Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Ağca'yı Tahliye Eden Savcı Hakkında Suç Duyurusu

Yanıt
Old 28-01-2006, 19:41   #1
ibrahimbey

 
Varsayılan Ağca'yı Tahliye Eden Savcı Hakkında Suç Duyurusu

Ankara 78'liler Derneği, yeniden cezaevine konulan Mehmet Ali Ağca'nın tahliye sürecinde görev alan savcı ve hakimler hakkında gerekli tahkikatın yapılması talebiyle Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu Başkanlığı'na başvurdu
Old 29-01-2006, 16:36   #2
mehmetdemirlek301

 
Varsayılan

hukukçular hukukçuluk yaparken siyasi tercihlerini bir yana koymalılardır, o zaman bir başkası da şunu sorar o suç duyurusunda bulunan arkadaşlara; YÜCEL AŞKIN'ı tutuklayan hakim ve savcılar hakkında da suç duyurusunda bulundular mı, kamuoyu vicdanında terörist olarak yerleşen bazı şahısları aklayan basın mensuplarını, kısa sürede cezaevinden tahliyesini sağlayan hakim savcıları da şikayet ettiler mi diye.Karar veren hakimi, savcıyı şikayet etmek popülist bir çözüm, heryerde o kadar hata varken,, olayın içinde belli bir kesimden olduğu deşifre olan MEHMET ALİ AĞCA var ya, vurun abalıya.Olayın içinde ABDİ İPEKÇİ adlı bir gazeteci var ya, basın da vursun abalıya.Bu arkadaşlar değil midir yıllarca, cezaevleri ıslah müessesesidir, cezaevleri iyi koşullara getirilmelidir, F Tipi cezaevine hayır, insan hakları v.s. naraları atanlar.Ağcayı kaç kere ziyaret etmişler cezaevinde pişman olup olmadığını anlamak için.Ama onlara göre insan hakları sadece kendinden olanlaradır, kendi fikirlerinin tetikçileri kahramandır, karşıt görüşteki tetikçiler asla ıslah olmazlar, işkence çektirilmelidir, hatta mümkünse öldürülmelidir.Biz olaylara hukukçu gözüyle bakmalıyız, ama hukukçuluğu HUKUK FAKÜLTESİNDEN mezun olmak sananlara diyecek bir sözümüz yok.
Old 30-01-2006, 00:10   #3
Av.Ömer KAVİLİ

 
Varsayılan HUKUK DEVLETİ MİYİZ

Bir hukuk tezi :

"HUKUK DEVLETİNDE KUDRETİNDEN SUAL OLUNAMAYACAK KİŞİ VE MAKAM YOKTUR ."

Bu tez 1948 (BİNDOKUZYÜZKIRKSEKİZ) yılında, sayın CEMAL AYGEN'in "parlmanter sistem ve hukuk devleti" başlıklı hukuksal tez kitabının son sayfasında yazılıdır.

(Günümüzde böyle tez sahipleri yaygın olmadığından sayın Cemal Aygen'e saygılarımızı sunalım.)

Avukat Ömer KAVİLİ
İstanbul Barosu üyesi
Old 30-01-2006, 00:38   #4
ibrahimbey

 
Varsayılan

Sayın mehmetdemirlek301

eğer yaklaşımınız;

öteki olaylarda suç duyurusunda bulunulmadı, bunda bulunulması da haksızlıktır ise, katılmam mümkün değil.

ama eğer yaklaşımınız;

"yasalar bu kadar keyfi uygulanamaz, insanları asabilecek, insanların ömürlerini yıllarca cezaevinde geçirmesini saglayabilecek kararlar verebilecek insanlar, hem yasaların doğru uygulanmasında hem de herkese karşı eşit uygulanmasında çok daha dikkatli , titiz ve araştırmacı davranmaları gerekir" şeklinde ise,

katılmamam mümkün değil.
Old 30-01-2006, 00:48   #5
mehmetdemirlek301

 
Varsayılan

Site üyesi bir arkadaşımdan özel uyarı mesajı aldım.Kimsenin avukatlığını yapmak istemiyorum burda, sanırım yanlış anlaşılmış, benim tepkim; suç duyurusunda bulunan derneğin iştiğal konusu olmayan bir olaydan dolayı suç duyurusunda bulunulması.Bu dernek, Türkiye'nin genelini ve kendi iştigal konularını ilgilendiren birçok konu varken neden böyle bir girişimde bulunmuş.Kimbilir belki de; medyada bu kadar sıkça konuşulurken, biz de bu fırsatla sesimizi duyuralım kaygısı olabilir mi bu mesela?Çünkü netice alınamayacak bir suç duyurusudur bu, oradaki hakim yaptığı yorumun doğruluğunu savunacak veya maddi hata yaptım diyecektir, bunun aksini kim iddia edebilir?Hakim ve savcılar verdikleri kararlardan dolayı yargılanamazlar, bunun tek istisnası hatalı kararın kasten verilmesidir.Yargıç bağımsızlığının zorunlu bir gereğidir bu.Hakimlerin verdiği her hatalı kararda, hakimi mi şikayet edeceğiz.Eğer hatalı bir karar verildiyse, öngörülen kanunyolları vardır, nitekim mevcut olayda da bu kanunyolları işletilmiş, gereği yapılmıştır.Benim eleştirim, popülist yaklaşımlaradır, samimi olunduğuna inandığım her hareketin arkasındayım.Büyük bir ihtimalle, suç duyurusunda bulunan dernek yetkilileri basından edindikleri kadarıyla dosya içeriğini biliyorlar ve bu bilgiyle suç duyurusunda bulunmuşlardır, ben ise bir adım gerideyim, suç duyurusunda bulunacak kadar ileri gitmek yerine, acizane bu forumda bir yorum yapıyorum, ama bir arkadaşımdan destek yerine uyarı alıyorum, uyarısı doğrultusunda da özel bir ismi mesaj içeriğinden çıkararak uyarısına kulak veriyorum.Saygıyla...
Old 30-01-2006, 01:05   #6
mehmetdemirlek301

 
Varsayılan

Alıntı:
öteki olaylarda suç duyurusunda bulunulmadı, bunda bulunulması da haksızlıktır ise, katılmam mümkün değil.


Alıntı:
hukukçular hukukçuluk yaparken siyasi tercihlerini bir yana koymalılardır, o zaman bir başkası da şunu sorar o suç duyurusunda bulunan arkadaşlara; YÜCEL AŞKIN'ı tutuklayan hakim ve savcılar hakkında da suç duyurusunda bulundular mı, kamuoyu vicdanında terörist olarak yerleşen bazı şahısları aklayan basın mensuplarını, kısa sürede cezaevinden tahliyesini sağlayan hakim savcıları da şikayet ettiler mi diye


Sn; İbrahimbey
Benim anlatmak istediğim, hukukçuların, cübbelerini giydikleri zaman kendi dünya görüşlerini bir yana koymaları, olaylara sadece hukukçu gözlüğünden bakmaları gereğidir.Yani bu arkadaşlar böyle bir şikayette bulunmuşlar, ben de diyorum ki başkaları da çıkar başka siyasi kişilikleri bulunan kişileri yargılayan, beraat veya tahliye ettiren yargı mensupları hakkında suç duyurusu v.s. gibi yollara başvururlar.Yargı mensupları da böylece bazı siyasi birliklerin baskısı altına alınmış olmuyor mu?Amaç bu mudur yani.Bizim yandaşlarımıza haksızlık yapanları en şiddetli şekilde cezalandırmayan yargıçlar ayağını denk alsın...Bu mesaj mı verilmek isteniyor böyle girişimlerle.Saygıyla..
Old 30-01-2006, 18:36   #7
ibrahimbey

 
Varsayılan

Sayın Demirlek301: "oradaki hakim yaptığı yorumun doğruluğunu savunacak veya maddi hata yaptım diyecektir, bunun aksini kim iddia edebilir?Hakim ve savcılar verdikleri kararlardan dolayı yargılanamazlar, bunun tek istisnası hatalı kararın kasten verilmesidir.Yargıç bağımsızlığının zorunlu bir gereğidir bu.Hakimlerin verdiği her hatalı kararda, hakimi mi şikayet edeceğiz.Eğer hatalı bir karar verildiyse, öngörülen kanunyolları vardır, nitekim mevcut olayda da bu kanunyolları işletilmiş, gereği yapılmıştır"
Bu kuralı, mutlak olarak uygulamak, ne yazık ki, büyük hukuksuzluklar yaratıyor.
Bence böyle bir olayda, bir hakim ya da savcı "pardon, yanlış hesap yapmışım" diyerek bu işten sıyrılamamalı. uygulamada görüldüğü üzere, bu hakimleri, savcıları, tembelliğe ve vurdumduymazlığa itmektedir. Bu arada olan da adalete, adalet inancına ve mağdur vatandaşa olmaktadır.
Bunun engellenmesi için, bence hakim savcı, her kimse, yaptığı işin hesabını verebilmelidir.
Ancak o zaman, adalette kalite yükselir.
Old 30-01-2006, 19:35   #8
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

sayın mehmet demirlek301

Alıntı:
benim tepkim; suç duyurusunda bulunan derneğin iştiğal konusu olmayan bir olaydan dolayı suç duyurusunda bulunulması


Sözkonusu derneğin iştigal konuları nelerdir biliyor musunuz?

Alıntı:
Büyük bir ihtimalle, suç duyurusunda bulunan dernek yetkilileri basından edindikleri kadarıyla dosya içeriğini biliyorlar ve bu bilgiyle suç duyurusunda bulunmuşlardır, ben ise bir adım gerideyim, suç duyurusunda bulunacak kadar ileri gitmek yerine, acizane bu forumda bir yorum yapıyorum,


Siz dosyayı incelediniz mi?

Saygılarımla
Old 30-01-2006, 21:16   #9
mehmetdemirlek301

 
Varsayılan

Alıntı:
Bence böyle bir olayda, bir hakim ya da savcı "pardon, yanlış hesap yapmışım" diyerek bu işten sıyrılamamalı. uygulamada görüldüğü üzere, bu hakimleri, savcıları, tembelliğe ve vurdumduymazlığa itmektedir. Bu arada olan da adalete, adalet inancına ve mağdur vatandaşa olmaktadır.


Sn. İbrahimbey;

Görüşlerinizin altına imzamı atıyorum, ama bu konuda suç duyurusunda bulunması gerekenler varsa eğer, bu kişiler ilgili kişinin dosya içeriğini bilen, ilgisi olan (davalarına müdahil olarak katılan v.s.) kişiler olması gerekmez mi?
Old 30-01-2006, 22:25   #10
mehmetdemirlek301

 
Varsayılan

Alıntı:
Sözkonusu derneğin iştigal konuları nelerdir biliyormusunuz?


HAKİMLER SAVCILAR YÜKSEK KURULU BAŞKANLIĞI’NA
ANKARA

ŞİKAYETÇİ ilekçe sonunda isim ve imzası bulunan kişi ve kurumlar
ŞİKAYET OLUNANLAR:Mehmet Ali AĞCA’yı tahliye eden Hakimler
ŞİKAYET KONUSU :Görevi kötüye kullanmak

ŞİKAYET NEDENLERİ :
1. Bilindiği üzere hükümlü Mehmet Ali Ağca cezasını infaz etmekte olduğu cezaevinden tahliye edilmiş ve daha sonra kamuoyunun baskısı neticesi Adalet Bakanı Sayın Cemil ÇİÇEK’İN konuyu Yargıtay’a götürmesi üzerine bu karar bozularak hükümlü yeniden cezaevine konulmuştur.

2. Mehmet Ali AĞCA sıradan bir hükümlü değildir. 12 Eylül 1980 darbesini yapanlar darbenin gerekliliğine halkı inandırmak, darbeye meşru bir zemin hazırlamak ve darbeyi başarılı kılmak için bu tarihten çok önce çeşitli planlar yapmışlardır. Bu planın özü tüm toplumu terörize ederek, darbeden önce bir iç savaş görüntüsü yaratmak olmuştur. Bu planın uygulanmasında çok çeşitli kesimler (basın,üniversiteler vb.) rol almışlardır.Keza yine bilindiği üzere bu plan başarılı da olmuştur:

3. Darbe çok usta ve kanlı bir şekilde hazırlanmış, deyim yerindeyse tezgâhlanmıştır. Darbeciler sivil ve derin güçleri ile halka saldırdılar. İstanbul 1977 1 Mayısında, Sivas da, Malatya’da, Maraş’ta, Çorum’da, Bafra’da, Ankara Bahçelievler’de, Piyangotepe’de, Balgat’ta ve daha pek çok yerde bugün bile inanılması zor gelen kanlı katliamlar gerçekleştirdiler. Adeta bir korku tüneli yaratıp tüm Türkiye halkını bu tünele sokarak hayatı zindan ettiler. Sokağı, evleri yaşanmaz hale getirdiler. Evler basılıp insanlar boğazlandı. Kahvehaneler taranarak seri katliamlar işlendi, işine giden işçi –öğretmen yolda /arabasında kurşunlandı, okuluna giden öğrenciler bombalandı, binlerce insan yaralandı, yüzlercesi öldü, sakat kaldı. Darbeciler sağ-sol çatışması görüntüsü vererek kurdukları kanlı tezgâhı ustaca gizlemeyi başardılar. Şimdi daha iyi anlaşıldığı gibi, ABD emperyalizminin yeni dünya düzenine, İMF taleplerine, 24 ocak kararlarının uygulanması koşullarına devleti ve toplumu uygun hale getirmek için emperyalist güçlerle birlikte tezgahladıkları kanlı bir oyundu. Bu oyunun sır perdesi Yunanistan, İtalya vb. gibi NATO üyesi ülkelerde, kullanılan tetikçilerden yola çıkarılarak bir ölçüde aydınlatılmış, yerli işbirlikçiler cezalandırılmıştır. Bizde ise tetikçiler bile korunmaya çalışılmaktadır.

4. İşte tahliye edilen hükümlü bu planının uygulanmasında kullanılan tetikçilerinden biridir. Daha önce başka tetikçilerin de bu türden “yanlış hesaplama”larla tahliye edildiği ve bu tahliyelerin kamuoyunda tartışılması neticesi yanlıştan dönüldüğü görüldü. Sonuç olarak bu tahliyelerin basit bir hesap hatasına dayanmadığı, bu katillerin birilerine olan diyetlerinden dolayı tahliye edildiği kamuoyunda konuşulur hale geldi. Bir kısım köşe yazarları tahliye durumunu çok uluslu derin devletin gizemli gücünün şemsiyesi olarak yorumladı. Bu katilleri kimlerin kullandıkları hep sır olarak kaldı. Ancak şimdi bu katilin tahliyesi vakası ile bir iz açığa çıktı. BU İZ SÜRÜLEREK SIRLAR AÇIĞA ÇIKARILABİLİR: Kimler bu katilin tahliyesini sağlamak için uğraşıyorsa, cinayetlerin gerçek sorumluları onlardır. Bütün bu hususların açığa çıkarılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi elzemdir. Başka türlü hareket edilmesi, katillerin korunaklı olduklarının düşünülmesi kamu düzenini sarsar ve gelecekte bu tür katillerin kullanılmasına, katliamların yapılmasına imkân verir

5. Bu nedenle Mehmet Ali AĞCA’nın tahliyesinin basit bir hesap hatası olmadığını, bu “hata”nın bilerek ve isteyerek yapıldığına inanıyoruz. Kıdemleri nedeniyle tecrübeli birer hukukçu olan savcı ve hâkimlerin infaz hesabı hususunda “acemi” olduklarını, infaz hesabını bilmediklerini düşünemiyoruz. Katillerin korunuyor intibaı bile darbe öncesi vahşetin ve darbenin mağduru olan yurttaşlarımızı derinden yaralamış olduğundan şikâyet yoluna gitmek gerekmiştir.

SONUÇ ve TALEP: Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerle Mehmet Ali Ağca’nın tahliyesini sağlayan, müddetnameyi hazırlayan savcılar ile bu müddetnamenin doğru olduğunu onaylayan hakimler hakkında gerekli tahkikatın yapılması ve cezalandırılması amacıyla Başkanlığınıza başvuruyoruz. Gereği için arzolunur.. 27.01.2006

Dilekçe sahibi kişi/ kurumlar


İLGİLİ KONUDAKİ ŞİKAYET DİLEKÇESİ.SİZ HUKUKÇU OLARAK BU DİLEKÇEYİ NE KADAR HUKUKİ BULUYORSUNUZ.GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMİYOR.......

Sn. Av. Suat Ergin
Sorularınızın yanıtlarına gelince; bu derneğin iştiğal konusu internetteki adreslerinden öğrenilebilir, merak edip bakmıştım, ama dernekler masasına verdikleri tüzük gerçekten bu mudur bilmiyorum,ama Anayasa'nın temel nitelikleri ve Dernekler Kanunu'na uygun olup olmadığı yönünden incelenebilir, kimbilir belki derneğin feshi için birgün tarafımca veya bir başkasınca dava açılabilir, ama GERÇEKTEN HUKUKİ BİR GEREKÇEYLE. Ayrıca benim dosya hakkında bilgim olup olmaması neyi değiştiriyor?Sanırım benim ifadelerimi dikkatli okumadınız.
Old 01-02-2006, 16:51   #11
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Sayın mehmetdemirlek301

1- Derneğin tüzüğünü hala incelemediğiniz anlaşılmaktadır. İncelememiş olmanıza rağmen hala sözkonusu derneğin iştigal konusu bu olamaz şeklindeki ısrarınız devam etmektedir. Yazınızı yazdıktan sonra derneğin sitesine bakmışsınız ancak orada bulunan sadece taslaktır. Sitede bulunan telefonlardan bağlantı kurup Tüzüğü isteyebilirsiniz. Göreceksiniz ki, derneğin amacını açıklayan 3 üncü maddesi ve faaliyetlerini açıklayan 4 üncü maddesi sizi tatmin edecektir.

2- Dosyayı incelemediği için Derneği eleştirirken, kendiniz de dosyayı okumadan onları eleştirmektesiniz. Demek ki dosyanın tamamına vakıf olmak gerekmemektedir. Kaldı ki, medyada ve kamuoyunda müddetname o kadar çok tartışılmıştır ki, hemen herkes müddetname hakkında bilgi sahibi olmuştur. Hakim ve Savcıların verdikleri kararların eleştirilemeyeceğini düşünmektesiniz. Oysa bu tür eleştirilerden sonra, Haluk Kırcı ve Ağca hakkında yapılan yanlışlıklardan(!) dönülmüştür. Bu arada yanlış hesap sonucu erken tahliye edilen bir solcu ismi verebilirmisiniz.

3- Derneğin suç duyurusunun hukuki olmadığını iddia etmektesiniz, ancak neden hukuki bulmadığınızı belirtmemektesiniz. Bir dilekçenin hukuki olabilmesi için neler gerekmektedir?

4- Gerek Ağca konusundaki yorumlarınız, gerek yeni TCK 'da soykırım maddesinin bulunmasına karşı çıkışınız, gerekse Sayın nfb'nin işveren vekili arkadaşlara mesleki anlamda yardımcı olduğu forum konusunda 3713 sayılı yasayı yorumlama şekliniz sizin bir çok kez yazdığınız
Alıntı:
Biz olaylara hukukçu gözüyle bakmalıyız, ama hukukçuluğu HUKUK FAKÜLTESİNDEN mezun olmak sananlara diyecek bir sözümüz yok
cümlesini daha önemli kılmaktadır.

Saygılarımla
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Eski savcı hakkında 'Dolandırıcılık'tan iddianame canan ufuk Hukuk Haberleri 9 13-12-2006 00:20
Eski Savcı Hakkında İddianame burakipk Hukuk Haberleri 0 08-12-2006 19:15
karşılıksız çek keşide etmek hakkında suç duyurusu av_mesutkaya Meslektaşların Soruları 4 11-11-2006 14:26
bilirkişiler hakkında suç duyurusu nevin kara Meslektaşların Soruları 3 19-10-2006 15:13
suç duyurusu gozdeerisen Hukuk Soruları Arşivi 0 13-03-2006 12:11


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05447793 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.