Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Soruları Arşivi THS Hukuk Soruları alanına 2000-2007 yılları arasında gönderilmiş eski soruların arşivlendiği forum alanımız. Bu alan yeni mesajlara ve yanıtlara kapalıdır ve sadece arşiv amaçlı olarak yayında tutulmaktadır.

Velayeti Verilen Çocuğun Habersizsünneti Ve Adının Değiştirilmesi

 
Old 14-02-2002, 02:19   #1
özdemir

 
Varsayılan Velayeti Verilen Çocuğun Habersizsünneti Ve Adının Değiştirilmesi

velayetini verdiğim çocuğun habersiz sünneti nedeniyle tazminat davası açabilirmiyim?ayrıca anlasmali olarak velayeti verdim tekrar dava açarak velayeti alabilirmiyim?

09-10-2000 19:34:46
Old 14-02-2002, 02:20   #2
seyyah

 
Varsayılan YNT:velayeti verilen çocuğun habersizsünneti ve adının değiştirilmesi

merhaba,
dava açmanıza bir engel yok, yok olmasına yok da davayı kazanma şansınız da yok. çocuğunuzun velayetini herhalde bir boşanma davası sonucunda verdiniz, daha doğru bir ifade ile mahkeme sizin bu konudaki anlaşmanızı uygun buldu, velayeti eski eşinize tevdi etti. çocukla aranızda sınırlı olarak kişisel münasebet tesis etti, öyle değil mi? eğer öyleyse artık çocuğun velisi değilsiniz, bu itibarla her ne kadar eskiden velayeti birlikte kullanı-yor iseniz de artık veli sıfatınız olmadığı için eski eşiniz velayeti kötüye kullanmadığı sürece bu görevini ve hakkını tek başına kullanacaktır. çocuğu sünnet ettirmesi, adını değiştirmiş olması da bu kapsamda mütaala edilebilir. ancak eski eşinizin tüm bunları sırf velayeti kötüye kullanmak amacıyla yaptığını kanıtlar, çocuğunuzun da bundan zarar gördüğünü yahut görebileceğini ispatlarsanız velayetin değiştirilmesi yahut tümden kaldırıl-ması isteminde bulunarak dava açabilirsiniz.

09-10-2000 20:49:53
Old 14-02-2002, 02:21   #3
armagan

 
Varsayılan YNT:velayeti verilen çocuğun habersizsünneti ve adının değiştirilmesi

Sayın Özdemir,
Sünnete çağrılmamanız tazminat istemeniz için neden sayılmaz, kanısındayım. Ancak böyle bir dava açmanıza engel bir kural bulunmamaktadır.

Medeni Kanun'a göre, bir kimsenin ismini değiştirmesinden zarar
gören kişi bir yıl içinde ismin değiştirilmesine itiraz edebilir.

Medeni Kanun'un bir diğer hükmü de, çocuğun adını ana ve babanın
birlikte koymasını emreder. Sonradan adın değiştirilmesini isteme hakkı ,velayeti almış da olsa taraflardan birine tanınmamıştır. Ancak, adın değiştirilmesi haklı nedenler varsa istenebilir. Çocuğun adı keyfi
nedenlerle değiştirilemez. Mahkemece haklı nedenler görülmüş ki adın
değiştirilmesi davası kabul edilmiş. Mahkemenin kabul ettiği nedenler
sizce haksız ise,
a) çocuğun adını ana ve babası birlikte koyar
b) sonradan değiştirilmekle zarara uğradığınız
kurallarına dayanarak dava açabilirsiniz.

Velayet çocuğun çıkarları düşünülerek yargıç tarafından takdir edilir.
Velayetin kendinize verilmesi için her zaman dava açabilirsiniz. Yargıç
sizin ve şu andaki velisinin somut durumlarını inceleyerek, çocuğun
yaşını ve isteklerini de göz önüne alıp, karar verir. Tek ölçüsü,
çocuğun çıkarlarının hangi tarafta daha iyi olacağıdır.

Özetle, siz de çocuğunuzun çıkarlarını en az bir yargıç kadar iyi
değerlendirebilirsiniz. Duygusal davranarak çocuğunuza duyduğunuz özlem veya eski eşinize duyduğunuz kızgınlıkla karar vermemenizi
(haddim olmayarak) hatırlatmak isterim.

Saygılarımla.


09-10-2000 20:53:20
Old 14-02-2002, 02:22   #4
seyyah

 
Varsayılan YNT:velayeti verilen çocuğun habersizsünneti ve adının değiştirilmesi

merhaba,
isim, Medeni Kanun sistematiği dairesinde kişinin şahsiyet hakları içerisinde mütaala olunur. haklı nedenlerle ismin değiştirilmesini talep etmek de kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar nev'inden olup bu hak doğrudan doğruya MK'nun 26. maddesi ile Nüfus Kanunu'nun 46. maddesi dairesinde ilgilisi tarafından kullanılmalıdır. mümeyyiz olmayan küçükler namına bu hak veli yahut vasileri tarafından açılan bir dava ile kullanılır. davada dava açan velinin oynadığı rol küçüğün temsilcisi olmaktan öteye gitmez. bu itibarla davada davayı açan veli için değil temsil ettiği küçüğün isminin değiştirilmesinde haklı nedenler olup olmadığı irdelenmelidir. elbetteki bu haklı nedenlerin bir kısmı küçük zaviyesinden bakıldığında veli ile ilgili olarak da ileri sürülebilir, iddia ve isbat edilebilir. ancak aradaki nüansın kaçırılmaması gerekir. hatta hakim, bu noktada veli ile küçüğün hak ve çıkarları arasında bir çatışma olduğu kanaatine varırsa, küçüğe bir kayyum atanmasını sağlayarak davaya devam etmelidir görüşündeyim. ayrıca çocuğun ismini ana-baba kor ilkesi, bu ismin değişmez-değiştirilemez olmasını dayatmaz. hal böyle olunca, sayın özdemir'in, bu ilkeden hareketle, "bu ismi ben koymuştum, şimdi değiştirilmesinden ötürü hoşnutsuzum, çocuğumun yeni ismi güzel değil, zaten vaktiyle bu ismin konulmasına karşı çıkmıştım, çocuğumun ismini değiştirip benimle bütün rabıtasını kesmeye çalışıyorlar, bundan zarar gördüm" demek suretiyle dava açsa da olumlu bir sonuca varması güçtür kanaatindeyim. çünkü isim ve hatta soyisim değişmekle ahval değişmez. yani ismi yahut soyismi değiştirilen küçük ile ana ve/veya babasının kayden irtibatı devam eder, kaybolmaz.
bir başka husus daha var, boşanma ile biten bir evlilikten sonra, müşterek çocuk yahut çocukların velayeti kendisine tevdi olunan kişi aleyhine velayetin değiştirilmesi yahut nez'i yani kaldırılması davası açılabilmesi için MK'nun 149 ve 274-275. maddelerinde belirtilen yasal koşulların sübuta ermesi gerekir. yani boşanma suretiyle velayet karşı tarafa tevdi edilmiş ise, bu boşanma ve velayetin tevdii ister anlaşmalı, ister çekişmeli bir yargılama sonucunda vukubulsun, velayet kendisine tevdi edilmemiş olan tarafın koşulların değiştiğini, yeni hadiseler ortaya çıktığını, velayet kendisine tevdi edilen eski eşinin bu görevi ağır şekilde ihmal ettiğini veya bu görevi ifadan aciz hale geldiğini, yada velayet nüfuzunu kötüye kullandığını, kendisinden boşandıktan sonra yeniden evlendiğini vb. sebepleri iddia ve isbat etmesi gerekir. burada dikkat edilecek olursa, ileri sürülen sebeplerin sınırlı olmamasına ve dolaylı olarak küçüğün mevcut durumu ile bağlantılı görülse de, esasen ve daha ziyade doğrudan aleyhine dava açılan veli ile ilgili olması gerektiğidir. yani böyle bir davada, haklı bir sonuca ulaşmak için hakimin kullanacağı tek ölçü, küçüğün yararı değildir. hakim elbette burada da küçüğün yararını gözetecektir ancak öncelikle boşanma davası neticesinde velayetin taraflardan birine verilmesi nedenlerinin boşanma hükmü kesinleştikten sonra evveliyetle veli noktasından değişikliğe uğrayıp uğramadığını değerlendirecek, küçüğün yararı ile bu olgu arasında adil bir denge arayacaktır. yoksa velayet kendisine tevdi edilmemiş tarafın, atıyorum, sayısal lotodan büyük ikramiye kazanıp "ee, ben çok zengin oldum, eski eşim benden fakir, çocuğa daha iyi bir gelecek sağlarım" demek suretiyle objektif koşullar bakımından çocuğun yararını ön plana koyarak, velayet kendisine tevdi edilmiş tarafın herhangi bir yanlışlığı bulunmasa dahi velayetin değiştirilmesini talep etmeye hakkı olduğu gibi bir sonuca varılabilir ki, yasanın amaçladığı düzen bu değildir. bir boşanma davası sırasında velayetin taraflardan birine tevdiini gerektiren sebepler ile boşanma davasından sonra velayetin gözden geçirilmesini gerektiren sebepler arasında bu anlamda bir fark vardır.
herkese saygılarımla...

10-10-2000 23:47:40
 


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Çocuğun velayeti avangardea Meslektaşların Soruları 6 21-03-2009 22:45
davalı adının değiştirilmesi parézer Meslektaşların Soruları 2 31-10-2007 19:49
Boşanmada Çocuğun Velayeti Ve Mal Paylaşımı xxgizemlixx Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 2 16-06-2007 18:39
Çocuğun Velayeti NACİ Hukuk Soruları Arşivi 1 27-02-2002 18:36


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04194498 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.