Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yabancıların köylerde kalması İçişleri Bakının iznine tabi-Sınırdışı

Yanıt
Old 04-09-2007, 14:07   #1
üye19576

 
Varsayılan Yabancıların köylerde kalması İçişleri Bakının iznine tabi-Sınırdışı

Yabancıların köylerde kalması İçişleri Bakının iznine tabi-Sınırdışı

442 Sayılı Köy Kanunun “Muhtarın göreceği Devlet işleri” başlıklı 36/6.maddesinde; “Köye gelip gidenlerin niçin gelip gitmekte olduklarını anlamak ve bunlar içinde şüpheli adamlar veyahut ecnebiler görülürse hemen yakın karakola haber vermek” şeklinde hüküm getirilmiştir.
Aynı kanunun 88.maddesinde de; “Ecnebi tebaası köylerde ikamet etmek için Dahiliye Vekaletinden resmi tezkere alacaklardır. Bu tezkerelerin verilip verilmemesi ve ikamet müddetlerinin azaltılıp çoğaltılması Dahiliye Vekaletine aittir.” Hükmü yer almaktadır.
442 sayılı yasanın 89.mddesinde de “İşbu Köy Kanunu kadın ve erkek nüfusu yüz elliden yukarı olan köyler içindir. Nüfusu yüz elliden aşağı olan köyler bu kanuna göre köy ahalisinden seçim hakkı olanların yarısından çoğunun istemesiyle etrafındaki bir saat ve ondan aşağı olan köylerden birine bağlanırlar veyahut vali veya kaymakam bu kanunun hangi maddeleri yapılacağını ayrıca emreder. Bu kabil köyler hiçbir köye bağlanmaz ve vali veya kaymakam da hiçbir emir vermezse eski göreneklerine göre işlerini yaparlar.” Hükmü yer almaktadır.

Öncelikle; yasanın 36/6.maddesi ile 88.maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yabancıların köylerde kalamayacakları, sınır kasabalarına bağlı köylerde bulunan otellerde konaklayamacakları, İçişleri Bakanlığından izin almak sureti ile buralarda kalabilecekleri açıkça anlaşılmaktadır. Aksi davranış gösteren yabancılar ise 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet Ve Seyahatleri Hakkında Yasanın 19.maddesi kapsamında idari icaplara aykırı hareket ettiği için sınırdışı işlemine maruz kalabilecektir.
Yasada geçen ikamet ibaresinin Medeni Kanunda geçen ikamet ile aynı anlamda olmadığı, yerleşmek niyeti ile oturmak anlamına gelmediği değerlendirilmektedir. Zira yabancıların 3 aylık, 1 aylık ülkemizde kalmaları içinde vize muafiyeti haricinde ikamet tezkereleri ile sağlanmaktadır. Yani yasada geçen ikamet kavramını geçici oturmak, bulunmak ve kalmak anlamına geldiğini kabul etmek gerekir. Kaldı ki 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet Ve Seyahatleri Hakkında Kanunda da ikamet bulunma anlamında, geçici olarak oturma ve kalma anlamında kullanıldığı açıktır.

Ancak 442 sayılı yasanın 89.maddesinde geçen hüküm ile yukarıda anlatılan hususlar birlikte ele alındığında, bu kez 150 kişiden az olan köylerde bu durumun geçerli olup olmadığının tartışması gündeme gelmektedir. Ancak yasa koyucunun 150 den fazla nüfusu olan köylerde yabancıların kalmasını yasaklaması, daha az nüfusu olan yerlerde bırakması arısında ki anlam farkını kavramanın mümkün olmadığını düşünüyorum. Zira bu hüküm güvenlik gerekçesi ile getirildiği açık iken, 150 kriterinin yasanın diğer hükümleri için öngörülmüş olması gerektiğini düşünüyorum. Zira 442 sayılı yasanın hükümleri dışında, gelenek kuralları ile idare edilen köy var mı açıkçası ihtimal vermiyorum.
Ayrıca Turizm kapsamında ki tatil köylerinin mevzuatının farklı olduğu belirtmek gerekir.Turizm
İlgilenen arkadaşlara şimdiden katkıları için teşekkür ederim.

Old 29-01-2008, 16:09   #2
Av.yeşilova

 
Varsayılan

Sayın önder 71
Herşeyden önce bir hukukçu gözüyle konuya yaklaşımınız anayasal özgürlükleri bertaraf eder niteliktedir.Şöyle ki: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda 23. madde ile düzenlenmiş bulunan yerleşme ve seyahat özgürlüğü, yine anayasa gereği, yabancı veya vatandaş ayrımı gözetilmeksizin herkese uygulanır.Anılan maddede:yerleşme hürriyeti,suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak,sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek, ve kamu mallarını korumak; seyahat özgürlüğü ise suç soruşturması ve kovuşturma sebebi ile ve suç işlenmesini önlemek amacı ile ve ancak kanun ile sınırlanabilir.Buradan hareketle anılan özgürlükler ancak anayasa maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplere dayanılarak kanun ile sınırlanabilecektir. Açıkça görüldüğü üzere seyahat özgürlüğünün kısıtlanması bakımından yer ile ilgili bir sınırlama yapılmamaktadır.Ayrıca Anayasanın 16.maddesine göre yabancılara karşı bu sınırlamalar ancak milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla yapılabilir
Dayanak olarak ele alınan 442 sayılı Köy Kanununun yürürlük tarihi 1924'tür. İlk bakışta dahi,kendisinden sonra kabul edilmiş (lex posterior)bulunan bir yasada, üstelik anayasada (lex superior)yer alan genel kurala aykırı bir düzenleme olduğu açıktır. Bununla beraber yasa-anayasa çelişkisinin de ötesinde, 1950 tarihli Yabancıların İkamet Ve Seyahatleri Hakkında Kanunda, yabancılar Pasaport kanununa uygun surette yurda giriş yaptıkları halde Türkiyede ikamet ve seyahat hakkını haizdirler.
Burada sizinle hemfikir olduğum yön ''ikamet'' kavramı ile ilgilidir. YİSHK anlamında ikamet Medeni Kanunda yer alan ikamet tanımından farklıdır. Bu fark kanunun sistematik yorumundan açıkça anlaşılmaktadır. YİSHK yabancıların ülkemize seyahatleri ve belirli süre Türkiyede bulunmalarının şartlarını düzenleyen bir yasadır. Aynı yorumu Köy Kanununda yer alan ikamet kavramı için yapamayız.Zira sistematik açıdan kavramın yer aldığı 88.madde yabancıların köylerde mülkiyet edinimini yasaklayan 87.maddenin devamında düzenlenmiştir. Bu da ikamet kavramının köylerde yaşamak niyeti ile oturmak anlamında kullanıldığının açıkça kanıtıdır. Bu anlaşılabilir bir durumdur, zira Köy Kanunu ile yabancıların köylerde yurt edinmeleri önlenmek amaçlanmaktadır.Ancak tarihsel olarak henüz medeni kanun dahi yürürlükte yokken düzenlenen bir yasaya dayanılarak konu hakkında sağlıklı bir hukuki yorumda bulunulamaz.
Sonuç olarak pasaport kanununa uygun olarak yurda giriş yapmış bulunan bir yabancı vize süresince oturma ve seyahat özgürlüğü'ne sahiptir. Ayrıca Pasaport Kanunu uyarınca turist damgalı pasaport hamilleri pasaportlarında ikamet bakımından bir şerh bulunmuyorsa dört ay boyunca ikamet tezkeresi almakla mükellef değildir. Kanunda yer alan bu sürelerin sonunda Türkiye'de kalmak isteyen yabancılar ise ikamet tezkeresi almak zorundadırlar.
Bunun dışında sınır dışı etme ile ilgili YİSHK m.19 hükmü ise ancak içişleri bakanlığınca memlekette kalması umumi güvenliğe, siyasi ve idari icaplara aykırı sayılan yabancılar bakımından uygulama alanına sahiptir. Bunun dışında her ülkeye giriş yapan yabancıya Köyde kalması sebebi ile sınır dışı etme işlemi uygulanamaz. Aksi ceza kanunları ve anayasa anlamında suç sayılmaktadır.
Bunun dışında yabancıların köylerde kalamayacakları hukuki dayanaktan yoksun ve uygulanması mümkün olmayan bir anlayıştır. Bu anlayışın hukuken kabul edilmediğine örnek pek çok köyümüz mevcuttur. Bu köyler tatil köyü kavramından uzak ancak turistlerin uğrak yeri olan köylerdir. İzmir Selçuk ta bulunan Şirince köyü ayrıca Kapadokya yöresinde yeralan köyler buna örnek gösterilebilir. Bu köylerde yer alan otellerde pek çok turist seyahat amacı ile kalmaktadır.Köy Kanununun sizin yaptığınız yorumu ile buralarda uygulanmasını düşünmek ülkemiz açısından bir felaketi de beraberinde getirir kanısındayım.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Davanın konusuz kalması ve vekalet ücreti. Staj.Av.Selçuk Meslektaşların Soruları 11 04-03-2013 15:50
davanın konusuz kalması durumunda vekalet ücreti feride yıldırır Meslektaşların Soruları 2 20-01-2011 14:04
Hiv tanısı nedeni ile İçişleri Bakanlığının soruşturma yapma yetkisi?? Av.Habibe YILMAZ KAYAR Hasta Hakları Çalışma Grubu 1 12-03-2007 14:52
İçişleri Bakanlığı mahkum oldu Av.Ömer KAVİLİ Hukuk Haberleri 8 21-02-2007 12:44
İdari tam yargı davasının konusuz kalması medenikal Meslektaşların Soruları 5 10-08-2006 00:13


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03945589 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.