Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Anlaşmalı boşanmadan sonra aldatıldığını öğrenmek

Yanıt
Old 08-08-2016, 17:44   #1
helios

 
Varsayılan Anlaşmalı boşanmadan sonra aldatıldığını öğrenmek

Herkese iyi çalışmalar,

Müvekkilim, Eylül 2015'te anlaşmalı olarak boşanıyor ve herhangi bir maddi/manevi tazminat talebi yok. Ancak, Aralık 2015'te, yani boşandıktan 3 ay sonra eski eşinin 2 aylık bir çocuğunun olduğunu öğreniyor. Dolayısıyla, eski eşi evlilik birliği devam ederken kendisini aldatmış oluyor. Bu durumda Müvekkilim, eski eşine karşı manevi tazminat davası açabilir mi? Kanaatim açabileceği yönünde, çünkü manevi zarar yeni meydana gelmiş oluyor ama emin olamadım. Görüşlerinizi ve varsa Yargıtay kararı paylaşırsanız sevinirim. Şimdiden teşekkürler.
Old 08-08-2016, 17:58   #2
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

T.C
YARGITAY
2.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2011/11544
KARAR NO:2012/25372
KARAR TARİHİ:19.10.2012


TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 166


ÖZET: ANLAŞMALI BOŞANMADAN SONRA BOŞANMA NEDENİYLE MANEVİ TAZMİNAT İSTENEMEZ. BÖYLE BİR DURUMDA TARAFLARIN ANLAŞMANIN MALİ SONUÇLARINA İLİŞKİN ARALARINDAKİ İHTİLAFI NİHAİ OLARAK ÇÖZDÜKLERİ VE İLİŞKİLERİNİ TASFİYE ETTİKLERİ KABUL EDİLMELİDİR.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacının manevi tazminat talebi, davalının evlilik birliğinde sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olmasına dayanmaktadır. Tarafların anlaşmaları üzerine Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmiş, boşanma kararı 27.09.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Boşanma kararı tarafların anlaşmalarına dayandığına göre, davacının boşanmadan sonra, boşanma sebebiyle artık manevi tazminat talep etmesi mümkün değildir. Çünkü böyle bir durumda tarafların boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin aralarındaki ihtilafı nihai olarak çözdükleri ve ilişkilerini tasfiye ettikleri kabul edilir. Bu itibarla anlaşmalı boşanmadan sonra artık boşanma sebebiyle tazminat istenemez. Bu bakımdan dava reddedilmelidir. Bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple (BOZUL*MASINA), istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
http://www.kararara.com
Old 08-08-2016, 19:33   #3
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Biraz zor olmakla beraber anlaşmalı boşanmadaki boşanma ve manevi tazminattan vazgeçme beyanlarının hataya veya hileye dayalı olduğundan iptalini ve bu beyan iptal edilirse yargılamanın yenilenmesini isteyebilirsiniz diye düşünüyorum. Yalnız hata veya hileyi ispatınız güç olacaktır :


YARGITAY 21. Hukuk Dairesi

Esas No:2008/17529
Karar No:2009/1695
Tarih:10.02.2009

Ortada bir manevi tazminat ödemesi yoktur. Böyle bir durumda manevi tazminat davasından feragat edilmiş olması hayat deneylerine de ters düşer. Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümü nedeniyle manevi tazminat istemlerine ilişkin Karabük İş Mahkemesi’nin 2006/259 Esas, 2007/26 Karar sayılı dosyasındaki vekillerinin feragat beyanı nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, feragattan dönüş olmayacağından davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.02.2009 Salı günü tayin edilerek taraşara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili ile karşı taraf vekili geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır
bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava: iş kazası ölüm nedeniyle hak sahiplerinin manevi tazminat istemlerine ilişkin Karabük İş Mahkemesi’nin 2006/259E, 2007/26K sayılı dosyasındaki davacılar vekilinin feragat beyanının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacılar vekilinin Karabük İş Mahkemesi’nin 2006/259 Esas sayılı dosyasında davadan feragat ederek bu beyanını imzası ile tasdik ettiği, anılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek temyiz edilmeksizin kesinleştiği, feragatten dönülmeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden özellikle Karabük İş Mahkemesi’nin 2006/259E, 2007/26K sayılı manevi tazminat istemli ve yine taraşarı aynı olan ve aynı gün duruşması yapılan Karabük İş Mahkemesi’nin 2006/256E, 2007/23K sayılı dosyalarının incelenmesinden; 2006/259E sayılı dosyada kazalı Muharrem’in iş kazası sonucu ölümü nedeniyle eş ve çocuklarının manevi tazminat istemli olarak dava açtıkları ve delillerin aynı mahkemenin 2003/356E sayılı dosyası içerisinde bulunduğundan bahisle birleştirilerek sonuçlandırılmasını talep ettikleri, anılan dosyanın 26.04.2007 tarihli ilk duruşmasında dava dilekçesi dahi okunmadan davacı vekilinin davadan feragat ettiğine ilişkin beyanı üzerine davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek bu kararın kesinleştiği, 2006/256E sayılı dosyada ise kazalı Muharrem’in iş kazası sonucu ölümü nedeniyle fazla hakkını saklı tutmak suretiyle eşin yararına maddi tazminat istemli olarak dava açıldığı ve delillerin aynı mahkemenin 203/356E sayılı dosyası içerisinde ilk duruşmada 2003/356 sayılı dosya ile birleştirme kararı verilerek esasısın kapatıldığı, anlaşılmaktadır.
Gerçekten de, davacılar vekilinin Karabük İş Mahkemesi’nin 2006/259 Esas sayılı dosyasında vekaletnamedeki haiz olduğu feragat yetkisine istinaden davadan feragat ederek bu beyanını imzası ile tasdik ettiği, duruşma tutanağı ile sabit olduğu gibi, aynı olay nedeniyle görülmekte olan ve duruşması aynı güne bırakılan 2003/356 Esas sayılı dosya ile birleştirme istemli olarak maddi ve manevi tazminat istemli olarak iki ayrı dava açıldığı ve birleştirme talepli bu iki dosyanın ve birleştirme talep edilen 2003/356E sayılı dosyanın aynı gün duruşmalarının yapıldığı sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki, vazgeçme kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğurur. Ancak, feragatle hasıl olan neticenin buna sebep olan feragatin rızayı ifsat eden bir sebeple malul olduğu kanıtlanırsa doğurduğu netice bakımından hileye, hataya, ikraha maruz kalan kimseye talep hakkı bahsedeceğinde kuşku bulunmamaktadır.
Somut olayda manevi tazminat davasındaki feragat iradesi açıklamasının hataya bağlı olduğu feragat edilmek istenen davanın gerçekte ölenin eşi tarafından açılan maddi tazminat istemli dava olduğu ileri sürülmüş ve mahkemece buna itibar edilmemişse de, davalının iş kazası sonucu ölüm nedeniyle davacılara manevi zararlarını karşılamak amacıyla bir ödemede bulunduğu ileri sürülmediği gibi buna ilişkin bir delilde sunulmamıştır.
Diğer bir deyişle, haktan feragat için bir sebebin varlığı da iddia ve ispat edilmiş değildir. Kaldı ki manevi tazminat davasının duruşma tutanağında dava dilekçesinin okunduğuna ilişkin bir açıklama bulunmaması ve aynı olayla ilgili olarak açılmış üç ayrı dosyanın aynı gün yargılanmasının yapıldığının dosya kapsamından anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin aynı gün duruşması bulunan maddi tazminat davasının yargılanmasının yapıldığı düşüncesi ile feragat beyanında bulunduğu ortadadır. Öte yandan iş kazası sonunda işçinin yakınları yararına manevi tazminat istemli dava açıldıktan sonra herhangi bir ödeme yapılmadan bu davadan feragat edilmesi hayatın olağan akışına ve genel yaşam deneyimlerine aykırıdır. Hayatın olağan akışına ve genel yaşam deneyimlerine uygun olan durum feragatin hataya dayalı olduğudur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle, Karabük İş Mahkemesi'nin 2006/259 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan manevi tazminat davasındaki feragatin hataya dayalı olduğu gözetilmek suretiyle davanın kabulüne ve feragatin feshine (iptaline) karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine 10.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 08-08-2016, 19:52   #4
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

-- Davadan feragatin karşı tarafın hilesi ile gerçekleştiğinden bahisle , feragatin iptalini ve davaya devam edilmesini bir başka dava ile talep etmek imkanı vardır. 14. HD 2002/9403-2003/143 20.1.2003
Aynı konuda : HGK 8.11.1995 2-660-947
Old 01-01-2020, 12:50   #5
Av. Ali YILMAZKARA

 
Varsayılan

Benzer bir olay var elimde. Aldatma hususunun tarihi ve dahası öğrenildiği tarihin önemli olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar sonuçları belirtilmemiş ise de basında ve webde anlaşmalı boşanmadan sonra aldatıldığını öğrenen insanların açtığı manevi tazminat davaları olduğu görülüyor.

Meslektaşımın işaret ettiği yargıtay kararında Anlaşmalı boşanma davasından sonra aldatma sebebi ile tazminat davası açan davacının bunu sanki anlaşma esnasında bildiği gibi bir izlenim oluştu. Ve gerçekten de bu şekilde olması dürüstlük kuralına aykırıdır.

Ancak Aldatmanın sonradan öğrenilmesi halinde ise anlaşmalı boşanmanın bir engel olmaması gerektiği kanaatindeyim. Çünkü anlaşmalı boşanma protokolüne bilinen haklar ve mevcut zararların tazmini hususları konu edilir. Fakat olayda (sonradan öğrenmede) anlaşma tarihinde kişi daha sadakatsizlik sebebi ile bir maddi-manevi zarara uğramış değildir. Bu zarar ÖĞRENME İLE BİRLİKTE ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden öğrenme öncesi protokol bir engel teşkil etmez diye düşünüyorum.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
anlaşmalı boşanmadan sonra velayet değişikliği nevra Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 3 01-10-2015 11:23
Anlaşmalı boşanmadan sonra manevi tazminat istanbul 69 Meslektaşların Soruları 3 26-10-2014 18:46
Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Nafaka Davası Açmak Funda Şahin Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 28-03-2014 14:03
Anlaşmalı boşanmadan sonra dava açmak istiyorum. Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 18-04-2011 11:10
anlaşmalı boşanmadan sonra nafaka ödememek Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 07-04-2011 21:40


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04441810 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.