Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Dolandiricilik

Yanıt
Old 16-10-2011, 03:47   #1
cevheri

 
Varsayılan Dolandiricilik

Müvekkilin alacağından dolayı A ve B firmasına karşı icra takibi başlattık,firmalar itirazında söz konusu malların alınmadığını,faturaların kendisine tebliğ edilmediğini,A firmasında çalışan sigortalı işçi tarafından firma adına hareketle yetkisiz olarak siparişler verdiği ve dolandırıldığınızı beyan etmektedirler.

Yaptığımız araştırmada borçlu firma bünyesinde sigortalı çalışanın siparişleri verdiği, firma adına hareketle malları 3.bir şahsa teslimini sağladığı,firmada çalıştığı beyan edilen bazı kişilerin hayali kişiler olduğu ve bizim dışımızda 10 firmanın da aynı yöntemlerle dolandırıldığı anlaşılmaktadır.

Faturalar grup firmaları olan (A) ve (B) firmalarına kesilmiş olup,tüm yazışmaları ve olayları tezgahlayan şahıs ( A) firmasında sigortalı işçi olarak çalışmaktadır.Bu kişi ve kişilerle ilgili olarak dolandırıcılıktan dolayı şikayette bulunduk.

Hukuken firmalar BK 55 hükmüne göre alacak açısından bir sorumluluğu olabilir mi ? Aşağıda verilen Yargıtay kararını da nazara almanız rica olunur.Teşekkürler


T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi

Esas: 2002/446
Karar: 2002/3417
Karar Tarihi: 11.04.2002

ÖZET : Çalıştırdığı kişinin suç oluşturan eylemi sonucu oluşan zarardan, çalıştırdığı kişiyi seçmede özensiz davranan istihdam edenin de kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumluluğu söz konusudur.

(818 S. K. m. 55)

Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 3.10.2001 tarih ve 2001/452-2001/889 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 9.4.2002 günde davalılardan Garanti Bankası vekili Günay Salman gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, mali müşavir olan müvekkilinin yanında çalışan davalı Reşit'in diğer davalı bankadan sağladığı vergi tahsil alındısı dekontlarını kullanarak vergi yükümlülerinin (20) milyon lirayı aşan vergi ödemelerini zimmetine geçirdiğini, bankanın da bu dekontları iyi muhafaza etmemekle kusurlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik bir milyar liranın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, dekontların kıymetli evrak niteliğinde olmadığını, orijinaller üzerinde tahrifat yapılmak veya çoğaltılmak suretiyle dolandırıcılık yapılabileceğini, bankanın kusurlu olmadığını savunmuştur.

Davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının mükelleflerine ait vergi borçlarını elemanı olan Raşit aracılığı ile davalı bankaya yatırdığı, anılan davalının davalı bankadan sağladığı bankaya ait antetli vergi tahsil alındı makbuzlarını kendisi doldurarak bankaya yatırmadığı vergi ödemelerini zimmetine geçirdiği, açılan ceza davasının derdest olduğu, kullanılan vergi tahsil makbuzlarında davalı bankanın anteti mevcut olup, orijinal olan bu makbuzların bankadan temin edildiği, davalı Raşit'in makbuzları nasıl ele geçirdiği belli değil ise de, bankanın bunda kusurlu olduğu ve zimmete geçirilen (3.427.947.000) TL.den diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı banka vekili ve diğer davalı temyiz etmişlerdir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan Raşit B.'un temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı hakkında verilen kararın onanması gerekmiştir.

2-Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı muhasebecinin eski çalışanı olan davalılardan Raşit'in vergi dairesince vergi ödemelerini kabule yetkili kılınan davalı banka antetli vergi alındı makbuzlarını kullanarak vergi yükümlülülerinin paralarını zimmetine geçirdiği sabittir. Mahkemece bu makbuzların orijinal olup, anılan davalının eline geçmesinde davalı bankanın kusurlu ve doğan zarardan da sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Oysa, davalı banka sözkonusu makbuzların kendilerince bastırılıp korunan makbuzlar olmadığını, davalı Raşit'in başka yollardan bunları elde ettiğini savunmuş olduğu gibi, kararın dayandırıldığı bilirkişi raporunda da, davacı personelinin kullandığı vergi tahsil alındı belgeleriyle davalı banka belgelerinin yazı karaterlerinin farklı olduğu belirlenmiştir. Bu durumda, sözkonusu belgelerin davalı bankaca ne şekilde sağlandığı, özel ve anlaşmalı matbaalarda numaralı olarak bastırılıp bastırılmadığı, davalılardan Raşit'in kullandığı belgeleri davalı bankadan edinip edinmediği araştırılıp bu yönler kesin biçimde açığa kavuşturulmadan davalı bankanın sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Öte yandan, çalıştırdığı kişinin suç oluşturan eylemi sonucu oluşan zarardan, çalıştırdığı kişiyi seçmede özensiz davranan davacı istihdam edenin B.K.nun 55. md. uyarınca kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumlu olduğundan hareketle, davacının da müterafik kusurunun değerlendirilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalılardan Raşit Bozkurt'un temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı hakkındaki kararın ONANMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, (250.000.000) TL. vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı bankaya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 40.500.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Raşit Bozkurt'tan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 11.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı
Old 16-10-2011, 09:10   #2
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Katkı

Alıntı:
cevheri
Alıntı:
Hukuken firmalar BK 55 hükmüne göre alacak açısından bir sorumluluğu olabilir mi ?


YİBGK.E. 1938/14,K. 1939/27,T. 18.1.1939:

Adam çalıştıranın çalıştırdığı kişinin doğurduğu zararlarda eylem

bir hukuk ilişkisine dayanmayan kişiye karşı işlenirse BK. 55.madde,

hukuk ilişkisi olana karşı işlenirse b.k.100 uygulanır. İkinci halde zamanaşımı olarak 125.madde uygulanır.
Old 16-10-2011, 09:22   #3
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Anlamak için...

Sayın cevheri,


Alıntı:
Müvekkilin alacağından dolayı A ve B firmasına karşı icra takibi başlattık

1.Müvekkil (C)= Gerçek / Tüzelkişi (şirket tipi)?

2.(A)firması= Şirket tipi ?

3.(B)firması = Şirketi tipi ?

4.Sigortalı işçinin iş sözleşmesi (Görev tanımı)?

Alıntı:
firmalar itirazında söz konusu malların alınmadığını,faturaların kendisine tebliğ edilmediğini

4.Faturaya dayalı takip
5.Fatura; irsaliyeli / irsaliyesiz ?
6.İhtarname ?

Alıntı:
A firmasında çalışan sigortalı işçi tarafından firma adına hareketle yetkisiz olarak siparişler verdiği ve dolandırıldığınızı beyan etmektedirler

7.Sipariş formları?
8.Siparişin teyidi
9.Sözleşme?

Kahve molası...
Old 16-10-2011, 17:03   #4
cevheri

 
Varsayılan

Sayın Metin,
Müvekkil firma tüzel kişilik Ltd.Şti.
(A) firması A.Ş.
(B) fİrması A.Ş.
(A) (B) firması (D)Holding A.Ş bünyesinde firmalar.
Sigortalı çalışan A firmasına bağlı bilişim uzmanı diğer firmalarla bağımlılık ilişkisi var.
İlamsız icra takibi faturaya dayalı,teslim edilen mallar çalışanın yönlendirdiği ve firmalarla ilişkisi olmayan 3.şahıs.
Sözleşme vs bulunmamakta,sipariş formları mail ortamında holding uzantılı mailler üzerinden.
Bu yöntemle yaklaşık olarak 10 firma holding in ünvanı kullanılarak dolandırılmış.Dolandırılan firmalar ilk olarak holding elemanları tarafından toplantılar için holding merkezine davet edilmekte ve bu yöntemle güven sağlanılmakta.Holding beyanında kendi rızaları dışında bu toplantıların yapıldığını,pazarlama amacıyla bir çok firmanın arada kendileri ile temas kurduğunu beyan etmektedir.
Teşekkürler.
Old 16-10-2011, 17:25   #5
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Sayın cevheri,

Diğer soruların yanıtları ?

Çözüm için izlenecek yöntem önerisi:

1.Hukuksal ilişkinin irdelenmesi
2.Temsil ve ilzam
3.Olayın hukuksal ve cezai yönleri

Saygılarımla
Old 16-10-2011, 17:40   #6
cevheri

 
Varsayılan

Yargıtay'ın "Çalıştırdığı kişinin suç oluşturan eylemi sonucu oluşan zarardan, çalıştırdığı kişiyi seçmede özensiz davranan istihdam edenin de kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumluluğu söz konusudur." demesi sanırım temsil yetkisi olmasa da alacaktan dolayı firmaların sorumlu olmasına yeterli.Saygılar.
Old 17-10-2011, 09:10   #7
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

55. maddeye göre istihdam eden, çalışanlarının "hizmetlerini ifa ettikleri sırada…" işledikleri haksız fiilden mesuldur.

Sizin olayınızda öncelikle adı geçen kişinin, firmada isthdam eden adına bir "hizmet ifa ederken" size zarar verdiğini ispatlamanız gerekir. Olaydaki anlatımınıza göre, istihdam eden adına bir hizmetin ifası söz konusu değil gibi.

Ayrıca merak ettiğim için bunu soruyorum:

1.) Malların teslim edildiği adres, bir işyeri midir? İşyeri ise, malın veya hizmetin sunulmasını (önemli ölçüde dikkat çekmeyecek şekilde) gerektirecek iştigal alanı var mıdır? Misal: 10 Ton İnşaat malzemesini, kırtasiye dükkanına teslim etmiş olabilirler…

2.) Malı teslim ettiğiniz kişi veya şirket hakkında hukuki bir işlem yaptınız mı?
Old 17-10-2011, 11:40   #8
cevheri

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım "hizmetlerini ifa ettikleri sırada…" kavramı ile ilgili Yargıtay'ın çok ilginç bir kararını aşağıda sunuyorum.Hizmetin ifasını geniş yorumluyor ve özel amaçla yapılan eylemin yine BK 55 çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği görüşünde.

Mallar bilişim sektöründe kullanılan bir takım bilgisayar donanımları, çalışan tarafından maillde teslimi belirtilen şahsa müvekkil şirket merkezinde teslim edilmiş.Tüm şahıslara karşı dolandırıcılıktan şikayette bulunduk.Aynı şahıslar benzeri yöntemlerle 10 firmayı dolandırmış.İyi Çalışmalar.

T.C. YARGITAY
4.Hukuk Dairesi

Esas: 2000/2062
Karar: 2000/4389
Karar Tarihi: 04.05.2000

ÖZET: Kusur aranmayan haksız fiil sorumluluğunda adam çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için; zararın, çalışanın hukuka aykırı eyleminden doğması ve zarar ile çalışanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Adanı çalıştıran, çalışanın seçiminde, talimat vermede ve denetlemede gerekli özeni gösterdiğim kanıtladığı taktirde sorumluluktan kurtulur.


(818 S. K. m. 55)

Dava: Davacı N. vekili Avukat Necdet tarafından, davalı S...R... hotel aleyhine 29.12.1997 gününde verilen dilekçe ile istihdam edilenin haksız eylemi nedeniyle 10 milyar lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10.9.1999 günlü kararın Yargıtay ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkiki hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Karar: Dava, davalı şirkete ait otelde güvenlik görevlisi olarak çalışan dava dışı Recai adındaki şahsın, turist rehberi olarak burada kalmakta olan davacının zorla ırzına geçmek suretiyle kişilik haklarına saldırıda bulunduğundan manevi tazminat istemine ilişkindir.

Yerel mahkemede yapılan yargılama sonunda, istihdam eden davalının, zararlandırıcı eylemde bulunan dava dışı işçinin gerek eğitilmesine ve gerek gözetiminde gereli özenin gösterildiğini, bu eylemin işçinin yapması gereken iş dolayısıyla meydana gelmediğini, sorumluluğun tamamen özel amaçla hakaret eden dava dışı işçide olduğunu ve bu nedenlerle adan kullanan davalının sorumlu olmayacağı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davalı vekil tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, adam çalıştıran sıfatıyla BK. 55. maddeleri uyarınca davalı şirket hakkında açılmıştır.

Kusur aranmayan haksız fiil sorumluluğun da adam çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için; zararın, çalışanın hukuka aykırı eyleminden doğması ve zarar ile çalışanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.

Bu koşulların varlığı haliyle çalıştıranın kendisen yükletilmiş olan özen gösterme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve zararın bu yüzden meydana geldiği kabul edilmektedir. Bu sorumluluk karinesinin çürütülmesi için yasa koyucu adam çalıştıranlar için kurtuluş beyinnesi hakkını tanımıştır.

Adam çalıştıran, çalışanın seçiminde, talimat vermede ve denetlemede gerekli özen gösterdiği kanıtlaması kurtulur.

Bu bağlamda olmak üzere somut olayın irdelemesine gelince; Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, olay tarihinde davalıya ait işyerinde çalışan dava dışı işçinin daha önce çalıştığı yerde bir yabancı uyruklu turist kadının ırzına geçmesi nedeniyle bu işinden ayrılmak zorunda kaldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar zararlandırıcı eylemde bulunan dava dışı işçinin davalıya ait otelde ie girerken, ırza geçme olayını gizlemiş ise de; yeni işe girerken ayrıldığı işyerinden aldığı sigorta numarasını kullandığından buradan hareketle ayrıldığı işyerinden bu işçinin genel davranış biçimi hakkında gerekli bilgi alınması olanağı mevcut iken buna itibar edilmediği ve bu suretle adam çalıştıran davalının gerekli özeni göstermediği anlaşılmaktadır.

Çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için zarar verici eylem ile çalıştıranın görülen işi arasında fonksiyonel bağlılık bulunması yeterlidir. Ayrıca, yerel mahkeme kararında belirtildiği gibi, işçinin yapması gerekir. İş dolayısıyla giriştiği bir faaliyetin sonunda zarar oluşması gibi özel bir durumun varlığı aranmaz.

Yukarıda beri açıklanan nedenlerden ötürü, davalıya ait otelde güvenlik görevlisi olarak çalışan dava dışı işçinin aynı otelde turist rehberi olarak kalan davacının zorla ırzına geçmekten ötürü ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile mahkeme olan ve bu suretle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunan işçinin bu eylemi nedeniyle BK. 55. maddesi uyarınca tarafların sosyal ekonomi durumları da gözönünde tutularak davacı yararına takdir edilecek miktarda manevi tazminata karara verilmesi gerekirken davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmadığında kararı bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 4.5.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı
Old 17-10-2011, 11:52   #9
cevheri

 
Varsayılan

Sanırım bu veriler ışığında istihdam edilen firmaya karşı itirazın iptali davasın açmakta bir sakınca bulunmamakta.
Old 17-10-2011, 12:50   #10
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan cevheri
Sanırım bu veriler ışığında istihdam edilen firmaya karşı itirazın iptali davasın açmakta bir sakınca bulunmamakta.

Alıntı:
Çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için zarar verici eylem ile çalıştıranın görülen işi arasında fonksiyonel bağlılık bulunması yeterlidir.

Yukarıda beri açıklanan nedenlerden ötürü, davalıya ait otelde güvenlik görevlisi olarak çalışan dava dışı işçinin aynı otelde turist rehberi olarak kalan davacının zorla ırzına geçmekten ötürü


İlk mesajımda da belirttiğim gibi öncelikle adı geçen kişinin, firmada isthdam eden adına bir "hizmet ifa ederken" size zarar verdiğini ispatlamanız gerekir. Bunu ispatlayabiliyorum diyebiliyorsanız tabi ki itirazın iptali davası açabilirsiniz.

Son eklediğiniz Yargıtay Kararında da dikkat ederseniz, işveren ile işçinin eylemi arasında "fonksiyonel dahi olsa bir bağın olması…" aranmış ve "...Otelde güvenlik görevlisi olarak çalışan dava dışı işçinin aynı otelde turist rehberi olarak kalan davacının zorla ırzına geçmesi..…" gerekçe gösterilmiştir. Burada işverene ait işyeri ile mağdur arasında da kurulmuş bir bağ vardır. Mağdur otelde kalıyor, mütecavüz otelin güvenlikçisi...

Sizin olayınızda işveren'in işyeri ile mağdur arasında belirgin bir bağ yok gibi.

Çünkü, çalışan kişi çok kolay bir şekilde işyeri dışında e-mail uzantısı yaratabilir (Kaldı ki mesleği bilişimmiş)… Bu hesap üzerinden sahte order verebilir… Böylesine büyük şirketler, donanım ihtiyaçlarını adam göndererek elden pek almazlar. Bütün bunlar, işveren bakımından söylenebilecek hususlar.

Eğer işveren ile mağdur arasında mevcut olan bir bağ kullanılarak çalışan zarar vermiş olsaydı rahatlıkla bu ilişki temel alınarak işveren hesabına hareket ettiği varsayılmıştır denilebilirdi…
Old 17-10-2011, 13:13   #11
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Alıntı:
YİBGK.E. 1938/14,K. 1939/27,T. 18.1.1939:

Adam çalıştıranın çalıştırdığı kişinin doğurduğu zararlarda eylem

bir hukuk ilişkisine dayanmayan kişiye karşı işlenirse BK. 55.madde,

hukuk ilişkisi olana karşı işlenirse BK.100 uygulanır
.

Sayın Dikici,

Müvekkil (C)'nin (A) ve (B) firmalarına karşı "faturaya dayalı takip" yapmış olması karşısında,

öncelikle (C) ve (A+B) arasında "hukuk ilişkisi"nin kurulmuş olup olmadığının ve bunun geçerli olup olmadığının irdelenmesine ne dersiniz?

Saygılarımla
Old 17-10-2011, 13:26   #13
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hulusi Metin
Sayın Dikici,

Müvekkil (C)'nin (A) ve (B) firmalarına karşı "faturaya dayalı takip" yapmış olması karşısında,

öncelikle (C) ve (A+B) arasında "hukuk ilişkisi"nin kurulmuş olup olmadığının ve bunun geçerli olup olmadığının irdelenmesine ne dersiniz?

Saygılarımla

1.) Fatura, (A+B)'ye tebliğ edilmiş midir?

2.) Fatura, (A+B) ticari defterlerine kayıt edilmiş midir?

Bunlara vereceğiniz cevaba göre, durum değişir.
Old 17-10-2011, 13:30   #14
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Alıntı:
Av.Mehmet Saim Dikici
Alıntı:
1.) Fatura, (A+B)'ye tebliğ edilmiş midir?

2.) Fatura, (A+B) ticari defterlerine kayıt edilmiş midir?

Bunlara vereceğiniz cevaba göre, durum değişir.

Sayın Dikici,
Evet, dediğim de budur...
O halde önce bu hususlar açıklanmalıdır...
Old 17-10-2011, 13:42   #15
cevheri

 
Varsayılan

Faturalar A ve B şirketinin kayıtlarında mevcut değil.Faturalar şirketin adresine gönderilmiş ve eylemleri yapan şahıs tarafından tebliğ alınmıştır.

Firma yetkilileri ilk olarak başka ürünleri alacakları bahanesi ile müvekkili holding in merkezine çağırıyorlar,burada çeşitli görüşmeler yaparken yetkili olarak tanıtılan şahıs suça konu ürünlere de ihtiyaçlarının olduğunu beyan ettiğinden müvekkil ürünleri belirtilen şahsa teslim ediyor.Tüm eylemleri yapan şahıs ile şirket çalışanlarının eylem birlikteliğine inanıyoruz,Savcılık bu hususları da inceliyor.Saygılarımla.
Old 17-10-2011, 13:47   #16
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Eleştiri

Alıntı:
cevheri
Alıntı:
T.C. YARGITAY
4.Hukuk Dairesi

Esas: 2000/2062
Karar: 2000/4389
Karar Tarihi: 04.05.2000

ÖZET: Kusur aranmayan haksız fiil sorumluluğunda adam çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için; zararın, çalışanın hukuka aykırı eyleminden doğması ve zarar ile çalışanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Adanı çalıştıran, çalışanın seçiminde, talimat vermede ve denetlemede gerekli özeni gösterdiğim kanıtladığı taktirde sorumluluktan kurtulur.


"davalıya ait otelde güvenlik görevlisi olarak çalışan dava dışı işçinin aynı otelde turist rehberi olarak kalan davacının zorla ırzına geçmekten ötürü"

Karara konu olayda,davalı otel ile o otelde turist rehberi olarak kalan kişi arasında "hukuki ilişki" yok mudur ki m.55 uygulanmış?

Eğer hukuki ilişki varsa, YİBK.14/27, uyarınca m.100 uygulanmalı...
Old 17-10-2011, 14:02   #17
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan

Alıntı:
cevheri
Alıntı:
Faturalar A ve B şirketinin kayıtlarında mevcut değil.Faturalar şirketin adresine gönderilmiş ve eylemleri yapan şahıs tarafından tebliğ alınmıştır.


7201 S.Tebligat Kanunu
Hükmi Şahıslara Ve Ticarethanelere Tebligat
MADDE 12 - Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır.
Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.
Hükmi Şahısların Memur Ve Müstahdemlerine Tebligat

MADDE 13 - Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.

“Borçlu şirket yetkilisinin bulunmadığı belirtilmeden doğrudan doğruya temsil yetkisi olmayan şirket çalışanına yapılan tebligat usulsüzdür” (12. HD.E. 2008/14436,K. 2008/17953,T. 21.10.2008).
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Dolandiricilik Ve Çek İptalİ av.heimatlos Meslektaşların Soruları 5 06-01-2011 00:50
Dolandiricilik av elif Meslektaşların Soruları 8 20-04-2010 13:16
Gabİn-İptal-dolandiricilik seyitsonmez Meslektaşların Soruları 0 04-06-2009 14:46
Nitelikli Dolandiricilik Av.Ceylan Pala Karadağ Ceza Hukuku Çalışma Grubu 9 01-09-2008 15:32
İs Yapma Vaadi İle Dolandiricilik ziya onsoz Hukuk Soruları Arşivi 2 15-01-2007 01:58


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06831503 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.