Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

İşveren vekilliği

Yanıt
Old 09-11-2006, 22:14   #1
mustafaaladag

 
Varsayılan İşveren vekilliği

İş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davalarında işveren vekillerinin sorumluluğu nedir. Kimler işveren vekilidir. Örneğin limited şirket müdürü a.ş yönetim kurulu başkanı işveren vekilimidir. v.s işveren vekilliği hususunda beni aydınlatacak olanlara şimdidien teşekkür edewrim. bu arada bu hususlara ilişkin fazla yargıtay kararı bulunmamaktadır. genelde bu husustaki yerel mahkeme kararları onanıp iade edidiğinden bulamadım. Onanmış yerel mahkeme kararı olanlardan rica olunur.
Old 09-11-2006, 23:21   #2
Av.Selim Balku

 
Varsayılan

İş kanunu Madde-2-İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.

İşveren vekili olmak için işveren tarafından temsil yetkisinin alınması gerekmektedir. Bu yetkiyi hizmet sözl. ile olabileceği gibi vekalet sözl. ile olabilir. Kanunun 2 maddesinde belirtildiği gibi sorumlu olan kişi işverendir, çünkü vekil, işyeri ile sınırlı olarak işverene ait yetki ve sorumluluğu kullanan kişidir. Onu adına ve ona temsilen hareket ettiği için işçiye karşı işveren sorumludur.

Örnek vermek gerekirse,şirketlerdeki müdür, işveren tarafından ytemsil yetkisini almışsa, işveren vekilidir diyebiliriz.

Ancak maddi ve manevi tazminat ile alakalı olarak sorunu biraz daha açmanı tavsiye ederim. İşveren vekilinin şahsından kaynaklanan bir husustan dolayı mı tazminat sorumluluğundan bahsettiniz?
Old 10-11-2006, 01:02   #3
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

506 sayılı yasadan da tanım:

Alıntı:
m.4:

Bu kanunun uygulanmasında 2 nci maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler “İşveren” dir.

İşveren nam ve hesabına işin yönetimi görevini yapan kimseler “İşveren vekili” dir.

Bu kanunda geçen işveren deyimi işveren vekilini de kapsar.


(Değişik fıkra: 14/05/1985 - 3203/1 md.) İşveren vekili bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı aynen işveren gibi sorumludur.

Çiftçi mallarını koruma bekçileri hakkında, işverenlerin bu kanunda belirtilen yükümleri bunları tayine yetkili makam tarafından yerine getirilir.

Bir de soruyla aynı soruyu soran bir karar:


Alıntı:
9.CD 1977/1375 E.- 1859 K., 25.05.1977 T.


Sanıkların işveren veya vekili olup olmadıkları kesinlikle saptanmadan ve kararda tartışılıp sorumluluk nedenleri gösterilmeden cezalandırılmaları yasaya aykırıdır.

(506 s. SSK. m. 4) (1475 s. İş K. m. 1)

274 Sayılı Kanuna muhalefetten sanık O. ve arkadaşlarının yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine ve cezalarının teciline dair (Ankara Birinci Asliye Ceza Mahkemesi)’nden verilen 16/12/1976 gün ve 1976/71 esas, 1976/545 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş ve şartı depo paraları ile yerine getirilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

İşveren ve vekilini izah eden 1475 sayılı İş Kanununun 1., 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 4., 274 sayılı Sendikalar Kanununun 3. ve 7129 sayılı Bankalar Kanununun 19. maddesi delaletiyle Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlerin idare uzuvlarına ait hükümleri ve sanıkların mensubu oldukları Şekerbank’ın kuruluşuna ait ana sözleşmesi incelenerek 2274 sayılı Sendikalar Kanununun 19. ve 31/3. maddeleri açıklığı karşısında sanıkların her birinin işveren veya vekili olup olmadıkları kesinlikle tesbit edilmeden ve bu husus karar yerinde gereği gibi tartışılıp sorumluluk nedenleri gösterilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,

Kanuna aykırı, sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem hilafına BOZULMASINA, depo paralarının geri verilmesine 25/05/1977 gününde oybirliğiyle karar verildi


Kaynak:YKD. Eylül-1977 s: 1334

Sorunuzu aydınlatmıyor ama en azından yol gösterebilir mi diye düşünerek ekliyorum.

Saygılarımla...
Old 10-11-2006, 11:24   #4
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

İşveren vekilinin maddi manevi tazminattan sorumlu olması için kazanın oluşumunda kusurlu olması gerekir.
Ayrıca işveren vekilliği için işe alma ve işten çıkarma yetkisine sahip olmak zorunda, Yargıtay bu kriteri de arıyor.
Saygılar.
Old 10-11-2006, 11:24   #5
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/5246
K. 2004/18891
T. 20.9.2004
• İŞ GÜVENCESİ ( Kapsamını Dışında Bırakılanlar - İşyerinin Bütününü Sevk ve İdare Eden ve İşçiyi İşe Alma ve Çıkarma Yetkisi Bulunan İşveren Vekilleri )
• İŞVEREN VEKİLİ ( İşyerinin Bütününü Sevk ve İdare Eden ve İşçiyi İşe Alma ve Çıkarma Yetkisi Bulunan - İş Güvencesi Kapsamı Dışında Bırakıldıkları )
• İŞE İADE DAVASI ( İş Güvencesi Hükümlerinden Yararlanamama - İşyerinin Bütününü Sevk ve İdare Eden ve İşçiyi İşe Alma ve Çıkarma Yetkisi Bulunan İşveren Vekilleri )
4857/m. 18
ÖZET : İşyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri örneğin fabrika müdürleri iş güvencesi kapsamını dışında bırakılmıştır.

DAVA : Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı davalı işyerinde personel müdürü olarak 12.5.2003 -14.12.2003 tarihleri arasında iş sözleşmesi ile çalışırken 4857 Sayılı İş Kanununun 17. maddesi uyarınca ihbar öneline ait ücreti peşin ödenmek kaydıyla işverence feshedilmiştir.

Davacı 7.12.2004 tarihinde bir aylık süre içinde feshin geçersizliği ve işe iade davası açılmıştır.

Mahkemece davacının personel müdürü ve işveren vekili olması nedeniyle iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

4857 Sayılı İş Kanununun 18/son maddesinde işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri örneğin fabrika müdürleri iş güvencesi kapsamını dışında bırakılmıştır. Davacının tek başına işçiyi işe alma ve çıkarına yetkisi bulunmadığı gibi işyerinin bütününü sevk ve idare yetkisi de bulunmamaktadır.

Davacı süresiz iş sözleşmesi ile çalıştığından ihbar tazminatı ödenmek suretiyle işten çıkarılmıştır.

Öte yandan fesih bildiriminde fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde bildirilmediğinden fesih geçersiz olarak kabul edilmelidir.

Bu durumdan davacının işe iadesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davasının reddi hatalı olup kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda gösterilen gerekçelerle,

1-Kocaeli 2. İş Mahkemesinin 10.02.2004 tarih ve 2004/62-54 Sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,

2-Davanın kısmen kabulüyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,

3-Davacı süresi içinde işverene başvurduğu , kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık süre içinde doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin tesbitine, doğmuş ihbar tazminatının mahsubuna,

4-Davacının kıdemi ve fesih şekli gözönüne alınmak alınarak süresi içinde işverene başvuruda bulunduğu taktirde ise başlatılmaması halinde, ödenecek tazminatın dört aylık ücreti, tutarında olduğunun belirlenmesine,

5-Harç alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 300.000.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

7-Davacının yaptığı mahkeme masrafının davalıdan alınıp davacıya verilmesine kesin olarak, 20.9.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 10-11-2006, 16:29   #6
putto

 
Varsayılan

kısa bi not ekleyeyim dedim; ayrıca Ticaret Sicil Gazetesinde de yer alması gerektiği şartını arıyor.
Old 10-03-2009, 13:57   #7
iussy

 
Varsayılan

Merhabalar,

Yönetim kurulu başkan yardımcısı olan, şirketi temsil ve ilzama yetkili, şirket namına mali ve idari yazışmalar yapmaya ve şirketin banka hesapları ile ilgili işlem yapmaya tek başına yetkili, şirketin sahibi ve yönetim kurulu başkanının yokluğunda çift imza ile şirketi temsile yetkili olan ancak işçiyiişe almaya veya işçiyi işten çıkarmaya yetkisi olmayan, aynı zamanda çok küçük bir miktar da olsa anonim şirkette pay sahibi olan kişi işveren vekili midir? Bu kişinin anılan şirkette sigortalı olarak çalışıyor olması bir şeyi değiştirir mi?

Eğer bahsi geçen kişi işveren vekili ise, bu durumda bir süredir maaşını alamaması halinde, iş akdini ne şekilde sona erdirebilir? İş Kanunu'nun 18. maddesi çerçevesinde, işveren vekillerinin iş akdini haklı nedenle feshi yoluna gitmesi engellenmektedir. Bu durumda, nasıl bir yol izlenmesi gerekir?

Yaptığım araştırmalara rağmen maalesef bu soruların yanıtlarına ulaşamadım ve hem teoride hem de pratikte işveren vekilliği çok tartışmalı. Bu nedenle, bana yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
Teşekkürler.

Saygılarımla.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Marka Vekilliği ve Sınavı turbo Hukuk Stajı ve Meslek Seçimi 141 20-09-2017 14:07
Alt İşveren-üst İşveren mehmetdemirlek301 Meslektaşların Soruları 9 30-03-2006 22:44
Marka Ve Patent Vekilliği Sedat KAÇMAZ Meslektaşların Soruları 0 02-10-2003 22:10
İşçilik Hakları Ve İşveren Suçlaması hatice Meslektaşların Soruları 4 10-05-2003 01:30


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04597902 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.