Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Haciz Şerhinin Kaldırılması İçin İstenilen Harcın Hukuki Mahiyeti

Yanıt
Old 19-08-2006, 16:19   #1
umutlaw

 
Varsayılan Haciz Şerhinin Kaldırılması İçin İstenilen Harcın Hukuki Mahiyeti

Sayin Meslekdaslarim,

Yabanci ozel kisisi Turkiyede otururken kendisine borclanan Turkiye Cumhuriyeti vatandasti ozel kisisinin gayrmenkulune elindeki senedte yazli alacagina mukabil Istanbul Icra Mudurlugunden takip islemi yapilmasini ve buna iliskin Mudurlugun tapuda Hacizlidir sarhi dusurlumesini talep eder.

Daha sonra Turkiye Cumhuriyeti vatandasti olan ozel kisi borcunu oder nitekim buna binaen yabanci kisi haczin kaldirilmasi icin ilgili Icra Mudurgune basvuruda bulunur ve burada Mudurluk bu haczin kaldirilmasi ve sarhin tapudan silinmesine karsilik 750 YTL. harc odemesi gerektigini belirtir ancak yabanci ozel sahis konunun Turkiye Cumhuriyeti vatandaslarini bagladigini ve yabanci olan alacaklinin alacagini tahsil ettikten sonra haczi kaldirmak istemesinin bu harca tabi olamayacagini ileri surer. Hukuki sorun Turkiye Cumhuriyetinde Turk kanunlarina gore takip islemi baslatmaya hakki bulunan yabanci uyruklu bir kimsenin haczin kaldirilmasinda ve sarhin tapudan silinmesinde bu tur bir harca tabi olup olunmamasi ve acaba istisnalarinin mevcut olup olmadigi konusudur.

Konuya iliskin degerli gorus ve dusuncelerinizi bahs etmenizi istirham ederim.
Degerli zamaninizi verip konuyu okudugunuz icin sukranlarimi sunarim.
Frankfurt Am Main den, 19-08-2006
Old 19-08-2006, 16:48   #2
Av.Ender

 
Varsayılan

Bildiğim kadarıyla, haciz kaldırma işleminde talep edilen harcın, alacaklının yabancı ya da Türk vatandaşı olması ile bir ilgisi yok.
İcra dosya borcu ödendiğinde, icra takibinden vazgeçildiğinde (yani sonuç olarak icra takibini açmakta amaç gerçekleştiğinde) İcra Müdürü borçludan yada icra takibinden vazgeçen/feragat eden alacaklıdan tahsil harcı alır.
tahsil harcı, icra dosyasından haciz uygulanmış ise icra takip miktarının %7,2 si, eğer icra dosyasında haciz uygulanmamış ise icra takip miktarının %1,8 idir.
İşin ilginç tarafı, uygulamada tahsil harcının alınması konusunda farklı uyguyalamaların da bulunduğu bir gerçektir.
Başka bin anlatımla, icra dosyasından alacaklı tarafınca feragat edilmediği,dosya alacağının ödendiği konusunda bir beyanda bulunulmadığı halde, alacaklı tarafın yapmış olduğu haczi kaldırma taleplerine karşı icra Müdürünce yine harç talep edilmektedir.Bunun mantığı da her ne kadar icra dosyasından feragat edilmese ya da alacağın alındığı beyan edilmemiş olsa da demek ki alacaklı hacizden vazgeçiyor o halde aslında dosya alacağını haricen tahsil etmiştir. Bu halde devlete ödenmesi gereken harcın alınması gereklidir mantığıdır.
Benzer bir uygulama benim bir meslektaşımın başına gelmiş, arkadaşım İcra Müdürlüğü'nün kararını Mahkemeye intikal ettirmiş (İcra Tetkik Merciine Müdürlük kararını şikayet konusu yapmış), ancak arkadaşımın talebi Mahkemece reddedilmiştir.
Old 19-08-2006, 17:10   #3
ibreti

 
Varsayılan

Noterler, icra dairesi ve mahkemelerdeki harçların ödenmesi ve düzenlenmesinde kişinin uyruğu değil, o işlemdeki sıfatı (alacaklı, borçlu, davalı, davacı vs...) esas alınmaktadır.

Kişinin alacaklılık sıfatı bu harcı ödemesini gerektiriyor.
Old 19-08-2006, 17:37   #4
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

(İlaveten);

Sayın umutlaw;
"Özel kişi borcunu ödediğine göre" ibaresinden, borçlunun borcunu icra dairesine ödediği anlaşılırsa;
18.12.2005 tarih ve 26027 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 49 Seri No’lu Harçlar Kanunu Genel Tebliğinde göre; (1) Sayılı Tarife’nin (B) İcra İflas Harçları 3 . Değeri Belli Olan İcra Takiplerinde Tahsil Harcı olarak “Hacizden sonra ve satıştan önce ödenen paralardan” %7.2 oranında harç tahsil edileceği öngörülen harç da borçluca icra dairesine ödenmiş olmalıdır.
Haricen tahsil hususu dosyaya beyan edilmedi ise, yerli ya da yabancı alacaklının haczin kaldırılması için herhangi bir harç ödemesi söz konusu değildir. Ancak, Sayın Av.Ender’in irdelediği gibi ; uygulamada “ödeme olmasa haczin kaldırılması istenmezdi” ve “ devlete ödenmesi gereken harcın alınması gereklidir “ mantığı ile harcın tahsili yoluna gidildiği anlaşılmaktadır. Yapılması gereken, alacağını haricen tahsil eden alacaklının, tahsil ettiği miktara tahsil harcını da ekleyerek tahsilat , ya da bu harcı borçlunun ödemesini sağlayacak şekilde sulh yapmasıdır.
Buradaki harç yükümlülüğü alacaklı ya da borçlunun tâbiyetine göre farklılık arz etmez.
Kolay gelsin.
Old 20-08-2006, 00:40   #5
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

%7,2, %3,6 ve %1,8 diye belirtmekte yarar var , ama herhalde zaten icra dairesi harici tahsile göre hesaplama yapmıştır.

Bu durumda haciz var ve haricen tahsilat ise 3,6
Haciz yok ve haricen tahsilat ise 1,8

...

Aynı sorunla ben de karşılaştım. İcra dairesinin haczin kaldırılması talebi halinde tahsil harcı talep etmesinin haklılığı ve yasal dayanağı olduğunu sanmıyorum.

Tahsilat yapmadığımız halde, borçlunun bin bir ricası ve alacaklıyı da ikna etmesi suretiyle haciz fekki isteyip , bilahare verilen söz tutulmayınca yeniden haciz talep ettiğimiz pek çok vaka olduğunu da düşünürsek...

Bir şaibeden yola çıkılıp tahsil harcı alınamaz. Harç ödeyin dayatması zapta geçirtilip, merciiye memur muamelesi şikayet edilebilir diye düşünüyorum.

Bunun dışında, Sayın Umutlaw

Tahsilat var, ödeme yapılmış, öyleyse siz de haciz fekki istemeden önce tahsilatı bildirip, harcınızı ödemelisiniz.



Saygılarımla
Old 20-08-2006, 03:13   #6
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Bir an için haricen tahsilatlarda feragat harcı ödenmek gerekmeyeceğini düşünelim. Bu takdirde hangi icra dosyasına ödeme yapılır. Böyle bir kanunu dolanma imkanı tanındığında herkes haricen ödeme yapmak suretiyle anlaşma yoluna gidecektir ki bu durumda devletin harç tahsilatı ciddi biçimde düşecektir. Harç oranlarına dikkat edilirse borçlunun icra dairesini uğraştırdığı ölçüde harç ödeme yükümlülüğünün arttığını görüyoruz. Haricen tahsilat halinde yapılması gereken iş feragat harcını da hesaplayıp borçludan tahsil etmek ve götürüp daireye ödemektir. Borçlunun yalvarıp yakarmasına değil vereceği teminata güvenmek müvekkil menfaatlerinin korunması açısından da gereklidir. Borç yeni bir senetle temin ediliyor ve bu suretle borç tecdit ediliyor ise yeni senedin bedeli söz konusu harçları da kapsayacak şekilde belirlenmeli hatta bu senedin icraya konması gerektiği takdirde lüzum edecek masraflar da tutara yansıtılmalıdır. Aksi takdirde müvekkilin yapacağı şikayet üzerine sıkıntıyı yaşayan Avukat olabilecektir.

Öte yandan T.C. Kanunlarına göre İcra Dairesi vasıtasıyla alacağını tahsil eden yabancının tahsilat neticesinde hataen olası harcı hesap edip borçluya yüklemeksizin borçluyu haricen ibra ettikten sonra ben yabancıyım bu harçtan muafım gibi bir bahaneye sığınması söz konusu değildir. Tıpkı başvurma harcı ve peşin harcı başvuru sırasında ödemekten muaf olmadığı gibi.
Old 29-08-2006, 18:39   #7
*sinequanon*

 
Varsayılan

Haczin kaldırılması talebi ile harç alınmaması gerektiğini düşünüyorum.Haczin kaldırılması talebi borcun ödendiğine karine değildir.Örneğin bir müvekkilim aracının üzerine haciz koydurduğumuz ve yakalama emri çıkardığımız borçlunun kendisine gelerek o aracı taksi olarak çalıştırdığını ve bu sayede borcunu ödeyeceğini belirtmesi üzerine tanıdığı olan borçlunun aracının üzerindeki haczi ve yakalamayı kaldırmamı rica etmişti.Kendisine sonuçlarını açıklamama rağmen bu hususta ısrar etmişti.

Saygılar...
Old 11-11-2006, 00:49   #8
Mustafa O.

 
Varsayılan Haczin Kaldırılması Halinde Tashil Harcı Alınamaz

HACZİN KALDIRILMASINI İSTEME VEYA HACİZDEN VAZGEÇME TAHSİL ANLAMINA GELMEZ VE HACZİN KALDIRILMASI İSTENDİ DİYE TAHSİL HARCI ALINAMAZ
"Tahsilat olmadığı halde, haczin kaldırılmasının istenmesi halinde tahsil harcının alınmasına" ilişkin uygulama TAMAMEN HUKUKA VE YASAYA AYKIRIDIR. Bu yanlış uygulama bugünlerde (08.11.2006) Ankara adliyesine de geldi.
Dğerli meslektaşlarımla paylaşmak isterim ki, ben bu uygulamayı "şikayet" yolu ile çözdüm ve lehime karar alarak, benden alınan haksız tahsil harcını geri aldım. KOnuya aydınlık getirmesi amacıyla : Diğer yorumcu arkadaşlarımın bahsettiği Manisa İcra Mahkemesinin Kararının varlığı ve bu kararın Yargıtayca oanandığı da doğrudur (Manisa İTM 2003/347 Es., 2003345 K., 06.06.2003 T. - Y argıtay 12. HD 2004/3868 E., 2004/8142 K. 05.04.2004 tarihli gerekçesiz onama ilamı). Bu karar TAMAMEN YANLIŞ ve YASALARA AYKIRI bir karardır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki : HARÇLAR KANUNUNUN İLGİLİ HÜKÜMLERİ
“Nispi harçlarda ödeme zamanı” başlıklı 28. maddesinin
“b) İcra Tahsil Harcı” başlık bendinde “İcra takiplerinde Tahsil Harcı alacağın ödenmesi sırasında, ödeme yapılmayan hallerde harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Harç alacağı icranın yerine getirilmesiyle doğar.” şeklindeki hükmü,
Yine diğer bir maddesinin, ‘İcra takibinden vazgeçme’ başlıklı 23. maddesinin
“Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır.”
Bu çerçevede Yargıtayın yukarıda Manisa İTM'nin kararını onayan kararından daha yeni tarihli kararı aynen şu şekildedir ve DOĞRU OLAN DA BUDUR :

T.C. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi
Esas : 2004/9189 Karar : 2004/13126 Tarih : 24.05.2004
ÖZET : Alacaklı asil, icra dairesine yapmış olduğu başvuruda yalnızca hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olup, takipten vazgeçtiğine ait beyanı bulunmamaktadır. 492 S. Harçlar Yasasının 23. maddesinde, takipten vazgeçilmesi halinde tahsil harcı alınacağı öngörülmüş olup, anılan maddenin olayda uygulama yeri bulunmadığından icra müdürlüğünce tahsil harcı alınması doğru değildir. Ayrıca; alacağını tahsil edemeyen alacaklının yeniden haciz istemesine engel bir hal de bulunmamaktadır.
(492 sayılı Harçlar K. m. 23)
KARAR METNİ : YARGITAY İLAMI
Yukarıda gün ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı asil, icra dairesine yapmış olduğu 30.3.2004 günlü başvuruda yalnızca hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olup, takipten vazgeçtiğine ait beyanı bulunmamaktadır. 492 S. Harçlar Yasasının 23. maddesinde, takipten vazgeçilmesi halinde tahsil harcı alınacağı öngörülmüş olup, anılan maddenin olayda uygulama yeri bulunmadığından icra müdürlüğünce tahsil harcı alınması doğru değildir. Ayrıca; alacağını tahsil edemeyen alacaklının yeniden haciz istemesine engel bir hal de bulunmamaktadır. İcra müdürünün anılan durumun aksine yaptığı işlem yerinde olmadığından mahkemece şikayetin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24.05.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak Devletin aldığı bir paradır. Tahsil harcı da, bu amaca yönelik olup ve alacaklıya tediye (veya borçlunun ödemesi alinde) sırasında alındığına göre, takip masrafları çıkarıldıktan sonra geri kalan miktar üzerinden hesaplanması gerekir. Çünkü alacaklıya yapılan hizmet, kendisine yapılan ödeme kadardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Esas: 2004/12–336 Karar: 2004/338 Tarih: 09.06.2004 tarihli kararında da belirtildiği üzere, “İcra tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında tahsil olunur. Devlet, verdiği hizmet yani yaptığı tahsilât kadar harç almayı hak etmiştir.” (YKD Ocak-2005 Sf:9)

İcra dosyasında hiçbir tahsilât olmadığı halde HACZİN kaldırılmasını istemiş olmayı 'ALACAĞIN TAHSİL EDİLDİĞİNE "KARİNE" SAYMAK' ÇOK BÜYÜK BİR HATADIR. Kanunun öngörmediği bir karine YORUM YOLU İLE GETİRİLEMEZ. İcra İflas Kanununda ve Harçlar Kanununda YORUM VEYA KIYAS YAPILAMAZ. Eğer bu duruma en küçük bir açık verilirse, şimdi yaşanılan durum gibi. Anlamsız durumlarla karşılaşılır. Anlamsız durumlara örnek olarak : Örneğin icra dosyasında iki adet ayrı hacizli mal var, bir tanesi üzerindeki haczin kaldırılması istendi ne olacak ? - Mahcuz mala ilişkin satış süreleri içerisinde satış istenmedği için haciz yasa gereği kendiliğinden düştü, kendiliğinden düşen haciz için tahsil harcı kimden alınacak ? -
Yasaların çoğu ve Hukuk mantık dışı değildir. Hukukçu veya hukukla ilgili olan veya olmak zorunda kalan serbest veya devlete bağlı olan kişilerin BİR MESELEYİ ANLAMAYA ÇALIŞIRKEN, SABİT FİKİRLİ OLMAMALARI, KENDİ HAKKANİYET DUYGULARINA GÖRE DEĞİL DE HUKUKUN ÖNGÖRDÜĞÜ HAKKANİYETE GÖRE meseleleri anlamaya çalışmalarında büyük yarar olduğu kanaatindeyim.
Old 11-11-2006, 02:25   #9
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Aynı dairenin 1 ay arayla verdiği kararlardaki fark enteresan, olumlu yönde ve hızlı bir U dönüşü yapılmış. Karine olamayacağı fikrinize katılmamak mümkün değil. Ancak hacizden önce ve hacizden sonraki harç tahsilatının imkansızlaşacağı da bir gerçek. Bu durumda devlet yalnızca satıştan sonra tahsilatlardan harç alabilecektir. Açılmış takipler işlemsiz bırakılarak arşivin yolunu tutacaktır. Bu durumda Maliye'nin asla hazmedemeyeceği bu harç tahsilatı düşüşü karşısında yapacağı bir şok değişikliğe şaşırmamak gerekir.
Old 11-11-2006, 04:39   #10
Mustafa O.

 
Varsayılan Sayın Can Bey

Aslında tam olarak bir u dönüşünden söz edilemez. Zira Yargıtay’ın önceki, yasaya aykırı ilamın onanmasına ilişkin kararı gerekçesiz. Büyük bir ihtimalle gözden kaçmış. Burada asıl dikkat edilmesi gereken HARCIN NİÇİN ALINDIĞIDIR. Bu konuda da aynı yorumumda belirttiğim Hukuk Genel Kurulu Kararı konuyu çok iyi izah ediyor. Zira harç bir "nevi" devletin hizmeti karşılığı verilen "ücrettir!". Yani VERGİDEN çok farklı bir müessese. Tahsil edilen paranın gelir vergisi zaten veriliyor(!). Ya da en azından tahsil edilen paradan gelir vergisinin verilip verilmemesi ile harç apayrı şeyler. Yine dikkatle durulması gereken nokta Harç Kanunu şekli bir kanunu, usul hukuk müessesesidir. Şekli kanunlarda ve usul hukukunda yorum yapılamaz. Aynı ceza kanunlarındaki gibi fiil ne ise odur. Zina ağır bir ahlaksızlıktır, ama suç değildir. İcra dosyasında alacaklı veya borçlu tahsilât beyanında bulunmuyorsa, tahsil harcı alınamaz. Tahsilât beyanında bulunulmamış ve sadece haczin kaldırılması istenmişse bu tahsilât yapıldığı anlamına gelemez. İcra Müdürlüğünün ve İcra Mahkemesin de bunu araştırma yetkisi yoktur. (Gelir vergisi bakımından Vergi Dairesinin araştırma yetkisi ise vardır.) Yukarıda belirtildiği üzere tahsilât yapılmamışsa devlet harcı "ücreti!" de hak etmemiştir. Aslında, burada işin arkasında alacağın haricen tahsil edilmiş olmasında bile devletin harç alması hukuka uygun değil ancak yasaya uygudur. Zira takip yaparken alınan başvuru ve peşin harç verilmektedir ve eğer harici tahsilât varsa bu alacaklının uğraşısı sonucu olmuştur. Eğer karinelerden yola çıkılacaksa, sadece icra takibinin açıldığı ancak hiç bir haciz işlemin yapılmadığı icra dosyalarından da tahsil harcı almak gerekir gibi yanlış bir yola sapılabilir. Zira takibi başlatan birinin makul bir süre geçmesine rağmen icra dosyasında hiç bir işlem yapmaması (ve belki de dosyanın arşive kaldırılması zamanına kadar) alacaklının alacağını haricen tahsil ettiğine, haczin kaldırılmasını isteyen alacaklının durumundan DAHA EVLEVİYETLE BİR KARİNE özelliği taşıyabilir. Bütün bu durumlarda Maliyenin hukuka ve yasalara uygun bir şey yapabilmesi de aslında olanaksızdır. Zira harçlar kanunla düzenlenir ve kanun çıkarma yetkisi de sadece Meclise aittir. Esen kalınız.

Alıntı:
Yazan Av. Can DOĞANEL
Aynı dairenin 1 ay arayla verdiği kararlardaki fark enteresan, olumlu yönde ve hızlı bir U dönüşü yapılmış. Karine olamayacağı fikrinize katılmamak mümkün değil. Ancak hacizden önce ve hacizden sonraki harç tahsilatının imkansızlaşacağı da bir gerçek. Bu durumda devlet yalnızca satıştan sonra tahsilatlardan harç alabilecektir. Açılmış takipler işlemsiz bırakılarak arşivin yolunu tutacaktır. Bu durumda Maliye'nin asla hazmedemeyeceği bu harç tahsilatı düşüşü karşısında yapacağı bir şok değişikliğe şaşırmamak gerekir.
Old 11-07-2007, 17:59   #11
Av.Fatih KISA

 
Varsayılan

Arkadaşlar tamda aradığım konu bu idi.
Çok çok faydalı bilgiler vermişsiniz. Sonsuz Teşekkürler...
Old 12-07-2007, 20:52   #12
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan Haciz Şerhinin Kaldırılması İçin İstenilen Harcın Hukuki Mahiyeti

Öncelikle harcı ödemekle yükümlü olan kişinin takip borçlusu olduğunu anımsayalım. Yani haricen ödeme hesabında harç hesaba katılmadı ise harcın borçlu tarafından ödenmesi gerekir. Alacaklının ödemesi gereken cezaevi yapı puludur bu da haricen tahsilatlarda alınmaz.

Haricen ödeme hesabında harç hesaba katıldı ise ve alacaklı tarafından ödenmesi reddedildi ise bu nedensiz zenginleşme oluşturur ama harcın borçlu tarafından ödenmesi gereğini ortadan kaldırmaz.

Bu söylediklerim HARİCEN TAHSİLAT içindir.

Yoksa haczin kaldırılması için harç istenmesi yasaya aykırıdır ve tamamen keyfi bir uygulama/önyargıdan kaynaklanan bir uygulamadır.

Saygılar
Old 13-07-2007, 14:54   #13
av.damla

 
Varsayılan

Aadalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının sitesinde Öneriler başlığı altında 'İcra Müdürlüğü Önerileri' şeklinde maddeler sıralanmış olup 1. önerinin 79. maddesinde şu şeildedir. ( İcra Müdürleri ile yakın zamanda bakanlık tarafından toplantı yapılmış, uygulamalarda bu hususlara dikkat edilmesi önerilmiştir. Bazı icra müdürleri tarafından haczin kaldırılması taleplerinde bu öneri dikkate alınmaktadır.)
Sırf Haczin Kaldırılması (Fekki) Taleplerinden Tahsil Harcı Alınmayacağı


Taşınmaz veya motorlu taşıtların kaydı üzerine haciz şerhi işlendiği ya da fiilen haciz gerçekleştirildiği hâllerde, borçlu tarafından yapılan bir ödeme de bulunmamasına rağmen, alacaklı veya vekili tarafından takipten vazgeçildiğine, alacağın haricen tahsil edildiğine dair bir beyanda bulunulmadan sadece ‘mevcut haczin fekkini(kaldırılmasını) talep ederiz’ şeklindeki taleplerinden tahsil harcı alındığı saptanmıştır.



* İİK 23. maddesi her ne sebeple olursa olsun icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısının alınması gerektiğine amir olduğu cihetle, icra iflas kanunu ve harçlar kanununda yorum ve kıyas yapılamayacağından icra dosyasında hiçbir tahsilât olmadığı halde haczin kaldırılması talebinin alacağın tahsil edildiğine karine sayılamayacağı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 24/05/2004 tarih ve 2004/9189 esas, 2004/13126 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği gibi, alacaklı asil veya vekili icra dairesine yapmış olduğu başvuruda yalnızca hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğinden ve takipten vazgeçtiğine dair bir beyanı da bulunmadığından 492 sayılı Yasa’nın 23. maddesinde takipten vazgeçilmesi halinde tahsil harcı alınacağı öngörüldüğünden anılan maddenin olayda uygulama yeri bulunmadığı, icra müdürlüğünce tahsil harcı alınmasının doğru olmadığı, ayrıca alacağını tahsil edemeyen alacaklının yeniden haciz istemesine engel bir hal bulunmadığı da göz önünde bulundurularak bu tür haczin kaldırılması taleplerinden tahsil harcı alınmaması, aksi uygulamadan vazgeçilmesi,
Old 14-07-2007, 17:39   #14
Mustafa O.

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.damla
Aadalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının sitesinde Öneriler başlığı altında 'İcra Müdürlüğü Önerileri' şeklinde maddeler sıralanmış olup 1. önerinin 79. maddesinde şu şekildedir.

Arkadaşımızın atıf yaptığı açıklamadan böylece haberdar olduk. Atıfta geçen Yargıtay kararı metnini yukarıda aktarmıştım. Nihayet teftiş kurulu da doğru bir açıklama yapmış. http://www.teftis.adalet.gov.tr/liste/14.htm
Old 03-10-2010, 00:47   #15
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Mustafa O.
...T.C. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi
Esas : 2004/9189 Karar : 2004/13126 Tarih : 24.05.2004
ÖZET : Alacaklı asil, icra dairesine yapmış olduğu başvuruda yalnızca hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olup, takipten vazgeçtiğine ait beyanı bulunmamaktadır. 492 S. Harçlar Yasasının 23. maddesinde, takipten vazgeçilmesi halinde tahsil harcı alınacağı öngörülmüş olup, anılan maddenin olayda uygulama yeri bulunmadığından icra müdürlüğünce tahsil harcı alınması doğru değildir. Ayrıca; alacağını tahsil edemeyen alacaklının yeniden haciz istemesine engel bir hal de bulunmamaktadır.
(492 sayılı Harçlar K. m. 23)
KARAR METNİ : YARGITAY İLAMI
Yukarıda gün ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı asil, icra dairesine yapmış olduğu 30.3.2004 günlü başvuruda yalnızca hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olup, takipten vazgeçtiğine ait beyanı bulunmamaktadır. 492 S. Harçlar Yasasının 23. maddesinde, takipten vazgeçilmesi halinde tahsil harcı alınacağı öngörülmüş olup, anılan maddenin olayda uygulama yeri bulunmadığından icra müdürlüğünce tahsil harcı alınması doğru değildir. Ayrıca; alacağını tahsil edemeyen alacaklının yeniden haciz istemesine engel bir hal de bulunmamaktadır. İcra müdürünün anılan durumun aksine yaptığı işlem yerinde olmadığından mahkemece şikayetin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24.05.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi...

Bu, gerçek bir karar mı? Yani 30.03.2004 te icra dairesine başvuru yapılmış; icra müdürlüğü karar vermiş, icra mahkemesine şikayet edilmiş, icra mahkemesi karar vermiş, temyiz edilmiş, 12. Daireye gelmiş, 12. Daire de 24.05.2004 te karar vermiş; bütün bunlar 1 ay 24 günde olmuş ve bitmiş Rüya gibi...
Old 28-10-2011, 10:15   #16
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım,

Yeni bir gelişme var mı?

Teşekkürler
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
banka dekontunun hukuki mahiyeti ve ispat kabiliyeti.. giatrus Meslektaşların Soruları 19 10-11-2016 12:48
sözleşmenin hukuki mahiyeti- alt işveren, asıl işveren sorunu Fatma Çınar Meslektaşların Soruları 4 08-08-2007 16:22
Sivas'ta bir haciz işlemi için avukat arkadaş arıyorum saadet Şehirlerarası Nöbetçi Avukat 2 09-01-2007 12:52
Tekirdağ'da haciz için bir avukat arkadaş arıyorum... Av.Özlem KALAY Şehirlerarası Nöbetçi Avukat 1 28-12-2006 21:36
Avukatlik Sinavinin Kaldirilmasi!! KRALIQ Hukuk Stajı ve Meslek Seçimi 6 07-11-2006 22:20


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06325102 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.