Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

tesbit davasında hukuki yarar

Yanıt
Old 23-06-2008, 09:40   #1
sevda mert

 
Varsayılan tesbit davasında hukuki yarar

SELAMLAR...İLK DEFA KARŞILAŞTIĞIM BİR DAVA VAR.NE YAPACAĞIMI BİLEMEDİM.BANA YARDIMCI OLURMUSUNUZ..yıllar önce açılmış 4 kardeş arasındaki bir ortaklığın giderilmesi davası sona eriyor ve arsa ile arsa üzerindeki yapı (tamamı bizim müvekkil tarafından yaptırılmış.ancak ortaklığın giderilmesi davası devam ederken ilgilenen diğer avukat bu yapıların müvekkilmize ait olduğuna ilişkin bir tespit davası açmadığı için) satılıp payları oranında kardeşlere bölüştürülmesine karar veriliyor ve karar kesinleşiyor.Dosya satış aşamasına geldiğinde biz satışı durdurup aidiyetin tespiti davası açıyoruz ancak yerel mahkeme hukuki yarar bulunmadığından davamızı redddiyor temyiz ediyoruz ve son olarak da temyizden onanarak döndü.gerekçe aynı...şu şekilde bakın: davacı tarafın eda davası açabileceği hallderde icrai niteliği bulunmayan tesbit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı demiş...eğer tesbitten başka açabileceğimiz bir eda davası halen mevcutsa o dava ne olacak???ortaklığın giderilmesi olamıyacak herhalde değilmi???işte bunu çözemedim..böyle bir durumda ne yapılmalı sizce?tashih i kararamı gidelim yoksa başka bir dava açma imkanımız varsa onu mu yapalım...
Old 23-06-2008, 11:01   #2
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2005/13-285
K. 2005/325
T. 11.5.2005
• TESPİT TALEBİ ( Davacının Ortaklığın Giderilmesinden Sonra Sebepsiz Zenginleşme Hükümlerine Dayanarak Diğer Paydaşların Bir Kısım İşleri Kendisince Tamamlanmış Olan Binanın Taşınmazda Sağladığı Değer Artışı Nedeniyle Ayrı Bir Alacak Davası Açabileceğinden Reddi Gereği )
• SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME ( Davacının Ortaklığın Giderilmesinden Sonra Diğer Paydaşların Bir Kısım İşleri Kendisince Tamamlanmış Olan Binanın Taşınmazda Sağladığı Değer Artışı Nedeniyle Ayrı Bir Alacak Davası Açabileceğinden Tespit Talebinin Reddi Gereği )
• HUKUKİ YARAR YOKLUĞU ( Davacının Ortaklığın Giderilmesinden Sonra Diğer Paydaşların Bir Kısım İşleri Kendisince Tamamlanmış Olan Binanın Taşınmazda Sağladığı Değer Artışı Nedeniyle Ayrı Bir Alacak Davası Açabileceğinden Tespit Talebinin Reddi Gereği )
• EVİN KENDİSİ TARAFINDAN YAPILDIĞININ TESPİTİ ( Davacının Ortaklığın Giderilmesinden Sonra Diğer Paydaşların Bir Kısım İşleri Kendisince Tamamlanmış Olan Binanın Taşınmazda Sağladığı Değer Artışı Nedeniyle Ayrı Bir Alacak Davası Açabileceğinden Reddi Gereği )
818/m.61
ÖZET : Dava, tarafların ortak miras bırakanları adına tapuya kayıtlı olan ve hakkında takip alacaklısı üçüncü kişi tarafından ortaklığın giderilmesi davası açılan taşınmaz üzerindeki evin, davacı tarafından yaptırılmış olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacının, ortaklığın giderilmesinden sonra, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak, diğer paydaşların, bir kısım işleri kendisince tamamlanmış olan binanın taşınmazda sağladığı değer artışı nedeniyle kendisi aleyhine sebepsiz zenginleştikleri iddiasıyla ayrı bir alacak davası açabileceği açıktır. Yerel Mahkemece davanın bu değişik gerekçeyle reddedilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki”tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Balıkesir Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.12.2002 gün ve 2002/452-806 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Emine Korkmaz vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 9.12.2003 gün ve 2003/15476-14515 sayılı ilamı ile;

( ... Davacı, davalılardan Emine’nin halası, diğer davalı Hasan’ın da kardeşi olduğunu, dava dışı Recep Sayın’ın bir alacağı nedeniyle Hasan hakkında yaptığı icra takibi sonucu davalılarla ortak muristen gelen taşınmazlara haciz konulduğunu, İcra Tetkik Merciince dava dışı Recep Sayın’a anılan taşınmazın malikinin mirasçıları aleyhine ortaklığının giderilmesi davası açması için yetki verildiğini, açılan ortaklığın giderilmesi davasında davalılarla müşterek murislerinden gelen taşınmaz üzerindeki binayı kendisinin yaptığını ileri sürdüğünü, mahkemenin bu konuda dava açması için kendisine yetki verdiğini ileri sürerek davalılarla kendisine ortak murislerinden kalan 1452 parsel nolu taşınmaz üzerindeki binanın kendisince yapıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalılardan Emine Korkmaz davanın reddini dilemiş, diğer davalı Hasan Turan, davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

Mahkemece, tanık beyanları ve bilirkişi raporu da esas alınmak suretiyle bilirkişi raporunda binanın ( b ) harfiyle gösterilen kısmının tavan blokaİının betonunun, iç ve dış sıvası ile badanasının, kapı ve pencerelerinin davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan Emine Korkmaz tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davaya konu edilen binanın tarafların ortak murisleri Fatma Turan tarafından inşa edildiği ancak bina üzerindeki bir kısım imalatın davacı tarafından yapıldığı toplanan delilerden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, açacağı bir eda davası ile yaptığı zaruri ve faydalı masraflar bedelini Fatma Turan' ın mirasçıları olan davalılardan isteyebilir. Başka bir anlatımla, eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamaz. Davacının bu davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Hukuki yarar dava şartlarından olup, mahkemece resen gözetilmelidir. Mahkemece hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

3- Bozma nedenine göre temyiz eden davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir... ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, tarafların ortak miras bırakanları adına tapuya kayıtlı olan ve hakkında takip alacaklısı üçüncü kişi tarafından ortaklığın giderilmesi davası açılan taşınmaz üzerindeki evin, davacı tarafından yaptırılmış olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Davacı Rıza Turan vekili, taraflara miras yoluyla intikal eden Balıkesir Merkez Ayşebacı Köyü, 1452 parsel nolu taşınmaz üzerindeki yığma kagir evin davacı tarafından yapıldığını; mirasçılardan davalı Hasan Turan’ın borcu nedeniyle üçüncü kişinin giriştiği icra takibi sırasında taşınmazın tapu kaydına haciz konulduğunu, daha sonra da üçüncü kişi alacaklının İcra Tetkik Merciince verilen yetkiyle ortaklığın giderilmesi davası açtığını, o davada yapılan keşif sırasında, davacının, söz konusu evin kendisi tarafından yapılmış olduğunu bildirerek, ona isabet edecek bedelin kendisine ödenmesine dair talepte bulunduğunu, davacının bu talebinin davalı Hasan tarafından kabul edildiğini, evin yapımında hiçbir katkısı bulunmadığı halde diğer davalı Emine’nin talebi kabul etmediğini ileri sürerek, ortaklığın giderilmesi davasında alınan bilirkişi raporunda ( B ) harfiyle gösterilen yığma kagir evin davacı tarafından yapılmış olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Emine Korkmaz vekili, davaya konu evin tarafların ortak miras bırakanı Fatma Turan tarafından ve onun parasıyla yaptırıldığını, ölümüyle de miras payları oranında taraflara intikal ettiğini, davacının o tarihlerde küçük bir çocuk olduğunu, hiçbir gelirinin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş; davalı Hasan Turan ise davayı kabul ettiğini imzasıyla bildirmiştir.

Yerel Mahkeme, toplanan delillerden, tarafların ortak miras bırakanları Rıza Turan ve Fatma Turan’a ait taşınmaza, Fatma Turan tarafından tek katlı iki daireli bir ev yapımına başlandığının, taban betonu, yan duvarlar ile bilirkişi raporunda ( a ) harfiyle gösterilen bölümün bütün işçiliklerinin tamamladığının, kalan bazı işlerin ise davacı ile davalılardan Hasan tarafından yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle, Fatma Turan tarafından yapılan ve bilirkişi raporunda ( a ) harfiyle gösterilen bölüm hakkındaki davanın reddine, raporda ( b ) harfiyle gösterilen 55.50 m2.lik dairenin tavan betonu, kapı pencere, sıva ve badana işlerinin davacı tarafından yapıldığının tespitine, kalan bölüm hakkındaki davanın da reddine karar vermiştir.

Davacı vekili ile davalılardan Emine Korkmaz vekilince temyiz edilen karar, Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme gerekçesini tekrarlayarak önceki kararında direnmiş, direnme kararını davalı Emine Korkmaz vekili temyiz etmiştir.

Davalılardan Hasan Turan hakkında dava dışı üçüncü kişi tarafından yapılan icra takibi sırasında, tarafların ortak miras bırakanları adına tapuya kayıtlı olan 1452 parsel nolu 466 m2. yüzölçümlü, kuyu ve avlulu kargir ev vasıflı taşınmazdan miras yoluyla bu davalıya intikal edecek olan payın haczine karar verilmiş; alacaklı üçüncü kişi, İcra Tetkik Merciince verilen yetkiye dayanarak taşınmazla ilgili ortaklığın giderilmesi davası açmış; o dava derdest iken, eldeki tespit davası açılmıştır. Ortaklığın giderilmesi davasını gören mahkeme, eldeki davayı bekletici mesele yapmıştır.

Öncelikle belirtilmelidir ki, Özel Dairenin bozma ilamında da açıklandığı üzere, eda davası açılması mümkün olan hallerde, tespit davası açılmasında kural olarak hukuki yarar yoktur. Çünkü, eda davası sonunda verilen hüküm ile, aynı zamanda dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığı da tespit edilir. Ancak, bu kuralın geçerli olabilmesi için, eda davası sonunda verilecek hükmün tespite ilişkin bölümü ile tespit davası sonunda alınacak hüküm arasında, meydana getirdikleri kesin hüküm ( m.237 ) etkisi bakımından hiçbir fark bulunmaması gerekir. Başka bir ifadeyle, bir olayda davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığının kabul edilebilmesi için, tespit davası ile istenen hukuki korunmanın, eda davası ile tamamen elde edilebilecek olması gerekir.

Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasında; ortaklığın giderilmesi davalarının hukuksal nitelik ve kendine özgü yapılarının, bu konuda ayrı bir tespit davası açılmasını gerekli kılması nedeniyle, anılan kuralın bir istisnası olarak, somut olaydaki gibi, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilmiş bir taşınmaz üzerindeki yapılardan biri veya daha fazlasının paydaşlardan birine veya bir kısmına ait olduğunun tespiti istemiyle dava açılmasında hukuki yarar bulunduğu kabul edilmektedir.

Bu durumda Özel Daire bozma kararında yer alan; davacının görülmekte olan tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığına ilişkin gerekçede isabet görülmemiştir.

Ne var ki; görülmekte olan davada, keşif sonucunda düzenlenen ve tarafların itirazına uğramayan 25.10.2002 günlü bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde davaya konu tek katlı, iki daireli evin mevcut olduğu belirtilmiş, krokide bu ev ( a ) ve ( b ) bölümlerine ayrılarak gösterilmiş, ( a ) bölümünün yüzölçümünün 48.40 metrekare, ( b ) ile gösterilen bölümün yüzölçümünün de 55.50 metrekare olduğu açıklanmış; Mahkeme, dinlediği taraf tanıklarının beyanlarını da dikkate alarak, her iki dairenin taban betonu ile yan duvarlarının ve ayrıca raporda ( a ) ile gösterilen bölümün tüm işçilik işlerinin ortak miras bırakanlardan Fatma Turan tarafından yaptırılmış olduğunu, davacının ise sadece ( b ) ile gösterilen bölümün tavan betonu, kapı-pencere, sıva ve badanasını yaptığını benimsemiş, bu çerçevede davacının tespit isteminin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Oysa, ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmaz üzerindeki bir binanın paydaşlardan birine aidiyeti iddiasıyla açılan bir tespit davasının kabulüne karar verilebilmesi için, iddianın bütünüyle kanıtlanmış olması gerekir. Somut olaydaki gibi, binanın tamamen davacıya ait olmadığının, sadece bir kısım işlerinin davacı tarafından tamamlandığının belirlenmesi halinde davanın reddi gerekir. Çünkü, böylesi bir saptamaya dayalı olarak davanın kısmen kabulü yönünde verilen bir hükmün, ortaklığın giderilmesi davasında verilecek karar üzerinde herhangi bir etkisinin bulunması; ortaklığın giderilmesine karar veren mahkemenin bu hükmü gözönünde bulundurarak, kendi hükmünü şu veya bu şekilde oluşturması düşünülemez.

Davacının, ortaklığın giderilmesinden sonra, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak, diğer paydaşların, bir kısım işleri kendisince tamamlanmış olan binanın taşınmazda sağladığı değer artışı nedeniyle kendisi aleyhine sebepsiz zenginleştikleri iddiasıyla ayrı bir alacak davası açabileceği açıktır.

Yerel Mahkemece davanın bu değişik gerekçeyle reddedilmesi gerekirken, olaya uygun düşmeyen gerekçeye dayalı önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ : Davalı Emine Korkmaz vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen değişik gerekçeyle H.U.M.K. nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 11.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.

yarx
Old 23-06-2008, 11:06   #3
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Ortada derdest bir izaleyi şuyuu davası olmadığından hukuki yararın yokluğuna dair mahkeme kararı doğrudur. Bu durumda sizin taşınmazda sağladığınız değer artışı nedeniyle diğer ortaklar aleyhine sebepsiz zenginleştikleri iddiasıyla ayrı bir alacak davası açmanız gerekir.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
karar düzeltme yolu-hukuki yarar Av.Öznur A. Arabacı Meslektaşların Soruları 11 20-03-2013 16:29
boşanma davasında davalının tebligata yarar adresinin olmaması güneşhukuk Meslektaşların Soruları 7 20-05-2009 20:38
Hukuki yarar-taraf sıfatı mehmet sirn Meslektaşların Soruları 2 14-07-2008 12:35
menfi tespit davası- hukuki yarar ISTANAZ Meslektaşların Soruları 4 24-06-2008 15:14
Tapu İptal ve tescili - hukuki yarar jeny3435 Meslektaşların Soruları 1 22-04-2008 14:40


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03665495 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.