Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

emeklilik hakkı kıdem tazminatı

Yanıt
Old 06-01-2010, 23:12   #1
av.mansur

 
Varsayılan emeklilik hakkı kıdem tazminatı

merhaba,
müvekkil 10 yıldır bir firmada çalışıyor...emeklilik hakkını kazandığı gün itibariyle işveren çıkışını vermiş ama kıdem tazminatını ödememiş..bu arada işçi kesinti olmaksızın 56 gün daha çalışmış kıdem tazminatı ödenmediği için iş akdini feshetmiş işten ayrılmış...kıdem tazminatı almaya hak kazanmış mıdır..
esenlikler
Old 06-01-2010, 23:23   #2
Adli Tip

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.mansur
merhaba,
müvekkil 10 yıldır bir firmada çalışıyor...emeklilik hakkını kazandığı gün itibariyle işveren çıkışını vermiş ama kıdem tazminatını ödememiş..bu arada işçi kesinti olmaksızın 56 gün daha çalışmış kıdem tazminatı ödenmediği için iş akdini feshetmiş işten ayrılmış...kıdem tazminatı almaya hak kazanmış mıdır..
esenlikler

Sayın av.mansur,

Emeklilik işçi için kıdeme hak kazandıran bir fesih nedenidir. İşveren, sırf işçi emekliliğe hak kazandı diye iş sözleşmesini feshedemez.

56 gün daha çalışmış dediğiniz süre ihbar öneli mi?

Mesajınızdan, iş sözleşmesini kimin, neyi sebep göstererek feshettiği tam olarak anlaşılmıyor.
Old 06-01-2010, 23:37   #3
av.mansur

 
Varsayılan

işçi hem işe devam etmek hem de kıdem tazminatını almak istiyor..yani emekli olup emekli olarak çalışmak istiyor... işveren tamam diyor...işçi emekli olduktan sonra 2 ay daha çalışmış ama maaşını ve geçmiş dönem kıdem tazminatını alamayınca işten tamamen ayrılıyor...
Old 07-01-2010, 00:07   #4
Adli Tip

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.mansur
işçi hem işe devam etmek hem de kıdem tazminatını almak istiyor..yani emekli olup emekli olarak çalışmak istiyor... işveren tamam diyor...işçi emekli olduktan sonra 2 ay daha çalışmış ama maaşını ve geçmiş dönem kıdem tazminatını alamayınca işten tamamen ayrılıyor...

1- İşçi emeklilik sebebiyle iş akdini feshettiğini bildirip iş akdini derhal feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanabilir.
2- İşçi bu sebeple iş akdini feshetmemişse, sadece emeklilik hakkını kazandı diye olarak kıdem tazminatına hak kazanmaz.
3- İşverenin emeklilik sebebiye işçinin iş aktini feshetme yetksi (kural olarak) yoktur.

Müvekkiliniz şu şekilde hareket etmeliydi:

Yaşlılık aylığı almak için kuruma başvurmalı, bu başvuru ve/veya emekliliğe hak kazandığına dair yazıyla birlikte işverene iş akdini emeklilik sebebiyle feshettiğini söylemeliydi. Kıdem tazminatını alıp, sözleşmeyi tasfiye ettikten sonra ise yeni bir iş sözleşmesiyle çalışmaya başlayabilirdi.

Somut olayda, işçi iş akdini feshetmemiş, doğal olarak da kıdem tazminatına hak kazanmamıştır. Buna rağmen kıdem tazminatım ödenmiyor diye sözleşmeyi feshederse (bence) kıdem tazminatına hak kazanamaz.

Zira şu da yaşanabilen bir olasılıktır: İşçi yaşlılık aylığı için başvurur, SGDP ödeyerek çalışmaya kesintisiz devam eder, kıdem almaz, sözleşmeyi feshetmez, daha sonra tüm hizmet süresi için kıdem tazminatı alarak sözleşme sonlanabilir.

Bu sebeple bence müvekkiliniz sözleşmeyi fesih sebebi olarak sadece 2 aydır ücretinin ödenmemeş olmasını belirtse daha iyi olabilir.

Saygılar,
Old 07-01-2010, 10:04   #5
Adli Tip

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2007/9-615
K. 2007/627
T. 26.9.2007
DAVA : Taraflar arasındaki "kıdem tazminatı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 7. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 20.07.2006 gün ve 2005/217 Esas, 2006/551 Karar sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14.11.2006 gün ve 2006/26468-30084 sayılı ilamı ile;

( ... 1- Davacı emeklilik nedeniyle işyerinden ayrıldığını yazılı olarak işverene bildirmiş ve 1.9.2004 tarihinde işyerinden ayrılmış, makul bir süre içinde de Sosyal Sigortalar Kurumuna yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunarak yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Davalının bilahare 27.10.2004 tarihinde hizmet aktini haklı nedenle feshettiğini bildirmesi ise sonuca etkili değildir. Zira daha önce davacı tarafından emeklilik sebebiyle sona erdirilen hizmet aktinin daha sonra işverence feshedildiğinin kabulü mümkün değildir.

2- Öte yandan işverenin feshe neden olarak gösterdiği fiiller davacının emeklilik sebebiyle ayrılma isteğini içeren dilekçenin işverene verilmesinden sonra gerçekleşen fiillerdir.

Açıklanan bu nedenlerle davacının kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir... ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, kıdem tazminatı istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece; davacının, emeklilik nedeniyle iş akdini feshetmediği gibi SSK'ya tahsis istemiyle başvurduğunu belgelendiren yazıyı da işverene vermediği, emeklilik başvurusunun daha sonraki bir tarihte gerçekleştiği, bu nedenle de kıdem tazminatı koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş, Yüksek Dairece, yukarıda yazılı gerekçeler ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Davacı, işverene verdiği 12.07.2004 günlü dilekçesinde "emekliliği hak ettiğini" belirterek, iş akdini 01.09.2004 tarihinden geçerli olmak üzere feshettiğini açıklamaktadır. Kısa bir dönem farklı bir işyerinde çalışmasının ardından, 01.02.2005 günlü tahsis talebi üzerine SSK. tarafından kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı, iş akdinin feshine dair dilekçe ekinde bulunan 08.07.2004 günlü SSK. yazısı ile yaşlılık aylığı için 506 sayılı Kanunun 60 ve Geçici 81. maddelerinde aranan koşulları sağladığı da anlaşılmaktadır.

1475 sayılı İş Kanununun yürürlükte bulunan ( 14/1-4, 5 ) maddesinde; ( Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin ) Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;

506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ( A ) bendinin ( a ) ve ( b ) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle feshedilmesi hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Davacının, iş akdinin feshi beyanını içerir dilekçesine ek olarak yaşlılık aylığı koşullarını gerçekleştirdiğine ilişkin belgeyi işverene verdiği, kısa bir çalışma devresinin ardından, makul bir süre içerisinde ilgili sosyal güvenlik kurumuna başvurarak yaşlılık aylığı tahsisine hak kazandığının anlaşılmış olması karşısında, iş akdinin "emeklilik" amacıyla feshedildiğinin kabulü gerekir.

İş akdinin feshinden sonra farklı bir işyerinde kısa bir süre çalışılmış olması, iş akdinin fesih amacını ortadan kaldırmayacaktır.

Kaldı ki, yaşlılık aylığı koşulları yönünden düzenleme içeren, 4447 sayılı Kanun ile ek, 4759 sayılı Kanunla değişik 506 sayılı Kanunun Geçici 81. maddesi, sigortalılık süresi, prim gün sayısı yanında yaşlılık aylığına hak kazanabilme yönünden kademeli olarak değişen yaş koşulunu aramaktadır.

1475 sayılı Kanunun 14. maddesinin birinci fıkrasına 4447 sayılı Kanunun 45. maddesi ile eklenen 5. bent uyarınca, Sosyal Sigortalar Kanununda öngörülen yaş koşulu dışında kalan ve yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını tamamlayanlara, kendi istekleriyle işten ayrılmaları halinde kıdem tazminatlarının ödeneceği belirtilmektedir.

Davacının yaşlılık aylığı için aranan; yaş, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı koşullarını sağladığı Sosyal Güvenlik Kurumu yazısıyla uyuşmazlık konusu değildir.

Anılan bentte, kıdem tazminatına hak kazanabilme yönünde, yaşlılık aylığı için yaş koşulunu yerine getirmeyenler için öngörülen bu düzenlemeden, tüm koşulları sağlamış olan davacının yararlandırılmaması, iş hukukuna egemen "işçi lehine yorum" ilkesine de aykırılık oluşturacaktır.

Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetildiğinde, davacının, iş akdinin feshinden makul bir süre sonra yaşlılık aylığı tahsisi için SSK'ya başvurduğunun anlaşılmış olması, iş akdini feshettiği tarih itibariyle sigortalılık süresi ve prim gün sayısı yönünden yaşlılık aylığı için aranan koşulları sağlamış bulunması karşısında, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın geri verilmesine, 26.09.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.


--------------

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/7333
K. 2004/23642
T. 20.10.2004
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ücret, izin, hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı tanıklarının beyanları ile davalının iddiasının aksine emeklilik sonrası davacının işyerinde çalıştığını belirten davalı tanıkların beyanlarından SSK kayıtları ve tüm dosya kapsamından davacının 24.7.2000 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığı ve emeklilik nedeniyle işyerinden ayrıldığı bu süreye ilişkin kıdem tazminatının kısmen ödendiği daha sonra davalı işyerinde yeniden çalışmaya başladığı ücretlerinin ödenmemesi sonucu davalı tarafından son dönem iş aktinin haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.

Davacının izin ücretlerinin de ödendiği kanıtlanamamıştır. Buna rağmen mahkemenin davacının emeklilik sonrası işyerinde çalışmadığını kabul ederek yazılı şekilde tüm istekleri reddetmesi hatalıdır.

Mahkemece davacının tüm çalışma süresine göre kıdem tazminatı belirlenmeli daha önce ödenen 522.479.575 TL.kıdem tazminatının avans olarak ödendiği kabul edilerek ödeme tarihinden sonra hesaplanacak faiziyle birlikte hesaplanan kıdem tazminatından düşülmeli ve bakiye kıdem tazminatına ikinci dönem çalışma sonundaki fesih tarihinden itibaren faiz uygulanmalıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.

------------------

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/104
K. 2004/10869
T. 10.5.2004

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai ve ücret alacağı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Dosyadaki delilere ve özellikle SSK sicil kayıtlarına göre davacı çalışırken 30.12.1998 tarihinde bağlı bulunduğu SSK'ya başvurarak emeklilik aylığının bağlanmasını talep etmiş ve kendisine yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Emekliye ayrılan davacı, ertesi gün davalı işverene dilekçe vermiş olup, destekleme primi ödenmesi sureti ile iş talebinde bulunmuş ve tekrar çalışmaya başlamıştır. Emeklilik halinde, işçi emekliliğini belgelendirdiği takdirde kıdem tazminatına hak kazanır. Davacıya emekliye ayrıldığı bu tarihte, kıdem tazminatının ödenmediği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, davacının emekliye ayrıldıktan sonraki dönemde, ara vermeksizin davalıya ait işyerinde Araçlar Amiri olarak çalıştığı, işveren temsilcisi gibi hareket ederek, işyerinde çalışan şoförleri görevlendirdiği ve denetlediği anlaşılmaktadır. Davacının bu konumda iken foseptik çukuru temizleme de içinde bulunan vidanjör şoförlüğünde görevlendirilmesi tenzili rütbe olup, iş şartlarında esaslı değişiklik kabul edilmelidir. Zira görevlendirmenin geçici olduğu ileri sürülmüş ise de bu husus görevlendirme tutanağı ve davacının yerine birinin görevlendirilmiş olması karşısında, yerinde değildir. İş şartlarında esaslı değişiklik 1475 sayılı İş Yasasının 16/II maddesi uyarınca işçiye haklı fesih hakkı verir. Davacı işçi bu şartlarda iş sözleşmesini feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazanır.

1475 sayılı İş Kanununun 14/II maddesi uyarınca işçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre davacının emekliye ayrıldığı dönemde kıdem tazminatı ödenmediğinden ve son dönemde davacı tarafından haklı olarak feshedildiğinden, bilirkişi tarafından tüm süre üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı bir değerlendirmeye tabii tutularak hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece aksine düşünce ile bu kıdem tazminatı isteminin reddi hatalıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.5.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

Dairemiz çoğunluk görüşü ile görüş ayrılığı, emeklilik nedeniyle işten ayrılan ancak kıdem tazminatı almayan; aynı işyerinde ara vermeden çalışmaya devam eden ve iş sözleşmesi haksız yere feshedilen işçinin, alacağı kıdem tazminatına esas alınacak kıdem süresinin, ilk işe giriş tarihinden itibaren hesaplanıp son ücret üzerinden değerlendirilip değerlendirilmeme noktasında toplanmaktadır.

1475 sayılı İş Kanunun 14/I maddesine göre emeklilik kıdem tazminatına hak kazanma nedenidir.

Anılan Yasanın 14/II. maddesinde işçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştığı süreler gözönüne alınarak hesaplanır.

İş Kanunu 14/II de ise aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı ve ikramiye ödenmez.

Haklar dürüstlük kuralı çerçevesinde kullanılması beklenir ( MK. m.2 ) .

İşverenin uzun süre çalıştırdığı işçileri kıdem vererek iş akitlerine son vermesi ve daha sonra işe alarak yeni bir kıdem süresi başlatılması aynı ilke doğrultusunda yasaca korunmamaktadır.

Keza işverence haklı olarak işine son verdiği işçiyi aradan çok geçmeden işe alması af ya da barış olarak kabul edildiği ve tüm süreden kıdem ödeneceği Yargıtay içtihatlarınca kabul edilmiştir. ( Bknz. Çenberci, Mustafa "iş Kanunu Şerhi", 1986 s 432, dn. 108 de yer alan 17.5.1971 T, 1994 E. 11797K )

Kıdem tazminatını haklı kılacak fesih nedenleri iş Kanunu madde 14/1.de sayılmıştır. Orada açıkça "feshedilmesi" kavramı bulunmaktadır. Anılan hükümde emeklilik bir fesih nedeni olarak sayılmıştır.

İş Kanunu madde 14/II de '''fesih'' kavramına yer verilmemiştir. Orada işçilerin kıdemleri hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın..." ifadesi bulunmaktadır. Aralıklı çalışmalardan kastedilen budur her iki taraf içinde bir fesih olgusu yoktur.

Eğer biz daha önce feshedilen bir sözleşmeyi sonraki sözleşmeyle her halükarda birleştirirsek bu davada olduğu gibi işverenin bir an için fesihte haklı olduğunu varsayarak,. tüm süre yok savılır. işçinin emeklilik nedeniyle sona eren önceki çalışması içinde kıdem tazminatı hakkı kalmaz.

Tersi yorum getirerek önceki dönem hakları için kıdem tazminatı ödenir. Son dönem ödenmez denirse o zaman da ilk çalışma döneminin tasfiye edildiği sonucu çıkar.

Bir hizmet sürenin tasfiyesi için ödeme ( ifa ) sadece faiz ve zamanaşımı için önem taşır.

İşçi zamanaşımından korunmak için en kısa zamanda dava açması gerekir. Keza gecikme faizi için emeklilik başvurusunun işverene bildirimi gerekir.

14/VIII deki aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem ve ikramiye ödenmez ifadesi başka bir anlatımla süreyi de kapsar.

14/IV hizmet birleştirmelerini kamu işverenleri açısından düzenlemiştir. Ancak iş akdinin son verme şekli TC.Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malüllük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenir.

Bu gelişim süreci ışığında somut olaya gelince;

Davacı ilk defa işyerine 24.8.1994 yılında girmiştir. 31.12.2001 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmak amacıyla emekli olmuştur. 15.01.2002 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmıştır.

Davacı 31.12.1998 tarihinde destekleme primi ödemek suretiyle çalışmak istediğini Davalı Belediye'ye bildirmiştir. Davalı Belediye davacının iş akdini 31.7.2000 tarihinde 1475 sayılı İş Kanunun 17.maddesinden fesh etmiştir.

Dava mahkemece red edilmiştir.

Karar feshin haksızlığı düşüncesiyle bozulmuştur.

Kıdem tazminatının hesabına ilişkin yöntem yukarıda anlatılan gerekçe ile şu şekilde olmalıdır.

Davacının ilk çalıştığı dönem emeklilikle sona erdiğine göre; kıdem tazminatı emeklilik tarihindeki ücret ile belirlenmeli faiz de aynı tarihle işverene durum bildirildiğinden emeklilik tarihinden başlatılmalıdır.

Son dönem fesih tarihindeki ücret üzerinden hesaplanmalı keza faiz de o tarihten başlatılmalıdır.

İşverenlerin bu sistemi bozucu nitelikte davranışları MK. m.2 deki süzgeçten geçirtilir. Somut olayda işçi yeniden işe girmiştir. İlk dönemde oluşan feshe hukuki sonuç bağlanmaz ise, işveren feshinin geçerli olduğu durumlarda başa kadar işçi kıdem tazminatından yoksun kalır.

İş Kanununun 14/II.maddesi fesih kavramını esas olarak düzenlenmemiştir. Aralıklı veya sürekli çalışmayı esas almıştır.

Üye M. K.
Old 07-01-2010, 11:04   #6
Engin Özoğul

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.mansur
işçi hem işe devam etmek hem de kıdem tazminatını almak istiyor..yani emekli olup emekli olarak çalışmak istiyor... işveren tamam diyor...işçi emekli olduktan sonra 2 ay daha çalışmış ama maaşını ve geçmiş dönem kıdem tazminatını alamayınca işten tamamen ayrılıyor...

Sayın Tip konuyla ilgili oldukça detaylı ve yerinde görüşler sunmuş.

Genel ilkeleri özetlersek:

BİR... "Hem iş sözleşmemi feshedip kıdem tazminatı alayım hem de işe devam edeyim" fikri yanlıştır.

İKİ... Fesih iş ilişkisini sona erdiren hukuki bir işlemdir.

ÜÇ... Kıdem tazminatı ise feshe bağlı bir haktır. Başka bir deyişle iş ilişkisi sona ermeden kıdem tazminatı ödenmesi gündeme gelmez.

DÖRT... Emeklilik nedeniyle fesih sonrasında kıdem tazminatı alma hakkı salt işçiye tanınmıştır. İşçi bu hakkı kullanmak isterse iş sözleşmesini yani iş ilişkisini sona erdirmelidir. Böyle olunca da çalışma olgusu ortadan kalkar.

BEŞ... İşçi dilerse emekli olmasına rağmen iş sözleşmesini feshetmeyip çalışmaya devam edebilir. Bu halde de kıdem tazminatı alamaz.

ALTI... Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshetme hakkı işverene tanınmamıştır. İşveren bunu ancak koşulları varsa sosyal seçim kriteri olarak dikkate alabilir. Bu halde de yine kıdem ve ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olur.

Şu halde işçi iki şeyi tercih edebilir:

BİR... "Emekliliğe hak kazandığım için iş sözleşmemi feshediyor ve kıdem tazminatımı istiyorum."

İKİ... "Emekliliğe hak kazandım ama çalışmaya devam etmek istiyorum. Dolayısıyla kıdem tazminatı almak istemiyorum."

------

Somut olaydaki farklı noktalar:

- İşçinin emekliliğe hak kazanıp çalışmak istemesi.
- İşverenin buna "olur" vermesi.
- İşçinin emekliliğe hak kazandıktan 56 gün sonra iş sözleşmesini emekliliğe hak kazanma gerekçesiyle feshetmesi.

Buradaki 56 günü nasıl yorumlayacağımız işçinin kıdem tazminatı hakkını alıp alamayacağı bakımından etkili olacaktır.

İŞÇİ SAVUNMASI: Ben bu süreyi ihbar süresi olarak verdim. Niyetim baştan beri emekliliğe hak kazanmış olma gerekçesiyle iş sözleşmemi haklı nedenle feshetmek dolayısıyla kıdem tazminatı almaktı. İhbar süresi bitince de fesih gerekçeme bağlı olarak işyerinden ayrıldım.

İŞVEREN SAVUNMASI: Emeklilik nedeniyle feshi "haklı nedenle derhal fesih hakkı" verir. Yargıtay görüşü de(değişmediyse) bu yöndedir. İşçinin bu hakkı makul sürede kullanması gerekir. 56 gün uzun ve makul olmayan bir süre olup bu kadar uzun bir süreden sonra yapılan feshin artık yaşlılık aylığına hak kazanma gerekçesine dayandığı kabul edilemez. Kaldı ki işçi emekliliğe hak kazandıktan sonra çalışmak istediğini söylemiş ve bu durum tarafımızca kabul edilmiştir. İşçinin işyerine gelmemek şeklinde oluşan davranışı "eylemli fesih" olup kıdem tazminatı ödenmemesi gerekir.

----

Fesih Sebebiyle Bağlılık İlkesi Bakımından Değerlendirme :

İşçi açacağı davada "emekli olduktan sonra bana kıdem tazminatı ödenecekti ödenmediği için ben de iş sözleşmemi feshettim" derse bu fesih sebebiyle bağlı olur. Böyle bir fesih sebebi ise kanımca haklı nedene dayanmaz. Çünkü emeklilik olgusu çalışma ilişkisi devam ettiği sürece kıdem tazminatı ödenmesine hak sağlamaz. Dolayısıyla işçinin yaptığı fesih de haklı nedene dayanmaz.

O halde doğru kurgu yukarıda "işçi savunması" olarak aktardığım kısımda yer aldığı gibi olmalı görüşündeyim.

Saygılar
Old 07-01-2010, 11:10   #7
Engin Özoğul

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Adli Tip
Bu sebeple bence müvekkiliniz sözleşmeyi fesih sebebi olarak sadece 2 aydır ücretinin ödenmemeş olmasını belirtse daha iyi olabilir.
Saygılar,

Sayın av.mansur

Mesajımı yazdıktan sonra bu kısım dikkatimi çekti. Yazılarınızda "iki aydır ücretin ödenmemesi" gibi bir bilgi göremedim.

Eğer Sn. Tip'e böyle bir olguyu iletmişseniz elbette bu sebeple iş sözleşmesini feshedip kıdem tazminatı almak daha mantıklıdır. Diğer riskler bertaraf edilmiş olur.

Saygılar
Old 07-01-2010, 11:23   #8
Adli Tip

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Engin Özoğul
Sayın av.mansur

Mesajımı yazdıktan sonra bu kısım dikkatimi çekti. Yazılarınızda "iki aydır ücretin ödenmemesi" gibi bir bilgi göremedim.

Eğer Sn. Tip'e böyle bir olguyu iletmişseniz elbette bu sebeple iş sözleşmesini feshedip kıdem tazminatı almak daha mantıklıdır. Diğer riskler bertaraf edilmiş olur.

Saygılar

Alıntı:
Yazan av.mansur
işçi hem işe devam etmek hem de kıdem tazminatını almak istiyor..yani emekli olup emekli olarak çalışmak istiyor... işveren tamam diyor...işçi emekli olduktan sonra 2 ay daha çalışmış ama maaşını ve geçmiş dönem kıdem tazminatını alamayınca işten tamamen ayrılıyor...



6 nolu (ayrıntılı) mesajınız için ayrıca teşekkürler.
Old 07-01-2010, 11:27   #9
Engin Özoğul

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.mansur
2 ay daha çalışmış ama maaşını ve geçmiş dönem kıdem tazminatını alamayınca işten tamamen ayrılıyor...

Bunu da okumamışım.

Son iki ayda sigorta bildirimleri yapılmış ama ücret ödenmemişse Emekliliği hiç karıştırmadan ücretin ödenmemesi olgusuna dayanmak en mantıklısı görünüyor. Bir de 56 gün ile iki ay arasında da bir fark var. Buna da dikkat etmek gerekir.

Sigorta çıkışı yapılmışsa işveren bu sefer de emekli olduktan sonra işe gelmedi diyecektir. Bu kez de "fesih sebebiyle bağlılık ilkesi" devreye girecek ve çalışma olgusunu ispatlayıp ücretin ödenmediğini söylemek durumunda kalacaksınız.



Riskleri aktardık. Son tercih size ait...
Old 07-01-2010, 11:28   #10
Engin Özoğul

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Adli Tip


6 nolu (ayrıntılı) mesajınız için ayrıca teşekkürler.

Benzer konuda arama motorundan gelenler için faydalı olabilir.
Old 10-02-2012, 10:02   #11
remedy

 
Varsayılan

merhaba,ben de bu konuyu araştırıyorum.benim olayımda da işçiye emekli aylığı bağlanıyor,işçiye kıdem tazminatı ödeneceği söyleniyor ,bu sırada işçi 7 ay kadar daha çalışıyor,ama ne ücret ne kıdem tazminatı alamıyor.şimdi sözleşmeyi ne sabeple feshedeceğini anlamaya çalışıyorum.

İşçinin emekli olmak için işten ayrılması ile her emekli olanın kıdem tazminatı alabilmesi farklı olmalı.ama aşağıdaki kararı ben mi yanlış yorumluyorum.Benim anladığım "emekli olup bunu bildirmeyip çalışmaya devam etsen de kıdem tazminatını emeklilik sebebiyle alırsın."oldu

Yargıtay 9'uncu Hukuk Dairesi'nin E: 2003/6133, K: 2003/18807, T: 6.11.2003 tarihli kararına göre ;

YARGITAY KARARI

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı işçinin 16.11.2000 tarihinde emekli olmak üzere Sosyal Sigortalar Kurumu'na başvurduğu yaşlılık aylığı bağlandığı ve 14.2.2001 tarihinde hizmet akdinin işverence haklı sebeple feshedildiği uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda emeklilik öncesi ile emekli olduktan sonraki çalışması ayrı bir hizmet akdi kabul edilmelidir. Emekli olmak için başvurduğu süreye kadar olan kıdem tazminatı isteğinin hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken bu isteğin de reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Old 21-10-2014, 13:21   #12
Avselcuk2014

 
Varsayılan

T.C.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

E. 2011/20988

K. 2013/21537

T. 9.9.2013

• KIDEM TAZMİNATI ( Ayrıldığı Tarihte Sigortalılık Süresini ve Prim Gün Sayısını Tamamlamış Olan İşçini Kıdem Tazminatına Hak Kazanacağı - Hakkını Kötüye Kullanmadığı Sürece İşçinin Herhangi Bir Neden Belirterek veya Belirtmeden Ayrılması Kıdem Tazminatına Hak Kazanmasını Etkilemeyeceği )

• SİGORTALILIK SÜRESİNİ VE PRİM GÜN SAYISINI TAMAMLAMIŞ İŞÇİ ( Herhangi Bir Neden Belirterek veya Belirtmeyerek İş Sözleşmesini Önel Vererek Sonlandırması Kıdem Tazminatına Hak Kazanmasını Etkilemeyeceği - İşçinin Yasadan Doğan Bir Hakkını Kullandığı Bu Durumu Sonradan Belgelendirmesi Belgeyi Daha Sonra Sunmasının Hakkı Ortadan Kaldırmayacağı )

1475/m. 14/5

4447/m. 45

506/m. 60/1, Geç.80

ÖZET : İşçi ayrıldığı tarihte sigortalılık süresini ve pirim gün sayısını tamamlamış ise kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Hakkın kötüye kullanılmadığı sürece işçinin herhangi bir neden belirterek veya neden belirtmeden ayrılması, iş sözleşmesini önel vererek sonlandırması, kıdem tazminatını hak kazanmasını etkilememelidir.

DAVA : Davacı vekili, davacı işçinin kıdem tazminatının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : A ) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının 4447 sayılı yasanın 45 ve 506 sayılı kanunun 60/1.A.a.b ve 81 maddesindeki koşulları taşıması nedeni ile 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/5 maddesi uyarınca ayrıldığı tarihte kıdem tazminatına hak kazandığını, ancak davalı işverenin ödemediğini belirterek, kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

B ) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının iş sözleşmesini önel vererek feshettiğini, fesih sebebinin istifa olduğunu, kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

C ) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının 05.01.2009 tarihinde emekli olmak için ayrılmadığı, işverene önel vererek iş sözleşmesini sona erdirdiği, davacının kuruma 11.05.2009 tarihinde başvurduğu, kıdem tazminatına hak kazanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

D ) Temyiz:

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

E ) Gerekçe:

İşçinin öz varlığı olan emeğin sözleşmeye konu olması sebebi ile iş sözleşmesini düzenleyen kural ve kurumların ifadesi olan iş hukuku alanında, temel hak ve özgürlüklerin en geniş anlamı ile korunması ve işçi lehine yorumlanması esastır.

1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bentte, “506 Sayılı Kanunun 60 inci maddesinin birinci fıkrasının ( A ) bendinin ( a ) ve ( b ) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle” işçilerin kıdem tazminatına hak kazanabileceği hükme bağlanmıştır. Düzenlemenin amacı, pirim ödeme ve sigortalılık süresi yönünden emeklilik hakkını kazanmış olsa da, diğer bir ölçüt olan emeklilik yaşını beklemek zorunda olan işçilerin, bundan böyle çalışma olmaksızın işyerinden ayrılmaları halinde kıdem tazminatı alabilmelerini sağlamaktır. İşçi ayrıldığı tarihte sigortalılık süresini ve pirim gün sayısını tamamlamış ise kıdem tazminatına hak kazanacaktır.

Hakkın kötüye kullanılmadığı sürece işçinin herhangi bir neden belirterek veya neden belirtmeden ayrılması, iş sözleşmesini önel vererek sonlandırması, kıdem tazminatını hak kazanmasını etkilememelidir. Zira yasadan doğan bir hakkı bulunmaktadır. İşçinin daha sonra bunu belgelendirmesi ve işverene sunması, kıdem tazminatına hak kazanılmasını ortadan kaldırmaz. Bu gecikme sadece muaccel olan alacağın temerrüt durumunu, dolayısı ile uygulanacak faizin tarihini etkiler.

Somut uyuşmazlıkta davacı işçi önel vererek fesih bildiriminde bulunduğu tarihte 1475 sayılı kanunun 14/5 maddesi uyarınca yaş hariç sigortalılık süresini ve pirim gün sayısını tamamlamış ve kıdem tazminatına hak kazanmıştır. Davacının önel vererek iş sözleşmesini nedensiz sona erdirmesi ve daha sonra kuruma başvurarak belge alması, kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz. Davacının hesaplanan kıdem tazminatı bir değerlendirmeye tabi tutularak kabul edilmelidir. Yazılı şekilde reddi hatalıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Old 21-04-2017, 17:57   #13
Olcayhukuk.com

 
Varsayılan

Bu konuyla ilgili bir soruda ben sormak isterim, zira Yargıtay kararlarında veya Kanun'da konuyla ilgili net bir sonuca ulaşamadım.

Müvekkil ilk çalıştığı şirketten emeklilik sebebiyle ayrılmıştır. Müvekkil ayrıldığı tarih itibariyle sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaş şartını da yerine getirmiştir. Kendisine aylık da bağlanmıştır.

Sonrasında ise başka bir şirkette 15 yıl süreyle daha çalışmıştır. Şimdi tekrar kıdem tazminatını alarak ayrılmak istemektedir. 1475 nolu Kanun'un 14. maddesinin 5. fıkrasına göre feshin birden fazla kez yapılabildiğine dair Yargıtay kararı okuduğumu hatırlıyorum, ancak kendisine emekli aylığı bağlanan kimselerin de bu imkandan bir daha faydalanıp faydalanamayacağı konusunda tecrübesi olan meslektaşlarımın yardımını rica ederim.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
emeklilik ve kıdem tazminatı-işverene bildirim avukat erdoğan Meslektaşların Soruları 16 19-05-2016 12:26
kıdem tazminatı hakkı avukat ezgi aydın Meslektaşların Soruları 2 10-04-2009 22:52
emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı avzeynepcan Meslektaşların Soruları 2 09-02-2009 00:15
fesih, emeklilik yaş şartının gerçekleşmemesi halinde kıdem tazminatı??? Av. Caner Arıcı Meslektaşların Soruları 2 11-06-2008 15:53
emeklilik ve kıdem tazminatı avukat erdoğan Meslektaşların Soruları 2 04-02-2008 10:28


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07054090 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.