Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Hakimin Mazeret Dilekçesini Almaması

Yanıt
Old 20-07-2007, 15:00   #1
AV59

 
Varsayılan Hakimin Mazeret Dilekçesini Almaması

Bir asliye ceza mahkemesinde mazeret dilekçesi verdim. Hakim alamayacağını ifade etti. Ben de "Dilekçemi almak zorundasınız, buna mecbursunuz mazeretin kabulü mahkemenin takdirindedir, ancak dilekçeyi almakta böyle bir takdir hakkınız yoktur, almanıa gerekir"cevabıma karşı "almıyorum istediğin yere ver dedi" ben de olaya tanık bir başka bir meslektaş ile birlikte tuttuğumuz tutanağı da ekleyerek adı geçen hakim hakkında; savunma hakkını kısıtlamak ve görevi ihmal suçunu işlediği düşüncesiyle almadığı dilekçe de kendi isteğine göre(!) ekleyerek HSYK na şikayette bulunacağım.
Bu konuda meslektaşlarımın düşüncelerini merak ediyorum.
Old 20-07-2007, 17:07   #2
avaysel

 
Varsayılan

Yaptığın-davranışın doğru. Ben de ilk başlarda böyle idealist ve agresiftim. Fakat malesef senin yasadıgın birkac olay yasayinca, Turkiye'de bu isleri sadece benim duzeltemeyecegimi anladim. DOn Kişot'luk yaptığımı anladım. pes ettim.
Bir kac olay daha yasayinca, sen de pes edeceksin! merak etme
Bu durumlarin, ferdi cabalarla cozulmesinin zor oldugu kanaatine ulastim.
Baro'larin bu durumlari sahiplenmesi lazım; fakat Baro'lar avukatlari ne kadar sahipleniyorlar, yasadiklari problemlerle ne kadar ilgileniyorlar, takdir, sayin halkımızındır!!!...
Old 20-07-2007, 18:00   #3
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avaysel
. Ben de ilk başlarda böyle idealist ve agresiftim. Fakat malesef senin yasadıgın birkac olay yasayinca, Turkiye'de bu isleri sadece benim duzeltemeyecegimi anladim. !!...

Doğru olanı yapmak,hukukçunun yapması gerekeni yapmak,ne idealist olmaktır,ne de agresif olmak.(Bakınız Av..Ömer Kavili ve çalışma hayatı)
Old 21-07-2007, 16:24   #4
av. eriş

 
Varsayılan

Sayın avaysel in Baroların ilgisizliği konusundaki tesbitine katıldığımı belirtmekle beraber sayın Av.Ergün Vardar ın belirttiği hususun da sonuna dek arkasındayım; bir avukatın kendisine karşı yapılan haksızlığa karşı ses çıkarmaması herhalde mesleğe yapılabilecek en büyük saygısızlıktır diye düşünüyorum...
Old 22-07-2007, 10:43   #5
Hak Hukuk

 
Varsayılan

Bulunduğum il dışında bir ilçede takip etmekte olduğum hukuk davası iki defa işlemden kaldırılmış.Geçen hafta -biri tutuklu olmak üzere- üç ayrı yerdeki (biri il, ikisi ilçede) duruşmalarım aynı güne denk geldi.İki defadan fazla işlemden kaldırılan dosya için telefondan mübaşiri aradım ve çektiğim mazeretim kabul edilmeyecekse, yerime bir meslektaşımı yetkilendireceğimi, bu hususun Hakim Beye aktarılmasını rica ettim.Biraz sonra aradığımda, mübaşir bana cevap veremeyeceğini bildirdi ve bir meslektaşa yetki vermek süretiyle duruşmayı sürdürdüm.Cuma günü aynı ilçeye gittim ve “Telefondaki talebimin şık olmadığı, pazarlık niteliğinde olduğu” duruşma hakimince bana ifade edildi.
Telefon gibi teknolojik bir üründen, yaptığım şekilde yararlanmak hakkımız değil mi?Talebim pazarlık sayılır mı; meslek kurallarına uygunsuz mu? Merak ediyorum
Old 22-07-2007, 12:52   #6
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan Sayın avaysel

Alıntı:
Bir kac olay daha yasayinca, sen de pes edeceksin! merak etme

Sizin "birkaç olay" karşısında pes etmiş olmanız, her hukukçunun sizin gibi davranacağı sonucunu doğurmaz.

Bu şekilde hak ve meslek onuru mücadelesi veren bir meslektaşımız hakkında "merak etme sen de pes edeceksin" diye kehanette bulunmanızı açıkça eleştiriyorum.

Tüm üyelere saygılarımla...
Old 22-07-2007, 20:37   #7
Brusk

 
Varsayılan

HSYK'ın bu konularda bilinenin aksine çok hassas olduğunu söylemek isterim. Foruma konu edilen olayla ilgili keyfice bir tutumla dilekçeyi almayan hakim için bunun çonuçlarıda çok ağır olacaktır. Mesleğimizin onuru için buu müracaatı yapmanız gerektiği inancındayım.
Old 23-07-2007, 15:45   #8
AV59

 
Varsayılan

Sayın avaysel,
Bu davranış ne agresiflik ne de Don Kişotluktur. Sizin düşüncenizi bilemem ve saygı gösteririm. Ancak ben "bir hukukçu olarak kendi hakkımı arayamıyorsan başkalarının hakkını nasıl ararım ?" diye düşünüp yazılı olarak hem Baro Başkanlığına hem de HSYK na başvurdum.
Selamlarımla.
Old 23-07-2007, 18:49   #9
yefe

 
Varsayılan

Arkadaşlar benim de ve hatta yakın çevremdeki birkaç meslekdaşımın da başına buna benzer kanımca "münferid" kastını aşan olaylar yaşanmıştı.Ben de hem Baro ma hem dehsyk ya başvuruda bulunmuştum brodan herhangi bir cevap,ilgi ve herhangi bir teşebbüs göremesem de HSYK nın bu konudaki oldukça ciddi tutumu Baromuzu bile harekete geçirmek zorunda bırakmıştı.
Ayrıca bu gibi avukat haklarının ihlalleri konusunda "idealist "veya "agresif" olmak gerekiyorsa da; olunmalı diye düşünüyorum be de.Zira yasal olan haklarımızı koruması gereken kurum bizi korumadığı sürece"don kişot" luklar devam edecektir.Etmelidir de...bence de bu davranışlar "olması gereken"davranışlardır. Saygılar herkese...
Old 23-07-2007, 19:28   #10
İsmail Doğan TUNÇBİLEK

 
Varsayılan

Biz avukatlar kendi hakkımızı savunamazsak başkalarının haklarını savunduğumuzu söyleyerek her halde övünemeyiz.Önce kendimiz.Günümüzde hak almayı agresiflik olarak algılayan bir çok insan var.Fakat agresiflik usulüne erkanına göre hareket etmezsen olur. Yukarıda ki olayda meslektaşımız en demokratik hakkını kullanmıştır.Tüm meslektaşlarımız yukarıda olduğu gibi tartışmaya girmeden tutanakla olayı tespit edip, hakimlere disiplin cezası belki de görevden uzaklaştırma gibi ağır ceza veren HSYK ya başvurmalarıdır. Ayrıca şunu belirtmek istiyorum dikkat ediyorum adliye çalışanları taviz veren meslektaşlarımıza saygılı davranmıyorlar(Yukarıda arkadaşımızın başına gelen olayda muhakkak pasif davranan bir meslektaşımızın veya meslektaşlarımızın rolü de olduğu kanaatindeyim.).Taviz veren hep kaybeder.Bu sosyal hayatta bir realitedir. Saygılarımla.
Old 24-07-2007, 11:07   #11
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan İsmail Doğan TUNÇBİLEK
Taviz veren hep kaybeder.Bu sosyal hayatta bir realitedir. Saygılarımla.

Katılmamak mümkün mü...

Tüm üyelere saygılarımla...
Old 24-07-2007, 13:40   #12
Koray Ö.

 
Varsayılan

bir şeyi merak ediyorum, mazereti almamada gerekçe sundu mu? ve bunu zapta geçirdi mi?
yani tuttuğunuz tutanağa,duruşma tutanağını ekleme imkanınız oldu mu?
Old 24-07-2007, 16:18   #13
AV59

 
Varsayılan

Duruşma olmadığı için tutanağa geçirme söz konusu olmadı. Dilekçeyi almamakta herhangi bir gerekçe öne sürmedi, öğleden sonraya kadar beklememizi istiyordu.
Old 24-07-2007, 17:07   #14
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın AV59

Mazeret dilekçeniz usulüne uygun muydu? Mazeretinizin hangi mahkemede hangi dosya numarasıyla görülen davayla ilgili olduğunu belirtmiş miydiniz? Yoksa mazeretiniz olmadığı halde mazeret dilekçesi mi vermiştiniz?

Saygılarımla
Old 25-07-2007, 11:57   #15
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Sayın Konyalı,

Sizin sorduğunuz bu soruların foruma aktarılan konu ile ilgisinin bulunmadığını düşünüyorum.

Çünkü burada yaşanan sorun, "mazeretin kabul edilmemesi" değildir. Sorun, mazeret içeren "dilekçenin kabul edilmemesidir".

Şayet mazeret reddedilmiş olsa idi, dilekçenin usulüne uygun olup olmadığı, mazeretin meşru olup olmadığı, belgelendirilip belgelendirilmediği gibi sorular gündeme gelebilirdi. Ancak bu olayda, dilekçe reddedilmiş, dosyaya alınmamıştır.


Tüm üyelere saygılarımla...
Old 25-07-2007, 12:13   #16
üye14540

 
Varsayılan

Değerli meslektaşlarım bir yargıcın dilekçeyi almıyorum deme yetkisi bulunmamaktadır, özellikle bu mazeret dilekçesi ise bu dilekçeyi almak ve bu konuda bir karar vermek zorunluluğu bulunmaktadır. Tabi ki mazeret talebini usul ve yasaya bağlı kalarak kabul veya reddedebilir. Ben burada şunu da belirtmek istiyorum, hakim bey belki de ogün kendini iyi hissetmiyordur ya da başka bir sorunla kafası meşguldür, bu nedenle hemen şikayet yolunun seçilmesi bence doğru değildir, bu sorunun diyalog yoluyla halledilmesi bence daha doğru bir yaklaşım olur.Saygılarımla
Old 25-07-2007, 12:25   #17
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Hakan Eren

Konunun açıklığa kavuşması ancak mazeret dilekçesine ilişkin mevzuatın incelenmesiyle mümkündür kanısındayım.
Alıntı:
Yazan Hakan Eren
sizin sorduğunuz bu soruların da foruma aktarılan konu ile ilgisinin bulunmadığını düşünüyorum.
Hakimin dilekçeyi neden almadığını dilekçenin içeriğinden anlamak umudundaydım.

Saygılarımla
Old 29-07-2007, 22:06   #18
handekumas

 
Varsayılan

tabii ki baro ilgilenmez bu tip şeyler küçük ieyler
önemli olan her sene yüzlerce ytl aidat almak, ödemeyenlere sms çekmek, sürekli o bu şu ülkenin misafirlerini ağırlamak falandır zaten
Old 30-07-2007, 10:37   #19
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Üyeler

Mazeret dilekçesinin dayanağı olan mevzuat hükümleri ne diyor? Öncelikle bu konuyu açıklığa kavuştursak?

Saygılarımla
Old 30-07-2007, 12:07   #20
seyitsonmez

 
Varsayılan

TCk madde 120 "kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur"
Old 30-07-2007, 12:55   #21
yefe

 
Varsayılan

SAYIN ARMAĞAN KONYALI SANIRIM ŞU HÜKÜMDEN Mİ BAHSEDİYORSUNUZ?
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************
Kanun No: 1086
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu

Kabul Tarihi: 18.06.1927
R.G. Tarihi: 02.07.1927
R.G. No: 622-623



Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi

(EKLENMİŞ MADDE KANUN NO:5236/15 RGT:07.10.2004 RG NO: 25606) (YÜRL. T:1 Nisan 2005)
MADDE 426/S - Duruşmalı olarak incelenen işlerde taraflara çıkartılan çağrı kağıtlarında, duruşmada hazır bulunmadıkları takdirde tahkikatın yokluklarında yapılarak karar verileceği hususu ile başvuran tarafa çıkartılacak çağrı kağıdında, ayrıca, yapılacak tahkikatla ilgili olarak bölge adliye mahkemesince belirlenen gideri duruşma gününe kadar avans olarak yatırması gerektiği açıkça belirtilir.

Başvuran, kabul edilebilir bir mazerete dayanarak duruşmaya gelemediğini bildirdiği takdirde, yeni bir duruşma günü tayin edilerek taraflara bildirilir.

Başvuran mazeretsiz olarak duruşmalara katılmadığı veya tahkikatla ilgili giderler süresi içinde yatırılmadığı takdirde, dosyanın mevcut durumuna göre karar verilir. Şu kadar ki, öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak bulunmayan hallerde başvuru reddedilir.
"MESLEKİ MAZERET" DİYE ADLANDIRDIĞIMIZ OLGUNUN İŞLEYİŞTEKİ HALİNDEN Mİ?
SAYGILARIMLA...
Old 30-07-2007, 14:17   #22
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın yefe

Benim istediğim tartışmanın hukuki dayanaklarını görmek. Kimi üyeler "şikayet edilmeli" derken kimi üyeler "edilmemeli" diyor. Ama ben mazeret dilekçelerini düzenleyen mevzuat hükümlerini bilmediğimden bir görüş ileri süremiyorum. (Sayın seyitsönmez'in gönderdiği madde için teşekkür ederim.)

İstiyorum ki, her tartışmada önce kurallar ortaya konsun, görüşler sonra bu kurallara göre oluşsun.

Mazeret dilekçesinde mazeretin açıkça yazılması gerektiğini biliyorum. Ama bu bilginin dayanağı olan kuralı bilmiyorum. Nereden öğrendiğimi unuttum. Sizden beklediğim bana bu kuralı hatırlatmanız.

Eksik olmayın bir madde de siz göndermişsiniz ama bu madde hukuk usulü ile ilgili. Halbuki olayımızdaki dava bir ceza davası. Ceza Usulünde mazeret dilekçeleri ile doğrudan bir hüküm yok. Acaba başka bir kaynakta var mı? Öğrenmek istediğim budur.

Saygılarımla
Old 30-07-2007, 15:35   #23
av.gzm

 
Varsayılan

Sayın av59;
davranışınızı meslek ahlakı ve avukatlık mesleğinin saygınlığı açısından takdire şayan bulduğumu söylemeden edemem..
bu açıdan öncelikle sizi tebrik ediyorum..
bu ülkede yaıplan yanlışlıklardan en büyüğü avukatlık mesleği ile yargıçlık mesleği arasında hiyererarşik bir düzen yaratılıp bazılarımızı bazı yargıç meslektaşlarımızın alt kademelerinde bırakmak isteği..bu anlam verilemeyecek bir tutum..
acilen silkelenmemiz gerektiği ve mesleğimizi bu tür sebebi belirsiz davranışlarla karşı karşıya bırakılmamamız gerektiği kanısındayım..
Şikayetinizin sonucundan muhakkak haberdar olmak isterim..Zira herkes haddini bilmek zorunda ; devletin bu derece saygın makamlarına bu tür meslektaşlarımız hiç yakışmıyor..Sonuna kadar mücadele diyorum..
Saygılar..
Old 30-07-2007, 15:40   #24
SPARTACUS

 
Varsayılan

Sayın armağan konyalı çeşitli yasalarda mevcut düzenlemeler umarım yardımcı olur size

CMK: için; MÜDAFİ GÖREVİNİ YERİNE GETİRMEDİĞİNDE YAPILACAK İŞLEM VE MÜDAFİLİK GÖREVİNDEN YASAKLANMA
Madde 151 - (1) 150 nci Madde hükmüne göre görevlendirilen müdafi, duruşmada hazır bulunmaz veya vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa, hâkim veya mahkeme derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar. Bu durumda mahkeme oturuma ara verebileceği gibi oturumun ertelenmesine de karar verebilir.
(2) Eğer yeni müdafi savunmasını hazırlamak için yeterli zaman olmadığını açıklarsa oturum ertelenir.
(3)..................

ARA VERME
Madde 190 - (1) Duruşmaya, ara verilmeksizin devam edilerek hüküm verilir. Ancak, zorunlu hâllerde davanın makul sürede sonuçlandırılmasını olanaklı kılacak surette duruşmaya ara verilebilir.......

SANIK HAZIR BULUNMAKSIZIN YAPILAN DURUŞMADA ESKİ HÂLE GETİRME KOŞULU
Madde 198 - (1) Duruşma, sanık hazır bulunmaksızın yapılırsa, mahkemenin karar ve işlemlerinin kendisine tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde, sürenin geçmesinden doğan sonuçları gidermek için sanık, kanunî nedenlere dayanarak, mahkemenin o karar ve işlemleri hakkında eski hâle getirme isteminde bulunabilir. (2) Ancak, sanık kendi istemi üzerine duruşmadan bağışık tutulmuş veya müdafii aracılığıyla temsil edilmek yetkisini kullanmış olursa artık eski hâle getirme isteminde bulunamaz.

CUMHURİYET BAŞSAVCILIKLARI İLE ADLİ YARGI İLK DERECE CEZA MAHKEMELERİ KALEM HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİNE DAİR YÖNETMELİK
Gelen evrakın havalesi

Madde 76 - Mahkemeye gelen evrak, mahkeme başkanı veya hakimi tarafından havale edildikten sonra gerekli işleme tabi tutulur.


HUMK için ;
Madde 67 - (Değişik madde: 16/07/1981 - 2494/12 md.)
.......
.....
Bir tarafın vekil tutmak istemesi, vekilini azletmesi, vekilin istifa etmesi, kendisinin yahut vekilinin dosyayı incelememiş bulunmaları sebebiyle yargılama başka bir güne bırakılamaz. Ancak vekil tutulmaması veya dosyanın incelenememesi kabul olunabilir bir özüre dayanıyorsa hakim bir defalık kısa bir süre verebilir. Verilen süre sonunda, vekil oturuma gelmemiş veya dosya incelenmemiş olsa bile davaya devam olunur.

Madde 213 - (Değişik madde: 26/02/1985 - 3156/10 md.)
.............

Tahkikat sırasında taraflara çıkartılacak çağırı kağıtlarında, tarafların belli edilen günde mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, tahkikata yokluklarında devam edileceği bildirilir.

Geçerli bir özürü olmadan gelmeyen taraf yokluğunda cereyan eden işlemlere itiraz edemez.


Dilekçenin ve evrakın alınmasının zorluluğuna ilişkin hüküm:
HUMK:
Madde 156 - Muhakeme esnasında veya haricinde ibraz olunan evrak zabıt katibi tarafından dosyasına konularak zabıtnameye işaret edilir.

Madde 197 - İşin mahiyeti itibariyle cevap layihasının tayin olunan müddette tanzimi müşkül bulunduğu veyahut esbabı fevkaladeye binaen kabil olamadığı anlaşılırsa müddeaaleyhe yeni bir mühlet verilebilir ve keyfiyet derhal müddeiye bildirilir.

Madde 198 - Yukarki maddedeki gösterilen sebeplere mebni, tayin olunan müddette cevap layihasını vermemiş ve yeni mühlet de istememiş olan taraf muhakeme celsesinde de esasa girişmezden evvel bu baptaki mazeretini bildirerek müddetin temdini istiyebilir. Talebi kabule şayan görülürse kendisine sureti katiyede üç günü tecavüz etmemek üzere mühlet verilir. Ancak bu celseye ait muhakeme masrafı her halde kendisine tahmil olunur.


HUKUK VE TİCARET MAHKEMELERİNİN YAZI İŞLERİ YÖNETMELİĞİ

Mahkemeye gelen evrakın havalesi ve dağıtılması:
Madde 26 - Mahkemeye verilen ve gelen bütün evrak hemen reis veya hakime sunulur. Reis veya hakimin yazılı müsaadesi olmadıkça muhabere evrakı kalemde açılamaz. Reis veya Hakim tarafından havale olunduktan sonra evrak Kalem Şefi veya Muavinine verilir. Bunlar evrakı taalluk ettiği işlere göre ödevli yazıcılara verirler. Bu memurlar defter kayıtlarını yaparak evrakı dosyalarına korlar ve icabına göre muameleye tabi tutarlar.

Bu kadarı yeterlidir sanırım.
Old 30-07-2007, 23:37   #25
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan spartacus
Sayın armağan konyalı çeşitli yasalarda mevcut düzenlemeler umarım yardımcı olur size....Bu kadarı yeterlidir sanırım.
Sayın spartacus

Lütfedip gönderdiğiniz bilindik maddeleri tekrar okudum ama ''mazeret dilekçesi'' sözcüklerini yine hiç birinde göremedim.

Saygılarımla
Old 31-07-2007, 00:42   #26
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Ceza Yargılamasında "Tek Oturum" ilkesini benimsemiştir.. (Eski yasa da aynı ilkeyi benimsiyordu) Yeni yasada bu ilkenin hayat bulabilmesi için (keşif dahil) pek çok önemli işlemin C. Savcısı tarafından soruşturma evresinde yerine getirilmesini sağlamak üzere kimi düzenlemeler yapılmış ve bu tür eksikliklerin bulunması hali İddianamenin İadesi nedeni sayılmıştır.

Bu ilkeyi aklımızda tutarak duruma bakarsak..

Ara verme
MADDE 190 - (1) Duruşmaya, ara verilmeksizin devam edilerek hüküm verilir. Ancak, zorunlu hâllerde davanın makul sürede sonuçlandırılmasını olanaklı kılacak surette duruşmaya ara verilebilir.
(2) 176 ncı maddede belirlenen süreye uyulmamış ise duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı olduğu sanığa hatırlatılır.

Ülkemiz koşullarında ütopya sayılabilecek duruşmaların tek oturumda bitmesi olgusunun "zorunlu hallerde" duruşmanın ertelenebileceği istisnası getirilerek yumuşatılmasının söz konusu olduğu görülmektedir.

Bu zorunlu haller kimi zaman, bir Adli Tıp Raporunun beklenmesi, kimi zaman tanıklardan birinin adreste bulunamaması, kimi zamansa Avukatın mesleki mazereti olabilir.

Aynı yasanın 188. maddesinde..
Duruşmada hazır bulunacaklar
MADDE 188 - (1) Duruşmada, hükme katılacak hâkimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt kâtibinin ve Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin hazır bulunması şarttır.
(2) Sulh ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz.
(3) Bir oturumda bitmeyecek davada, herhangi bir nedenle bulunamayacak üyenin yerine geçmek ve oya katılmak üzere yedek üye bulundurulabilir.

Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde Avukatın tıpkı hakim, savcı veya zabıt katibi gibi görevini bilmecburi yerine getirmek zorunda olanlardan sayılmıştır.

Bu noktada bir önceki madde Avukatın haklı mesleki mazeretinin de duruşmaya ara verilmesi için bir sebep olabileceğini düşündürse de zorunlu müdafilik halinde Avukatın böyle bir imkanı olmadığı görülmektedir. Bu gibi durumlarda ya Avukatlık Kanununda düzenlenen "Yetki Belgesi" imdada yetişecek. Ya da Avukatın mazerete konu diğer duruşması bir başka ceza davasına ilişkin değil ise Ceza davasını konunun önem ve hassasiyetine, yargılananın bir insan, yapılanın kamu adına cezalandırmaya veya aklamaya yönelik yargılama faaliyeti olduğu gözetilerek ceza davasına öncelik verilerek diğer dosyaya mazeret gönderme yolu seçilecektir.

Peki her iki dosyamız da aynı önem ve derecede ceza dosyası ise ve haklı olarak sanıklar "Ben seninle anlaştım. Neden başka bir Avukatın girmesini kabul edeyim?" dediği noktada ne yapılacaktır. Ne dersiniz?
Old 05-08-2007, 18:15   #27
avceker

 
Önemli Hak aramak neden agresiflik yada idealstlik oluyor ?

Meslektaşımız mazeret dilekçesini almayan yargıcı HSYK na şikayet etmiş.Doğrusu bu.Avukat kendi haklarını savunamazsa başkalarını nasıl s,,avunur ? Ama gel gör ki bazı meslektaşlarımız adeta kınıyorlar bu agresif( ! ) arkadaşı.İdealistlik yapma,başedemezsin demeye getiriyorlar.Şimdi merak ediyorum,bunu diyen meslektaşım,zaman zaman başımıza gelebilen ve açıkça taraf tutarak davayı müvekkil aleyhine yönlendirmeye çalışan yargıçla nasıl başa çıkacak,yada müvekkilin haklarını nasıl koruyacak ?
Olmaz arkadaşlar,önce kendimize ve mesleğimize saygı duyacağız,sonrada hakimi savcısı,katibi ve icracısına karşı gerekiyorsa agresiflik suçlamalarını kulak arkası edip hak arayacağız.Yanılıyorsun diyenler den yanıt bekliyorum.
Av.Aslan Çeker
Old 05-08-2007, 23:25   #28
ufuk Karaoğlu

 
Varsayılan

Sayın meslektaşımın yaşadığı sıkıntıdan dolayı üzüldüm. Bizlerin vakti çok değerli. Değerli meslektaşımın mesleki bir mazereti olmuş.Bir hukukçunun yargılama ile ilgili verdiği her dilekçenin değerlendirilmesi gerekir. Bu sebeple mazeret dilekçesinin alınmaması hukuk açısından doğru olmamış. Hukukçu olan bizler bu konuda daha ciddi ve anlayışlı olmalıyız.
Old 06-08-2007, 03:45   #29
kağanulaş

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Armağan Konyalı
Sayın spartacus

Lütfedip gönderdiğiniz bildik maddeleri tekrar okudum ama ''mazeret dilekçesi'' sözcüklerini yine hiç birinde göremedim.

Saygılarımla


Sayın Konyalı,

Bildiğim kadarıyla mevzuatımızda mazeret dilekçesi ile ilgili doğrudan bir düzenleme yok. Fiili durumdan ortaya çıkmış bir dilekçe türü. Geçerli mazerete dayalı olarak işletilebilecek "eski hale iade" yoluna gidilmesine gerek kalmadan peşinen bu yönde karar verilmesi şeklinde bir uygulama gibi geliyor bana. Zira mazeretinizi duruşmadan sonra gerekçesiyle (örneğin aynı tarihte bir başka duruşmaya katılma zorunluluğunuz olması) birlikte bildirip eski hale iade isteyebiliyorsunuz. Bu durumda mahkeme size yokluğunuzda yapılan işler için yeni bir imkan sunuyor. İşte bu durum gereksiz şekilde tekrarlanmasın, mahkeme yaptığı işlerde sonradan geçerli bir mazeret nedeniyle başa dönmesin diye bu dilekçe ve uygulama ortaya çıkmış gibi geliyor bana. Açıklamamdaki görüşüm mazeret dilekçesinin alınmaması halinde yapılacak iş konusundaki görüşümü de yansıtıyor aslında. Eski hale iade talep edilebilir. Hakimin şikayet edilip edilmemesi konusunda ise şunu söylemekle yetineceğim:

İyiler birşeyler yapmadıkları zaman kötülerin fazla çaba harcamasına gerek kalmaz.

(Yanlış anlaşılmasın, avukatlar iyiler hakimler kötülerdir anlamında söylemiyorum. Ancak bazı şeylerin düzelmesi için birilerinin "donkişotluk" yapması birilerinin belki de biraz sıkıntı yaşaması gerekiyor.

Ancak hakimler ve onlar hakkında karar veren -yine hakimlerden oluşan- müesseseler arasında çok sıkı bir uzlaşma ve anlayış birliği var. Şikayet sonucunu tahmin etmek -malesef- pek zor değil.)
Old 06-08-2007, 12:16   #30
ebru9889

 
Varsayılan

hakim mazeretinizi içeren dilekçenizi kabul etmek zorundadır. ancak mazeretini kabul etme zorunluluğu yoktur. Yapılan uygulama yanlıştır.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Kanunu bilmemek mazeret olur mu? Gülsün A. Aygörmez Ceza Hukuku Çalışma Grubu 3 17-07-2007 13:19
mazeret nedeniyle atama- mazeretin sona ermesi sefa deniz Meslektaşların Soruları 1 08-04-2007 10:33
Temyiz dilekçesini düzeltme nigar Meslektaşların Soruları 8 26-03-2007 23:06
Hukuku bilmemek mazeret sayilmaz oyle mi? İsmail Sarı Hukuk Sohbetleri 5 10-09-2004 17:17
Vekalet Ücreti Almak- Almamak Av.Mehmet Saim Dikici Hukuk Sohbetleri 14 01-07-2002 15:10


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07462096 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.