Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

tellallık ücreti sözleşme konusu evin sözleşmeyi yapanın kardeşi adına tapuda

Yanıt
Old 21-03-2007, 12:31   #1
hırs

 
Varsayılan tellallık ücreti sözleşme konusu evin sözleşmeyi yapanın kardeşi adına tapuda

Merhaba emlakçı olan müvekkilim yapmış olduğu tellallık sözleşmesi ile bir ev satıyor. Ancak sözleşmeyi yapmış olduğu evi satın alan kişi evi kendi adına değil tapuda kardeşi adına devir ve temlik aldırıyor. Komisyon ücretinin tahsili için yapılan icra takibine herhangi bir hizmet almadığı için itiraz ediyor.itirazın iptali davasını açtım ve şuradan yola çıktım tellallık sözleşmleri şahsi hak doğruran sözleşmelerdir ve sözleşmeyi yapan kişi komisyon ücretinden sorumludur. Bu konu ile ilgili bilgi ve içtihatlarınızı bekliyorum.
II-Bu kez yine yazılı tellallık sözleşmesi yapılıyor ama alıcı evi almaktan vazgeçiyor. Sözleşmede evi almaktan vazgeçen kişinin her iki tarafın komisyon ücretini ödeyeceği kararlaştırılmış ama bu oran elle yazılmış bu sorun olur mu? Bu konu ile ilgili de içtihatlarınızı bekliyorum.
III-Tellalın sözleşme konusu taşınmazı satma ile ilgili bir yazılı bir yetkilendirmesi ya da vekaleti olması gerekir mi?
Old 21-03-2007, 15:20   #2
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan

T.C.YARGITAY HUKUK DAİRESİ 3
Esas No.2006/4173Karar No.2006/6487Tarihi25.05.2006
...Davalı vekili cevabında; alıcı ve satıcının karşılıklı irade ve hoşgörüsü ile alım-satımdan vazgeçildiğini, bir süre sonra aynı evin satılık olduğunu gazete ilanı ile öğrenince davacıyı aracı kılmadan ev sahibinden (satıcı) taşınmazı satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmede karar altına alınan hususların resmi biçimde yapılmadığı, daha sonra yapılan (tapuda) satış işleminde de davacının aracı kılınmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
BK.nun 404. maddesinde belirtildiği üzere "Tellallık bir akittir ki onunla tellal, ücret mukabilinde bir aktin yapılması imkanını hazırlamayı veya akdin icrasına tavassut etmeyi" üstlenir.
Somut olayda; davacının alıcı ve dava dışı satıcıyı bir araya getirdiği, taşınmazın satışı için aracılık ettiği sözleşme içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkeme kabulünün aksine, tellal (komisyoncu) sözleşmede açıkça kararlaştırılmış ise, hazırlık işlemlerinin ikmali halinde dahi ücrete hak kazanır. Taraflar arasında düzenlenen 11.05.2004 tarihli sözleşmede, "sözleşmenin imzasından itibaren gerçek satış bedeli üzerinden % 3 + KDV tutarında aracılık hizmet ücreti ödeneceği" kararlaştırılmıştır. Buna göre, davalı % 3 oranında komisyon ücretini sözleşme hükümleri uyarınca her koşulda davacıya ödemekle yükümlüdür.

T.C.YARGITAY HUKUK DAİRESİ 13
Esas No.2005/9871Karar No.2005/15480Tarihi18.10.2005
..2-Davada dayanılan 27.6.2002 tarihli sözleşmenin birinci bendinin son cümlesinde "aşağıdaki talep ettiğini şartlar oluşturulduğu takdirde sözleşme imzalayacağını taahhüt ederim" sözleri yazıldıktan sonra aynı sözleşmenin "özel şartlar" bölümüne de "taşımazın tapusunun ipoteksiz olarak devre hazır hale getirileceği ve bedelin 195.000.000.000 Tl.na indirileceği" gibi şartlar konulmuştur. Sözleşme bu haliyle bir bütün olarak değerlendirildiğinde tellallık sözleşmesi niteliğinde olmayıp ileride tellallık sözleşmesi yapılmasını belirli şartlara bağlayan bir ön sözleşme niteliğindedir.

T.C.YARGITAY HUKUK DAİRESİ 13
Esas No.2003/1009Karar No.2003/5710Tarihi06.05.2003
...Taraflar arasında yazılı tellallık sözleşmesi bulunduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı BK 404 ve devamı maddelerine göre edimini yerine getirdiğinden bahisle ücret istemiş, davalı ise taşınmazı başka bir tellal aracılığı ile satın alıp tellallık ücretini ödediğini bildirerek belgesini ibraz etmiştir. Tellallığın tanımını yapan BK 404 maddesi; "Tellallık, bir akittir ki onunla tellal, ücret mukabilinde bir akdin yapılması imkanını hazırlamaya veya akdin icrasına tavassut etmeye memur edilir. " hükmünü getirmiş, 405. md ise; " yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına müncer olunca tellal ücrete müstehak olur" hükmünü taşır. Şu hale göre tellalın yaptığı hazırlık ve icra eylediği tavassufu akdin icrasına müncer olunca ücrete hak kazanır. Oysa dosyada davacının satıcı ile alıcıyı biraraya getirip anlaştırdığına ilişkin delil bulunmamaktadır. Salt yer göstermenin ücrete müncer olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından davacıdan bu konuda yasal delilleri sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.


(Umarım kararlar aydınlatıcı olur. Saygılarımla.)
Old 21-03-2007, 16:32   #3
ad-hoc

 
Varsayılan

Sayın Turhan Demiroğlu vermiş olduğunuz ilk karar ile son karar arasında sanki bir çelişki var, Kararların tarihine bakarak Yargıtay'ın bugün "hazırlık işlemlerinin ikmali halinde dahi ücrete hak kazanır" fikrini benimsediğini söylemek kanımca yanlış olmaz. Fakat şuna takıldım, acaba sözleşmedeki ücret, hazırlık aşamaları ile akdin tam ifası halinde ödenecek ücret ile aynı mıdır? Yani ikisinde de aynı meblağyı hakkettiği karar altına alınmışsa bu bir hukuksuzluk doğrurur düşüncesindeyim.
Old 21-03-2007, 16:52   #5
ad-hoc

 
Varsayılan

Sayın Suat Ergin, verdiğiniz linki inceledim ve sorumu yineleme ihtiyacı duyuyorum. Yargıtay'ın hükme bağladığı ücret miktarının akdin hazırlık işlemleri ile ifası için farklı öngörüldüğü bir karar mevcut mudur? Bu durum bana çok adil gelmedi, fakat malesef karardaki bağlaçlar adaletsizliğe delalet ediyor.
Old 21-03-2007, 17:37   #6
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan

Hazırlıklık işlemleri için ücret ödenebilmesi, sözleşmede kararlaştırılmış olması şartına bağlı zannediyorum.
Aktin gerçekleşmesi durumunda ücretin hakedileceği ise açık.
Saygılarımla...
Old 11-04-2007, 19:50   #7
hırs

 
Varsayılan KomİsyonÜcretİ

Daha Öncede YazmiŞtim Ama Sorumun Cevabina İlİŞkİn Bİr Yanit Gelmedİ.komİsyoncu İle Tellallik SÖzleŞmesİ İmzalayan Alici SÖzleŞme Konusu Evİ Tapuda Yakini Adina Alirsa Ne Olur,komİsyoncu Ücrete Hak Kazanir Mi?
GÖrÜŞlerİnİzİ Ve İÇtİhatlarinizi Beklİyorum
Old 11-04-2007, 19:57   #8
Av.Turan

 
Varsayılan

bence bu durumda tapudakı işlemdeki muvazayı ortaya koymanız gerek.kişinin akrabası olduğü ve s gibi durumlarla yapın bunu. o zaman komisyon ücretini hakedersiniz.
Old 12-04-2007, 03:12   #9
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

..yakınlık derecelerı nedır..emlakcı ıle gorusmelerde evın gorulmesınde ve devamındakı ıslemler sırasında tapudakı alıcı varmıdır...bir davamda tapudaki alıcı sozlesmedekı kısının nısanlısı ıdı baska bır davadada esı ıdı ve emlakcı komisyon ucretını hak ettı...hatta komısyon sozlesmesındekı bedel ıle tapudakı bedel arasında fahıs fark vardı...karsı taraf en azından tapudakı mıktarın goz onunde tutulmasını ıstedı mahkeme sozlesmeye gore karar verdı...
Old 12-04-2007, 12:45   #10
sincap

 
Varsayılan

BK.nun 405/1. maddesinde belirtilen "yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına müncer olunca, tellal ücrete müstahak olur" hükmünün olayımızda gerçekleştiğini düşünüyorum dolayısıyla emlakçı komisyon ücretine hak kazanmıştır. Tecrübelerime dayanarak hemen söylemeliyim ki arada ki sözleşmenin hükümleri önem taşıyor ve sizin ispat anlamında kolaylıklara sahip olup olmadığınız. Bu konu hakkında çok sayıda yargıtay kararı var ama birebir olayınızla uyumlu olana arşivimde rastlayamadım. Sözleşme hususunda beni aydınlatırsanız, yardımcı olmaya çalışırım.Ve Ayşe Hanım2ın sorduğu şu soruya cevapta işimizi kolaylaştırır; yakınlık derecesi nedir?

Kolay gelsin...
Old 12-04-2007, 15:06   #12
Sinerji Hukuk Yazılımları

 
Varsayılan

Sayın meslektaşımız, anlattığınız olayda komisyoncunun ücrete hak kazanması bir ispat meselesi gibi görünüyor. Yargıtay kararını incelemenizi isteriz. Yol gösterici olacaktır en azından. İyi çalışmalar...

T.C. YARGITAY
13.Hukuk Dairesi

Esas: 2002/884
Karar: 2002/3981
Karar Tarihi: 11.04.2002

ÖZET : Davacının, taşınmazı dava dışı tellalın adını belirterek gösterdiği ve dava dışı tellal adına aracılık yaptığı görülmektedir. Tellallık sözleşmelerinin belli, muayyen ve açık olması gerekir. Tellalların kendi aralarında yaptıkları düzenlemelere dayalı olarak, ayrı ayrı tellallık ücreti almaları adil değildir. Davacının, davalı ve eşi ile mal sahibini doğrudan karşılaştırılıp bedelde mutabakatı sağlayarak satımı gerçekleştirdiği de iddia ve ispat edilemediğinden, davacının tellallık ücreti talep etmesi doğru değildir.

(818 S. K. m. 404, 405)

Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karış davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: Davacı 24.1.1999 günlü tellallık sözleşmesi ile davalıya gösterilen taşınmazın davalı eşine satıldığını, sözleşme gereği ödenmesi gereken komisyon ücretinin ödenmediği ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir.

Davalı daireyi A... Emlaktan aldıklarını, davacının sadece daireyi gösterdiğini, sözleşmeyi boş olarak imzaladığını ve tellallık ücretini A... Emlaka ödediğini savunarak davanın reddini, birleşen dava ile sadece gayrimenkulün gösterilmesi için sözleşme imzalandığını, satışa aracılık edilmediğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini dilemiştir.

Mahkemece birleşme kararı öncesi davanın, tellallık sözleşmesindeki akrabalığı kanıtlanmış yakını tarafından satın alınma halinin bulunduğuna ve sözleşmenin geçerli olduğuna dayanılarak kabulüne, itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmiş, davalının temyizi sonucu karar, Dairemizin 27.4.2000 gün 3478-3992 sayılı ilamı ile davacı tellallın doğrudan mal sahibi ile davalıyı buluşturup bedelde mutabakatı sağladığının iddia ve ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama sonucu asıl davada direnilmesine, birleşen davanın aynı gerekçe ile reddine karar verilmiş davalı-birleşen davacının temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 10.10.2001 gün 13-641 esas 692 sayılı kararı ile ilk hükümde yer almayan birleşen dava hakkında da karar verilmiş olup, direnme kararının aslında yeni bir hüküm olduğu ve usulüne uygun direnme kararının bulunmadığından sözedilerek dosyanın temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmiştir.

1-Davacı, davalı ile yaptığı 24.1.1999 günlü gayrimenkul tellallık ücret sözleşmesine dayanarak talepte bulunmakta ise de, taşınmaz akidi olan davalıya değil davalının eşine satılmıştır. Davalı eşinin taşınmazı doğrudan A... Emlak'tan satın alıp tellallık ücretini ona ödediklerini ileri sürerek belgelerini dosyaya ibraz etmiştir. Davacı, davalının bu kabulünün aksini iddia ve ispat edememiştir. Aksine dosyada mevcut davacı tarafından ibraz edilmiş bulunan dava dilekçesine ekli belgede, anahtar kısmında "A..'den gösteriyoruz" ibaresi bulunmaktadır. Bu ibareden de davacının, dava dışı tellalın adını belirterek taşınmazı gösterdiği anlaşılmakta ve dava dışı tellal adına aracılık yaptığını ortaya koymaktadır. Tellallık sözleşmelerinin belli muayyen ve açık olması gerekir. Tellalların kendi aralarında yaptıkları bu tür düzenlemelere dayalı olarak ayrı ayrı tellallık ücreti almaları da adil görülmemektedir. Davacının, dava ve eşi ile mal sahibini doğrudan karşılaştırılıp bedelde mutabakatı sağlayarak satımı gerçekleştirdiği de iddia ve ispat edilemediğinden, davacının tellallık ücreti talep etmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

2-Birleştirme kararı verilen dava yönünden de az yukarıda açıklandığı üzere davalı tellallık ücrete hak kazandığını ispat edemediğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı-birleşen davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)



Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************

Old 13-04-2007, 13:12   #13
hırs

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Ayse Eroral
..yakınlık derecelerı nedır..emlakcı ıle gorusmelerde evın gorulmesınde ve devamındakı ıslemler sırasında tapudakı alıcı varmıdır...bir davamda tapudaki alıcı sozlesmedekı kısının nısanlısı ıdı baska bır davadada esı ıdı ve emlakcı komisyon ucretını hak ettı...hatta komısyon sozlesmesındekı bedel ıle tapudakı bedel arasında fahıs fark vardı...karsı taraf en azından tapudakı mıktarın goz onunde tutulmasını ıstedı mahkeme sozlesmeye gore karar verdı...
KIZI EN AZINDAN AYNI SOYİSME SAHİPLER
Old 13-04-2007, 14:15   #14
sincap

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/11697
K. 2005/12907
T. 29.11.2005
• TELLALLIK SÖZLEŞMESİ ( Kira Sözleşmesinin Tellallık Ücret Sözleşmesini İmzalayan Davalının Eşi İle Yapıldığı Davalı İle Taşınmazı Kiralayan Kişinin Aynı Soyadını Taşıması - İtirazın İptali Davasının Kabulü Gereği )
• TELLALLIK SÖZLEŞMESİ İLE KİRA SÖZLEŞMESİNİ FARKLI EŞLERİN İMZALAMASI ( Davacı Emlakçının Bulduğu Taşınmazı Davalının Eşinin Kiraladığı Gözetilerek İtirazın İptali Davasının Kabulü Gereği )
• İTİRAZIN İPTALİ ( Tellallık Sözleşmesi İle Kira Sözleşmesini Farklı Eşlerin İmzalaması - Davanın Kabulü Gereği )
818/m.404,405
ÖZET : Her ne kadar BK. madde 404-405 gereğince tellallık sözleşmesi tellal ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bu sözleşme ise de; kira sözleşmesinin, tellallık ücret sözleşmesini imzalayan davalının eşi ile yapıldığı davalı ile taşınmazı kiralayan kişinin aynı soyadını taşıdığı ve telallık ücret sözleşmesinin yukarıda bahsedilen 5. Madde hükmü dikkate alındığında, davacı emlakçının bulduğu taşınmazı davalının eşinin kiraladığı gözetilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.

DAVA : Dava dilekçesinde 1.669.209.000 liralık takibe vaki itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin emlak komisyoncusu olduğunu, davalı tarafın davacının bulduğu evi kiralamasına rağmen, tellallık ücretini ödemediğini, bu bedelin tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı savunmasında, kira sözleşmesinin kendisi ile yapılmadığı için davacının ücrete hak kazanamayacağını ifade etmiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyada mevcut, gayrimenkul tellallığı ücret sözleşmesinin incelenmesinden, bu sözleşmede gayrimenkul kiracısı olarak dava dışı FA'nın, ( davalının o zaman ki nişanlısı, şimdiki eşi ) gösterildiği sözleşmenin ise davalı tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Gene aynı sözleşmenin 5. maddesinde "Gayrimenkul kiracısı, sözleşmenin tanziminden itibaren 1 yıl içinde kira aktini, kendi adını soyadını ve taşımakta olan, usul görevinden veya şahsi kısımlarından birisinin adına yapılması halinde de, tellallık ücretini ödemeyi kabul ve taahhüt eder" hususu kararlaştırılmıştır.

Her ne kadar BK m. 404-405 gereğince, tellallık sözleşmesi, tellal ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşme ise de, kira sözleşmesinin tellallık ücret sözleşmesini imzalayan davalının eşi ile yapıldığı, davalı ile taşınmazı kiralayan kişinin aynı soyadı taşıdığı ve tellallık ücret sözleşmesinin yukarıda bahsedilen 5. madde hükmü dikkate alındığında, davacı emlakçının bulduğu taşınmazı davalının eşinin kiraladığını da gözetilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

KARAR KAZANCI'DAN...
RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM DAVAYI KAZANMIŞ SAYIN KENDİNİZİ.

KOLAYLIKLAR...
Old 13-04-2007, 18:39   #15
hırs

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan sincap
T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/11697
K. 2005/12907
T. 29.11.2005
• TELLALLIK SÖZLEŞMESİ ( Kira Sözleşmesinin Tellallık Ücret Sözleşmesini İmzalayan Davalının Eşi İle Yapıldığı Davalı İle Taşınmazı Kiralayan Kişinin Aynı Soyadını Taşıması - İtirazın İptali Davasının Kabulü Gereği )
• TELLALLIK SÖZLEŞMESİ İLE KİRA SÖZLEŞMESİNİ FARKLI EŞLERİN İMZALAMASI ( Davacı Emlakçının Bulduğu Taşınmazı Davalının Eşinin Kiraladığı Gözetilerek İtirazın İptali Davasının Kabulü Gereği )
• İTİRAZIN İPTALİ ( Tellallık Sözleşmesi İle Kira Sözleşmesini Farklı Eşlerin İmzalaması - Davanın Kabulü Gereği )
818/m.404,405
ÖZET : Her ne kadar BK. madde 404-405 gereğince tellallık sözleşmesi tellal ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bu sözleşme ise de; kira sözleşmesinin, tellallık ücret sözleşmesini imzalayan davalının eşi ile yapıldığı davalı ile taşınmazı kiralayan kişinin aynı soyadını taşıdığı ve telallık ücret sözleşmesinin yukarıda bahsedilen 5. Madde hükmü dikkate alındığında, davacı emlakçının bulduğu taşınmazı davalının eşinin kiraladığı gözetilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.

DAVA : Dava dilekçesinde 1.669.209.000 liralık takibe vaki itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin emlak komisyoncusu olduğunu, davalı tarafın davacının bulduğu evi kiralamasına rağmen, tellallık ücretini ödemediğini, bu bedelin tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı savunmasında, kira sözleşmesinin kendisi ile yapılmadığı için davacının ücrete hak kazanamayacağını ifade etmiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyada mevcut, gayrimenkul tellallığı ücret sözleşmesinin incelenmesinden, bu sözleşmede gayrimenkul kiracısı olarak dava dışı FA'nın, ( davalının o zaman ki nişanlısı, şimdiki eşi ) gösterildiği sözleşmenin ise davalı tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Gene aynı sözleşmenin 5. maddesinde "Gayrimenkul kiracısı, sözleşmenin tanziminden itibaren 1 yıl içinde kira aktini, kendi adını soyadını ve taşımakta olan, usul görevinden veya şahsi kısımlarından birisinin adına yapılması halinde de, tellallık ücretini ödemeyi kabul ve taahhüt eder" hususu kararlaştırılmıştır.

Her ne kadar BK m. 404-405 gereğince, tellallık sözleşmesi, tellal ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşme ise de, kira sözleşmesinin tellallık ücret sözleşmesini imzalayan davalının eşi ile yapıldığı, davalı ile taşınmazı kiralayan kişinin aynı soyadı taşıdığı ve tellallık ücret sözleşmesinin yukarıda bahsedilen 5. madde hükmü dikkate alındığında, davacı emlakçının bulduğu taşınmazı davalının eşinin kiraladığını da gözetilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

KARAR KAZANCI'DAN...
RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM DAVAYI KAZANMIŞ SAYIN KENDİNİZİ.

KOLAYLIKLAR...
teşekkür ederim ama benim sözleşmem de 5.madde gibi bir şart yok bu durumda?
Old 14-04-2007, 07:38   #16
Av.Turhan Demiroğlu

 
Varsayılan

Alıntı:
Tellallik SÖzleŞmesİ İmzalayan Alici SÖzleŞme Konusu Evİ Tapuda Yakini Adina Alirsa Ne Olur,komİsyoncu Ücrete Hak Kazanir Mi?
Tamamen bir ispat meselesi. İspatlanabilirse komisyoncu ücrete hak kazanır. Aksi halde hayır.

Alıntı:
sözleşmem de 5.madde gibi bir şart yok
*Sözleşmede böyle bir hükmün bulunması sadece ispat kolaylığı sağlar; delil sözleşmesi gibi...
*Böyle bir hüküm olmasa da keyfiyet başka delillerle ispatlanabilirse komisyoncu ücrete hak kazanacaktır.
*İspat güçlüğü bulunduğunu da düşünüyorum.
Saygılarımla...
Old 16-04-2007, 09:31   #17
sincap

 
Varsayılan

İspat güçlüğü bulunduğu yolundaki görüş dışında Turhan Bey'e birebir katılıyorum.

Kolaylıklar...
Old 16-04-2007, 17:37   #18
hırs

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan sincap
İspat güçlüğü bulunduğu yolundaki görüş dışında Turhan Bey'e birebir katılıyorum.

Kolaylıklar...
ispat kolaylığını galiba soyismlerinin aynı olması yakın akrabalıktan dolayı kastediyorsunuz bu meyanda tanık deliline başvurup başvurmayacağım konusunda tereddütte kaldım teşekür ederim.
Old 16-04-2007, 17:47   #19
sincap

 
Varsayılan

Tanıktan ziyade, nufüs kayıtlarını alın.
Orada nasıl bilmiyorum ama vekalete ihtiyacı duymaksızın, tapuda ki bilgilerden yararlanarak nufüs temsilciliklerine veraset ilamı gerekçesi ile de başvurarak bunu gerçekleştirebilirsiniz. Tanık tabi ki olur ama kişiye, sen bunun kardeşi misin diye sorulduğunda alınacak yanıtın da yeterli olacağını düşünüyorum. Yeterki, dilekçelerinizde, beyanlarınızda bu kötüniyet üzerinde her zaman durun.

Kolaylıklar dilerim...
Old 16-04-2007, 17:52   #20
hırs

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan sincap
Tanıktan ziyade, nufüs kayıtlarını alın.
Orada nasıl bilmiyorum ama vekalete ihtiyacı duymaksızın, tapuda ki bilgilerden yararlanarak nufüs temsilciliklerine veraset ilamı gerekçesi ile de başvurarak bunu gerçekleştirebilirsiniz. Tanık tabi ki olur ama kişiye, sen bunun kardeşi misin diye sorulduğunda alınacak yanıtın da yeterli olacağını düşünüyorum. Yeterki, dilekçelerinizde, beyanlarınızda bu kötüniyet üzerinde her zaman durun.

Kolaylıklar dilerim...
mahkemede nüfus kayıtlarının celbini talep ettim ve bu yönde ara karar verildi çok teşekür ederim bilgilerinizi paylaştığınız için
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
tapuda ad düzeltimi davasında vekalet ücreti avslh Meslektaşların Soruları 8 05-08-2014 16:49
tellallık ücreti İLE İLGİLİ DAVALAR hırs Meslektaşların Soruları 0 21-03-2007 12:15
Avukatlık Ücreti - yazılı sözleşme olmaması Av.İbrahim Hakkı KOÇ Hukuk Soruları Arşivi 1 04-02-2007 16:35
Tapuda Ölmüş Kimse Adına Sahte Kimlikle Yapılan Satışlar Ve Sahtekarlıkla Yapılan Kaz terazinin kefesi Meslektaşların Soruları 2 26-08-2006 19:09
Eşlerden biri adına kayıtlı tazınmazın boşanmadan evvel dava konusu edilmesi nesrib Meslektaşların Soruları 1 07-06-2006 15:08


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07452106 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.