Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meşru müdafaa esnasında, olayla alakası olmayan bir başka kimsenin ölmesi

Yanıt
Old 23-08-2006, 15:06   #1
Av.Ersin VARGÜN

 
Varsayılan Meşru müdafaa esnasında, olayla alakası olmayan bir başka kimsenin ölmesi

Açtığım başlığa iilişkin hadise bir akrabamın tutuklu olarak yargılanması sürecinde devam ediyor. Olaya ilişkin olarak öncelikle vuku bulan hadise şöyle gelişmiş: Akrabamın oğlu olay günü komşusu tarafından darp ediliyor.Bizimki de durumu karakola bildiriyor. Aynı günün akşam saatlerinde darp eden komşu ve akrabaları(6 yetişkin erkek) bizimkinin bahçesine baskın yapıyorlar ve akrabamı, hanımını ve çocuklarını çok ciddi manada hırpalıyorlar, öyle ki: başka türlü bunların elinden kurtulma olanağı bulamayan akrabam evde bulunan ruhsatsız silahıyla havaya ateş açıyor. Bu esnada karşı taraf bırakıyor ancak yine onların bulunduğu yönden bizimkinin bulunduğu yöne doğru bir el ateş açılıyor.bizimki de o yöne doğru heyecanından ötürü ateş açıyor. olay saatinde hava tamamen kararmış vaziyette..Akabinde takriben 10 dakika sonra kavgayı ayırmaya gelen birinin vurulduğu öğreniliyor.Merak ettiğim akrabamın cezai sorumluluğu ne yönde olacak?Buna ilişkin yargıtay kararı gönderirseniz sevinirim arkadaşlar.Şimdiden çok teşekkürler..
Old 24-08-2006, 01:42   #2
Tractatus

 
Varsayılan

Karşı gurubun olduğu yerden ateş açılması ne kadar "yakın bir tehdit" sayılır konusu önemli. Sadece o bölgeden ateş açılması veya o bölgeden bir silah sesi duyulması üzerine insanların olabileceğinin düşüldüğü bir yere ateş açılması sonucu birini öldürmek "olası kast" ile adam öldürme suçu oluşturabilir.
Old 24-08-2006, 12:14   #3
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan Bir fikir versin diye

T.C.
YARGITAY
1. CEZA DAİRESİ
E. 2002/1471
K. 2002/2518
T. 13.6.2002
• ADAM ÖLDÜRME ( Sanığın Başkasını Korkutmak Amacıyla Evine Gidip Silahını Almak İsterken Maktülenin Buna Engel Olmak İstemesi Üzerine Kapının Önünde Durması ve Sanığın da Onu Vurması )
• ÖLDÜRME KASTI OLMAKSIZIN ADAM ÖLDÜRMEK ( Sanığın Eşi Olan Maktülenin Sanığın İstemeden Yaptığı Atış Sonucu Ölmesi )
• KAPI ARKASINDA DURAN MAKTÜLEYE ATEŞ AÇILMASI ( Sanığın Maktülenin Kapının Neresinde Hangi Pozisyonda Olduğunu Bilemeyeceğinden Cezada İndirim Yapılması )
765/m.29,59,449,452/1
ÖZET : Sanığın Önder'le tartıştığı ve onu korkutmak amacıyla evine gidip silahla ateş etmeyi düşündüğü, bu sebeple tek odadan ibaret evine girip tüfeğe mermi koyduğu, bu sırada eşi olan sanığın başını belaya sokmasından korkan maktülenin kapının önüne geçerek onu engellemeye çalıştığı, sanığın da kapının açılmasını sağlamak için kapalı olan kapının arkasından yaptığı atışla, kapının kapalı olması nedeniyle maktülenin kapının neresinde hangi pozisyonda bulunduğu bilemeyeceği gözetilerek delillerin sanık lehine değerlendirilmesi ile sanığın TCK.nun 29. maddesi de gözetilerek TCK.nun 449. maddesi göndermesiyle 452/1, 59 maddeleriyle cezalandırılması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.

DAVA : Karısı Nurten G'i öldürmekten sanık Muhsin G'in yapılan yargılanması sonunda:Hükümlülüğüne ilişkin ( YALOVA ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.10.2001 gün ve 149/180 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:

KARAR : 1-Tüm dosya kapsamından edindiği kanaate göre yerel mahkemenin sanık hakkındaki tahrik hükümlerini uygulamamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu hususa ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir,

2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Muhsin'in suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede eksik soruşturmaya, tahrikin varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Sanığın Önder E'le tartıştığı ve onu korkutmak amacıyla evine gidip silahla ateş etmeyi düşündüğü, bu sebeple tek odadan ibaret evine girip tüfeğe mermi koyduğu, bu sırada eşinin başını belaya sokmasından korkan maktülenin kapının önüne geçerek onu engellemeye çalıştığı, sanığın da kapının açılmasını sağlamak için kapalı olan kapının arkasından yaptığı atışla kapının kapalı olması nedeniyle maktülenin kapının neresinde hangi pozisyonda bulunduğu bilemeyeceği gözetilerek delillerin sanık lehine değerlendirilmesi ile TCK.nun 29. maddesi de gözetilerek TCK.nun 449. maddesi göndermesiyle 452/1, 59. maddeleriyle cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayini,

SONUÇ : Yasaya aykırı olup sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmekle hükmün tebliğnameden farkla düşünce ile ( BOZULMASINA ) 13.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Old 24-08-2006, 12:18   #4
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Sayın Av.Ersin VARGÜN,

Yukarıdaki yargıtay kararını size fikir versin diye kopyaladım.Olayınıza tıpatıp uyan karar bulamadım.

Ancak sizin bir çok konuyu araştırmanız gerekmektedir. Benden önce yazan Sayın Tractatus'un belirttiği gibi; olası kastı araştırmanız gerekir. Meşru müdafaa, tahrik hükümlerini araştırmanız da gerekir. Benzer karar bulabilirsem buraya taşırım.

Saygılarımla
Old 24-08-2006, 15:34   #5
Av.Ersin VARGÜN

 
Varsayılan

Bu siteye henüz yeni üye oldum ve buradaki etkileşim ve dayanışma beni çok şaşırttı , bir o kadar da mutlu etti..Paylaşımcılığın henüz mevta olmadığını gösterdiğiniz için sizlere müteşekkirim..Açtığım başlığa ilişkin çoğu meslektaşımla istişarede bulunuyorum ama hazırlayacağım savunmaya ilişkin o kadar ümit kırıcı ve enteresan yorumlar yapılıyor ki, sanki bu ülkede hakimlerin 'meşru müdafaa' yönünde kararı çıkmıyor zehabına ulaştım. Bu gerçekten böyle midir? Yani bu yönde bir teamül mü gelişmiştir ki avukatlar savunmalarında meşru müdafaa yönünde inisiyatif geliştiremiyor?
Old 01-09-2006, 04:32   #6
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Saldırganlardan biri vurulmuş olsa idi TCK 27. maddesindeki sınırın aşılması hali sözkonusudur derdim. Ancak olayda hiç ilgisi olmayan biri ölmüş. 765 sayılı yasadaki 52. maddeyi karşılayan hükümler tasarıdan çıkarıldı ve bu husus 30. maddenin gerekçesinde 30. maddenin zaten eski 52. maddedeki hususları kapsadığı şeklinde açıklandı. Bu durumda kişinin durumunu 25. 27. 29. ve 30. maddeler üzerinde tartışmak gerekiyor. Kişi öncelikle kendisini ve ailesine yönelik haksız bir saldırıyı defetmek amacıyla hareket ediyorsa da olayın anlatılış şeklinden ve kişinin halen tutuklu olmasından tam bir meşru müdafa olmadığı anlaşılıyor. Meşru müdafada sınırın aşılması yani 27. madde uygulanmalı dersek bu kez de başta belirttiğim gibi ölen ilgisiz bir kişi dolayısıyla 30. maddedeki hal kabul edilerek kişinin hedefte sapmasının (eski 52) kaçınılmaz hatasından kaynaklandığı kabul edilmeli ve gerek 27 ve gerekse 29'daki indirimlerden yararlanabilmeli diyorum. Ancak savunmanızda 30. maddenin hükümet gerekçesinin üzerinde uzun uzun durmalısınız. Ben olası kastın bu durumda çok ağır olacağını ve fail yönünden adil bir sonuç vermeyeceğini düşünüyorum. Savunma olarak Olası Kastın adı bile anılmamalıdır.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Ruhsatsız Silahla Meşru Müdafaa Av. Galip DAĞTEKİN Hukuk Soruları Arşivi 11 17-12-2006 21:10
Meşru Müdafaa Ve Zaruret Hali ! Sibel Hukuk Soruları Arşivi 2 08-12-2006 21:43
Bono borçlusunun icra takibinden önce ölmesi Avukat Kamer Akgül Meslektaşların Soruları 3 29-11-2006 13:11
Sadece Benim Memleketim Bir Başka Değil, Başka Memleketlerde Bir Başka Gemici Hukuk Sohbetleri 2 01-06-2004 09:53
Hiç Kimsenin Çozemedigi Sozlesme musa Hukuk Soruları Arşivi 1 04-03-2002 20:55


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04247499 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.