimi yapılarak davalının malları satmış olması varsayımı ile davacının yoksun kaldığı kar miktarının 889.616.000 TL. olarak belirlendiği, böylece davalının haksız kazanç elde ettiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Davacı, davalının yetkili satıcı olmadığı halde ""Naf Naf"" markalı ürünleri düşük fiyatla satmasının ve şahsi ihtiyaçtan fazla her ne suretle olursa olsun elinde bulundurmasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek bu davayı açmış olup, davalının markayı taklit ettiğini iddia ve ispat etmiş değildir.

Davacı, dava dışı T... Limited Şirketi ile yetkili satıcılık sözleşmesi yapmış olup malların bu şirket tarafından ilk defa satışa sunulmasından sonra piyasaya yayıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf, dava dışı A... Tekstil Limited Şirketi'nden aynı markayı taşıyan ürünleri satın aldıktan sonra kendi mağazasında aldığı şekliyle olduğu gibi satışa sunduğunu savunmuş, fatura ibraz etmiş ve eyleminin haksız rekabet oluşturmadığını ileri sürmüştür.

556 sayılı K.H.K.nin 13/1. ve bu maddenin mehazı olan Avrupa Topluluğu konseyi üye devletlerin markalarına ilişkin hükümlerin uyumlaştırılmasına ilişkin 89/104 sayılı Yönergenin 7.1. maddesinde ""marka sahibi tarafından veya onun izni ile markayı taşıyan malların piyasaya sunulmasından sonra marka sahibi, markanın bu mallarla ilgili olarak kullanılmasını yasaklayamaz"" hükmü getirilmiştir. Buna ""Marka tescilinden doğan hakların tüketilmesi"" denmektedir. Markalı bir ürün, marka sahibi ya da somut olayda olduğu gibi onun izni ile münhasır lisans sahibi tarafından piyasaya sürülünce, hak tüketilmiş olmakta, artık o markayı taşıyan malın sonraki satışlarına davacının müdahale etme hakkı ortadan kalkmaktadır. Dolayısıyla aynı K.H.K.'nin 9/2 ve 61/a maddelerine dayanılarak marka hakkına tecavüz iddiası dahi dinlenemeyeceği gibi, davalı eylemini haksız rekabet olarak nitelendirmek de mümkün olmayacaktır. Ancak, aynı K.H.K.'nin 13/2 maddesi uyarınca marka sahibi, malın piyasaya sunulmasından sonra, üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanılmasını önleme yetkisine sahiptir.

Öte yandan, münhasır lisans ( tek satıcılık ) sözleşmesi, yapımcı ( sağlayıcı ) ile tek satıcı ( tek elden dağıtıcı ) arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen, çerçeve niteliğinde ve sürekli bir sözleşme olup, yapımcı ( bu davada davacı ) ürünlerinin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede tekele sahip olarak satmak üzere tek satıcıya ( davada dava dışı T... Limited Şirketi ) bedeli karşılığında göndermeyi, buna karşılık tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına satarak malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunmayı yüklenir. ( Bak. Prof. Dr. Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku, Özel Borç ilişkileri, C.1/1, Ank. 1985, Sh. 27 vd. ) Sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca üçüncü kişiye herhangi bir yükümlülük getirilemez. O halde, davacının üçüncü kişilere karşı haksız rekabet hükümlerinden yola çıkılarak korunması mümkün değildir.

Somut olayın yukarıda yapılan açıklamalar ışığında irdelenmesi ve davalı savunması delilleri üzerinde durularak, davalı eylemin 556 sayılı KHK'nin hükümlerine ve TTK.nun 56. vd. maddelerinde yazılı yasal düzenlemelere aykırılık teşkil edip etmediğine bakılmak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı gerekçelerle davanın kabulü, bozmayı gerektirmiştir.

2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin hükmedilen miktara ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına ( BOZULMASINA ), 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 9.11.2000 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 03-01-2008, 17:27   #5
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi
Esas: 2001/1804
Karar: 2001/4344
Karar Tarihi: 15.05.2001
ÖZET: Davacının tazminat istemine dayanak yaptığı hak, dava konusu programların Türkiye yetkili satıcısı olmaktan ibarettir. Oysa FSEK. nun 52 nci maddesinde, mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesinin şart olduğu hükmolunmuştur. Bu durumda, davacı tarafa dayandığı sözleşme ibraz ettirilerek, bu sözleşmenin yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde davacıya hak sağlayıp sağlamadığı değerlendirilip, diğer bir deyişle davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, sonucuna göre işlem yapılması gerekir.

(5846 S. K. m. 2, 6, 8, 22, 52)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.11.2000 tarih ve 1999/308 - 2000/434 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye'deki tek distribütörü olduğu <P.> isimli veri tabanı programının davalı tarafından lisanssız olarak kullandığının saptandığını ileri sürerek, tecavüzün meni ile fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere şimdilik 10.000.000.000.-TL. sının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra davalının artık bu programları kullanmadığını belirterek, davasını sadece tazminat istemine hasretmiştir.
Davalı vekili, dava konusu programın dava dışı M. A.Ş. tarafından kurulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, davalının lisanssız program kullanımı nedeniyle davacının zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 635.625.060.- TL. sının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bilgisayar veri tabanı programının lisanssız kullanımından doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi olay sabit addedilerek hüküm kurulmuştur.
FSEK. nun 2 nci maddesinde, fikir ve sanat eserleri çeşitlerinden olan ilim ve edebiyat eserleri sayılmakta olup, bilgisayar programları bu maddenin 1 nci bendinde yer almaktadır. Aynı yasanın 6/1 nci maddesi uyarınca ise, diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan yazılı fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir. Aynı maddenin son fıkrasında, işleyenin hususiyetini taşıyan işlenmelerin bu kanuna göre eser sayılacakları belirtilmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasının devamında sayılan başlıca işlenmeler arasında bilgisayar veri tabanları da bulunmaktadır. Anılan yasanın 8 nci maddesinde ise, bir eserin sahibinin onu meydana getiren; bir işlenmenin sahibinin ise, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyen olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda ileri sürülen, bilgisayar veri tabanı programlarının lisanssız kullanımı eylemi, FSEK. nun 22/son madde ve sonuncu fıkrasında açıklandığı üzere, bu programların izinsiz olarak başka bilgisayarlara yüklenmek ve depolanmak suretiyle çoğaltma hakkının ihlali kapsamına girmektedir. Aynı maddenin 1 nci fıkrasına göre ise, çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Davacı ise; eser sahibi olduğu iddiasında değildir. Davacının tazminat istemine dayanak yaptığı hak, dava konusu programların Türkiye yetkili satıcısı olmaktan ibarettir. Oysa FSEK. nun 52 nci maddesinde, mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesinin şart olduğu hükmolunmuştur. Bu durumda, davacı tarafa dayandığı sözleşme ibraz ettirilerek, bu sözleşmenin yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde davacıya hak sağlayıp sağlamadığı değerlendirilip, diğer bir deyişle davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************
Old 03-01-2008, 17:52   #6
Av. Ö.Erol Yavuz

 
Varsayılan

Son kullanıcının eserin çoğaltılmış nüshasını yeniden bir başkasına devretme imkanı yoktur. Zira, eser sahibi veya lisans sahibinin bilgisayar programının mali haklarını son kullanıcıya yasanın ( FSEK ) öngördüğü gibi yazılı olarak devretmesi sözkonusu değildir.

Son kullanıcıya tanınan bilgisayarına yüklerken kabul ettiği / kabul etmek zorunda kaldığı ( kabul etmiyorsa yüklemekten vazgeçebilir.) lisans anlaşması çerçevesindeki kullanma hakkıdır.

Soruda belirtildiği gibi yeni bir devir, eser veya lisans sahibinin yayma hakkına ( FSEK m.23 ) aykırılık teşkil edeceği gibi böyle bir kampanya, sonuç itibarıyla eser veya çoğaltılmış nüshanın piyasadan toplanması anlamına da geleceğinden ve bu durum eser veya lisans sahibinin mali haklarına zarar verebileceğinden, FSEK m.77 uyarınca “yapılmaması” şeklinde karar verilebileceği kanısındayım.

Saygılarımla.
Old 03-01-2008, 18:51   #7
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Cevap veren tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Konu Türk Hukuku açısından çok net olmasa da ben ilk görüşümü sürdürüyorum.
Old 03-01-2008, 18:53   #8
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Ö.Erol Yavuz

Soruda belirtildiği gibi yeni bir devir, eser veya lisans sahibinin yayma hakkına ( FSEK m.23 ) aykırılık teşkil edeceği gibi böyle bir kampanya, sonuç itibarıyla eser veya çoğaltılmış nüshanın piyasadan toplanması anlamına da geleceğinden ve bu durum eser veya lisans sahibinin mali haklarına zarar verebileceğinden, FSEK m.77 uyarınca “yapılmaması” şeklinde karar verilebileceği kanısındayım.

Saygılarımla.

Teşekkür ederim Sayın Yavuz. Bu hususun üzerinde önemle durulması gerekir kanısındayım.
Ancak yukarıda yer verilen bir kararda da kısmen belirtildiği üzere yayma hakkının istisnası özellikle mallara ilişkin olarak "yayma hakkı bir kez kullanılmakla tüketilmiş sayılır." ilkesidir. Kısaca hakkın tüketilmesi ilkesi denen bu durum uyarınca çoğaltılmış bir CD üzerindeki lisans hakkı yayınlanıp, müşteriye satılmakla lisans hakkı bakımından sona erer. Esas itibariyle mantık da bu sonucu zorunlu kılar. Şöyle ki: Çoğaltılarak lisanslı olarak satılan bir ürünün (Misal CD) tek bir lisans bedeli vardır ve bu bedel, lisans sahibi için satılmakla ve bedeli alınmış olmakla, tahsil edilmiş olur. Satış bedelinin tahsili ile birlikte lisans sahibinin mala dönüşmüş (Çoğaltılarak satılmış) tek bir ürün (CD) için, lisans hakkı kalmamıştır. Satın alan kişi onu çoğaltamaz (kopyalayamaz,) ancak (satın aldığı orijinal tek nüshayı) tekrar satabilir, takas edebilir, kiralayabilir... kanaatindeyim.

Sizin üzerinde durduğunuz yayma hakkı genel bir kaidedir ve bunun istisnasını teşkil eden "Hakkın tüketilmesi ilkesi" nedeniyle bahsettiğiniz yasak ve tedbir söz konusu olamayacaktır düşüncesindeyim.
Old 03-01-2008, 20:46   #9
Admin

 
Varsayılan

Sayın Yavuz'un görüşüne katılamıyorum. Söz konusu görüşü benimsersek örneğin satın aldığınız bir kitabı (eser) bir başkasına devretmenizin de FSEK'e aykırı olduğu sonucu çıkarki, yukarıda alıntı yaptığım ABD Mahkeme kararında da belirtildiği üzere fikir ve sanat eserleri mevzuatı ile amaçlanan koruma bu değildir.

Sayın Dikici'nin belirttiği gibi lisans sahibi, yazılımın satışı sırasında bu "kopya" ile ilgili bedeli zaten tahsil etmiştir ve bundan sonra kopyanın -çoğaltılmadığı sürece- A ya da B tarafından kullanılması onun rızasına bağlı bir durum değildir ve mali haklarına da zarar vermez diye düşünüyorum. Kullanıcının bu hakkı bence lisans sözleşmesine aksi yazılsa dahi bertaraf edilemez.
Old 03-01-2008, 21:28   #10
korayoz

 
Varsayılan

bu ürünlerin kiralanması mümkünmü. eğer kiralanmasına bir engel yoksa takasınında mümkün olduğunu düşünüyorum. ancak örneğin windows vista ve office cd lerini ayrı ayrı ortalama 200 dolara satıyorlar. eğer takas olanağı olursa bu iki ürünü 110 dolara bilgisayara yükleyebiliriz. eğer kiralama olanağı varsa 10 dolara yükleyebiliriz. bana biraz garip geldi eğer hukuka uygunsa neden hiçbiyerde uygulanmıyor acaba .
Old 03-01-2008, 22:12   #11
korayoz

 
Varsayılan

Madde 23 – (Değişik: 21/2/2001 -4630/14 md.)
Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Eser sahibinin izniyle yurt dışında çoğaltılmış nüshaların yurt içine getirilmesi ve bunlardan yayma yoluyla faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Yurt dışında çoğaltılmış nüshalar her ne surette olursa olsun eser sahibinin ve/veya eser sahibinin iznini haiz yayma hakkı sahibinin izni olmaksızın ithal edilemez. Kiralama ve kamuya ödünç verme yetkisi eser sahibinde kalmak kaydıyla, belirli nüshaların hak sahibinin yayma hakkını kullanması sonucu mülkiyeti devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı veya dağıtımı yapıldıktan sonra bunların yeniden satışı eser sahibine tanınan yayma hakkını ihlal etmez.
Bir eserin veya çoğaltılmış nüshalarının kiralanması veya ödünç verilmesi şeklinde yayımı, eser sahibinin çoğaltma hakkına zarar verecek şekilde, eserin yaygın kopyalanmasına yol açamaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kültür Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.
bu son fıkra eseri takas olanağını ortadan kaldırıyor sanırım.
Old 03-01-2008, 22:47   #12
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Bir eserin veya çoğaltılmış nüshalarının kiralanması veya ödünç verilmesi şeklinde yayımı, eser sahibinin çoğaltma hakkına zarar verecek şekilde, eserin yaygın kopyalanmasına yol açamaz

Sayın Korayoz teşekkürler.

Bu ifadenin mevhumu muhalifinden çoğaltılmış nüshaların "Eser sahibinin çoğaltma hakkına zarar vermeyecek şekilde" kiralanması veya yayımı mümkündür anlamı çıkar.

Bizim olayımızda eser sahibinin çoğaltma hakkına zarar vermek olası değildir. Zira en fazla bir ürün için başka bir ürün takas yoluyla verilebilir. Başka bir ifade ile çoğalan bir şey yoktur. Ortada bir lisanslı ürün var ve bu diğer lisanslı bir ürünle takas edilmektedir.

Sizin bu yorum için düşüncenizi alabilir miyim?

Maddede yer verilen yönetmeliği ben bulamadım, siz bulabildiniz mi?
Old 03-01-2008, 23:06   #13
korayoz

 
Varsayılan

bu konuda fazla bilgim yok ancak benim bu maddeden anladığım kadarıyla kiralama veya ödünç verme şeklindeki yayımının içine takasda girer diye düşünüyorum. sonuçta lisans sahipleri bu şekilde mağdur olucaktır.
Old 03-01-2008, 23:11   #14
korayoz

 
Varsayılan

site içinde makaleler bölümünde de dr. mustafa topaloğlunun makalesini bulmuştum. internet üzerinden program dağıtımı üzerine ama bir fikir verebilir:
Yayma hakkı (dağıtım hakkı) FSEK’nda bir eser veya kopyalarını satmak, kiralamak gibi yollarla ticaret konusu yapmak şeklinde tanımlanmıştır. Kanun kopyaların (nüshaların) yayma hakkı kullanılarak piyasaya çıkarılmasından sonra, bu orijinal kopyalar üzerinde yayma hakkının tükendiğini belirtmektedir. Hakkın tüketilmesi ilkesi denilen bu ilke, yayma hakkına bir istisna oluşturmaktadır. Yeni teknolojik gelişmeler yoluyla sunulan hizmetler, sınırsız sayıda tekrarlanmaya imkan vermektedir. Bu şekilde, ağlar üzerinden sunulan hizmetlere konu olan eserler bakımından hakkın tüketilmesi ilkesinin uygulanmayacağı görüşü egemendir. Nitekim Avrupa Topluluğu Adalet Divanının vermiş olduğu kararlar da (Coditel/Cine.Vog Aff. 62/79; Coditel/Cine.Vog Aff. 262/81; Warner Brothers and Metronom Video/Christiansen Aff.156/86) hakkın tüketilmesi ilkesinin sadece mallara uygulanabileceği, özellikle ağlar üzerinden yapılan hizmet sunumlarının bu ilkenin kapsamı dışında olduğu vurgulanmaktadır. Dolayısıyla sadece fiziksel olarak dağıtımı yapılan eserlerden yayma hakkının tükendiğini buna karşılık internet yoluyla sanal aleme aktarılan eserler bakımından hak sahibinin yayma hakkının devam ettiğini ve onun izni olmadan dağıtım yapılmayacağını kabul etmek gerekir.
Old 03-01-2008, 23:18   #15
Av. Ö.Erol Yavuz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Admin
Söz konusu görüşü benimsersek örneğin satın aldığınız bir kitabı (eser) bir başkasına devretmenizin de FSEK'e aykırı olduğu sonucu çıkar ki,

Sayın Admin, kitap kıyaslamasının konuyla ilgili iyi bir örnek olmadığını düşünüyorum, kitaba göre daha özel bir örneği tartışıyoruz. “Şahsen kullanma” ile ilgili FSEK m.38 neredeyse tamamen bilgisayar programları düşünülerek dizayn edilmiştir.

Anılan madde de şahsen kullanma ile ilgili öncelikle sözleşme hükümlerine gönderme yapılmaktadır. İkinci olarak sözleşme hükümlerinde belirleyici hüküm olsa bile hangi hallerin sözleşme ile önlenemeyeceği(düzenlenemeyeceği) ve hangi hallerin serbest olduğu sayılmıştır.

Sayın Saim, lisans anlaşmaları tüm mali hakları kapsamak zorunda değildir. Genellikle de kapsamaz zaten, bu tür mali haklar genellikle parçalanmak suretiyle, değişik lisansların konusu haline getirilir. Hele pc programlarından bahsettiğimizde, satış stratejilerinin bir parçası olarak son kullanıcı sözleşmesi sadece belirli bir tarzda kullanıma müsaade eder.

Dolayısıyla son kullanıcı lisans sözleşmesinin ikinci bir devri yapmaya müsaade edecek şekilde, yayma hakkını içerdiğini söyleyebilmek için yasal veya sözleşmeye ilişkin açık bir dayanağa ihtiyaç vardır. Eğer son kullanıcı lisans sözleşmesinde devir hakkı varsa, doğal olarak geçerlidir. Ancak yoksa, hiç kimsenin sahip olmadığı bir hakkı devredemeyeceğini de düşünmek gerekir.

Katılımcı veya forumu takip edenlerin de gayet kolaylıkla tespit edebileceği gibi kullandığımız pc'lerin windows son kullanıcı lisans anlaşmasından örnek vermek istiyorum. Eula'ya sistemkökü\system32\eula32.txt dosyasından ulaşabilirsiniz. Kullandığım pc'nin işletim sistemine ilişkin program, OEM olduğu için bilgisayar ile bütünleşiktir. Eula'ya göre programın devri ile ilgili düzenleme şöyle:

1.2 BİLGİSAYARIN Parçası olarak Yazılım - Devir. Bu lisans, paylaşılamaz, devredilemez ve aynı anda farklı bilgisayarlarda kullanılamaz. YAZILIMA, BİLGİSAYARLA birlikte, tek bir tümleşik ürün olarak lisans verilmiştir ve yalnızca BİLGİSAYARLA birlikte kullanılabilir. YAZILIMIN, DONANIMLA birlikte verilmemiş olmaması durumunda YAZILIMI kullanamazsınız. YAZILIMIN hiçbir kopyasını muhafaza etmemek şartıyla, işbu EULA kapsamındaki haklarınızın tümünü kalıcı olarak, yalnızca BİLGİSAYARIN kalıcı olarak satılması veya devredilmesi işleminin bir parçası olarak devredebilirsiniz. YAZILIMIN bir yükseltme olması halinde, yapılacak herhangi bir devrin YAZILIMIN önceki tüm sürümlerini de kapsaması gerekir. Bu devri işlemine Orijinallik Sertifikası etiketi de dahil olmalıdır. Devir, konsinye gibi dolaylı bir devir olamaz. Devir yapılmadan önce, Yazılımı devralan son kullanıcının EULA hükümlerinin tamamını kabul etmesi gerekir.

Ayrıca aynı EULA da “yeniden satılamaz”, “NFR” yazılımların varlığıda belirtilmektedir.

Sonuç olarak, lisans sözleşmesi belirleyicidir.

Saygılarımla.
Old 03-01-2008, 23:23   #16
avayhan

 
Varsayılan

Kiralama hakkının olmadığı, fakat lisanslı ürünü satın alan son kullanıcının ürünü istediği kişiye satabileceği düşüncesindeyim. Örneğin bana ait lisanslı bir windows cd sini neden üçüncü kişiye satamayayım ki? Fakat konuya bir de bu işi büyük ölçeklerde ticari amaçlarla yapmak yönüyle bakmak gerek. Bu durumda da piyasadan ikinci el markalı mobilyayı alıp satmakla, artık üzerine yeni versiyonu çıkmış lisanslı ürünleri alıp satmak arasında bir fark görmüyorum. Fakat bu işi ticari olarak yapan firma bu işi rekabet hukukuna aykırı olarak sırf rakip firmanın lisanslı ürünlerini piyasadan toplamak vb gayelerle hareket ediyorsa bu kerre rekabet hukuku açısından bu gayenin korunacağını zannetmiyorum. Yani kısacası gayeye bakmak ve rekabet hukuku açısından olayı incelemek gerekir diye düşünüyorum.
Old 03-01-2008, 23:36   #17
Av. Ö.Erol Yavuz

 
Varsayılan

"Kanun kopyaların (nüshaların) yayma hakkı kullanılarak piyasaya çıkarılmasından sonra, bu orijinal kopyalar üzerinde yayma hakkının tükendiğini belirtmektedir.

Kaynak : http://www.turkhukuksitesi.com/makale_28.htm

Saygılarımla.
Old 03-01-2008, 23:37   #18
korayoz

 
Varsayılan

bir cd ye 10 lira vererek kiralamakla bir tane cd alıp bununla başka cd leri her defasında 10 lira vererek takas etmek arasında da fazla fark göremiyorum. özellikle bu durumun oyun cd lerinde istismar edileceğini düşünüyorum. sonuçta bu oyunları bitirenler tekrar oyun almak yerine bu şekilde sürekli cd leri takas ederek oyun lisans sahiplerini mağdur ediceklerdir. prof. dr. ünal tekinalp sf. 175; bir ilişkinin kiralama olarak nitelendirilebilmesi için bk anlamında kira sözleşmesinin varlığı şart değildir.ilişki kira olarak adlandırılmasa veya kira olarak yapılandırılmasa bile eserin veya çoğaltılmış nüshaların, üçüncü kişinin yararlanmasına ekonomik bir menfaat karşılığı bırakılması halinde kiralama varıdr.
Old 03-01-2008, 23:58   #19
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Ö.Erol Yavuz
"Kanun kopyaların (nüshaların) yayma hakkı kullanılarak piyasaya çıkarılmasından sonra, bu orijinal kopyalar üzerinde yayma hakkının tükendiğini belirtmektedir.

Kaynak : http://www.turkhukuksitesi.com/makale_28.htm

Saygılarımla.

Sayın Yavuz,

Bahsedilen makalede ve yine bir çok yayınlanmış eserde mal satışı söz konusu ise lisans sahibi için yayma hakkının tüketildiği, bunun bahsettiğiniz yayma hakkının istisnası olduğu çok bariz biçimde açıklanmaktadır.

Link verdiğiniz makalede dikkatli okunduğunda görülür ki, yazar bu istisnai durumu bizim olayımıza izin verecek biçimde zikretmiştir. İlgili bölüm aşağıdadır.

Alıntı:
Dolayısıyla sadece fiziksel olarak dağıtımı yapılan eserlerden yayma hakkının tükendiğini buna karşılık internet yoluyla sanal aleme aktarılan eserler bakımından hak sahibinin yayma hakkının devam ettiğini ve onun izni olmadan dağıtım yapılmayacağını kabul etmek gerekir.
Old 04-01-2008, 00:27   #20
Av. Ö.Erol Yavuz

 
Varsayılan

Lisans sözleşmesi ile yayma hakkı zaten son kullanıcıya verilmemiş durumlar için, "Yayma hakkının tüketilmesini" bu kez son kullanıcının yayma hakkı başlar sonucunu doğuracak şekilde yorumlamamalıyız değil mi?

Saygılarımla.
Old 04-01-2008, 00:52   #22
korayoz

 
Varsayılan

fsek 23 de kiralama veya ödünç verme hakkının eser sahibinde olduğu ancak alıcının aldığı ürünü satma hakkının olduğu belirtilmiş. alıcının aldığı ürünü satmak yerine takas edebilmesinin mümkün olduğunu düşünüyorum. ancak bir çeşit kiralama yöntemine dönüşecek şekilde ürünlerin sürekli olarak takas edilmesi bence dürüstlük kurallarına aykırıdır. ikinci olarak sayın yavuz unda belirttiği gibi lisans sahipleri sözleşmelerle belirli kurallar koymuşlar. bunlar içinde bu duruma izin vermeyen hükümler olduğuna eminim.
Old 04-01-2008, 17:25   #23
Av. Ö.Erol Yavuz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan korayoz
Fsek 23 de kiralama veya ödünç verme hakkının eser sahibinde olduğu ancak alıcının aldığı ürünü satma hakkının olduğu belirtilmiş.

Tartışma konusu ile ilgili FSEK m.23 ün ilgili kısmı, belirtilenden biraz daha farklı anlaşılmakta ve uygulanmaktadır.

FSEK m.23/II son cümle
Kiralama ve kamuya ödünç verme yetkisi eser sahibinde kalmak kaydıyla, belirli nüshaların hak sahibinin yayma hakkını kullanması sonucu mülkiyeti devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı veya dağıtımı yapıldıktan sonra bunların yeniden satışı eser sahibine tanınan yayma hakkını ihlal etmez.

Daha önceki mesajlarda değinilen, makaledeki “yayma hakkının tükenmesi” meselesi Türk Hukuku açısından daha önce şöyle değerlendirilmiştir.

“Yayma hakkının tahditsiz olarak devri, bu hakkın eser sahibi bakımından tükenmiş olmasını ifade eder. Alman Hukukunda tükenme ilkesi olarak (Erschöpfungsgrundsatz) olarak adlandırılan bu esas FSEK m.23 tarafından özel olarak hükme bağlanmıştır.” ( Doç Dr.Şafak N.Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku Dayınlarlı Yayınları Ankara 1988 baskı sayfa 127)

Dikkat edilirse, benzeri söylemler olmakla birlikte, küçük bir nüans var. Maddede yayma hakkının tüm devirlerinden bahsedilmemektedir, “belirli nüshalar” ile devirlerin bir kısmı hedeflenmektedir. Hangi nüshaların mülkiyetin devri sonucunu doğuracağı sorusuna verilecek cevabı, maddenin 1.fıkrası ve 14 üncü madde açıklamaktadır.

Maddenin 1.fıkrasındaki satışın yanısıra, “diğer yollarla dağıtmak hakkı” ifadesi, piyasaya arzedilen nüshalar üzerinde tahdit koyma hakkını verdiği gibi FSEK m.14 deki “Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını munhasıran eser sahibi tayin eder” düzenlemesi de açıktır.

Bu duruma göre, tahdit edilmemiş devirler fıkranın belirtmiş olduğu sonucu, tahdit edilmiş devirler ise taraflar arasındaki sözleşmenin sonuçlarını doğurur. Bkz Lisans sözleşmesi, Eula

Sayın Admin'in değinmiş olduğu reselling ( yeniden satım ve devir ) konusunda, sözleşmede hüküm bulunmasına rağmen geçerli olmayacağına dair görüş, başka hukuklarda hangi sebeplerle belirtilen sonuca ulaştı bilemiyorum. Bu sonuca, mevcut Türk hukuku açısından katılmasam da, en azından tartışmaya açılmasını son derece faydalı buluyorum.

Sonuçta globalleşen dünya pazarında, korumadan çıkarılmış bir kısım hakların Türkiye pazarında korunmaya devam etmesinin tutarlı bir açıklaması olamaz. Böyle bir eğilim varsa, Türk Hukuku'nun kendi vatandaşlarını, tüketicisini koruması açısından bu eğilime ayak uydurması, gerekli değişiklikleri yapması zorunludur.

Saygılarımla.
Old 04-01-2008, 18:50   #24
halit pamuk

 
Varsayılan

Sayın Yavuz, tartışmayı alevlendirmeniz çok faydalı ve zeka açıcı..

Bu konu bana çok uzak ve teknik bir konu ancak tartışmadan çıkardığım sonuç şu:

1. Yayma hakkı eser sahibine aittir.

2. Ancak, eser sahibi yayma hakkını malı devrederek kullandıktan sonra malı devralanın bu mal üzerindeki tasarruf hakkı yayma hakkını ortadan kaldırmaz (hatta kanaatimce,buna yayma hakkının bir istisnası demek bile doğru değil; tam tersine yayma hakkının bir sonucu.)

3. Yayma hakkı ile çoğaltma hakkını birbiriyle karıştırmamak gerekiyor.

4. Netice de malı alan kişi ister satar ister ona satana geri verir.

5. Bunun haricinde haksız rekabet vs. gibi şartları varsa tartışıabilir. Bu kadar.
Old 05-01-2008, 00:46   #25
Jaap

 
Varsayılan

markalar hukukundan "hakkın tüketilemesi" olan istisnanın istisnası bir durum. Kanaatimce yine markalar hukuku açısından bu durum kesinlikle sakıncalıdır.Zira artık tüketici konumundan çıkıyorsunuz. tekrardan emtiayı ticari bir sahaya sokuyorsunuz.ve şunu da rahatlıkla söyleyebilirm ki; 556 MarkKhK sı ya da FSEK aykırılık olmasa da torba madda TTK Haksız Rekabet çerçevesinde muhakkakki sıkıntı doğar.En ii ihtimalle konu (malum cezai kısım da var ya) hukuk davasına konu olur.ve sonuç lisans verilse idi o kadar tazminat.
Old 20-03-2008, 22:35   #26
ccimilli

 
Varsayılan bence kanuna karşı hile olur

Konuyla ilgili katkı sağlaması açısından değinilmemiş iki noktaya değinmek istedim.
Birincisi her ne kadar Amerikan sisteminden gelme alışkanlıkla oyun, film, müzik CD lerinin satışında lisans sözleşmesi ifadesini kullansak da bildiğiniz gibi hukuki ilişkiler yorumlanırken tarafların verdikleri isimlere değil, ilişkinin içeriğine akmak gerekir. bu anlamda oyun cdsi satışı hukukumuz açısından lisans ilişkisini değil satış ilişkisini doğurur. konunun ayrıntılı açıklaması burada yapılamayacak kadar geniş ama en azından ani edimli/sürekli edimli olma açısından bakıldığında fark kolaylıkla anlaşılacaktır. Dolayısı ile kişinin edinmiş olduğu malı devretmesinde, satmasında, takas etmesinde hukuka aykırı bir yön yoktur.

Ancak verilen örnekte çok önemli bir nokta var. Burada takası koordine eden ve kar amacı güden bir şirket olacak. O yüzden malesef kişinin elindeki ürünü takas edip edemeyeceği tartışması bizi amacımızdan saptırır ve eğer yapılacak işi savunmak için kullanılırsa da kanunun etrafından dolanma olur düşüncesindeyim. Çünkü olayınızda kişiler ellerindeki oyunları birbirleri ile değişmeyecekler, şirket elindeki oyunları kişilerin elindeki oyunlarla değişecek, ticarete konu yapacak. zaten FSEK 72/2-d açık: "Bir eserin nüshalarını yasal veya yasal olmayan yollardan ülkeye sokan ve her ne şekilde olursa olsun ticaret konusu yapan,......" buradaki işlemin ticaret konusu yapmak olduğu açık.

Dolayısı ile bu işe girişen müvekkilinizin yapacağı işlemin hukuka aykırı bir faaliyet olacağı görüşündeyim.

Av. Ceyda (Cimilli) AKAYDIN
Old 21-03-2008, 22:54   #27
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Bir eserin nüshalarını yasal veya yasal olmayan yollardan ülkeye sokan ve her ne şekilde olursa olsun ticaret konusu yapan,......" buradaki işlemin ticaret konusu yapmak olduğu açık.

Sayın CCmilli teşekkürler. Ancak, olayda eserin "nüshaları" ile ilgili bir ticaret söz konusu değildir. Bir tek lisanslı ürün vardır ve bu ürün takas edilmektedir.
Old 22-03-2008, 03:01   #28
ccimilli

 
Varsayılan nüsha?

Alıntı:
Yazan Saim
Sayın CCmilli teşekkürler. Ancak, olayda eserin "nüshaları" ile ilgili bir ticaret söz konusu değildir. Bir tek lisanslı ürün vardır ve bu ürün takas edilmektedir.
ben teşekkür ederim. ama tek lisanslı ürün derken cd veya dvd ortamında çoğaltılmış nüsha değil mi söz konusu olan? Master disk takas edilmeyecek herhalde ki o durumda bile sonuçta eser oyunun "compile" edildiği bilgisayardaki kopya, cd ve disketlerdekiler de (ana kopya olsa bile) nüsha olmaz mı? Bu anlamda zaten bilgisayar oyununda piyasadaki CDnin nüsha olmaması imkanı yok. Yasal kopya (nüsha) dersek de madde zaten yasal veya yasal olmayan ayrımı yapmamış. maddenin başını dikkate alırsak "Hak sahibinin yazılı izni olmaksızın, bu Kanuna aykırı olarak kasten:" yapılması yeterli.
Old 22-03-2008, 14:43   #29
Av. Ö.Erol Yavuz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ccimilli
her ne kadar Amerikan sisteminden gelme alışkanlıkla oyun, film, müzik CD lerinin satışında lisans sözleşmesi ifadesini kullansak da bildiğiniz gibi hukuki ilişkiler yorumlanırken tarafların verdikleri isimlere değil, ilişkinin içeriğine akmak gerekir. bu anlamda oyun cdsi satışı hukukumuz açısından lisans ilişkisini değil satış ilişkisini doğurur. konunun ayrıntılı açıklaması burada yapılamayacak kadar geniş ama en azından ani edimli/sürekli edimli olma açısından bakıldığında fark kolaylıkla anlaşılacaktır. Dolayısı ile kişinin edinmiş olduğu malı devretmesinde, satmasında, takas etmesinde hukuka aykırı bir yön yoktur.


Sayın Av. Ceyda (Cimilli) AKAYDIN

Alıntı yaptığım görüşünüze aşağıdaki sebeplerle katılamıyorum:

1-)Daha önce kitap örneği verilmişti veya sizin örnek verdiğiniz film ve müzik cd lerinin devrinde, eser sahibinin yada diğer mali hak sahiplerinin yayma hakkının tükenmesinin, kişinin edinmiş olduğu nüshayı devredebilmesinin, satabilmesinin yada takas edilebilmesinin sebebi, nüshaların yayma hakkı sınırlanmaksızın satışa sunulmasıdır.

2-)Ancak, yayma hakkı, satışa sunulan bir lisans sözleşmesi ile sınırlanmışsa, aynı sonuç meydana gelecek midir? Yani eser nüshasını sınırlı hak ve yetkiyle devralan kişi, kendisine verilmeyen yeniden satışa arzetmek yada takas etmek gibi bir yayma hakkını kullanabilecek midir?

Eğer “oyun cdsi satışı lisans ilişkisini değil, satış ilişkisini doğurur” denilirse, lisans ilişkisi gözardı edilmiş olacaktır.

Buradaki satış, ancak eser nüshasının üzerinde kayıtlı olduğu medya açısındandır. Fikri hak ve eserle ilgili olarak ise bir lisans verme, yetkilendirme ve sınırlandırma söz konusudur.( Bu elbette sınırlandırılan eserler açısından geçerlidir.)

3-)Son olarak, 72 inci madde ile ilgili değerlendirmenin 5728 sayılı yasa ile yapılan değişiklikler çerçevesinde yeniden ele alınmasında yarar bulunmaktadır.

Saygılarımla.
Old 23-03-2008, 00:12   #30
ccimilli

 
Varsayılan lisans/satış

Alıntı:
Yazan Av. Ö.Erol Yavuz
Sayın Av. Ceyda (Cimilli) AKAYDIN

Alıntı yaptığım görüşünüze aşağıdaki sebeplerle katılamıyorum:

1-)Daha önce kitap örneği verilmişti veya sizin örnek verdiğiniz film ve müzik cd lerinin devrinde, eser sahibinin yada diğer mali hak sahiplerinin yayma hakkının tükenmesinin, kişinin edinmiş olduğu nüshayı devredebilmesinin, satabilmesinin yada takas edilebilmesinin sebebi, nüshaların yayma hakkı sınırlanmaksızın satışa sunulmasıdır.

2-)Ancak, yayma hakkı, satışa sunulan bir lisans sözleşmesi ile sınırlanmışsa, aynı sonuç meydana gelecek midir? Yani eser nüshasını sınırlı hak ve yetkiyle devralan kişi, kendisine verilmeyen yeniden satışa arzetmek yada takas etmek gibi bir yayma hakkını kullanabilecek midir?

Eğer “oyun cdsi satışı lisans ilişkisini değil, satış ilişkisini doğurur” denilirse, lisans ilişkisi gözardı edilmiş olacaktır.

Buradaki satış, ancak eser nüshasının üzerinde kayıtlı olduğu medya açısındandır. Fikri hak ve eserle ilgili olarak ise bir lisans verme, yetkilendirme ve sınırlandırma söz konusudur.( Bu elbette sınırlandırılan eserler açısından geçerlidir.)

3-)Son olarak, 72 inci madde ile ilgili değerlendirmenin 5728 sayılı yasa ile yapılan değişiklikler çerçevesinde yeniden ele alınmasında yarar bulunmaktadır.

Saygılarımla.

Sayın Av. Ö.Erol Yavuz

Lisans sözleşmesi konusunda ben bir noktaya takılıyorum. Lisans sözleşmesi lisans verene lisans konusu hakkı lisans alana lisans süresi boyunca kullandırma hakkı verme borcu yükler. Yani ani edimli değil, sürekli edimlidir. Ancak ben hiçbir oyun veya müzik CDsi satım sözleşmesinde lisans verenin böyle bir taahhüdünü görmedim. mesela CD'yi kaybetsem veya bozulsa ve firmaya başvursam bana CD çoğaltma ücreti karşılığında yenisi sağlanacak mı? tüm sürekli edimli ilişkilerde bulunan fesih hakkı bu ilişkide de olacak mı? oyun veya müzik CD si aldığınızda bu ilişki süre ile sınırlanmadığına göre sürekli bir lisans sözleşmesi nedeniyle bu hak ve yükümlülükler sürekli mi olacak?

İkinci mesele mali hakların mevzuatımızda sınırlı sayı (numerus clausus) ilkesine göre sayılmış olması ve kullanma hakkının bunların arasında olmaması. Bu durumda CD satışı ile verilen eserin nüshasını kullanma hakkının birmali hak olmadığı açık. FSEK da ruhsat (lisans) sözleşmesi mali hakların kullanımının devri olarak tanımlanmıştır. kullanma hakkı mali hak olmadığına göre kullanma hakkı veren sözleşmeye lisans denilemez. Aksi durumda mesela bir heykeli veya tabloyu bir süre için sergileme /kullanma hakkına da lisans demek gerekecektir ki mantığa aykırı bir çözüm olur.

Yukarıda belirttiğim nedenlerle bence yapılan sözleşme eserin üzerinde cisimleştiği CD nin satışı sözleşmesidir ve CD nin kullanımı eserin kullanımının doğal sonucudur. Yoksa eser üzerindeki mali hakların kullanımına ilişkin bir sözleşme yoktur. kullanılan eser değil üzerinde cisimleştiği ortamdır. Ve bir satış sözleşmesi olduğundan ortam üzerindeki mülkiyet hakkı devredilmektedir ve mülkiyet hakkı tam (sınırsız) ayni haktır.

Bu konuda ikinci sorun ise mevzuatımıza göre mali haklara ilişkin sözleşmelerin (her ne kadar kanunda bu ifade kullanılmasa, ruhsat ifadesi kullanılsa da lisans sözleşmesinin ruhsat ile eş anlamlı olduğu açıktır) yazılı şekil şartına tabii olmaları ve bunun ispat değil geçerlilik şartı olması. bu durumda click -wrap veya shrink wrap tarzı sözleşmelerin (paketi açarsanız/tıklarsanız/yüklerseniz vb. işbu sözleşme şartlarının geçerliliğini kabul etmiş sayılırsınız sözleşmeleri) geçerliliğini savunmak mümkün değildir?

Bu nedenlerle yeniden satış veya takasın eser sahibi ile yapılmış olan sözleşme nedeniyle (daha doğrusu genel işlem şartları demek gerekir ortada borçlar hukuku anlamında tarafların iradelerinin uyuşması ve icap ve kabulle doğmuş bi r sözleşme yoktur ama bu bir başka tartışma konusu. Burada tartışırsak konu daha da dağılacak) engellenemeyeceği görüşündeyim. Ama madde 72 ve son değişiklikler nedeniyle hatta ve hatta kanunun etrafından dolanılması yasağı nedeniyle takasın ticari amaçla yapılmasının yasaya aykırı olacağını düşünüyorum.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
ÜrÜn İadesİ Durumunda,, Bİrlİkte VerİlmİŞ Olan Hedİyelerde İade Edİlecekmİdİr? gökçenaz Meslektaşların Soruları 2 24-08-2007 14:30
Yazılım ürün desteği içerik ve süresi sorunu Hekimbaşı Tüketicinin Korunması Hukuku Çalışma Grubu 3 31-03-2007 10:32
Evlere Gelerek Bir Ürün Satan Dagitimci Sirketler taner Hukuk Soruları Arşivi 1 27-02-2002 18:16


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08090091 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.