Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

TÜrkİyede Özel Dedektİflİk

Yanıt
Old 14-07-2008, 01:19   #1
üye19576

 
Varsayılan TÜrkİyede Özel Dedektİflİk

TÜRKİYEDE ÖZEL DEDEKTİFLİK

I-GİRİŞ;

Gelişmiş ülkelerde, diyetisyen, fiyoterapist, eczacı, mali müşavir, avukat, psikolog gibi pek çok mesleği yürütecek kişilerin, bu alanda lisans sahibi olmaları zorunlu kılınmıştır. Onların yanında çalışacak yardımcı ve personellerinin ise, bu meslek sahiplerine bağlı olarak ve yine onlar ile birlikte olmak kaydı ile, aynı zamanda belli bir tecrübe veya eğitim sahibi olmaları koşulu ile çalışmalarının düzenlenmesi yerinde bir uygulamadır.
1994 tarihli, 3963 sayılı Özel Dedektiflik Kanunun incelendiğinde, özel dedektif, özel araştırma görevlisi ve büro personeli olarak istihdamların düzenlendiği, bu kişiler ile ilgili mesleğe kabul, disiplin ve pek çok detay düzenlemenin bu kanunda yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bu yasa aslında ülkemiz açısından ihtiyaca cevap veren, istihdam ve kamu yararı açısından faydalı olabilecek düzenlemeler getiren bir yasa olması açısından önemlidir.
Delil toplama ve hak arama adına bu sistem, savcı ve emrinde ki kolluk karşısında, avukat ve birlikte çalıştığı özel dedektif anlamında da, silahların eşitliği bakımından da önem arz ettiğini düşünüyorum. Kaldı bu uygulama sadece kamu hukuku değil, icra ve hukuk davalarında da hukukçulara kolaylık sağlayacak, şartları tutan kolluk güçlerine de, iş imkanı ve fırsatı sağlayacaktır.


II- AÇIKLAMA;

1994 tarihli 3963 sayılı Özel Dedektiflik Kanunu, TBMM’since kabul edilip yasalaşmasına müteakip, resmi gazete yayınlanmak üzere C.Başkanlığına yollanmış, ancak Anayasamızın 89.maddesi uyarınca, bu yasa bir kez daha görüşülmek üzere TBMM geri gönderilmiş, maalesef bir daha TBMM sinde görüşülmemiş ve tasarı veya teklif niteliğinden çıkıp TBMM si Genel Kurulunda kabul edilip, kanunlaştığı içinde kadük olmamıştır.
Anayasamızın 89/2.maddesinde “(Değişik: 3.10.2001-4709/29 md.) Yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. Cumhurbaşkanınca kısmen uygun bulunmama durumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun bulunmayan maddeleri görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tâbi değildir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir.” Hükmü yer almaktadır.
Sessiz Anayasa olarak da tanımlanan TBMM İç Tüzüğünün 77.maddesinde göre ise, “Bir yasama döneminde sonuçlandırılamamış olan kanun tasarı ve teklifleri hükümsüz sayılır.” Yani, anayasa hukuku literatürüne göre, kadük olacağı belirtilmiştir. Bir yasama dönemi içinde verilen bir yasa tasarısı veya yasa teklifinin, o yasama dönemi içinde yasalaşmamamsı durumunda, kadük olma durumu meydana gelebilir. Ancak 3963 sayılı yasanın, TBMM Genel Kurulunda kabul edilip yasalaştığı, ancak Anayasamızın 89.maddesi uyarınca geri gönderilen kanunlardan olduğundan, 3963 sayılı yasa kadük olmayacaktır.
A-Yasanın içeriliğine, görev ve yetki ile bir kısım sorumluklar, cezalar ve veto gerekçeleri bakımından kısaca bakmak, sanırım faydalı ve belki de konunun güncel hale gelmesi bakımından faydalı olacaktır.
1-3963 sayılı Özel Dedektiflik Kanunun “Amaç” başlıklı 1.maddesinde “özel dedektifler ile araştırma görevlilerinin çalışma alanları ile yetki ve sorumluluklarını, nitelikleri, mesleğe kabul ve meslekten çıkarılma esas ve usullerinin” düzenlenmesinin bu yasanın amacı olduğu belirtilmiştir.
2-Yasanın “Silah Taşıma Ve Kullanma Yetkisi” başlıklı 16.maddesinde de “Özel dedektifler bu kanunla verilmiş görevlerini yaparlarken silah taşıma yetkisine haizdir. Özel araştırma görevlisi kendilerine özel silah kullanma belgeleri ile verilen demirbaşa kayıtlı silahlarını korudukları bina, tesis ve kuruluşlarda taşıyabilirler.
3-Yasanın Özel dedektif ve özel araştırma görevlilerinin görev ve çalışma alanları başlıklı 19.maddesinde “özel dedektifler ve istihdam ettikleri özel araştırma görevlileri müşterilerinin vaki talepleri zerine aşağıda ki görevleri yapanlar.
a-Aile fertlerinin, aile birliğine zarar veren davranışlarının, kötü alışkanlıklara meyilli olup olmadıklarının incelenmesi,
b-Kaybolmuş yada adresi bilinmeyen kişilerin bulunması, adreslerinin tespit edilmesi,
c-Kaybolmuş yada çalınmış malların bulunması,
d-Korunması istenen kişi yada kuruluş, bina, her türlü tesis yada malın korunmasının sağlanması,
e-Özel güvenlik teşkilatı kanunu kapsamında bulunan kurum, kuruluş ve tesislerin güvenliklerinin sağlanması,
f-Ticari bir firma, fabrika, imalathane yada her türlü iş yerinde çalışan her kademedeki personelin, dürüstlük ve güvenilirliklerinin, iş verene karşı tutum ve davranışlarının, iş veren aleyhine diğer firma ve kuruluşlarla işbirliği yapıp yapmadıklarının tespit edilmesi,
g-Özelikle halka açık bulunan her türlü şirket, büyük mağaza, acenta, süpermarket ve işyerlerinde çalışanlar ile bu yerlere girip çıkan kişilerin mal kaçırılmalarının, mevcut taşınmaz mal ve makinelere zarar vermelerinin kollanması ve önlenmesi,
h-İcra iflas dairelerinde, aleyhinde takip yapılan borçluların menkul ve gayri menkul malları ile üçüncü şahıslarda ki hak ve alacaklarının neden ibaret olduğunun araştırılıp tespit edilmesi,” hususları düzenlenmiştir.

4-Yasanın “Umuma Açık Yerlerde Araştırma Ve İnceleme Yetkisi” başlıklı 20.maddesinde, “Özel dedektifler ve istihdam ettikleri özel araştırma görevlileri, umuma açık yer olarak nitelendirilen bilumum yerlere, bu yerlerin açık bulundukları saatler dahilinde bu işyerlerine gelen üçüncü şahıslar ile ilgili olarak bilgi toplamak üzere girmeye, bu yerlerde her ne nam altında olursa olsun hizmet gören kişiler ile, bu yerlerin yetkili yönetici durumunda olan şahıs ve işyeri sahiplerinin bilgilerine başvurmaya yetkilidir.
Kişileri, ifade almak üzere bürolarına davet edemezler, zor kullanamazlar, birinci fıkraya göre girdikleri umuma açık iş yerlerinde bu yer ve sahipleri hakkında araştırma ve incelemelerde bulunamazlar.
Özel dedektif ve istihdam ettikleri özel araştırma görevlileri, bu görevleri yerine getirirken; kişilerin onurlarını ve kişisel haklarını zedeleyici, özel hayatlarını ihlal edici davranışlarda bulunamazlar ve özel hayata ilişkin bilgileri başka amaçlarla kullanamazlar.” Hükmü getirilmiştir.

5-Yasanın 21.maddesinde “Bilgileri Açıklama Yasağı Ve Doğru Bilgi Verme İlkesi” ile ilgili hususlar, 22.madde de özel dedektif ve araştırma görevlileri ile ilgili “Görevi Kötüye Kullanma Ve İhmal Suçu” ile ilgili düzenleme getirildiği, yasanın 23.maddesinde “Zabıtanın Görevini Aksatmama İlkesi” ile ilgili hususların düzenlendiği anlaşılmaktadır.
6-Yasanın 34.maddesinde “Dosya Tutma” yükümlülüğü ile yasanın 35.maddesinde de “Reklam Yasağı” düzenlenmiş ve “Cezalar” başlıklı 36.maddesinde de “ruhsatsız olarak özel dedektiflik yapanlar, üç aydan bir yıla kadar hapis ve bir milyon liradan on milyon liraya kadar ağır para cezası” ile cezalandırılacakları, “reklam yasağı”nı ihlal edenlerinde de “beş milyon liraya kadar ağır para cezası” ile cezalandırılacakları belirtilmiştir.

B-Yasanın Cumhurbaşkanlığınca iade edilme gerekçesi incelendiğinde;

1-Anayasanın 20.maddesinde düzenlenen özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz ilkesine aykırı olduğu için,
2-Kişilik hakları ve kişi güvenliği açısından tehlike oluşturduğu için,
3-Soruşturmanın gizliliği ilkesine aykırı olduğu için,
4-İşçi ve işveren arasında ki dürüştlük ve güvenilirliklerinin ve bu husustaki diğer tespitlerin özel dedektiflerce yapılmasının iş yasalarına aykırı olduğu,
5-Hakim ve savcılar kanununda hakim ve savcı olmak için 3 andan fazla bir ceza almamış koşulu varken, özel dedektiflerde bu sürenin 6 olarak belirlenmesinin, sakıncalı kişilerin özel dedektif olmalarına olanak sağlayacağı,
6-Silah taşıma yetkisi verilirken, silah kullanma yetkisinin yönetmeliğe bırakılmasının benzer yasalara aykırı olacağı,
7-3963 sayılı yasanın 19.maddesinde, “zarar gören kişi” yerine müşteri ibaresinin kullanılmasının, geniş yorumlara ve ilgisiz kişilerin bilgi ve belge toplamalarına imkan sağlayacağı,
8-Özel dedektiflerin sadece içişleri müfettişleri ile il komisyonunca denetlenip, adalet müfettişlerince denetlenmemesinin denetimin yetersiz kalmasına neden olacağı,
9-Ruhsatsız özel dedektiflik yapanlara verilen cezaların yetersiz olduğu ve caydırıcı olmadığı,
10-Siyasal ve hukuk mezunlarına da, belirli süre özel dedektiflik bürolarında araştırma görevlisi olarak çalışanlara da, özel dedektiflik hakkının verilmesinin yerinde olacağı,
11-Özel dedektifliğe kabul ve görevden uzaklaştırmalarda, kurul kararlarının bakan onayına sunulmamasının sakıncalı olacağı,
gerekçeleri ile yasa kabul edilen 3963 sayılı yasa, Anayasamızın 89.maddesi uyarınca bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.

C- 5188 sayılı yasa, 3963 sayılı yasa ile ilgili hükümler getirmemiş, bu yasanın yerine çıkarılmamıştır. 5188 sayılı yasanın 13.maddesinde yer alan “Özel güvenlik görevlileri görev alanı içinde ve süresince üniforma giyerler. Görevin ve işyerinin özelliği nedeniyle gerekli görülen hallerde sivil kıyafetle görev yapılmasına komisyon izin verebilir.” Hükmünde geçen sivil kıyafet ile ilgili hüküm hariç bu iki yasa arasında pek de paralellik yoktur, zaten amaçları da farklıdır.

D-1937 tarihli 3201 sayılı yasanın 47.maddesinde geçen “dedektif” sıfatı ve görev unvanının, 657 sayılı yasanın geçici 5.maddesi ile 1975 yılından itibaren kaldırıldığı, gerek polis teşkilatında, gerekse de hukuk sistemimizde “dedektif” sıfatı ve görev unvanının polis açısından kullanılmasının mümkün değildir.
3201 sayılı yasanın 13.maddesinde emniyet hizmetlerindeki rütbelerin ve bu rütbede görevli bulunan personelin yapacakları görevlerin, emniyet müdüründen polis memuruna kadar tek tek belirtildiği gözetildiğinde “dedektif” sıfat ve unvanının kullanılmasının mümkün bulunmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Zira Yasanın 13.maddesinde belirtilen rütbelerin ve bu rütbelerin her birinin yapabileceği görevler arasında, “dedektif” sıfat ve unvanı kullanılmadığı gibi, 1975 yılından itibaren bu kadrolar boşaltılmıştır.


Özetle;
3201 sayılı yasanın 13. ve 47.maddeleri ile, 657 sayılı yasanın geçiçi 5.maddesi ve 3963 sayılı veto edilen yasa birlikte göz önüne alındığında; Ülkemizde genel kolluğun ve özel kolluğun dedektif sıfat ve unvanını hukuki çerçevede kullanması mümkün ve anlamlı değildir.

III-SONUÇ;

1-3963 sayılı yasa, güvenlik hizmetinin profesyonelleşmesi bakımından faydalı olacağı kadar ceza, hukuk ve icra davalarında da faydalı olacaktır.
2-Kadük olmayan bu yasanın her an hayata geçirilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmektedir.
3-İade gerekçelerinin bir kısmının, özelikle 6 aylık hapis ceza ile ilgili tüm devlet memurları için geçerli olan sürenin, özel dedektifler açısından fazla bulunması, bunun yanında aynı sürenin emniyet müdürü olmaya engel olmaması, ruhsatsız özel dedektiflik yapanlara getirilen cezanın az bulunması ancak yasanın halen çıkarılmaması nedeni ile bu kişilerin yani şartları tutmayan kişilerin, yasaklanmamış olan serbesttir mantığı içinde, hiç ceza almadan bu faaliyetlerde bulunmalarına bir anlamda imkan verilmesi, evde hobi maksatlı civciv beslemenin bile düzenlemeye ve kurallara bağlandığı mevzuatımız (Hayvancılık İşletmelerinin Kuruluş, Çalışma, Denetleme Usul Ve Esaslarına Dair Yönetmeliğinin 4/l.maddesi) bakımından, çelişki ortaya çıkarmaktadır. Zira iade gerekçesi az ceza iken, bu ceza büsbütün uygulanmaz hale gelmiş bulunmaktadır. O dönemde, sadece anayasal hüküm olan özel yaşam ve aile yaşamı ile ilgili özel cezai düzenlemelerin açık ve net olarak hukuk sistemimize girdiği, kişisel veriler ile ilgili koruyucu düzenlemelerin kanun bazında çıkarıldığı ve çıkarılmaya devam edildiği göz önüne alındığında, önceki kaygıların günümüz için geçerli olmadığı, genel hükümlerin kanuni düzenlemeler ile içlerinin doldurulduğu değerlendirilmektedir.
Kaldı sonuç olara, iade gerekçelerinin görüşülerek konun sürüncemede bırakılmasının faydalı olacağı ise tartışmazdır.
4-5188 sayılı yasa ile 3963 sayılı yasanın aynı nitelikte bulunmadığı, amaçlarının ve getirdikleri düzenlemelerin farklı olduğu ise sabittir.
5-Ülkemizde ve günümüzde, genel ve özel kolluğun dedektif sıfat ve unvanını hukuki çerçevede kullanması mümkün ve anlamlı değildir.


Önder ÖZLEM
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
il özel idaresinin kamulaştırdığı arazinin amacı dışında özel bir üniversiteye devri dipdag Meslektaşların Soruları 1 17-05-2009 18:13
YURT DIŞINDA İKEN tÜRKİYEDE ALINAN EV av.myıldız Meslektaşların Soruları 3 23-09-2006 13:16


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08499002 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.