Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Ticari Mahiyette Olmayan Ödünç Verme Sözleşmesinde Arabuluculuk Şartı

Yanıt
Old 19-07-2019, 11:05   #1
txyz

 
Varsayılan Ticari Mahiyette Olmayan Ödünç Verme Sözleşmesinde Arabuluculuk Şartı

Sayın Meslektaşlarım, ticari mahiyette olmayan ne mutlak ne de nispi ticari dava konusu olmayan alelade borç verme işlemine ilişkin Uyap üzerinden dava açmak istediğimde "Seçilen Dava Türü Dava Şartı Olarak Öncelikle Arabuluculuğa Gitmelidir. Müvekkilinizin Arabuluculuk Dosyası Var Mı " şeklinde bir uyarı çıktı bunun üzerine adliyeye giderek işlemleri yaptırmak istedim orada da aynı uyarı çıktı başka bir seçenek de olmadığından mecbur onu seçtik ve davayı açtık.

Ticari ödünç sözleşmesi için Alacak (Ticari Nitelikte Ödünç Sözleşmesinden Kaynaklanan ) şeklinde ayrı bir dava türü de var ancak biz Alacak (Ödünç Sözleşmesinden Kaynaklanan) şeklinde olanı seçtik. Ayrıca Borçlar Kanunu kapsamındaki vekalet,vekaletsiz iş görme, havale gibi dava türlerinde de bu uyarı çıkmaktadır.

Ticari olmayan ödünç sözleşmesi arabuluculuğa tabi midir yoksa sistemde mi bir yanlışlık var. Dava şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle dava reddedilebilir mi öyleyse dava açtıktan sonra adli tatil esnasında arabuluculuk sürecini tamamlamamız dava şartının yerine getirilmesini sağlar mı ?
Old 19-07-2019, 16:47   #2
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Arabuluculuk - Mevzuat

Alıntı:
txyz
Alıntı:
Ticari olmayan ödünç sözleşmesi arabuluculuğa tabi midir yoksa sistemde mi bir yanlışlık var.

Merhaba sayın meslektaşım,

Konuyu paylaştığınız için teşekkür ederim.

Ödünç verme işlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar...

"Ticari olmayan ödünç sözleşmesi" ...

MEVZUAT :

I-ÖDÜNÇ SÖZLEŞMELERİ (TBK.m.379 vd.)

II-TİCARİ DAVALAR - Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara VE ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare : 6335 - 26.6.2012 / m.1) "ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi" sayılır (6102/m.4-)

III-„ÖDÜNÇ PARA VERME İŞLERİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER“:

1)Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (Mülga)

2)6361 s. Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu

IV-6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
Amaç ve kapsam
MADDE 1 - (1) Bu Kanunun amacı, hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemektir.

(2) Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Şu kadar ki, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.

İradi olma ve eşitlik
MADDE 3 - (1) Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. (Ek cümle: 7155 - 6.12.2018 / m.22) Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.

Dava şartı olarak arabuluculuk (Karş. HMK.m.114)

MADDE 18/A - (Ek : 7155 - 6.12.2018 / m.23) (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir (2)

Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz (18)

İlgili kanunlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin kabul edilen özel hükümler saklıdır (19)

„Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara VE ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare : 6335 - 26.6.2012 / m.1) "ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi" sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.“ (6102/4-f)

*

"ÖDÜNÇ SÖZLEŞMELERİ"nin düzenlenmiş olduğu 6098 s. TBK.'da "arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak" kabul edilmiş mi? (6325/m.18/A)

ya da

"Ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı " sayılır (6102/m.4-)" hükmü nedeniyle mi

"TBK.'de düzenlenmiş olan ödünç sözleşmesi (m.379 vd.) arabuluculuğa tabi" sayılmaktadır ?

Yoksa...

Kahve molası...
Old 19-07-2019, 17:49   #3
txyz

 
Varsayılan

Sayın Hulusi Metin vakit ayırıp bilginizi paylaştığınız için teşekkür ederim.

6098 sayılı Kanun'da ödünç sözleşmesi için arabuluculuğun dava şartı olduğuna dair bir hükme rastlamadım. 6102 sayılı Kanun'un 4. maddesinin c fıkrasında Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş mutlak ticari davaya konu işler sayılmıştır ancak burada tüketim ödüncü sözleşmesi bulunmamaktadır. Borçlar Kanunu kapsamındaki ödünç sözleşmesini de mutlak ticari dava kapsamında kabul etseydi c fıkrasında yazması gerekirdi. Burada saymadığı işlerin mutlak ticari dava konusu olmaması gerekir.

c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203,rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde

6102 sayılı Kanun'un 4. fıkrasının f fıkrasında belirtilen ödünç verme işlerinden kastın 90 sayılı KHK kapsamında faiz veya ivaz karşılığı bu işi ticari olarak yapanlar olduğu kanaatindeyim. Bankalar , diğer kredi kuruluşları ve finansal kurumlarla birlikte düzenlenmesi de bu düşünceyi doğrular niteliktedir bence.

f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır

Ayrıca herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır denilmesine ve c fıkrasında da bu işler belirtilmemesine rağmen sistemde havale seçildiğinde de arabuluculuk dava şartı uyarısı gelmektedir. Ben sistem kodlanırken yanlış kodlandığını düşünüyorum.
Old 19-07-2019, 19:16   #4
sailor1981

 
Varsayılan

Bu davayı açmadan önce TBK 392.maddesini dikkate almanızı muacceliyet hususunu netlestirmenizi tavsiye ediyorum. Ödünç sözleşmesi nedeniyle alacak davası , arabuluculuk şarti yok diye biliyorum.
Old 19-07-2019, 21:20   #5
txyz

 
Varsayılan

Sayın sailor1981 teşekkür ederim uyarınız için dikkatimden kaçmış bir husustu, ancak muacceliyetten itibaren 6 haftadan uzun süre geçti.
Old 19-07-2019, 21:22   #6
sailor1981

 
Varsayılan

Tazminat(ödünç sözleşmesinden kaynaklı) diye bir dava türü var UYAP dan bunu deneyin bence belki bu başlıkta arabuluculuk uyarısı çıkmaz.
Old 20-07-2019, 04:37   #7
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Dava şartı

“…sürekli olarak ödünç para verme işleriyle uğraşan GERÇEK KİŞİLERİN” faaliyetleri, (MÜLGA) Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de düzenlenmiş iken (KHK/90,m.1)

Bu kararnameyi ortadan kaldıran

6361 s. Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nda “sürekli olarak ödünç para verme işleriyle uğraşan GERÇEK KİŞİLERİN” faaliyetlerine yer verilmemiştir (m.1)

6325 s. Yasa kapsamında “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi; “İLGİLİ KANUNLARDA arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise” mümkündür.

Konu bağlamında “İlgili Kanun”

13 Aralık 2012’den önce KHK/90 idi.

Ve bu düzenlemede “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” koşulu yoktu.

KHK/90’ı ortadan kaldıran 6361 s.yasada ise “sürekli olarak ödünç para verme işleriyle uğraşan GERÇEK KİŞİLER”e yer verilmemiştir.

Bu durumda 6325 s. Yasa’da yapılmış olan “İlgili Kanun” vurgusundan hangi yasa anlaşılmalıdır?

Kahve molası..
Old 20-07-2019, 20:00   #8
txyz

 
Varsayılan

Sayın sailor1981 zaten davayı açmıştık .

Sayın Hulusi Metin ben buradaki ilgili kanunun Borçlar Kanunu olduğunu düşünüyorum. Ödünç sözleşmesi Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olup; ödünç verme işleriyle iştigal edenlerin tüzel kişi de olsa belirttiğiniz üzere 6361 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olması karşısında TTK 4. maddesinde ödünç verme işleriyle uğraşanlardan kastın 6361 sayılı Kanun olduğunu düşünüyorum. Olayımızda ne faiz ne de ivaz karşılığı ödünç işiyle iştigal etmek söz konusu değil münferit bir borç yani tüketim ödüncü söz konusu. Gerçek kişiler tarafından ödünç verme işlemi ticari işletmesine ilişkin yapılmışsa bu durumda nispi ticari dava ve arabuluculuk şartı söz konusu olabilir.
Old 21-07-2019, 19:03   #9
sailor1981

 
Varsayılan

Tesadüf bende de aynı dava mevcut , yalnız ben ihtarname çekmeden icra takibi yaptım.Bu sebeple ( alacak davası açmak için) 6 hafta bekliyorum,sizin bu arabuluculuk uyarisi benim için çok önemliydi.Sonucu (arabuluculuk başvuru zorunluluğu olup olmadigini) bizimle paylaşabilirseniz çok sevinirim.kolay gelsin
Old 22-07-2019, 07:08   #10
txyz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan sailor1981
Tesadüf bende de aynı dava mevcut , yalnız ben ihtarname çekmeden icra takibi yaptım.Bu sebeple ( alacak davası açmak için) 6 hafta bekliyorum,sizin bu arabuluculuk uyarisi benim için çok önemliydi.Sonucu (arabuluculuk başvuru zorunluluğu olup olmadigini) bizimle paylaşabilirseniz çok sevinirim.kolay gelsin

Sonucu paylaşırım. Size de kolay gelsin.
Old 23-07-2019, 12:43   #11
txyz

 
Varsayılan

Sayın Sailor1981 davada tensip zaptı düzenlendi, tarafımızdan arabuluculuk son tutanağı istenmedi ve arabuluculuğa atıfta da bulunulmadı.
Old 23-07-2019, 13:44   #12
sailor1981

 
Varsayılan

Teşekkürler,Asliye hukuk mahkemesi'nde açıldı değil mi?
Old 27-07-2019, 17:51   #14
Av.Emine Arslan

 
Varsayılan Ticari Mahiyette ödünç Sözleşmesi

Merhabalar,
iki tacir arasında gerçekleşen emanet verilen paraya ilişkin olarak ihtardan sonra icra takibi yapmak için borçlar kanunu 392 uyarınca 6 hafta beklemek gerekir mi? Yine bu alacağa takip tarihinden itibaren mi yoksa muacceliyet tarihinden itibaren mi ticari faiz işletilmelidir?
Old 29-07-2019, 13:44   #15
sailor1981

 
Varsayılan

13. Hukuk Dairesi 2015/13496 E. , 2016/18868 K.
•

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi



Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı; davalı üniversitede mütevelli heyeti başkanı olduğunu, 26/06/2012 tarihinde personel ödemelerinin yapılması için üniversiteye borç para verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için ...34. İcra Müdürlüğünün 2013/57 E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalının kötü niyetli olarak takibe itirazda bulunduğunu ancak daha sonra 17/05/2013 tarihinde ... Bankası ... Şubesi'ne 1.020.000,00 TL yatırmak suretiyle ana para borcunu ödediğini, asıl alacak için davalı borçluya ibraname verdiğini, faiz alacağı, vekalet alacağı ve icra harç ve masrafları için de iş bu davanın açıldığını belirterek bakiye 180.000,00 TL alacak için icra takibine yapılan itirazın iptaline, % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı, takipten önce muaccel hale gelen borcun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının, İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2013/57 E. Sayılı dosyasında 49.650,00 TL vekalet ücreti, 5.128,05 TL harç ve masraf tutarları itibariyle (toplam 54.778,05 TL) takibe yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Dava, ödünç olarak verilen paranın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan icra harç ve masrafları, vekalet ücreti ve faizi açısından itirazın iptaline ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 387. maddesine göre “Ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmış olmadıkça faiz istenemez.” ve yine 392. maddesine göre “Ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.”
Dava konusu olaya bakıldığında; davacı, takip tarihinden önce davalıya borcun ödenmesi konusunda ihtarda ya da bildirimde bulunmamıştır. Davalı ödeme emrinin tebliği ile haberdar olduğundan bu tarihten itibaren 6 hafta sonunda borç muaccel hale gelecektir. Bu durumda takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş bir borçtan söz edilmez. Zamanından önce açılan takip nedeniyle davacı vekalet ücreti, icra harç ve masaraları ile faiz isteminde bulunamaz. Hal böyle olunca, mahkemece, davacının tüm talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabule yönelik hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacını tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1,50 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 20/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Arabuluculuk sözleşmesindeki kefaletin şekil şartı incelenmeden icra edilebilirlik şerhi verilmesi hakkında av.abdullah_03 Meslektaşların Soruları 2 16-10-2018 21:00
kira sözleşmesinde muacceliyet şartı feyzaday Meslektaşların Soruları 3 30-11-2012 09:14
Ecrimisil alacağında bizzat kullanma veya kiraya verme şartı var mıdır? Av.Hatice Sarıbardak Meslektaşların Soruları 5 24-02-2012 09:17
iş sözleşmesinde tahkim şartı Av.Demet Meslektaşların Soruları 2 05-04-2007 15:31


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04696989 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.