Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Mal Beyani Ceza Davasi

Yanıt
Old 15-12-2006, 11:54   #1
özge akbıyık izmir

 
İyi Mal Beyani Ceza Davasi

Arkadaşlar,
mal beyanı ceza davalarına ilişkin farklı uygulamalar var. Sanığın cezalandırılabilmesi için parasal alt sınır hususunda kesin bir bilgisi ve yargıtay kararı olan var mı? (çok şey istiyorum ) Parasal sınır asgari ücret mi ya da bu sınır kalktı mı?

İyi çalışmalar dilerim.
AV. ÖZGE AKBIYIK
Old 15-12-2006, 12:36   #2
Hoca

 
Varsayılan

Sayın Meslekdaşım;
Mal beyanı ile ilgili malum Yargıtay kararı ve İİK hükümlerinin değiştirilmesinden sonra Yargıtay'ın içtihatları doğrultusunda farklı mahkemelerin farklı miktarları uyguladığını duyuyoruz. Yargıtay'ın koyduğu kesin bir sınır (miktar) yok. "Borçlunun her an üzerinde bulunabilecek miktar için mal beyanına gerek olmayacağı" yönünde geliştirilen içtihada istinaden bu miktardan asgari ücretin anlaşılması gerektiği yönünde bir sonuç çıkarıldığını biliyorum. Buradan da asgari ücret olarak "brüt asgari ücretin" anlaşılması gerektiği yönünde uygulamalar var. Sonuç olarak benim bulunduğum yerde Brüt asgari ücretin altında kalan alacaklar için mal beyanında bulunmamaktan dolayı ceza verilmiyor. Bu uygulamanın kökten yanlış ve mevcut yasal düzenlemeye aykırı olduğu görüşündeyim. Ancak uygulamayı aşmak mümkün değil ne yazıkki. Saygılarımla.
Old 15-12-2006, 21:04   #3
özgür

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
İÇTİHADI BİRLEŞTİRME GENEL KURULU
E. 1936/16
K. 1936/21
T. 8.7.1936
• MEMURUN MAL BEYANINDA BULUNMASI ( Borç Tutarının Azlığı - Zorunluluğu Ortadan Kaldırmayacağı )
• BORÇLUNUN BORCUNA YETECEK KADAR MAL BEYANINDA BULUNMASININ YETERLİLİĞİ
• MAL BEYANINDA BULUNMA ZORUNLULUĞUNUN ORTADAN KALKMAYACAĞI ( Borç Tutarının Azlığı - Borçlunun Memur Olması )
2004/m.74,337
ÖZET : 1 ) Borçlu, mal beyanında bulunurken ancak borcuna yetecek kadar malını bildirmek zorundadır. Yoksa, bütün mallarını bildirmekle yükümlü değildir.

2 ) İcra ve İflas Yasası`ndaki "borçlu" sözcüğü kayıtsız olarak yer almıştır. Bu nedenle borç tutarının azlığı ve borçlunun memur olması gibi durumlar mal beyanında bulunmak zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

DAVA : İcra ve İflas Kanunu`nun 74. ve 75. maddeleri mucibince mal beyanında bulunmak mecburiyetinde olan borçlunun memur olması bu mecburiyetten müstesna tutulmasına sebep teşkil etmeyeceği dairenin takarrür etmiş içtihadından iken ahiren benzeri bir hadisenin müzakeresi sırasında hilafına ekseriyet tahassül etmiş olması hasebiyle keyfiyetin tevhidi içtihat suretiyle halli İcra ve İflas Dairesi`nin 12.6.936 gün ve 388 sayılı müzekkeresiyle talep edilmesi üzerine hadise telhis edilerek Heyeti Umumiye`ye tevzi edilmişti.

KARAR : 8.7.1936 gününde toplanan Heyeti Umumiye`ye kırk altı zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten sonra hadise bir kerre de Birinci Reis İhsan Ezgü tarafından izah edildi.

Söz alan İcra ve İflas Dairesi Reisi Hulusi Demirelli. Dairemiz`in müstakar içtihadı borçlunun memur olması ve borcun az bulunması hallerinde de mal beyanında bulunmak lazım geleceği reyinde olup memurlar için bir istisna kabul etmemekte idi. Ahiren izah edildiği veçhile hilafına yeni bir ekseriyet hasıl olması hasebiyle yüksek heyetinize keyfiyeti bildirmek mecburiyetinde kaldık.

Aza Reşat ; Bu iş evvelki sene tatil mahkemesinde çıktı. Yedi lira borcu olan bir posta memuru hapse mahkum olmuştur. Bu adam feryat ediyordu. Maaşının rob`u ile defaten verebilir, dedik ve karar verdik.

Aza Abdullah ; Borçlu memur olsun olmasın mal beyanına mecburdur. Alacaklının alacağı miktarına göre mal göstermeye mecburdur. Tamamını göstermek mecburiyeti yoktur. Maaşın dörtte biri alacağı kafi gelirse bu vaziyet karşısında mal beyanında bulunmuş demektir. Memur olması mal beyanı mahiyetindedir, demeleriyle müzakerinin kifayeti kabul edilerek neticede :

İcra ve İflas Kanunu`nun 74. ve 337. maddelerinde borçlu tabiri mutlak olarak münderiç bulunmasına göre borcun azlığı ve borçlunun memur olması gibi haller için istisna kabulüne imkan olmadığından 337. madde hükmünün borcu maaşının dörtte biri ile ödenecek olan memurun kanunda muayyen müddet içinde mal beyanında bulunmaması hallerinde de tatbiki zaruri olduğu ekseriyetle takarrür etti.
Old 15-12-2006, 23:10   #4
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

İİK 337/1 son cümle,
"Borçlunun haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi lazım geldiği takdirde yahut borcu karşılayacak miktarda
malın haczedilmesi halinde borçluya ceza verilmez." şeklinde iken 01.06.2005 tarihli değişiklikle yasadan bu kısım çıkarılmıştır. Maddenin mevcut hali Yargıtay'a veya İcra Mahkemesine Asgari Ücret veya benzeri kriterler üzerinden bir yorum yapma imkanı bırakmamaktadır. Uygulamanan bir kaç yıl içerisinde oturacağını ve çok cüzi miktarlar için dahi mal beyanında bulunmama suçundan ceza verilmeye başlanacağını düşünüyorum. Yasal düzenleme açıkça bu konuda bir yoruma imkan vermemektedir.
Old 15-12-2006, 23:47   #5
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Sayın av.özgür ekin,

Yanlış görmüyorum değil mi? İBK. 1936 tarihli. Ancak içerik pek hoş.

Alıntı:
"Aza Reşat ; Bu iş evvelki sene tatil mahkemesinde çıktı. Yedi lira borcu olan bir posta memuru hapse mahkum olmuştur. Bu adam feryat ediyordu. Maaşının rob`u ile defaten verebilir, dedik ve karar verdik."
Old 16-12-2006, 04:11   #6
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

İİK da yapılan değişiklikte mal beyanında bulunmamak suçunun yasal unsurları belirtilmiştir.Madde hükmü yorum yapılamayacak derecede açık ve nettir.Önceki uygulamada borcun asgari ücretten düşük olması halinde mal beyanında bulunmamak suçu unsuru oluşmamaktaydı,ancak yasanın mevcut haline göre borç miktarı ne olursa olsun usulune uygun mal beyanında bulunmadığı takdirde suç oluşmuş olacaktır.Bilindiği üzere mal beyanında bulunmamak suçunun temyiz incelemesi yapılmamakta ,ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz yoluna gidilebilmektedir.Bundan böyle yargıtayın bu suçla ilgili eski kararları artık emsal teşkil etmemektedir.
Old 16-04-2007, 13:57   #7
ARİF MUTLU

 
Varsayılan Mal Beyani

MERHABALAR SAYIN MESLEKTAŞLARIM !
Sizlerle paylaşmak istediğim konu mal beyanında bulunmamak suçundan kaynaklı olan ve buna ilişkin çıkan cezalardaki standartsızlık.
Mal beyanında bulunmamak şekli bir suç olmasına karşın mahkemelerde farklı yorumlara gidilmektedir. Örneğin benim bulunduğum yerde icra hakimi brüt asgari ücretten 562 ytl fazlasına mahkumiyet kararı vermektedir. Ancak birçok yerde miktarı bakılmaksızın yada net asgari ücret üzerinden ceza tayinine gidilmektedir. Buna ilişkin görüş ve varsa mahkeme kararı bekliyorum saygılarımla
Old 26-09-2007, 13:28   #8
Bugulbay

 
Varsayılan

Mal beyanı için değer şartının aranmaması ile ilgili bir kararı aşağıda ekledim ama Kırklareli de bu karar dikkate alınmıyor,ağır cezaya yapılan bir itiraz da bugün reddedilmiş...Yasa aynı ama yerlere göre uygulama değişiyor...

Daire:CGK
Tarih:2007
Esas No:2007/1378
Karar No:2007/2027
Kaynak:MAHKEME İLAMI
İlgili Maddeler:İİK. 337. MAD.
İlgili Kavramlar:MAL BEYANINDA BULUNMAMAK-DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ


TC
YARGITAY
16.Hukuk Dairesi

ESAS NO: 2007/1378
KARAR NO: 2007/2027

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAY İLAMI



MAHKEMESİ : MANİSA AĞIR CEZA MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/05/2006
NUMARASI : 2006/511 DEĞİŞİK İŞ, 2006/411 MÜTEFERRİK SAYILI KARARI
DAVACI :
SANIK :


Mal beyanında bulunmamak suçundansanıklar ……. ve …………..’nin 2004 sayılı İİK.nun 337/1. maddesi gereğince ayrı ayrı 10’ar gün disiplin hapsi ile cezalandırılmalarına dair, Manisa İcra Mahkemesinin 20.04.2006 tarihli ve 2006/875-935 sayılı mahkumiyet kararının kaldırılmasına, davanın tüm neticeleri ile birlikte düşürülmesine ilişkin Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2006 tarihli ve 2006/511 değişik iş, 2006/411 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 5.3.2007 gün ve 11589 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 26.03.2007 gün ve K.Y.B:2007/50753 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi.
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında Manisa 2.İcra Müdürlüğünün 2006/515 sayılı dosyası üzerinden icra takibinde bulunulduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edilip, takibin kesinleştiği, ancak borçluların borcunu ödemediği ve İcra İflas Kanunu’nun 74. maddesine göre mal beyanında bulunmadığı ve alacağı karşılayacak miktadra malın da haczedilmediğinin anlaşılması karşısında, 4.02.2006 olan suç tarihine göre mal beyanında bulunmayan borçluların eyleminin 01.0.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 Sayılı Kanun ile değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesine göre suç teşkil edip, anılan maddede öngörülen 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeden itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden kararın bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, mal beyanında bulunmamak eylemi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 337. maddesinin 1.fıkrasında, “müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı beyanda bulunmayan borçlular, alacaklının şikayeti üzerine, icra mahkemesi tarafından on günden bir aya kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılırlar. Borçlunun haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi lazım geldiği takdirde yahut borcu karşılayacak miktarda malın haczedilmesi halinde borçluya ceza verilmez.” Şiklindeki düzenleme ile yaptırım altına alınmış iken, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 337. maddesininin 1.fıkrası, “müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı beyanda bulunmayan borçlu, alacaklının şikayeti üzerine, on gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılır. Alacaklının alacağını karşılayacak miktarda malın haczedilmesi veya borcun ödenmesi halinde, bu ceza düşer.” İfiadesi ile müeyyide altına alınmak suretiyle değiştirilmiştir.
Görüleceği üzere önceki düzenlemede bulunan “Borçlunun haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi lazım geldiği takdirde” ifiadesine, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa ile değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesinde yer verilmemiştir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Tanımlar” başlıklı 2.maddesinin 1.fıkrasının (L) bendinde disiplin hapsinin tanımı; “Kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartlı salıverilme hükümleri uygulanmayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi ifade eder.” şeklinde yapılmıştır. Disiplin hapsi için yapılan bu tanım, hapsen tazyik yaptırımını da kapsar niteliktedir.
Konu öğretide de ele alınmış ve disiplin hapsinin niteliği şu şekilde açıklanmıştır. “Kişinin yükümlülüğe aykırı davranmamak konusunda mevcuriyeti bulunmamaktadır. Ancak, kişi bazı durumlarda bir yükümlülüğe uygun davranmaya belli ölçüde icbar edilebilmektedir. Başka bir deyişle kişi, bazı durumlarda yükümlülüklerinin gereğine yerine getirmesini sağlamak için belli ölçüde icbar edilebilmekte ve bu amaçla bir süreye kadar hürriyetinden yoksun bırakılabilmektedir. Bu hürriyetten yoksun bırakma olğusu, bir disiplin hapsi netiliği taşımaktadır. Ancak, yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, bu yaptırımın uygulanmasına derhal son verilmektedir. Bu bakımnadn söz konusu disiplin hapsine ilişkin olarak kanunda sadece azami bir süre belirlenmektedir. Kişi kendisine terettüp eden yükümlülüğün gereğini yerine getirmeye zorlamak amacıyla ancak belli bir süreye kadar hürriyetinden yoksun bırakılabicektir. Bu sürenin dolması halinde; kişi, yükümlülüğünün gereğini yerine getirmemiş olsa bile hürriyetinden yoksun bırakılmasına ilişkin yaptırım uygulanmasına son verilerek serbest bırakılacaktır. Bu nedenle söz konusu disiplin hapsine, kanunda tazyik hapsi denilmiştir. (Doç.Dr.İzzet Özgenç, Ceza Hukuk Genel Hükümler, 3.Bası, Sh.623)
Bu çerçevede, 1.06.2005 tarihinden sonra mal beyanında bulunmamak fiilini işleyen borçlu sanıklar hakkında; önceki düzenlemede bulunan “borçlunun haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi lazım geldiği takdirde” ifadesine 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı yasa ile değişik İİK.nun 337.maddesinde yer verilmediği gözetildiğinde, kişinin yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlamak için belli ölçüde icbar edilebileceğinin, bu amaçla bir süreye kadar hürriyetinden yoksun bırakılabileceğinin kabulü gerekir.
Somut olayımızda, Manisa İcra Mahkemesinin 20.04.2006 gün ve 2006/875 esas ve 2006/935 sayılı on gün disiplin hapsi ile cezalandırılması kararına karşı itirazı inceleyen Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2006 tarih ve 2006/511 değişik iş, 2006/411 müteferrik sayı ile itirazın reddi yerine takibe konu alacak miktarının asgari ücretin altında olduğu, bu bedelin ekonomik koşullar gözetildiğinde olağan yaşamın sürdürülebilmesi için her kişinin üzerinde bulunması mümkün bir bedel olduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararının kaldırılmasına, sanıklar hakkındaki davanın 2004 sayılı İİK’nun 354/1. maddesi uyarınca tüm neticeleri ile birlikte düşürülmesine karar vermesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğmade yerinde görülmekle Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/511 değişk iş, 2006/411 müteferrik sayılı kararının borçlu sanık aleyhine sonuç doğurmayacak şekilde BOZULMASINA, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.5.2007 günü oybirliğiyle karar verildi.


BAŞKAN ÜYE ÜYE ÜYE ÜYE
Lale GÜRÜN M.Akif Efendi Camal Baş Mehmet Kürtül A.Ayten Güllüoğlu
Old 26-09-2007, 13:58   #9
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Değerli üyeler,

Konu çok kısa bir süre önce bu forumda etraflıca tartışılmıştı.

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=19799

faydalı olması dileğiyle...
Old 27-05-2011, 13:29   #10
ali küver

 
Varsayılan yasa değişikliği

YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI
KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
Kanun No: 6217 Kabul Tarihi: 31/3/2011
Resmi Gazete Tarihi: 11/4/2011
MADDE 6 – 2004 sayılı Kanunun 354 üncü maddesinin başlığı “Davanın ve cezanın düşmesi ile ceza verilemeyecek hâller” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz.”
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Avukata “heyete Hakaret Davasi” Admin Hukuk Haberleri 175 11-09-2011 16:36
Katki Payi Davasi empas Meslektaşların Soruları 5 27-11-2006 02:12
Menfİ Tespİt Davasi ZamanaŞimini Keser Mİ? kum Hukuk Soruları Arşivi 17 29-10-2006 23:36
Basbakanliga 'hasankeyf' Davasi. ISIL YILMAZ Hukuk Haberleri 0 28-09-2006 13:55
Amerikadaki bir firmaya tazminat davasi acilmasi Erdinc Hukuk Soruları Arşivi 2 11-02-2002 02:31


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04659700 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.