Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

itirazın iptali davasında takas mahsup talebi

Yanıt
Old 04-04-2012, 12:54   #1
scent

 
Varsayılan itirazın iptali davasında takas mahsup talebi

Cari hesap ekstresine dayalı olarak borçlu yana yapılmış icra takibinde borçlu yan itiraz etmiş, tarafımızca itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı borçlu yan, cevap dilekçesinde müvekkil şirkete numune niteliğinde vermiş oldukları on adet döküm kalıp modellerinin icra takibine konu borçtan takas ve mahsubunu talep etmiştir. Davanın açılması öncesinde davalı yanın göndermiş olduğu ihtarnamelerde kalıpların iadesi istenmişse de müvekkil tarafından gönderilmiş cevabı ihtarnamelerde borcun tamamen ve nakden ödenmesi akabinde kalıplarının tesliminin derhal yapılacağı belirtilmiş; ancak davalı yanca borç ödenmemiştir. Anılan döküm kalıpları müvekkil şirketin üretimine esas olmak ve davalı yanın siparişlerinin yapılması amacıyla verilmiş olup, müvekkil için herhangi bir maddi değeri bulunmamaktadır. Bu sebeple takas mahsup talebinin kabul edilmediği, istemin ayrı bir dava konusunu gerektirdiği dosyaya sunulan dilekçelerimizde belirtilmiştir. Dosyadan aldırılan, (davalı ve tarafımızın ticari defterlerinin incelenmesine yönelik) bilirkişi raporlarında müvekkil şirketin alacağı sabit hale gelmiş ve defterler birbirini doğrulamıştır. Bilirkişiler, takas mahsup talebi ile ilgili olarak kalıpların değerlerine ilişkin bilgi-belge dosyada bulunmadığından değerlendirme yapılamadığını belirtmişlerdir. Bilirkişi raporlarının tebliği akabinde kalıpların icra takip bedelinden dahi fazla miktarda olduğunu gösterir faturalar sunulmuştur. Tarafımızca sonradan sunulan bu belgelere muvafakat edilmemiş olsa dahi son celse anılan kalıpların değerlerinin tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verilmiştir. Tarafımızca ara karardan rücu talepli dilekçe yazılmış, kalıpların davalı yanca bir değeri olsa dahi müvekkil şirket için herhangi bir maddi değeri bulunmadığı belirtilerek verilen ara karardan dönülmesi talep edilmiştir. Ancak hakimle yapmış olduğum harici görüşmede ara karardan dönemeyeceği vurgulanmıştır. Hakim, kalıpların teslim edilmesini, buna ilişkin tutanağın dosyaya sunulmasını ve bu şekilde dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin önleneceğini belirtmiştir.

Gelinen bu aşamada yapılması gerekli doğru işlem nedir? Herhangi bir tevdi yeri tayini ile malların teslimi mi doğru yol olacaktır? Yoksa mallar teslim edilmez ve kalıpların değeri için bilirkişi raporu düzenlenirse davalı yanın takas mahsup talebi kabul edilip müvekkil şirket bir de borçlu mu çıkacaktır??? Konu ile ilgili bilgi ve görüşlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim...
Old 04-04-2012, 13:02   #2
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan scent
Cari hesap ekstresine dayalı olarak borçlu yana yapılmış icra takibinde borçlu yan itiraz etmiş, tarafımızca itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı borçlu yan, cevap dilekçesinde müvekkil şirkete numune niteliğinde vermiş oldukları on adet döküm kalıp modellerinin icra takibine konu borçtan takas ve mahsubunu talep etmiştir. Davanın açılması öncesinde davalı yanın göndermiş olduğu ihtarnamelerde kalıpların iadesi istenmişse de müvekkil tarafından gönderilmiş cevabı ihtarnamelerde borcun tamamen ve nakden ödenmesi akabinde kalıplarının tesliminin derhal yapılacağı belirtilmiş; ancak davalı yanca borç ödenmemiştir. Anılan döküm kalıpları müvekkil şirketin üretimine esas olmak ve davalı yanın siparişlerinin yapılması amacıyla verilmiş olup, müvekkil için herhangi bir maddi değeri bulunmamaktadır. Bu sebeple takas mahsup talebinin kabul edilmediği, istemin ayrı bir dava konusunu gerektirdiği dosyaya sunulan dilekçelerimizde belirtilmiştir. Dosyadan aldırılan, (davalı ve tarafımızın ticari defterlerinin incelenmesine yönelik) bilirkişi raporlarında müvekkil şirketin alacağı sabit hale gelmiş ve defterler birbirini doğrulamıştır. Bilirkişiler, takas mahsup talebi ile ilgili olarak kalıpların değerlerine ilişkin bilgi-belge dosyada bulunmadığından değerlendirme yapılamadığını belirtmişlerdir. Bilirkişi raporlarının tebliği akabinde kalıpların icra takip bedelinden dahi fazla miktarda olduğunu gösterir faturalar sunulmuştur. Tarafımızca sonradan sunulan bu belgelere muvafakat edilmemiş olsa dahi son celse anılan kalıpların değerlerinin tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verilmiştir. Tarafımızca ara karardan rücu talepli dilekçe yazılmış, kalıpların davalı yanca bir değeri olsa dahi müvekkil şirket için herhangi bir maddi değeri bulunmadığı belirtilerek verilen ara karardan dönülmesi talep edilmiştir. Ancak hakimle yapmış olduğum harici görüşmede ara karardan dönemeyeceği vurgulanmıştır. Hakim, kalıpların teslim edilmesini, buna ilişkin tutanağın dosyaya sunulmasını ve bu şekilde dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin önleneceğini belirtmiştir.

Gelinen bu aşamada yapılması gerekli doğru işlem nedir? Herhangi bir tevdi yeri tayini ile malların teslimi mi doğru yol olacaktır? Yoksa mallar teslim edilmez ve kalıpların değeri için bilirkişi raporu düzenlenirse davalı yanın takas mahsup talebi kabul edilip müvekkil şirket bir de borçlu mu çıkacaktır??? Konu ile ilgili bilgi ve görüşlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim...

Teşbihte hata olmaz ise; "Elma ile armut takas edilemez." Sizin alacağınız para alacağıdır. Karşı tarafın takasını istediği şeyler ise para değil, maldır.

BK.118'nci maddeyi okursanız orada "İki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı veya yekdiğerine mümasil(özdeş) başka malları birbirlerine borçlu oldukları takdirde… takas edebilir" der.

Para ile mal takas edilemez kanaatindeyim.

Sorunuza gelince: kalıpları teslim ertmek borcunuzu bir an önce ifa etmenizi, karşı tarafa kalıpların teslim edileceği yerin bildirilmesi veya aynı süre içinde şirket merkezinizden teslim alınması için süreli ihtar keşide etmenizi, süreye rağmen almadığı takdirde tevdii mahalli tayini ile kalıpları teslim etmenizi öneririm.
Old 04-04-2012, 13:12   #3
scent

 
Varsayılan

Mehmet Bey, anılan madde düzenlemesinde de açıkça belirtildiği üzere yekdeğerine özdeş mallar da para alacağına karşılık takasa konu olabilmektedir. Sizin görüşünüzün uygulanırlığının olmasını ben de çok isterdi,m; ancak araştırdığım pek çok Yargıtay kararında anlatmış olduğum olay benzeri emsal vakalarda takas mahsup şartlarının oluştuğu kabul edilmiş malesef.
Old 04-04-2012, 13:16   #4
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan scent
Mehmet Bey, anılan madde düzenlemesinde de açıkça belirtildiği üzere yekdeğerine özdeş mallar da para alacağına karşılık takasa konu olabilmektedir. Sizin görüşünüzün uygulanırlığının olmasını ben de çok isterdi,m; ancak araştırdığım pek çok Yargıtay kararında anlatmış olduğum olay benzeri emsal vakalarda takas mahsup şartlarının oluştuğu kabul edilmiş malesef.

Aynı şeyler takasa konu edilebilir. Borsada rayici olmayan bir malın para alacağı ile takas edilemeyeceği kanaatindeyim.

Aksi takdirde sizin asla sahip olmak istemediğiniz bir malı bu şekilde parasıyla satın almış duruma düşürülmeniz kaçınılmaz olur.
Old 04-04-2012, 14:10   #5
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
anılan madde düzenlemesinde de açıkça belirtildiği üzere yekdeğerine özdeş mallar da para alacağına karşılık takasa konu olabilmektedir. Sizin görüşünüzün uygulanırlığının olmasını ben de çok isterdi,m; ancak araştırdığım pek çok Yargıtay kararında anlatmış olduğum olay benzeri emsal vakalarda takas mahsup şartlarının oluştuğu kabul edilmiş malesef.

Demişsiniz. Bu Yargıtay kararlarından hiç olmazsa bir tanesini eklemenizi önemle rica ediyorum.

Böyle bir ihtimali zor gördüğüm için kalkıp, kütüphaneye girdim ve aynen yazıyorum:

"Tarafların birbirlerinden olan alacaklarının konusu aynı cinsten olmalıdır. Buna mümaselet şartı denilmektedir. Bu şarta en uygun alacaklar para alacaklarıdır… Fakat paradan başka misli şeyler için de bu şart gerçekleşebilir. Mesela (A)'nın (B)'den 15 kilo pirinç alacağı, (B)'nin de (A)'dan 100 kilo pirinç alacağı varsa bu iki alacak takas edilebilir. Fakat her iki alacağın konusu aynı cinsten olmakla beraber vasıfları farklı ise, takas caiz değildir.

Mesela (A), (B)'ye İzmir çekirdeksiz üzümü, (B), (A)'ya İstanbul Çavuş üzümü borçlu ise, takasta mümaselet şartı gerçekleşmez." (Kemal OĞUZMAN, BORÇLAR HUKUKU GENEL HÜKÜMLER, 1995, Sayfa:433)

Para ile kalıpların ve yine örneğin elma ile armudun özdeş olmadığı açıktır.
Old 04-04-2012, 18:13   #6
scent

 
Varsayılan

Mehmet Bey, incelemiş olduğum kararlarda takas mahsup talebinin mutlaka mahkeme tarafından incelenmesi, incelenmeksizin verilmiş kararın bozulacağı belirtilmişti. Yoksa kesinlikle sizin görüşünüzdeyim. Ancak hakime de bu şekilde değer belirlemesine gidince bunu Yargıtay kararları ile ters düşmemek için mi yaptı yoksa takas mahsup talebini kabul etmek için mi bilemedim yani. Cevaplarınız ve yardımlarınız için teşekkür ederim...
Old 04-04-2012, 18:39   #7
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan scent
Mehmet Bey, incelemiş olduğum kararlarda takas mahsup talebinin mutlaka mahkeme tarafından incelenmesi, incelenmeksizin verilmiş kararın bozulacağı belirtilmişti. Yoksa kesinlikle sizin görüşünüzdeyim. Ancak hakime de bu şekilde değer belirlemesine gidince bunu Yargıtay kararları ile ters düşmemek için mi yaptı yoksa takas mahsup talebini kabul etmek için mi bilemedim yani. Cevaplarınız ve yardımlarınız için teşekkür ederim...


Takas mahsup talebinin mutlaka incelenmesi gerekeceği konusunda ben de hemfikirim. Ancak takas beyanının, takas edilebilir nitelikteki karşılıklı aynı cinsten alacaklar bakımından geçerli olabileceği de kuşkusuz açıktır.
Old 23-10-2013, 10:50   #8
avukat48

 
Varsayılan

Sevgili meslektaşlarım; İtirazın iptali davası sırasında, davalı yan uğradıkları zarar ve sözleşmeden doğmuş ve doğacak ceza-i şart alacakları yönünden “takas defi” ileri sürmüştür. Hakim duruşma sırasında davalının takas define ilişkin dilekçesinin tarafıma tebliğe çıkarılmasına karar verdi. Davalının açmış olduğu bir alacak davası, icra takibi, ilam ya da borçlu olduğumuza dair bir belge bulunmamaktadır. Sadece zararımız vardır şeklinde beyanları bulunmaktadır.
Usul açısından yapmam gerekenler konusunda yardıma ihtiyacım var.
Old 23-10-2013, 12:20   #9
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avukat48
Sevgili meslektaşlarım; İtirazın iptali davası sırasında, davalı yan uğradıkları zarar ve sözleşmeden doğmuş ve doğacak ceza-i şart alacakları yönünden “takas defi” ileri sürmüştür. Hakim duruşma sırasında davalının takas define ilişkin dilekçesinin tarafıma tebliğe çıkarılmasına karar verdi. Davalının açmış olduğu bir alacak davası, icra takibi, ilam ya da borçlu olduğumuza dair bir belge bulunmamaktadır. Sadece zararımız vardır şeklinde beyanları bulunmaktadır.
Usul açısından yapmam gerekenler konusunda yardıma ihtiyacım var.

Takasta aynı neviden olan karşı alacağın "muaccel olması" da gerekir. Bahsettiğiniz olayda muaccel bir alacak yok gibi..
Old 10-02-2014, 11:03   #10
üye7160

 
Varsayılan

Bende bu başlık altında bir soru sormak istiyorum;

- A nın B ye olan borçları neticesinde yapılan takibe itiraz edilmiş itirazın iptali davası açılmıştır.

- Davada Borçlu A'nın eşi C' nin B den alacaklı olduğu bu nedenle de A 'nın B ye olan borçlarından C nin alacağının düşülmesi için mahsup talep edilmiş,bilirkişi raporunda mahsup hesabı yapılmış ancak mahkeme mahsup talebini kabul etmemiştir.

- Bilirkişi raporu ile C nin alacaklı olduğu sabittir.B nin alacaklı olduğu sabittir.A ile C karı koca olduğuna göre mahsup talebinin reddi doğru mudur?

Bu hususta görüş bildirebilecek ve Yargıtay kararı ekleyeceklere teşekkür ederim.
Old 23-02-2014, 11:50   #11
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Sayın YILDIZ HUKUK,
Alıntı:
Yazan YILDIZ HUKUK
... - A nın B ye olan borçları neticesinde yapılan takibe itiraz edilmiş itirazın iptali davası açılmıştır.

- Davada Borçlu A'nın eşi C' nin B den alacaklı olduğu bu nedenle de A 'nın B ye olan borçlarından C nin alacağının düşülmesi için mahsup talep edilmiş,bilirkişi raporunda mahsup hesabı yapılmış ancak mahkeme mahsup talebini kabul etmemiştir.

- Bilirkişi raporu ile C nin alacaklı olduğu sabittir.B nin alacaklı olduğu sabittir.A ile C karı koca olduğuna göre mahsup talebinin reddi doğru mudur?

Bu hususta görüş bildirebilecek ve Yargıtay kararı ekleyeceklere teşekkür ederim.

A ile B arasındaki alacak-borç ilişkisinde C, üçüncü kişi durumundadır. C, B'nin kendisine olan borcu ile B'nin A'dan alacağının takasını B ile yapacağı anlaşma ile sağlayabilir. TBK muvacehesinde takas, tek taraflı irade beyanı ile sağlanabilirse de sorunuzdaki somut olayda karşılıklılık şartı bulunmadığından; mahsubun yapılabilmesi için C ile B'nin anlaşmış olmaları gerekir.
Old 24-02-2014, 09:10   #12
üye7160

 
Varsayılan

Sayın Öksüz,

B ile C arasında ki ilişki devam ederken o ana kadar tüm hesaplaşmalar mahsuplaşma yöntemi ile yapılmış ve B davadan önce C'ye verdiği belge de A nın borçlarından C nin alacağını düştüğünü ve bakiye alacağın kaldığını kabul etmiştir.
Ancak mahkemece bu belge de kabul edilmemiş ve hatta nazara dahi alınmamıştır.Yani dediğiniz gibi C İLE B arasında davadan önce sağlanmış bir takas mahsup anlaşması vardır.Bilirkişi tarafından belge nazara alınarak hesap yapılmıştır.Bu noktada düşünceleriniz nelerdir?
Old 24-02-2014, 11:53   #13
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan YILDIZ HUKUK
Sayın Öksüz,

B ile C arasındaki ilişki devam ederken o ana kadar tüm hesaplaşmalar mahsuplaşma yöntemi ile yapılmış ve B davadan önce C'ye verdiği belgede A nın borçlarından C nin alacağını düştüğünü ve bakiye alacağın kaldığını kabul etmiştir.
Ancak mahkemece bu belge de kabul edilmemiş ve hatta nazara dahi alınmamıştır.Yani dediğiniz gibi C İLE B arasında davadan önce sağlanmış bir takas mahsup anlaşması vardır.Bilirkişi tarafından belge nazara alınarak hesap yapılmıştır.Bu noktada düşünceleriniz nelerdir?

Buradaki "kabul"den kastınızın somut olayda nasıl gerçekleştiğini bilemiyorum ama...

Şartları oluşmuşsa mahkemeye:
TBK m.196 : "Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur.

İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir.

Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır."
çerçevesinde izahta bulunabilirsiniz...
Old 24-02-2014, 12:16   #14
üye7160

 
Varsayılan

B Okul..
A öğrenci velisi
C ise okulun avukatıdır.

C vekili olduğu özel okula çocuğunu kaydettirir.Ancak kayıtlarda öğrenci velisi C nin eşi olan A görünmektedir.
Okul müdürü ile hesaba oturulur, avukat C nin okul B den alacakları öğrencinin öğrenim borcundan düşülür ve ortaya bir bakiye çıkarılır.Bu belge C nin elindedir.

Ancak B nin sonra ki müdürü eski müdürün verdiği belge yokmuş gibi öğrenim alacağının tamamını öğrenci velisi görünen A dan talep eder,Kaldı ki o güne dek yaklaşık 3 yıl boyunca alacak verecek hep bu şekilde yapılmıştır.Ve B tarafından ayrıca bir öğrenim bedeli talep edilmemiştir 3 yıl boyunca..

İtirazın iptali davasında bilirkişi bahse konu mahsup/takas belgesini nazara alarak hesap yapar ancak mahkeme kabul etmez.Durum bundan ibarettir.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
imza itirazı halinde takas ve mahsup talebi gamze tuna Meslektaşların Soruları 1 20-09-2011 14:32
itirazın iptali davasında itirazın haksız bulunması ...ACİL yalvace Hukuk Soruları 11 14-05-2010 22:07
Manevi tazminat alacağına takas mahsup talebi NURHANOKURÖZCAN Meslektaşların Soruları 0 23-02-2010 17:31
sigorta poliçesinden doğan itirazın iptali davasında icra inkar tazminatı talebi a.lawyer Meslektaşların Soruları 4 21-05-2009 19:28


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04881597 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.