Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Sohbetleri Hukuki yorumlar, görüşler ve tartışmalar.. Soru niteliği taşımayan her türlü hukuki sohbet için.

Adliyelerde Yaşadığınız İlginç Ve Mizahi Olaylar

Yanıt
Old 23-09-2006, 17:45   #1
dilek_65

 
Varsayılan Adliyelerde Yaşadığınız İlginç Ve Mizahi Olaylar

Hayatın trajikomik yanları olabiliyor.Hukukçular olarak adliyelerde geçen komik,ilginç olayları paylaşmanızı istiyorum...
Old 23-09-2006, 17:59   #2
dilek_65

 
Mutlu

ilginç mahkeme soruları
Resminiz çekilirken orada mıydınız?Sizi öldürdü mü?
Bugüne kadar kaç ölü üzerinde otopsi yaptınız doktor?
-Bugüne kadarki tüm otopsilerimi ölüler üzerinde yaptım
Kaç kere intihar etmeyi başardınız?
AVUKATA GÜVENİN))(FIKRA))))
Avukat hırsızlıkla suçlanan müvekkilini yaratıcı bir savunma ile kurtarmak istiyordu.Avukat yargıca hitaben:''Müvekkilim aracın camından sadece kolunu sokup çantayı almıştır.Müvekkilimin kolu müvekkilimin bizzat kendisi değildir sadece bir kol tarafından işlenen bir suç için neden bütün bir kişiyi cezalandırıyorsunuz.''der Yargıç gülümseyerek:''Peki o zaman aynı mantıkla gidiyorum ve müvekkilinizin kolunu 1 yıl hapse mahkum ediyorum.Müvekkiliniz isterse ona eşlik edebilir''Müvekkil gülümser avukatın yardımıyla müvekkilin takma kolunu çıkartıp dönüp giderler...dAHA FAZLA FIKRA İÇİN:http://www.mehmetaliturk.av.tr/fikralar.htm
Old 23-09-2006, 21:16   #3
Adilyaşam

 
Varsayılan

Ben bir anımı anlatmak istiyorum. küçük bir ilçede ağır ceza mahkemesi varken ağır ceza mahkemesi reisi olarak görev yapıyordum .bir cinayet davasında karar aşamasında hüküm vermeden önce son kez üyelerin kulaklarına fısıldadım ve tamam mı dedim onlarda onaylar bir biçimde kafalarını salladılar. ve hükmü açıkladım. tabi ceza hükmüydü. sanığa kısa kararı tefhim ettim ve 7 gün içinde temyiz hakkı olduğunu belirttim. tama tutuklu sanık dışarı çıkarılırken birşey söyleyeceğini belirtti ben de normalde hükümden sonra söz vermem ama temyiz hususunu anlamadığını sanıp söyle dedim ve sanık bana
yanındakilere fısır fısır birşeyler söylemenden bir bo.... yiyeceğin belliydi dedi. tabi aslında küfür amaçlı değildi çok saf bir biçimde söyledi bunu.....herhangi bir işlem yapmadık.
Old 23-09-2006, 22:03   #4
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Old 23-09-2006, 23:34   #5
mutlakadalet

 
Varsayılan

Alıntıdır
2005 yılının Kadıköy adliyesinde yaşanmıştır. Becerikli bir katip, mübaşir, hakim ekibine sahip mahkeme kadrosu, benim de birinde bulunduğum boşanma davalarını seri olarak karara bağlamaktadır; ancak bu arada listeye uyulmamakta hazır beklemekte olan kim varsa onlara öncelik de verilmektedir. Arka arkaya davalar karara bağlandıktan sonra mübaşire: "bizim duruşma vardı" diye danışan kimse kalmaz. Mübaşir de hesabı hafiften şaşırdığı için koridora çıkıp bağırır: "Bilmem kaçıncı bilmem ne mahkemesinde davası olan!" kimsecikler üzerine alınmaz. Mübaşir açık olan kapıdan içeri bakar; teşkilat tam kadro hazır müşteri beklemektedir. Döner, tekrar koridora bağırır: - haydi! yok mu boşanmak isteyen?
Old 24-09-2006, 00:05   #6
Jeanne D'arc

 
Varsayılan

Bir kaç müvekkilim var; benimle hukuk dışında normal konuşurken ... hanım diyorlar ancak davalarını konuşmaya başladığımız anda: "Avukat Bey"
Old 25-09-2006, 11:09   #7
mehmetseyrek

 
Varsayılan

KASKET
Olay büyükçe bir ilçede geçer.Mübaşir sırayla tarafları duruşmaya çağırmaktadır:
-Davacı Süleyman Karaaaaaa, davalı Mestan Kavaaaak
ikinci duruşma:
-Davacı Ali Söylemeez, Davalı Süleyman Karaaaaa
ÜÇüncü Duruşma:
-Davacı Osman Zor, Davalı Metin Güneyyyy,Tanık Süleyman Karaaa
Dördüncü Duruşma:
-Davacı Süleyman Karaaaa.....
Derken öğlen olur.Hakim biraz de geç kalmış olmanın verdiği sıkıntıyla ve aceleyle koridorda yürürken Süleyman Kara'ya rastlar.
-Ne o Süleyman,sen hala buralarda mısın? Der.
Süleyman Kara:
-Efendim, kasketim vardı; şimdi buralardaydı, bulamıyorum.
Hakim Bey Süleyman'ın lafını yarıda keser:
-Be Süleyman al şu benim foter'i de bi git artık,der.
(foter=fötr şapka)
Av. MEHMET SEYREK
Old 25-09-2006, 12:58   #8
Çiğdem

 
Varsayılan

Bu fıkrayı bizim anayasa hocamız anlatmıştı.çok beğendim ve sizinle paylaşmak istiyorum.
İki arkadaş olan avukatla doktor bir akşam sohbet ederler.doktorun sürekli telefonu çalmakta ve arayanlar hep hastaları olmaktadır.her hastası da hastalığıyla ilgili sorular sormaktadır.doktor arkadaşı avukata dostum bıktım bu hastalarımın beni aramalarından,para vermemek için muayenehaneme gelmiyorlar ve hep telefonda soruyorlar sorularını der.avukatta dostuna yardımcı olmak için her arayan hastana bir kağıt gönder postayla ve şu gün şu saatte telefonda öğrendikleriniz için şu kadar borcunuz var eğer ödemezseniz mahkemeye başvuracağım diye yaz der.doktor bunu duyduğuna çok sevinir ve teşekkür eder arkadaşına.ertesi gün olur ve doktor bütün hastalarına borç kağıdı hazırlar ve tam postaneye gitmek üzereyken postacı gelir.gelen avukat dostundandır.ve üzerinde şöyle yazar:-Dün akşamki aldığınız bilgiden dolayı şukadar borcunuz bulunmaktadır.ÖDEMEZSENİZ MAHKEMEYE BAŞVURACAĞIM:-))))
SAYGILARIMLA..............
Old 30-09-2006, 22:12   #9
üye8555

 
Varsayılan

Yeni bir hukukçu (adayı) olmam münasebetiyle , bu yaz yaptığım gayriresmi stajın dışında adliyelerde böylesi olaylara rastlayamadım,fakat kariyerime başlar başlamaz istemediğim kadarıyla boğuşmak zorunda kalacağımdan eminim.Foruma bir fıkrayla katılmak istedim,önümüzdeki günlerde bilgiye dayalı mantık yürütmeleriyle dolu ateşli hukuk tartışmalarına katılmak üzere ,hoşçakalın:
Avukat,karısını öldürmekten yargılanan müvekkilini kurtaracağından emindir.Duruşmanın en çıkmaz yerinde jüriye dönerek;"şimdi ona kadar sayacağım ve müvekkilimin karısı içeri girecek" der.Saymayı bitirdiğinde, "gördünüz mü müvekkilimin masum olduğuna inandığınız için hepiniz kapıya baktınız"der ve oturur.Duruşma bitmiştir ve jüri sanığı suçlu bulur.Bir jüri üyesine tuvalette rastlayan şaşkın avukat bu kararın nedenini sorduğunda ise aldığı yanıt:"siz saymayı bitirdiğinizde herkes kapıya baktı fakat bir kişi hariç, o da müvekkilinizdi"olur
Old 01-10-2006, 00:18   #10
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Gerçek bir anı:

Babamın yargıçlığı döneminde bizzat kendi başından geçer.

Bir ceza dosyası nedeniyle, köyün birinde ve de dağın başında keşif yapmaktadırlar. Hava rüzgarlıdır. Onlarca tanık dinlenmiştir. Köylülerin yerel lisanını anlamakta ve zapta geçirtmekte zorlanmaktadır.İşin daha da kötüsü tanıkların anlatımından da olayı aydınlatacak bir bilgi edinemez, ama anlar ki ifadeler sırasında adı geçen bir köylü kadının dinlenmesi işe yarayacaktır.Bu düşünceyle ve iyice gerilmiş bir halde, yorgun ve sinirli, yanındakilere kadını çağırtmalarını söyler. Köylülere istek iletilir, uzun zaman denilen anlatılamaz, nihayet anlaştıklarında biri kadını tanık olarak çağırmaya gider, neredeyse yarım saat sonra döndüklerinde, köylü kadını bulamadıklarını ama babasını bulduklarını ve onu getirdiklerini söylerler. Babamın artık dayanacak takati kalmamıştır. Ayağa kalkar ve var gücüyle bağırır:

-Bana kadın lazımmm! Ben kadını istiyoruummmmmm!!!

Zabıt katibi ve bilumum dinleyicinin binbir güçlükle gizlemeye çalıştıkları gülümsemelerinden sonra farkına vararak, kendi de güler..
Old 01-10-2006, 03:31   #11
ibreti

 
Varsayılan

Delil Sunmada Yeni Usul
----
(Anısını paylaştığı için Yargıç Ferda'ya teşekkürler..)
----
Taraflar davalarını avukatsız yürütmektedir. İlk oturum günü gelir çatar. Yargıç, taraflara delillerini sunmaları, karşı tarafa da tebliğ ettirmeleri için mehil verir. Bakarki tarafların hukuk dilinden pek anlayacağı yok, davaya dair şahit, keşif, senet vs delilleri var ise bunların bildirilmesi gerektiğini, bildirdikten sonra her iki tarafın delilinin de karşı tarafa bildirilmesi gerektiğini uzun uzun anlatır..
İkinci oturum günü gelir.. Taraflar hazır.. Lakin hiç biri delil bildirmemiş.. Yargıç zaman kaybına kızar ve biraz azarlar bir şekilde neden delillerini bildirmediklerini sorar. Lakin buna taraflardan itiraz gelir;
Davacı- Olur mu hakimim.. Bütün şahitlerimi bir kağıda yazıp, muhtar hüseyin ve 1.aza ahmet ile davalıya gönderdim. Yalan söylemesin, yemin etsin bakalım almamış mı kağıdı...
Davalı-Aldım efendim. Ben de şahitlerimi aynı kağıdın arka yüzüne yazıp muhtar hüseyin ve 1.aza ahmet ile davacıya gönderdim. Yalan söylemesin.. Yemin etsin bakalım almamış mı?
Yargıcın yüzünde bir tebessüm belirir ve davacıya sorar;
-Sen de aldın mı o delilleri? diye.. Davacı aldığını söyler..
Yargıç- O zaman o delillerinizi mahkememize de bildirin...
der ve duruşmayı talik eder..
Old 05-10-2006, 13:38   #12
Av.Duygu Keleş

 
Varsayılan

Hayatım boyunca unutmayacağım ilk anım avukatlık stajımın ilk 15 gününde savcılık stajım esnasında idi.Yanında staj yapmığımız savcı hanım otopsi olduğunu ve gelmemiz gerektiğini söyledi.Cenaze arabasına benzeyen savcılık aracında tüyler ürpertici bir 15 dakikalık yolculuğun sonunda Adli Tıp binasına vardık.Vakıa şohben zehirlenmesiydi.O ana kadar değil otopsi ölü bile görmeyen bir insan için oldukça üzücü ve ağır dakikalar yaşadım ama nerden bilebilirdim bir kahkaha ile günü bitireceğimi.Evet yanlış anlamadınız bir kahkaha Söylerken bile utanıyorum.Doktor şahsın kafatasını gögüs ve batın bölgesini açtıktan sonra kan örneği alması gerektiğini söyledi.Buraya kadar herşey normaldi.Ancak bir anda eline büyük boy bir çorba kepçesi alarak şahsın boşalan vücudunun içine daldırdı aldığı kanı döke saça laboravuar tüpünün içerisine doldurdu.Daha sonra hiçbir şey olmamış gibi kepçeyi şahsın içine bırakarak otopsinin bittiğini söyledi.O an herkes birbirine bakarak gülmeye başladı.Bir insana bu kadar saygısızlık yapılabilir diye düşündüm.Bunu yapabilmenin daha frklı yöntem ve araçları mevcuttur mutlaka.
Anlayacağınız ağlayacak halimize güler olduk
Old 06-10-2006, 09:27   #13
Av.Nebi

 
Varsayılan

Gerçekten ilginç bir otopsiymiş Olacak o kadarda ki parodileri aratmamış yani bizim Adli Tıp dersine giren hocamızda artık sanırım bu olaylara fazlaca alışmış oldugundan mı nedir anlattıkları olaylardaki soguk kanlılığına hayret ederdim. Hatta sanırım otopsi yaparken bir yandan da yemek yiyebileceğini düşünüyorum
Old 09-10-2006, 04:35   #14
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan Adliyelerde Yaşadığınız İlginç Ve Mizahi Olaylar

Yıl sanırım 2003 Ankarada Yargıtay'a seçilmek için uğraşan bir yargıç. Bir alacak davası. Benim iki müvekkilim var birisi beni azletti ve karşı tarafa ibraname verdi. Yargıç karar veriyor:

Davacı falanın .... tl alacaklı olduğunun kabulüne, diğer davacı hakkındaki davanın müracaata bırakılmasına.

Ben şaşırdım ama salon kalabalık. Herhalde dedim laf ağzından yanlış çıktı. Gerekçeli kararda düzeltir.

Baktım gerekçeli karar da aynı. Hakim de o sırada kalemde oturuyor işlem yapıyor. Sanıyorum devir sırası idi.

Hakim bey sizinle biraz görüşebilirmiyiz dedim. Buyurun dedi. Hakim bey özel görüşsek odanızda dedim. Benimle ne özel görüşeceksin dedi. Kalem dolu. Katipler. İş takip eden insanlar.

Çok bozuldum. Hem uyarmaya çalışıyorum hem de fırça yiyorum.

Peki hakim bey dedim siz kararı okudunuz mu?

Elbette dedi okumadan mı imzalayacağım.

Kalemde sanırım 5-6 avukat veya iş takip eden insan var ve tüm kalem personeli orada.

Benim de kafamın tası attı. Paki dedim bu ne biçim son karar? Son kararda dava başvuruya bırakılır mı?

Birden bir hayret ifadesi. Öylemi yapmışım? Siz karşı tarafın avukatını arayın da düzeltelim, ya da boşverin aramayın, tebliğe de çıkarmayın düzeltelim.

Karar bu nedenle temyiz edilmedi (kısa karara aykırılık nedeni ile)

bu olaylardan birincisi benim yaşadığım. Bire de bir arkadaşımın anlattığı bir olyı aktarmak isdtiyorum.

Yer Ankara Sincan Asliye Hukuk

Dava boşanma:

Tarafların ikisi de anlaşamadıkları için boşanmayı istiyor. Hakime hanım da sıkıştırıyor. Niye anlaşamıyorsunuz?

Sonuçta cevap. Evlendiğimizden beri birlikte olamadık.

Hakime hanım biraz daha sıkıştırıyor. Yeterli sonuç yok. Tanık yok. Dönüyor avukat arkadaşa;

Bu koşullarda nasıl boşayayım diyor?

avukat arkadaşın cevabı:

Valla hakime hanım ben görevimi yaptım. Boşamazsanız birlikte olmalarını sağlayın. Bu evliliğin kurallarından biri diyor.

Karar boşanma olarak çıkmış.

Saygılar
Old 16-10-2006, 23:29   #15
Av.Yalçın KAYAALTI

 
Rahatsiz

Şu anda emekli olmuş bir hakimden dinlemiştim;
Ceza hakimliği yaptığı bir dosyada, sanığı müştekiye ana avrat sinkaflı sözler sarfettiği için mahkum etmiş.Ceza ... lira ... kuruş para cezası ve sabıkasızlıktan ertelemiş. Müşteki hiddetle ayağa kalkmış, benim anama avradıma sövmesi bu kadar ucuzmu diye bağırmış, Hakim bey çaresiz, evet kanundaki ceza bu demiş. O zaman demiş müşteki; elini cebine atmış bir tomar para çıkarmış alın bu parayı demiş, bende bu herifin anasını ......., hakim bağırmış dur yapma etme, yok demiş müşteki bu sefer elini cüzdanına atmış oradan da paralarını çıkarmış ve hakime dönmüş, bu paralarıda sen al demiş, seninde an........................., müşteki sövüyor, hakim bağırıyormuş, bana değil, bana değil, bana sövmek bu kadar ucuz değil.
SONUÇ MU ; hakim müştekiyi hemen tutuklayıp cezaevine göndermiş.
Old 17-10-2006, 02:07   #16
Av.Duygu Keleş

 
Varsayılan

Trabzon Ağır Ceza Mahkemesinde 2004 yılında kasten adam öldürmeden yargılanan akli dengesi yerinde olmayan ve kendini mesih ilan eden bi sanık vardı.Savunmasını kendi yaptı ve tüm duruşma boyunca reise Kadı Efendi dedi.
Old 17-10-2006, 04:10   #17
ibreti

 
Varsayılan

Mübaşir bütün dosyaları bilir
--
Birden çok davada yargılanan tutuklu sanık duruşmaya alınıyor. Lakin duruşması yapılacak davada tutuklu değil.
Yargıç Cihan savcıya mütalaasını soruyor..
-Sanığın tutukluluk halinin devamına....
Yargıç Cihan sanık vekili Adnan'a soruyor..
-Sanığın tutukluluk halinin kaldırılmasına...
Ve yargıç Cihan katibeye "yaz kızım..." diyor...
"Sanığın tutukluluk halinin devamına.." derken mübaşir Ali dayı devreye giriyor..
Mahcup bir eda ile kürsünün önüne kadar ileriliyor ve
-Efendim efendim..
Yargıç Cihan elinin tersi ile işaret ediyor geç yerine dercesine.. Lakin Ali dayı ısrarcı...
-Efendim sanık bu dosyada tutuklu değil!
-
İşte böyle.. Bazen Ali dayılara iş düşer
Old 18-10-2006, 13:11   #18
avant

 
Varsayılan Bunun yüzünden oldu dedik ya hakim bey

Ankara Adliyesinde Asliye Ceza Mahkemesinde staj yaparken,Gıda Maddeleri Tüzüğüne muhalefet suçundan,yaşlı bir fırın sahibi sanık mahkeme huzurundaydı.
Hakim sordu "Söyle bakalım amca neden ekmekler böyle olmuş?

Yaşlı sanık.."Valla hakim bey,ben o sıralar hastaydım.Prostattan ameliyat olmuştum.Nasıl oldu,ne oldu bilmiyorum"Dedi.

Hakim,olayları ve konuşulanları kendince zabta geçirdikten sonra,yaşlı sanıkla tekrar konuşmaya başladı.

"Niye böyle oldu söyle bakalım." Yaşlı sanıkta ses yok

Hakim bey tekrar,"Yahu söylesene niye böyle oldu?"
Sonunda yaşlı sanık patladı. İki eliyle ÖNÜNÜ gösterek,"Bunun yüzünden dedik ya hakim bey"Dedi.
Biz stajyerler ve sırasını bekleyen avukatlar kıkırdamaya başladık..
Old 19-10-2006, 22:38   #19
Themis99

 
Varsayılan

Ankara adliyesinde Asliye Hukuk Mahekmelerinde bir arkadaşımla duruşma bekliyor bir yandanda görülmekte olan duruşmaları izliyorduk.
Sırası gelen meslektaşlar yerlerine alındılar . Dava yanlış hatırlamıyorsam kat karşılığı inşaat sözleşmesine ait bir uyuşmazlıktı. Dosya bilirkişiden yeni gelmiş..Oldukçada kalın ve ekli bir dosya ..anlaşıldığı kadari ile daha öncede bilirkişiye gitmiş ve çeşitli ek bilirkişi raporları alınmış . Hakim
-davacı veklinden soruldu ..Bilirkişi raporunu incelemek üzere süre talep ediyorum dedi.....
der demez davacı vekili hemen söze girerek
-sayın hakim bu celse tarafımıza ibraz edilen bilirkişi raporuna bir diyemiz yoktur dosya karara çıksın demez mi ? Hakim bir an için afalladı .Hemen toparlanarak
-Av. bey bilirkişi raporunda aleyhinize hususlar var ben süre vereyim siz beyanda bulunun
- Süreye gerek yoktur.Biz bilirkişi raporunu kabul ediyoruz.karar verin dedi .Hakim ile davacı vekili arasında '' karar verin süre vereyim '' yollu bir pazarlıktır başladı . Sorunun bu yolla halledilemeyeceğini anlayan hakim davalı vekilinden sordu.O da biz de karar verilmesini talep ediyoruz deyince hakim nasıl bir yol izlemesi gerektiği konusunda şüpheye düştü. Bilirkişi raporu yeni gelen dosyada tarafarın bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak üzere süre talep edeceğini düşünen hakim yalnızca bilirkişi raporunu incelemiş , dosyayı karar verebilme noktasında incelememişti. Pazarlık neredeyse yarım saat sürdü.Meslektaşlar yüzlerinde hafif bir tebessümle pazarlığın bitmesini beklediler.
Old 25-10-2006, 07:18   #20
alisuat

 
Varsayılan

Hepinize anlatılarınız için teşekkür ederim, meslek böyle işte, birbirinden ilginç insan ve olaylar zinciri,
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Boşanma Davası Devam Ederken Yaşanan Olaylar Av. Salim Meslektaşların Soruları 14 08-10-2006 18:46
Yabancı Çek thracian Meslektaşların Soruları 2 17-08-2006 13:36
İptal edilmeyen hukuka aykırı belediye meclisi kararının durumu Emin GÜNEŞ Meslektaşların Soruları 6 28-07-2006 19:24
3 İlginç Olay Batu Han Site Lokali 3 26-03-2003 17:39


THS Sunucusu bu sayfayı 0,05923891 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.