Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

ÇOK ACİLLL! ölünceye kadar bakma akdine dayalı davalarda öğrenme tarihinin ispatı

Yanıt
Old 04-05-2009, 18:18   #1
AVUKAT AYŞE

 
Varsayılan ÇOK ACİLLL! ölünceye kadar bakma akdine dayalı davalarda öğrenme tarihinin ispatı

Tüm meslektaşlarıma iyi çalışmalar diliyorum.Ölünceye Kadar Bakma Akdine Dayalı Tapu iptal ve Tescil davasında , akdin öğrenme tarihini ispat yükü hangi taraftadır.Davacıların eşi olan tanıklardan bir tanesi ölümden 1 yıl sonra, diğeri ise ölümden birkaç ay sonra öğrendik diyor.Gerçekte ise akitten , murisin sağlığında haberdarlar ancak bu duruma ilişkin tanık yok.Tamamen mirasçılar arasında konuşulmuş ve davacılar , öğrenme konusunda tanıklık yapmasın diye kendi dışındaki kalan iki mirasçı aleyhinde de dava açmış.Davalılardan akdin tarafı olmayan mirasçı yönünden husumet itirazında bulunduk ancak öğrenme konusunda tanık olarak faydalanamyoruz.Dava ise ölümden 1 yıl 2 ay sonra açılmış.Öğrenme tarihi konusunda ispat yükü hangi taraftadır.Acilen Yargıtay kararına ihtiyacım var.İlgilenen arkadaşlarıma şimdiden TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Old 04-05-2009, 22:53   #2
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Ölünceye kadar bakma akdine dayalı davadaki iddianın ne olduğu kim tarafından kime karşı açıldığı konusunda bilgi verilirse belki cavap verilebilir. Diye düşünüyorum.
Old 05-05-2009, 09:59   #3
ISTANAZ

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
Birinci Hukuk Dairesi
Esas No
: 2000/14154
Karar No
: 2000/14257
Tarih
: 15.11.2000

ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA VAADİ SÖZLEŞMESİ
BAKIM BORÇLUSUNUN ÖLÜMÜ
ÖZET:
Bakım borçlusunun bir yıl kadar önce öldüğü gerekçesi ile, ölünceye kadar bakma vaadi sözleşmesi uyarınca verilen taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının iptali ve davacı adına tescili istemiyle açılan davada; öncelikle bakım borçlusunun veraset ilamı veya nüfus kaydı celbedilerek ölüm tarihinin saptanması, davacıya BK'nun 518. maddesine göre mi, yoksa akde aykırılık nedenine dayanarak mı dava açtığı hususunun açıklattırılması, bu yönde varsa tarafların başka delillerinin toplanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılamasında, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı, dava dilekçesinde Nurten ile yaptığı ölünceye kadar bakma akdi uyarınca dava konusu taşınmazlarını kendisine devrettiğini; bakım borçlusunun bir yıl kadar önce öldüğünü ileri sürerek tapuların iptali ile adına tescilini istemiştir.

Bilindiği üzere; ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmelerinde bakım alacaklısının ölümü sözleşmenin sona ermesini gerektirdiği halde bakım borçlusunun ölümü ile sözleşme son bulmaz, bakma ve görüp gözetme borcu bakım borçlusunun mirasçılarına intikal eder. Ancak yasa koyucu bakım alacaklısına, isteği dışında, bakım borçlusunun mirasçıları ile birlikte yaşamaya zorlamamak için ölüm tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşmeyi bozma (fesh etme) hakkı tanımıştır (BK.nun 518.). Ne var ki, bakım alacaklısının ölüm nedeniyle sözleşmeyi bozması (fesh etmesi) halinde bakım borçlusuna verdiği malı aynen mirasçılarından geri istemesine yasal olanak yoktur, bu durumda Borçlar Kanunun 518. maddesinde açıkça belirtildiği üzere sadece borçlunun iflası halinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir para talep edebilir. Nitekim; bu ilke 05.06.1957 tarih, 25/22 sayılı İçtihadları Birleştirme Kararında da açıkça vurgulanmış, uygulama bu yönde kararlılık kazanmıştır.

Öte yandan, Borçlar Kanununun 518. maddesinde öngörülen fesih beyanının kullanılması ile sözleşmenin ortadan kalkacağı; feshin hükümlerinin önceye etkili olamayacağı; bu nedenle ölünceye kadar bakma sözleşmesinin o zamana kadar meydana getirdiği hükümleri muhafaza edeceği kuralıda yerleşmiş Yargıtay İçtihatları ve bilimsel görüşlerde ortaklaşa kabul edilmiştir.

Ayrıca ölünceye kadar bakıp gözetmek sözleşmesi basitçe taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen, bazı yönleri itibarıyla talih ve tesadüfe, ayrıca şekle bağlı - bir sözleşme şeklinde tanımlanabilir. Nitekim, söz konusu sözleşme BK.nun 511. maddesinde "kaydı hayat ile bakma mukavelesi, akitlerden birinin diğerine ölünceye kadar bakmak ve onu görüp gözetmek şartıyla bir mamelek yahut bazı malların temlikini iltizam etmesinden ibaret olan bir akit" olarak tarif edilmiştir.

Anılan yasanın bu ve devamı maddelerinin açık hükümlerinde belirtildiği gibi ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile, bakım alacaklısı sözleşmeye konu olan mamelek veya bazı mallarının mülkiyetim bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da kural.olarak bakım alacaklısını kendi ailesi içerisine alıp, ona özenle ölünceye kadar bakıp gözetmek yükümlülüğü altına girer. Hemen belirtmek gerekir ki, bakım borçlusunun bakıp gözetmek yükümlülüğü, aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp, ikametini temin etme yanında, besleme, giydirme hastalığında hekime götürüp, gerekli ihtimamı gösterme, manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri de içerisine alır.

Kuşkusuz bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirirken, aldığı malların kıymetine, bakım alacaklısının önceden sahip olduğu içtimai mevkiine ve hakkaniyet kurallarına göre hareket etmek zorundadır. Öte yandan, yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin sonuçları BK.nun 517. maddesinde açıklanmış sözleşmeden doğan ödevlere aykırılık yüzünden ilişki çekilmez olmuşsa, ya da önemli nedenlerle ilişkinin sürdürülmesi aşırı ölçüde güçleşmiş veya olanaksız hale gelmişse taraflardan her birini tek yanlı olarak sözleşmeyi fesh etme, verdiği şeyi geri alma hatta karşı tarafın kusurlu olması halinde tazminat isteme hakkı tanınmıştır. O halde yükümlülüklerini yerine getirmeyen bakım borçlusuna karşı bakım alacaklısı her zaman fesih hakkını kullanabilmekte, fesih geçmişe etkili (makable şamil) olmak üzere sözleşmeyi sona erdirdiğinden verdiği şeyi de geri isteyebilmektedir.

Somut olaya gelince; davacının davadan Borçlar Kanunun 518. maddesine mi dayandığı yoksa Borçlar Kanununun 517. maddesi uyarınca akde aykırılık nedeniyle mi dava açtığı kesin olarak anlaşılamamaktadır. Bunun yanında bakım borçlusunun ölüm tarihide araştırılmamıştır.

Hal böyle olunca, öncelikle bakım borçlusunun veraset ilamının veya nüfus kaydının getirtilerek ölüm tarihinin saptanması, davacıya Borçlar Kanununun 518. maddesine göre mi dava açtığı; yoksa akde aykırılık nedenine mi dayandığı hususunun açıklattırılması; bu yönde tarafların başkaca delilleri varsa sorulup tahkikatın buna göre tamamlanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.11.2000 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 05-05-2009, 18:13   #4
AVUKAT AYŞE

 
Varsayılan

Muris kanser ve çalışamaz halde iken, zaten yanında kaldığı ve 16 yıldır bakan oğluna kendi adına kayıtlı olan 5-6 parça taşınmazını ÖKBA ile devrediyor.Bu taşınmazların dışında hisselerinin olduğu 5-6 parça daha taşınmazı var.Müvekkilim murisine ölümüne kadar gayet güzel bakmış.Ölümünden 14 ay sonra 2 kızı Tapu İptal ve Tescil davası açıyor.Biz davanın 1 yıllık sürede açılmadığından zamanaşımı nedeniyle Reddi gerektiğini savunuyoruz.Zira akit tarihinde yapılan devirlerden haberleri var.Ancak nedense ölümünden hemen sonra açmayıp,yeni öğrendik diyerek 14 ay sonra açıyorlar.Murisin 4 evladı var.Davacılar dışında kalan evladına herhangi bir devir yapmadığı halde, davacılar davayı ÖKBA ile bakım borçlusu olan müvekkille birlikte akit dışındaki bu kardeşe de dava açmışlar.Akitle ilgisi bulunmadığı için bu davalı yönünden dava red edilecek ancak, öğrenme tarihi konusunda tek tanığımız bu kardeşleri.Amaç, öğrenme tarihi konusunda tek tanık olan kardeşlerini davalı gösterip tanık olarak dinlenmesinin önüne geçmek.Ancak davacıların eşleri tanık olarak verdikleri ifadelerinde biri murisin ölümünden 1/2 ay sonra, diğeri de ölümden 1 sene sonra akitten haberleri olduğunu söyledi.Yani davacılar öğrenme tarihi konusunda çeliştiler.Bu durumda öğrenme tarihini ispat yükü davacı taraftamıdır,davalı yandamıdır.Ben,mevcut durum karşısında davacılar kendi aralarında da çelişkiye düştükleri için davayı süresinde açmadıklarının kabulü gerektiğini düşünüyorum.Ancak Yargıtay kararı ile desteklemek gerektiğinden bu yönde yardımcı olacak arkadaşların yardımına ihtiyacım var.Teşekkürler
Old 05-05-2009, 20:47   #5
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

I.Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile ilgili olarak mirasçılar ;
1. Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açabilirler.Süreye tabi değildir.
2. Saklı pay haklarını ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığı ispat edilerek tenkis davası açabilirler. Saklı payın zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ( en geç ölüm tarihinden itibaren 10 yıl) içinde açılır. Öğrenme tarihini davacı ispat eder. Davalı da aksini ispat eder.
3. Ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptali davası açılabilir.Süreye tabi değildir.
4. Hata hile korkutma nedeniyle tapu iptali davası açılabilir. Bu da öğrenme tarihinden itibaren 1 yıllık süreye tabidir.
II. Mirasçılar sözleşmenin yerine getirilmediği örneğin bakım borçlusunun bakım alacaklısına bakmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davası açamazlar.Bu hak sağlığında bakım alacaklısına aittir.
Diye düşünüyorum.
SONUÇ :Ben belirtilen olayla 1 yıllık süre arasında pek irtibat kuramadım. Acaba tenkis davası mı anlatılmak isteniyor.

Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi seam Meslektaşların Soruları 5 09-10-2008 14:47
ölünceye kadar bakma sözleşmesi hanoglu Meslektaşların Soruları 9 12-08-2008 10:32
ölünceye kadar bakma sözleşmesi NAZ80 Meslektaşların Soruları 4 29-05-2008 19:15
Ölünceye Kadar Bakma Akdi/ Tapuda Satış Görünmesi/ Acİlll anadolu32 Meslektaşların Soruları 7 07-05-2008 16:23
ölünceye kadar bakma sözleşmesi Av.Gamze Korkmaz Meslektaşların Soruları 2 04-04-2007 16:38


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04181004 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.