Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Genel İŞlem KoŞullari

Yanıt
Old 16-08-2006, 22:36   #1
Gülşen

 
Varsayılan Genel İŞlem KoŞullari

Merhaba Sayın grup üyeleri,


Mevcut kanunda yer almayıp borçlar kanunu tasarısıyla getirilen önemli değişikliklerden biri, tasarının 20-25. maddeleri arasında yer alan "Genel İşlem Koşulları" başlıklı düzenlemedir.Yürürlükteki kanunda bulunmayan bu kurum,yabancı hukuk sistemlerinde ayrıntılı biçimde düzenlemiş bulunmaktadır.Günümüz koşulları ile değişen ihtiyaçlar Türk hukuk sisteminde de bu kurumun borçlar kanununda düzenlenmesi gereğini doğurmuştur.Genel işlem koşullarının tasarıda düzenleniş biçiminden önce bu kuruma neden ihtiyaç duyulduğuna kısaca değinmek istiyorum.

Borçlar Kanunumuz bireysel sözleşme modeline dayanmaktadır.Bireysel sözleşme; öneri, öneriye karşı öneri ve kabul gibi en son irade açıklamalarının uyuşması sağlanıncaya kadar sözleşmenin her hükmünün tartışma ve pazarlık konusu yapıldığı sözleşmelerdir.Ancak çağımızın gelişen koşulları bireysel sözleşme modelleri yanında kitle sözleşmesi denilen yeni bir sözleşme modeli ortaya çıkarmıştır.Bankalar, sigorta şirketleri,dayanıklı tüketim malları üretimi ve pazarlaması yapan şirketler bireysel sözleşme akdinden önce soyut olarak tek yanlı kaleme aldıkları sözleşme koşulları hazırlarlar ve bunlarla gelecekte kurulacak belirsiz sayıda ancak aynı tipteki hukuki ilişkileri düzenlerler.Önceden hazırlanan tipik sözleşme koşullarına "genel işlem koşulları" denilmektedir.Kitlelere yönelik bu tür sözleşmelerde, sözleşmenin kurulması ile ilgili görüşmeler ve pazarlık yapılması sözkonusu değildir.Çoğu zaman fiyat konusu bile tarifelerle belirlenir ve müzakere dışı bırakılır.Bu tip bir sözleşmede sözleşen kişi, önüne getirilen metin karşısında "evet" ya da " hayır" deme şansına sahiptir, "evet ama" deme seçeneğinden yoksundur.Müteşebbis ve müşteri arasında fiili bir eşitlik yoktur, eşitsizlik vardır.Bu tip sözleşmelerin güçlü tarafı,mal veya hizmet arzında bulunan müteşebbistir.Bu durum karşısında da sözleşen kişinin yasalarla korunması ihtiyacı gündeme gelmiş ve borçlar kanunu tasarısında genel işlem koşulları, tüm sözleşmeleri kapsayacak şekilde genel hükümler karşısında emredici biçimde düzenlenmiştir.

E. Genel işlem koşulları

I. Genel olarak

Madde 20- Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli önem taşımaz.
Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin, genel işlem koşulu sayılmasını engellemez.
Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz.
Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır.

II. Kapsamı

1. Yazılmamış sayılma

Madde 21- Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme olanağı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.
Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.


2. Yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisi

Madde 22- Sözleşmenin yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Bu durumda düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez.


III. Yorumlanması

Madde 23- Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.

IV. Değiştirme yasağı

Madde 24- Genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede veya ayrı bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem koşulları içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi içeren kayıtlara yer verilemez.
V. İçerik denetimi

Madde 25- Genel işlem koşullarına, karşı tarafa dürüstlük kurallarına aykırı olarak zarar verici veya karşı tarafın durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.
Old 16-08-2006, 22:37   #2
Gülşen

 
Varsayılan

Tüketici aleyhine olan sözleşme geçersiz sayılacak


Bankalar, sigorta şirketleri, seyahat işletmeleri ve beyaz eşya firmaları tarafından imzalattırılan, müşteri aleyhine şartlarla dolu sözleşmeler sınırlandırılıyor. Yeni Borçlar Kanunu Tasarısı ile firmalara sözleşmeye koydukları maddelerin ne gibi sonuçlara yol açacağı konusunda müşteriye açıklama yapma mecburiyeti getiriliyor. Tasarıya göre, tüketici aleyhine sonuç doğuracak şekilde sözleşmenin niteliğine aykırı olan şartlar geçersiz kabul edilecek. Sözleşmede yer alan maddeler açık ve anlaşılır değilse ya da değişik anlamlara geliyorsa müşteri lehine yorumlanacak. Başbakanlık’a gönderilen Yeni Borçlar Kanunu Tasarısı’nda ‘genel işlem şartları’ adı altında yeni bir düzenleme bulunuyor. Bu, önceden hazırlanmış karınca küçüklüğünde harflerle yazılan sözleşmelerin tüketiciyi mağdur etmesini önlüyor. Şirket sözleşmelerinin yanı sıra elektrik, telefon, su gibi kamu hizmeti kapsamına giren sözleşmelerde de genel işlem şartlarıyla ilgili kurallar uygulanacak. Ayrıca bankaların kredi sözleşmelerinde yer verdikleri ‘kurumun istediği zaman kredi ilişkisine son vereceği’ yönündeki hükümler sözleşmeye yazılmamış sayılacak; yani hiçbir bağlayıcılığı olmayacak. Firmanın imzalattığı sözleşmede ya da ek sözleşmede tek yanlı olarak müşteri aleyhine değişiklik içeren ya da yeni düzenleme yetkisi veren kayıtlar geçersiz kabul edilecek. Borçlar Kanunu’nda ilk kez düzenlenen ‘Genel işlem şartları’, tasarının 20 ile 25. maddeleri arasında düzenlendi. Borçlar hukukunun temelini, tarafların sözleşmenin her hükmünü tartışma ve pazarlık konusu yapabileceği bireysel sözleşme modelinin oluşturduğu vurgulanan madde gerekçesinde müşteriye itiraz hakkı tanımayan yeni tip sözleşme modellerinin ortaya çıktığına dikkat çekiliyor. Bankalar, sigorta şirketleri, seyahat ve taşıma işletmeleri, dayanıklı tüketim malları üretimi ve pazarlaması yapan girişimcilerin önceden soyut ve tek yanlı sözleşme metinleri hazırladıkları vurgulanarak, müşterilerin sözleşme şartlarını değiştiremediğinin altı çiziliyor. Bu tür sözleşmelerde bireyin ya kendisine dayatılan şartları kabul etmesi ya da sözleşme yapmaması seçenekleri arasında bırakıldığı belirtilerek, “Başka bir ifadeyle, birey önüne konulan metin karşısında, sadece ‘evet’ ya da ‘hayır’ diyebilecek, buna karşılık, ‘evet, ama’ seçeneğinden yoksun olacaktır.” deniyor. Ankara, Zaman 23.09.2005
Old 09-09-2006, 00:48   #3
Gülşen

 
Varsayılan

Merhaba sayın Sehper,

genel işlem koşulları ile ilgili olarak internet aracılığı ile haber kanalları da dahil olmak üzere çeşitli kaynakları tarayarak yaptığım araştırmada mümkün olduğunca özet ve anlaşılabilir bilgiler vermeye çalıştım.Gereksiz tekrarlardan kaçınmak amacıyla sadece gerekli gördüğüm noktalarda izahata yer verdim.Genel işlem koşulları başlıbaşına derin bir konu ve hertürlü detaya yer vermem halinde araştırmamın salt bir kaynak aktarımından öteye gidemeyeceğini düşünüyorum.Henüz öğrenci olmam sebebiyle taktir edersinizki genel işlem koşulları hakkında uygulamaya ilişkin pek fazla örnek aktarmam mümkün olamayacak.Ancak bu konuda tecrübeli avukat büyüklerimiz bizimle bilgi ve tecrübelerini paylaştıkları taktirde üzerinde yorum yapıp genişleteceğimiz ve bu sayede de daha net görülebilecek bir konu başlığına sahip olacağımızı düşünüyorum.Borçlar kanunu tasarısında yeralan genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemelerde eksik bulduğum husus, "yazılmamış sayılma"ya ilişkin maddedir.Genel işlem şartlarını içeren sözleşmelere bakılacak olursa, bu tür sözleşmelerin tüketicinin kafasını karıştıracak derecede çok fazla hükme yer verdiği görülür.Sözleşmeyi eline alan tüketicinin sayfalarca maddeyi okuması düşünülemez.Bu şekilde, tüketicinin kafasını karıştıracak nitelikte çok fazla hükme yer veren sözleşmelerin de yazılmamış sayılması gerektiğini düşünüyorum.

Saygılarımla
Old 09-09-2006, 14:34   #4
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Sayın Gülşen,

Çalışmanız için teşekkürler.

Biraz daha devam edelim.

Aşağıya, Türkiye Bankacılar Birliğinin tasarının 20-25.maddelerine ilişkin değerlendirmesini ekliyorum. Malum, en büyük veryansın bankalar gibi, şimdiye dek tek tip sözleşmelerini imzalatma gücüne sahip kesimlerden geliyor.
Old 09-09-2006, 14:36   #5
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan E. Genel işlem koşulları m.20 ye ilişkin değerlendirme

Özellikle kredi kuruluşlarınca muhtelif konularda çok sayıda sözleşme akdedildiği dikkate alındığında, sözleşmeler arasında bir amaç birliğinin bulunup bulunmadığının ve bunların özdeş olup olmadığının tayin ve tespiti son derece güçtür. Maddenin 2’nci ve 3’üncü fıkralarının varlığı, bu kuruluşların çok sayıdaki akit ve işlemlerinin kilitlenme noktasına gelmesine neden olacaktır. Tasarı’nın söz konusu hükümleri, bu kuruluşların sözleşme serbestisi hükümleri dahilinde akitleşmelerini zorlaştıracaktır.

Maddenin 2’nci, 3’üncü ve 4’üncü fıkralarının metinden çıkarılmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.
Old 09-09-2006, 14:37   #6
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan m.21

II. Sözleşmenin kapsamı
1. Yazılmamış sayılma
Madde 21-
a-Tasarı’nın 21’inci maddesinde genel işlem şartlarının sözleşmelerde düzenlenebilmesi için, “... karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme olanağı sağlanmasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır.” şeklinde getirilen düzenlemeye mukabil, bunun ispatının nasıl olacağı çözümlenmemiş bir konu olarak ortada durmaktadır.

21’inci maddenin ikinci fıkrasının metinden çıkarılması gerekmektedir. Zira Genel İşlem Koşullarının çok sayıda farklı işlemi aynı anda düzenlemesi bunların yapısında mevcuttur.

b-Kanunlar yapılış ve uygulanış biçimleri itibariyle toplumun genelini kapsayacak şekilde düzenlenen hükümlerden meydana gelir. Dolayısıyla kanunların birey ve kurumlara eşit ve tarafsız olarak uygulanması gerekeceğinden Tasarının gerekçesinde yalnızca bankaların örnek gösterilmesi kanunların herkese eşit ve tarafsız olarak uygulanması ilkesine aykırıdır. Bu nedenle Tasarının gerekçesinden çıkarılmalıdır.
Old 09-09-2006, 14:39   #7
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan m.22

2. Yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisi
Madde 22-
Maddenin ikinci cümlesi Tasarı’dan çıkarılmalıdır. Zira geçersiz kılınan hükümlerle sözleşmenin devamı duruma göre düzenleyen açısından çekilmez olabilir.
Old 09-09-2006, 14:39   #8
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan m.23

III. Yorumlanması
Madde 23-
Madde sözleşme serbestisine ve eşitlik ilkesine aykırıdır. Subjektif yorumlara yol açabileceğinden, sözleşmeyi düzenleyenlerin haksız şekilde mağduriyetine neden olabilecektir. Bu nedenle yorumla ilgili genel kurallarla yetinilmesi ve maddenin Tasarı’dan çıkarılması yerinde olacaktır.
Old 09-09-2006, 14:41   #9
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan m.24

IV. Değiştirme yasağı
Madde 24-
Bu maddenin bankalar açısından ifade ettiği önem, özellikle kredi sözleşmelerindeki faiz oranlarına ilişkin hükümlerdir. Banka kredi sözleşmeleri ile bu faiz oranlarının, değişen iktisadi şartlar paralelinde -örneğin mevduat faizlerinin artırılması zorunluluğu nedeniyle- bankalarca tek taraflı olarak değiştirilebilmesi mevcut kredi uygulamalarının önemli bir ögesini oluşturmaktadır. Bu imkanı ortadan kaldırmaya yönelik bu madde hükmü, özellikle cari hesap usulüne tabi veya uzun vadeli kredilerde, faiz oranlarının sabit kalması gibi banka uygulamaları açısından kabul edilemez bir sonuç doğuracaktır. Hatta bu konudaki imkansızlığın yeni bir bankacılık sistemi krizine yol açabileceğinin düşünülmesi yanlış olmayacaktır. Madde Tasarı’dan çıkarılmalı, Türk Medeni Kanunu’nun 2’nci maddesindeki bir hakkın kötüye kullanılması kuralı burada da uygulanmalıdır.
Old 09-09-2006, 14:42   #10
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan m.25

V. Geçersizliği
Madde 25- Madde metninde geçen “veya karşı tarafın durumunu ağırlaştırıcı” ibaresi muğlak bir ifade olduğundan Tasarı’dan çıkarılmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 2’nci maddesi ve dürüstlük kuralı yeterli güvence sağlamaktadır.
Old 09-09-2006, 14:49   #11
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Tüm Borçlar HÇG üyelerine,

Tasarının diğer yenilikleri ile ilgili eleştirilerin, bankacılar nezdindeki değerlendirmesine,

www.tbb.org.tr'nin, duyurular kısmından ulaşabilirsiniz. Eleştiriye ulaşmak için, önce üyelik istenmektedir.

Saygılarımla...
Old 09-09-2006, 14:57   #12
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Borçlar kanunu tasarısında yeralan genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemelerde eksik bulduğum husus, "yazılmamış sayılma"ya ilişkin maddedir.Genel işlem şartlarını içeren sözleşmelere bakılacak olursa, bu tür sözleşmelerin tüketicinin kafasını karıştıracak derecede çok fazla hükme yer verdiği görülür.Sözleşmeyi eline alan tüketicinin sayfalarca maddeyi okuması düşünülemez.Bu şekilde, tüketicinin kafasını karıştıracak nitelikte çok fazla hükme yer veren sözleşmelerin de yazılmamış sayılması gerektiğini düşünüyorum.

Sayın Gülşen,

Yukarıda "yazılmamış sayılma" ve "yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisi" hükümlerine , bankaların da karşı çıktığı, hatta eleştiri gerekçelerini de sözleşmenin çekilmez hale gelmesi ihtimaline dayandırdıkları görülüyor.

Bir diğer ifade ile, yazılmamış sayılacak hükümlerin çıkarılmış sayılmasına rağmen, tasarı, sözleşmenin devamını öngörüyor.

Şimdiye dek olan uygulama düşünülecek olursa, ilk bakışta bugüne dek yerleşmiş olan terazinin kefelerinin, vatandaş ve banka (sigorta şirketleri vb vb) ilişkisinde tersine çevrilebilmesi, zaman içerisinde de bu tip sözleşmelerin , yargılamaya konu olmasından usanılarak, ya yeni arayışlara geçilmesi,yahut sözleşmelere çeki düzen verilmesi seçeneklerine yol açabileceği söylenebilir.
Old 09-09-2006, 22:32   #13
Gülşen

 
Varsayılan

TBB'nin tasarıdaki genel işlem koşullarına ilişkin değerlendirmesine bakılırsa, bankacılık sektörünün borçlar kanununda bu yönde bir düzenlemeye ihtiyaç duymadığı,onlara göre MK hükümlerinin somut olaya uygulanmasıyla mevcut sorunların rahatlıkla çözümlenebileceği gibi bir sonuç ortaya çıkmaktadır.Gerçekte sorunun bu kadar rahatlıkla çözümlenemeyecek kadar ciddi olduğu, hepimizin bildiği bir gerçektir.TBB'nin değerlendirmelerine ilişkin doğru ya da yanlış bulduğum hususları aktarmak istiyorum.Saygılarımla
Old 09-09-2006, 22:54   #14
Gülşen

 
Varsayılan

20.md ye ilişkin itirazlara bakarsak, genel işlem koşullarının yer aldığı standart sözleşme tiplerinde zaten teknik anlamda bir sözleşme serbestisinden bahsedilemez dolayısıyla bu maddenin kredi kuruluşlarının sözleşme serbestiliğini engelleyeceği tarzında bir sonuca varmak bana kalırsa doğru bir yorum tarzı değil.Bir kere, genel işlem koşulllarının tanımına bakılacak olursa burada "düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri" olduğu belirtilmiştir.Sadece bu tanım bile, teknik anlamda bir sözleşme serbestisinin olmadığını, varsa bile bunun tüketici aleyhine sınırlanmış olduğunu göstermeye yetmektedir. Ayrıca, kredi kurumları muhtelif konularda sözleşmeler hazırlasalar da, kredi kurumlarının bir bütün olarak işlemleri dikkate alındığında birbirinden çok da farklı amaçlara hizmet eden akitler yaptıkları düşünülemez.Bana kalırsa Kanunun bu maddesinde düzenleme altına alınan husus, kredi kurumlarınca yapılan çok farklı sözleşme tiplerini ortak bir sözleşme şemsiyesi altında birleştirip, hepsine genel işlem koşullarına ilişkin emredici hükümleri uygulamak değildir.Kanun bu madde ile, genel işlem koşullarını uygulamak bakımından sözleşme metinlerinin özdeş olmasını aramamakta, hepsinin genel olarak ortak bir amaç için kaleme alınmış olmalarını aramaktadır.Bütün bu açıklamalar çerçevesinde, TBB'nin tasarının 20.maddesine ilişkin itirazlarına katılmıyorum.
Old 09-09-2006, 23:11   #15
Gülşen

 
Varsayılan

Yazılmamış sayılamaya ilişkin 21. maddede yer alan ..." karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme olanağı sağlanmasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır.” ifadesinde TBB'nin de belirttiği gibi bu durumun ispatının nasıl sağlanacağı açıklığa kavuşturulmalıdır.Ancak ispat, maddi hukukun değil, usul hukukunun düzenleme alanına giren bir kavramdır.Dolayısıyla maddeye ilişkin böyle bir belirsizliğin olması, hükmün tasarıdan kaldırılması sonucunu doğurmamalıdır.TBB'nin ikinci fıkraya ilişkin itirazına da katılmıyorum.Genel işlem koşulları çok sayıda farklı işlemi aynı anda düzenleyebilir ancak bana kalırsa kanunun bu fıkra ile düzenlemeye çalıştığı husus, sözleşmenin geneli itibariyle alakasız konuların genel işlem şartları olarak düzenlendiği durumlara ilişkindir.Genel işlem koşullarında birden fazla farklı işlem aynı anda düzenlenebilir olsa da sözleşmenin geneline bakıldığında bunlar ortak bir bütünlüğü açıklayan konulardır.Dolayısıyla, genel işlem koşullarında birden fazla farklı konunun aynı anda düzenlenmesi ile birbiriyle alakasız olan birden fazla konunun aynı anda düzenlenmesi kavramlarının birbirinden ayırdedilmesi gerekir.

Bana kalırsa, madde gerekçesinde sadece bankaların gösterilmiş olmasının altında yatan sebep, genel işlem koşulları nedeniyle zarara uğrayan tüketici kesimin karşısında akdeden olarak büyük bir çoğunlukla bankaların olmasıdır.Ancak gerekçeden, tasarının genel işlem koşullarına ilişkin emredici kurallarının sadece bankalar tarafından hazırlanan genel işlem koşullarına uygulanacağı düşünülemez.TBB'nin belirttiği anlamda kanunlarının herkese tarafsız ve eşit uygulanması ilkesinin ihlali, buna ilişkin emredici hükümlerin sadece bankalara uygulanması halinde sözkonusu olur.Sadece gerekçenin bu yönde olması, böyle bir eşitsizliğin olduğunu göstermez.
Old 09-09-2006, 23:34   #16
Gülşen

 
Varsayılan

TBB'nin 22.maddeye ilişkin itirazına da katılmıyorum.Yazılmamış sayılmanın tanımına bakılacak olursa, yazılmamış sayılan hükümler, karşı tarafın menfaaatine aykırı olan ve sözleşmenin niteliğine yabancı olan hususulara ilişkindir.En başta, genel işlem koşullarının yer aldığı standart sözleşme modellerinde tam bir irade serbestisinin olmadığı, menfaatin ağırlıklı olarak sözleşmeyi hazılayan tarafta olduğunu belirtmiştim.Kanunun genel işlem koşullarına ilişkin emredici düzenlemelere yer vermesindeki asıl amaç da , tüketici aleyhine olan bu eşitsizliği bir nebze olsun bertaraf etmeye çalışmaktır.Yazılmamış sayılan hükümlerin, bariz olarak tüketicinin aleyhine olan hükümler olduğu düşünüldüğünde sözleşmeyi hazırlayanların sırf bu hükümler sebebiyle sözleşmeyi akdetme niyetlerinin olduğunu ileri sürmeleri,aslında kanunun genel işlem koşullarını neden düzenleme gereğini hissettiğinin çok güzel bir açıklamasıdır.
Old 09-09-2006, 23:46   #17
Gülşen

 
Varsayılan

Genel işlem koşullarının kanunda düzenlenmesinin altında yatan sebeplerden biri de, sözleşmeyi hazırlayanların kendilerine çeki düzen vermelerini sağlamak, gelişigüzel koşullar hazırlamaktan onları caydırmaktır.23.maddede belirtildiği üzere, birden fazla anlama gelen ve açık ve anlaşılır olmayan ifadelere yer verilmesi halinde bu hükümlerin düzenleyen aleyhine yorumlanacağı bilinci sözleşmeyi hazırlayan tarafın daha dikkatli biçimde akdi kaleme almasına yarayacak, başka bir değişle otokontrollerini sağlayacaktır.Ayrıca, genel işlem koşullarının bulunduğu sözleşmelerde, düzenleyen ve karşı taraf arasında fiili bir eşitlik zaten bulunmamaktadır.Başlangıçta var olmayan sözleşme serbestisi ve eşitliğinin bu hükümle ortadan kaldırılacağını düşünmek, eşyanın tabiatına aykırıdır.
Old 09-09-2006, 23:55   #18
Gülşen

 
Varsayılan

24.madde ile düzenleme altına alınmak istenen hususun, TBB'nin belirttiği şekilde dalgalanma durumlarında veya sektörel gereksinimlerin olduğu durumlarda kredi kurumlarının mecburen tek taraflı olarak düzenleme durumunda oldukları konulara ilişkin olmadığını düşünüyorum.Ancak TBB'nin konuya ilişkin kaygılarını haklı buluyorum.Madde düzenlemesi ile tam olarak neyin amaçlandığının açıklığa kavuşturulması gerekir.
Old 10-09-2006, 00:06   #19
Gülşen

 
Varsayılan

Geçersizliğe ilişkin 25.maddede yer alan "..karşı tarafın durumunu ağırlaştırıcı.." ifadesi bana göre de muğlak bir ifade olduğundan tasarıdan çıkartılması gerekir.Maddede geçen.."karşı tarafa dürüstlük kurallarına aykırı olarak zarar verici davranış.."ibaresi hükümle güvence altına alınmak istenen amacı yeteri kadar karşılamaktadır düşüncesindeyim.Örneğin, bankalardan verilen kredilere ilişkin genel işlem koşulları içeren sözleşmelerde faiz oranlarının yüksekliği, karşı tarafın durumunu kötüleştirici bir düzenlemedir.Faizin mevcudiyeti esas itibariyle ekonomik durumu kötüleştirici bir durum ortaya çıkarır.Ancak karşı tarafın durumunu kötüleştirecek diye sözleşmede faize ilişkin düzenlemeye yer verilmemesi, kredi kurumlarının sözleşmeyi düzenleme amacına aykırı düşer.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Dialer Programları ile İnternette Dolandırıcılığa Karşı Yapılacak İşlem Ne Olabilir feza Meslektaşların Soruları 8 02-08-2007 10:15
Genel İşlem Şartlarının İçerik Denetimi Av.Ceylan Pala Karadağ Tüketicinin Korunması Hukuku Çalışma Grubu 0 21-08-2006 16:21
Tüketici Sözleşmelerinde Genel İşlem Şartlarının İçerik Denetimi Av.Ceylan Pala Karadağ Borçlar Hukuku Çalışma Grubu 0 25-07-2006 14:37
Belediyece Yeşil Alan İlan Edilen Yerin 10 Yıldır İşlem Görmemesi bekir Hukuk Soruları Arşivi 1 01-03-2002 23:21
Genel Af abab Hukuk Soruları Arşivi 2 14-02-2002 01:48


THS Sunucusu bu sayfayı 0,06496406 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.