Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Hissedar belli değil ne yapmak gerekir

Yanıt
Old 17-10-2020, 17:36   #1
Av. Burak K.

 
Varsayılan Hissedar belli değil ne yapmak gerekir

Müvekkilin hissesinin bulunduğu bir taşınmaz üzerinde 9 hissedar var. Hissedarların 7'sinin kimlik bilgileri belli iken diğer 2'sinin kim olduğu bilinmiyor. Ne anne adı, ne baba adı mevcut. Yalnızca İSİMLERİ tapu kaydında yer alıyor. İlgili şahıslara ulaşmak mümkün görünmüyor. Bu yer hakkında ne yapılabilir? İlgili hisseler nasıl alınabilir? Tapu kaydının düzeltilmesi yoluna mı gidilir yoksa olağanüstü zamanaşımı süresi öne sürülerek bir hak kazını mı mümkün olur mu?
Old 18-10-2020, 16:45   #2
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Tapudaki kimlik bilgileri ile ilgili olarak, düzeltme veya eksikliğin tamamlanması için Tapu Sicil Tüzüğü 74,75 m.göre önce Tapu Sicil Müdürlüne başvurulması gerekir. Oradan bir sonuç alınamaz ise Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir.

Bu konuda başvuru hakkı pay sahibi kişiye veya mirasçılarına aittir.Başka bir davada hakim tarafından verilecek yetki ile de başvuru yapılabilir. Elbirliği mülkiyetinde ise TMK.702/4'e göre mirasçıların her birinin de bu başvuruyu yapma ve dava açma hakkı vardır.

TMK.m.713'e göre , taşınmazdaki payların olağanüstü zamanaşımı ile kazanılabilmesi için 20 yıllık malik sıfatı ile zilyetliğin yanısıra, pay sahibinin en 20 yıl öncesinden başlayacak şekilde gaipliğine karar verilmiş olması gerekir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçılar arasında zamanaşımı işlemediğinden bu payların diğer paydaşlar tarafından bu yolla kazanılması mümkün olmaz.
Old 18-10-2020, 19:57   #3
Av. Burak K.

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Yücel Kocabaş
Tapudaki kimlik bilgileri ile ilgili olarak, düzeltme veya eksikliğin tamamlanması için Tapu Sicil Tüzüğü 74,75 m.göre önce Tapu Sicil Müdürlüne başvurulması gerekir. Oradan bir sonuç alınamaz ise Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir.

Bu konuda başvuru hakkı pay sahibi kişiye veya mirasçılarına aittir.Başka bir davada hakim tarafından verilecek yetki ile de başvuru yapılabilir. Elbirliği mülkiyetinde ise TMK.702/4'e göre mirasçıların her birinin de bu başvuruyu yapma ve dava açma hakkı vardır.

TMK.m.713'e göre , taşınmazdaki payların olağanüstü zamanaşımı ile kazanılabilmesi için 20 yıllık malik sıfatı ile zilyetliğin yanısıra, pay sahibinin en 20 yıl öncesinden başlayacak şekilde gaipliğine karar verilmiş olması gerekir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçılar arasında zamanaşımı işlemediğinden bu payların diğer paydaşlar tarafından bu yolla kazanılması mümkün olmaz.

Üstadım derya denizsiniz, maşallah. Defalarca sorularıma cevap verdiniz, mahcup ediyorsunuz. Yine çok ama çok teşekkür ediyorum.

Tapuda çok ilginçtir iki tanımadığımız ve varlığı söz konusu dahi olmayan iki şahsın yalnızca isimleri yazmakta. Kim oldukları, nereden geldikleri, anne baba adları, hiçbir şeyleri mevcut değil. Pazartesi günü tapu müdürüyle görüşmeye gideceğim. 74. 75'e binaen bir dilekçe vereceğim ama sanıyorum bu yönde gerçekleştireceğim başvurudan sonuç alamayacağım Devamında Sulh Hukukta açacağımız tapu kaydı düzeltilmesine ilişkin davada dikkat etmem gereken, hatırlatmanız icap edecek bir husus var mıdır acaba üstadım?
Old 18-10-2020, 20:02   #4
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Burak Bey, ben de teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Old 19-10-2020, 16:15   #5
hciyiltepe

 
Varsayılan Kayyim Tayini

4721 sayılı Türk Medeni Yasası’nın 427 nci maddesinde “bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi durumunda vesayet makamının yönetimi kimseye ait olmayan mallar üzerinde gerekli tedbirleri alacağı ve yönetim kayyımı tayin edeceği” hüküm altına alınmıştır.

Yine 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun’da “bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere; mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanmasına dair usul ve esaslara” yer verilmiş, aynı yasanın 2. Maddesinde de “22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 427 nci maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder.” hükmüne yer verilmiştir.

4721 ve 3561 sayılı Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde görüleceği üzere bir kimseye yönetim kayyımı tayin edilebilmesi için;
- Bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya
- Kişinin oturduğu yerin bilinememesi
- Hazinenin menfaatinin bulunması
Şartlarının gerçekleşmesi
gerekmektedir.

Görüleceği üzere hazinenin menfaatinin bulunduğu hallerde kişiye yönetim kayyımı atanması için kişiden uzun süredir haber alınamaması veya kişinin oturduğu yerin bilinememesi yeterli olup kişinin tapuda ad ve soyadı ile baba adının bilinmesi kayyım tayin edilmesine engel bulunmamaktadır.

Zira 3561 sayılı yasanında amacı da “bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak” olup tapuda ad ve soyadı ile baba adı belli olmakla birlikte kişiden uzun süreden beri haber alınamadığı, yaşayıp yaşamadığının tespit edilemediği, oturduğu yerin tüm araştırmalara karşın bulunamadığı hallerde yönetim kayyımı atanması yasal bir zorunluluk olarak ta öngörülmüştür.

Konuyu bu açıdanda değerlendirebilirsiniz.
Old 25-10-2020, 21:45   #6
Av. Burak K.

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan hciyiltepe
4721 sayılı Türk Medeni Yasası’nın 427 nci maddesinde “bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi durumunda vesayet makamının yönetimi kimseye ait olmayan mallar üzerinde gerekli tedbirleri alacağı ve yönetim kayyımı tayin edeceği” hüküm altına alınmıştır.

Yine 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun’da “bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere; mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanmasına dair usul ve esaslara” yer verilmiş, aynı yasanın 2. Maddesinde de “22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 427 nci maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder.” hükmüne yer verilmiştir.

4721 ve 3561 sayılı Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde görüleceği üzere bir kimseye yönetim kayyımı tayin edilebilmesi için;
- Bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya
- Kişinin oturduğu yerin bilinememesi
- Hazinenin menfaatinin bulunması
Şartlarının gerçekleşmesi
gerekmektedir.

Görüleceği üzere hazinenin menfaatinin bulunduğu hallerde kişiye yönetim kayyımı atanması için kişiden uzun süredir haber alınamaması veya kişinin oturduğu yerin bilinememesi yeterli olup kişinin tapuda ad ve soyadı ile baba adının bilinmesi kayyım tayin edilmesine engel bulunmamaktadır.

Zira 3561 sayılı yasanında amacı da “bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak” olup tapuda ad ve soyadı ile baba adı belli olmakla birlikte kişiden uzun süreden beri haber alınamadığı, yaşayıp yaşamadığının tespit edilemediği, oturduğu yerin tüm araştırmalara karşın bulunamadığı hallerde yönetim kayyımı atanması yasal bir zorunluluk olarak ta öngörülmüştür.

Konuyu bu açıdanda değerlendirebilirsiniz.


Efendim çok teşekkür ederim. Bu bilgilerin fazlasıyla faydası olacak bana. Çok sağ olun.
Old 28-10-2020, 11:58   #7
Av.3

 
Varsayılan

Merhaba Meslektaşım.

Uygulama konusunda benim de yaşadığım problem ve çözümünü işlemlerinizin kolaylaşması açısından izah edeyim istiyorum.

Öncelikle ortaklığın giderilmesi davasını tapu kayıtlarına göre açıyoruz. Şayet isim soy isim varsa yada sadece isim varsa dahi ismi ile bildiriyoruz. Dava dilekçemizde ilgili kaydın tapuda sadece isim olarak gözüktüğü TC kimlik bilgilerinin yer almadığını bu nedenle önce Tapu Kadastroya ayrı ayrı müzekkere ile TC kimlik ve adres bilgilerinin sorulmasını, olumsuz gelirse nüfustan sorulmasını ve bu da olumsuz gelirse kolluk araştırması yapılmasını talep ediyor sonrasında ise en son sn. @hciyiltepe nin de bahsettiği gibi kayyım mekanizmasını devreye alıyoruz. Ayrıca dikkat etmemiz gereken bir nokta da ortaklığın giderilmesi davasında taraf teşkilinin sağlanması zorunluluk olup taraf teşkili sağlanamadı diye davanız reddedilemez. Bir kısım dosyalarda kesin süre verip reddedileceğine dair ihtar gönderiliyor. Hak kaybına uğramayalım iyi çalışmalar dilerim.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Trafik kazası kimin yeşilde geçtiği belli değil onur86 Meslektaşların Soruları 6 25-07-2017 10:49
Eşim Yurtdışına Gitti Adresi Belli Değil nlgn Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 09-05-2011 15:47
yurt dışında yaşayan davalının adresi belli değil nasıl tebligat yapabilirim av.nesrinzeyneb Meslektaşların Soruları 2 04-11-2010 16:44
Yazılan müzekkere ile istenen dosyanın hangi mahkemede olduğu belli değil. İklimKılıç Meslektaşların Soruları 2 17-12-2009 19:06
hastaneye karşı ne yapmak gerekir? hırs Meslektaşların Soruları 3 07-12-2007 12:43


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04541111 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.